Irak'ın başkenti Bağdat'ta Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından restorasyonu yapılan Türk Şehitliği açıldı. 

Açılışa, TİKA Başkanı Serdar Çam ile Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız, büyükelçilik çalışanları, TİKA Bağdat ofisi personeli, Türkmen Kardeşlik Ocağı yetkilileri ve bazı Türkmen vatandaşlar katıldı. 

Çam, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, TİKA olarak şehitliğin korunması ve yaşatılması çalışmalarına katkı sunabilmelerinden dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi.  "Rabbim bu şehitlere layık olmayı bizlere nasip etsin." ifadesini kullanan Çam, toprağın üstü kadar altının da hazinelerle dolu olduğu bir bölgede bulunulduğunu, Osmanlı denildiği zaman ortak bir paydada hep birlikte hareket etmenin akla geldiğini belirtti. Çam, "Her birimiz kendi bulunduğumuz devletimiz ve mekanımızda ait olduğumuz kültüre uygun hareket etmeye çalışıyoruz ancak bir yer var ki hangi devlette olursak olalım hiçbir zaman kendimizi ayrı görmediğimiz bir alan. İşte bu şehitlerin mekanı ve böyle bir maneviyatın olduğu şehir hepimizi birleştiren, bütünleştiren ve ortak paydaları sağlayan bir ülke olarak görüyorum." dedi. Bütün şehitlere layık olmak için çaba gösterdiklerini vurgulayan Çam, Türk şehitliğinin korunması, yaşatılması ve geliştirilmesi için uğraşacaklarını ifade etti.

"PKK, FETÖ ve DEAŞ ile mücadele ediyoruz"

15 Temmuz 2016'daki darbe girişimini hatırlatan Çam, Türkiye'nin birçok alanda mücadele verdiğini belirtti. Darbe girişiminde çok sayıda şehit verildiğini dile getiren Çam, şunları kaydetti: "Günlerce cenazeler kaldırıldı. Acı günler geçirdik. Şimdi PKK, FETÖ ve DEAŞ ile mücadele ediyoruz. Dünyanın her yerindeki terör örgütleriyle mücadele eden bir Türkiye var. Somali'den Afganistan'a kadar barışın tesisi için mücadele eden diplomatları, askeri ve polisleri var. Bunun bedeli ne ise ödemeye hazır olan bir devletimiz var. Tek bir inanç doğrultusunda ecdadımızın yaptığı gibi dünyaya huzurun, barışın, selamın yayılması ve sağlanması için çaba sarf etmek."

 Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız da büyükelçilik nasıl Türkiye toprağı ise üzerinde durdukları toprakların da aynen Anadolu toprakları gibi olduğunu dile getirdi. Yıldız, "Türkler için vatan kutsaldır. Verilen can ve enerjinin, bunların hiçbir hesabı yok. Bugün üzerinde durduğumuz topraklar her ne kadar mezar taşları temsili de olsa, isimsiz de olsa, kefensiz de olsa bunların her biri, vatan olarak bildiğimiz topraklar için canlarını feda etmişlerdir." dedi.

Bağdat Türk Şehitliği

Bağdat'taki Türk Şehitliğinde, I. Dünya Savaşı Irak Cephesi'nde şehit düşen ve Bağdat Asker Hastanesi'nde vefat eden 2370 kahraman askerimizin kabri bulunuyor.  204 sembolik mezar taşı bulunan Bağdat Şehitliği 1952 yılında tamirat gördü. Bağdat'ın 1630 yılında fethi sırasında şehit olan Genç Osman'ın naaşı da buraya nakledilerek anıt mezar yaptırıldı. 

Gürcistan'da, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından tadilatı yapılan Gürcistan Girişimci Gençler Akademisi ofisinin açılışı yapıldı.

Gürcistan'da çoğu Azerbaycan asıllı vatandaşın yaşadığı Marneuli kentinde, tadilatı TİKA tarafından gerçekleştirilen Gürcistan Girişimci Gençler Akademisi ofisinin açılış törenine Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Gürcistan milletvekili Ruslan Haciyev, TİKA Tiflis Koordinatörü Necla Demirdağ, Tiflis Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Ali Oğuzhan Yüksel, Kvemo Kartli Bölgesi Vali Yardımcısı Zaur Darğalli, Marneuli Belediyesi Meclisi Başkanı Amiran Giorgadze, merkezin çalışanları ve gençler katıldı.

Törende konuşan milletvekili Haciyev, Türkiye ile Gürcistan'ın stratejik ortak iki ülke olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin Gürcistan'a çeşitli alanlarda somut destek verdiğini ifade etti. Haciyev, "Türkiye bizim için çok önemli bir stratejik ülkedir. Türkiye bizim büyük komşumuzdur, biz Türkiye'den her zaman destek hissediyoruz." sözlerini kullandı.

 Büyükelçi Yazgan ise projenin gerçekleşmesine emek veren herkese teşekkür ederek, benzer bir merkezin açılmasının bölgenin genç vatandaşları için büyük önem ve anlam taşıdığını söyledi. Akademi merkezinin, Türkiye ile Gürcistan arasındaki 26 yıllık dostluğun bir damlası olduğunu kaydeden Yazgan, "Bunu bir nehir, göl, deniz ve okyanus yapmak hepimizin elinde." dedi.  Yazgan, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) gibi çeşitli terör örgütlerinin dünyanın geleceği olan çocuklara da ciddi tehdit yarattığını belirterek, terör tehlikesinin önlenmesi için gençlerin barışı seven ve eğitim almış vatandaşları olarak yetiştirmek gerektiğini vurguladı. Akademide gençlerin kaliteli eğitim alabileceğini dile getiren Yazgan, "Türkiye ile Gürcistan arasındaki dostluğa yararı dokunacak insanları yetiştirmek istiyoruz, hep birlikte." ifadelerini kullandı.

Gürcistan Girişimci Gençler Akademisi

Kvemo Kartli ve Tiflis bölgelerinde faaliyet gösteren akademi bölgedeki yetenekli gençleri bir araya toplayarak üniversite öncesi öğrencileri eğitime yönlendirmeyi, üniversite öğrencilerinin kendini yetiştirmesine destek olmayı ve kendi değerlerine saygılı birer fert olarak yetişmelerini amaçlıyor.

Türk İşbirliği ve Koordiansyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen Sağlık Hizmetlerine Kaliteli Erişimin Güçlendirilmesi (Promoting Inclusive and Quality Healthcare in Kenya – PIQH) Programı kapsamında 8-15 Şubat 2019 tarihlerinde Kenya’nın ikinci büyük mülteci kampında sağlık taramaları gerçekleştirildi. 

TİKA ile UNHCR koordinasyonu ve ortaklığında yerli ve yabancı 10 kurumun ortaklaşa düzenlediği, 25’i Türkiyeden 15’i Nairobi’den olmak üzere ve kampta bulunan 100 sağlık personelinin aktif katılımı ile bir hafta boyunca tarama ve tedaviler gerçekleşti.​ ​Kakuma Mülteci Kampı Kenya’nın Kuzeyinde Nairobi’den 720 km uzaklıktaki Turkana eyaletinde bulunuyor. 1969’da Etiyopya ve Sudan’dan gelen mülteciler için faaliyetlerine başladı.  1991 ‘de resmi olarak kurulan kamp 2019 itibariyle çoğu Güney Sudan'daki iç savaştan kaçıp mülteci olan Uganda, Etiyopya, Sudan, Kongo ve Somali’den kaçan 186.000 civarında insanı  ve yine Kenya’nın dezavantajlı topluluklarından Turkana kabilesinden insanlarla birlikte toplamda 240.000 kişiye ev sahipliği yapıyor. 

Hafta boyuncagenel cerrahi, çocuk cerrahisi, üroloji ve kadın doğum branşlarında 238 majör cerrahi operasyon;  iç hastalıkları kardiyoloji ve kadın doğumda 1250 tarama/muayene; göz branşında  2.500 tarama, 210 katarakt ve diğer göz operasyonu, ve kampta ilk defa toplu 500 adet  miyop ve astigmat gözlük dağıtımı; diş alanında 1.500 tarama 750 çekim ve diş operasyonu  ile 200 diş dolgusu  eş zamanlı olarak  ile toplamda 7.000 hasta program kapsamında sağlık taramasından geçti. 

TİKA Nairobi Koordinatörü Emre Yüksek, "Kakuma mülteci kampında ilk kez aynı anda bir Türk hastanesinde, sunulabilecek tüm branşlarda teşhis ve tedavi hizmetleri gönüllü sağlık ekibince sunularak Kenya'nın ikinci büyük mülteci kampı Kakuma'ya şifa dağıtılmış oldu" dedi.

Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen dört sağlık kampının devamı olarak, bu programda da "Biz de Türk Analıyız” diyen sağlık gönüllüleri ile sıfır komplikasyonla 12 ayrı milletten mülteciye ve yerel Turkana halkına yerinde ve kaliteli sağlık hizmeti sağlanmış oldu. 

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Kırgızistan’da Karataş su kanalı rehabilite edilerek, Kırgız ve Özbek vatandaşların yaşadığı köylerdeki su baskınları önlendi. 

TİKA tarafından bir kısmı yenilenen Oş İli Nookat İlçesi Mirmahmudov Köyündeki Karataş su kanalının açılışı T.C. Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, Oş Valisi Uzarbek Cılkıbaev, TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu, yerel yöneticiler ve köy sakinlerinin katılımıyla gerçekleşti.

Oş İli Nookat İlçesi Karataş (Kırgız köyü) ve Mirmahmudov (Özbek köyü) köylerine ait arazileri sulayan toplam 3,2 km’lik kanalın 652 metrelik kısmı çok eskimiş olduğundan su taşkınlarına sebebiyet veriyordu. Su baskınlarını önlemek için kanal kapakları genellikle kapatılıyor ve Mirmahmudov (Özbek) köyünün tarım alanı susuz kalıyordu. İki etnik grup sulama konusunda karşı karşıya geliyordu. Yapılan kanal ile birlikte köyün yollarını ve yol kenarındaki bahçelerdeki su baskınları önlendi. Aynı zamanda bölgede etnik gerilime yol açan su sorunu, iki köyden geçen kanalın TİKA tarafından yapılması ile son buldu.

Açılış töreninde konuşan Büyükelçi Fırat, TİKA’nın gerçekleştirdiği bu projeyle Türkiye’nin bölgedeki barış ve kalkınmaya katkı sağladığını, bölge halkının mutluluğunu görmenin sevinç yarattığını dile getirdi. Vali Cılkıbaev ise konuşmasında, TİKA’nın gerçekleştirdiği projeden memnuniyet duydukları ve tüm desteklerinden ötürü Türkiye’ye teşekkürlerini iletti.

2. Abdülhamid döneminin en önemli projelerinden Hicaz Demiryolu'nun Amman istasyonunda Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından sürdürülen proje kapsamında tarihi demiryolunun geçmişinin anlatılacağı müzenin yapımına ve istasyondaki 3 tarihi binanın restorasyonuna devam ediliyor.

TİKA tarafından 2017 yılında uygulamasına başlanan proje kapsamında Hicaz Demiryolu Amman Tren İstasyonunda Hicaz Demiryolu tarihinin anlatılacağı bir müze binası inşa ediliyor. Aynı zamanda müze binasının yanında yer alan üç adet istasyon binası tarihi dokuları korunarak restore ediliyor. 3.000 m2 kapalı alana sahip olacak müzede 2. Abdülhamid'in mührünün bulunduğu raylar, lokomotifler, istasyonda haberleşme amaçlı kullanılan malzemeler, rayların tamirinde ve bakımında kullanılan aletler, fotoğraflar ve diğer müzeye ilişkin basılı malzemeler sergilenecek. Ayrıca hat üzerindeki istasyonların tarihi ses kayıtları eşliğinde aslına uygun kıyafetleriyle kondüktörler, yolcular ve eşyalardan oluşan çok boyutlu bir sunumla istasyonun ilk yılları canlandırılacak.

Müzenin diğer katlarında ise diorama tekniğiyle diğer istasyonların maketlerinin sergilendiği bir bölüm bulunacak. Müzenin yanındaki 3 tarihi bina restore edilerek sosyal faaliyetlerde kullanılacak. Restorasyon ve müze inşaatının 2020 yılının ilk aylarında tamamlanarak Hicaz Müzesinin ziyaretçilerin hizmetine sunulması planlanıyor.

Hicaz Demiryolu Amman Tren İstasyonu Restorasyonu ve Yeni Müze inşaatı  projesinin tamamlanması ile bölgede turizmin hareketlenmesi için bir cazibe merkezi haline getirilecek. Müze, ziyaretçilerine Ürdün’deki en önemli Osmanlı mirası olan Hicaz Demiryolunu anlatırken aynı zamanda Ürdün ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan turizmi de destekleyecek. Türk mimarisinden izler taşıyan çağdaş bir bina olarak tasarlanan müze binasının modern müzecilik anlayışına uygun olarak donatılması ile Ürdün’de örnek gösterilecek bir müzeye hayat verilecek. Hicaz Müzesinin Ürdün ile Türkiye arasındaki ortak tarihi ve kültürel mirası anlatmakla kalmayıp onun bir parçası olması hedefleniyor.

Hicaz Demiryolu'nun tarihi

Sultan II. Abdülhamid Han döneminin en önemli projelerinden biri olan Hicaz Demiryolu, 1900-1908 yılları arasında Şam ile Medine arasında inşa edildi. Şam’dan Medine’ye doğru inşasına başlanan hat, 1903 yılında Amman’a, 1904’te Maan’a, 1906’da Medayin-i Salih’e ve 1908’de Medine’ye ulaştı.  Demiryolunun inşaatı aşırı sıcak, kuraklık, su sıkıntısı ve kötü arazi şartlarının getirdiği tabii zorluklarla rağmen kısa kabul edilebilecek bir sürede tamamlandı. Demiryolunun 458 kilometrelik mesafesi üzerinde 27’den fazla istasyon inşa edildi.

Demiryolu, Osmanlı İmparatorluğu için önemli askerî, siyasî, iktisadî ve toplumsal sonuçlar doğurdu. Hattın hizmete açılması ile Suriye’den Medine’ye yaklaşık kırk, Mekke’ye elli gün süren uzun ve tehlikeli olan han yolculuğu 4-5 güne indi. İstasyon çevrelerinde ve demiryolu hattı boyunca şehirleşme ve ticari faaliyetler arttı. Demiryolu aynı zamanda, I. Dünya Savaşı ve Hicaz İsyanı sırasındaki nakliyat ve askerî operasyonlarda hayatî bir ulaşım aracı oldu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Afganistan’nın Kuzey bölgesinde yer alan Cevizcan Vilayetinde merkez Şibirganda Faryab ve Sarıpul Vilayetlerinin farklı ilçelerinden terör faaliyetleri ve olumsuz mevsim koşulları dolayısıyla evlerini terk eden  ihtiyaç sahibi 1.000 aileye acil gıda yardımı yapıldı.

TİKA acil gıda yardımı kapsamında,  Faryab Vilayetinin Kurgan, Şirintegap, Devletabat, Kaysar ilçeleri ve Sarıpol Vilayeti Kohistanat ve Gusfendi  İlçelerinden terör faaliyetleri ve olumsuz mevsim koşulları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ve Cevizcan’da okullar, camiler gibi toplu alanlarda, çadırlarda yaşamlarını zor koşullar altında sürdürmeye çalışan  ihtiyaç sahibi 1.000 aileye gıda yardımı sağladı.

Dağıtım yapılan yerlerden birisi Cevizcan merkeze 5 km mesafede bulunan Mısırabad Köyü ilkokuluydu. Okula çevre vilayetlerden gelen 71 ailede yaklaşık 500 kişi yaşıyor. Okul binasında ve bahçe içerisinde bulunan çadırlarda, soğuk havaya ragmen zor koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

Gıda desteğini alan aileler, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk halkından yapmış oldukları yardımlarından dolayı teşekkürlerini ilettiler. Dağıtılan acil gıda paketlerinde un, pirinç, sıvı yağ, çay, şeker, salça, barbunya ve tuz bulunuyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA), Kırgızistan’da daha önce kurduğu dikiş atölyesinde ücretsiz dikiş kursları alan kadınlar sertifikalarını aldı.

T.C. Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu ve beraberindeki heyet TİKA’nın kurduğu dikiş atölyesini ziyaret ederek eğitimlerini tamamlayan kursiyerlere sertifikalarını verdi.

Açıldığından bu yana geçen 1,5 yıllık süreç içerisinde düzenlenen kurslardan başarıyla mezun olan 110 kadının yarısından çoğunun istihdam edilmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade eden Büyükelçi FIRAT,  “Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.  

Hazır giyim ürünlerinin orta gelir seviyesindeki aileler için bile yüksek fiyatlı olduğu Kırgızistan’da, birçok kadın evde dikiş yaparak hem kendi ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ürettikleri kıyafetleri pazarlarda satarak aile ekonomisine katkıda bulunuyor. Ancak dikiş makinesi fiyatlarının yüksek olması nedeniyle dar gelirli kadınlar ekipman alamıyordu. TİKA 2017 yılında Sosyal Girişimcilik ve Kalkınma Vakfı işbirliğinde kadınların ücretsiz yararlanabileceği dikiş atölyesi kurmuştu.

Kırgızistan’da mobil olarak faaliyet gösteren atölyede, ilk açıldığında Oş şehri Meslek Yüksekokulunda 59 kadına daha sonra Madı köyü ve çevresinde 51 kadına dikiş-nakış kursu verildi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Azerbaycan'dan gelen öğrencilere TÜBİTAK-BİLGEM'de 7 gün, BTK'de 2 gün siber güvenlik eğitimi verildi.

Türkiye ve Azerbaycan, siber güvenlikte de yakın iş birliği yapıyor. TİKA desteğiyle Azerbaycan'dan gelen 10 öğrenciye TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezinde (BİLGEM) 7 gün siber güvenlik, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) Siber Olaylara Müdahale Eğitimi (SOME) üzerine 2 gün eğitim verildi. 

TÜBİTAK BİLGEM'de 7 gün, BTK'de 2 gün eğitim alan öğrencilerin, ülkelerine döndüklerinde nitelikli iş sahibi olması ve siber güvenlik alanında Azerbaycan'a hizmet etmesi planlanıyor. Kriptolojiden blokzincire kadar farklı konularda tecrübelerin aktarıldığı öğrencilere, eğitimlerin ardından sertifika verildi.

BİLGEM İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Orhan Muratoğlu, yaptığı açıklamada Türkiye ile Azerbaycan'ın stratejik ilişkilerinin bulunduğunu söyledi. 

"Öğrencilere temel kriptoloji ve blokzincir eğitimi verdik”

Yetişmiş insan kaynağının hem Türkiye'de hem de başka ülkelerde önem taşıdığını belirten Muratoğlu, "Öğrencilere temel kriptoloji ve blokzincir eğitimi verdik. Bu alanda ilk eğitim alan öğrenciler bunlar. TİKA bu öğrencileri takip edecek. Eğitimle onların nitelikli iş sahibi olmasına katkı vermiş oluyoruz." dedi.

Muratoğlu, yüksek teknolojinin kalkınmada anahtar rolü bulunduğunu, buna karşın dünyanın birçok yerinde kritik noktalara siber saldırılar gerçekleştirildiğini, önemli ve mahrem bilgilerin bu yolla ele geçirildiğini anlattı.

Bu nedenle siber savunma refleksinin gelişmesi gerektiğini vurgulayan Muratoğlu, şöyle devam etti:

"Bunun en kolay yolu yetişmiş insan kaynağı. Bu bir yazılım ve donanım meselesi değil, bu nosyonu kazanmanız gerekiyor. Bu da eğitimle başlıyor. BİLGEM, Azerbaycan, Katar gibi dost ve müttefik ülkelerin insan kaynağı ihtiyacını karşılamak için Türkiye'de ya da hedef ülkelerde eğitimler yapıyor. Bu eğitim Azerbaycan için ilk değil. Azerbaycan'da 28 kişinin katıldığı 11 günlük ileri düzey siber güvenlik eğitimi verildi. Bu eğitime Azerbaycan'ın en önemli siber güvenlik uzmanları geldiler ve eğitimlerini aldılar."

Muratoğlu, bu eğitimde TİKA'nın devreye girdiğini ve kalkınmaya destek olmak için mesleki eğitim düzenlediğini aktardı. TİKA'nın Afganistan, Lübnan, Yemen ve Kolombiya gibi ülkelerde de faaliyette bulunduğunu anımsatan Muratoğlu, eğitim programının önemli kapılar açacağını dile getirdi.

Orhan Muratoğlu, "Türkiye'den eğitim alıp giden öğrenciler birer kültür elçisi oluyorlar. Ticaret yaparken, her alanda Türk ürünlerini tercih ediyorlar." diye konuştu. 

"Eğitimlerle dost kazanıyoruz"

TİKA Eğitim Projeleri Koordinatörü Mustafa Haşim Polat da yapılan bu tarz eğitimlerle dost kazanıldığını bildirdi.

Faaliyette bulundukları ve eğitim verdikleri ülkelere Türk iş adamı gittiğinde ve pasaportunu gösterdiğinde bir sempati oluştuğunu belirten Polat, bu ve benzeri projelerde maddi beklentilerinin olmadığını, eğitim alan öğrencilerin eğitilerek nitelikli iş bulmalarına katkı sağladıklarını söyledi. 

Polat, düzenlenen eğitimin, TİKA'nın Azerbaycan'da daha önce başlattığı bilişim eğitimlerinin devamı niteliğinde ve TÜBİTAK tarafından Azerbaycan'da verilen siber güvenlik eğitiminin tamamlayıcısı olduğunu dile getirdi.

Azerbaycan'da siber güvenlik alanındaki eksiklikleri bu öğrencilerin gidereceklerini vurgulayan Polat, şunları kaydetti:

"Öğrenciler aldıklar eğitimle önemli bir personel olarak ülkelerine hizmet edecek. Biz Azerbaycan'a her zaman kendi milli kaynaklarıyla ayakta durabilecek, milli gücünü oluşturabilecek bir kardeş devlet olması için her konuda destek veriyoruz. Bu eğitimlerin amacı da bu."

 

Hayatını Türk dili, edebiyatı, Türk kültürü ve tarihine adamış, “Bir ananın iki oğlu” mısralarıyla hafızalara kazınan “Azerbaycan Türkiye” şiirinin yazarı merhum şair Bahtiyar Vahapzade, vefatının 10. yılında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Bakü Yunus Emre Enstitüsü ve Azerbaycan Yazarlar Birliği iş birliğinde Bakü'de düzenlenen panel ve Saygı Gecesi’nde anıldı.

Azerbaycan Yazarlar Birliği'nde Türk ve Azerbaycanlı şair ile yazarlar, bilim adamları, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen panelde Bahtiyar Vahapzade'nin yaşamı ve eserlerinden bahsedildi.

Panelde, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Adıgüzel "Bahtiyar Vahapzade'nin Şiirinde Millet, Vatan ve Dil" konulu konuşma yaptı. Adıgüzel "Vahapzade, bütünüyle halkından beslenen eserler ortaya koymuş, gücünü halktan almıştır. O edebiyatta dik duruşun sembolüdür. Her şiirinde mutlaka vatan, millet, bayrak, devlet ve Türklük konularına değinmiştir" şeklinde konuştu. Vahapzade'nin sadece Azerbaycan'ın değil tüm Türk dünyasının şairi olduğunu vurgulayan Adıgüzel, onun, bütün ömrünü Türk milleti ve Azerbaycan'ın bağımsızlığına adadığını belirtti.

Düzenlenen panelde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Selçuk Türkyılmaz "Millete Yol Gösteren Şair: Bahtiyar Vahapzade", AMİA Edebiyat Enstitüsü Araştırma Görevlisi Doç. Dr. Esmira Fuad "Bahtiyar Vahapzade Yaratıcılığında Türkçülük", Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Pervin Nuraliyeva da "Bahtiyar Vahapzade ve Şeki" başlıklı sunumlar yaptı.

Üstat şairin anma günü akşamında, TİKA, Bakü Yunus Emre Enstitüsü ve Azerbaycan Yazarlar Birliği iş birliğinde Bakü Reşid Behbudov Müzik Tiyatrosu'nda sanat, edebiyat, müzik, tiyatro dünyası temsilcileri ve halkın katılımıyla "Vefatının 10. Yıl Dönümünde Bahtiyar Vahabzade’ye Saygı Gecesi” de düzenlendi.

Düzenlenen etkinlikte Azerbaycanlı yazar, Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rzayev, Vahapzade'nin Azerbaycan'ı sevdiği kadar Türkiye'yi de sevdiğini, Türkiye'de de Azerbaycan'da sevildiği kadar sevildiğini söyledi.

Anma gecesinde konuşan TİKA Bakü PKO Koordinatörü Teoman Tiryaki, Vahapzade'nin anısının her zaman taze tutulması gerektiğini söyledi ve şairi rahmetle andığını kaydetti.

Azerbaycan’ın önde gelen ses sanatçısı, Flora Kerimova, şairin Azerbaycan folkloruna ve kültürüne katkılarını dile getirerek her zaman saygı duyulması gereken bir şahsiyet olduğunu söyledi ve şairin sözlerine bestelenen iki şarkısını seslendirdi.

Bahtiyar Vahapzade’nin manevi kızları, Azerbaycan’lı sevilen ses sanatçıları, Gülyaz ve Gülyanak Memmedova kardeşler şairin sözlerine bestelenmiş şarkılar seslendirdiler.

Anma gecesinde ayrıca Vahapzade'nin hayatının anlatıldığı film gösterimi yapıldı ve Azerbaycanlı oyuncular tarafından şairin şiirleri seslendirildi.

Türk milletinin tarihi, zengin medeniyeti, Türk toplumlarına karşı dış güçlerin etkileri ve Türklerin devlet kurma geleneğinden bahseden "Özümüzü Kesen Kılıç" isimli tiyatro eseri ile devam etti.

Hayatını özgürlük ve yurt sevgisine adayan Bahtiyar Vahapzade Azerbaycan’ın özgürlük mücadelesindeki hizmetlerinden dolayı istiklal ödülü almıştır. Azerbaycan’ın halk şairi, Türk Dünyasının önemli şahsiyeti Bahtiyar Vahapzade’nin birçok kitabı Türkiye Türkçesine uyarlanmış ve basımı yapılmış, aynı zamanda şairin eserleri 10’a yakın dile çevrilerek yayımlanmıştır. 

Bosna Hersek Devlet Arşivi binasının, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından onarılan arşiv depoları hizmete açıldı.

1947 yılından bu yana önemli kararları ve belgeleri muhafaza eden Bosna Hersek Devlet Arşivi Saraybosna'da 2014 yılında yaşanan protesto olaylarında Devlet Başkanlığı binasının yakılması sonucu zarar görmüştü. TİKA, Devlet Arşivleri'ne ait evrakların kurtarılması için tarihe ışık tutan belgelerin bulunduğu bölümün tadilatını yaparak donanım desteği sağlamıştı.

2018 yılında Bosna Hersek Devleti Arşivi’nde saklanan mirasın daha iyi fiziki şartlar altında korunması amacıyla yeni bir proje daha gerçekleştirildi. TİKA, Bosna Hersek Devlet Arşivi bünyesinde çok kötü durumda olan ve nem sorunlarından dolayı arşivin zarar görmesini tehdit eden arşiv deposunun 185 m² alanında tadilat çalışmasını tamamladı. Proje kapsamında arşiv deposunun yenilenmesi ile birlikte arşiv belgelerin daha iyi muhafaza edilmesi için uygun havalandırma sistemi ve yangın söndürme sistemi kuruldu ve onarılan bölümler hizmete açıldı.

Başkent Saraybosna'da düzenlenen programa, Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç'un yanı sıra TİKA Saraybosna Koordinatörü Ömer Faruk Alımcı ile Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçiliği Askeri Ateşesi Albay Gülhan Yılmaz katıldı.

“70 yılın sonunda nihayet bu enstitüye yaraşır bölmelere sahibiz”

Bosna Hersek Devlet Arşivi Müdürü Saşa Klepiç yaptığı açıklamada “Bu çalışma ile modern depo alanları oluşturulmuş oldu. Bu, Bosna Hersek Arşivi için tarihi bir an. 70 yılın sonunda nihayet bu enstitüye yaraşır bölmelere sahibiz. Arşivimize yakışır bir şekilde belgelerin korunması için uygun havalandırma sistemi ve gerekli tüm şartlar sağlanmış oldu. Önümüzdeki üç sene içinde aynı tempoyla devam etmeyi ve Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı binasında Arşivimiz tarafından kullanılan tüm arşiv depolarını yenilemeyi planlıyoruz” diye konuştu..

Arşiv Çalışanı Boro Jurişiç ise “Arşivci olarak görevim arşiv belgelerini düzenlemektir. Osmanlı Dönemine ait birçok belgenin muhafaza edildiği bu beş nolu arşiv deposu önceden çok rutubetli idi, pencereleri ise yıpranmış vaziyetteydi. TİKA'nın desteğiyle bu arşiv depolarımız yenilenmiş oldu ve bundan dolayı birçok arşiv belgemiz daha iyi muhafaza edileceği için çok minnettarız.”

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Gürcistan'ın başkenti Tiflis'teki AİSİ Engelliler Sosyal Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi'ne 18 kişilik servis aracı temin edildi.

 AİSİ'nin merkezinde düzenlenen törene, Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, TİKA Tiflis Koordinatörü Necla Demirdağ, Tiflis Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Ali Oğuzhan Yüksel, Gürcistan Stratejik Analiz Merkezi Kurucusu Nodar Kharşiladze, merkez yetkilileri ve diğer davetliler katıldı. 

Törende konuşma yapan Büyükelçi Yazgan, AİSİ'ye ilk kez geldiğini, burada sıcak bir yuva gördüğünü söyledi. Merkeze verdiği sürekli destek dolayısıyla TİKA yönetimine teşekkür eden Yazgan, bu merkezin Türkiye ile Gürcistan arasındaki dostane ilişkilerin simgesi olduğunu belirtti. Yazgan, "Burada Gürcü-Türk dostluğunun izleri var." dedi. Merkeze yardımlarının gelecekte de süreceğini vurgulayan Yazgan, konuşmasının ardından servis aracının anahtarını merkez yöneticilerine teslim etti. 

AİSİ Başkanı Givi Çikobava ise 2013 yılında “Eşitliğe Giden Yol” adıyla merkezin tadilatı ve donanımı ile başlanan, daha sonra uygulama serası yapımı, çevre düzenlemesi, engelsiz park kurulumu ve merkez personelinin İstanbul’daki engelli merkezleri gezisi ile genişleyen projeden bahsederek desteklerinden dolayı Türkiye’ye ve TİKA’ya teşekkürlerini iletti.  

Törenin sonunda, Yazgan ve Demirdağ, merkezde eğitim alan engelli çocuklara okul çantaları ve kırtasiye malzemeleri hediye etti.  Engelli çocuklar, düzenlenen konserde çeşitli şarkılar söyledi. Törenin ardından konuşan Demirdağ, TİKA'nın, Gürcistan'a sağlık alanında her zaman yardım etmeye hazır bir kuruluş olduğunu belirtti. Demirdağ, "2013 yılından beri çeşitli alanlarda destek sağladığımız AİSİ Engelliler Sosyal Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi'ne verdiğimiz bu servis aracı sayesinde, merkezden hizmet alan engellilerin merkeze ulaşımı kolaylaşmış olacak ve merkezin kurumsal kapasitesine katkı sağlamış olacaktır." dedi.

Türk işbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve  Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Başkanlığı işbirliğinde Cezayir ve Yemenli diplomatlara Ankara’da eğitim verildi.

TİKA desteğiyle uygulanan Diplomasi Eğitimi Programı (DEP) kapsamında, Diplomasi Akademisi tarafından yapılan eğitimler 2019 yılında da devam ediyor. 10 kişilik Cezayir diplomat heyeti ile 10 kişilik Yemen diplomat heyetine, Türk dış politikasının genel ilkeleri, çerçevesi ve ilgili ülke ile ikili ilişkiler konusunda bilgi verildikten sonra ekonomi diplomasisi, kamu diplomasisi, ikili-çok taraflı müzakereler, protokol, temsil, diplomatik misyon yönetimi, uluslararası ilişkiler ve uluslararası güvenlik gibi konularda eğitimler verildi. Ankara’da TİKA Başkanlığını da ziyaret eden diplomatlara özellikle TİKA’nın ülkelerinde gerçekleştirdikleri proje ve faaliyetler hakkında bilgi verildi.

Diplomasi Eğitim Programı

Diplomasi Eğitim Programı (DEP) eğitim modülleri dâhilinde kamu diplomasisi, protokol, uluslararası ilişkiler, ekonomi diplomasisi gibi konularda seminerler verilerek muhatap ülkelere diplomasi alanında insan kaynaklarını geliştirme yönünde katkı sağlanıyor. Programa katılan diplomatlara Türk dış politikasının yanı sıra terör ve enerji gibi özel başlıklara ilişkin bilgilendirmeler de yapılarak, Türkiye’nin tezlerini daha yakından analiz edebilme imkânı sunuluyor; ikili işbirliğinin geliştirilmesi yönünde katkı sağlayan temaslar kuruluyor. Ankara’da gerçekleştirilen eğitimler sonunda İstanbul’da çeşitli tarihi ve kültürel mekânları da ziyaret eden konuk diplomatlara aynı zamanda Türkiye ve Türk kültürü hakkında bilgi edinme fırsatı sunuluyor.