Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) koordinasyonunda Batum Enfeksiyon Hastalıkları Hastanesi çalışanlarına enfeksiyon hastalıkları tedavisi konusunda Türk uzmanlar tarafından eğitim verildi.

TİKA desteğiyle Batum Enfeksiyon Hastalıkları hastanesinde çalışan enfeksiyon uzmanları, radyologlar, laboratuvar uzmanları ve hemşirelerden oluşan 35 sağlık personeline Türk uzmanlar tarafından eğitim verildi.

Program kapsamında Kan alma ve taşıma standartları, Modern immünolojik çalışmalar, EUCAST- bakteriyolojideki standartlar, karın organlarının ultrason taraması, karın boşluğunun  radyografi incelemesi, modern röntgen ve ultrason cihazların kullanımı, dizanteri, göğüs boşluğunda organlarının hastalıkları, gibi konularda eğitim verildi.

Proje ile kurum personelinin modern tıbbi cihazların kullanımı ve enfeksiyon hastalıkları tedavisi konusundaki kapasitelerinin arttırılması ve Türkiye’nin sağlık alanındaki tecrübelerinin Gürcistan’la paylaşılması hedefleniyor.

Batum’da bulunan ve Acara Bölgesi ile tüm Batı Gürcistan’a hizmet veren Batum Enfeksiyon Hastanesinin tadilatı 2017 yılında TİKA desteğiyle yapılarak 50 yataklı hastane modern ve çağa uygun tıbbi cihaz ve ekipmanları ile donatılmıştı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Bağlan vilayeti Polı Humri bölgesinde Kültür İşleri Müdürlüğü işbirliğinde gerçekleştirilen kadınlara yönelik Türkçe ve meslek edindirme kursları devam ediyor.

TİKA ve Bağlan Vilayeti Kültür İşler Müdürlüğüyle işbirliğinde gerçekleştirilen kadınlara yönelik  mesleki eğitim kursları devam ediyor. Afganistan genelinde özellikle eğitim ve sağlık sektörleri olmak üzere birçok alanda önemli projeler gerçekleştiren TİKA, Bağlan Vilayeti Polı Humri İl Merkezinde kadınların sosyal statülerinin geliştirilmesi  ve aile ekonomilerine katkıda bulunmaları amacıyla  Dikiş, Nakış, ve Kuaförlük kurslarının yanı sıra Türkçe, okuma yazma ve Kuranı Kerim kursları vermeye devam ediyor.

Dikiş Kursu öğrencilerden Marina Resli, “Yaklaşık üç ay önce Bağlan yerel medyasında yayınlanan bir duyurudan  TİKA’nın kadınlara yönelik meslek edindirme kurslarını öğrendim. Bağlan Kültür İşleri Müdürlüğü işbirliğiyle açılacak kurslara müracaat ettim. Dikiş kursuna devam ediyorum. Şu an kendimi çok mutlu ve daha güçlü hissediyorum. Dikiş kursunu başarıyla bitirdiğim zaman aile bütçeme katkıda bulunabileceğim” dedi.

Narin İlcesinden kurslara katılan ve kuaförlük kursu öğrencilerden Hatice Tahiri ise “Günümüz şartlarında kadınların, kendi ayakları üzerine durabilmesi için bir mesleğinin  olması gerekmektedir. Bölgemizde  yeterli sayıda bayan kuaförü olmadığı için kuaförlük mesleğini öğrenmek ilgimi çekti. TİKA tarafından kadınlara yönelik açılan  Meslek edindirme kurslarından kuaförlük kursuna kayıt oldum. Kursu tamaladıktan sonra Narin İlçesinde güzellik salonu açmayı planlıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve TİKA  Ofisine  kadınlara meslek edindirme kursları desteği dolayısıyla teşekkür ederim”  şeklinde konuştu.

Bağlan Vilayetinde Kültür işleri Müdüdürlüğü işbirliğinde 6 ay süre ile devam edecek meslek edindirme kurslarında 300’den  fazla kursiyer faydalanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te her yıl geleneksel olarak kutlanan Nevruz Bayramı kapsamında etkinlik düzenlendi.

Etkinlik çerçevesinde katılımcılara geleneksel Özbek pilavı ikram edilirken Özbekistan ve Türkiye müzikleri dinletisi eşliğinde geleneksel folklor gösterileri düzenlendi.

Nevruz etkinliğine Türkiye Cumhuriyeti Taşkent Büyükelçisi Mehmet Süreyya Er ve büyükelçilik çalışanları ile Özbekistan Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı görevlileri, yerel yönetim temsilcileri ve TİKA yetkilileri katıldı.

Etkinlikte konuşan T.C. Taşkent Büyükelçisi Mehmet Süreyya Er, “Doğanın yeniden dirilişini, bolluk ve bereketi ile bahar mevsiminin gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramını kutlamak üzere siz değerli Özbek kardeşlerimiz ve misafirlerimizle ile bir araya gelmekten mutluyuz. Türk Dünyasının en önemli bayramlarından olan Nevruz, Orta Asya’dan Balkanlara, Ortadoğu’dan, Kafkaslara yayılan geniş bir coğrafya da binlerce yıldır kutlanmaktadır. Nevruz, bu büyük coğrafyada yaşayan haklar için aynı zamandan barışın ve kardeşliğin en önemli sembolüdür. Hepimizin aynı kökten aynı ruhtan geldiğini hatırlatan güzel bir vesiledir. İşte bu vesile ile Nevruz yemeği sofrasında bizleri bir araya getiren Yunus Recebi Mahallesi Aksakalını ve Türkiye’nin Özbekistan’daki dost eli olan TİKA Taşkent Program Koordinasyon Ofisini tebrik ediyorum.”  şeklinde konuştu.

TİKA Taşkent Program Koordinatörü Dr. Ali İhsan Çağlar da,  “Nevruz aynı zamanda Orta Asya’daki çetin kış şartlarından sonra bahara ulaşıp, hayata tutunma anlamını taşır. Bu nedenle insanlar tüm yaşam alanlarında bahara ulaşmanın sevincini hep birlikte yaşamayı bir gelenek haline getirmişlerdir. Biz de bugün burada ofisimizin bulunduğu mahalle sakinlerimiz ile birlikte bahara ulaşma ve yeniden diriliş sevincimizi hep birlikte yaşamak üzere toplandık. Birlikte nevruz aşımızı yiyip, bu yeni yılda hep işlemlerimizin ve sofralarımızın bereketli olması için dua edeceğiz, hem de yeniden dirilişin sevincini hep birlikte yaşayacağız.” dedi.  

Yunus Recebi Mahallesi Muhtarı Atham Zahidov ise, “Her yıl Özbekistan genelinde milli ve kültürel olarak kutlanmakta olan Nevruz Bayramı kutlamalarına ülkede faaliyet gösteren Türk kuruluşlarının da katılım sağlaması, dostluk ve kardeşliğin güçlenmesine katkı sağlıyor” dedi. Zahidov, Nevruz etkinlikleri kapsamında organizasyonu düzenleyen TİKA’ya ve tüm katılımcılara destekleri için teşekkürlerini iletti.

Bosna Hersek'in doğusundaki Visegrad şehrinde Mimar Sinan tarafından inşa edilen tarihi Sokollu Mehmed Paşa (Drina) Köprüsü'nün Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA) gerçekleştirilen restorasyonunun teknik kabulü yapıldı.

Osmanlı tarihinin en önemli sadrazamlarından Sokollu Mehmed Paşa'nın adını taşıyan ve ülkedeki en önemli Osmanlı miraslarından biri olan tarihi köprünün restorasyonun tamamlanması ve teknik kabulünün yapılması dolayısıyla tören düzenlendi. Törene, Bosna Hersek'teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin (RS) Çevre, İnşaat ve Ekoloji Bakanı Srebrenka Golic'in yanı sıra Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, TİKA Saraybosna Koordinatörü Ömer Faruk Alımcı ve Visegrad Belediye Başkanı Mladen Djurevic de katıldı. Büyükelçi Koç, burada yaptığı açıklamada, ortak tarih ve kültürün en güzel örneklerinden biri olan köprünün, dünya tarihi açısından da çok önemli olduğunu vurguladı. Sokollu Mehmed Paşa Köprüsü'nün yapımının bir anlamda tarihe ışık tuttuğunu kaydeden Koç, "Nesillerden nesillere aktarılan böyle bir tarihin de ayakta kalmasına olanak sağlanıyor. Aslında bu köprünün başarıyla tamamlanması, bugün teknik kabul vesilesiyle burada bulunmamız, yakın iş birliğinin ve çalışmanın bir eseri." dedi. Koç, TİKA'nın ülke genelinde 850 projeye imza attığını anımsatarak, "Yeni projeleriyle sahada etkin olarak çalışan TİKA’nın, hem kültürel mirasın ayakta tutulması hem de kalkınma ağırlıklı projelerine değinmek istiyorum. Zira bu projeler ekonomik büyümeyi de beraberinde getiriyor." diye konuştu. Köprünün aynı zamanda turizm potansiyeli olan bölgeye önemli bir katkı sağlayacağını söyleyen Koç, "Eğer diğer komşu ülkeleri düşünmezsek Bosna Hersek’e gelen turistler bakımından Türkiye birinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla bu köprü de bir cazibe merkezi oluşturacak. Hem sosyal hem ekonomik ve siyasal anlamda önemli bir projenin tamamlandığını belirtmek istiyorum." dedi.

"TİKA'nın Balkanlar'da yürüttüğü en önemli projelerden biri"

Alımcı da iki ülkenin ortak tarih mirası bu köprünün sağlamlaşmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem arz ettiğini belirterek, TİKA'nın buradaki çalışmalarının 2010'da başladığını hatırlattı. Köprüdeki eksiklikler tespit edilerek 2010'da Visegrad Belediyesi, ilgili bakanlık ve TİKA arasında iş birliği protokolü imzalandığını kaydeden Alımcı, "TİKA olarak biz köprünün onarımı içerisinde köprünün ayaklarının sağlamlaştırılması, taş tahkimatların yapılması, döşeme taşlarının yaptırılması ve yeniden düzenlenmesi, kenar taşlarının düzenlenmesi ve harç yapılarının enjeksiyonunun yürütülmesi noktasında birçok çalışma yürüttük." dedi. Alımcı, köprünün onarımı, aydınlatmanın düzenlenmesi ve hatıl taşlarının değiştirilmesi noktasında UNESCO temsilcilerinin de çok yardımcı olduğunu aktararak, "Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü'nün restorasyonu TİKA'nın Balkanlar'da yürüttüğü en önemli projelerden birisidir." diye konuştu.

Golic ise teknik kabulün gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bugünkü törenle restorasyon sürecinin resmi olarak da sona erdiğinin altını çizdi. Projenin önemine işaret eden Golic, bu köprünün restore edilmesinin tüm bölge için büyük önem arz ettiğini sözlerine ekledi. Bosna Hersek-Sırbistan sınırındaki Drina Nehri üzerine 1571-1577 yıllarında inşa edilen köprünün restorasyonu yaklaşık 5 milyon avroya mal edildi. UNESCO tarafından 2007'de Dünya Kültür Mirası Listesi'ne de alınan köprü, aynı zamanda dünya kültür mirası içinde yer alan 6 köprüden biri olarak biliniyor.

Arjantin’de gerçekleştirilen Güney-Güney İşbirliği Yüksek Düzeyli 2. Birleşmiş Milletler Konferansı’nda Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) standı büyük ilgi toplarken; genel kurul kapsamında TİKA, UNDP, SESRIC ve UNOSSC “Güney-Güney ve Üçgen İşbirliği’nde Özel Sektörün Rolü” temalı yan etkinlik düzenledi. TİKA yetkilileri ayrıca çeşitli panel ve yan etkinliklerde güney-güney ve üçgen işbirliği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

2009 yılında Kenya’nın başkenti Nairobi’de ilki düzenlenen BM Üst Düzeyli Güney-Güney İş Birliği Konferansı’nın ikincisi, 20-22 Mart 2019 tarihlerinde Buenos Aires’te gerçekleştirildi. 1978 yılında 138 ülke tarafından kabul edilen Gelişmekte Olan Ülkeler Arasında Teknik İş Birliğine Yönelik Buenos Aires Eylem Planı’nın (Buenos Aires Plan of Action for Promoting and Implementing Technical Cooperation Among Developing Countries – TCDC) 40. yılı münasebetiyle BAPA +40 teması altında gerçekleştirilen konferansa 160 ülkeden binlerce katılımcı katıldı.  Dünya çapından katılımcıların konferansın kapanışında gerçekleşen ana oturumunda, Türk Tipi Kalkınma Yardım Modeli’nin, işbirliğine getirdiği yeni perspektif, TİKA’nın Somali, Myanmar ve Bangladeş’te gerçekleştirdiği ilham verici ve dünyaya örnek teşkil eden projeleri üzerinden paylaşıldı.

Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri’nin farklı gelişmişlik seviyelerindeki ülkeler arasındaki bağların kuvvetlendirilmesi açısından işbirliğinin çok önemli bir araç olduğunu belirttiği açılış konuşması ile başlayan konferans; devlet başkanları ve dışişleri bakanları başta olmak üzere Birleşmiş Milletler sistemine dâhil ülkelerin üst düzey temsilcileri tarafından gerçekleştirilen konuşmalar ile devam etti.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Sn. Elmar Memmedyarov, Birleşmiş Milletler’in İnsani Yardımlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Ursula Mueller, BM Genel Sekreteri’nin Güney-Güney İşbirliği Özel Temsilcisi ve BM Güney Güney İşbirliği Ofisi (UNOSSC) Direktörü Jorge Chediek ve BM Teknoloji Bankası İcra Direktörü Joshua Setipa gibi önemli isimler başta olmak üzere binlerce katılımcının ziyaret ettiği TİKA standı konferans boyunca büyük ilgi topladı. 59 ülkede mukim 61 ofisi ile 150 ülkede faaliyet gösteren TİKA’nın Türk tipi kalkınma anlayışı ile gerçekleştirdiği projeler hakkında bilgi alan ziyaretçilere ayrıca Türkiye ve Türk kültürü anlatıldı.

Konferans kapsamında TİKA, UNDP İstanbul Uluslararası Özel Sektör Merkezi, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) ve BM Güney-Güney İşbirliği Ofisi (UNOSSC) işbirliğinde düzenlenen “Güney-Güney ve Üçgen İşbirliği’nde Özel Sektörün Rolü” konulu yan etkinlik yoğun katılıma sahne oldu. Dışişleri Bakan Yardımcımız Sn. Sedat Önal, UNOSSC Direktör Yardımcısı Sn. Xiaojun Grace Wang ve TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Rahman Nurdun’un açılış konuşmalarının ardından Peru Uluslararası İşbirliği Ajansı (APCI) Başkanı Jose Antonio Gonzalez Norris, İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA) Genel Sekreter Yardımcısı Attiya Nawazish Ali, BM Sermaye Gelişim Fonu (UNCDF) Direktör Yardımcısı Xavier Michon başta olmak üzere uluslararası kuruluşların temsilcilerinin panelist olarak düşünce ve çalışmalarını paylaştıkları forumda Güney-Güney İşbirliği bağlamında kalkınma işbirliği kuruluşları, STK'lar, donör ve faydalanıcı ülkeler ile özel sektör arasındaki işbirliği girişimlerinden alınan dersler ve en iyi uygulamalar masaya yatırıldı.

Genel kurul çalışmaları kapsamında konferansın ikinci gününde Bangladeş Dışişleri Bakanı Abdulkalam Abdul Momen ve Mısır Yatırım ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Sahar Ahmed Mohamed Abdelmoneim Nasr eş-başkanlığında gerçekleştirilen "Güney-Güney İşbirliği'nin Karşılaştırmalı Avantajları ve Geliştirilmesine Yönelik Fırsatlar, İyi Uygulamaların ve Deneyimlerin Paylaşılması" temalı panelde Çin Tarım Bakan Yardımcısı Dongyu Qu, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Rahman Nurdun, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Kalkınma İşbirliği Direktörü Jorge Moreira da Silva, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkan Yardımcısı Cornelia Richter ve Oxfam Intermón temsilcisi Enrique Maruri fikir teatisinide bulunarak önemli analizler gerçekleştirdiler.

Konferansın üçüncü ve son gününde ise dünya liderleri tarafından sürdürülebilir kalkınmanın temini için Güney-Güney İşbirliği kapsamında daha fazla faaliyet yürütülmesi çağrısında bulunan Sonuç Belgesi kabul edildi. Sürdürülebilir Kalkınma İçin 2030 Gündemi ve Addis Ababa Eylem Gündemi'nin uygulanmasına olan bağlılığın yinelendiği; Güney-Güney İşbirliği’ni ilerletmek, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sürdürmek ve bu kapsamda uygun koşullar oluşturmak üzere adımlar atılmasının öneminin vurgulandığı bildirgeyi kabul eden üyelerin Birleşmiş Milletler kalkınma sistemini gelişmekte olan ülkeler ile bölgesel kuruluşları desteklemeye devam etme çağrısında bulunmasının ardından konferans sona erdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Gradacats Belediyesi, UNDP Özel Sektörü Geliştirme Merkezi ve Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM) işbirliğinde Gradacac'da mesleki eğitim merkezi kuruldu.

Bosna Hersek'te, işsizliğin azaltılması amacıyla, TİKA çeşitli alanlarda istihdam oluşturacak proje ve faaliyetler gerçekleştirmeye devam ediyor.  Bu kapsamda genç, kadın ve  savaş mağdurlarının ekonomik güçlendirilmesine ve topluma kazandırılmasına yönelik projelere özellikle önem veriliyor.

Mesleki Eğitim Merkezinin kurulması ile otomotiv, metal ve tekstil endüstrilerinin hızla gelişmekte olduğu Kuzey Bosna bölgesine Türkiye’nin bu alandaki tecrübelerin aktarılması hedefleniyor. Geçtiğimiz sene içerisinde Bursa’daki BUTGEM Eğitim Merkezinde CNC Makine Yönetimi ve Programlama konusunda 15 genç ve 10 eğitici eğitimi aldı. Eğiticiler tarafından Gradaçats’ta yeni kurulan Mesleki Eğitim Merkezinde geçtiğimiz yıl içerisinde toplam 75 kursiyer eğitilerek iş sahibi olması sağlandı.  

Proje ile ilgili Gradaçac Belediye Başkanı Edis Dervişagiç yaptığı açıklamada  “Gradaçac şehir meydanı düzenlenmesi projesinde çok olumlu tecrübelerimiz oldu. Bugün ise Gradaçac Belediyesi ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak Mesleki Eğitim Merkezi'ni ziyaret ettik. TİKA ile işbirliğimizden çok memnunuz ve bu binanın tadilatına yapılan yatırımının Gradaçac'ın nitelikli iş gücüne olan ihtiyacının karşılanacağını umuyorum. Projedeki ortaklarımızla işbirliğimizin devam edilmesini ve TİKA'nın desteğiyle Gradaçac ekonomisinin bu merkezden fayda görmesini bekliyoruz“ dedi.

Türkiye'deki eğitimini tamamlayan ve sonrasında otomotiv alanında bir firmada göreve başlayan Ervin Mustafagiç “Bursa'daki eğitimimiz 70 günden fazla sürdü ve birçok yeni bilgi ve beceri elde etmiş olduk. Kariyerim ve yaptığım işim için çok faydalı oldu, çünkü burada yaptığımın işlerinin çoğunu Türkiye'de öğrendim. Bu işte durmadan sürekli bildiklerimizi geliştirmek zorundayız. Her gün ilerliyoruz. Bildiklerimi geliştirmek adına Makine Mühendisliği Fakültesi'ni bitirmeyi hedefliyorum.“ dedi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Anadolu Ajansı (AA) koordinasyonunda düzenlenen Enerji Muhabirliği Eğitimi programına katılan yabancı gazeteciler ile TRT işbirliğinde Medya Teknikleri Eğitim programına katılan Balkan ülkeleri medya mensupları sertifikalarını aldı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile Anadolu Ajansı (AA) koordinasyonunda düzenlenen Enerji Muhabirliği Eğitimini tamamlayan 20 yabancı gazeteciye sertifikaları verildi. AA’nın nitelikli alan muhabiri yetiştirme vizyonu çerçevesinde ve TİKA’nın muhabir yetiştirme programı kapsamında AA Haber Akademisi bünyesinde düzenlenen eğitim programına Cezayir, Filistin, Irak, Libya, Lübnan, Tunus, Ürdün ve Yemen’den 20 gazeteci katıldı. Katılımcılara uluslararası enerji kurumları, enerji ekonomisi, enerji diplomasisi ve güvenliği, enerji hukuku, bölgesel enerji politikaları ile enerji muhabirliği, enerji haber yazım teknikleri ve enerji haberlerinde algı gibi konularda bilgi aktarımı yapıldı. Eğitim dili Arapça olan programda, Türkçe anlatılan derslerde simültane çeviri desteği sağlandı.

TİKA’nın Medya Teknikleri Eğitim Programı (METEP) kapsamında ise Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan ve Hırvatistan’dan gelen 22 kişilik gruba “Görsel Medya Bilişim Teknolojileri Eğitimi” verildi.

2019 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan diğer üç METEP projesi kapsamında, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika coğrafyalarında bulunan 35 ülkeden yaklaşık 300 basın mensubunun eğitim görmesi hedefleniyor.

Enerji muhabiri eğitimlerini başarı ile tamamlayan 20 gazeteci ile Balkan ülkelerinden gelen medya çalışanı 22 kişilik gruba sertifikaları TİKA’da düzenlenen törenle verildi.

Sertifika törenine TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Rahman Nurdun, Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Dairesi Başkanı Uğur Tanyeli ve TRT Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı Mustafa Cantürk ve kursiyerler katıldı.

Nurdun, günümüz dünyasında enerjinin çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir alan olduğunu belirtti. Enerjiye ilişkin gelişmelerin aktarımında gazetecilerin önemli rol oynadığını ifade eden Nurdun, bu tarz eğitim programlarının TİKA’nın öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.

Katılımcılardan Cezayirli Amina Batouche de bu Türkiye’nin, Enerji Muhabirliği Eğitimi programıyla birçok Arap ülkesinden gazetecileri bir araya getirdiğine işaret ederek, “Bu dostluk yeni oluşturulmuş bir dostluk, bir birliktelik değil. Çok eskiye dayanan, tarihi bir mazisi olan bir dostluk. Ben ve programa katılan arkadaşlarım burada elde ettiğimiz önemli bilgileri ülkemize aktaracağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Trakya Üniversitesi (TÜ) iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında 24 Afgan öğretmen Edirne'de STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik)  eğitimi aldı.

Disiplinler arası bir öğrenim yaklaşımı olan STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitimini Trakya Üniversitesi'nde alan Afgan öğretmenlerin 10 günlük eğitim sonunda sertifikalarını aldı.

Konuk öğretmenler eğitimlerin yanı sıra sosyal programlar kapsamında Edirne ve İstanbul'daki tarihi alanları da ziyaret etti. Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, öğretmenlerle eğitime katıldıktan sonra yaptığı açıklamada, Trakya Üniversitesi'nin modern eğitimler sunduğunu söyledi. Tabakoğlu, daha önce de Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan'dan'dan gelen öğretmen grubunun üniversitelerinde eğitim aldığını anımsattı. STEM eğitimini alan öğretmenlerin gittikleri ülkelerde bu eğitimi arkadaşlarına öğreteceklerini ifade eden Tabakoğlu, şunları kaydetti: "Gerçekten çok faydalı bir eğitim modeli olduğunu biliyoruz. STEM eğitimi son günlerde geliştirilmiş önemli bir eğitim. Her zaman öğrencilerimize de söylüyoruz. Sadece kendiniz, kentiniz ya da ülkenizi için çalışmayın. Çünkü Türkiye'nin gönül coğrafyası çok geniştir. Türkiye sadece Türkiye'den ibaret değildir. Afganistan'dan gelen kardeşimiz, 'sizin lideriniz, bizim de liderimizdir' diyebiliyor. Aynı şeyi Makedonya'dan gelen öğretmen de söylüyor, aynı Kırgızistan'dan gelen öğretmen de söylüyor. Sadece Türkiye için çalışmıyoruz, bütün Türkler, Müslümanlar için, bütün mazlum milletler için var gücümüzle çalışmaya devam etmeliyiz."

Erdoğan'ı anlattığı "Güçlü Lider" kitabını yazdı

Eğitimde yer alan Afgan öğretmen Cumadin Şirzad da Türk insanın övgüye değer misafirperverliklerini bir kez daha yaşayarak gördüklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı anlattığı "Güçlü lider" kitabını yazan Şirzad, kitabı iletmesi için Rektör Tabakoğlu'na verdi. Prof. Dr. Tabakoğlu da Şirzad'ın kitabını Ankara'ya gittiğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ulaştıracağını kaydetti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Kolombiya’nın Choco bölgesinde selden en çok zarar gören Istmina’nın merkezinde çiftçi ve esnafa hasarların tamiri için ekipman desteğinde bulunuldu ve Andres Bello İlkokulunda okuyan 140 öğrenciye kırtasiye malzemeleri dağıtıldı.

Kolombiya’nın Choco bölgesinde bulunan San Juan nehri taşarak, çevredeki birçok yerleşim alanının sular altında kalmasına ve nehire katılarak yok olmasına neden oldu ve 7 binden fazla kişi evini ve yaşam alanlarını kaybetmişti.

Nehir taşkını sonunda yardım çağrısında bulunan Choco Valisi Jhoany Palacios, bölgede aşırı yoksulluk sınırında yaşayan insanların sel nedeniyle tüm geçim araçlarından mahrum kaldıklarını söylemesi üzerine TİKA, bölge halkına tekrar üretim faaliyetlerine başlayabilmeleri için gerekli ekipman desteğinde bulundu.

Yardımların koordinasyonunda işbirliği yapılan Kolombiya Ulusal Afet Yönetimi Merkezi (UNGRID) Yetkilisi Luis Ignacio Muñoz, “Bugün Türkiye hükümeti tarafından TİKA aracılığı ile okul öğrencilerine dağıtılan kırtasiye malzemesi ve küçük bir yerleşim yeri olan Primavera’da hibe edilen teçhizatın teslimini gerçekleştiriyoruz. Bizim görevimiz buradaki mağdurlara ulaştırılan yardımların en hızlı sürede doğru kişilere ulaştırılmasında uluslararası kuruluşlara yardım etmektir. TİKA’nın faaliyetlerinin sadece Choco bölgesini değil Kolombiya’nın birçok bölgesini kapsadığını biliyoruz ve bu gayretlerinden dolayı kendilerini tebrik ediyoruz.” dedi.

TİKA’nın yardım ulaştırdığı Primavera Topluluğunun Başkanı Nelson Eugenio Mosquera da “Ben Nelson Eugenio Mosquera, öğretmenim ve aynı zamanda Primavera Topluluğu Başkanı ve Istmina Belediyesi Meclis üyesiyim. Yaşadığımız yerde afetlere ve ırmak taşkınlarına alışığız. Bazen yerel ve ulusal kurumlardan yardım ulaşıyor. Fakat günbegün yerleşim yerimiz taşkınlar neticesinde aşınıp küçülmekte. Türkiye’ye yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Ulusal Afet Kurumumuz ile işbirliğinde buraya ulaştırdığınız yardımlar ile geçtiğimiz senelerde meydana gelen ve daha büyük zararlara neden olan Mocoa afetinde yaşananların tekrarlanması engellenmiş oldu.”

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) ile Türk ve Sudan Sağlık Bakanlıkları işbirliğinde, İİT üyesi 12 ülkeye yönelik başlatılan eğitimlerin üçüncüsü Somali’de gerçekleştirildi.

TİKA tarafından uygulanan Acil Tıp Kapasite Artırma Programı (ATKAP) kapsamında 2017 yılı sonunda başlatılan çalışmaların devamında Sudan-Türk işbirliği üçüncü ülkelere yönelik eğitim faaliyetlerine devam ediliyor.

Eğitim programını tamamlayarak eğitmen olan 58 Sudanlı eğitmen tecrübelerini İİT üyesi ve TİKA ofislerinin bulunduğu 12 ülkenin sağlık personeline 2019 yılı itibariyle aktarmaya başladı. İİT üyesi ülkeler nezdinde Afet ve Acil Durum Müdahalelerine yönelik eşgüdüm ve ortak kapasitenin oluşturulması amacıyla oldukça önem taşıyan söz konusu eğitimler Cibuti ve Çad’tan sonra Somali’de gerçekleştirildi.

TİKA desteği ve koordinasyonuyla Sudanlı ve Türk eğitmenlerinden oluşan ekip, Somali Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı nezdinde 32 kişilik doktor, hemşire ve ambulans personelinin katıldığı ADG+ Eğitim Modülü uygulandı. Eğitim alan kursiyerlerden eğitici adaylar seçilip kendilerine ileri seviye eğitimi ve eğitici eğitimi verilmesiyle birlikte Somali’de eğitmen kapasitesinin oluşturulması hedefleniyor.

T.C. Mogadişu Büyükelçisi Dr. Mehmet Yılmaz Somali Türk Görev Komutanı Kurmay Albay Ömer Faruk Demircioğlu, Somali Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Mohamed Saeed, Somali Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Dr Abdallah Hashi ve Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. İsmail Yılmaz’ın katıldığı törende katılımcılara başarı durumlarına göre sertifikalar takdim edildi.

 Proje çerçevesinde, TİKA, SESRIC ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bünyesinde acil sağlık hizmetleri alanında liderlik rolü üstlenen Sudan’ın, söz konusu görevi ifa etmek üzere ihtiyaç duyduğu yerli eğitici havuzunun oluşturulması amacıyla 2017-2018 dönemi içerisinde, 58’i eğitici olmak üzere toplam 228 Sudanlı sağlık personeline Afet ve Acil Durum Müdahalelerine Giriş (ADG+) Eğitimi verilerek Sudan’ın beşeri kapasitesinin oluşturulmasına yönelik faaliyetler tamamlandı.

ATKAP programı ile TİKA, Türkiye’nin sağlık sektöründe elde etmiş olduğu kazanımları dünya’nın birçok farklı yerine taşıyor.  Uganda ve Gine’de düzenlenecek eğitimlerle projenin devam etmesi hedefleniyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Dr. Serdar Çam, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov tarafından kendisine takdim edilen Liyakat Nişanı'nı almak üzere gittiği Üsküp'te AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

TİKA'nın tasadduk etme, vakfetme ve ihtiyaç sahibi olanlara elini uzatmak kültürünün bir parçası olduğunu belirten Serdar Çam, "Dolayısıyla bizler öncelikler sırasına koyduğumuzda en mazlum, en mağdur olanlar kimlerse onlardan başlayıp çalışmalar yapıyoruz." dedi.  

Balkanlar'ın kendine özgü çok derin kültürleri, birikimleri ve çeşitlilikleri bulunan bir bölge olduğunu kaydeden Çam, "(Balkanlar'a) Etnik yapısıyla, çeşitli inanç yapılarıyla birçok zenginlikleri olan ve kendi içinde geçmişte acılar, zorluklar yaşamış bir bölge olarak bakılması lazım." diye konuştu.

Çam, Balkanlar'ın aynı zamanda Türk tarihinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak "Biz Balkanlar'ın bir parçasıyız. Dolayısıyla buradaki o bütünlüğün, o etkinliğin ve birlikte hareket ederek enerjinin artırılması, gücün artırılması noktasındaki çabaların önemi büyük." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin bu bölgelerde yaptığı önemli çalışmalar sonucunda ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel alanlarda birtakım açılım ve genişlemelerin olduğuna dikkati çeken Çam, "Bunlar son yıllarda çok dikkat çekici boyutta oldu, pek çok kıskanç gözün eleştirisine de maruz kaldı. Zaman zaman Türkiye'nin buralarda çok dinamik ve aktif olmasının, belli noktalarda bazı ülkeleri kıskandırdığını da ortaya koydu." şeklinde konuştu.

TİKA'nın çabaları artarak sürecek

TİKA'nın bölgede kalkınma imkanlarının ve ortaklıkların geliştirilmesi, tarım, hayvancılık, sınai üretim, ticaret ve yatırımların artırılması ve ekonominin güçlendirilmesi noktasındaki çabalarını artarak sürdüreceğini kaydeden Çam, şunları ifade etti:

"Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanı'mızın yapmış olduğu girişimlerle, aktif hareketlilikle pek çok alanda aslında ihtiyaç duyulan boşlukların doldurulması, ilişkilerin tedavi edilmesi, iş birliklerinin artırılması ve sınırların birbirine yakınlaştırılması gibi pek çok çalışma yürütüyor. Dolayısıyla bu vizyon önemli."

Çam, TİKA tarafından yapılan başta Üsküp'teki Sultan Murat ve İshak Bey camilerinin onarımı olmak üzere Kuzey Makedonya genelindeki çalışmalara da değinerek "Tabii biz bunların en kısa sürede açılması noktasında gayret sarf ediyoruz ancak restorasyon süreçleri dikkatli yürütülmesi gereken bir çalışma. Yeni imar ve yeni yapılar olarak bakılmaması gerektiğini her vesileyle hatırlatıyoruz. Dolayısıyla titizliğe önem veriyoruz." diye konuştu.

Ülkede süren mevcut restorasyon çalışmalarının gelecek yıllarda tamamlanması temennisinde bulunan Çam, "Burada yaptığımız eserler sadece Osmanlı tarihi, Türk tarihi ve İslam tarihinin eseri olarak değil, aynı zamanda dünya mirası olarak görünmesi gereken 400-500 yıllık eserler." dedi.

Karalama kampanyaları başarılı olmadı

Türkiye'nin bölge ülkeleri ve özellikle Kuzey Makedonya ile iş birliğine de değinen Çam, sözlerini şöyle sürdürdü:

"TİKA açısından bakıldığında, (ilişkiler) çok olumlu seyrediyor. Zaman zaman çeşitli zorluklar, bazı yanlış yaklaşımlar veya iftiralar olsa da TİKA tarafından başarılı bir çalışma yürütüldüğü herkes tarafından kabul ediliyor. Özellikle 17-25 Aralık sonrası ve daha sonra 15 Temmuz hadisesiyle birlikte FETÖ'nün yapmaya çalıştığı karalama kampanyaları, ithamlar ve iftiralar, Balkanlar'da özellikle Türkiye aleyhine, özelde de TİKA aleyhine yapılan çalışmalar hiçbir şekilde onlara katma değer üretmedi, onları başarılı kılmadı. Dolayısıyla güneş balçıkla sıvanmıyor. Her şey ayan beyan ortaya çıkıyor ve bugün bu törenin de aslında tezahürü budur."

Çam, Türkiye'nin çok zor günler geçirdiğini kaydederek "Türkiye, Ankara'da güçlü olduğu sürece, başarılı olduğu sürece, ayaklarının üzerinde güçlü ve etkin durduğu sürece Balkanlar'a da kimsenin bir zarar vermesi, herhangi bir fitne, fücur ve kargaşayı ateşlemesi imkanı olmayacağı ortada." değerlendiresinde bulundu.

"Bizler vakıf kültüründen gelen, vakıf medeniyetinin yansımasıyız"

Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın etnik, milli ve dini gerekçeler üreterek huzuru bozmak ve kargaşayı öne çıkartmak isteyen birtakım fitne mekanizmalarına karşı büyük mücadele verdiğinin altını çizen Çam, "Doğuya veya başka uzak diyarlara giderek ağır işlerde çalışarak ekonomik imkanlarını çıkartmak zorunda kalan gençlik yerine, kendi topraklarında, kendi devletlerine hizmet eden ve Türkiye'ye hemen yanı başında müzahir bir yapı olarak çalışmalarını, yaşamalarını sağlamak en önemli görevlerimizden bir tanesi." dedi.

TİKA'nın, sadece Müslümanlara değil, etnik ve dini kökenlerine bakmaksızın tüm Balkan halklarının kalkınmasına sunduğu destek kapsamında bazı kilise ve manastırların çevre düzenlemesi yapmasına da değinen Çam, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizler vakıf kültüründen gelen, vakıf medeniyetinin yansımasıyız. TİKA aslında bir çeşit tasadduk etme, vakfetme, ihtiyaç sahibi olanlara elini uzatmak kültürünün bir parçası. Dolayısıyla bizler öncelikler sırasına koyduğumuzda en mazlum, en mağdur olanlar kimlerse onlardan başlayıp çalışmalar yapıyoruz. Bugüne kadar yüzlerce cami, köprü, hamam, han inşa ettik ama tabii ki gayrimüslim konumunda olmuş, Osmanlı döneminde de yardım görmüş ve bugün de aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti döneminde de yardıma muhtaç kim varsa onlara ellerimizi uzatmaya çalıştık. Dolayısıyla biz ayrımcılığı, çatışmayı körükleyen değil, bütünleştirmeyi, beraberce bir olarak yaşamayı öğrenmiş, yaşamış ve dünyaya da göstermiş bir medeniyetin parçası olarak bunu devam ettiriyoruz. Bunu şov amaçlı, göstermelik veya başka birtakım siyasi hesaplamaların, hedeflerin doğrultusunda yapanların dışında, gayet doğal ve kendi içinde kültüründen gelen dinamikleriyle yapılan bir çalışma olarak görmek lazım."

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Türk bilim insanlarının Panama’da Uluslararası Pediatri Birliği (IPA) kongresine  katılımı sağlandı.  

Dünyada 144 ülke çocuk sağlığı derneklerinin üyesi olduğu, bir milyon çocuk hekimini temsil eden Uluslararası Pediatri Birliği (IPA), Panama’da düzenlediği kongre’de çocuk sağlığını tehdit eden bir çok konuyu gündemine aldı. Birlik, Sadece sağlık alanında değil yoksulluk, savaş, göç, çocukların eğitimi, çocuk ihmal ve istismarının önlenmesi gibi bir çok alanda farkındalık yaratmak ve dünyada çocuk ve ergen sağlığını koruma, iyileştirme amacıyla birçok çalışma yürütüyor.

Türkiye’nin Panama Büyükelçisi Sayın Deniz Özmen’in de katıldığı kongreye dünyanın dört bir yanından çocuk hekimleri katıldı.

Kongrede ayrıca IPA Genel Kurul toplantısında IPA’nın gelecek Başkanı’nı belirlemek üzere seçim yapıldı. IPA’ya üye olan bazı ülke dernekleri tarafından aday gösterilen Türkiye Milli Pediatri Derneği (TMPD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Enver Hasanoğlu birçok delegenin katılımıyla gerçekleştirilen seçimde IPA’nın gelecek Başkanı seçildi. Dr. Hasanoğlu bu görevde hizmet edeceği 2 yılın ardından görevine IPA Başkanı olarak devam edecek. Dr. Hasanoğlu 1992 yılında Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın ayrılmasından sonra göreve gelen ilk Türk hekim oldu.