Türk-İslam tarihinin önemli merkezlerinden biri olan Şahruhiye Antik Kenti, Türkiye ve Özbekistan iş birliğiyle yürütülen arkeoloji projesi kapsamında gün yüzüne çıkarılıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Özbekistan Bilimler Akademisi Milli Arkeoloji Merkezi  iş birliğiyle yürütülen kazı çalışmalarında Timurlular dönemine ait kalıntılar ortaya çıkarıldı. Proje, Türk-İslam tarihine ışık tutarken, Şahruhiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması da hedefleniyor.

Özbekistan’ın Taşkent vilayetine bağlı Akkurgan bölgesinde, Seyhun (Sırderya) Nehri kıyısında ve İpek Yolu güzergâhında yer alan Şahruhiye, Timurlular dönemine ait önemli bir yerleşim olarak biliniyor.

Beş yıl sürmesi planlanan proje, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu başkanlığında yürütülüyor. TİKA’nın desteğiyle başlatılan kazılara,  Özbekistan Bilimler Akademisi’ne bağlı Milli Arkeoloji Merkezi de bilimsel katkı sunuyor. Çalışmalara iki ülkeden uzmanlar katılıyor.

Kazılarda bugüne kadar saray kalıntıları, savunma tahkimatları, mimari yapılar, ince işçilikle üretilmiş seramik ve cam eserler ortaya çıkarıldı. Elde edilen buluntular, hem Türk-İslam sanatının zenginliğini hem de Şahruhiye’nin tarihî ve stratejik önemini gözler önüne seriyor.

TİKA Taşkent PKO Koordinatör Yardımcısı Albina Tuzlu, TRT Avaz’a yaptığı açıklamada, Şahruhiye kazısının Türkiye ile Özbekistan arasında gerçekleştirilen ilk ortak arkeolojik proje olduğunu belirterek, “Bu tür projeler, iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağları daha da güçlendiriyor” dedi.

Tuzlu, kazı alanında çalışan Türk ve Özbek akademisyenler için gerekli barınma ve çalışma koşullarının sağlanması amacıyla TİKA’nın ekipman ve malzeme desteğinde bulunduğunu, ayrıca Türkiye’den 12 kişilik uzman heyetin bölgeye gönderildiğini ifade etti.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu da Şahruhiye’nin iki bin yıllık bir Türk şehri olduğunu vurgulayarak, Seyhun Nehri’nin yıkıcı etkisiyle kaybolmakta olan bölümlerin kurtarılmasının hedeflendiğini söyledi. Şehrin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Tombuloğlu, “Bölgede çömlek fırınları, ham madde depoları, kuyumcu atölyeleri ve seramik mahalleleri gibi önemli yapılar bulundu. Özbekistan Bilimler Akademisi’ne ve tüm Özbekistan makamlarına destekleri ve misafirperverlikleri için teşekkür ederiz” diye konuştu.

Proje, sadece akademik bir çalışma olmanın ötesinde, bölgenin turizm potansiyelini artırması ve Türk dünyasının ortak kültürel mirasını görünür kılması bakımından da önem taşıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kuzey Makedonya’daki Türk kültürünün yaşatılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kapsamda TİKA’nın desteğiyle Kuzey Makedonya’dan gelen 35 kişilik halk oyunları ekibi, Mersin’in Mut ilçesinde düzenlenen “Uluslararası Kültür ve Sanat Şöleni / Halk Oyunları Festivali’nde sahne aldı.

1951 yılında Kuzey Makedonya’nın Kalkandelen şehrinde kurulan ve Balkan coğrafyasındaki en köklü Türk kültür kuruluşlarından biri olan Yeni Hayat Derneği, Türk kültürünün yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması ve uluslararası platformlarda tanıtılması amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.

TİKA’nın desteğiyle 27-31 Mayıs 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen festivale katılan halk oyunları ekibi, etkinlik kapsamında Kuzey Makedonya ve Balkanlar’a ait halk oyunlarını sergileyerek kültürel çeşitliliği ve ortak mirası sahneye taşıdı. Festival öğrencilerin Türk kültürü ve tarihini yakından tanımaları, Türkiye’deki akranlarıyla kültürel etkileşim kurmaları ve gelecekte kalıcı dostluk köprüleri inşa etmeleri hedeflendi.

Yeni Hayat Derneği Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdi, proje kapsamında yaptığı değerlendirmede, “TİKA tarafından derneğimize bugüne kadar verilen desteklerden duyduğumuz memnuniyeti özellikle ifade etmek isterim. TİKA sayesinde öğrencilerimiz, anayurt olarak gördükleri Türkiye’ye gelme fırsatı buldular. Uluslararası Kültür ve Sanat Şöleni Halk Oyunları Festivali vesilesiyle Türkiye’deki kardeşleriyle buluşarak ortak kültürümüzü ve tarihimizi yakından tanıdılar.” ifadelerini kullandı.

TİKA, kültürel etkileşim ve iş birliği projeleriyle Balkanlar başta olmak üzere birçok coğrafyada ortak tarih ve kültür mirasının korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunmaya devam ediyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde hayata geçirdiği “Cezeri Lab” projesiyle gençlerin teknolojiye erişimine katkı sağlıyor.

TİKA tarafından gerçekleştirilen projeyle Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde kurulan dijital tasarım ve üretim atölyesi “Cezeri Lab”, Türkiye’den temin edilen 3D yazıcı, 3D tarayıcı, lazer kesim tezgahı, CNC router, torna makinesi, bilgisayar, robotik eğitim setleri ve diğer mekanik-elektronik ekipmanlarla donatıldı.

İsmini, “Robotların Babası” olarak anılan ve Anadolu’daki ilk Türk devleti Artuklu Devleti’nde yaşamış İsmail el-Cezeri’den alan laboratuvar, üniversitedeki mühendislik öğrencileri ve akademisyenler için modern bir inovasyon merkezi haline geldi.

Laboratuvarın etkin kullanımı amacıyla ayrıca, 15 akademisyen ve 7 öğrenciden oluşan 22 kişilik gruba yönelik 19-30 Mayıs 2025 tarihleri arasında iki haftalık bir eğitim programı düzenlendi. Katılımcılar, 3D tasarım ve baskı, robotik uygulamalar ve mekatronik projeler üzerine teorik ve uygulamalı eğitim aldı.

Eğitim programı sonunda düzenlenen sertifika törenine, Türkiye’nin Ulanbator Büyükelçisi Başak Genç Yüksel, TİKA Ulanbator Program Koordinatörü Ali Muslu, Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Namnan Tumurpurev, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Büyükelçi Yüksel törende yaptığı konuşmada, Türkiye ile Moğolistan arasındaki ilişkilerin köklü tarihi ve kültürel bağlara dayandığını belirterek, Cezeri Lab Projesi’nin çok yönlü gelişen iş birliğinin güzel bir örneği olduğunu vurguladı ve katılımcıları tebrik etti.

Rektör Prof. Dr. Tumurpurev ise projeyi kısa sürede hayata geçiren TİKA ve Türkiye’ye teşekkür ederek, laboratuvarın iki ülke arasında eğitim ve bilim alanındaki iş birliğini güçlendirdiğini ve Moğolistan’da geleceğin mühendislerinin yetişmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

TİKA, bugüne kadar Kırgızistan, Özbekistan, Moldova, Pakistan, Bosna Hersek, Bangladeş, Cezayir ve Güney Afrika başta olmak üzere 22 ülkede toplam 25 Cezeri Laboratuvarı kurarak gençlere teknolojiye erişim ve tasarım imkânı sunmaya devam ediyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan’ın güneyinde, Çin sınırına yakın Ömnögobi Vilayeti Noyan İlçesi’nde yer alan okulun kütüphanesine malzeme ve ekipman desteği sağladı.

Başkent Ulanbator’a yaklaşık 900 kilometre uzaklıkta bulunan ve 1939 yılında iki çadırda eğitim vermeye başlayan Noyan İlçe Okulu, bugün 117 çocuğa ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde eğitim imkanı sunuyor.

Okulun atıl durumda bulunan kütüphanesi TİKA tarafından yenilenerek; kitap rafları, masa, sandalye, bilgisayar, akıllı tahta ve mobilyalarla donatılıp modern bir eğitim ortamına dönüştürüldü. TİKA tarafından gerçekleştirilen proje ile öğrenciler daha konforlu bir ortamda kitap okuyup araştırma yapabilme ve ders dışı zamanlarını verimli değerlendirme imkanına kavuştu.

TİKA Ulanbator Program Koordinatörü Ali Muslu’nun okula yaptığı ziyarette konuşan Ömnögobi Vilayeti Noyan İlçe Kaymakamı Nasanbuyan Oyunçimeg, Türkiye’nin sağladığı bu desteğin öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasına ve araştırma becerilerini geliştirmesine önemli katkı sunduğunu belirtti.

Okul Müdürü Oyuntsetseg Badraa da kütüphanenin öğretmenler tarafından da yoğun şekilde kullanıldığını ifade ederek TİKA’ya teşekkür etti.

TİKA’nın kırsal bölgelerde hayata geçirdiği bu projeler, eğitimde fırsat eşitliğini desteklerken, öğrencilerin akademik başarılarını artırarak geleceğe daha umutla bakmalarını sağlıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Karadağ’da ceza infaz sistemine yönelik mesleki eğitim ve rehabilitasyon faaliyetlerini desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, başkent Podgoritsa yakınlarındaki Danilovgrad şehrine bağlı Spuz ilçesinde bulunan Karadağ’ın en büyük cezaevinde, hükümlülerin meslek edinim süreçlerine katkı sağlamak amacıyla sera kurulumu gerçekleştirildi.

Proje kapsamında, Karadağ Cezai Yaptırımların İnfazı İdaresi (UIKS) yerleşkesinde her biri 200 metrekare olmak üzere toplam 600 metrekarelik alanda üç ayrı sera inşa edildi. Seralarda damla sulama sistemi kurulurken, tarımsal üretim için gerekli ekipman ve iş elbiseleri de temin edildi.

TİKA tarafından hayata geçirilen proje, kurum bünyesinde sürdürülen seracılık eğitim programlarıyla bütünleşik olarak tasarlandı. Söz konusu çalışma ile hükümlülerin mesleki beceriler kazanmaları, üretkenlik alışkanlıklarının gelişmesi ve tahliye sonrası topluma uyum süreçlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor.

Projeye ilişkin düzenlenen açılış törenine Türkiye Cumhuriyeti Podgoritsa Büyükelçisi Barış Kalkavan, Karadağ Cezai Yaptırımların İnfazı İdaresi Müdürü Darko Vukçević ve yöneticileri ile TİKA Podgoritsa Koordinatörü Nihal Ersoy katılım sağladı. Törende yapılan konuşmalarda, projenin Karadağ Adalet Bakanlığı ile iş birliğinin güçlendirilmesine ve hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasına önemli katkılar sunduğu vurgulandı.

TİKA, Karadağ’da eğitimden sağlığa, kurumsal kapasite geliştirmeden kültürel mirasın korunmasına kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü projelerle dost ve kardeş Karadağ halkına destek sağlamayı sürdürüyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde, Moritanya’nın başkenti Nuakşot’ta düzenlenen “Turizm Eğitiminde Güncel Yaklaşımlar” temalı eğitim programı tamamlandı.
18-22 Mayıs 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen program, Türkiye ile Moritanya arasında turizm eğitimi alanında bilgi ve deneyim paylaşımını artırmayı hedefledi.

61 Katılımcı, 40 Saatlik Eğitimle Mesleki Yeterliliklerini Geliştirdi

Toplam 40 saatlik eğitime, Moritanya’da turizm sektöründe görev yapan eğitmenler ve sektör çalışanlarından oluşan 61 kişi katıldı. Eğitim süresince katılımcılar, etkileşimli oturumlar ve uygulamalı çalışmalarla desteklenen içerik aracılığıyla mesleki kapasitelerini artırma fırsatı buldu.

Güncel Turizm Trendlerine Odaklanıldı

Programda öne çıkan başlıklar arasında:

yer aldı. Teorik bilgilerin yanı sıra, uygulamalı eğitimlerle katılımcıların sektörel yetkinliklerinin artırılması hedeflendi.

Türk Mutfağı Haftası Etkinliği Büyük İlgi Gördü

Eğitim programı kapsamında, 22 Mayıs Çarşamba günü “Türk Mutfağı Haftası” etkinliği düzenlendi. T.C. Nuakşot Büyükelçiliği ve Moritanya Eğitim Müşavirliği’nin koordinasyonuyla gerçekleşen etkinlikte, geleneksel Türk yemekleri tanıtıldı ve yapım süreçleri uygulamalı olarak gösterildi. Etkinliğe, Moritanya Dostluk Grubu milletvekilleri, kamu kurumlarının üst düzey yetkilileri ve Türkiye’den Sivas Milletvekili Sayın Rukiye Genç Toy katılım sağladı.

Sertifika Törenine Üst Düzey Katılım

Programın kapanış günü düzenlenen sertifika törenine Moritanya Ticaret ve Turizm Bakanı Sayın Zeyneb bint Mesud, Ulusal Turizm Ofisi Genel Müdürü Sayın Mahfuz Ould El-Ceyd ve sektör temsilcileri katıldı.

Türkiye adına törende, Moritanya’da Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısı için bulunan Sivas Milletvekili Rukiye Genç Toy ve Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin başkanlığındaki heyet yer aldı. Sayın Bakan, törende yaptığı konuşmada TİKA’ya teşekkür ederek, bu tür eğitim programlarının kurumsal iş birliğini güçlendirdiğini ve iki ülke arasındaki dostane ilişkileri pekiştirdiğini vurguladı.

Bilgi Paylaşımına Dayalı Güçlü İş Birliklerine Kapı Aralanıyor

Eğitim sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi. Türk heyeti, Moritanya makamlarının gösterdiği yoğun ilgi ve misafirperverlikten dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Programın, iki ülke arasında sürdürülebilir ve verimli iş birliklerinin önünü açması bekleniyor.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, “Türk Devletleri ve Toplulukları Arasında Stratejik İş Birliği İmkânları” temasıyla düzenlenen 2. Uluslararası Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Kongresine ev sahipliği yaptı.

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) desteğiyle gerçekleştirilen kongrenin açılışına çok sayıda kamu kurumu, akademik çevre ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

Açılış konuşmaları; Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Cemal Akkuş, Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Genel Başkanı İrfan Tatlıoğlu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kürşat Göktürk ve akademisyen Prof. Dr. Kürşat Zorlu tarafından yapıldı.

Kongrenin açılış oturumunda ise TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, YTB Başkan Yardımcısı Murat Kazancı ve TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik yer aldı. Katılımcılar, “Entegrasyon ve Kamu Diplomasisi Perspektifinden Türk Dünyasının Geleceği” başlığı altında değerlendirmelerde bulundu.

Üç gün süren kongrede, 10’dan fazla ülkeden akademisyenin katılımıyla 26 oturum gerçekleştirildi ve toplam 104 bilimsel bildiri sunuldu. Akademik iş birliklerinin güçlendirilmesine katkı sağlayan kongre, Türk dünyasında ortak gelecek vizyonuna dair önemli fikirlerin paylaşılmasına zemin hazırladı.

TİKA’dan Tacikistan Sağlık Sektörüne Destek: Acil Tıpta FOCUS Eğitimi Düzenlendi

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) iş birliğiyle Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de önemli bir sağlık eğitim programına imza attı.

Tacikistan Sağlık Alanında Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün ev sahipliğinde 19-22 Mayıs 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen programda, 70 Tacik doktor ve sağlık çalışanına Odaklanmış Kardiyak Ultrasonografi (FOCUS) konusunda teorik ve uygulamalı eğitim verildi.

Tacikistan’da acil tıp alanında düzenlenen ilk kapsamlı uluslararası eğitim olma niteliği taşıyan programda; ultrasonografi fiziği, temel ve ileri düzey FOCUS teknikleri, BLUE ve RUSH protokolleri ile resüsitasyon süreçlerinde görüntüleme yöntemleri ve hasta başı müdahale protokolleri ele alındı. Eğitim, özellikle COVID-19 sonrasında artış gösteren ani kalp durmalarına karşı hızlı ve etkili müdahale ihtiyacına dikkat çekmesi açısından büyük önem taşıyor.

Program sonunda düzenlenen sertifika törenine, Tacikistan Sağlık Alanında Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Jiyonkhon Muhabbatzoda, Türkiye’nin Duşanbe Büyükelçisi Umut Acar, ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander ve beraberindeki eğitmen heyeti ile TİKA Duşanbe Program Koordinatörü İbrahim Ethem Ünal katıldı.

Törende konuşan ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, “Modern acil tıp, artık hasta başı ultrason bilgisi olmadan düşünülemez. Bu teknikler, acil durumlarda hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Duşanbe Büyükelçisi Umut Acar ise, Türkiye’nin sağlık alanındaki birikim ve deneyimlerini Tacikistan ile paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, benzer programların artarak devam etmesini temenni etti.

TİKA’nın desteğiyle gerçekleştirilen bu eğitim, Tacikistan’da acil sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) tarafından Lübnan’ın tarihi Jbeil kentinde kurulan “Jbeil Mülteci Göz Muayene Kliniği” düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Al Salamah al Ahli Temel Sağlık Merkezi bünyesinde kurulan klinik, Lübnan’da başta dar gelirli aileler olmak üzere Suriyeli, Filistinli ve Afrikalı mülteciler olmak üzere, ihtiyaç sahibi gruplara sağlık hizmeti sunmayı amaçlıyor.

Açılış törenine, Türkiye Cumhuriyeti Beyrut Büyükelçisi, Lübnan Parlamentosu milletvekilleri Ziad Hawat ve Bilal Hechaime, Jbeil Müftüsü Şeyh Ghassan Lakkis ile çok sayıda davetli katıldı.

Ayda 200 Hastaya Hizmet

Tıbbi cihaz ve ekipmanları TİKA tarafından temin edilen klinikte, ayda yaklaşık 200 hastaya hizmet verilmesi planlanıyor. Göz tansiyonu ölçümü, gözlük reçetesi verilmesi ve çeşitli görme bozukluklarının erken teşhisi gibi hizmetler, kliniğin sunduğu başlıca sağlık hizmetleri arasında yer alıyor.

Proje kapsamında ayrıca, radyolojik görüntüleme sistemlerinin bulunduğu odalar özel kurşun plakalarla kaplanarak hem hastaların hem sağlık personelinin radyasyondan korunması sağlandı.

“Bu Klinik, Ortak Sorumluluğun Tezahürüdür”

Açılışta konuşan Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi, “Bu proje yalnızca bir klinik değil, insani duyarlılığın ve ortak sorumluluğun somut bir tezahürüdür. Türkiye olarak, Lübnan halkının yanında olmaya devam edeceğiz,” dedi.

Jbeil Müftüsü Şeyh Ghassan Lakkis ise konuşmasında, Türkiye’nin Lübnan’ın en zor zamanlarında dahi hem maddi hem manevi olarak desteğini esirgemediğini belirterek, bu dayanışmanın Lübnan halkının kalbinde özel bir yer edindiğini ifade etti.

Sürdürülebilir Bir Sağlık Hizmeti

İki ayda tamamlanan kliniğin sürdürülebilirliği, merkezin mevcut operasyonel yapısı ve bağış sistemiyle sağlanacak. Gözlük ihtiyacı tespit edilen hastalara her ay ücretsiz gözlük temini yapılması da planlanan uygulamalar arasında.

Yetkililer, bu projenin yalnızca sağlık alanında değil, Türkiye ile Lübnan arasındaki dostane ilişkilerin güçlenmesine de katkı sunduğunu vurguladı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve Moğolistan Bilimler Akademisi işbirliğinde kültürel miras projesi kapsamında “Göktürklerin Gizemli Mirası: Taşbabalar” filminin galası gerçekleştirildi.

TİKA’nın destekleri, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Moğolistan Kültürel Miras Merkezi’nin katkılarıyla yürütülen proje kapsamında hazırlanan belgesel, Göktürklerin izlerini Orta Asya bozkırlarında arayarak, taşbabaların kültürel miras içerisindeki önemini gözler önüne seriyor.

TİKA’da yapılan belgesel gösterimine, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, TİKA Başkanı Serkan Kayalar, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Gombosuren Munkhbayar, Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Türkiye’nin eski Ulanbator Büyükelçisi Zafer Ateş ve birçok davetli katıldı.

Burada konuşan Çam, emeği geçenlere teşekkür ederek, bu çalışmaların ortak bir hafıza olduğunu ve dünya mirası açısından önemli olduğunu vurguladı.

Çam, Göktürkler’in mirasının yaşatılması için çalışmalarda bulunduklarını, Türkiye’nin söyleyeceği, katkı sunabileceği birçok çalışmanın olduğunu belirterek, Moğolistan’ı da Türk dünyasının bir parçası olarak gördüğünü söyledi.

TİKA’nın son dönemde yaşanan en zorlu süreçleri başarılı bir şekilde atlattığını ve yapacağı birçok çalışmanın bulunduğunu kaydeden Çam, TİKA Başkanı Kayalar’ın zor dönemlerde önemli işlere imza attığını bildirdi.

Bakanlık olarak kültürel faaliyetlere yoğunlaştıklarını dile getiren Çam, özellikle kazı alanlarında çalışma sayısını her alanda artırdıklarını belirtti.

– Moğolistan’da 900’e yakın proje gerçekleştirildi

TİKA Başkanı Kayalar, ajans olarak Moğolistan’da, 1994’ten beri 900’e yakın proje gerçekleştirdiklerini ve ortak kültürel mirasa dair projelerin iz bıraktığını dile getirdi.

1994’te başlattıkları “Moğolistan’daki Türk Anıtları Projesi”ne değinen Kayalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla Bilge Tonyukuk Anıtı’na giden 46 kilometrelik yolu asfaltladıklarını, Bilge Tonyukuk Anıtları başta olmak üzere Göktürk mirasının korunması için çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.

Kayalar, Göktürk dönemine ait 10 taşbabanın (mezar taşı) modern restorasyon yöntemleriyle yeniden ayağa kaldırıldığını, Orta Asya’daki Türk varlığını somut biçimde belgeleyen bu taşbabaların, gelecek kuşaklara bırakacakları kültürel mirasın en nadide örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Restorasyonlar sırasında 4 bin kilometrelik bir sahanın tarandığını ve eserlerin bilimsel raporlamalarla kayıt altına alındığını belirten Kayalar, “Bu kıymetli süreç, bugün gösterimini yapacağımız ‘Göktürklerin Gizemli Mirası: Taşbabalar’ belgeseline ilham oldu.” dedi.

Kayalar, belgesele katkıda bulunan kurumlara teşekkür etti.

– İkili ilişkilerde 56. yıl dönüm

Büyükelçi Munkhbayar ise bu yıl Moğolistan-Türkiye arasındaki ilişkilerin 56. yıl dönümü olduğunu ama iki ülke arasındaki ilişkinin daha derin bir tarihsel geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Son yıllarda özellikle kültürel alanda olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştiğini belirten Munkhbayar, projeye katkı sunanlara teşekkür etti.

Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Doğan da belgeselin hikayesine değinerek, 10 yıl boyunca Moğolistan’da çalışmalarda bulunduklarını söyledi.

Belgesel Bilimsel Arşiv Niteliğinde

Çekimleri İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Medya Merkezi tarafından gerçekleştirilen ve iki bölümden oluşan belgesel, Göktürk kültür mirasının korunmasına yönelik önemli bir görsel arşiv niteliği taşıyor. Belgesel, yalnızca bilimsel bir kayıt olarak değil, aynı zamanda kültürel miras bilincinin yaygınlaştırılmasına hizmet eden bir yapım olarak öne çıkıyor.

785 Taşbabanın İzinde

Moğolistan’da bugüne kadar tespit edilen 785 taşbabanın büyük bir bölümünün Göktürk dönemine ait olduğu belirtiliyor. Restorasyonlar, TİKA tarafından 2023 yılında Moğolistan Kültürel Miras Merkezi’ne sağlanan mobil laboratuvar kullanılarak gerçekleştirildi. Ongi Nehri, Öngöt, Altan Sandal Dağı, Honiçiyn Gol ve Godron Tolgoy gibi önemli komplekslerde yürütülen çalışmalar sayesinde, taşbabalar fotogrametrik yöntemlerle belgelenerek gelecek kuşaklara aktarılacak şekilde koruma altına alındı.

Konuşmaların ardından, belgeselin gala gösterimine geçildi.

Program, aile fotoğrafı çekimi ve belgeselin çekim sürecinden oluşan fotoğraf sergisinin gezilmesiyle sona erdi.

“TİKA ve Geçmişten Gelen Diğerkâmlık Geleneği” başlıklı sunumda Türkiye’nin kalkınma yardımlarındaki insani vizyonu anlatıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Serkan Kayalar, Genç Memur-Sen tarafından düzenlenen “Bir Konu Bir Konuk” programına konuk oldu. Gençlerle samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Kayalar, “TİKA ve Geçmişten Gelen Diğerkâmlık Geleneği” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Programda konuşan Serkan Kayalar, TİKA’nın küresel ölçekte yürüttüğü kalkınma iş birliği projelerini, Türkiye’nin insani yardım anlayışı çerçevesinde değerlendirdi. Osmanlı’dan bugüne uzanan yardım ve dayanışma kültürüne vurgu yapan Kayalar, Türkiye’nin bu tarihi mirası modern diplomasiyle harmanlayarak dünya genelinde nasıl bir etki oluşturduğunu genç katılımcılara aktardı.

“TİKA’nın çalışmaları sadece yardım değil; aynı zamanda kardeşlik, dayanışma ve sürdürülebilir kalkınma odaklıdır. Biz, geçmişin değerleriyle geleceği inşa etmeye çalışıyoruz,” diyen Kayalar, gençlerin uluslararası sorumluluk bilinciyle yetişmesinin önemine dikkat çekti.

Gençlerden Yoğun İlgi

Katılımcı gençler, TİKA’nın sahada yürüttüğü projelere dair merak ettikleri soruları yöneltirken, Türkiye’nin yurt dışındaki kalkınma faaliyetlerine dair yeni bilgiler edindi. Program, gençlerin kamu diplomasisi, gönüllülük ve küresel insani yardım konularında farkındalık kazanmasına katkı sağladı.

Etkinlik sonunda Genç Memur-Sen temsilcileri, TİKA Başkanı Serkan Kayalar’a katkılarından dolayı teşekkür ederek, bu tür buluşmaların gençler için ilham verici olduğunu ifade etti.

Program aile fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Tanzanya’da afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini güçlendirmeye yönelik kapsamlı bir eğitim programına imza attı. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Muhimbili Sağlık ve İlgili Bilimler Üniversitesi (MUHAS) iş birliğiyle yürütülen program, 2025 yılı itibarıyla ülke genelinde etkisini artırarak devam ediyor.

Zanzibar’dan Başlayan Eğitim Seferberliği

Eğitim programının ilk etabı, 5–9 Mayıs 2025 tarihleri arasında Zanzibar’da gerçekleştirildi. Bölgenin turizm kaynaklı özgün riskleri göz önünde bulundurularak planlanan bu ilk aşama, “Zanzibar Sağlık Haftası” kapsamında organize edildi. Katılımcılara hem teorik bilgiler hem de uygulamalı modüllerle afet anında hızlı ve etkili müdahale teknikleri aktarıldı. Ayrıca, sağlık kurumları arasında eşgüdümün önemi uygulamalı senaryolarla pekiştirildi.

Dodoma’da Ulusal Ölçekte Kurumsal Koordinasyon Tatbiki

Zanzibar’daki başarılı uygulamanın ardından programın ikinci aşaması 12–16 Mayıs tarihleri arasında başkent Dodoma’da düzenlendi. Bu etapta 26 sağlık personeli ve 6 arama-kurtarma uzmanı kapsamlı bir eğitime tabi tutuldu. Tatbikatlı eğitim sürecinde, ülkede henüz mevcut olmayan merkezi telsiz sistemini simüle eden bir iletişim altyapısı kurularak sağlık, itfaiye ve emniyet birimlerinin senkronize çalıştığı bir acil durum senaryosu başarıyla uygulandı.

“Bilginin Toprakla Bütünleştiği Bir Dönüm Noktası”

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Proje Koordinatörü Dr. Mustafa Küçük, Dodoma’daki kapanış programında yaptığı konuşmada programın ulaştığı olgunluk düzeyine dikkat çekti:

“Bugün burada bizleri bir araya getiren bu program, Türkiye’nin insan odaklı kalkınma vizyonunun sahadaki somut yansımasıdır. Bilginin yerel ihtiyaçlara göre uyarlanması ve sürdürülebilir şekilde yaygınlaştırılması en büyük başarımızdır. Eğitilen Tanzanyalı uzmanlar artık kendi ulusal eğitim süreçlerine liderlik etmektedir.”

Dr. Küçük, programın yalnızca Tanzanya ile sınırlı kalmayıp, bölgedeki diğer Swahili konuşan ülkelere de yayılabilecek kapasitede olduğunu belirtti.

TİKA: “Bu Program, Ortak Aklın ve Kararlılığın Ürünü”

TİKA Tanzanya Koordinatörü Filiz Şahinci, eğitim haftası sonunda yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Bu anlamlı haftada sizlerle birlikte olmak büyük bir mutluluktu. Eğitim süresince sergilenen koordinasyon, iş birliğinin ve hazırlıklı olmanın hayat kurtarıcı rolünü hepimize bir kez daha gösterdi. Bu program, Tanzanya’nın daha dirençli bir yapıya kavuşması yolunda stratejik bir adımdır.”

Tanzanya Sağlık Bakanlığı’ndan Türkiye’ye Teşekkür

Kapanış törenine katılan Tanzanya Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Godwin Mollel ise programın insan kaynağına yaptığı katkıyı şu sözlerle övdü:

“Sağlık altyapısını geliştirmek sadece cihaz ve teknolojiyle sınırlı değildir. En ileri teknolojiler bile nitelikli insan gücü olmadan anlamını yitirir. Bu program, Tanzanya’nın bilgiye dayalı kalkınmasında kritik bir rol oynamaktadır.”

Dr. Mollel, eğitimlerin ülke geneline yayılacak olmasının “hazır bulunuşluk kültürünü” ulusal ölçekte yerleştirmek açısından son derece kıymetli bir adım olduğunu vurguladı ve Türkiye’ye teşekkür etti.

Birlikte Daha Sağlıklı ve Dirençli Bir Geleceğe

TİKA’nın Tanzanya’da yürüttüğü bu stratejik eğitim programı, sadece bilgi aktarımı değil; aynı zamanda kurumsal dayanıklılık, yerel kapasite inşası ve uluslararası iş birliği kültürünün güçlendirilmesine yönelik örnek bir girişim olarak öne çıkıyor. Türkiye ve Tanzanya, insan merkezli ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu çerçevesinde bölgesel dayanışmayı büyütmeye kararlı adımlarla devam ediyor.