Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleri ve Ankara Kulübü Derneğinin katılımıyla Kırgızistan’ın Oş kentinde “Uluslararası Dünya Halkları Kültür Festivali” ve Kara-Kırgız Özerk Bölgesi’nin kuruluşunun 100. Yılı kapsamında düzenlenen “2. Uluslararası Dans Festivalleri” tamamlandı.
TİKA’nın desteğiyle, Sihirli Keçe Vakfı organizatörlüğünde ve Ankara Kulübü Derneği’nin katılımıyla “Uluslararası Dünya Halkları Kültür Festivali / Yarışması”, Kırgızistan’ın Oş şehri ve Isık-Göl bölgesinde 1-10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirildi. Festival kapsamında düzenlenen yarışmalara; Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Karakalpakistan, Romanya ve Hindistan’dan olmak üzere 250’den fazla yarışmacı katıldı.
Isık Göl’nün kıyısındaki merkezde düzenlenen festivalin organizasyon ortağı Ankara Kulübü heyetine başkanlık eden Genel Başkan Dr. Metin Özaslan, “Tarihten gelen ortak kültür ve yakınlık doğrultusunda düzenlenen ve Ankara Kulübü olarak yer aldığımız festival çerçevesinde bir araya geldiğimiz kardeş ülkeler ile güçlü kültürel bağların kurulmasının yanı sıra sosyoekonomik işbirliğinin geliştirilmesine zemin hazırlayan organizasyona katkı sağlamaktan ve etkinlik kapsamında Ankara’mızın tarihi kültürel değeri Ankara Kulübü’müzün seymen ve bacıerenlerinin gösterimi ile ülkemizi temsil etmekten dolayı duyduğumuz memnuniyeti belirtmek isterim. Uluslararası Dünya Halklarının Kardeşliği Festivali vesilesiyle dost, kardeş ve akraba ülkelere yönelik olarak yaptığı çalışmalarla ve sürdürdüğü hizmetlerle her zaman takdir toplayan ve Kırgızistan’da kardeş ülkelerin kültürlerini sergileme ve tanıtma fırsatı bulduğu bu festivalin gerçekleşmesi yönünde sağladıkları destek ve katkılardan dolayı TİKA ile ev sahibi konumunda bulunan kardeş ülke Kırgızistan’a sergiledikleri gayretli misafirperverlikten ve bu eksende festivale katılım gösteren ortak dil, din, kan bağı, tarih ve kültüre sahip ülkelere, bütün kültür sanat paydaşlarımıza da teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
TİKA Kırgızistan Koordinatörü Mehmet Bodur ise; TİKA’nın Kırgızistan’da 30 yıldan fazladır faaliyette olduğunu; eğitim, sağlık, tarım, kültür ve turizm gibi alanlar başta olmak üzere 1000’den fazla proje ve faaliyeti hayata geçirdiklerini belirtti. Isık Göl ve Oş’ta TİKA’nın katkıları ve Ankara Kulübü Derneği’nin katılımıyla gerçekleşen festivale destek olmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Bodur, TİKA olarak kültürel zenginliğe yönelik desteklerinin devam edeceğini belirtti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA), İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ve Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü iş birliğinde Moğolistan’ın Tuul Vadisi’nde yürütülen kazı çalışmalarındaki alanın Dokuz Oğuzlar’ın yaşadığı ve Göktürkler ile savaştığı “Togu Balık” kenti olduğu kanıtlandı.
İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden akademisyenler, Moğolistan’da ortak kazı yapmayı içeren protokol kapsamında, TİKA desteğiyle çalışmalara başladı.
Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtlarında da adı geçen Dokuz Oğuzlara (Uygurlar’ı kuran boylar) ait Togu Balık kenti olduğu düşünülen, Moğolistan’ın Tuul Vadisi’ndeki yerleşim yeri kalıntılarında gerçekleştirilen ortak kazı çalışmalarında 30 kişilik ekip görev aldı.
Yürütülen çalışmalarda eski Türklerin inanç, ölü kültü, şehircilik gibi konularda geliştirdikleri yaşam şekilleriyle ilgili detaylı bilgilere ulaşılması hedefleniyor.
Araştırma, Tuul Nehri’nin iki yakasındaki şehir kalıntıları ve buraları çevreleyen Mayhan, Tömst ve Agit dağlarını kapsayan 100 kilometrekarelik alanda gerçekleşiyor.
“Eski Türklerden kalma sayısız kültür varlığı var”
Kazı projesinin sorumlusu İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, pek çok Türk devlet ve topluluğuna ev sahipliği yapan, Türkler için kutsal kabul edilen Ötüken’in de bulunduğu Moğolistan topraklarında eski Türklerden kalma şehir harabeleri, anıt mezar kompleksleri, kurganlar ve petroglifler başta olmak üzere sayısız kültür varlığı bulunduğunu belirtti.
“Togu Balık olduğunu ispat edecek buluntulara ulaştık”
Hedeflerinin Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtlarında adı geçen, bugüne kadar yeri tespit edilemeyen Togu Balık’ı gün yüzüne çıkarmak olduğunu söyleyen Doğan, şunları kaydetti:
“Tarihi kaynaklarda adı geçen ancak neresi olduğu bugüne kadar tam olarak tespit edilemeyen Togu Balık, bilinen Uygur şehirlerinden çok daha eski. Bu şehrin gün yüzüne çıkarılıp kazılması Uygurlar’ın yerleşik yaşamına dair bulgularımızı en az 100 yıl geriye götürecek. Çalıştığımız alanla ilgili uzun zaman yüzey araştırmaları ve literatür taraması yaptık. Bazı çalışmalarda bölgede Uygur dönemiyle ilişkilendirilebilecek buluntulardan bahsedilmiş, ancak detaylandırılamamıştı. Biz bu bölgenin Togu Balık olduğunu ispat edecek buluntulara ulaşmayı başardık. Kazı çalışması yaptığımız bir bina kalıntısında binaya ait olduğu kesinleşen Uygur seramiklerine ulaştık. Ekibimizdeki Türk ve Moğol arkeologlar bu konuda hemfikir. Biz artık net olarak burası Dokuz Oğuzlar’ın Togu Balık şehri diyebiliyoruz. Bize göre çok önemli bir keşif. Bu, Türklerin yerleşik hayata geçişine dair yeni bilgilere ulaşılmasını sağlayacak.”
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Cavad Han Tarih ve Kültür Vakfı organizasyonunda Göygöl bölgesindeki Sarıyal Han Yaylasında düzenlenen festivale, Azerbaycan’ın yanı sıra Türk Dünyasının farklı coğrafyalarından folklor sanatçıları ve geleneksel sporcular katıldı.
İlki 2019 yılında Gedebey’de gerçekleştirilen ve bu yıl 3.’sü Göylgöl bölgesinde düzenlenen Milli Yayla Festivali’nin açılışı yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi.
Kurulan Türk motifli çadır yurtlardan oluşan Etno Kasaba’da düzenlenen açılış töreni, temsili Dede Korkut ve Gence Hanı Cavad Han’ın selamlamasıyla başladı.
Ziyaretçiler, Etno Kasaba’da kurulan yayla pazarını, zanaatkârlar köşesini, han çadırını ve halı sergisini ederken, Türk dövüş sanatı olan “Alpagut” gösterisini izleme fırsatı buldular.
Festivallin açılışında konuşan Göygöl Valisi İbrahim Mustafayev, büyük Türk kültürünün öğelerinin sergilendiği bu büyük etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutlu olduğunu ifade etti.
TİKA Koordinatörü Hayrettin Özçelik ise konuşmasında, Türk Dünyasında kültürel ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayan çalışmaların TİKA tarafından her zaman desteklendiğini kaydetti.
Açılış konuşmalarının ardından TİKA’nın destekleriyle Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Macaristan, Gürcistan, Romanya, Pakistan, Rusya ve İran’dan festivale katılan ozan ve âşıklar, folklor ve geleneksel milli dansçıların gösterileriyle zengin konser programı düzenlendi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Ulusal Tarım Araştırmaları Merkezi bünyesinde kurulan “Arıcılık Laboratuvarı ve Bahçe Bitkileri Gözlemevi” düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Açılış törenine T.C. İslamabad Büyükelçisi Prof. Dr. Mehmet Paçacı, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, Pakistan Tarım Araştırmaları Konseyi Başkanı Dr. Ghulam Muhammad Ali, TİKA İslamabad Koordinatörü Muhsin Balcı ve Enstitü çalışanları katıldı.
Pakistan Ulusal Tarım Araştırmaları Merkezi Bahçe Bitkileri Araştırma Enstitüsü bünyesinde kurulan “Gözlemevi” ile birlikte, yeni meyve çeşitlerinin tanıtılması, potansiyel meyvelerin kitlesel ölçekte çoğaltılması ve yenilikçi ürünlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılması hedefleniyor.
T.C. İslamabad Büyükelçisi Prof. Dr. Mehmet Paçacı açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye-Pakistan ilişkilerinin yakın dostluk ve kardeşlik temelinde geliştiğini belirterek “TİKA ile Tarım Araştırmaları Konseyinin Pakistan’daki iş birliğinin verimli sonuçlarını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Bu ortaklık, tarımsal araştırma ve geliştirmenin ilerletilmesinde etkili olmuş ve Pakistan’da tarım sektörünün büyümesine ve sürdürülebilirliğine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur” ifadelerini kullandı.
TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, “Bal arıcılığının Pakistan’da geliştirilmesine yönelik işbirliğinin 2017 yılından beri devam ettiğini belirterek, Enstitü bünyesinde kurulan laboratuvarlar ile kurumsal kapasitesinin artırılması ve arıcılık ürünlerinin çeşitlendirilmesi hedeflenmektedir. Diğer taraftan, yapımı tamamlanan Gözlemevinde toplanan ve analiz edilen veriler, iklim dirençli bahçe bitkileri uygulamalarının geliştirilmesi, optimal ekim zamanlarını belirlenmesi, su kaynaklarını daha verimli yönetilmesi ve etkili kontrol önlemleri uygulanmasına yardımcı olacak, Pakistan’ın bahçe bitkileri sektörünün genel verimliliğine ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunacaktır. Bu başarıyı kutlarken, TİKA’nın Pakistan’daki tarımsal kalkınmayı destekleme konusundaki bağlılığını yinelemek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Pakistan Tarım Araştırmaları Konseyi Başkanı Dr. Ghulam Muhammad Ali yaptığı konuşmada, “Pakistan’ın tarımdan elde ettiği gayri safi milli hasıla içerisinde bahçecilik ve meyve üretimi %12 oranında önemli bir paya sahiptir. Verimli tarım arazilerine ve zengin iklim koşullarına sahip olan Pakistan’da yaklaşık 750.000 hektarlık alanda üretilen meyve-sebze ve çeşni bitkilerinin yaklaşık 6.9 milyon tonu iç piyasa için ayrılırken yaklaşık 700 bin tonluk bölümü çeşitli ülkelere ihraç edilmektedir. Bununla birlikte bitkisel gen kaynaklarına yönelik yeterli çalışma yapılamaması nedeniyle sağlıklı ve sertifikalı fidan üretimi noktasında karşılaşılan çeşitli bitki hastalıkları ve enfeksiyonlar nedeniyle toplam üretim ve tarım sektöründen elde edilen gelir önemli ölçüde azalmaktadır. TİKA’nın kurduğu Gözlemevi ile birlikte, hastalıklı gen kaynaklarının tespit ve imha edilmesi yoluyla genetik olarak saf ve sağlıklı fidanların yetiştirilmesine katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Rawalpindi Hayvancılık Müdürlüğü bünyesinde kurulan “Evcil Hayvan Kliniği” düzenlenen törenle açıldı.
Rawalpindi Evcil Hayvan Kliniğinin açılış törenine TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, Pakistan Veteriner Konseyi Başkanı Prof. Mesud Rabbani, TİKA İslamabad Koordinatörü Muhsin Balcı, Rawalpindi Hayvancılık Müdürü Dr. Naveed Seher ile klinik çalışanları katıldı.
TİKA Başkan Yardımcısı Yorulmaz, Evcil Hayvan Kliniğinin açılışında duyduğu memnuniyeti dile getirerek, veteriner sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesinin sadece hayvanların refahı için değil, aynı zamanda halk sağlığı için de önemini vurguladı.
Yorulmaz “Klinik, evcil hayvanların karşılaştığı çeşitli sağlık sorunlarını ele almayı ve önleyici bakım sağlamayı amaçlayarak genel sağlık ekosistemine katkıda bulunacaktır” ifadelerini kullandı.
Pakistan Veteriner Konseyi Başkanı Rabbani, ikiz şehirler olan İslamabad ve Rawalpindi’de kamuya ait ilk evcil hayvan kliniğini olduğunu belirterek “Ulaşılabilir ve uygun fiyatlı veteriner hizmetleri sunarak, klinik sorumlu evcil hayvan sahipliğini teşvik etmek ve evcil hayvanların yaşam kalitesini artırmakta önemli bir rol oynayacaktır.” dedi.
Rabbani, evcil hayvan sahiplerinin temel sağlık hizmetlerinden faydalanmak için yüksek ücretler talep eden özel veteriner klinikleri tercih etmediğini belirterek yetkili özel veterinerler yerine uzman olmayan kişilerce yapılan tedavilerde evcil hayvanlara yönelik ciddi sağlık riski oluştuğu ve her gün birçok hayvanın tıbbi bakım sağlanamadığı için kazalara ve yaralanmalara maruz kaldığını kaydetti.
Rabbani, TİKA’nın hayvancılık alanındaki etkin projelerinden dolayı Türk Halkına teşekkür ederek önümüzdeki günlerde kliniğin ortalama günlük 70-80 evcil hayvana hizmet sunacağını sözlerine ekledi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi iş birliğinde düzenlenen “Uluslararası Farmasötik Bilimler Sempozyumu’nun 14.sü gerçekleştirildi.
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bünyesinde TİKA ve TÜBİTAK katkısıyla gerçekleştirilen 14. ISOPS Sempozyumu, analitik kimya, biyokimya, biyoteknoloji, farmakoloji, farmasötik teknoloji, farmasötik kimya, farmasötik toksikoloji, farmakognozi, farmasötik botanik, farmasötik mikrobiyoloji, klinik eczacılık, eczacılık tarihi ve yönetimi, fitoterapi, kardiyovasküler yaşlanma, SGLT2 inhibitörleri, doğal ürünlerin güvenliği ve klinik çalışmaları, antibiyotik direnci ve mikrobiyom, genetik, moleküler ve hücresel toksikoloji, biyosensörler, kiralite, eczane uygulamaları, ilaç taşınmasında güncel yaklaşımlar, hücresel ve moleküler biyokimya, kanser biyokimyası, yaşlanma karşıtı bitkisel ürünler, etnobotanik gibi birçok farklı alandaki yeni ve güncel gelişmeleri paylaşmak üzere ulusal ve uluslararası alanda uzman isimleri bir araya getirdi.
22 ülkeden (ABD, Almanya, Arjantin, Avusturya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Çekya, Estonya, Fransa, Gürcistan, Hırvatistan, İngiltere, İrlanda, İspanya, İtalya, Kazakistan, Malta, Macaristan, Özbekistan, Portekiz, Sırbistan, Türkiye) 499 bilim insanının katıldığı sempozyum; Türk ve yabancı bilim insanları arasındaki iş birliğini arttırarak yurt içi ve yurt dışı ortak projelere zemin hazırlamak ve genç araştırmacıları bilimsel etkinliklere katılmaları konusunda teşvik etmeyi hedefliyor.
Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan gibi Türk dünyasından gelen katılımcılarla bir araya gelinerek bilimsel iş birliklerinin de planlandığı ISOPS-14’de, Türk dünyasında ortak kongrelerin ve projelerin gerçekleştirilebilmesi için de gerekli olan temeller atıldı.
Bilimsel etkinliklerin yanı sıra sempozyum kapsamında üniversite, sanayi ve kamu iş birliğini artırmaya yönelik olarak akademinin, ilaç endüstrisinin ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) yöneticilerinin yüksek katılım gösterdiği “Üniversite-İlaç Sanayi-Kamu Bakışı ile Yenilikçi İlaçlar” başlıklı panel düzenlendi.
Katılımın yüksek olduğu panelde halihazırdaki uygulama ve gereksinimler ele alınarak çözüm önerileri üzerinde duruldu.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Anadolu Ajansı (AA) ve Polis Akademisi iş birliğiyle savaş, afet ve olağanüstü hallerde görev yapacak muhabirlerin yetiştirilmesi amacıyla, 10’u AA personeli, 15’i farklı ülkelerden 25 kursiyerin katıldığı “25. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi” başladı.
Yeni dönem eğitiminin başlaması dolayısıyla Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü’ndeki AAtölye’de tören düzenlendi.
AA Akademi ve Yayın Koordinatörü Yahya Bostan, büyük çatışmaların sadece ordular arasında yaşanmadığını, sivilleri, çocukları, kadınları ve gazetecileri de etkilediğini söyledi.
Bostan, sivil toplum örgütü verilerine göre, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 16 gazetecinin, İsrail’in saldırısı altındaki Gazze’de ise bugüne kadar 150’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini dile getirdi.
Gazze’de hayatını kaybeden gazetecilerin arasında AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın da bulunduğunu bildiren Bostan, şöyle konuştu:
“Oradaki gazeteci arkadaşlarımız çok zor şartlar altında çalışıyorlar. İsrail’in saldırısında bir arkadaşımızın 4 çocuğu hayatını kaybetti, onları toprağa verdi, sonra tekrar işinin başına döndü ve orada yaşananları dünya kamuoyuna duyurmaya AA aracılığıyla devam etti.
Çatışmaların daha da derinleşmesi ve yayılma riskinin olması, uluslararası hukukun da devreden çıkmasıyla gazetecilerin artık korunaksız hale gelmesi, bu eğitimi çok önemli hale getiriyor. Biz bu eğitimi, bu yüzden çok önemsiyoruz. Özellikle bugün çok önemli bu eğitim. Sizin can güvenliğinizi çok önemsiyoruz. Olası bir çatışma ve afet anında can güvenliğinizi koruyabilin, mesleğinizi güvenli bir şekilde yapabilin istiyoruz.”
Yahya Bostan, eğitime, 10’u AA personeli, diğerleri çeşitli ülkelerden ve Türk Haber Ajansları Birliği çalışanlarından oluşan 25 kursiyerin katılacağını belirtti.
Bugüne kadar 533 yerli ve yabancı gazetecinin Savaş Muhabirliği Eğitimi aldığını bildiren Bostan, TİKA ve Polis Akademisine katkılarından dolayı teşekkür etti.
– Gazetecilere hayatta kalma becerileri
TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Dairesi Başkanı Uğur Tanyeli de kursiyerlere, TİKA’nın çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Polis Akademisinin, eğitimde gerçeğe çok yakın savaş ve çatışma ortamlarını simüle ettiğini belirten Tanyeli, farklı branşlarda verilen eğitimlerle gazetecilere hayatta kalma becerileri kazandırılmasının amaçlandığını anlattı.
Bir gazetecinin çektiği görüntünün savaşın seyrini değiştirebildiğini dile getiren Tanyeli, “Basın mensupları da çatışmaların son bulması, barışın tesisi konusunda birinci elden ürettikleri içeriklerle katkıda bulunuyor. Dolayısıyla bu eğitimin ana fikri de savaş koşullarında eğitimlerinizi yaparken, mesleklerinizi icra ederken hayatta kalıp oradan içerik üretmeye devam etmeniz.” diye konuştu.
Polis Akademisi Başkan Yardımcısı 1. Sınıf Emniyet Müdürü Doç. Dr. Ufuk Ayhan, savaşın, ülkelerin içini boşalttığını, ülkelerin değerlerini yok ettiğini, artık orduların değiştiğini ve dijitalleşmeye evrildiğini söyledi.
Ayhan, kursiyerlerin zaman zaman eğitimlerde zorlanacağını ancak bu eğitimin mesleki anlamda kendilerine çok katkısı olacağını belirtti.
Habercilikten kişisel güvenliğe, savaş hukukundan ilk yardıma, ileri sürüş tekniklerinden suda hayatta kalmaya, kimyasal ve biyolojik saldırılardan olağanüstü durumlarda medya yönetimine kadar 26 ayrı dersin verileceği eğitimler, 12 gün sürecek.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Gambiya Silahlı Kuvvetleri Eğitim Okulu “Atatürk Kütüphanesi” yenilenerek düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Gambiya Silahlı Kuvvetleri Eğitim Okulu Atatürk Kütüphanesi, Türk Askerinin Fajara’da bulunan Eğitim Okuluna 1991 yılında ilk konuşlanması ile birlikte kurulmuştu. Geçen yıllar içerisinde, özellikle nemli iklimin de etkisiyle mevcut kütüphane kullanılamaz duruma gelmişti. TİKA tarafından Gambiya Silahlı Kuvvetleri Eğitim Okulu’nda Türkçe eğitimi alan Gambiya Ordusu askerlerinin rahatlıkla kitap okuyacakları bir ortam oluşturmak amacıyla kütüphanenin tadilatı yapılarak mobilya ve kütüphane rafları temin edildi.
Projenin açılış törenine T.C. Banjul Büyükelçisi F. Türker Oba, Gambiya Savunma Bakanı Müsteşarı Rohey Bittaye Darboe, Gambiya Genel Kurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürü General Lamin K. Sanyang TİKA Banjul PKO Koordinatörü Şule Bayar, Askeri Danışman Kurmay Albay Anıl Aksoy ile askerler ve basın mensupları katıldı.
Bu proje ile Türkiye-Gambiya askeri ve ikili ilişkilerinin güçlenmesine ve Gambiya Silahlı Kuvvetlerinin personelinin bireysel gelişimine katkı sağlanması amaçlandı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) destekleri ve Türkiye ile Kuzey Makedonya İzcilik Federasyonu ve Kalkan İzcilik Kulübü iş birliğinde; Kuzey Makedonya, Türkiye, Arnavutluk, Kosova, Karadağ, Sırbistan (Sancak) ve Bosna Hersek’ten 300 izcinin katılımıyla “Uluslararası İzcilik Yaz Kampı”nın açılışı gerçekleştirildi.
TİKA’nın destekleri ile Türkiye İzcilik Federasyonu ve Kuzey Makedonya merkezli Kalkan İzcilik Kulübü tarafından 25-27 Haziran 2024 tarihleri arasında Ohri şehrinde bu yıl 14’üncüsü düzenlenen kamp, Balkan coğrafyasında farklı dillere ve kültürlere sahip gençler arasında dayanışma ve birlikteliği artırmakta.
Kampın açılış törenine TİKA Üsküp Koordinatörü Mehmet Bayrak, Kalkan Derneği İzcilik Kulübü Başkanı Cengiz Destan, Türkiye İzcilik Federasyonu Başkanı Hasan Dinçer Subaşı ve Kuzey Makedonya İzcilik Federasyonu temsilcileri ile ülkedeki Türk kurum ve kuruluşların temsilcileri ve Türkiye ve Balkan ülkelerinden gelen 300 izci katıldı.
Kalkan Derneği İzcilik Kulübü Başkanı Cengiz Destan konuşmasında tüm izcilerin bugün kardeşçe farklı izcilik etkinlikleri düzenlediklerini ifade ederek, “Farklı bölgelerden farklı milletlerden izciler kardeşçe, hatta birbirlerinin dillerini bilmeden bile ortak bir amaç için mücadele ettiler. Bu bile böyle bir organizasyonun düzenlenmemesinin ne kadar önemli olduğunun göstergesi oldu. 14 yıldır bu kampın yapılmasında en önemli desteği veren TİKA’ya teşekkür etmek istiyorum” dedi.
Türkiye İzcilik Federasyonu Başkanı Hasan Dinçer Subaşı, “Gördüğünüz gibi insanların gönüllerinin sınırları topraklarının sınırlarıyla sınırlı değilmiş. Aynı gönlü konuşuyoruz. Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın. Buralara kadar geldiğiniz için çok teşekkür ediyoruz.” ifadesini kullandı.
TİKA Üsküp Koordinatörü Mehmet Bayrak ise yaptığı konuşmada, kurum olarak Türkiye’nin dostluk elini bölgeye ulaştırmaya çalıştıklarını belirterek, “Bugün burada aynı dili konuşmasa da aynı hisleri taşıyan genç izci kardeşlerimiz ortak çadırları kullanıyor, ortak sofraları paylaşıyor. Dolayısı ile Kuzey Makedonya Uluslararası İzcilik Kampı farklı dillere ve kültürlere sahip gençlerin arasında dayanışma ve birlikteliği artırarak Balkan coğrafyasındaki birlik ve beraberliğin güçlendirilmesine yönelik önemli bir hizmet sunuyor.” ifadelerini kullandı.
Tören, Kalkan İzcilik Kulübü tarafından katılım sağlayan misafirlere ve medya temsilcilerine plaket takdim edilmesi ile son buldu.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Somali’de tarımsal kalkınmayı desteklemek için Kaabe Çiftçi Kooperatifine zirai ilaçlar, gübre ve patates tohumu temin edilerek sulama sistemi kuruldu.
Somali’de ithal ve pahalı bir ürün olan patatesin yerel üretimini teşvik etmek amacıyla başlattığı pilot proje ile başarılı sonuçlar alan Kaabe Çiftçi Kooperatifi, ülkede patates yetiştiriciliği konusunda önemli bir rol oynuyor.
Türkiye’de ziraat eğitimi almış kişiler tarafından kurulan Kaabe Çiftçi Kooperatifi, TİKA tarafından sağlanan destek sayesinde ülkemizde kazandıkları bilgi birikimi ile hem bölgede tarımsal çeşitliliğin artırılması, gıda güvenliğinin sağlanması ve yerel üretimin cazip hale getirilmesini hem de yerel çiftçilerin gelir düzeylerinin iyileştirilmesini amaçlıyor.
Kooperatifin ithal ürünler ile aynı kalitede ürün alınan pilot projesi sonrasında 4 hektar arazide yapacağı patates üretimi için TİKA tarafından zirai ilaçlar, gübre, yemeklik ve kızartmalık patates tohumları ve modern sulama sistemi desteği verildi.
TİKA tarafından gerçekleştirilen proje, Türkiye-Somali iş birliğini güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Somali’nin tarımsal potansiyelinin etkin bir şekilde değerlendirilmesini ve sürdürülebilir tarımsal büyümeyi de teşvik ediyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği (TARD) ve Kemik ve Eklem Cerrahisi Derneği iş birliğinde Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te “4. Türk Dünyası Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi” düzenlendi.
5-8 Haziran tarihleri arasında Bişkek’te TİKA’nın destekleri ile Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği (TARD) ve Kemik ve Eklem Cerrahisi Derneği ile Kırgızistan Anesteziyoloji Derneği iş birliğinde düzenlenen kongreye; Türkiye ve Kırgızistan’ın yanı sıra, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Bosna Hersek ve Kosova ile özerk Türk Cumhuriyetlerinden çok sayıda bilim insanı katılım sağladı.
“Travma, Artroplasti, Ortopedik Anestezi, Omurga, Kıkırdak Yaralanmaları, Psödoartroz Cerrahisi, Çocuk Ortopedisi, Ortopedik Onkoloji, Artroskopi” gibi ana konuların ele alındığı kongre kapsamında, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 6 öğretim üyesi ile Kırgızistanlı 2 uzman ve 2 asistan eğitmen tarafından “Ultrason Kılavuzluğunda Rejyonal Anestezi” eğitimi de verildi.
Özellikle son yıllarda popülerlik kazanan ve son 10 yılda kullanımı hızla artan “Ultrason Kılavuzluğunda Rejyonal Anestezi”, hasta bakımını iyileştirme, hastanede kalış süresini kısaltma ve genel anestezi sırasında atmosfere salınan anestezik gazların çevresel etkilerini azaltma konusunda önemli faydalar sağlıyor.
80 anestezi uzmanının katıldığı eğitimlerde teorik oturumların ardından katılımcılar dört gruba ayrılarak uygulamalı ultrasonografik anatomi eğitimleri aldı. Eğitim kapsamında katılımcılar kongre süresince, farklı hastanelerde hazırlanan hastalar üzerinde ağrısız doğum, spinal anestezi, epidural anestezi ve periferik sinir blokları gibi çeşitli uygulamalar gerçekleştirdi.
Kongre, başta Kırgızistan’daki sağlık çalışanları olmak üzere katılımcı ülkelerdeki sağlık çalışanlarının mesleki bilgi ve deneyimlerini artırmayı, alandaki yeniliklere hâkim olmalarını ve ülkeler arasındaki sağlık iş birliğini geliştirmeyi amaçladı.
TİKA’nın destekleri ile Bişkek’te gerçekleştirilen kongreye kapsamında ayrıca Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği (TARD) eğitim takımı tarafından “Ortopedik Anestezi ve Ağrı Yönetimi” eğitimi de verildi. Türk Dünyası’ndan katılan ortopedistler ve Kırgız anestezi uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen eğitim, her iki tıp disiplini arasındaki iletişim ve iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mesleki bilgi paylaşımı sağladı.
TİKA’nın destekleri ile Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği (TARD) ve Kemik ve Eklem Cerrahisi Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen kongre Kırgızistan Sağlık Bakanlığı ve tıp mensupları tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Etkinlikler, Türkiye ve Kırgızistan arasında sağlık alanında geleceğe yönelik bilimsel ve akademik iş birliklerinin temellerinin atılmasına da olanak sağladı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Tacikistan Atletizm Federasyonu’nun altyapısına katkı sağlamak amacıyla çekiç, disk, gülle ve cirit atma sporlarında kullanılan ülkedeki tek çekiç ve disk atma kafesini yenileyerek çevre düzenlemesini gerçekleştirildi.
Fiziksel Eğitim ve Spor Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen açılış törenine T.C. Duşanbe Büyükelçisi Umut Acar, Tacikistan Atletizm Federasyonu Başkanı Dilşod Nazarov, Üniversite Rektörü Muhammadşo Abdullozoda, TİKA Duşanbe Koordinatörü İbrahim Ethem Ünal ve eğitim alan sporcular katıldı.
TİKA’nın desteklerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Atletizm Federasyonu Başkanı Dilşod Nazarov, Tacikistan’da gençleri spora teşvik etmek için her türlü işbirliğine açık olduklarını ifade etti. T.C. Duşanbe Büyükelçisi Umut Acar ise Tacikistan’da okullar arasında spor müsabakaları düzenlenmesinin gençleri spora teşvik etmek açısından faydalı olacağını belirterek TİKA ile birlikte Türkiye olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti.
Çekiç atma branşında 2016 Rio Olimpiyatlarında dünya şampiyonu olan Tacik sporcu Dilşod Nazarov’un antrenörlüğünü yaptığı sporcular arasında bu yıl Paris’te gerçekleştirilecek olimpiyatlara hazırlanan Türk kadın sporcu Kıvılcım Kaya da yer alıyor. Sporcular TİKA tarafından yenilenen merkezde antrenmanlarına devam etmekte.
Tacikistan Atletizm Federasyonu ülkede sporu ve atletizmi geliştirmek, yetenekli sporcuları keşfetmek ve sporcular için kaliteli altyapı sağlamak amacıyla faaliyetlerini yürütmektedir. TİKA’nın destekleriyle daha kaliteli bir altyapıya kavuşan Atletizm Federasyonu Tacik gençlerin spora teşvik edilmesinde önemli rol oynamaktadır.