Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kadın, Aile ve Çocuk Esirgeme Bakanlığı ve Kırıkkale Merhamet İslami Eğitim ve Yardım Derneği işbirliğinde 3 Aralık 2021 Dünya Engelliler Günü’nde Çad’da 100 adet engelli bisikleti dağıtıldı.

Başkent Encemine’de düzenlenen dağıtım törenine Kadın, Aile ve Çocuk Esirgeme Bakanlığı Genel Müdürü Martine Allahissem Dangar, Cumhurbaşkanlığı Özel Danışmanı Mahamat Saleh Abdeljalil, T.C. Encemine Büyükelçisi Kemal Kaygısız, TİKA Encemine Koordinatörü Melih Mücahid Ateş, Kırıkkale Merhamet Eğitim ve Yardım Derneği Başkanı Mustafa Sadıç ve medya mensuplarının katıldı.

Engellilere 50 adet bisikletin dağıtıldığı tören sonrası, diğer 50 adet bisiklet başkentin 650 km güneyinde bulunan Kumra şehrinde ihtiyaç sahibi fiziksel engellilere ulaştırıldı.

Törende konuşan Kırıkkale Merhamet Eğitim ve Yardım Derneği Başkanı Mustafa Sadıç, Türk halkının gönül zenginliğinin bir işareti olarak Afrika’ya geldiğini, her sağlıklı kişinin aynı zamanda bir engelli adayı olduğunu ifade ederek, “Bir hastalık sonrasında veya bir kaza sonrasında engelli kalınmayacağının garantisi yoktur. Hem bu bilinçle hem de inancımız gereği engelli kişileri korumayı ve onlara yardım etmeyi şiar edindik” dedi.

TİKA Encemine Koordinatörü Melih Mücahid Ateş, TİKA’nın Çad’da bugüne kadar mesleki eğitim, sağlık, tarım ve hayvancılık ile tecrübe paylaşımı alanlarında 100’ün üzerinde proje gerçekleştirdiklerini ifade etti. Kardeş ülke Çad’ın kalkınması için destek projeleri gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirten Ateş, “Çad Devleti ve Kurumlarıyla yakın işbirliği içerisinde olmaya devam edeceğiz” dedi.

T.C. Encemine Büyükelçisi Kemal Kaygısız ise konuşmasında, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle Çadlı engellilerin gününü tebrik ederek, Kardeş Çad ve Türk halkı arasındaki işbirliğinin artarak devam etmekte olduğunu kaydetti.

Kadın, Aile ve Çocuk Esirgeme Bakanlığı Genel Müdürü Martine Allahissem Dangar ise Türkiye Cumhuriyeti Devletine, TİKA’ya, Türk STK’lara ve Türk halkına Çad’a verdikleri destek ve yaptıkları yardımlar için teşekkür ederek, “Bugün 100 engelli vatandaşımıza verilen bu bisikletlerle onların hayatlarını kolaylaştırdınız. Dünya Engelliler Gününde Çad halkını yalnız bırakmayan T.C. devletine ve TİKA’ya minnettarız.” dedi.

Türk Dünyası çocuklarının yeteneklerini sergilemek için buluşma noktası haline gelen etkinliklerden olan “5. Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği” bu sene TİKA’nın da desteğiyle Özbekistan’da gerçekleştirildi.

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkentliği esnasında uygulamaya geçirilen ve Türk Dünyası Çocuk Vakfı öncülüğünde, çeşitli kurum ve kuruluşların işbirliği ile devam ettirilen etkinlikler, bu sene Türkiye’nin dışında 23-25 Kasım 2021 tarihlerinde Taşkent’te üç gün yoğun ilgi gördü.

İlk gün düzenlenen açılış programında ve son gün düzenlenen kapanış programında Türkiye’den ve Özbekistan’dan üst düzey yöneticilerin yanı sıra diplomat, akademisyen ve bürokratlarında katılımıyla heyecanlı bir atmosfer oluştu.
Özbekistan Yenilikçi Kalkınma Bakanı İbrahim Abdurahmanov ve Özbekistan’dan diğer yetkililer, Özbekistan dışından gelen katılımcılarla ve sergilenen projelerle yakından ilgilendiler.

Türkiye’den katılan Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Uğurhan Kuş, Bursa Milletvekili ve Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten, Türkiye Cumhuriyeti Taşkent Büyükelçisi Olgan Bekar, TİKA Taşkent Koordinatörü Cemalettin Tüney, Türk Dünyası Çocuk Vakfı Başkanı Vali Güngör Azim Tuna ve beraberindeki heyet ile etkinlik koordinatörü Doç. Dr. İbrahim Erdoğan ve etkinlikte değerlendirme Jüri Başkanı olarak yer alan Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata sergilenen bütün projeleri ilgiyle izlediler ve proje sahibi çocuklar ile sohbet ettiler.
Türk Dünyası çocuklarının bilim ve kültür şenliği vesilesiyle birlik ve beraberliğine, tanışmasına ve kaynaşmasına katkı sunulduğuna inandığını belirten Türk Dünyası Çocuk Vakfı Başkanı Vali Güngör Azim Tuna, sergilenen projelerin değerli olduğuna vurgu yaptı ve ilerde düzenlenecek yeni etkinliklerin daha da güzel olacağına değindi.
Özbekistan, Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere 10 farklı ülkeden 40 civarında projenin sergilenmesinin uygun bulunduğu etkinlikte, sergilenen projelerin sahiplerine madalya verildi ve öğretmenlerine belge takdim edildi.

Her birisinin özgün yanlarının ön plana çıkartılmasına dönük değerlendirmeler sonrasında, projelerden yüksek beğeni gören 6 projeye; Özbekistan’dan Canangir Ramazanov’a “Garson Robot Projesi” için birincilik ve Türkiye’den Helin Seçil Demirtaş’a “Akıllı Trafik Yönetimi” projesi için ikincilik derecesi sebebiyle “altın”, Azerbaycan’dan Ferid Huseyinoğlu’na “Dostu Düşmanı Tanıyan Gözlük” projesi için üçüncülük ve Melek Bilhe Mirzaiyev’e “Nemden Su Üretimi” projesi için dördüncülük derecesi sebebiyle “bronz”, Moldova-Gagavuzya’dan Diana Mitioglo’a “Meslek Seçimi” projesi için beşincilik ve Kazakistan’dan Abdullah Shamansutov’a “Araç kontrol çipi-araç sallama ve yaklaşma sinyali” projesi için altıncılık derecesi sebebiyle “gümüş” madalya verildi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Karadağ’ın başkenti Podgoritsa şehrinde 1948 yılında kurulan ve görme engellilere birçok alanda hizmet veren Podgoritsa, Tuzi, Danilovgrad ve Kolaşin Belediyeleri Görme Engelliler Merkezi’ne engelli istihdamının sağlanacağı ve gelir getirici faaliyetlerin yürütüleceği bir ek bina inşa etti.

Merkezin açılış törenine Podgoritsa Belediyesi Sosyal İşlerden Sorumlu Müdür İvan Terziç, Podgoritsa, Tuzi, Danilovgrad ve Kolaşin Belediyeler Görme Engelliler Birliği Başkanı Çedo Damyanoviç, üyeler ve TİKA yetkilileri katıldı.Bölgedeki görme engellilerin istihdamından eğitimine ve topluma entegrasyonuna kadar birçok alanda hizmet veren Podgoritsa, Tuzi, Danilovgrad ve Kolaşin Belediyeler Görme Engelliler Birliği’nin üyeleri, çoğu kırsal kesimlerde yalnız yaşayan kişilerden oluşuyor. Hizmete sunulan ek binada halı yıkama ve kuru temizleme birimi oluşturuldu. Birliğin 290 görme engelli üyesi verilen hizmetlerden faydalanabilecek.

Teslim töreninde konuşan Podgoritsa, Tuzi, Danilovgrad ve Kolaşin Belediyeler Görme Engelliler Birliği Başkanı Çedo Damyanoviç, görme engelliler için zaten zor olan hayat şartlarının salgın sebebiyle daha da ağırlaştığına ve 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde anlamlı bir hediye aldıklarına vurgu yaparak TİKA vasıtasıyla Türk Halkı’ndan aldıkları bu hediyenin kendileri için çok şey ifade ettiğini belirtti.

Podgoritsa Belediyesi Sosyal İşlerden Sorumlu Müdür İvan Terziç ise,  Görme Engelliler Merkezine yapılan bu desteğin, birliğin büyük bir eksikliğini tamamladığını belirterek, söz konusu projenin gerçekleştirilmesinden dolayı TİKA’ya teşekkürlerini iletti.

TİKA Podgoritsa Koordinatörü Abdurrahman S. TOPRAK da, TİKA’nın çalıştığı bütün coğrafyalarda toplumun kırılgan kesimlerine yönelik projeler geliştirdiğini, Karadağ genelinde de bu alanda talep odaklı ve sürdürülebilir projeler gerçekleştirmeye devam edeceklerini ifade etti. 

Karadağ'da engellilerin eğitim ve istihdam koşullarının iyileştirilmesi, yaşam standartlarının artırılması ve engellilerin kolayca evlerinden çıkıp sosyal hayata katılabilmesi için bugüne kadar TİKA tarafından; Nikşiç şehrinin 250 noktasına engelli rampası, Ulçin Sirena Engelliler Merkezi Onarımı ve Donanımı, Berane Engelliler Merkezi Donanımı, Plav LİPA Engelliler Merkezi Bahçe Düzenlemesi, Nikşiç Bambi Anaokulu’na Otizm Odası Kurulumu ve Cihaz Desteği, Komanski Most Enstitüsü bünyesinde bulunan otizm bölümünde sensör odası oluşturulması, Karadağ Anayasa Mahkemesi binasına asansör kurulumu, Karadağ Yargıtay Mahkemesi binasına ek panoramik asansör sistemi ile engelli asansörü kurulumu, Podgoritsa Çocuk ve Genç Engelliler Merkezi kütüphanesine donanım desteğin gibi birçok proje gerçekleştirildi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Bosna Hersek’in Domaljevac kentinde faaliyet gösteren Angelus Özel Gereksinimli Çocuklar Gündüz Bakım Merkezine logopedi seti temin edildi.

Bosna Hersek'in kuzeyinde yer alan Domaljevac şehrinde 2015 yılında kurulan Angelus Özel Gereksinimli Çocuklar Gündüz Bakım Merkezi, bünyesinde görevli özel eğitim uzmanı, logoped ve psikolog eşliğinde çocuklara yönelik ücretsiz terapi hizmeti sunuyor. Oraşje, Gradaçac, Bosanski Şamac ve Brçko Özerk Bölgesinden gelen çocuklara da hizmet veriyor. Merkez Belediye tarafından tahsis edilen binada kurulu merkez sahip olduğu sınırlı kapasite sebebiyle 41 özel gereksinimli çocuğa bakım hizmeti sunabilmekte olup yılda ortalama 3.000 kişisel terapi gerçekleştiriyor. Konuşma ve işitme engelline sahip çocuklara yönelik sunulan terapi çalışmalarının geliştirilmesi kapsamında ihtiyaç duyulan 1 adet logopedi seti TİKA tarafından temin edildi. Temin edilen cihaz ile konuşma, dil, ses, yutkunma ve işitme bozukluğu olan çocukların tedavisine katkı sağlandı.

Teslim töreninde konuşan dernek başkanı Petar Dujmenović; proje öncesi dil ve konuşma sıkıntısı yaşayan çocukların terapi hizmeti almak için Saraybosna’ya veya sınır komşusu Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’e gittiklerini  belirtti. Yaşanan Covid-19 salgını sebebiyle sınır geçişlerinde yaşanan sıkıntı sebebiyle bazı çocukların terapilerine devam edemediğini ifade etti. Proje kapsamında sağlanan logopedi seti sayesinde çocukların yerinde terapi hizmetine ulaşılmasına imkan sağlayan Türk halkına teşekkürlerini iletti.

TİKA Saraybosna Koordinatörü Muhammed Ünal ise yaptığı açıklamada, engelli çocukların topluma ve eğitim sistemine daha etkin bir şekilde katılımlarının sağlanmasına yönelik gerçekleştirilen projeden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Ünal, her insanın bir engelli adayı olduğunun bilinci ile projelere yaklaşıldığını ve özel gereksinimli çocuklarımızı sadece Aralık ayında değil aralıksız farkındalık göstermek için çalıştıklarını ifade etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Lübnan'ın Sayda kentindeki engellilere 10 adet triportör desteğinde bulundu.

TİKA’nın temin ettiği triportörler, yaklaşan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolasıyla, Sayda'daki Balsama Sağlık Merkezi'ne düzenlenen bir programla teslim edildi.

Araç devir teslim törenine Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Ali Barış Ulusoy, TİKA Lübnan Koordinatörü Orhan Aydın ve Balsama Sağlık Merkezi Başkanı Remzi Zeydan katıldı. Törende kısa bir konuşma yapan Ulusoy, Dünya Engelliler Günü arifesinde böyle bir proje ile destekler sunulmasından mutluluk duyduklarını ifade etti. TİKA tarafından temin edilen araçların engelli vatandaşların hayatında önemli değişikliklere vesile olacağını belirten Ulusoy, "İnşallah önümüzdeki günlerde engelli kardeşlerimizi bu araçları kullanırken göreceğiz." dedi. TİKA'nın kendileri için bir gurur kaynağı olduğunu da dile getiren Ulusoy, Türk devletinin verdiği destekleri en iyi şekilde icra eden kurum olduğunu aktardı.

Türkiye'nin Lübnan'ın komşu ülkesi olmadığını ancak fiili olarak bu ülkede birçok yardım ve desteklerinin bulunduğunu kaydeden Balsama Sağlık Merkezi Başkanı Remzi Zeydan, araçlar dolayısıyla Türkiye ve TİKA'ya teşekkür etti. TİKA ve Balsama Sağlık Merkezi arasında bir protokol imzalandıktan sonra, araçların anahtarları merkeze teslim edildi.

Kasala eyaletinde bulunan ve Eritreli mültecilerin yaşadığı Şecerab mülteci kampındaki sağlık ocağına Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından donanım desteği sağlandı.

Gayrı resmi rakamlarla 65 bin insanın yaşadığı mülteci kampında bulunan sağlık ocağı sınırlı imkanlarla hizmet vermeye çalışıyor. Sağlık ocağı yerleşkesinde genel poliklinik, kadın – doğum kliniği, pediatri kliniği ve AIDS kliniği bulunuyor.

Proje ile Sağlık Ocağı’na kan sayım cihazı, elektrolit yoğunluk cihazı, santrifüj cihazı, mikroskop, kalorimetre, tartı, tansiyon aleti, stetoskop gibi tıbbi cihaz ve malzemeler ile 20 adet hasta yatağı ve 10 adet muayene yatağı temin edildi. Sağlık hizmetine ihtiyaç duyan pek çok mülteci yaklaşık 50 km uzakta bulunan Kasala'ye sevk edilmesine ihtiyaç kalmadan kampta birinci derece sağlık hizmetlerine kavuştu.

TİKA Başkanı Serkan Kayalar, Kriter Dergisi'nin Yakınımdaki Afrika temalı Aralık sayısı için "Afrika’da Sürdürülebilir Kalkınma İş Birliklerinin Öncüsü: TİKA" başlıklı makaleyi kaleme aldı. 

İkinci Dünya Savaşı sonrası Afrika kıtası başta olmak üzere birçok coğrafyada bağımsızlığını elde eden ülkelerde “kalkınamama” sorunu ortaya çıkmıştır. Oluşan “yeni dünya düzeni”nde, gelişmiş ülkeler ile ekonomik refah farkını kapatmak üzere birçok teori ileri sürülürken, ülkelerin hızlı kalkınma ihtiyaçlarına cevap vermek üzere kalkınma yardımları da kullanılmaya başlanmıştır. 1950’lerde ilk dönemde kalkınma yardımları alanında, geçmişi kolonyalizm ile eşleşmiş ülkelerin daha aktif rol alması ve zaman zaman yardımların bir siyasi ve iktisadi imtiyaz haline dönüşerek şartlı şekilde yapılması; samimiyet sorgulaması yanında birçok eleştiri ve yardımların etkisini de sorgulanır hale getirmiştir. Özellikle yıllardır salgın, kıtlık ve savaş gibi insani krizlerle boğuşan Afrika kıtası, bu eleştirilerin merkezinde olagelmiştir.

Zira fiziki ve beşeri altyapı kapasitesinin, diğer coğrafyalara nazaran geride kaldığı Afrika’ya, donör ülkeler ve uluslararası kurumlarca yıllarca kaynak sağlamakla birlikte, gerçek manada bir kalkınma ve refaha ulaşılamamıştır. Afrika’nın içinden çıkan Dambisa Moyo gibi kalkınma alanında güçlü sesler, yardımları olgusal değil, etkili olması noktasında eleştirerek karşı duruş göstermiştir. Moyo, son 60 yılda gelişmiş ülkelerden Afrika’ya gelen kalkınma amaçlı yardımların 1 trilyon dolara ulaştığını fakat kıtadaki nüfusun neredeyse yarısının günde 1 doların altında gelirle yaşadığını ifade ederek, kalkınma yardımlarında ana akım uygulamaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Bilindiği üzere, dünyada ekonomik dinamizm gelişmiş ülkelerden “gelişmekte olan ülkeler”e doğru kaymakta, özellikle gelişmiş ülkelerin yaşlanan nüfusu ve yavaşlayan ekonomisi göz önüne alındığında, ilişkiler ve yaklaşımlar yeniden tanımlanmaktadır. Ülkelerin ekonomik ve sosyal refahı için uygulanan radikal kalkınma politikalarının sahadaki gerçeklikten kopmuş olduğunu ve uluslararası kurum ve kuruluşların bürokratik müesseseler olarak varlıklarını devam ettirir hale geldiklerini gözlemliyoruz. Cumhurbaşkanımızın her platformda “Dünya beşten büyüktür” sözleriyle vurguladığı üzere, yeni bir uluslararası sistem oluşmaya başlamıştır. Bu süreçte dünyanın dikkatinin Afrika’ya kayıyor olduğunu söylemek, yanlış olmaz. Afrika’da halihazırda 1,3 milyar insan yaşamaktadır. Birleşmiş Milletler’in hesaplamalarına göre, 2050’de kıtanın nüfusunun en az iki kat artacağı tahmin edilmektedir. Şehirleşmenin ve ekonomik büyümenin de hızlı artması beklenmektedir. Bu anlamda 2025’e kadar kıtanın 5 trilyon dolarlık bir ekonomik boyuta ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Türkiye, Afrika’nın Yol Arkadaşıdır

Kıtanın potansiyelinin farkında olan ülkemizin Afrika politikasını; “birlikte kazanmak, birlikte kalkınmak ve birlikte yol yürümek” şeklinde özetlemek mümkündür. Tek taraflı çıkar odaklı politikalar izleyen geleneksel donörlerin aksine Türkiye, Afrika’ya yönelik eşit ortaklık ilkesine dayalı bir vizyon geliştirerek, bütün tarafların fayda sağlayacağı bir “kazan(dır)-kazan” stratejisi uygulamakta, Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler üretmeyi teşvik etmektedir. Kıta ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanması ve kaynaklarının kendi yararına kullanılması amacıyla Türkiye’nin Afrika politikası, uzun vadeli, karşılıklı gelişimi önceleyen ve ortak gelecek inşa etmeyi hedefleyen yapıya sahiptir.

Bu prensiplerden hareketle, ülkemiz ile Afrika ülkeleri arasındaki ilişkilerin her geçen gün geliştiğini görmekteyiz. 1998’de oluşturulan “Afrika Eylem Planı”, 2005’te “Afrika Yılı” ilan edilmesi ve 2008’de düzenlenen “Türkiye-Afrika Ortaklığı Zirvesi”, Türkiye-Afrika ilişkileri açısından dönüm noktaları olmuştur. Ülkemiz, 2008'de Afrika Birliği zirvesinde kıtanın stratejik ortağı ilan edilmiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın, 2011’de Somali’ye yapmış olduğu ziyaret ve akabinde ülkenin kalkınması için atılan adımlar, kıta tarihinde yeni bir yaklaşımdır. Türkiye’nin, Afrika’yı sadece bir pazar olarak gören anlayışın ötesine geçerek, istikrarı ve kalkınma stratejilerini önceleyen vizyonu, kıtayı genellemeci bir bakış açısıyla değerlendiren klasik yaklaşım için de bir paradigma değişimine yol açmıştır.

Afrika’da Yeni Bir Kalkınma İş Birliği Anlayışı Mümkün

Ülkemizin girişimci ve insani dış politika anlayışıyla uyumlu olarak TİKA, 60 ülkede 62 ofisi ile dünyanın dört bir tarafında; eğitim ve sağlık altyapılarına, üretim sektörlerinden kültürel mirasın korunmasına kadar çeşitli alanlarda, yılda 2 bine yakın proje ve faaliyet gerçekleştirerek sürdürülebilir kalkınmanın, tüm coğrafyalara yayılmasını amaçlamaktadır. Stratejik ortaklık gereği kalkınma iş birliği alanında da TİKA’nın Afrika’daki faaliyetleri giderek artmaktadır. Afrika’daki ilk ofisini 2005’te Etiyopya’da açan TİKA, 15 yıl gibi kısa bir sürede ofis sayısını 22’ye yükselterek 54 Afrika ülkesinde faaliyet gösterir hale gelmiştir. Cumhurbaşkanımızın vurguladığı üzere Afrika’nın, dayatılan gündemlerin parçası olmasından ziyade kendi hikayesini ortaya koymasını temin için TİKA, önceliği insana veren, ihtiyaç odaklı ve çok yönlü kalkınma yaklaşımı izlemektedir. Bu amaçla, sosyal ve beşeri kaynakların geliştirilmesi, idari mekanizmalarının ve kurumsal altyapıların güçlendirilmesi için pek çok alanda projeler hayata geçirmektedir.

Meslek edindirme merkezlerinden, tarımsal kalkınma projelerine, hastane/okul inşasından, kadın girişimciliği desteklemeye kadar ihtiyaçlara göre şekillenen projelerle TİKA, kıtanın farkındalığını artırmayı ve kıta insanı ile doğrudan temas kurmayı amaçlamaktadır. Yine, bölgedeki ülkelerin hassasiyetlerini dikkate alarak, toplumun her kesimine fayda sağlayan, ülkelerin tarihi geçmişini ve kültürel özgünlüğünü destekleyen projeler hayata geçirmektedir.

TİKA’nın Öncelikleri: Sağlık Sektörü ve Kültürel Miras

TİKA’nın Afrika’daki faaliyetlerinde sağlık sektörü önceliğini korumaktadır. Bu açıdan, Libya Fizyoterapi Hastanesi, Somali Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi, Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi’nin inşası gibi projeler, sağlık sektörünü güçlendirme yanında, Türkiye ile dostluk ilişkilerini artıran faaliyetler olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca ülkelerde ihtiyaç duyulan meslek dallarındaki iş gücünü artırmak amacıyla birçok eğitim programı uygulanmaktadır. Doğal hayatın korunması ve eko-turizmin güvenli yollarla desteklenmesi amacıyla kapasite geliştirme programları hayata geçirilmektedir.

Afrika ile Türkiye’yi yakınlaştıran ortak kültürel mirasın korunması çalışmalarına da TİKA’nın büyük önem verdiğini belirtmeliyiz. Cumhurbaşkanımızın talimatları ile Cezayir’de bağımsızlık sembolü olan Keçiova Camisi’nin restorasyonu, Etiyopya’da Habeş Kralı Necaşi ve 15 Sahabe türbesinin restorasyonu, Sudan’da Sevakin Adası Osmanlı Dönemi Eserleri’nin restorasyonu, tamamlanan bazı örnek projelerdir.

Tüm ülkelerin içine kapandığı Covid-19 sürecinde de ülkemiz, TİKA aracılığıyla 30’un üzerinde Afrika ülkesinde 50’ye yakın pandemiyle mücadele projesi hayata geçirmiştir. Ülkelere tıbbi malzemeler temin edilmiş, hijyen üniteleri ve maske üretim merkezleri kurulmuş, gıda paketleri dağıtılmıştır.

Ülkemizin Afrika’ya yönelik kalkınma yardımları, uluslararası standartlarda OECD istatistiklerine de yansımaktadır. OECD verilerine göre Türkiye kamu kurumları tarafından 2005-2019 arasında Afrika’ya yapılan iki taraflı resmi kalkınma yardımları toplam 2,21 milyar ABD Doları’dır. Bilindiği gibi 47 en az gelişmiş ülkenin (EAGÜ) 35’i Afrika’da bulunmaktadır. 2005-2019 arasında Türkiye'nin Afrika’daki EAGÜ'lere yaptığı toplam kalkınma yardımı ise 1,58 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.

Ülkemizin TİKA aracılığıyla insanı merkeze alan, sonuç odaklı, istikrara ve kalkınmaya katkı sunan ve iş birliğini teşvik eden proje ve faaliyetleri, Afrika halkı nezdinde olumlu bir imaj bırakmış ve Türkiye’yi diğer donörlerden pozitif anlamda ayırarak “Türk Tipi Kalkınma İşbirliği Modeli”nin oluşmasına öncü olmuştur. Bu model, “yardım veren-yardım alan” hiyerarşik ilişkisinin aksine, iş birliğine dayalı ve ülkelerin ihtiyaçlarının, yine ülkelerin kendilerinin geliştirebileceği metotlarla çözülmesini önceleyen insan odaklı bir yaklaşımdır.

Ülkemiz bu modeli uygularken kuşkusuz, en önemli sacayağını güçlü siyasi irade ile aktif insani dış politika oluşturmaktadır. Afrika tarihinde en fazla resmi ziyaret gerçekleştiren devlet adamı olan Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ülkemiz “Afrika'da kapısı çalınmadık dost, yarası sarılmadık gönül, iş birliği yapılmadık ülke bırakmadan”, sadece TİKA ile değil, ilgili tüm kurum ve kuruluşları ile beraber, kıtanın beşeri ve kurumsal altyapılarının güçlendirilmesini öncelemektedir.

Daha kat edilecek mesafe olmakla birlikte kıta ile ilişkilerde yüz yıllık parantezin kalkmış olması; yakın geleceği hem ülkemiz hem de Afrika için daha parlak hale getirecektir. Zira geçmişinde kolonyalizm izi taşımayan Türkiye’nin Afrika ile iş birliği, asırlarca “karanlık kıta” tabiriyle imajı zedelenen ülkelere yaklaşımı değiştirmekte, alışılagelmiş kalıplar dışında kalkınma alanında yeni imkanları, yöntemleri ve fırsatları sunmaktadır.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Veterinerlik ve Hayvancılığı Geliştirme Devlet Komitesi işbirliğinde Özbekistan’da “Suni Tohumlama ve Soykütüğü Mevzuatı Eğiticilerinin Eğitimi" programı gerçekleştirildi.

Özbekistan Suni Tohumlama Uygulamalarının Geliştirilmesi Projesi, “Suni Tohumlama ve Soykütüğü Mevzuatı Eğiticilerinin Eğitimi" programı kapsamında 2020 yılında düzenlenen eğitimlerin devamı Kasım ayı içerisinde ülkenin üç farklı şehrinde gerçekleştirildi.

Bu kapsamda, 01-06 Kasım 2021 tarihleri arasında Nukus şehrinde, 08-13 Kasım 2021 tarihleri arasında  Andican şehrinde, 15-20 Kasım 2021 tarihleri arasında  Taşkent şehrinde 55 olmak üzere toplam 165 Özbek Veterinerlik personeline eğitim verildi.

Türkiye’nin Suni Tohumlama konusunda en donanımlı kurumu olan, Tarım ve Orman Bakanlığı Ankara-Lalahan Uluslararası Hayvancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğünden 4 uzmanın görev aldığı eğitimde programında katılımcılara teorik ve pratik bilgiler aktarıldı.  

Eğitim Programı kapsamında, genital sistem anatomisi, damızlık boğa seçimi ile ilgili mevzuat, üreme sistemi fizyolojisi, östrus siklusu ve tespiti, suni tohumlama öncesi muayene, suni tohumlama uygulama teorik ve pratik eğitimi, genital hastalıkların aktarımı ve katalog okuma, sığırlarda bakım ve besleme, üreme hormonlarının kullanımı ve senkronizasyon ile soykütüğü konularında eğitimler verildi.

Eğitim Programına 165 katılımcının yanı sıra, veterinerlik alanında akademisyenlik yapmakta olan bölüm başkanları ve hocalar, enstitü müdürü ve görevlileri, eski Taşkent Valisi, Nukus bölgesi Veteriner İşleri Müdür ve Müdür Yardımcıları, Nukus ve Andican ili Damızlık Birliği Başkanları ve fakültede bulunan öğrenciler katıldı.

Eğitim programının sonunda düzenlenen törende katılımcılara sertifikaları takdim edildi.

Azerbaycan'da, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansının (TİKA) destekleriyle Avrupa'da BM'ye akredite tek Türk sivil toplum kuruluşu Uluslararası Adalet, Eşitlik ve Barış Konseyince (COJEP) STK'lar için "Kapasite Geliştirme Programı" gerçekleştirildi.

Bakü'de düzenlenen programın açılışına Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, COJEP Genel Başkanı Ali Gedikoğlu, COJEP Genel Sekreteri Celil Yılmaz, TİKA Bakü Program Koordinatörü Fatih Yılmaz ve STK temsilcileri katıldı.

Büyükelçi Bağcı, etkinlikte yaptığı konuşmada STK'lerin bölgesel ve küresel sorunlarda birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Türk dünyası STK'lerinin birlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini belirten Bağcı, "Küresel meselelere duyarlılığımızı yükseltmemiz gerekiyor. Bugün artık mazlumlara kendi haklarını daha güçlü bir şekilde savunma imkanı ortaya çıkmıştır. Her alanda bir araya gelerek sesini yükseltme gereği ortadadır." dedi.

COJEP Genel Başkanı Gedikoğlu da daha önce Afrika'da benzer etkinlikler düzenlediklerini, şimdi kardeş ülke Azerbaycan'daki STK'ler ile bir araya geldiklerini, aralıkta ise Bangladeş'teki STK'ler ile toplantı düzenleyeceklerini bildirdi. Gedikoğlu, STK'ler arasında tecrübe paylaşımı ve dayanışma kültürünün oluşturulmasını amaçladıklarını söyleyerek "Küresel sorunların çözümü için STK'ler arasında yeni dayanışma stratejileri geliştirmemiz lazım. Afrika ve Avrasya STK'lerinin bir araya geldiği, adaleti merkeze alan bir sinerji ortaya çıkarmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

COJEP Genel Sekreteri Yılmaz, Türkiye'deki STK'lerin bölgede ve dünyada çok daha fazla etkin olması gerektiğini vurguladı. STK'lerin ülkelerin en güçlü dinamikleri olduğunu belirten Yılmaz, "Ülkelerimizin kalkınması ve daha adil dünya için potansiyelimizi daha etkin kullanmalıyız. Adil bir dünyanın STK'lerin dayanışması ve iş birliği ile olacağına inanıyoruz. Bunu hayata geçirmenin yolu dünyada iş birliklerinin güçlü temellerini atmaktan geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Etkinlik, "Sivil toplumun yeri ve rolü", "Adil bir dünya için model ülke Türkiye ve kurumsal iş birlikleri", "Uluslararası fonlara erişim ve proje teknikleri", "Medya ve sivil toplum ilişkileri" ile "Uluslararası kuruluşlarda lobicilik" başlıklı sunumlarla devam etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan'ın başkenti Kabil'de Alaaddin Kız Yetimhanesine gıda ve temizlik maddeleri ile kışlık yakacak desteğinde bulundu.

Türk-Afgan Dostluk adını taşıyan Alauddin yetimhanesinde bulunan 100 ve Tehye Mesken yetimhanesinde barınan 170 yetime ulaştırılan yardım malzemeleri programına, T.C. Kabil Büyükelçiliği Müsteşarı Emre Manav, Afganistan Yetimhaneler Genel Müdürü Faizan Ahmed Kakar, TİKA Kabil Koordinatörü Zühtü Çal ile basın mensupları katıldı.

Yetimhanede düzenlenen törende konuşan TİKA Kabil Ofisi Koordinatörü Zühtü Çal, Afganistan'daki yetimhanelere yaptıkları yardımlarla ilgili bilgi verdi. Çal, "Afganistan Yetimhaneler Müdürlüğü tarafından bize iletilen talep doğrultusunda Alaaddin ve Tayy-i Mesken yetimhanelerindeki eksikleri tespit ettik. Her iki yetimhaneye de 3 ay yetecek kadar gıda ve temizlik maddesi yardımı yapma kararı aldık. Bugün Alaaddin Kız Yetimhanesine yardımımızı gerçekleştirdik." dedi. Yarın da Tayy-i Mesken Yetimhanesine gıda ve temizlik maddeleri ulaştırılacağını dile getiren Çal, "TİKA, Afganistan'a insani yardım faaliyetlerine devam edecek." dedi.

Kabil Büyükelçiliği Müsteşarı Emre Manav, Türkiye devleti olarak Afgan toplumunun yanında olmaya devam edeceğimizi ve geçmişte tüm kurumlarımızla Afganistan’da faaliyet gösterdiğimiz gibi her şartta ülke olarak yardımlarımızı sürdürmek arzusunda olduğumuzu ifade etti. Koordinatör Zühtü Çal, Başkanlık olarak  proje ve faaliyet açısından Afganistan’a büyük önem verdiğimizi ve yaşanılan sıkıntılı süreçte yetimler ve yerinden edilmiş kişiler başta olmak üzere insani yardımlarımızı ülkenin dört tarafına yayacak şekilde gerçekleştirmek hedefinde olduğumuzu vurguladı.

Yetimhaneler Genel Müdürü Faizan Ahmed Kakar, Türkiye’nin ve özellikle TİKA kurumunun yetimhanelerin her zaman yanında olduğunu ve zor günlerde yapılan desteklerin başta yetimler olmak üzere Afgan toplumu için çok önemli bir anlam taşıdığını ifade etti. Ayrıca TİKA tarafından sağlanan gıda, temizlik ve kışlık yakacak malzemelerinin devam eden kriz koşullarında yetimler için hayati bir destek olduğunu ve geçen hafta bir müdürün sadece beş günlük erzaklarının kaldığını bildirdiğini ve tam zamanında dost ve kardeş ülke Türkiye’den yardımın yetiştiğini dile getirdi.

 

“TİKA'ya teşekkür ediyoruz”

Alaaddin Kız Yetimhanesi Yurtlardan Sorumlu Müdür Yardımcısı Azize Azizi, yaptığı açıklamada, TİKA'ya teşekkür etti. Çeşitli yardım kuruluşlarından gelen yardımlarla yetimhanenin ayakta durduğunu dile getiren Azizi, TİKA'nın getirdiği yardımlarla eksiklerinin önemli ölçüde tamamlandığını belirtti. Yetimhanede yaklaşık 20 öğretmenin bulunduğunu kaydeden Azizi, ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle yetimhanedeki öğretmenlerin bir süredir maaşlarını alamadıklarını söyledi.

Alaaddin Kız Yetimhanesinde 220, Tayy-i Mesken Yetimhanesinde ise 180 çocuk kalıyor. Afganistan'da yaklaşık 40 yıl süren savaşlar birçok kadının dul ve çocukların yetim kalmasına neden oldu. Resmi rakamlara göre ülkede yaklaşık 500 bin dul bulunuyor. Yetim sayısının ise 1 milyon 500 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Ülke genelinde devlet ve özel olmak üzere 68 yetimhane bulunuyor ancak bunların 26'sı ülkenin içine girdiği büyük ekonomik kriz nedeniyle fiilen kapanmış durumda. Taliban öncesi yetimhanelerde 9 bin 319 çocuğun kaldığı ancak ekonomik kriz nedeniyle bunlardan 3 bin 566’sının akrabalarının evlerine gönderildiği belirtiliyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Gazi Üniversitesi ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı (YTB) işbirliğinde 24-26 Kasım 2021 tarihlerinde Ankara’da “Uluslararası Türk Dünyası Eğitim Bilimleri Kongresi” düzenlendi.

Ankara’da yapılan “Uluslararası Türk Dünyası Eğitim Bilimleri Kongresi’ne” Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye, Irak, Özbekistan, Kuzey Makedonya’nın yanı sıra Rusya'nın Yakutistan bölgesi ve Başkurdistan Cumhuriyeti'nden çok sayıda akademisyen katıldı.

TİKA, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve YTB’nin işbirliği ile düzenlenen, 24-26 Kasım 2021 tarihlerinde yapılan kongrede 125 bildiri sunuldu. Söz konusu kongrede, Türkiye ve Türk Dünyasındaki güncel eğitimde bilimsel konuların akademik düzeyde anlaşılması, yapılan araştırmaların sunulması ile buradan elde edilecek olan birikimin tüm eğitim paydaşları tarafından kazanılması amaçlandı.

24 Kasım Öğretmenler Gününde açılışı yapılan programa; Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız, Rektör Yardımcıları, YTB Başkanı Abdullah Eren, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Rahman Nurdun ve TİKA Orta Asya ve Kafkaslar Dairesi Başkanı Dr. Ali Öztürk, Gazi Eğitim Fakültesi eski dekanları, dekanlar, müdürler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Açılışta konuşan Başkan Yardımcımız Dr. Rahman Nurdun, “Türk dünyası tarih boyunca bağımsızlığına düşkün olmuş bir millettir. Ülkemiz Türk dünyası ile iş birliği için tüm imkânlarını seferber etmiştir” dedi.

Dr. Rahman Nurdun, konuşmasını şöyle tamamladı: “İlk ofisimizi Kırgızistan’da açtık ve faaliyetlerimize başladık. Bugün Devletimizin artan imkânları ile 150’nin üzerinde ülkede çalışmalar yürütüyoruz. Somut faaliyetlerimizle ihtiyaç sahiplerine dokunuyoruz. TİKA olarak bugün altı binin üzerinde projeyi tamamlamış bulunuyoruz. Bu vesile ile 24 Kasım Öğretmenler Gününü tebrik ediyor, programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Programda Gazi Eğitim Fakültesi eski dekanlarına, YTB Başkanına ve TİKA Başkan Yardımcımız ile Daire Başkanımıza fidan sertifikası takdim edildi ve halk oyunları topluluğu gösteri yaptı.

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Somali-Güney Batı Federal Bölgesinde gerçekleştirilen “Tarımsal Kalkınma Projesi" kapsamında tohum ve kimyasal gübre desteği sağlandı.

Bölgede faaliyet gösteren CSET (Sosyal ve Ekonomik Dönüşüm Merkezi)  ile TİKA işbirliğinde gerçekleştirilen “Tarımsal Kalkınma Projesi" kapsamında, bölgedeki tarımsal araştırmaları ve üretim faaliyetlerini daha ileriye götürmek, kapasite artırmak ve çiftçilere örnek oluşturmak için 100 çiftçiye tohum ve kimyasal gübre desteği verildi.

Güney Batı Federal Bölgesi’nin tarım alanında geliştirilmesi, tarımsal üretimde verimin ve kalitenin artırılması, bölgenin coğrafi ve iklim özellikleri de göz önünde bulundurulduğunda bölgede yaşanan ve yaşanabilecek muhtemel kıtlık felaketlerine karşı önlem alınması bağlamında daha önce 2020 yılında uygulanan “Tarımsal Kalkınma Projesi” çerçevesinde TİKA tarafından CSET bünyesindeki çiftçilere traktör ile tarım makinesi ve ekipmanları temin edilmişti.

İlk projenin devamı niteliğinde olan bu proje kapsamında da Baidoa’da CSET bünyesinde bulunan 100 küçük ölçekli çiftçiye sertifikalı tohum (Sorgum, Mısır, Börülce Tohumları) ve kimyasal gübre temin edildi.

Projenin teslim töreni TİKA ile CSET işbirliğinde Baidoa’da gerçekleştirildi.

Törene Somali Güneybatı Federal Bölgesi İç İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı ile Tarım Bakan Yardımcısı Hassan Said Ali, Somali Federal Cumhuriyeti Başbakanlık Sosyal Hizmetler Müdürü Maryan Adan Amin, Baidoa Bölgesi Belediye Başkan Yrd. Mohamed Jabril Haji, CSET Müdürü Dr. Halid Omar Ali, TİKA Mogadişu PKO Koordinatörü İlhami Turus ve Koordinatör Yardımcısı Uğur Birlik ile projeden yararlanacak çiftçiler katıldı.

Proje ile bu alandaki en savunmasız gruplardan olan çiftçilerin desteklenerek, yükselen girdilerin zorluklarına uyum yeteneklerini artırmalarının sağlanması hedeflendi. Yürütülen proje ile ayrıca, bölgede yaşanacak kuraklık ve kıtlık sorununun çözümüne de destek sağlanması hedefleniyor.