Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sayın İbrahim Kalın’ın katılımıyla TİKA’nın 59 ülkede 61 koordinasyon ofisinde çalışan koordinatörleri ve yerel asistanları “TİKA Ankara Buluşması”nda bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, TİKA’nın konferans salonu'nda düzenlenen "TİKA Ankara Buluşması" programının açılışında yaptığı konuşmada, TİKA'nın sadece bir yardım kuruluşu olmadığını, aynı zamanda gönüller arasında köprü kuran, dünyanın her yerindeki mazluma sahip çıkan bir kuruluş olduğunu söyledi. Türkiye'nin uzun yıllardır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çok yönlü dış politika perspektifini hayata geçirmeye çalıştığını belirten Kalın, Türkiye'nin gittiği her yerde kazan kazan politikası güden bir ülke olduğunun altını çizdi. Türkiye'yi dikkate almayan hiçbir bölgesel projenin, politikanın hayata geçmesinin ve başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulayan Kalın, Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür", "Biz insanlara hizmetkar olmaya geldik" sözleriyle sadece Türkiye'nin kendi politik duruşunu ifade etmediğine, aynı zamanda dünyaya bakışını da dile getirdiğine dikkati çekti. Kalın, bunun en somut örneklerinin, TİKA, Diyanet İşleri Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının yaptığı faaliyetlerde görüldüğüne işaret ederek, bunlar gibi yurt dışında faaliyet gösteren diğer kurumların gittikleri her yerde bu vizyonu hayata geçirmeye çalıştığını aktardı. Bu kuruluşların gittikleri yerlerde "kazan kazan" perspektifiyle yerel unsurlara yardımcı olduğunu belirten Kalın, şöyle konuştu: "Oradaki insanlara aslında unuttukları veya unutturulmaya çalışılan tarihlerini hatırlatıyoruz. Bu anlamda Türkiye'nin dünyanın hiçbir bölgesinde bir gizli gündemi yoktur. Türkiye Ankara'da ne söylüyorsa, İstanbul'da ne söylüyorsa Balkanlar'da da Asya'da da Afrika'da da aynısını söyleyen bir dış politika perspektifine sahip. Türkiye, Afrika Birliğinde ne söylüyorsa Cumhurbaşkanımızın şahsında bunu ifade etmek istiyorum, BM'de de onu söylüyor. İslam İşbirliği Teşkilatında neyi söylüyorsa, hangi görüşleri savunuyorsa Asya'ya, ABD'ye, Latin Amerika'ya gittiğinde de ikili ve çoklu görüşmelerde, AB'den NATO'suna kadar her yerde aynı politikaları savunan bir ülke. Bu şeffaflık, açık ve net olma yaklaşımı tabii ki Türk dış politikasına büyük güç ve meşruiyet kazandırıyor. Politikamızın bir diğer önemli boyutu da dünyaya ve dünya siyasetine 360 derece perspektifinden bakıyor olmamız."
"Türkiye bütün insanların güvenliğini düşünmektedir"
Özellikle yakın coğrafyada Türkiye'yi hesaba katmayan bir bölge politikasının başarılı olma şansının bulunmadığını vurgulayan İbrahim Kalın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çünkü Türkiye bölgesinde 'güvenlik' dediği zaman sadece kendi güvenliğini değil yakın coğrafyamızda, uzak coğrafyamızda nerede olursa olsun bütün insanların güvenliğini düşünmektedir. Suriye'de ya da Irak'ta terör saldırıları olduğunda, mezhepçilik bu ülkelere geldiğinde, iç savaş başladığında Türkiye sadece ulus devlet çıkarıyla hareket eden bir ülke değildir. Aynı zamanda bu coğrafyada yaşayan insanların can, mal, namus güvenliğini garanti altına almak için bütün imkanlarını seferber eden bir ülkedir. Bizim Suriye'deki varlığımızın tek sebebi de budur. Bir yanda kendi sınır güvenliğimizi sağlarken öbür tarafta savaştan, varil bombalarından, kimyasal silahlardan kaçan milyonlarca insanı koruma güdüsüyle hareket ediyoruz."
“TİKA dünyanın her yerindeki mazluma sahip çıkan bir kuruluştur.”
Kalın, TİKA'nın dünyadaki mağdur ve mazlum insanlara ister bulundukları yerde ister göç ettikleri yerde her türlü imkânı seferber eden bir kuruluş olduğunu söyledi. Kalın, “TİKA sadece bir yardım kuruluşu değil, aynı zamanda gönüller arasında köprü kuran, dünyanın her yerindeki mazluma sahip çıkan bir kuruluştur.” dedi. Türkiye’nin insani yardımlar konusunda dünyada birinci sırada yer aldığını hatırlatan Kalın, bir yerde mağdurun, mazlumun ihtiyacı söz konusu olduğunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yardım ulaştırmak için harekete geçtiğini, sadece devlet adamlarının değil milletin de gönül kapılarını açtığını, ekmeğini paylaştığını dile getirdi.
TİKA Başkanı Serdar Çam da "Son yıllarda hemen hemen her noktada devletimizin elinin bir şekilde uzandığı, yardım ettiği siyasal, diplomatik, ekonomik, ticari ve kültürel her alanda başarılı çalışmalara destek verdiği bir dönemi yaşıyoruz. " dedi.
Başkan Çam, Başkanlığın faaliyetlerinin her geçen yıl giderek arttığını vurgulayarak, ihtiyaç duyulan birçok alanda kuruma verdiği destek dolayısıyla Kalın'a teşekkür etti. Çam, "Son yıllarda yaşanan gelişmeler, gerek sınırımızda gerek sınırımızın ötesinde Afrika'da, Latin Amerika'da, Avrupa'da, Asya'da ve hemen hemen her noktada devletimizin elinin bir şekilde uzandığı, yardım ettiği siyasal, diplomatik, ekonomik, ticari ve kültürel her alanda başarılı çalışmalara destek verdiği bir dönemi yaşıyoruz." dedi. TİKA'nın çalışmalarının artarak devam etmesi temennisinde bulunan Çam, başkanlığın teknik kalkınma iş birliği faaliyetleri kapsamında Türkiye'nin ortaya koyduğu faaliyetlere katkı vermeye çalıştığının altını çizdi. Çam, "Her sene çabalarımız giderek artıyor. Gerek bütçe olarak gerek maddi ve manevi himaye olarak bize verilen destek ve imkânların miktarı da artıyor." ifadesini kullandı.
TİKA'nın 59 ülkedeki 61 ofisinden koordinatörler ve yerel asistanların katıldığı "TİKA Ankara Buluşması" beş gün sürecek. Etkinlik, 1 Şubat Cuma günü yapılacak Türk Havacılık ve Uzay Sanayii gezisi ve TÜBİTAK Uzay Araştırmaları Enstitüsü gezisiyle sona erecek.
Moldova Gökoğuz Yeri Özerk Bölgesinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Komrat Devlet Üniversitesi bünyesinde kurulan Türk Dili sınıfı açıldı.
TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın 2017 yılında bölgeye ziyareti sonrasında Yunus Emre Enstitüsü ve Komrat Devlet Üniversitesi arasında imzalanan Türkoloji projesiyle, Türk Dili ve Edebiyat Bölümünün açılmasına karar verilmişti. TİKA, Türk Dili ve Edebiyat Bölümü’nün açılması amacıyla tahsis edilen sınıfın tadilat ve donanımını gerçekleştirdi.
Türk dili sınıfının açılış törenine T.C. Kişinev Büyükelçisi Sayın Sökmensüer, TİKA Kişinev Program Koordinatörü Selda Özdenoğlu ve Komrat Devlet Üniversitesi Rektörü Sergey Zaharıa katıldı. Yeni Türkçe sınıfları kurulması için Türkiye olarak her zaman gerekli desteğin verileceğini vurgulayan Büyükelçi Sökmensüer, ‘’Hâlihazırda Türkçe öğrenmek isteyen gençlere eğitim verilen sınıfın önümüzdeki dönemlerde daha fazla öğrenciye ulaşmasını temenni ediyorum’’ dedi.
Gagavuz köylerinde Türkçe okulların açılması ve Gagavuz öğrencilere Türkiye’de eğitim imkânı sağlanması için çalışan Türkiye’nin yetiştirdiği devlet ve sanat adamı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in isminin verildiği sınıfın 2019-2020 eğitim yılında 30 öğrenciyle eğitime başlamayı planlanıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Serdar Çam Azerbaycan’da, Cumhurbaşkanımızın talimatları ile TİKA tarafından Gence’de müzeye dönüştürülen Şeyhzamanlı Ailesi Nuri Paşa Müze Evi’ni ziyaret etti.
TİKA, Azerbaycan’ın bağımsızlığı için mücadele eden Nuri Paşa ve beraberindeki Türk ve Azerbaycanlı askerlerin hatırasını yaşatıyor. Kafkas İslam Ordusu komutanı Nuri Paşa Gence şehrinde bulunduğu dönemde, Şeyhzamanlı ve ailesi Paşayı karargah olarak kullanması ve konaklaması için evinde misafir etmişlerdi. TİKA, Kafkas İslam Ordusu ve Nuri Paşa’nın hatıralarının yaşatılması amacıyla Şeyhzamanlı ailesine ait evi müzeye dönüştürdü.
Evin tadilatı yapılarak iç avlusuna Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycan’ın işgalden kurtarılmasını görsel olarak anlatan bilgi panoları kuruldu. Nuri Paşa’nın konakladığı oda dönemin şartlarını yansıtır şekilde düzenlendi ve odaya Nuri Paşa ve Nağıbey Şeyhzamanlı’nın hiper gerçeklik özellikli heykelleri yerleştirildi.
“İki devlet tek millet mesajını en güzel şekilde ortaya koyan bir eser”
TİKA Başkanı Serdar Çam müzeyi ziyaretinde Azerbaycan basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Gerçekten bu ev iki devlet tek millet mesajını en güzel şekilde en güzel örneğiyle ortaya koyan bir eser. Bu konağın bütün gelecek nesillere bağımsızlığın, egemenliğin ve kendi ayakları üzerinde durmanın mutluluğunu hissettirmesini temenni ediyorum. Ben evi ziyaret ederken gerçekten duygulandım ve etkilendim. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, Başkonsolosluğumuza ve bize bu imkânı verdikleri için Azerbaycan devletine çok teşekkür ediyorum. “ şeklinde konuştu.
Müzenin iki ülke Cumhurbaşkanlarının ziyaretine hazırlanmış şekilde tamamlanıp, açılışının yapılacağını düşündüğünü belirten Çam, Şeyhzamanlı ailesinin torunlarından Arife Aliyeva ile de görüştü. Çam, Müze evinin modernizasyonu ve daha interaktif bir hale gelmesi için TİKA tarafından desteklerin devam edeceğini sözlerine ekledi.
Kafkas İslam Ordusu ve Nuri Paşa
Birinci Dünya savaşında Kafkasya cephesinde savaşan Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ve Dağıstan’ın Osmanlı’dan yardım talep etmesi üzerine, Azerbaycan’a doğru sefere çıktı.
Gence’ye 25 Mayıs 1918’de ulaşan Kafkas İslam Ordusu Bakü’nün kurtuluşu için girdiği savaşlarda bin 130 şehit verdi. Azerbaycan’ın Bakü, Şeki, Şamahı, Göyçay, Kürdemir, Neftçala ve Guba gibi birçok bölgesinde Kafkas İslam Ordusu şehitlerinin anıt mezarları bulunuyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Gazi Üniversitesi işbirliğinde yurtdışından gelen ortopedi ve travmatoloji uzmanlarına Ankara’da Omuz Artroskopisi Kursu düzenlendi.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen eğitimlere Türk Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlarının yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Irak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Ortopedi ve Travmatoloji uzmanları katıldı.
Teorik ve pratik çalışmalarda kursa katılan uzmanlar omuz hastalıklarının artroskopik tedavisi konusunda Türkiye’nin deneyimlerini gözlemleme ve pratik olarak uygulama imkanı buldu. Katılımcı sınırı olmayan kursta canlı cerrahilerle desteklenen teorik eğitimi 100’ün üzerinde hekim takip etti. Hekimler ayrıca kadavralar üzerinde gerçekleştirilen uygulamalarla pratik eğitim fırsatı buldu.
“Burada edindiğimiz bilgileri ve tecrübeyi ülkemizde uygulamaya geçireceğiz”
Türkiye ile Kazakistan’ın çok güçlü kültürel bağlara sahip olduğunu ve bunun en büyük göstergesinin Hoca Ahmet Yesevi’ye olan sevgide yattığını söyleyen kursiyerlerden Mukhtar Akhaibekov, “Ortopedik cerrahi konusunda gerçekleştirilen kapasite artırıcı bu eğitim son derece faydalı oldu. Ülkelerimize döndüğümüzde burada edindiğimiz bilgi ve tecrübeyi uygulamaya geçireceğiz” dedi.
Türkmenistan’dan gelen uzmanlar da kurs sonunda Türkiye’nin omuz artroskopisi alanında dünya standartlarının çok üzerinde olduğunu ve kursun son derece verimli geçtiğini ifade etti.
Omuz Artroskopisi
Omuz artroskopisi, doktorun bir kamera sistemi sayesinde eklemin içini görmesini sağlayan cerrahi bir yöntem olarak kullanılıyor. Her türlü eklem probleminin nedenini belirlemede kullanılan artroskopi hem tanı hem de tedavi olanağı sağlıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle İstanbul’da “Organ Bağışı ve Organ Nakli Uluslararası Medya Çalıştayı” düzenlendi.
Organ bağışı ve nakli konusunda farkındalık yaratmak amacıyla başlatılan ve TİKA’nın da destek verdiği International Transplant Network (Uluslararası Organ Nakli Ağı) projesi kapsamında Organ Bağışı ve Organ Nakli Uluslararası Medya Çalıştayı düzenlendi.
Çalıştaya 35 ülkeden 74 gazeteci katıldı. Katılımcı ülkeler arasında Çad, Senegal, Uganda, Gana, Bosna Hersek, Arnavutluk, Moldova, KKTC, Ermenistan, Libya, Irak, Fas gibi ülkeler bulunuyor.
Çalıştayın ilk gününde gazeteciler İstanbul’daki 7 hastaneyi ziyaret etti, yetkililerden bu hastanelerde yapılan organ nakli operasyonlarına dair bilgi aldı. Çalıştayın 2. gününde sağlık iletişimi, organ naklinde medyanın rolü, organ nakli bağlantılı suçlarla mücadele gibi konular ele alındı.
Çalıştayda organ nakli sürecinde görev alan doktor ve organ nakli koordinatörleri ile birlikte; bu operasyonları bizzat yaşayan kişiler de yer aldı.
‘’Bağışı artırmak için toplumsal farkındalık artırılmalı”
Çalıştayın son gününde yapılan basın toplantısında konuşan Türkiye Organ Nakli Vakfı (TONV) Başkanı Dr. Eyüp Kahveci, Türkiye’de yaklaşık 30 bin kişinin organ beklediğini açıkladı. Kahveci, doğuştan tüm vatandaşları bağışçı kabul eden varsayılmış rıza sistemine geçmenin, Türkiye’deki bağış oranlarına olumlu katkı yapacağını söyledi. Kahveci, organ ihtiyaçların karşılanabilmesi için toplumsal farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini, bu konuda basın mensuplarına önemli görevler düştüğünü iletti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Emniyet Genel Müdürlüğü işbirliğinde yürütülen Uluslararası Polis Eğitim İşbirliği Projesi kapsamında 2018 yılında düzenlenen 37 eğitim programında toplam 564 emniyet personeline eğitim verildi.
Uluslararası Polis Eğitim İşbirliği Projesi ile dost ve kardeş ülkelerin emniyet mensuplarına yönelik; iki ülke teşkilatlarının sahip oldukları tecrübelerin karşılıklı paylaşılması, suçla mücadele de ortak bilinç geliştirme ve iki ülke polis teşkilatlarının terminolojilerinde birlik sağlanması amacıyla hizmet içi ve uygulamalı eğitimler veriliyor.
2018 yılında düzenlenen eğitim programlarına Azerbaycan, Bosna-Hersek, Filistin, Makedonya, Karadağ, Kırgızistan, Kosova, Meksika, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Sırbistan, Tunus ile Gine, Ekvator ve Yemen’den 564 emniyet personelinin katıldı.
456 kurs ve yaklaşık 8 bin kursiyerin katılımı sağlandı
"Uluslararası Polis Eğitim İşbirliği Projesi" kapsamında 2007-2018 yılları arasında Türkiye ve ilgili ülkelerde olmak üzere toplam 456 kurs gerçekleştirildi, bu kurslara 7 bin 940 kursiyerin katılımı sağlandı.
Yabancı polis memurlarına verilen eğitimler kapsamında, VIP önemli kişileri koruma kursu, uyuşturucu suçlarında risk analizi ve arama teknikleri kursu, terörizme karşı önemli tesisleri koruma kursu, siber suçlar soruşturma kursu, polis liderliği ve yönetim becerileri kursu, mobil cihaz inceleme kursu, takip teknikleri kursu, atış eğitici yetiştirme kursu, güvenli sürüş teknikleri kursu, telsiz haberleşme sistemleri kursu, risk analizleri ve arama teknikleri kursu, seyahat belgeleri sahteciliği uzmanlık eğitimi, yakalama ve gözaltına alma yöntemleri kursu, terörle mücadele temel eğitimi kursu, genel adli kimyasal inceleme / analiz temel eğitimi, uluslararası suçlarla mücadele işbirliği kanalları gibi konular yer aldı.
Öte yandan TİKA ve Jandarma Genel Komutanlığı iş birliğinde, Kolluk Kuvvetleri arasında karşılıklı iş birliğini güçlendirmek, ortak tarihsel ve kültürel yakınlığın pekiştirilmesi amacıyla Türkiye'de, Özbekistan ve Moritanya Jandarma personeline yönelik eğitim programları ile Özbekistan’da da Özbekistan Jandarma personeline yönelik eğitim programları düzenlendi. Düzenlenen eğitimlere 88 jandarma personeli katıldı. Ayrıca Özbekistan İçişleri Bakanlığı Polis Akademisi bünyesinde daha düzenli ve kaliteli bir eğitimin verilmesi amacıyla Akademi içerisinde bulunan Maneviyat ve Kültür Merkezi’ne donanım ve teknik ekipman desteği sağlandı.
Türkiye Cumhuriyeti Polis Akademisi Başkanlığı’nda güvenlik yönetimi yüksek lisans programında eğitim alan Ürdün, Ukrayna, Kongo, Afganistan, Maldivler, Moğolistan, Somali, Tacikistan ve Uganda’dan gelen yabancı uyruklu öğrencilerden oluşan yaklaşık 30 kişilik Emniyet grubu TİKA’yı ziyaretinde TİKA Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Birol Çetin tarafından heyete TİKA’nın kuruluşu, amacı, vizyonu, misyonu, bulunduğu ülkeler başta olmak üzere 145 ülkede yürüttüğü projelere ilişkin bilgiler verildi.
"Uluslararası Polis Eğitim İşbirliği Projesi"
TİKA ile Emniyet Genel Müdürlüğü işbirliğinde; 2007–2008 döneminde pilot ülke olarak seçilen Balkanlardan Arnavutluk ve Orta Asya’dan Kırgızistan’da polis gücüne eğitim verilmesiyle Uluslararası Polis Eğitim İşbirliği Projesi başlatılmıştı.
Proje ile polislik uygulamalarındaki uluslararası standartların yaygınlaştırılması, bölgesel güvenlik sorunlarına koordineli ve eşgüdüm halinde mücadele anlayışının geliştirilmesi, Türkiye’nin güvenlik işbirliği içerisinde olduğu ülkelerdeki üst düzey polis yöneticilerinin ve uzmanlık gerektiren birimlerde Türk polislerince verilecek eğitimlerle polislik alanında yaşanan gelişmelerden haberdar edilerek Polis Teşkilatlarındaki değişimlerin hızlandırılması amaçlanıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Afganistan’da 20 dönüm alan üzerinde kurulu Kadınlar Bahçesi’ne (Bağ-ı Zanane) çocuk oyun parkı ve dinlenme alanı yapıldı.
Sürekli artan terör faaliyetleri ve olumsuz iklim koşulları nedeniyle zor koşulların hüküm sürdüğü Afganistan’da, Belh Vilayeti Kadın İşleri Müdürlüğü yönetiminde faaliyet gösteren bahçede, kadınlar ve çocuklar özellikle yaz aylarında şehrin gürültüsü ve dış etkilerden uzaklaşarak farklı bir ortamda dinlenme ve kaliteli zaman geçirme imkânına kavuştu. Çocuk oyun parkı ve dinlenme alanı şehrin tek ücretsiz çocuk parkı olma özelliğini de taşıyor.
Parkın hizmete açılması için düzenlenen törene Belh Vali Yardımcısı Muhammed Beşir Tevhidi, İl Şura Başkanı Dr. Muhammed Efzal Hadid, T.C. Mezar-ı Şerif Başkonsolosu Şevki Seçkin Alpay, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Zühtü Çal, Belh Vilayeti Kadın İşleri Müdürü Şehla Hadid, Belh Vilayeti Kadın Milletvekilleri katıldı.
Belh Vilayeti Vali Yardımcısı, İl Şura Başkanı ve Kadın İşleri Müdürü kadınlara yönelik projelerinden dolayı Türkiye ve TİKA’ya teşekkürlerini iletti. T.C. Mezar-ı Şerif Başkonsolosu Alpay konuşmasında, kadınların ve çocukların sosyal alanda desteklenmesinin bölge halkı için önemine değindi. TİKA Mezarı Şerif Koordinatörü Çal ise TİKA olarak Afganistan’daki 3 Ofisi ile kalkınma alanında çeşitli projeler ürettiklerini ve Afganistan’ın kalkınması için projeler üretmeye devam edeceklerini ifade etti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Kabataş Erkek Lisesi işbirliğinde, Galiçya Cephesi'nde ve I. Dünya Savaşı'nın diğer cephelerinde hayatını kaybeden Çek ve Türk askerler hatırasına Charles Üniversitesi'nde anma programı gerçekleştirildi.
Uzakdoğu Asya ve Dünya Projesi kapsamında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Kabataş Erkek Lisesi öğrenci ve öğretmenlerinden oluşan 12 kişilik heyet Çek Cumhuriyeti’nde Galiçya Cephesi'nde ve I. Dünya Savaşı'nın diğer cephelerinde hayatını kaybeden Çek ve Türk askerler hatırasına 1348 yılında kurulan Charles Üniversitesi'nde anma programı düzenlendi.
Programa Charles Üniversitesi Yakındoğu ve Afrika çalışmaları Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Pavel Sladek, T.C. Prag Büyükelçisi Ahmet Necati Bigalı, Türkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Jitka Maleckova, Çek öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.
Programda Balkan, Çanakkale ve I. Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerinin hatırasına çekilen Kabataş Erkek Lisesi öğrenci ve öğretmenlerinin oynadığı “Daha bir çiçekken” kısa filmi izletildi. Daha sonra öğrenciler Müzik öğretmenleri eşliğinde, ”Çanakkale içinde vurdular beni” türküsü ile “Bir başkadır benim memleketim” ve “Ach synku synku” adlı Çekce şarkıyı seslendirdiler.
Başta Prag Belediyesi olmak üzere yerel otoritelerle de temaslarda bulunan heyet, Atatürk'ün 1 Haziran-28 Temmuz 1918 tarihlerinde kaldığı Karlovy Vary'de müze haline dönüştürülen odasını da ziyaret etti.
Heyet programın son gününde Pardubice Türk şehitliğinde defnedilmiş 508 askerimizi ebedi istirahatgahlarında ziyaret etti. Krematoryum bölgesi şehir mezarlığında bulunan Pardubice Türk Şehitliği’nde, I. Dünya Savaşı sırasında Galiçya Cephesi'nde savaşan askerlerden salgın hastalık ve tedavi için getirildikleri Pardubice Hastanesi'nde vefat eden şehitlerimiz yatıyor. 499 askerin defnedildiği şehitliğe, Liberec ve Josefov kentinde bulunan 9 şehidin de nakledilmesiyle şehitlikteki şehit sayısı 508'e ulaştı. Şehitliğimiz 2001 yılında restore edildi.
Galiçya Cephesi (1916–1917)
Galiçya Seferi´ne çoğunluğu Çanakkale Savaşı’nda yer alanlar olmak üzere 35 bine yakın askerimiz gönderildi. Tamamı 32 yaş altı olarak seçilen bu kolorduya komutan olarak yine Çanakkale Cephesi’nde aktif görevler alan Yakup Şevki Paşa atandı. 21 Temmuz 1916 sabahı Uzunköprü istasyonundan ilk kafilenin hareketi başladı ve Ruslar ile ilk sıcak temas 19 Ağustos 1916’da sağlandı. Galiçya Cephesi’nde görevli 15. Kolordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’nın yerine, 18 Kasım 1916’da General Cevat Paşa atanarak, askerimizin Galiçya Cephesi’nden ayrıldığı Ağustos 1917’ye kadar görevde kaldı. Onun döneminde de askerimiz üstün başarı ve hizmetlerine devam etti. Galiçya Cephesi´nde 12.000’e yakın askerimiz şehit oldu. Galiçya Cephesi, Osmanlı toprakları dışında en çok şehit verdiğimiz cephe oldu. Ayrıca Çekya, Macaristan, Polonya ve Ukrayna’da şehitliklerimiz bulunuyor. Çanakkale savunmasının bir benzeri Galiçya’da gösterildi ve Galiçya Cephesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun başarılı olduğu cepheler arasında yer aldı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Libya'nın Fizan bölgesinde bulunan Ubari şehrindeki Şeriat ve Kanun Fakültesine donanım desteğinde bulundu.
TİKA, Libya’nın Fizan bölgesinde önemli eğitim kurumlarından biri olan ve geçtiğimiz dönemde yaşanan çatışmalarda zarar gören Zliten Al Asmariyya İslam Üniversitesi Ubari Şeriat ve Kanun Fakültesine idari bürosuna ve dersliklerine donanım desteğinde bulundu.
Fakülte öğrencileri ile bölgenin ileri gelenlerinin katılımı ile gerçekleştirilen törende konuşan Fakülte Dekanı Dr. Ebubekir Muhammed İsa, “Daha önce TİKA’yı ziyaretimizde sağlık ve eğitim başta olmak üzere bölgede geliştirilebilecek kalkınma işbirliği projeleri için görüş alışverişinde bulunmuştuk. Ziyarette gündeme gelen eğitim alanındaki projelerinin hayata geçirilmesinden çok memnunuz. Özellikle gençlerin eğitim imkânlarının geliştirilmesiyle cehalet ortadan kalkacak ve gençler silahlı grupları terk ederek, eğitim kurumlarına yönelecektir” şeklinde konuştu. Türkiye ve TİKA’ya teşekkür eden Dekan, bu tür projelerin artmasının bölgesel barışa ve kalkınmaya katkı sağlayacağını, bölge insanının birçok sıkıntısının hafifletileceğini de sözlerine ekledi.
TİKA tarafından daha önce de Fizan’ın Sebha- Bıraq Şati ile Garife kentlerinde yaşayan ihtiyaç sahibi yetim ve savaş mağduru 200 öğrenciye bir yıl yetecek eğitim materyali desteğinde bulunulmuştu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç’in huzurunda imzalanan anlaşma ile TİKA ve Hırvatistan İslam Birliği işbirliğinde Hırvtatistan’da İslam Merkezi inşa ediliyor.
Sisak İslam Kültür Merkezi Projesi kapsamındaki iş birliği mutabakat zaptı, iki ülke Cumhurbaşkanlarının huzurunda TİKA Başkanı Serdar Çam ve Hırvatistan İslam Birliği (Meşihad) Başkanı Müftü Aziz Hasanoviç tarafından imzalandı. Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kitaroviç, İslam Kültür Merkezi projesine ilişkin iş birliği protokolünün imzalanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu projenin iki ülke arasındaki kültürel diyaloğa yapacağı katkının önemine işaret etti.
Hırvatistan İslam Birliği tarafından Sisak Belediyesi’nde yer alan Sisak İslam Kültür Merkezi’nin inşaatına Nisan 2017 tarihinde başlandı. Fakat finansman sıkıntısı ve sahadaki çeşitli zorluklar nedeniyle projenin tamamlanabilmesi için desteğe ihtiyaç duyuldu. Yapılan görüşmeler neticesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla Sisak İslam Kültür Merkezi inşaatının tamamlanması çalışmaları kapsamında TİKA ve Hırvatistan İslam Birliği tarafından işbirliği yapılması kararlaştırıldı.
İşbirliği çerçevesinde Türkiye ve Hırvatistan arasındaki tarihi bağlar, dostluk ve ortak değerler ışığında, Sisak İslam Kültür Merkezi’nin tamamlanabilmesi için TİKA tarafından destek sağlanacak.
4 katlı olarak proje edilen İslam Kültür Merkezi 586 kişinin ibadet edebileceği bir cami, çocukların eğitim alabileceği 3 derslik, çok amaçlı toplantı salonu, restoran ve camide görev yapan imamlar için konaklama gibi temel alanlardan oluşmaktadır. Proje tamamlandığında Hırvatistan’daki dördüncü İslam kültür merkezi olacak.
Kültür Merkezinin temel atma töreni Kasım 2016 tarihinde yapıldı ve inşaat Nisan 2017 tarihinde başlamıştır. 2019 başı itibariyle proje toplamının takriben %20’si tamamlanmış durumdadır. TİKA’nın destek sağlaması ile birlikte projenin 2020’de bitirilmesi öngörülmektedir.
Sisak İslam Birliği
Müslümanların Sisak şehrine ilk yerleşmeleri 19. yüzyılda başlamıştır. Hırvatistan İslam Birliğinin çatısı altında faaliyet gösteren 15 meclisten biri olan ve Sisak İslam Birliği adıyla da bilinen kurum, şehirdeki Müslüman nüfusun artması üzerine 17.09.1967 tarihinde kuruldu. İslam Birliği’nin kuruluşunu izleyen ilk yıllarda Müslümanlar ibadetlerini evlerinde yapıyordu. 1974 yılında İslam Birliği resmi olarak mescit, mektep ve imam dairesi niteliği taşıyan 100 metrekarelik bir evi satın alarak faaliyetlerine başlamıştır. Sisak şehrinde ve çevresinde yaşayan Müslümanların bütün dini ve sosyal yaşamı bugüne dek bu evin içerisinde gerçekleşmektedir. Sisak’taki İslam Birliği kısıtlı imkanlarıyla 1967’den bu yana düzenli olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerle aktif ve dinamik bir birlik olarak tanınmaktadır.
Bölgede Müslüman nüfusun artmasıyla birlikte faaliyet alanı genişleyen İslam Birliği’nin bu faaliyetlerini yürüteceği bir cami ve İslam Kültür Merkezi’nin inşa edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) işbirliğinde Azerbaycan’da kalite yönetim sistemi eğitim programı başlatıldı.
TİKA tarafından Azerbaycan’da ekonomi ve sanayi sektörlerinde kalite, üretim ve verimliliğin artırılmasına destek olunması amacıyla bir proje başlatıldı. Proje çerçevesinde kalite yönetim sistemi ve enerji yönetimi sistemi alanında Azerbaycan’ın öncü bilimsel-araştırma ve sanayi kuruluşlarına eğitim ve sertifikasyon desteği veriliyor. Proje ile sanayide verimli üretim yöntemleri, enerji ve kaynak verimliliği, organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesini sağlayacak uluslararası standartların uygulanması ile ekonominin gelişmesine katkı sağlanması hedefleniyor.
Projenin tamamlaması ile, Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı’na bağlı, makro ekonomi politikaları, sanayi, küçük ve orta ölçekli işletmeler ve diğer üretim sektörlerine ilişkin bilimsel araştırmalar yapan Ekonomik Reformlar Enstitüsü, ISO 9001:2015 kalite yönetim sistemi standardı; Azerbaycan’ın en önemli organize sanayi bölgesi olan Sumgayıt Kimya Parkı ise ISO 9001:2015 kalite yönetim sistemi ve ISO 50001 enerji yönetimi standartlarına sahip olacaklar.
Türk Standartları Enstitüsü işbirliğinde yürütülen proje kapsamında, ilk aşamada ISO 9001:2015 kalite yönetim sistemi ile ilgili eğitimlere başlanıldı. Her iki kurumdan 30 uzman, kalite yönetim sistemleri ile ilgili 5 günlük eğitim alacak. Kalite yönetim sisteminin temelleri, risk tabanlı süreç yönetimi, dokümantasyon ve iç tetkiklerle ilgili bilgilerin anlatıldığı eğitimlerin bir sonraki aşamasında ise standartlarla ilgili uygulama eğitimleri de verilecek.
Sekiz ay devam edecek projenin devamında, Azerbaycanlı uzmanlara enerji yönetim sistemleri ile ilgili teorik ve uygulama eğitimler verilecek. TSE uzmanları denetiminde yürütülecek tetkik ve belgelendirme çalışmalarının ardından kurumlara ISO kalite sertifikaları verilecek.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tanzanya’nın Darüsselam şehrinde Tambaza Lisesi öğrencilerine basketbol ve voleybol sahası inşa edildi.
TİKA Tanzanya’nın en büyük şehri olan Darüsselam’da 800’den fazla öğrenciye eğitim veren Tambaza Lisesi’ne çocukların basketbol ve voleybol oynayabileceği saha inşa etti. Derslerinin yanı sıra spor aktivitelerine de zaman ayırmalarına destek sağlanan proje ile daha sağlıklı bireylerin yetişmesi hedefleniyor.
“Artık hayallerim çok da uzak değil”
Tanzanya 58 milyonu aşkın nüfusu ile Afrika’nın en az gelişmiş ülkelerinin başında geliyor. Ülke nüfusunun yüzde 43’ünü ise 0-14 yaş arası çocuklar oluşturuyor. Tambaza Lisesi öğrencilerinden Baraka Nikosefa, “Hep çok iyi bir basketbol oyuncusu olup ülkemi uluslararası liglerde temsil etmeyi hayal ederdim. Yapılan bu basketbol sahası ile artık hayallerim çok da uzak değil. Türkiye’ye sonsuz teşekkürler” dedi.
Spor sahasının açılış törenine Türkiye Darüsselam Büyükelçisi Ali Davutoğlu, TİKA Darüsselam Program Koordinatörü Hikmet Özdenoğlu, Ilala Bölgesi Millet Vekili ve Meclis İkinci Başkanı Mussa Azzan Zungu, Ilala Belediye Başkanı Charles Kuyeko, Tambaza Lisesi yetkilileri, öğrenciler ve veliler katıldı.
Tanzanya Meclis İkinci Başkanı Mussa Azzan Zungu başta TİKA olmak üzere Türk makamlarının Tanzanya’ya göstermiş oldukları yakın ilgiden memnuniyet duyduklarını ve iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin her geçen gün daha da iyiye gittiğini ifade etti. Zungu, “Gençlerimize bu şekilde modern bir ortamda spor yapma imkânı sunduğu için TİKA’ya teşekkür ediyorum” dedi.