Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)’nın destekleri ile İstanbul Üniversitesi, Moğolistan Milli Üniversitesi, International Institute for the Study of Nomadic Civilizations (UNESCO), Türk Dil Kurumu, İstanbul Aydın Üniversitesi, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Karakurum Yerel İdaresi ve İlteriş Vakfı işbirliğinde düzenlenen “İç Asya Tarihinde Konar-göçer Boylarla Yerleşik Halkların Entegrasyonu” başlıklı uluslararası sempozyum Moğolistan’ın kadim şehri Ötüken’de başladı.

Orhun Yazıtları’na yalnızca iki kilometre mesafede kurulan geleneksel han çadırında gerçekleşen açılış programı, tarihî kurultay atmosferini yeniden yaşattı. Sempozyuma; Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Moğolistan’dan 33 bilim insanı katılıyor.

Moğolistan’ın 3. Cumhurbaşkanı ve Karakurum Şehir Konseyi Başkanı Enkhbayar Nambar ile Karakurum Yerel İdaresi üyesi L. Tur-od’un ev sahipliğinde gerçekleşen sempozyumda, açılış konuşmalarında TİKA’nın bölgedeki tarihî ve kültürel çalışmalara sunduğu katkı vurgulandı.

Toplantı oturumları, farklı ülkelerden bilim insanlarının sunduğu yeni bulgular ve bu bulgular üzerine yapılan kapsamlı tartışmalarla bugün de verimli şekilde devam ediyor. TİKA, bu tür bilimsel etkinliklerle bölgedeki tarihî mirasın korunmasına ve ortak kültürel değerlerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor.

Kuzey Makedonya’nın güneybatısındaki Ohri şehrinde bu yıl 17’incisi düzenlenen “Uluslararası İzcilik Yaz Kampı” tamamlandı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) destekleriyle Türkiye ve Kuzey Makedonya İzcilik Federasyonu ve Kalkan İzcilik Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilen kamp; Kuzey Makedonya, Türkiye, Arnavutluk, Kosova, Karadağ, Sırbistan (Sancak) ve Bosna Hersek’ten 300 izcinin katılımıyla 22-26 Haziran 2025 tarihleri arasında düzenlendi.

Farklı dillerden ve kültürlerden gelen gençler arasında dayanışmayı ve birlikteliği artırmayı amaçlayan kampın açılış programına, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşların temsilcilerinin yanı sıra Türkiye ve Balkan ülkelerinden yüzlerce izci katıldı. Program, Türkiye ve Balkan ülkelerinin milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından izci gruplarının temsilcileri kendilerini tanıtarak, dünyada savaşların sona ermesi ve barışın hâkim olması dileklerini paylaştı.

Açılışta konuşan Türkiye İzcilik Federasyonu Başkanı Hasan Dinçer Subaşı, çocuklarını kampa gönderen ailelere teşekkür ederek, “Dünyada barışın hâkim olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kalkan Derneği İzcilik Kulübü Başkanı Cengiz Destan ise, farklı bölgelerden ve milletlerden gelen izcilerin kardeşçe çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiğini belirterek, “Farklı dilleri bilmeden bile ortak bir amaç için mücadele ettiler. Bu bile böyle bir organizasyonun ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. 17 yıldır bu kampın yapılmasına en büyük desteği sağlayan TİKA’ya teşekkür ederim” dedi.

Kuzey Makedonya İzcilik Birliği Başkanı Miço Stoyanovski de yaptığı konuşmada, “Komşu ülkelerden Ohri şehrimize gelen izcileri ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Dileğimiz, buradaki gençlerin iyi bir izci olmaları ve burada yaşadıkları sevgi ile kardeşliği ülkelerine taşımalarıdır” ifadelerini kullandı.

Açılış töreninde, kampa katılım ve destek sağlayan kurum ve kuruluşlara Kalkan İzcilik Kulübü tarafından plaket takdim edildi. Ayrıca program kapsamında Yeni Hayat Derneği Folklor Kulübü, geleneksel halk oyunları gösterisi sundu.

Başarıyla tamamlanan kamp, 26 Haziran’da sona erdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Lübnan’ın Cebel-i Lübnan bölgesindeki Souk El Ghareb beldesinde, biyoçeşitliliğin korunması ve ekoturizm altyapısının geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir projeyi hayata geçirdi. Proje çerçevesinde lavanta bahçeleri yenilenerek doğa yürüyüş rotaları oluşturuldu, kuş gözlem çalışmaları desteklendi ve çevresel farkındalık faaliyetleri yürütüldü.

Yüzölçümünün yaklaşık yüzde 70’i dağlık olan Lübnan’da, kırsal turizmi canlandırmak amacıyla uygulamaya konulan “Biyoçeşitliliğin Korunması ve Ekoturizm Altyapısının Geliştirilmesi Projesi”, TİKA ve Souk El Ghareb Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirildi.

Proje kapsamında ilk olarak bölgede bulunan lavanta bahçesi rehabilite edilerek ekolojik ziyaret alanına dönüştürüldü. Yenilenen güzergâh üzerinde hafif engelli bireylerin erişimine uygun doğa yürüyüş yolları inşa edilirken, güzergâha dinlenme noktaları ve yaz kuraklığına karşı hayvanlar için rezerv su havuzları da eklendi. Ayrıca, dinlenme alanlarına ek ağaçlandırmalar yapılarak biyoçeşitlilik desteklendi.

900’ü aşkın kişinin kullandığı yürüyüş rotası, bölgedeki kuş göç yolları üzerinde yer alması dolayısıyla kuş gözlemciliği açısından da büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, yerel doğa koruma görevlilerine gözlem ekipmanları temin edilerek kuş gözlem turları ve rehberli yürüyüş etkinliklerinin kalitesi artırıldı.

Projenin eğitim bileşeni çerçevesinde ise çocuklarla birlikte 150 kuş yuvası inşa edilerek okul çevrelerine ve kamusal alanlara yerleştirildi. Ayrıca, sağlanan eğitim materyalleriyle çevre bilincini artırmaya yönelik toplam 30 farkındalık eğitimi düzenlendi. Özellikle okullardan gelen öğrencilerin doğa gözlemi yaparak yerel flora ve fauna hakkında bilgi edinmeleri sağlandı.

Çevresel sürdürülebilirliği destekleyen projede, dört köyde odun öğütme makineleri aracılığıyla ağaç budama atıkları değerlendirilerek hem yangın riski azaltıldı hem de atıkların geri dönüşümü sağlandı. Bu uygulama ile kırsal ekonomiye katkı sunulurken, doğaya zarar vermeyen bir atık yönetim modeli oluşturuldu.

Souk El Ghareb Belediyesi yetkilileri, Türkiye’nin çevre odaklı kalkınma projelerine verdiği destekten dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, projenin yalnızca doğal yaşamı değil, kırsal turizmi ve yerel ekonomiyi de olumlu yönde etkilediğini ifade etti.

Genç Egemen Nesil Derneği’nin 10-12 Haziran 2025’te Bakü’de düzenlediği Türk Ticaret Fuarı kapsamında yapılan “Eğitim ve Kültürün Entegrasyona Katkısı” ile “Enerji Diplomasisi” panellerinde, Türk Dünyası’nın ortak eğitim, kültür ve enerji politikalarının bütünleşme sürecindeki stratejik rolü ele alındı.

Kadının tarihsel rolü ve dil birliği vurgusu

“Eğitim ve Kültürün Entegrasyona Katkısı” başlıklı oturumda Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nden Dr. Cıldız Alimova, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden Dr. Zebiniso Kamalova, Ahmet Yesevi Üniversitesi’nden Dr. Makpal Anlamassova ve Shane English School Azerbaijan’ın kurucu ortağı Zhala Bahramova sunum yaptı.

Dr. Kamalova, Türk kültür tarihinde kadının sadece “kahraman yetiştiren” değil, aynı zamanda “kahramanlık eden” bir figür olduğunu belirterek, Terken Hatun ve Gevher Şad Begüm örneklerini hatırlattı ve “entegrasyon sürecinde kadın yeniden merkezi kültürel unsur olmalı” dedi.

Dil temelli entegrasyonun önemini vurgulayan Dr. Alimova, Türk lehçeleri arasında ortak anlayış geliştirilmesinin gerekliliğine işaret ederek, “Türkiye Türkçesi’nin bilimsel ve kültürel iletişim dili olarak desteklenmesi süreci hızlandırır” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim diplomasisi ve kadın girişimciler

Dr. Anlamassova, Orhun öğrenci değişim programının aktif şekilde sürdüğünü, Mevlana programının ise yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı; uyum sorunlarına çözüm için akran rehberliği ve üniversite içi destek sistemleri önerdi.

Zhala Bahramova da kurduğu dil okulundaki deneyimleri üzerinden “Her Türk genci dünyayı temsil edecek donanıma sahip olmalı” ifadesiyle kültür temelli girişimciliğin ve kadın liderliğinin entegrasyona katkısını anlattı.

Enerji diplomasisi oturumu

“Enerji Diplomasisi” panelinde Dr. Makpal Anlamassova, enerji kaynaklarının ekonomik olduğu kadar kültürel ve siyasi bağ kurucu yönüne dikkati çekti. Rumeysa Seçen’in moderatörlüğündeki oturumda, Türk Devletleri Teşkilatı’nın iş birliği imkânları, Orta Koridor’un taşımacılıkta stratejik değeri ve Fergana Vadisi gibi bölgelerde su-enerji ilişkisi ele alındı.

Sonuç ve öneriler

Panellerin sonunda, Türk Dünyası’nda eğitim, kültür ve enerji alanlarında entegrasyonu güçlendirmeye yönelik şu öneriler öne çıktı:

Etkinlik, Türk Dünyası’nda ortak kalkınma hedefleri doğrultusunda bölgesel iş birliğini derinleştirme mesajıyla sona erdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Serkan Kayalar, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Ankara Temsilciliği tarafından düzenlenen “Velhasıl” programına konuk oldu. Gençlerle samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Kayalar, “Türkiye’nin Uluslararası Kalkınma İş Birliğinde TİKA Faaliyetleri” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Programda Türkiye’nin son yıllarda uluslararası kalkınma alanında üstlendiği rolü değerlendiren Kayalar, TİKA’nın dünya genelinde yürüttüğü projelerle yalnızca teknik destek değil, aynı zamanda dayanışma ve kardeşlik temelli bir yaklaşım sunduğunu belirtti.

“TİKA olarak faaliyet gösterdiğimiz her ülkede, Türkiye’nin vicdanını ve paylaşma kültürünü temsil ediyoruz. Kalkınma projelerimiz yalnızca bugünü değil, uzun vadeli toplumsal kazanımları da hedefliyor,” diyen Kayalar, gençlerin bu sürecin aktif bir parçası olması gerektiğini vurguladı. Geçmişin değerleriyle geleceği inşa etmeye çalıştıklarını belirten Kayalar, gençlerin uluslararası sorumluluk bilinciyle yetişmesinin önemine dikkat çekti.

Gençlerle Etkileşim Dolu Bir Buluşma

Program süresince genç katılımcılar TİKA’nın sahadaki projelerine ilişkin sorular yöneltti. Serkan Kayalar, kalkınma diplomasisinin sadece devlet düzeyinde değil, sivil toplum ve gençlik üzerinden de yükseldiğini belirterek, gençleri bu alanda daha fazla sorumluluk almaya davet etti.

Katılımcılar, Türkiye’nin yurt dışındaki faaliyetlerine dair ilk elden bilgi edinme fırsatı bulurken, aynı zamanda kamu diplomasisi, gönüllülük ve uluslararası dayanışma gibi konularda farkındalık kazandı.

Etkinlik, günün anısına çekilen aile fotoğrafıyla sona erdi.

Sachkhere’de Ahşap ve Kaynakçılık Atölyeleri Hizmete Açıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Gürcistan’da mesleki eğitimin güçlendirilmesine yönelik desteklerini sürdürüyor. Bu kapsamda Gürcistan’ın İmereti bölgesinde yer alan SPEKTRİ Devlet Meslek Okulu Sachkhere Şubesi’nde kurulan Ahşap İşleme ve Kaynakçılık Atölyeleri düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Açılışa Yoğun Katılım

Açılış törenine, okul müdürü Mate Takidze ev sahipliği yaparken; TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, Gürcistan Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Eğitim Dairesi Başkanı Tamar Kvinikadze, TİKA yetkilileri, eğitimciler ve kursiyerler katıldı.

Törende konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Yorulmaz, projenin yalnızca altyapı desteğiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“SPEKTRİ Sachkhere Şubesi’nde açtığımız bu atölyeler, gençlerin yalnızca teknik bilgi edinmelerini değil; aynı zamanda kendi potansiyellerini keşfetmelerini sağlayacaktır. Bu proje, yerel kalkınmayı desteklemenin ötesinde, Gürcistan-Türkiye dostluğunun sahadaki güçlü bir yansımasıdır. TİKA olarak insan odaklı, sürdürülebilir ve kalıcı katkılar sunmayı amaçlıyoruz. Bugün burada hayata geçirilen proje de bunun somut bir örneğidir.”

Modern ve Donanımlı Eğitim Alanları

Proje kapsamında okul bünyesine iki ayrı, tam donanımlı meslek atölyesi kazandırıldı:

Atölyeler modern makinelerle donatıldı; güvenlik önlemleri artırıldı ve uygulamalı eğitimler için gerekli tüm ekipmanlar temin edildi. Eğitimler, Gürcistan Milli Eğitim Bakanlığı onaylı müfredat kapsamında yürütülüyor.

Eğitimler Başladı

2025 yılı Haziran ayında başlatılan 3 aylık eğitim programları kapsamında; ahşap işleme, marangozluk, kaynakçılık ve elektrik tesisatçılığı modüllerinde toplam dört grup eğitime başladı. Eğitimler, 10 kişilik gruplarla, çift vardiya halinde sürdürülüyor.

Gürcistan’da Mesleki Eğitimde Model Proje

1922 yılında kurulan ve Gürcistan’ın en köklü mesleki eğitim kurumlarından biri olan Tiflis merkezli SPEKTRİ Devlet Meslek Okulu, mühendislikten sanata kadar farklı alanlarda 25 modülde eğitim veriyor. Son 10 yılda 4.000’i aşkın mezun veren kurumun Baciti/Sachkhere şubesi ise kırsal bölgelerde mesleki eğitim kapasitesini güçlendirmeye odaklanıyor. TİKA tarafından desteklenen bu proje, Gürcistan’da sürdürülebilir mesleki eğitim altyapısının geliştirilmesi ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi açısından model bir uygulama niteliği

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Azerbaycan’ın Lenkeran bölgesinde tarımsal üretimin artırılması, fide temininde sürdürülebilirliğin sağlanması ve yerel üreticilerin desteklenmesi amacıyla kurulan iki seranın açılış töreni düzenlendi.

Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı Meyvecilik ve Çaycılık Bilimsel Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, Enstitü’nün Lenkeran Çay Şubesi bünyesinde inşa edilen her biri 250 metrekarelik iki serada, yılda 20 bin narenciye (limon, portakal ve mandarin) ile 100 bin çay fidesinin yetiştirilmesi hedefleniyor.

Açılış Töreni Düzenlendi

Törene, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, Azerbaycan Tarım Bakanlığı Bitkicilik Daire Başkanı Seymur Sefirli, TİKA Bakü Program Koordinatörü Hayrettin Özçelik, Enstitü Müdürü İlham Garagurbanlı, Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçiliği müşavirleri ve Enstitü uzmanları katıldı.

Açılışta konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Yorulmaz, projenin yalnızca bir kalkınma girişimi değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşliğin de bir göstergesi olduğunu vurguladı.

“Bu proje, bölgedeki çiftçilerin üretim kapasitesini artırmayı, kırsal kalkınmayı desteklemeyi ve tarım alanındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda iki kardeş ülkenin toprağa, emeğe ve geleceğe duyduğu ortak inancın bir göstergesidir,” ifadelerini kullandı.

Üretim ve Dağıtım Kapasitesi Artacak

Azerbaycan Tarım Bakanlığı Bitkicilik Daire Başkanı Seymur Sefirli ise yaptığı açıklamada, seralarda üretilecek fidelerin uygun şartlarla bölgedeki çiftçilere ulaştırılacağını belirtti. Bu sayede tarımsal verimliliğin artırılması ve çiftçilerin sürdürülebilir gelir kaynaklarına erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.

Projeyle birlikte Azerbaycan’ın güney bölgelerinde tarımsal modernizasyonun desteklenmesi ve fide üretiminde sürekliliğin sağlanması amaçlanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti Lefkoşa’da yer alan tarihi Turunçlu Fethiye Camii’nde onarım ve dış aydınlatma çalışmalarını tamamladı.

Adadaki Osmanlı ve Türk varlığının simgelerinden biri olan caminin fiziksel koşulları iyileştirilirken, yapılan dış aydınlatma çalışmaları sayesinde yapının mimari detayları ve tarihi dokusu gece saatlerinde de görünür hale getirildi.

Lefkoşa Surlariçi’nde, Lokmacı Sınır Kapısı’na yakın bir konumda bulunan Turunçlu Fethiye Camii, Hicri 1240 (Miladi 1825) yılında dönemin Kıbrıs Valisi Seyyid Mehmed Ağa tarafından inşa ettirildi. 148 metrekarelik ibadet alanına sahip olan camide aynı anda yaklaşık 210 kişi ibadet edebiliyor.

Osmanlı dönemine ait önemli bir eser olan cami, mimarisi ve manevi atmosferiyle hem yerel halkın hem de turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Rehber broşürlerinde de yer alan cami, yapılan restorasyon ve aydınlatma çalışmalarıyla birlikte hem estetik hem de işlevsel açıdan yeniden canlandırıldı.

TİKA’nın gerçekleştirdiği bu çalışma, KKTC’deki Osmanlı mirasının korunmasına katkı sunarken geçmişin izlerini de geleceğe taşıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Azerbaycan Otizm Birliği bünyesinde “Duyu Bütünleme Odası ve Karanlık Oda” kurarak özel gereksinimli çocukların rehabilitasyon sürecine önemli bir katkı sundu.

Otizm başta olmak üzere özel çocukların terapi ve gelişim süreçlerini desteklemeyi amaçlayan bu proje, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz’ın katıldığı törenle hizmete açıldı.

Açılış törenine ayrıca Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Vugar İskenderov, Azerbaycan Otizm Birliği Başkanı Elnur Memmedov, özel çocuklar ve aileleri katıldı.

Törende konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, “1994 yılından bu yana Azerbaycan’da pek çok alanda faaliyet gösteriyoruz. Ancak bu proje, özel çocuklarımızın hayatlarına dokunan çok anlamlı bir çalışma oldu. Rehabilitasyon sürecine destek olmak amacıyla kurulan bu odaların, onların gelişimine katkı sunacağına inanıyoruz. Bu özel yavrularımızın mutluluğunu paylaşmaktan büyük bir gurur duyuyoruz,” dedi.

Milletvekili Vugar İskenderov ise yaptığı konuşmada, “Kurulan bu odalar hem bizler hem de otizmli çocuklarımız için büyük bir armağandır. Bu katkıdan dolayı TİKA’ya ve Türkiye’ye teşekkür ediyoruz,” ifadelerini kullandı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türk Kızılay ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı iş birliğiyle, 9–14 Temmuz 2025 tarihleri arasında Tanzanya’da düzenlenen “Afetlere Hazırlık ve Halk Sağlığı Alanında Eğitici Eğitimi” programı, Hint Okyanusu RIM Birliği (IORA) üyesi 12 ülkeden temsilcileri bir araya getirdi.

Tanzanya Dışişleri ve Doğu Afrika İş Birliği Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa; Bangladeş, Komorlar, Endonezya, Kenya, Malezya, Maldivler, Mauritius, Seyşeller, Güney Afrika, Somali, Tanzanya ve Yemen’den gelen kamu görevlileri ve uzmanlar, afet yönetimi ve halk sağlığı konularında kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti.

Türk Kızılay’ın uzman eğitmenleri tarafından verilen eğitimlerde; risk analizi, topluluk temelli hazırlık, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, salgınlara müdahale, kriz iletişimi ve yetişkin eğitimi yaklaşımları ele alındı. Teorik bilgiler, simülasyonlar ve uygulamalı oturumlarla pekiştirildi.

Afet Bilincinde Toplum Liderlerinin Rolü Öne Çıktı

Katılımcılara, deprem, sel, toprak kayması, orman yangını gibi afet türlerine hazırlık konularının yanı sıra toplum liderlerinin—özellikle dini liderler, öğretmenler ve yerel yöneticilerin—kriz anlarında oynadığı rol vurgulandı.

Yüksek Düzeyli Katılım ve Sertifika Töreni

13 Temmuz’da düzenlenen kapanış ve sertifika törenine Türkiye Cumhuriyeti Tanzanya Büyükelçisi Dr. Bekir Gezer, Tanzanya Başbakanlık Ofisi Daimî Sekreteri Dr. Jim James Yonaz, TİKA Darüsselam PKO Koordinatörü Filiz Şahinci, Türk Kızılay Temsilcisi Özmen Ülger ve IORA Sekretaryası Temsilcisi Teelotma Ghoorah katıldı.

Konuşmalarda, bu tür eğitimlerin bölgesel afet bilinci ve dayanıklılık açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.

Dr. Yonaz, “Toplum liderlerini güçlendirmek hayati önem taşıyor. Onlar felaket anlarında ilk müdahaleyi gerçekleştiren, yardım süreçlerini koordine eden kişilerdir,” dedi. Ayrıca, uluslararası iş birliğinin afet risk azaltma alanında sürdürülebilir etki yarattığını belirtti.

Büyükelçi Dr. Gezer ise Türkiye’nin Tanzanya’ya teknik ekipman ve deneyim aktarımıyla destek vermeye hazır olduğunu ifade ederek, “Bu alandaki iş birliğimiz doğrudan insan hayatına dokunan bir etki yaratacaktır,” dedi.

TİKA Darüsselam PKO Koordinatörü Şahinci de, kurumun yerel kapasiteyi artırma, bölgesel iş birliğini teşvik etme ve sürdürülebilir, kapsayıcı kalkınma hedeflerine katkı sunma yönündeki çabalarını sürdüreceğini belirtti.

“IORA çerçevesindeki bu eğitim programı, sadece kısa vadeli bilgi aktarımı değil; uzun vadeli, bölgesel bir dayanıklılık inşası anlamına geliyor,” dedi.

Uzun Vadeli Etki Hedefleniyor

TİKA Koordinatörü Filiz Şahinci, “Bu eğitim sadece bilgi aktarımı değil, bölgesel bir direnç yapısının inşası anlamına geliyor,” ifadelerini kullandı. Program sonunda katılımcılara verilen uluslararası sertifikaların, ülkelerinde eğitici olarak görev üstlenmelerine imkân tanıması bekleniyor.

Türk Kızılay’ın uzmanlığı ve TİKA’nın organizasyon gücüyle hayata geçirilen program, bölgedeki afet bilincinin artırılmasına ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine katkı sağladı.

Kıtalararası İş Birliğine Güçlü Bir Örnek

Türkiye ve Tanzanya’nın öncülüğünde gerçekleştirilen bu girişim, IORA çatısı altında bölgesel dayanıklılığın artırılması, bilgi paylaşımı ve uluslararası güven inşası açısından model bir iş birliği örneği olarak öne çıktı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Filistin’in Eriha kentinde faaliyet gösteren Al Amal Model Okulu’nun bahçesine kurduğu gölgelik sistemiyle öğrencilere daha sağlıklı ve korunaklı bir eğitim ortamı sundu.

1998 yılından bu yana Eriha’da eğitim ve insani yardım alanında çalışmalar yürüten Eriha Yetim ve Muhtaçlar Yardımlaşma Derneği tarafından 2018 yılında kurulan Al Amal Model Okulu, yetim ve ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde eğitim hizmeti veriyor. Okulda 1. sınıftan 9. sınıfa kadar yaklaşık 200 öğrenci öğrenim görüyor.

Proje kapsamında okul bahçesine inşa edilen modern asma germe membran gölgelik sistemi sayesinde öğrenciler, sabah törenleri, özel günlerdeki etkinlikler, beden eğitimi dersleri ve teneffüsler sırasında aşırı sıcaklardan ve kış aylarında yağışlardan korunabiliyor.

TİKA tarafından hayata geçirilen proje, açık alanların daha verimli kullanılmasına olanak sağlarken, öğrencilerin fiziksel ve psikolojik sağlıklarını da koruyarak eğitim süreçlerine katkı sunuyor.

Karadağ’ın Ulçin (Ülgün) şehrinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3), Karadağ merkezli XL Labs Vakfı ve Ulçin Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen “Bilim Ülgün” Bilim Merkezi’nin açılışı görkemli bir törenle gerçekleştirildi.

Törene; Karadağ Eğitim, Bilim ve Yenilik Bakanı Prof. Dr. Ancela Yakşiç Stoyanoviç, Türkiye’nin Podgoritsa Büyükelçisi Barış Kalkavan, Ülgün Belediye Başkanı Genci Nimanbegu, T3 Vakfı Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Daire Başkanı Uğur Tanyeli, TİKA Podgoritsa Koordinatörü Nihal Ersoy, XL Labs Vakfı Başkanı Ilir Çapuni’nin yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili, yerel yöneticiler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Açılışta konuşan Karadağ Eğitim, Bilim ve Yenilik Bakanı Prof. Dr. Ancela Yakşiç Stoyanoviç, merkezin gençlerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artıracağına ve Karadağ-Türkiye iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğuna dikkat çekti. T.C. Podgoritsa Büyükelçisi Barış Kalkavan projenin iki ülke arasındaki dostluk bağlarını daha da güçlendirdiğini vurguladı. TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Daire Başkanı Uğur Tanyeli ise, “Bilim Ülgün” merkezinin gençlerin bilimle tanışacağı ve teknolojiyi üretimle buluşturacağı bir platform olduğunu vurgulayarak, bu projenin Karadağ’ın bilimsel ve teknolojik kalkınmasına önemli katkılar sunacağını belirtti.

“Bilim Ülgün” projesi; 6-14 yaş aralığındaki çocukların teknoloji üretim süreçlerine aktif katılımını teşvik etmeyi ve girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bilim Merkezi; Bilim Atölyesi ve Deneyap Teknoloji Atölyesi olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor.

Bilim Atölyesi, Astronomi-Havacılık, Teknoloji, Matematik, Doğa Bilimleri ve Tasarım gibi beş ana başlıkta uygulamalı etkinlikler düzenleyerek, katılımcıların bilimsel düşünme becerilerini geliştirmelerine katkı sağlıyor.

Deneyap Teknoloji Atölyesi ise “Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı” kapsamında; Robotik, Kodlama, Yapay Zekâ, Siber Güvenlik, Enerji Teknolojileri ve daha birçok başlıkta 36 ay sürecek teknoloji eğitimleri sunarak, katılımcılara takım çalışmalarıyla proje geliştirme imkânı sağlıyor.

Merkezin altyapısı ve donanımı, TİKA tarafından sağlanan tadilat, tefrişat ve ekipman desteğiyle tamamlandı.

Yeni merkez, Karadağ’da bilim ve teknoloji alanında örnek bir model oluşturmayı hedefliyor ve geleceğin bilim insanları ile teknoloji girişimcilerine ilham kaynağı olmayı amaçlıyor.