Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) arasında anne-çocuk sağlığı, gençlerin sağlık alanında eğitimi ve sağlık çalışanlarının kapasitelerinin artırılmasına yönelik imzalanan protokol kapsamında hayata geçirilen ilk proje Meksika’da uygulamaya konuldu.

Proje kapsamında, özellikle kırsal bölgelerde görev yapan ebelerin bilgi düzeyini artırmak, doğum sırasındaki riskleri azaltmak ve kadınların doğum öncesi ile sonrası süreçlerde bilinçlenmesine katkı sunmak amacıyla kullanılacak sağlık kitleri ve mesleki eğitim materyalleri TİKA tarafından temin edildi. Eğitimler, Meksika Sosyal Güvenlik ve Sağlık Hizmetleri Enstitüsü (IMSS) bünyesindeki sağlık çalışanlarına yönelik olarak planlandı.

Meksika’da özellikle kırsal bölgelerde yaşayan topluluklar arasında anne ve yeni doğan ölüm oranları yanlış bilgi ve uygulamalar sebebiyle yüksek seyretmektedir. Bunun önüne geçmek amacıyla Hidalgo şehrindeki Tulancingo Teknik Üniversitesi ve Acapulco Teknoloji Üniversitesinin ebelik programlarında görev alan sağlık çalışanlarının eğitimlerinde kullanılacak mesleki yayınlar ve saha uygulamalarında faydalanacakları sağlık kitleri, Hidalgo Tulancingo Genel Hastanesinde düzenlenen törenle teslim edildi.

Törene IMSS Bienestar Hidalgo Sağlık Hizmetleri Başkanı Ma. Concepción Carmona Ramos, Tulancingo Genel Hastanesi Müdürü Jair de Jesús Hernández Villegas, TİKA Meksika Koordinatörü Muhammed Ünal, UNFPA Meksika Direktör Yardımcısı Dosia Calderón Maydon, Önleyici Sağlık Programları Daire Başkanı Dr. Claudia Gabriela Montoya Ballesteros, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Üreme Sağlığı Merkezi Müdürü Sara Nely Hernandez Flores, UNFPA Anne Sağlığı ve Ebelik Programı Koordinatörü Marisela Olvera García ve sağlık çalışanları katıldı.

Tulancingo Genel Hastanesi Müdürü Villegas konuşmasında, IMSS, UNFPA ve TİKA iş birliğinde uygulanan projeden duydukları memnuniyeti dile getirerek anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasına yönelik eğitim alan ebelere katkı sunmanın önemine vurgu yaptı.

UNFPA Meksika Direktör Yardımcısı Maydon ise projenin Meksika’daki ebelik uygulamalarında dönüşüm yarattığını ve paydaşlar ile Hidalgo Hükümeti arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturduğunu ifade etti.

TİKA Meksika Koordinatörü Ünal ise projenin anne ve yenidoğan sağlığı açısından hayati bir nitelik taşıdığını belirterek TİKA’nın bu çalışmanın paydaşı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi, katkı veren tüm kurumlara ve zorlu saha koşullarında görev yapan ebelere teşekkür etti.

Proje ile anne ve yenidoğan ölüm oranlarının azaltılmasına, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına ve savunmasız toplulukların sağlık sistemine erişim kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlandı. Çalışma, 2035 yılına kadar 4,3 milyon anne ve bebeğin hayatının kurtarılmasına yönelik küresel hedeflere destek sunuyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen “EMIDWORLD 3. Uluslararası Ekonomi, Kamu Maliyesi, İşletme ve Sosyal Bilimler Kongresi”ne destek sağladı.

Kilis 7 Aralık Üniversitesi ile Bakü Devlet Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen kongrede, iki gün boyunca 41 ayrı oturum düzenlendi. Daha önce Kütahya ve İstanbul’da organize edilen EMIDWORLD, bu yıl da turizmden siyaset bilimine, mimariden eğitime kadar geniş bir yelpazede akademik çalışmaları aynı platformda buluşturdu.

Kongre; akademisyenler, araştırmacılar ve kamu yöneticilerini bir araya getirerek ekonomi, kamu maliyesi, işletme ve sosyal bilimler alanlarında güncel araştırmaların paylaşılmasını, disiplinler arası iş birliğinin artırılmasını ve özellikle genç araştırmacılar için uluslararası sunum ve akademik ağ kurma imkânlarının geliştirilmesini amaçlıyor.

33 ülkeden 348 akademisyenin katılım sağladığı organizasyonda, toplam 278 bildiri sunuldu. Oturumlarda ekonomik, bölgesel ve küresel ölçekte birçok konu ele alınarak akademi dünyası arasında önemli bir bilgi paylaşımı zemini oluşturuldu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP) arasında Kolombiya’da açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele için imzalanan iş birliği protokolü kapsamında ilk proje hayata geçirildi.

Kolombiya’nın kuzeydoğusunda yer alan La Guajira departmanında, devlet okullarında sürekli ve ücretsiz yemek hizmetini destekleyen Okul Beslenme Programı (PAE) kapsamında önemli bir projeyi hayata geçirdi.

Bu kapsamda TİKA ve WFP Kolombiya ortaklığında hayata geçirilen proje ile Barrancas ve Dibulla şehirlerinde bulunan 20 okulun yemekhane ve mutfak malzemeleri yenilendi, eksik ekipmanlar tamamlandı ve yaklaşık 6.500 öğrenciye daha hijyenik ve güvenli yemek imkânı sunuldu. Sağlanan mutfak ekipmanları ve yemekhane mobilyaları sayesinde öğrencilerin beslenme koşulları iyileştirilirken WFP ve Kolombiya Hükümeti iş birliğinde yürütülen programa Türkiye de katkı sunarak taraf oldu.

Söz konusu proje kapsamında TİKA Bogota Koordinatörü Merve Zengin ve WFP Kolombiya Ülke Direktörü Nils Grede La Guajira’daki Paulo Sexto Eğitim Enstitüsü ve Lorenzo Solano Pelaez Eğitim Enstitüsünü ziyaret ederek öğretmenler, veliler, öğrenciler ve yemekhane çalışanları ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen kutlama etkinliğine La Guajira Hükûmet Sekreteri Misael Velásquez ve La Guajira Eğitim Sekreteri Rosa Ena Soto da katıldı. Etkinlik, yerel dans gösterileri ile renklendi ve katılımcılar gerçekleştirilen yardım konusunda teşekkürlerini dile getiren konuşmalar gerçekleştirdiler.

WFP Kolombiya Ülke Direktörü Grede, TİKA’nın güvenilir bir ortak olarak katkısının önemine dikkat çekerek okul beslenme programlarının çocukların geleceğini şekillendirdiğini vurguladı. Grede, “Okulda düzenli beslenen bir çocuğun lise mezunu olma ihtimali yüzde 39 daha yüksek, yüzde 20’si ise üniversiteye devam ediyor. Bu katkılar yalnızca beslenme değil; fırsat eşitliği, eğitim ve toplumsal kalkınmadır.” dedi.

Eğitim Kurumu öğrencisi Paulo Sexto, verilen desteğin önemini şu sözlerle dile getirdi:

“Bizler için sağlanan bu katkı çok kıymetli. Yapılan yardım sadece yeni araç ve gereçlerden ibaret değil; aynı zamanda halklarımız arasında kurulan dostluk, dayanışma ve kardeşlik köprüsüdür. Artık biz öğrenciler daha sağlıklı koşullarda beslenebilecek, derslerimize daha iyi odaklanabilecek ve geleceğe daha güçlü hazırlanabileceğiz. Bu destek, eğitimimizi ve kişisel gelişimimizi güçlendiren değerli bir armağandır. Okulumuz adına TİKA’ya ve WFP’ye içtenlikle teşekkür ediyorum.”

La Guajira Eğitim Sekreteri Rosa Ena Soto, “Bu destekle sadece öğrencilerimiz değil, mutfak çalışanlarımız da daha iyi koşullara kavuştu. Türkiye’ye ve TİKA’ya çocuklarımıza verdikleri değer için teşekkür ediyorum.” dedi. La Guajira Hükûmet Sekreteri Misael Velásquez ise, “TİKA ve WFP’nin katkılarıyla Barrancas ve Dibulla’daki okullar faydalanacak. Bu destek çocuklarımızın eğitimine, sağlığına ve geleceğine yapılan bir yatırımdır.” ifadelerini kullandı.

Zero Hunger Hedefine Katkı

Proje, öğrencilerin daha sağlıklı yemekhane koşullarına kavuşmasını sağlayarak BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 2. hedefi olan “Açlığa Son (Zero Hunger)” hedefine doğrudan katkı sunuyor. Daha iyi beslenme imkânları, öğrencilerin eğitimde devamlılığını, başarılarını ve gelecekteki fırsatlarını da güçlendiriyor.

La Guajira’da açlık ve gıda güvensizliği

Kolombiya’nın kuzeydoğusunda yer alan La Guajira Departmanı, ülkenin en yoksul ve en kırılgan bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Nüfusunun ekseriyeti yerli kabilelerden oluşan bu bölgede çocuklar arasında yüksek yetersiz beslenme oranları gözlemleniyor ve departman, ulusal ve uluslararası raporlarda ülke genelinde gıda güvensizliği oranlarının en yüksek olduğu yerlerden biri olarak gösteriliyor.

2025 yılı itibarıyla devlet eğitim sisteminde kayıtlı 7 milyondan fazla öğrencinin yaklaşık %68’i Okul Beslenme Programı’ndan yararlansa da, La Guajira’daki okulların büyük kısmında yemekhane altyapısı ve mutfak donanımı yetersiz durumda. TİKA tarafından WFP iş birliğinde gerçekleştirilecek ilk proje ile bölgedeki okulların güvenli ve besleyici öğünlere erişimine katkı sağlanması bekleniyor.

Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (UDTTMR) tarafından 4-7 Eylül 2025 tarihlerinde düzenlenen “29. Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansı, Şarkısı ve Geleneksel Giysileri Festivali” cumartesi günü yapılan gala gecesiyle sona erdi.

Romanya’nın Köstence kentinde gerçekleştirilen festivalde Türkiye, Kuzey Makedonya, Bulgaristan, Litvanya ve Arnavutluk’tan sanatçılar sahne alırken; Romanya’daki Hırvat, Makedon, Rus-Lipoven, Türk, Bulgar ve Sırp toplulukları da gösterilere katıldı. Ovidiu’daki “Elena Roizen” Kültür Merkezi ile UDTTMR toplulukları da etkinliğe renk kattı.

Festival kapsamında, TİKA’nın desteğiyle Romanya’ya gelen Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Dans ve Müzik Topluluğu Cıyın Ansambli, kostüm sergileri ve dans gösterileri sundu. Grup ayrıca Kırım Tatar geleneksel kıyafetleri, bayraklar ve pankartlarla festival yürüyüşünde yer aldı.

Köstence “Jean Constantin” Eğitim ve Gençlik Merkezi’nde düzenlenen sahne gösterileri yoğun ilgi gördü. Salonun tamamen dolduğu programda, farklı toplulukların bir arada barış içinde yaşama kültürüne vurgu yapıldı.

Festivale Türkiye’den Yalova YAFEM Halk Oyunları Grubu, Arnavutluk Uluslararası Dans Topluluğu Akademisi, Kuzey Makedonya Bahar Folklor Topluluğu, Bulgaristan Rodop Esintileri Folklor Grubu, Litvanya Efsane Ansambli ile Romanya’daki Hırvat ve Makedon topluluklarının grupları katıldı. Romanya’daki Sırp topluluğu ile Özbekistan’dan gelen ekipler de etkinlik süresince performanslarını sergiledi. UDTTMR’nin Mecidiye Karasu, Kaytarma, Canlar, Kanara ve Kocalılar toplulukları da sahnede yer aldı.

Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, açılış konuşmasında, “Romanya’nın çeşitliliğe gösterdiği hoşgörü, gerçekten de ‘çeşitlilik içinde birlik’ anlayışının en güzel göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

Köstence İl Meclisi Başkan Yardımcısı Răzvan Filipescu da festivalin dostluğun ve kültürel birlikteliğin sembolü olduğunu belirterek, toplulukların bölgenin kültürel gelişimi ve ekonomisine sunduğu katkılara teşekkür etti.

Yaklaşık üç saat süren gala gecesi, çok kültürlü bir şölen havasında geçti. Gösteriler, barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşama arzusunu izleyicilere yansıttı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Romanya’nın Köstence kentinde düzenlenen bilgi yarışmalarında dereceye giren 50 Türk ve Tatar soydaş öğrenci için Türkiye’ye kültürel gezi programı düzenledi.

Romanya Eğitim Bakanlığı Köstence İl Eğitim Müfettişliği koordinasyonunda yapılan “Türkçe Dil Bilgisi”, “Romanya’daki Türklerin Tarih ve Gelenekleri”, “İslam Dini” ve “Güzel Dilim Türkçe” yarışmalarında başarılı olan öğrenciler, “Dobruca–Türkiye Gönül Köprüsü” projesi kapsamında Türkiye’yi ziyaret etti.

İstanbul ve Ankara’da 5 gün süren program kapsamında öğrenciler; Sultanahmet Camii, Ayasofya Camii, Türk İslam Eserleri Müzesi, Yerebatan Sarnıcı, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Rami Kütüphanesi, Miniatürk, Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi, Sinema Müzesi ve Galata Kulesi gibi kültürel mekânları gezdi. Gençler ayrıca Hababam Sınıfı filminin çekildiği Adile Sultan Kasrı’nda konakladı.

Ankara’daki programda ise öğrenciler Anıtkabir’i ve TİKA Başkanlığını ziyaret etti, TİKA Başkanı Abdullah Eren ile bir araya geldi. Geleneksel Sporlar Kulübü’nde ata binme ve ok atma etkinliklerine katılan gençler, Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu.

TİKA Başkanı Abdullah Eren, kabulün ardından sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Gençlerimizin bu yarışmalardaki azmi, gayreti ve elde ettikleri başarılar yalnızca bugünlerine değil, kültürümüzün yarınlarına da ışık tutuyor. İyi ki geldiniz gençler, TİKA her zaman sizinle.” ifadelerini kullandı.

Her yıl Köstence İl Eğitim Müfettişliği koordinasyonunda düzenlenen bilgi yarışmaları, soydaş gençlerin dil, din ve kültürlerini öğrenmelerini teşvik ediyor. Yarışmalarda başarılı olan öğrenciler Romanya Eğitim Bakanlığı tarafından burslandırılırken, Romanya Demokrat Türk Birliği ve TİKA tarafından da ödüllendiriliyor. Bu yıl 4 kategoride birincilik elde eden 32 öğrenciye TİKA tarafından tablet bilgisayar hediye edilmişti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yemen Ulusal Kanserle Mücadele Merkezi Aden Laboratuvarına tıbbi destek sağladı.

Proje kapsamında, kanser hastalıklarının teşhisinde ve tedaviye yanıt süreçlerinin izlenmesinde kullanılan laboratuvar solüsyonları TİKA tarafından temin edilerek merkeze hibe edildi.

Geçici başkent Aden’de düzenlenen teslim törenine TİKA Yemen Koordinatörü Yahya Acu, Yemen Ulusal Kanserle Mücadele Merkezi Aden Müdürü Dr. Muhammed Mücahid ile merkezde görevli doktorlar katıldı.

Dr. Mücahid, merkezin ciddi bir solüsyon sıkıntısı yaşadığı dönemde yapılan desteğin hayati önem taşıdığını belirterek, “Temin edilen malzemeler, her kemoterapi dozundan önce rutin testlerde kullanılıyor. Hastaların tedaviye yanıtının izlenmesinde kritik bir rol üstleniyor. TİKA’ya teşekkür ediyoruz.” dedi.

TİKA Yemen Koordinatörü Yahya Acu ise projenin, sağlık sektöründe özellikle kanser alanındaki acil ihtiyaca yanıt verdiğini ifade ederek, hibe edilen solüsyonların teşhis ve tedavi hizmetlerinin kalitesini doğrudan artıracağını vurguladı.

Yemen Ulusal Kanserle Mücadele Merkezi’nde çoğunluğu kan, kolon, mide ve göğüs kanseri olmak üzere toplam 12 bin 300 kayıtlı hastanın tedavi süreci ücretsiz olarak takip ediliyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ve Arakan İnsani Yardım Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Gençler için Gazetecilik Eğitimi” programı, Bangladeş’in Cox’s Bazar şehrindeki Rohingya sığınmacı kampında tamamlandı.

Kamp 16’da bulunan TİKA Çok Amaçlı Eğitim ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimlerde toplam 70 öğrenci sertifika almaya hak kazandı. Eğitim sürecinde genç gazetecilerden oluşturulan gruplar, toplam 18 video filmi oluşturarak edindikleri bilgi ve becerileri uygulamalı olarak sergiledi.

Program kapsamında katılımcılara gazeteciliğin temel ilkeleri, etik değerler, haber yazımı, görsel medya teknikleri, mobil çekim, mobil video düzenleme ve mobil gazetecilik gibi konularda yoğun ve uygulamalı eğitimler verildi. TRT’nin alanında uzman eğitmenleri tarafından yürütülen dersler, gençlerin medya alanındaki bilgi ve becerilerini artırmayı, eleştirel düşünme yetilerini geliştirmeyi ve haber üretim sürecine aktif katılım sağlamalarını amaçladı.

Eğitim müfredatı, gazetecilik mesleğine dair temel konuların yanı sıra hikâye anlatımı, yaratıcı yazarlık, görsel anlatım, mülakat teknikleri, ekip çalışması, sunum ve çeviri becerilerini de kapsadı. Katılımcılar mobil cihazlarla video çekimi ve düzenleme, sosyal medya platformlarında dijital hikâye anlatımı ve kitlelerle etkileşim gibi dijital çağın gerektirdiği yetkinlikler konusunda da donanım kazandı.

Eğitimlerin sonunda düzenlenen kapanış törenine, TİKA Dakka Program Koordinatörü Muhammed Ali Armağan, Bangladeş Sığınmacı Yardım ve Geri Dönüş Komiserliği Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Salih Ubeydullah, Kamp 16 yetkilisi Rintu Vikas Chakma, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Sahra hastanesi yetkilileri, Arakanlı sığınmacılardan davetliler ve öğrenciler katıldı. Tören sonunda eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları takdim edildi.

Eğitimlerin düzenlendiği TİKA Çok Amaçlı Eğitim ve Kültür Merkezi, 2023 yılında Kamp 16’da hizmete girdi. Kütüphane, konferans salonu ve müzik sınıfının bulunduğu merkezde çeşitli kültürel faaliyetler ve eğitimler devam ediyor. Kütüphanelere temin edilen Burmaca kitaplar, kamplarda bir ilk olma özelliği taşıyor. Konferans salonu, çeşitli eğitimlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının ve resmi makamların toplantılarına ev sahipliği yapıyor.

Cox’s Bazar bölgesi, Myanmar sınırına yakın konumuyla günümüzde dünyanın en yoğun sığınmacı nüfusuna sahip. 2017’de Myanmar’da meydana gelen şiddet olaylarının ardından yaklaşık 750 bin Arakanlı Müslüman Bangladeş’e sığınmış, önceki ve sonraki göçlerle birlikte bugün bölgede yaşayan sığınmacıların sayısı 1 milyonu aşmıştır. Ukhiya ve Teknaf bölgelerinde yoğunlaşan bu kamplar, temel olarak bambu ve muşambadan yapılan geçici barınaklardan oluşuyor. Aşırı nüfus yoğunluğu, altyapı eksikliği ve doğal afet riski nedeniyle yaşam koşullarının oldukça zor olduğu kamplarda, temiz suya erişim, sağlık, eğitim ve gıda güvenliği büyük ölçüde uluslararası yardımlara bağlı kalmaya devam ediyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Laos’ta kadınların mesleki becerilerini geliştirmeleri ve ekonomik hayata katılımlarını artırmaları amacıyla Lao Kadın Birliği’ne bağlı Mesleki Eğitim Merkezinin tadilat ve tefrişatı gerçekleştirildi.

TİKA tarafından gerçekleştirilen proje kapsamında başkent Viyentiyan’da kadınların ve dezavantajlı genç kızların sosyal ve ekonomik hayata katılımını desteklemek amacıyla faaliyet gösteren merkez bünyesinde yer alan tasarım odası ve teşhir salonu yenilenerek, kadınların eğitim alabilecekleri ve ürettikleri geleneksel ürünleri sergileyip satış yapabilecekleri modern bir alan oluşturuldu.

1955’te kurulan Lao Kadın Birliği, ülkede kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında en etkili kurum olarak biliniyor. Birlik, özellikle kırsal bölgelerde kadınlara dikiş, nakış, dokuma ve girişimcilik eğitimleri vererek sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını teşvik ediyor.

Teslim töreninde konuşan Lao Kadın Birliği Başkan Yardımcısı Lavan Southisan, “Bu tür iş birlikleri sayesinde kadınlarımız ailelerine gelir sağlayabiliyor, ürünlerine yeni pazarlar bulabiliyor. Türkiye’ye teşekkür ediyoruz.” dedi.

Türkiye’nin Viyentiyan Büyükelçisi Oya Yazar, projenin Lao Kadın Birliği’nin 70. kuruluş yıl dönümünde tamamlanmasının ayrıca anlamlı olduğunu belirterek, “Bu çalışma Türkiye’nin Laos halkının refahı ve özellikle kadınların gelişimine verdiği desteğin göstergesidir.” ifadesini kullandı.

TİKA Doğu ve Güney Asya, Pasifik ve Latin Amerika Dairesi Başkanı Dursun Ali Yaşacan ise, “Kalkınma iş birliğinin en anlamlı hali kapsayıcı ve sürdürülebilir olandır. Laos’taki projelerimiz, özellikle tarihsel olarak yeterince hizmet alamamış gruplara odaklanıyor.” dedi.

TİKA, 2023 yılında da Lao Kadın Birliği ile yürüttüğü iş birliği kapsamında Devlet Pamuk İşletmesine teçhizat desteği sağlamış ve düzenlenen dikiş-nakış kurslarını başarıyla tamamlayan kadınlara kendi işlerini kurabilmeleri için temel donanım desteği vermişti. Birleşmiş Milletler tarafından “En Az Gelişmiş Ülkeler” kategorisinde yer alan Laos’ta kadınların eğitime ve ekonomik fırsatlara erişiminin sınırlı olduğuna dikkat çekiliyor. TİKA, projeyle hem kadınların güçlenmesine hem de Laos’un kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yemen’de balıkçılık sektörüne önemli bir destek sağladı. Proje kapsamında Aden Körfezi’nde geçimini balıkçılıkla sürdüren 21 balıkçıya tekne motoru hibe edildi.

Kasırgalar ve diğer olumsuz koşullar nedeniyle tekne motorları zarar gören balıkçılar, TİKA’nın desteğiyle yeni motorlarına kavuştu. Geçici başkent Aden’de gerçekleştirilen teslim törenine TİKA Yemen Koordinatörü Yahya Acu, Aden Körfezi Balıkçılık Genel Müdürü Dr. Abdüsselam Ahmed ve balıkçılar katıldı.

“Sürdürülebilir Kalkınmanın Güzel Bir Örneği”

Aden Körfezi Balıkçılık Genel Müdürü Dr. Abdüsselam Ahmed, TİKA’nın sağladığı desteğin balıkçıların geçim kaynaklarını güçlendirdiğini belirterek, “Bu proje, Yemen hükümeti ile TİKA arasındaki iş birliğinin güzel bir örneği. Balıkçılarımızın ve sektörümüzün sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlıyor.” dedi.

TİKA Yemen Koordinatörü Yahya Acu ise balıkçılık sektörünün Yemen için taşıdığı öneme dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde de bu alana yönelik projelerin devam edeceğini vurguladı.

Balıkçılık Yemen Ekonomisi İçin Kritik Öneme Sahip

2.500 km ile Arap Yarımadası’nın en uzun kıyı şeridine sahip ülkelerden biri olan Yemen, zengin su ürünleri çeşitliliğiyle öne çıkıyor. Yaklaşık 90 bin ruhsatlı teknenin bulunduğu sektör; balıkçıların aileleri ve yan hizmetlerle birlikte 1,7 milyon kişiye ekonomik katkı sağlıyor. Balıkçılık, petrol ürünlerinden sonra ülkenin toplam ihracatının %15’ini oluşturuyor ve kıyı bölgelerinde önemli bir istihdam, gelir ve gıda güvenliği kaynağı olarak kabul ediliyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile T.C. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde, Kazakistan’ın Kokşetau şehrinde öğretmenlere yönelik olarak düzenlenen “Bütünleşik Öğrenme ve Öğretme Modellerine Giriş Eğitimi” başarıyla tamamlandı.

Kazakistan’ın farklı bölgelerinden 120 öğretmenin katıldığı eğitim programı, TİKA Eğitim-Öğretimi Destekleme Programı (EÖP) Sorumlusu Recep Çetinkaya ile Millî Eğitim Bakanlığı uzmanları Tunç Erdal Akdur ve Uğur Doğan tarafından yürütüldü.

STEM ve Harezmi Modeli Eğitimin Odağında

Altı gün süren eğitimlerde STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) yaklaşımı ile Türkiye’nin yerli ve millî modeli olan Harezmi Eğitim Modeli (HEM) uygulamalı olarak ele alındı. Ayrıca mikro denetleyicilerin eğitimde kullanımı, yapay zekâ uygulamalarının projelere entegrasyonu ve oyun temelli öğrenme yöntemleri işlendi.

Öğretmenler, disiplinler arası STEM projeleri ve öğrenme senaryoları geliştirerek gerçek dünya problemlerine çözüm üreten prototipler sundular. Böylece öğrenci merkezli ve sorgulamaya dayalı çağdaş öğretim yöntemlerini uygulamalı olarak deneyimleme imkânı buldular.

21. Yüzyıl Becerilerine Katkı

Eğitimin temel amacı; öğretmenlerin mesleki bilgi ve yetkinliklerini artırmak, çağdaş öğretim yöntemlerini ders süreçlerine entegre etmelerini sağlamak ve öğrencilerin problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme, iş birliği ve iletişim gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirmelerine katkıda bulunmaktı.

Kapanış Programı ve Katılımcılar

Katılımcıların projelerini sergiledikleri kapanış programına; Akmola Bölgesi Eğitim Kurulu Başkanı Baltaşeva Ainagul Kydyrbaykyzy, Kokşetau İl Millî Eğitim Müdürü Aygerim Koşonova, TİKA Astana Program Koordinatörü Fuat Erdoğmuş, T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Astana Eğitim Müşaviri Ömer İnan ve çok sayıda yetkili katıldı.

Baltaşeva Ainagul Kydyrbaykyzy törende yaptığı konuşmada, TİKA tarafından koordine edilen bu programın önemine değinerek Türkiye ile Kazakistan arasındaki dostluğun her geçen gün güçlendiğini vurguladı. TİKA Astana Program Koordinatörü Fuat Erdoğmuş ise STEM eğitimlerinin yalnızca akademik kazanımlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumların geleceğini şekillendiren yaratıcı ve üretken bireyler yetiştirdiğini ifade etti.

Ortak Eğitim İşbirliği Devam Edecek

TİKA ve T.C. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yürütülen bu eğitim projesi, Kazakistan genelinde yenilikçi öğretim yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını hedeflerken, ilerleyen dönemde farklı alanlarda ileri seviye eğitimlerle devam etmesi planlanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’ın Nimruz vilayetinde faaliyet gösteren Devlet Yetimhanesi’ne bakım-onarım ve donanım desteği sağladı. Yaklaşık 100 yetim çocuğa ev sahipliği yapan yetimhane, TİKA Herat Program Koordinasyon Ofisi tarafından yenilendi.

Fiziki Şartlar ve Donanım İyileştirildi

Proje kapsamında öncelikle yetimhane binası ve çevresinin fiziksel koşulları iyileştirildi. Ardından, çocukların ve yönetimin ihtiyaç duyduğu temel donanımlar temin edildi. Bu kapsamda halıfleks, ranza, yatak, dolap, buzdolabı, çamaşır makinesi, su sebili, derin dondurucu, sıra, masa, kütüphane dolabı ve sandalyeleri ile mutfak malzemeleri sağlandı.

Çocuklardan Teşekkür

Yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış törenine TİKA Herat Program Koordinatörü Arafat Deniz, Nimruz Sosyal İşler ve Çalışma Müdürü Kasım Mobaşşir ile TİKA Başkanlığından uzmanlar Seher Demiryürek ve Tuğrul Çoban katıldı.

Törende yetim çocuklar sevinçlerini paylaşırken, bir öğrencinin misafirlere okuduğu mektupta “yetimhanenin artık yalnızca sığındıkları bir yer değil, onlar için bir ev haline geldiği” vurgulandı.

Daha İyi Yaşam Koşulları

TİKA, çöl şartlarının hâkim olduğu Nimruz’da dezavantajlı grupların başında gelen yetim çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesini ve yetimhanede sunulan barınma ile eğitim hizmetlerinin kalitesinin artırılmasını amaçladı.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Uluslararası Türk Akademisi iş birliğiyle, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) destekleriyle düzenlenen “VII. Geleneksel Türk Devletleri Türkoloji Yaz Okulu”, 10–16 Ağustos 2025 tarihlerinde Azerbaycan’ın Karabağ Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Türk dünyasında bilimsel iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen yaz okulu, ortak kültürel değerlerin paylaşılması, akademik bilgi üretimi ve gelecek kuşak Türkologların yetişmesine katkı sunmayı amaçladı. Program kapsamında Türk dünyasının farklı coğrafyalarından genç araştırmacılar ve alanında uzman akademisyenler bir araya gelerek bilimsel iş birliği ve kültürel etkileşim için önemli bir platform oluşturdu.

Açılış Konuşmaları

Açılış töreninde Karabağ Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. Şahin Bayramov, Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev ve TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker birer konuşma yaptı.

Prof. Dr. Muzaffer Şeker, işgalden kurtarılan Karabağ bölgesinde bu etkinliğin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Uzun süre işgal altında kalan Hankendi şehrinde bulunan Karabağ Üniversitesi’nde bu nitelikte bir etkinliğin yapılmasını her açıdan çok önemli buluyorum. Organizasyonu birlikte düzenlediğimiz Uluslararası Türk Akademisi ile yakın iş birliği içindeyiz. Bu organizasyon ile Azerbaycan ile akademik iş birliklerimizi daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Program, Türk dünyasında ortak bilimsel vizyonun gelişmesine katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin akademisi olarak her alanda iş birliğini geliştirmeye hazırız ve her türlü akademik desteği vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Doç. Dr. Şahin Bayramov ise yaz okulunun Türk dünyasında bilimsel faaliyetleri hızlandıracak ve ortak araştırmaları teşvik edecek önemli bir platform olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Şahin Mustafayev de Karabağ’ın tarihi ve manevi önemine dikkat çekerek, Hankendi’nin 30 yıllık işgalden kurtarılmasının yalnızca Azerbaycan için değil, tüm Türk dünyası için tarihi bir zafer olduğunu ifade etti. Mustafayev, yaz okulunun genç Türkologlar arasında kalıcı dostluk ve iş birliği köprüleri kurduğunu belirtti.

Zengin Akademik Program

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Moğolistan, İran, Kuzey Makedonya, KKTC ve Türkiye’den katılımcıların yer aldığı programda; Türk dili, edebiyatı, tarihi, arkeolojisi, müziği ve kültürel mirasına ilişkin dersler, seminerler ve atölyeler gerçekleştirildi.

Katılımcılar ayrıca “Türk Dünyasında Ortak Alfabe”, “Türk Kültür Paradigmasında Şamanlık ve İnanç Pratikleri”, “Osmanlı Arşivleri ve Türkoloji Çalışmaları”, “Türk Devletlerinde Ticaret: Geçmişten Geleceğe” gibi başlıklarda alanında uzman akademisyenlerin sunumlarını dinledi. Yaz okuluna bilimsel sohbetler, kültürel geziler ve atölye çalışmaları da eşlik etti.

Kültürel Etkinlikler

Program kapsamında düzenlenen Şuşa ve Bakü gezileriyle katılımcılar, Azerbaycan’ın tarihi ve kültürel mirasını yakından tanıma imkânı buldu.