Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Fildişi Sahili’nde böbrek yetmezliğiyle mücadele eden hastalara destek olmak amacıyla Böbrek Yetmezliği Önleme ve Tedavi Merkezine mobil hemodiyaliz ünitesi sağladı.
Fildişi Sahili’nde artan böbrek hastalıkları nedeniyle talebe cevap vermekte zorlanan Böbrek Yetmezliği Önleme ve Tedavi Merkezine TİKA tarafından mobil teknolojik diyaliz ünitesi temin edildi.
Taşınabilir olması sayesinde ünitenin, tedavi merkezlerinin bulunmadığı bölgelere ulaştırılması ve hastaların evlerinde tedavi edilmesi mümkün olacak. Yılda yaklaşık 5.000 hastaya hizmet vermesi beklenen bu destek, ülkedeki sağlık altyapısına önemli katkı sağlayacak.
Fildişi Sahili Sağlık ve Kamu Hijyeni Bakanı Pierre N’Gou Dimba, teslim töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’ye teşekkürlerini ileterek, “Bu üstün teknoloji taşınabilir diyaliz ünitesi, acil servislerde ve kritik hastaların evlerinde kullanılabilecek. Ayrıca su arıtma sistemiyle birlikte gelmesi, sistemin verimli kullanımını artıracaktır. Bu önemli destek, Türkiye ile sağlık alanında yürüttüğümüz iş birliğinin güçlü bir nişanesidir.” dedi.
T.C. Abidjan Büyükelçisi Deniz Erdoğan Barım ise TİKA’nın sağladığı bu teknolojik ünitenin, böbrek yetmezliği hastaları için büyük bir rahatlama sağlayacağını belirtti. Bu desteğin, Türkiye ile Fildişi Sahili arasındaki sağlık iş birliğini daha da güçlendireceğini vurgulayan Barım, TİKA ve özel sektör katkılarıyla bu iş birliğinin daha da ileriye taşınacağını ifade etti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Endonezya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi iş birliğiyle, geleneksel yaşam tarzını sürdüren Baduy kabilesinin sağlık koşullarını iyileştirmek ve ekonomik refahlarını artırmak amacıyla 8 bin metrekarelik alanda tıbbi aromatik bitki üretimine destek verdi.
Endonezya’nın Banten eyaletine bağlı Lebak ilçesinde yaşayan 15 bin nüfuslu Baduy kabilesi, yüzyıllardır doğayla uyum içinde geleneksel yöntemlerle yaşamını sürdürüyor. Modern tıbbın çözümlerini tercih etmeyen kabile üyeleri, hastalıklarını bitkisel ve doğal yöntemlerle tedavi ediyor. Elektrik, telefon, hastane gibi modern hayatın unsurlarını kullanmayan Baduy halkı, bambu evlerde yaşıyor ve geçimini tarım ile hayvancılıkla sağlıyor.
TİKA ve Endonezya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, kabile üyelerinin sağlık sorunlarına çözüm sunmak ve ekonomik kalkınmalarına destek olmak amacıyla 8 bin metrekarelik alanda 8 farklı tıbbi aromatik bitkinin üretimi teşvik edildi. Proje sayesinde, geleneksel tıpta kullanılan ve doğada az bulunan bitkilerin sürdürülebilir üretimi sağlanırken, kabile üyelerine yeni bir geçim kaynağı oluşturuldu.
Proje kapsamında TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, Endonezya Üniversitesi akademisyenleri, lisans ve yüksek lisans öğrencileri ile Baduy kabilesi üyeleri, bitkilerin hasat zamanında bir araya geldi. Yorulmaz, projenin sadece sağlık alanında değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel sürdürülebilirlik açısından da büyük önem taşıdığını belirtti.
TİKA’nın desteğiyle Baduy halkının geleneksel bilgileri korunurken, sağlıklı bir yaşam sürmeleri ve ekonomik olarak güçlenmeleri hedefleniyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Endonezya’nın başkenti Cakarta’da, 5 bin öğrencisiyle yaratıcı endüstri alanlarında eğitim veren Polimedia Creative Meslek Yüksekokulu’nda Ambalaj İnovasyon Merkezi kuruldu.
TİKA tarafından kurulan merkez ile enstitü, endüstriyel standartlarda ambalajların ölçümünü yapabilecek ve KOBİ’lere kapasite artırımı sağlayacak. Ambalaj Mühendisliği programı alanında ülkede tek eğitim kurumu konumunda bulunan yüksekokul, aynı zamanda dört yıllık diploma veren karma bir eğitim kurumu olarak hizmet veriyor.
Açılış töreninde projenin önemine değinen TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, sözlerine şöyle devam etti:
“Ambalaj, artık sadece bir koruma aracı değil; markalaşma, pazarlama ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir unsurdur. TİKA olarak, ambalaj kalite kontrolünü geliştirecek makineleri ve test ekipmanlarını üniversiteye teslim ederek Endonezya’nın 13 farklı ilindeki KOBİ’lere destek sağlayacak bir inovasyon merkezi oluşturulmasına katkıda bulunduk. Bu proje, aynı zamanda Türkiye’nin Sıfır Atık Projesi ile de uyumlu olup çevreye duyarlı üretimi teşvik etmektedir. Önümüzdeki dönemde Media Kreatif Enstitüsü ile iş birliğimizi genişleterek mutfak sanatları öğrencileri için Barista Eğitim Merkezi kuracağız. Endonezya’nın eşsiz kahvelerini birlikte tatmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”
Enstitü Müdür Yardımcısı ve Polimedia Akademik Direktör Yardımcısı Dr. Handika Dany Rahmayanti S. Si, M.Si, Ambalaj İnovasyon Merkezi’nin, TİKA tarafından sağlanan cömert destekle mümkün olan yenilikçi bir girişim olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Bu merkez, ambalajda yenilik ve sürdürülebilirliği ilerletme konusunda ortak taahhüdümüzün önemli bir kilometre taşıdır. TİKA ortaklığı ile bu merkez, sadece yenilikçi ambalaj çözümlerinin geliştirilmesini teşvik etmekle kalmayıp, aynı zamanda araştırma, eğitim ve ambalaj endüstrisinde istihdam yaratılmasını sağlayacak en son teknoloji ve kaynaklarla donatılmıştır.
Merkezin akademisyenler, çevre ve araştırmalarımız üzerinde yaratacağı olumlu etkileri sabırsızlıkla bekliyoruz. Kampüsümüzde yaratıcılığı, sürdürülebilirliği ve ilerlemeyi desteklemeye devam eden TİKA’ya teşekkür ediyoruz.”
Ambalaj inovasyonu alanındaki iş birliğinin yanı sıra Polimedia, Türkiye ile eğitim ve araştırma alanlarında ortaklıklarını artırmayı da planlıyor. Bu kapsamda, öğretim üyelerinin eğitim programları için gönderilmesi ve öğrencilerin staj projelerinin Türkiye’de yapılması gibi çalışmalar yer alıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’ın batı bölgesinde, Cerrahi Eğitimi Programı (CEP) kapsamında 40 yerel uzman doktor ve sağlık personeline 40 saatlik Yanık Eğitimi Programı düzenledi.
Yanık ve Travma Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen eğitime, Afganistan’ın Herat, Farah, Nimruz, Gor, Badğis, Kabil ve Kunduz vilayetlerinden doktorlar katıldı. Program, Türkiye’den gelen beş uzman doktorun eşliğinde Herat Bölge Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Yanık ve Travma Derneği Başkanı Prof. Dr. Emrah Şenel başkanlığındaki ekip, yanık uzmanları, yetişkin cerrahları, çocuk cerrahları ve hemşirelere eğitim verdi.
Bir hafta süren program boyunca, eğitim veren uzmanlar Prof. Dr. Emrah Şenel, Prof. Dr. Sinan Öksüz, Doç. Dr. Sabri Demir, Doç. Dr. Ali Emre Akgün ve Asistan Dr. Hikmetullah Sıddıkyar, yanık hastalarının ameliyatlarına katılarak uygulamalı eğitimler de gerçekleştirdi.
Eğitime Gor vilayetinden katılan Dr. Aziz Rahman, daha önce yaptığı yanık ameliyatlarında bazı tedavi yöntemlerini yanlış uyguladığını belirterek, eğitim sayesinde önemli bilgiler edindiğini söyledi. Türkiye’den gelen doktorlarla ameliyatlara katılmanın büyük bir deneyim kazandırdığını dile getiren Rahman, öğrendiklerini Gor’daki diğer doktorlara da aktaracağını ifade etti.
Sertifika törenine, Türkiye Cumhuriyeti Herat Başkonsolosu Sinan İlhan, TİKA Herat Program Koordinatörü Arafat Deniz, Herat Hastanesi Yanık Bölümü Sorumlusu Abdul Semi Saadat, Herat Bölge Hastanesi Çocuk Bölümü Sorumlusu Alihan İhsani ve eğitim gören doktorlar ile hemşireler katıldı.
Herat Bölge Hastanesi Yanık Bölümü Sorumlusu Abdul Semi Saadat, Türkiye ve TİKA’nın sürekli desteği için teşekkür ederek şunları söyledi: “TİKA daha önce de Yanık Birimine dermatom ve mesher cihazları hediye etti. Şimdi de yanık uzmanlığı alanında önemli bir eğitim programı düzenledi. Bu iş birliğinin devamını temenni ederim.”
Yanık ve Travma Derneği Başkanı Prof. Dr. Emrah Şenel ise konuşmasında, “Afganistanlı kardeşlerimin yanında olmaktan gurur duyuyorum. Biz Türk doktorları olarak her zaman tecrübelerimizi paylaşmaya hazırız. Bu organizasyonu düzenleyen TİKA’ya teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.
Programın kapanış konuşmasını yapan T.C. Herat Başkonsolosu, Afganistan ile Türkiye arasında bir asırdan uzun süredir süregelen dostane ilişkilerin altını çizerek, Cumhuriyet’in ilk yıllarında görevlendirilen Dr. Rıfkı Kamil Urga’nın, Afganistan’ın ilk modern tıp hastanesini Kabil’de açtığını hatırlattı. Günümüzde de Türk doktorlarının desteğiyle iki ülke halkı arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlenerek devam ettiğini vurguladı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle “Özbek Balık Endüstri Derneği üyesi 13 katılımcıya Türkiye’nin balık yetiştiriciliği konusundaki deneyimleri aktarıldı.
Türkiye, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği alanındaki deneyimlerini Özbekistan’a aktarmak ve sektörel kapasiteyi artırmak amacıyla kapsamlı bir eğitim programı düzenledi.
TİKA, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü iş birliğinde, Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde (SUMAE) 4 gün boyunca teorik ve uygulamalı eğitim gerçekleştirildi. Eğitimde, katılımcılara denizde ve baraj gölünde balık yetiştiriciliği, balık üretimi ve balık işleme eğitimleri verildi.
Program kapsamında, açık deniz ve baraj gölü kafes yetiştiriciliğini tanıtmak için özel sektöre ait bir gökkuşağı alabalığı üretim tesisi incelendi. Trabzon’un Of ilçesine bağlı Gürpınar Mahallesi’nde bulunan alabalık üretim tesisinde, kuluçkahane yönetimi ve inkübasyon sistemleri üzerine uygulamalı eğitim gerçekleştirildi.
Eğitim süresince, Trabzon’da denizde kafes balıkçılığı uygulamaları gösterildi. Ardından, Gümüşhane’deki Kürtün Baraj Gölü’ndeki kafeslerde balık üretim süreçleri incelendi. Trabzon’daki özel sektöre ait bir balık işleme tesisi de ziyaret edilerek fabrikadaki fileto üretim aşamaları gözlemlendi.
Program, katılımcılara sertifika takdim edilen törenle tamamlandı. Bu tecrübe paylaşımı, Türkiye ve Özbekistan arasındaki iş birliğini güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), seracılık eğitimi alan 9 genç çiftçiye 3 adet sera kurdu.
Somali Akıllı Çiftlikler Derneği (SSFA) iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, seracılık konusunda bilgi sahibi olmasına rağmen maddi imkansızlıklar nedeniyle sabit bir gelire sahip olamayan 9 genç, kendi seralarına kavuştu.
Proje çerçevesinde, sera kurulumunun yanı sıra, TİKA tarafından domates, salatalık ve dolmalık biber tohumları ile zirai ilaç, gübre, sulama tankları, damla sulama boruları ve ilaçlama ekipmanları temin edilerek genç çiftçilerin ilk üretimlerini gerçekleştirebilecek seviyeye ulaşmaları sağlandı.
SSFA tarafından genç çiftçilere tahsis edilen arazilere kurulan seralara, dernek tarafından 5 yıl boyunca ücretsiz su desteği verilecek. Proje ile genç çiftçilerin elde ettikleri kazançların tarım sektörüne yeniden yatırım olarak dönmesi ve Somali’nin tarımsal bağımsızlığına katkı sağlanması hedefleniyor.
Genç çiftçilerden Ahmed Abdullahi Nur’un annesi Halima Abdurahman Mohamud, oğlunun yetim olduğunu ve zor şartlarda büyüdüğünü belirterek, onun bir gün sera sahibi olacağını hayal bile edemediğini söyledi. Ancak şimdi, TİKA sayesinde bir seraya sahip olduğunu ve tüm ailelerinin hayatının değişeceğini dile getirerek Türkiye’ye ve TİKA’ya teşekkür etti.
Eğitimli genç çiftçilerin tarımsal faaliyetlere katılımını teşvik eden bu proje, modern sera uygulamalarıyla yerel üretimi artırmayı ve Somali’nin tarımsal bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Herat Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyasi Bilimler Fakültesi’ne ait Ali Şir Nevai Salonu’nun donanımı gerçekleştirildi.
Projenin açılış törenine, Herat Üniversitesi Rektörü Abdulgani Hakkani, T.C. Kabil Büyükelçiliği Müsteşarı Bilal Emre Biral, TİKA Orta Asya ve Kafkaslar Daire Başkanı Dr. Ali Özgün Öztürk, TİKA Herat Koordinatörü Arafat Deniz, Herat Üniversitesi Araştırma Merkezi ile Bilimsel Yayınlar Rektör Yardımcısı Dr. Aziz Niyazi, Kamu Yönetimi ve Siyasi Bilimler Dekanı Dr. Hafizullah Cevad, Herat Üniversitesi İdari İşler Rektör Yardımcısı Muhammed Beşir Mücahid ve birçok akademisyen ile idareci katıldı.
Gerçekleştirilen proje kapsamında, toplantı ve konferans salonu olarak kullanılan Ali Şir Nevai Salonu’nun ses, ışık, koltuk, masa, sandalye, projeksiyon ve jeneratör gibi fiziki imkanları yenilenerek standart seviyeye yükseltildi.
Programda söz alan Herat Üniversitesi Rektörü Hakkani, Türkiye ve Afganistan’ın uzun ve kardeşçe ilişkilerine değinerek, Türkiye ve TİKA’ya teşekkür etti. Hakkani, TİKA’nın sürekli iş birliğinden duyduğu memnuniyeti aktararak bu gibi projelerin öğrencilere ve akademisyenlere faydalı olacağını kaydetti.
TİKA Orta Asya ve Kafkaslar Daire Başkanı Öztürk ise, eğitimin, bir toplumun geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri olduğunu aktararak sözlerine şöyle devam etti:
“Halkın gelişimi ve geleceğini inşa etmesi için eğitimin yanında yükseköğretim kurumları model geliştirmede ve eğitimi üst seviyeye çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda Türkiye’nin dost eli TİKA olarak özellikle Afganistan’daki üç ofisimizle projelerimizin büyük çoğunluğunu eğitime yönelik gerçekleştirmekteyiz. Bunun yanında eğitimin toplumda kökleşmesi ve yükselmesi için üniversiteleri her zaman desteklemeye çalıştık. Son iki yılda Farah ve Badğis üniversitelerinde üç, Herat Üniversitesi’nde dört proje gerçekleştirdik ve bu yıl da Herat ile Nimruz üniversitelerinde olmak üzere üç proje üzerinde çalışmaktayız.”
T.C. Kabil Büyükelçiliği Müsteşarı Biral da geçmişten günümüze Türkiye’nin Afganistan’ı dost ve kardeş olarak gördüğünü ve bu nedenle desteklerini sürdürdüğünü kaydetti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle, Senegal Aile Bakanlığı yetimhanesinin fiziki şartları iyileştirilerek kapasitesi artırıldı.
Başkent Dakar’da bulunan ve Senegal Aile Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren Ginddi Barınmaya Muhtaç Çocukları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, TİKA’nın desteğiyle yenilendi. Yetimhanenin fiziki şartları iyileştirilerek kapasitesi artırıldı.
Proje kapsamında dört yatakhane, mutfak, tuvaletler, çocuk parkı ve diğer kullanım alanları yenilendi. 2021-2022 yıllarında Dakar’da etkili olan yağışlar nedeniyle yıkılan çevre duvarı yerine 65 metrelik yeni duvar inşa edildi. Ayrıca selden zarar gören yatakhanelerin dış ve iç duvarları, kapıları ve pencereleri yenilendi. Elektrik tesisatı tamamen değiştirildi, tavan vantilatörleri ve sineklikler takıldı.
Yetim çocukların kullandığı tuvalet ve banyo alanları kapsamlı şekilde yenilendi. Kız ve erkek çocuklar için yeni PVC kapılar monte edilerek musluklar, rezervuarlar, duş başlıkları ve eksik lavabolar tamamlandı. Mutfakta da tadilat yapılarak ek raf ve tezgâh monte edildi, iki büyük fırın temin edildi.
Merkezde barınan çocuk sayısı yıl içinde 100’e kadar çıkarken, proje kapsamında 10 yeni ahşap ranza, 50 yatak, 30 battaniye, 100 nevresim takımı ve yastık temin edilerek yetimhanenin kapasitesi artırıldı. Atıl durumdaki 20 ranza tamir edildi. Çocuk oyun parkına salıncak ve kaydırak kuruldu, futbol kale direkleri boyandı. Gece aydınlatması için avluya altı LED projektör monte edildi.
Projenin açılış töreni, Senegal Aile ve Dayanışma Bakanı Maimouna Dieye, Türkiye’nin Dakar Büyükelçisi Nur Sağman ve Merkez Müdürü Cheikh Thioune’un katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Dieye, törende yaptığı konuşmada TİKA’nın Ginddi yetimhanesi için önemli bir projeye imza attığını belirterek, Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye ve Başbakan Ousmane Sonko başta olmak üzere Senegal halkı adına teşekkür etti.
TİKA, 2019 yılında da Merkezin çağrı merkezi altyapısını modernize etmiş, üç yatakhaneyi yenilemiş ve mutfak ile tuvaletlerde kısmi tadilat gerçekleştirmişti. Projenin açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla 28 Ocak 2020’de yapılmıştı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Cezayir’in başkenti Kouba bölgesinde, zihinsel engelli genç kızların rehabilitasyonu ve topluma kazandırılması amacıyla dikiş atölyesi kurdu.
Tahaddi ve Azimet Engellilere Yardım Derneği bünyesinde kurulan atölyenin açılış törenine Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz, Dernak Başkanı Alciya Debbari yerel yöneticiler, Cezayir Aile Bakanlığı temsilcileri, zihinsel engelli genç kızların velileri ve vatandaşlar katıldı.
Açılışta konuşan Büyükelçi Küçükyılmaz, TİKA tarafından gerçekleştirilen projenin, Cezayir toplumunda engelli bireylerin eğitimi ve meslek edinmeleri konusunda farkındalık oluşturması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Küçükyılmaz, “Proje ilk önemli sonucunu almış bulunmaktadır. Nitekim 12 kızımız artık tek başına dikiş yapabilecek ustalığı kazanmıştır. Bu kızlarımızın en kısa zamanda sektörde istihdam edileceğini ümit etmekteyiz. Bu anlamlı projede emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.
Konuşmaların ardından, yaklaşık iki ay önce tamamlanan atölyede dikiş eğitimi alan 12 genç kıza, TİKA tarafından temin edilen dikiş makineleri hediye edildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Ziraat Fakültesi uygulama alanına modern ekipman desteği verildi.
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinde (KTMÜ) ziraat alanındaki eğitim ve uygulamalara katkı sağlamak amacıyla önemli bir adım atıldı. 2021 yılında kurulan Ziraat Fakültesine uygulama alanının verimliliğini artırmak ve öğrencilerin modern ekipmanlarla eğitim almasını desteklemek amacıyla çapa makinesi, elektrikli yük aracı ve benzinli toprak parçalayıcı gibi modern tarım ekipmanları temin edildi.
Üniversite Rektörü Alpaslan Ceylan’ın katılımıyla düzenlenen törende ekipmanlar yetkililere teslim edildi.
Serada sebze ve meyve yetiştiriciliği, fide üretimi, bitki besleme, sulama ve modern tarım teknikleri üzerine uygulamalı eğitimler gerçekleştirilebilecek.
Ziraat alanında nitelikli eğitimin sürdürülebilirliği açısından önemli katkılar sunan proje, üniversitenin tarımsal eğitimdeki başarısını daha da güçlendirecek.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Moldova Devlet Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Dairesi bünyesinde Çok Amaçlı Eğitim Merkezinin kurulmasına destek sağlandı.
Proje kapsamında Moldova’nın üst düzey yöneticileri ve üst düzey misafirlerinin güvenliğini sağlamak için kritik bir rol üstlenen Devlet Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Dairesi, Çok Amaçlı Eğitim Merkezi bünyesinde pentatlon sahası kurulması, tırmanma kulesi ile futbol, voleybol ve basketbol için kullanılacak çok amaçlı spor alanı yapımı gerçekleştirildi.
Moldova Devlet Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Dairesi’nin 33. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle gerçekleştirilen açılış programına; Moldova Cumhuriyeti Başbakanı Dorin Recean, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik, T.C. Kişinev Büyükelçisi Uygar Mustafa Sertel, TİKA Koordinatörü Tarık Mete, Moldova ile İlişkilerden Sorumlu Romanya Hükümeti Devlet Sekreteri Adrian Dupu, Bulgaristan Büyükelçisi Maya Dobreva, Çekya Büyükelçisi Jaromír Plíšek, Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçilik temsilcisi ve Devlet Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Dairesi Başkanı Vasile Popa katıldı.
Başbakan Dorin Recean yaptığı konuşmasında, Devlet Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Dairesinin 33 yıllık faaliyeti boyunca gösterdiği özveri ve uyum yeteneğini vurgulayarak, “Mesleğiniz, adanmışlık ve bağlılık gerektiriyor ve bu bağlılık ömür boyu sürüyor,” dedi. Moldova Cumhuriyeti, Devlet Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Dairesi aracılığıyla bölgesel güvenliğin sağlanmasına katkı sunduğunu belirten Recean, Moldova’da gerçekleşen uluslararası zirvelerde etkinliğin emniyet ve güvenliği konusunda kusursuz bir güvence gösterdiğini dile getirdi.
TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik ise, “TİKA teknik iş birliği ve kalkınma yardımları çerçevesinde ülkelerin önceliklerine, ulusal ve kültürel değerlerine duyarlı olarak faaliyetlerini yürütmektedir, OECD ülkesi olan Türkiye bir yandan TİKA ile kriz bölgelerine insani yardım yaparken, diğer yandan da bu gibi teknik işbirliği projeleri ile bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamaktadır” dedi.
Devlet Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Dairesi özel harekât birimler tarafından açık havada yapılan tatbikat gösterisinden sonra açılış töreni sona erdi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Güney Afrika’nın Doğu Cape bölgesindeki Mvezo’da bir su sistemi projesini başarıyla tamamladı.
TİKA’nın hayata geçirdiği proje, toplumun temiz ve güvenli içme suyuna erişim sorununu doğrudan ele alarak kritik bir ihtiyaca sürdürülebilir bir çözüm sunuyor.
Nelson Mandela’nın doğum yeri olarak dünya çapında tanınan Mvezo, yıllardır ciddi su kıtlığıyla mücadele ediyor. Evsel kullanım için çiftlik hayvanlarıyla ortak bir kaynak olan Mbhashe Nehri’ne bağlı olan topluluk üyeleri önemli sağlık risklerine maruz kalıyordu. Birçok topluluk üyesi su getirmek için günde iki kilometreden fazla yürürken, diğerleri de pahalı su teslimatlarının mali yükünü taşıyordu. Temiz suya güvenilir erişimin olmaması halk sağlığını olumsuz etkilerken sosyo-ekonomik kalkınmayı da engelliyor.
Bu zorluğu hafifletmek için TİKA, Mvezo’nun işlevsel olmayan su dağıtım sisteminin kapsamlı bir şekilde iyileştirilmesini üstlendi. Proje aracılığıyla sondaj kuyusu, 12 saatlik sürede 259.200 litre temiz su üretecek şekilde donatıldı. Bu kapasite, bölge halkının günlük ihtiyacı olan 130.000 litreyi karşılarken, gelecekteki talebi de fazlasıyla karşılıyor. Proje kapsamında su dağıtım şebekesi yeni borular, vanalar, bağlantı parçaları ile yenilendi ve hasarlı altyapı değiştirildi. Erişilebilirliği artırmak için yeni su muslukları stratejik olarak yerleştirildi ve titiz su kalitesi testleri, tedarikin güvenli tüketim için tüm sağlık standartlarını karşılamasını sağladı.
Bu iyileştirilmiş sistem Mvezo halkı için değişimi temsil ediyor. Mbhashe Nehri’ne bağımlılığı ortadan kaldırıyor, su kaynaklı hastalık riskini önemli ölçüde azaltıyor ve su getirmenin zaman alan yoğun yükünü hafifletiyor.
Projenin resmi açılışı, Mandela Kraliyet Hanedanı’ndan Nkosi Zwelivelile Mandela, TİKA temsilcisi, Türkiye’nin Güney Afrika Büyükelçisi Nilvana Darama Yıldırımgeç ve yerel liderlerin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin katıldığı törenle gerçekleştirildi.
Şef Zwelivelile Mandela, TİKA’ya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye halkına destekleri için derin şükranlarını ifade etti. Türkiye’nin karşılıklı saygı ve sürdürülebilirliğe öncelik veren kalkınma yaklaşımından övgüyle söz eden Mandela, suyun sağlık, onur ve kalkınma için hayati bir kaynak olarak kutsal niteliğinin altını çizdi. Toplumu, gelecek nesillerin yararı için bu yeni sisteme değer vermeye ve korumaya çağırdı.
Büyükelçi Nilvana Darama Yıldırımgeç, projeyi başarıya ulaştıran ortak çabaları överek Şef Zwelivelile Mandela, Mvezo Geleneksel Konseyi ve TİKA’ya takdirlerini ifade etti. Yıldırımgeç, daha geniş çaplı küresel su krizine dikkat çekerek, dünya çapında milyarlarca insanın hala temiz suya erişimden yoksun olduğunu ve Mvezo’da Başkan Mandela’nın mirasını onurlandıran bu projenin daha da önemli hale geldiğini belirtti. Yıldırımgeç toplumu, gelecek nesiller için sürdürülebilirliğini sağlamak üzere su sistemini korumaya çağırdı.
TİKA temsilcisi, suya erişimin bir insan hakkı olmasının temel önemini vurgulayarak, “Mvezo halkının refahına katkıda bulunmak ve Başkan Mandela’nın mirasını sürdürmek TİKA için muazzam bir onurdur” dedi.
Bu proje, TİKA’nın sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası işbirliğine olan bağlılığını örneklemektedir. Temiz suya erişim sağlayarak Mvezo sakinlerinin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmakta ve Nelson Mandela’nın mirasını onurlandırmaktadır.