Kuzey Makedonya'da, 21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı kutlamaları kapsamında, “Orta Asya’dan Balkanlara Türk Dili ve Kültürü” sempozyumu düzenlendi.

Başkent Üsküp'teki sempozyum, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB) ve Üsküp “Aziz Kiril ve Metodiy” Üniversitesine bağlı Blaje Koneski Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından gerçekleştirildi.

Etkinliğe TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sait Yusuf, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşların temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.

Sempozyumun açılışında konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Çevik, Türk dili ve kültürünün, Orta Asya’dan Balkanlara uzanan geniş bir coğrafya içinde özel ve önemli konumunu muhafaza ederek bugünlere ulaştığını söyledi.

Türk kültürünün Orta Asya’da bütün ihtişamıyla göz kamaştırıcı vasfını ortaya koyduğunu ve Orta Asya’yı bir cazibe merkezi haline getirdiğini kaydeden Çevik, “Türkler, Orta Asya’dan Anadolu’ya ve Balkanlara dili, düşüncesi ve kültürel birikimiyle birlikte geldiler. 13. yüzyıl ortalarında Moğol istilasından sonra Sarı Saltuk ile sonradan onun adıyla anılan Türkmen aşiretleri Balkanlar’a geçerek Türk topluluklarını meydana getirdiler. Tarihi süreçte geniş bir coğrafyayı etkileyen Türk dili ve kültürü özellikle Osmanlı devrinde birçok farklı bölge gibi Balkanlar’ı kapsayacak şekilde idari ve sosyal hayatta yer edindi.” ifadelerini kullandı.

Osmanlı’da Türkçe bilmenin önemine değinen Çevik, Osmanlı Türkçesinin başka dillerden etkilenmiş bir “İmparatorluk dili” olarak belirginlik kazandığını kaydetti.

Balkan dillerinde de birçok Türkçe kelimenin kendine yer bulduğunu aktaran Çevik, Türkçenin Balkan dilleriyle etkileşiminin bugün birçok bilimsel çalışmanın konusu olduğunu ifade etti.

TİKA’nın yaptığı çalışmalara da konuşmasında yer veren Çevik, kurum olarak Orta Asya ve Balkanlarda Türk dili ve kültürünün yaşatılması için desteklerini artırarak devam ettirdiğini vurguladı.

TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Yusuf da sempozyumun konusunun 1993’te siyasi iradelerin altına imza attığı TÜRKSOY’un kendilerine verdiği görevin tam kendisi olduğunu belirterek, bu vesileyle TİKA ve MATÜSİTEB’i kutladı.

Kültürün en önemli vasıtasının dil olduğuna dikkati çeken Yusuf, “Dil, medeniyetin hem insanlar arasında hem evrensel düzeyde aktarılmasını sağlayan, ama en önemlisi gelecek nesillere kültürün, kimliğin taşınmasını sağlayan en önemli vasıtadır.” dedi.

TÜRKSOY olarak Türk kültürünü Türkler arasında yaymak, tanıştırmak, kültürel ilişki ve işbirliğini artırmak ve dünyaya tanıtmak üzere çalıştıklarını kaydeden Yusuf, Balkanların bunun önemli ayaklarından biri olduğuna dikkati çekti.

“Bugün milletimizin kültürel özüne, tarihine ve milli değerlerine derin bir saygı gösterme anıdır”

MATÜSİTEB Genel Başkanı Tahsin İbrahim, bu sempozyumun, milli değerlerin önemini vurguladığını, dil ve kutsal kültürün gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarılması noktasında fırsat sunduğunu ifade etti.

İbrahim, “Bugün sadece bir sempozyum değil aynı zamanda milletimizin kültürel özüne, tarihine ve milli değerlerine derin bir saygı gösterme anıdır. Türk milleti tarih boyunca kendi benzersiz kimliğini, dilini ve kültürünü koruma mücadelesini vermiş bir millettir. Orta Asya’dan bu güzel coğrafyaya kadar uzanan yolda milletimiz, milli değerlerine ve kültürüne olan bağlılığını her daim sürdürmüştür.” diye konuştu.

Blaje Koneski Filoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vladimir Martinovski ise 21 Aralık Türkçe Bayramı’nı tebrik ederek “Bugünkü sempozyum, Orta Asya’dan Balkanlar’a Türk dili ve kültürüne adanmıştır. Organizatörleri tebrik etmek istiyorum. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü aracılığıyla Filoloji Fakültesi'nin de bu gibi prestijli ve önemli bir faaliyetin organizasyonunda bulunmasından dolayı mutluyuz.” değerlendirmesinde bulundu.

Sempozyumun açılışında Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da bir konuşma yaptı.

Kırgızistan’dan katılan akademisyenin yöresel müzik dinletisi sunduğu sempozyum kapsamında;

 

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kuzey Makedonya’da Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesi bünyesindeki Pedagoji Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesine onarım ve donanım desteğinde bulundu.

Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesine bağlı Kliment Ohridski Pedagoji Fakültesi Amfi Salonu Onarım ve Donanım Projesi Açılış Töreni’ne, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, TİKA Başkan Yardımcısı Mahmut Çevik ve Pedagoji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Biljana Kamçevska’nın yanı sıra ülkedeki Türk kurum ve kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Proje ile 360 öğrencinin faydalandığı amfi salonu yenilenerek ihtiyaç duyulan donanımlar temin edilip “21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı” haftasında üniversitenin kullanımına sunuldu.

Kuzey Makedonya’nın eski Devlet Bakanı ve fakültenin öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Kahil’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen program, kurdele kesimiyle başladı.

Eski TBMM Başkanı Şentop, buradaki konuşmasında, 21 Aralık Kuzey Makedonya’da Türkçe Eğitim Bayramı’nı kutlayarak, 15 senedir her yıl bu vesileyle Üsküp’te bulunduğunu ifade etti.

Şentop, Türkiye’nin, Kuzey Makedonya’yı bağımsızlığını ilan ettiği ilk günden itibaren desteklediğini, onun yanında yer aldığını, uluslararası birçok kuruma ve kuruluşa üyeliğini desteklediğini ve bundan sonra da desteklemeye devam edeceğini vurguladı.

Bu amfi salonunu onaran TİKA’nın, Türkiye ve Kuzey Makedonya arasındaki işbirliğinin somut örneklerini gösteren bir kuruluş olduğunu dile getiren Şentop, TİKA dünyanın her yerinde Türkiye’nin bu insani ve vicdani dış politika anlayışının yumuşak eli ve en önemli uluslararası markası olduğunu vurguladı.

Avrupa ve Amerika gibi dünyanın farklı yerlerinde dini, dili ve ırkı farklı olduğu için farklı muameleye tabi tutulan insanların halen var olduğuna işaret eden Şentop, şöyle devam etti:

“Farklı dillerden, farklı inançlardan, dinlerden, farklı etnik kökenlerden olsak da 600 yıl kardeşçe bir arada yaşamışız. Kuzey Makedonya Cumhuriyeti de bu anlayışı devam ettiriyor, sürdürüyor. İşte biz bir arada barış içerisinde yaşama kültürüne sahip insanlar olarak onların kitaplarında ideal olarak tarif ettiği o bir arada yaşamayı, yüzyıllar boyunca gerçekleştirmiş, pratiğe dökmüş insanlarız. Bu bakımdan biz hem bu güzel tarihimizi hem de Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nin bu güzel tutumunu, davranışını birçok ülkeye örnek olarak da gösteriyoruz.”

Dünyanın çok önemli bir değişimin eğişinde olduğunu belirten Şentop, “20. yüzyılın uluslararası düzeni, dünyaya ve insanlığa dair paradigmaları iflas etmiştir, çökmüştür. 20. yüzyıl, insanlık tarihinin en kanlı yüzyılıdır. Avrupalılar sadece 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı’nda 100 milyonun üzerinde insanı öldürmüşlerdir. İşte bu kanlar ve gözyaşları üzerine kurulan bu düzen, 20. yüzyılın ikinci yarısında da birçok ülkede çatışmalar, katliamlar, soykırımlar üretmiştir. Hala da bunun uzantısını görüyoruz. İşte Rusya-Ukrayna Savaşı’nda görüyoruz. İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği soykırımda görüyoruz.” diye konuştu.

Uluslararası düzenin ve onun Birleşmiş Milletler gibi kurumlarının, Rusya-Ukrayna Savaşı'nı ve İsrail’in Filistin ve Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımı durduramadığını söyleyen Şentop, “Batı ülkelerinin siyasetçileri de mazlumun, zulme uğrayanın yanında değil de zalimin, katliamı yapanın yanında yer aldılar.” değerlendirmesinde bulundu.

TİKA Başkan Yardımcısı Mahmut Çevik de bu fakültede Makedonca, Arnavutça ve Türkçe eğitim verildiğini anımsatarak, “Bölgenin en büyük ihtiyacı, birlikte yaşama kültürünün devam etmesi, yaşatılması ve sürdürülebilir olması. Ümit ediyorum ki bu salonda önümüzdeki süreç içerisinde de eğitim dönemlerinde de bölgenin barışına ve huzuruna katkı sağlayacak ve bu birlikte yaşama kültürünü geliştirecek yeni nesillerin yetiştirilmesi ve bu nesillerin bu bölgede, hem Türkiye hem bölge barışına hem küresel barışa katkı sağlamasını arzu ediyorum.” dedi.

Pedagoji Fakültesi Dekanı Kamçevska ise fakültedeki çalışmalarında değinerek, “Amfi salonumuzu farklı etkinlikler düzenlediğimiz ve öğrencilerimizle eğitim faaliyetleri yürüttüğümüz bir alana dönüştürmek için sağladığı fon ve verdiği çabalardan dolayı TİKA'ya teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

– Güzel Sanatlar Fakültesi donanım projesi

Ayrıca TİKA tarafından, Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesi’ne bağlı Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde kurulan “Multimedya Ders Laboratuvarının” da açılışı gerçekleştirildi.

Öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri amacıyla TİKA tarafından kurulan ve teknik donatımı yapılan multimedya laboratuvarının açılış töreni Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Slavitsa Yaneşlieva, eski Dekan Bedi İbrahim, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik, Türk kurum ve kuruluş temsilcileri ile Fakültede görev yapan akademisyenler ve öğrencilerin katılımı ile gerçekleştirildi.

Çevik, açılış konuşmasında, TİKA’nın 18 yıldır Kuzey Makedonya’da yaklaşık 1200 projeyi hayata geçirdiğini ifade etti.

Çevik, “Kuzey Makedonya’nın en köklü üniversitesi Üsküp’te Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesinin Güzel Sanatlar Fakültesinde Multimedya Laboratuvarı'nın tadilatını ve donanımı desteklemiştik. Biraz önce gördüğümüz gençlerin burada sanatkar olarak, sanatçı olarak, ressam olarak yetişmesinin alt zeminini ve fiziki şartlarını iyileştirerek kaliteli bir eğitim almasına imkan sağlamıştık.” diye konuştu.

Janeşlieva ise “TİKA ile işbirliğine sahip olmak büyük bir ayrıcalıktır. Genel olarak yüksek öğrenime ve eğitime yardımcı olan mükemmel ve iddialı bir projedir. Multimedya sanatları ve yeni medya alanında çağdaş öğretimi takip edebilmemiz, öğrencilerimize çağdaş öğretim sunabilmemiz için bize fırsatlar sunan modern bir laboratuvara sahip olmak büyük önem taşıyor. Çünkü bu, modern trendlerle iç içe olan daha kaliteli bir kadronun oluşmasına yardımcı oluyor.” dedi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Serkan Kayalar, "Amacımız ülkemizin özellikle küresel anlamda ve bölgesel anlamda iş birliğini güçlendirmek. Sahadaki etkinliğimize katkı sağlamak, özellikle ülkemizin idari, sosyal, kültürel alanlardaki tecrübesini başta dost ve kardeş ülkeler olmak üzere bu coğrafyalarla paylaşmak." dedi.

Kayalar, Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ) "BTÜ Konuşmaları" etkinlikleri kapsamında "Türkiye'nin Uluslararası Kalkınma İşbirliğinde TİKA'nın Faaliyetleri" konulu sunum gerçekleştirdi.

TİKA'nın bugün dünyanın dört bir yanında önemli işlere imza attığını belirten Kayalar, Osmanlı zamanında da benzer işlerin vakıflar aracılığıyla yapıldığını hatırlattı.

Kayalar, Cumhuriyet döneminde de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Afganistan'da modern bir tıp fakültesi kurulmasının temellerini attığını belirterek "Bir amacımız var. Bir derdimiz var. TİKA olarak bu amaç, dert ve motivasyonla hareket ediyoruz. Amacımız ülkemizin özellikle küresel anlamda ve bölgesel anlamda iş birliğini güçlendirmek. Sahadaki etkinliğimize katkı sağlamak, özellikle ülkemizin idari, sosyal, kültürel alanlardaki tecrübesini başta dost ve kardeş ülkeler olmak üzere bu coğrafyalarla paylaşmak." ifadesini kullandı.

TİKA'nın her zaman sahada olduğunu vurgulayan Kayalar, "Afganistan'da da Yemen'de de sahadayız. Diğer zor coğrafyalar dediğimiz coğrafyalarda sahadayız. Aynı zamanda yerelin önceliklerini önceleyen bir TİKA'dan bahsediyoruz. Biz sahanın ihtiyacı neyse onu önceleyip oraya giren bir Türkiye'yiz." diye konuştu.

Kayalar dünyada küresel eşitsizlik olduğuna değinerek şöyle devam etti:

"En son yayınlanan bir rapora göre küresel nüfusun en zengin yüzde 1'i küresel mal varlığının ya da küresel zenginliğin yarısından fazlasına sahip. Buna karşılık yüzde 90'lık bir kesim küresel servetin sadece yüzde 10'una sahip. Baktığımız zaman dünyada 10 kişiden birisi açlık çekiyor. 700 milyon insan aşırı yoksullukla mücadele ediyor. Bu grubun içerisinde bir grup insan da baktığımız zaman günde 3 doların altında gelire sahip. Bu ülkeler Güney Asya'da da var, diğer coğrafyalarda da var. Bu ülkelerin özellikle belli bir seviyeye gelmesi adına yine Türkiye'nin samimi çabalarını görüyoruz. İnsani yardıma özellikle ihtiyaç duyan kişi sayısı 2022 yılında 400 milyonun üzerine çıktı. Gıda güvensizliği özellikle pandemi sonrası dönemde çok fazla artış gösterdi. Kıtlık tehlikesiyle yaşayan insan sayısı dünyada neredeyse 300 milyon."

Dünya gelişse de eşitsizliğin devam ettiğini belirten Kayalar, "Niçin bunlar yapılıyor sorusunun arkasında aslında bu rakamların gerçekleri yatıyor. Baktığımız zaman bu çok çarpıcı bir veri. Dünyadaki bu eşitsizliği biz gidereceksek ve dünya bizim evimizse her ülkenin bu manada sorumluluk alması gerekir. İşte Türkiye bu manada sorumluluk alan bir ülke. Elini taşın altına sokan bir ülke. Keşke her ülke Türkiye'nin motivasyonuna sahip olsa." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmanın ardından BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Kayalar'a plaket takdim etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Türk Devletleri Teşkilatı arasında çeşitli alanlarda iş birliği yapılmasını içeren “İşbirliği Mutabakat Zaptı” TDT İstanbul Sekretarya Binasında düzenlenen törenle imzalandı.

Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanychbek Omuraliyev ve TİKA Başkanı Serkan Kayalar tarafından imzalanan mutabakat zaptı ile kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi amaçlanıyor.

İmza töreninde konuşan Büyükelçi Omuraliyev; zaptın, işbirliğini teşvik etmeyi, bilgi paylaşımını ve deneyim alışverişini amaçlayan stratejik bir ortaklığın başlangıcına işaret ettiğini söyledi.

TDT ve TİKA arasında bölgesel kalkınmaya yönelik ortak çıkar ve isteklerin örtüştürüldüğü kapsamlı bir çerçeve belirlendiğini aktaran Omuraliyev, şöyle devam etti:

"Bu mutabakat zaptının amacı açıktır. İşbirliğini güçlendirmek, bölgesel kalkınma ortaklıklarını geliştirmek ve üye devletlerimizin karşılaştığı zorluklara birlikte ortak çözümler geliştirmek. Bu işbirliği sayesinde, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri de dahil olmak üzere uluslararası düzeyde kabul görmüş kalkınma hedeflerine katkıda bulunmayı ve bölgenin sosyoekonomik manzarası üzerinde olumlu etki yaratacak sinerjiler oluşturmayı hedefliyoruz."

Omuraliyev, mutabakat zaptının sağlıktan eğitime, ticaretten çevreye kadar çok sayıda işbirliği sahasında kalkınmanın çeşitli yönlerini ele alma kararlılığını yansıttığını, geniş kapsamlı olduğunu ve işbirliği ruhunu somutlaştırdığını belirtti.

– "Önemli bir adımı attık"

İmza töreninde konuşan TİKA Başkanı Kayalar; TİKA'nın kuruluş öyküsünün başladığı coğrafya olarak Türk dünyasının ayrı bir önemi olduğunu ifade etti.

TİKA'nın 1992'den itibaren bağımsızlığına kavuşan Türk dünyası ülkelerinde hızlı şekilde kurumsallaşarak ofisler kurduğunu ve 30 yılı aşkın süredir Türk dünyasının refahı için projelerini sürdürdüğünü söyleyen Kayalar, bugün Türk dünyasının gerek kurumsal gerek bölgesel anlamda bambaşka bir seviyeye ulaştığını, hem ekonomik hem de dünya meselelerine katkısı bakımından Türk dünyasının ulaştığı düzeyin sevindirici olduğunu kaydetti.

TDT’nin Türk dünyası için oldukça büyük öneme sahip olduğunu dile getiren Kayalar; "Gerek devlet başkanları olsun gerek dışişleri bakanları düzeyinde olsun gerek sekretarya olsun Türk devletleri için çok değerli çalışmalara imza atıyorlar. Bizim de TİKA olarak, bütün ülkelerde, gerek üye ülkelerde gerek gözlemci ülkelerde ofisimiz var. Ofislerimiz yoluyla sahadayız ve aynı zamanda bugün bu işbirliği mutabakat zaptıyla da TDT üyesi ülkelerde kalkınma işbirliğine dair, kalkınmanın tüm alanlarına dair yapılabilecek ortak projeler üzerine inşallah önemli bir adımı attık."

“Türk Dünyası 2040 Vizyonu” na atıf yapan Kayalar, söz konusu mutabakat zaptı çerçevesinde hayata geçirilecek projelerin bu vizyona ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne katkı sağlayacağına inandığını vurguladı.

Kayalar, işbirliğinin derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi için çabalarının devam edeceğini söyledi.

İmzalanan protokol ile; başta sağlık, eğitim, kırsal kalkınma ve yoksulluğun azaltılması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi, ulaşım, ticaret, enerji, su ve sanitasyon, sanayi ve KOBİ, tarım ve gıda güvenliği ile turizm, kentsel gelişim, iklim değişikliği ve çevrenin korunması gibi birçok alanda kurumlar arası bilgi alışverişi ve tecrübe paylaşımının sağlanmasının yanı sıra bölgesel kalkınmayı teşvik etmek amacıyla da çeşitli iş birliği ve kalkınma ortaklıklarının kurulması ve “Sürdürülebilir Kalkınma” hedefleri doğrultusunda üye devletlerinin iş birliğinin güçlendirilmesi üzerine çalışmalar yapılması planlanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, çevre bölge ve ülkelerdeki yaklaşık 200 bin hastaya hizmet veren Novi Pazar Genel Hastanesine bağlı Nefroloji Bölümü Hemodiyaliz Merkezine 1 adet arazi aracı temin edildi.

Novi Pazar Genel Hastanesine bağlı Nefroloji Bölümü Hemodiyaliz Merkezi 1984 yılında kuruldu. 7 yataklı 29 diyaliz odasını içeren nefroloji bölümü, Novi Pazar şehrinin yanı sıra Raşka, Tutin ve Sjenica Belediyelerinden gelen hastalara da hizmet veriyor. Ayrıca Karadağ ve Kosova sınır bölgesinde yaşayan hastaların da tedavi gördüğü nefroloji bölümü, yaklaşık 200 bin kişiye hizmet veriyor.

Haftada en az iki kez diyaliz cihazlarına bağlanması gereken 100 diyaliz hastası hemodiyaliz merkezinden faydalanıyor. Merkez, kötü durumda olan iki arazi aracı ile Novi Pazar dışındaki hastaları evlerinden alarak hizmet veriyordu. Bu araçların kat ettiği yollar bozuk, engebeli ve dağlık arazide yer aldığından özellikle kış mevsiminde yaşanan olumsuz hava şartlarından dolayı hastaların merkeze ulaşımında sıkıntılar yaşanıyordu.

Hemodiyaliz hastalarının hastaneye zamanında ve güvenli bir şekilde ulaşımına destek olmak ve tedavi süreçlerini iyileştirmek amacıyla TİKA tarafından 1 adet arazi aracı hastane yetkililerine teslim edildi.

Teslim törenine; Türkiye Cumhuriyeti Belgrad Büyükelçisi Hami Aksoy, Yeni Pazar Başkonsolosu Osman Peşmen, Novi Pazar Genel Hastanesi Müdürü Meho Mahmutoviç, Nefroloji Bölümü Başkanı Dr. Edvin Hadzibuliç, Novi Pazar Sağlık Merkezi Müdürü Dr. Ervin Çoroviç ve hastane çalışanları katıldı.

Büyükelçi Aksoy yaptığı konuşmada, TİKA’nın Sırbistan genelinde ve Sancak bölgesinde gerçekleştirdiği projelerden bahsederek hemodiyaliz merkezinde günde 60’tan fazla hastanın tedavi gördüğünü belirtti. Çevre illerden tedavi görmek amacıyla gelen diyaliz hastalarının en iyi şartlarda tedavilerine destek olmak amacıyla TİKA tarafından arazi aracı temin edildiğini sözlerine ekledi.

Novi Pazar Sağlık Merkezi Müdürü Dr. Ervin Çoroviç ise yaptığı konuşmada, hemodiyaliz hastalarının zamanında ve güvenli bir şekilde hemodiyaliz merkezine ulaştırılmasında TİKA tarafından verilen arazi aracının çok önemli bir katkısı olacağını belirterek, sağlık alanında gerçekleştirilen proje için TİKA’ya ve Türkiye’ye teşekkür etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kuzey Makedonya’da düzenlenen Genç Liderler Okulu Buluşmasına destek sağladı.

Kuzey Makedonya’da 2009-2019 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Dr. Gyorge İvanov’un başkanlığında, 11-19 Ekim 2023 tarihlerinde, Ohri şehrinde düzenlenen buluşmaya dünyanın farklı ülkelerinden genç lider adayları katıldı.

“Eğitim – Dönüşüm – Liderlik” ana temasıyla düzenlenen Genç Liderler Okulu programına Kuzey Makedonya, Türkiye, Sırbistan, ABD, Azerbaycan, Yemen, Cezayir, Nijerya, Almanya, Filipinler ve Kanada’dan 40 genç katıldı. Katılımcılar, Türkiye, Bosna Hersek, ABD, Almanya, Suudi Arabistan ve Kuzey Makedonya’dan eğitmen ve konuşmacı olarak programa katılan deneyimli isimlerden eğitimin dönüştürücü etkisi ve liderlik için önemine ilişkin eğitim aldılar.

Program kapsamındaki bir oturum, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile başbakanlık dahil birçok önemli görevlerde bulunmuş olan Ali Fethi Okyar’a ithaf edildi. Mustafa Kemal Atatürk ve Ali Fethi Okyar’ın liderlik özellikleri ve tarihteki rolleri genç lider adaylarına tanıtıldı.

Progama katılan TİKA Üsküp Koordinatörü Mehmet Bayrak ise 2005 yılında kurulan Üsküp Program Koordinasyon Ofisinin bugüne kadar eğitim, kültür, sağlık, altyapı, restorasyon gibi alanlarda yaptığı çalışmaları genç lider adayları ile paylaşarak TİKA’nın dünya genelindeki çalışmalarını tanıttı.

Konuşmasında iki ülke arasında devam eden kıymetli iş birliği ve güçlü bağlara vurgu yapan Gyorge Ivanov, program kapsamında verilen destekler için TİKA’ya teşekkürlerini iletti.

14 yıldır kesintisiz olarak sürdürülen Genç Liderler Okulu programına bugüne kadar farklı ülkelerden 509 genç katıldı.

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Bosna Hersek’in kuzeybatısında yer alan Cazin şehrinde çilek yetiştiriciliğinin geliştirilmesi kapsamında 25 aileye fide ve sulama sistemi desteğinde bulundu.

Bosna Hersek’te 1992-1995 yılları arasında yaşanan savaş neticesinde ekonomisi ciddi anlamda zarar gören ülkede istihdam sağlayan birçok sektör faaliyetlerine devam edemedi. Yaşanan savaşın sonuçlarından doğrudan etkilenen halka destek olunması kapsamında TİKA, geçimini tarım ve hayvancılık ile sağlayan ailelerin yaşam standartlarının yükseltmesine yönelik birçok proje hayata geçirdi.

Bu kapsamda TİKA, projelerine bir yenisini ekleyerek ülkenin kuzeybatısında yer alan Cazin şehrinin kırsal kesimlerinde yaşayan kadınların ekonomik olarak desteklenmesi amacıyla ihtiyaç sahibi 25 aileye bir dönüm alanda çilek yetiştiriciliği yapmalarına imkân sağlayacak fide ve sulama sistemi desteğinde bulundu.

2011 yılında kurulan ve 50 aktif üyesi bulunan Cazin Meyve ve Sebze Yetiştiricileri Derneği işbirliğinde gerçekleştirilen proje ile destek sağlanan ailelerin geçimlerini sağlamalarına yetecek kadar gelir elde etmeleri hedefleniyor.

Yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir gıda güvenliği ve gelir artırıcı faaliyetlere katkı sağlanması kapsamında hayata geçirilen projenin teslim töreninde konuşan Dernek Başkanı Irfan Hodziç; kırsal kalkınma alanında ülkenin yerel üretim yapısına uygun ürünlerin yetiştirilmesi konusunda çalıştıklarını ve üretilen ürünlerin bölgesel satışı konusunda üyelerine destek verdiklerini söyledi. Hodziç, geliştirmeye çalıştıkları bu modelin daha ileriye taşınabilmesi adına TİKA aracılığıyla destek veren Türkiye’ye teşekkür etti.

TİKA Saraybosna Koordinatörü Muhammed ÜNAL ise yaptığı konuşmada; kırsal kalkınma alanında gerçekleştirilen projelerin yapısı itibariyle bölgeye özgü doğal kaynakları ve insan gücünün kullandığını, gerçekleştirilen üretimin bölgeye geçim kaynağı sağladığını ve ülkenin kalkınmasına destek sunduğunu aktardı. Bosna Hersek’in üretim yapısına uygun kırsal kalkınma alanındaki projelerin TİKA’nın oluşturmaya çalıştığı kendi kendine yetebilen üretim modeline uyması sebebiyle değerli olduğu ifade eden Ünal, benzer projelere ileri zamanlarda da devam edileceğini belirtti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Sırbistan’da bulunan Şumadiya Kragujevac Tarih Arşivi bünyesindeki Şark Koleksiyonunun tanıtımına destek verildi.

Osmanlı hakimiyeti sırasında Balkan topraklarında ortaya çıkan en önemli Sırp arşivlerinden biri olan Şark Koleksiyonu, büyük kısmı Osmanlıca olan tarihi, dini, idari ve kültürel içerikli 200 belge ve 30 kitaptan oluşuyor.

TİKA hem gizli kalmış kültürel değerlerin ortaya çıkarılabilmesi hem de iki ülke arasındaki kültürel iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla koleksiyonun katalog basımına ve sergi düzenlenmesine destek oldu. Proje kapsamında Kragujevac şehrinde ve Belgrad Etnografya Müzesinde gerçekleştirilen sergilere yoğun ilgi gösterildi.

Serginin açılışında konuşma yapan yazarlardan Slavko Stepanoviç, Şumadiya Tarih Arşivinin çalışmaları kapsamında geleneksel tarih yazımının bir adım ötesine geçmeye çalıştıklarını, insanların günlük hayatından bahseden belgeleri birleştirerek sunmaya çalıştıklarını ifade etti.

Bir diğer yazar Nenad Karamıljakoviç ise, Osmanlı Türkçesiyle yazılmış arşiv malzemelerinin, 14. yüzyılın sonundan 20. yüzyılın başına kadarki Sırp tarihinin birincil kaynakları olarak sınıflandırıldığını ve en önemli tarihi olay ve kişiliklerin yeniden inşasına ilişkin bilimsel çalışmalar için bir referans noktası teşkil ettiğini belirtti. Karamıljakoviç ayrıca, koleksiyon bünyesinde bulunan 13 belge ve 4 kitaptan istifade edilerek oluşturulan kataloğun, Sırp ve Türk kültür kurumları arasında daha güçlü iş birliğine zemin hazırlayacağını ümit etiğini ifade etti.

Kragujevac Tarih Arşivi Müdürü Sanja Zivkoviç, serginin önemli bir tarihi bölümün kapılarını araladığını belirterek bu projeye verdiği destekten dolayı TİKA’ya minnettar olduklarını ifade etti.

TİKA Belgrad Program Koordinatörü Mehmet Mete Anaç ise Kragujevac Tarih Arşivinin çeşitli arşiv belgeleri ve kitap koleksiyonlarıyla çok değerli bir hazineyi bünyesinde barındırdığını ve bu hazinenin gelecek nesillere aktarılmasında çok önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Anaç, projenin diğer tüm projeler gibi iki ülke arasındaki sarsılmaz dostluğun somut bir örneğini teşkil ettiğini belirtti.

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Moğolistan’da Hovd Kalkınma Politeknik Koleji Aşçılık Bölümüne donanım desteği sağlandı.

Hovd Kalkınma Politeknik Koleji, 78 yıldır Moğolistan’ın batı bölgesinde istihdama katkı sağlayan bir eğitim kurumu. Kolej  bugüne dek aşçılık, gıda üretim ve teknoloji uzmanı olmak üzere yaklaşık 700 kişinin meslek edinmesini sağladı.

Aşçılık Bölümü’nde %30 teorik, %70 uygulamalı eğitim almaları gereken öğrenciler bölümde teknik ekipman ve malzeme eksikliğinden dolayı uygulamalı eğitim yapamıyordu. TİKA tarafından gerçekleştirilen proje ile okulun aşçılık bölümüne ihtiyaç duyulan teknik ekipman ve malzemeler temin edildi.

Projenin açılış töreni TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz’ın, Moğolistan ziyareti kapsamında gerçekleştirildi.

TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz açılış töreninde yaptığı konuşmasında, Moğolistan’ın kırsal bölgesinde işsizlik ve istihdam sorunu olduğunu ve kırsal bölgede yaşayan gençlerin meslek sahibi olması ve istihdam edilmesinin önemini ifade etti. Yorulmaz, TİKA olarak bu sorunun aşılması ve gençlerin meslek edindirme suretiyle istihdam edilmelerine katkı sağlanması amacıyla söz konusu kolejin Aşçılık Bölümü’ne teknik ekipman ve malzeme temini projesinin hayata geçirildiğini söyledi.  Proje ile Moğolistan ekonomisine, üretimine ve kalkınmasına katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade eden Yorulmaz, öğrencilerin de meslek sahibi olmalarını hedeflediklerini söyledi.

Kolej Müdürü Bayarmaa Davaa ise, Hovd Kalkınma Politeknik Koleji’nin Moğolistan’ın batı vilayetlerinde kırsal bölgede yaşayan gençlerin meslek edinmelerine katkı sağlayan önemli bir eğitim kurumu olduğunu belirterek, Kolej genelinde 1378 öğrenciye 32 çeşit mesleki eğitim imkânı sunduklarını söyledi. Davaa, bahse konu proje neticesinde teorik olarak öğretilen derslerin öğrencilere uygulamalı olarak görme imkânı sağlayan TİKA’ya teşekkürlerini iletti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan’ın Bayan-Ölgiy Vilayetinde öncesinde 7 No’lu kreşe ek olarak yaptığı 50 çocuk kapasiteli iki sınıflık binayı ekipmanlarla donattı.

Bayan-Ölgiy vilayeti genelinde 2-5 yaş arası yaklaşık 4800 çocuk yaşıyor. Bu çocukların sadece %67,5’i okul öncesi eğitim hizmetinden faydalanabiliyor.

TİKA tarafından yürütülen proje ile 2019 yılında inşaatı tamamlanan iki sınıflık ek kreş binası çocuk yatağı, nevresim takımı, sıra, masa, sandalye, halı, elbise dolapları gibi ekipmanlarla donatılarak resmi makamlara teslim edildi. Gerçekleştirilen proje ile Moğolistan genelinde eğitim sektöründe karşılaşılmakta olan en büyük sorunlarından biri olan kreş kapasitesi sorunun ve çocuklara uygun eğitim ortamının oluşturulması ile kırsal bölgelerde okul öncesi eğitim hizmetinin yaygınlaştırılmasına yönelik katkı sağlandı.

Projenin teslim töreninde konuşan Ölgiy İlçe Belediye Başkanı Hahan Bahithumar; TİKA tarafından 2019 yılında 7 No’lu kreş bünyesinde ek iki sınıflı bina yapım projesinin başarıyla gerçekleştirildiği ve söz konusu ek iki sınıflı binanın faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla ekipmanlara donatılmasının yine TİKA tarafından yapıldığını belirterek Türkiye Cumhuriyetine ve TİKA’ya teşekkür etti.

Ölgiy ilçesi 7 No’lu kreş bünyesinde şu an toplam 167 çocuk okul öncesi eğitim alıyor.

6 Şubat'taki depremlerde arama kurtarma çalışmalarına katılmak üzere Bosna Hersek'ten Türkiye'ye giden ekiplerin faaliyetlerinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA) verilen eğitimlerin önemli katkısı oldu.

TİKA'nın 2017'de Bosna Hersek'te gerçekleştirdiği kapsamlı eğitimlere katılan yaklaşık 30 kişi, deprem bölgesindeki arama kurtarma faaliyetlerinde eğitimlerde öğrendiklerini pratikte uygulama imkanı buldu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı uzmanlarının verdiği eğitime katılan Bosna Hersekli ekiplerden 3 kişi, TİKA'nın aracılığıyla aldıkları eğitimi ve bunun deprem bölgesinde sağladığı katkıyı AA muhabirine anlattı.

Başkent Saraybosna'daki Novi Grad Belediyesinin Arama Kurtarma Birliğinde görev alan Pamela Bejdic, geçen yıl Kentsel Arama ve Kurtarma (USAR) üzerine verilen zorlu eğitimi tamamladığını belirterek, "Aldığım eğitim, sahada son derece işime yaradı. Bu eğitimler sayesinde 10 kişiyi enkazdan sağ çıkartmayı başardık." dedi.

Türkiye'ye giden ekipler arasında olmasının en büyük nedenlerinden birisinin aldığı bu eğitimler olduğunu dile getiren Bejdic, teoride öğrendiği birçok bilgiyi pratikte de uyguladığını söyledi.

"Eğitimlerin profesyonel hayatıma artısı büyük"

Aynı ekip içerisinde bulunan Semra Japalak, eğitimlerin deprem bölgesindeki çalışmalara büyük katkı sağladığını vurgulayarak, "Aldığımız eğitimler, sevdiklerinin enkazdan çıkarılmasını bekleyen insanlara karşı nasıl bir yaklaşım sergilememiz gerektiği noktasında da yardımcı oldu. Onları dinlememiz ve ne şekilde sakinleştirmemiz gerektiğini biliyorduk." ifadesini kullandı.

Bölgede, İHH'nin de son derece koordineli çalışma yürüttüğüne şahit olduğuna değinen Japalak, "Organize olmak her iş için önemlidir ancak bulunduğumuz deprem bölgesi, beklenmeyen durumlara açık bir yerdi. Stres dolu ve karmaşık duyguların hakim olduğu bir alandı. Tam da bu noktada görevlilerin liderlik yeteneklerine hayran kaldım." diye konuştu.

"Bosna Hersek'ten geldiğimizi söyleyince yüzlerindeki o gözyaşı ve tebessümü asla unutmayacağım"

Ekipteki diğer bir görevli Benjamin Poturak da TİKA'nın enkaz ve ulaşılması zor alanlarda arama kurtarma eğitimlerine katıldığını anlatarak, "TİKA sayesinde aldığım eğitimlerin profesyonel hayatıma büyük artısı oldu." dedi.

Aldığı eğitimin deprem bölgesinde büyük katkı sağladığının altını çizen Poturak, eğitimi aldıkları uzmanlarla omuz omuza çalışmanın da kendileri için ayrı bir gurur olduğunu söyledi.

Poturak, ekibiyle enkazdan 10 kişiyi sağ çıkarttıklarını belirterek, "Bir enkazdan 6 kişilik aileyi çıkarmayı başardık. Bosna Hersek'ten geldiğimizi söyleyince yüzlerindeki o gözyaşı ve tebessümü asla unutmayacağım." dedi.

TİKA'nın eğitimlerine 200 kişi katıldı

Bosna Hersek'ten Türkiye'deki arama kurtarma çalışmalarına katılan 234 kişilik ekipteki 30 kişi, TİKA'nın işbirliğinde AFAD ve İHH uzmanlarınca verilen arama kurtarma eğitimlerine katıldı.

TİKA'nın sağladığı bu eğitimlere toplamda 200 kişi katılırken, bu kişilerden 30'undan fazlası da Avrupa Birliği (AB) Arama Kurtarma Mekanizması ve Bosna Hersek Güvenlik Bakanlığınca uygun bulunan koşullar çerçevesinde "uzman" olarak profesyonel hayatlarına devam ediyor.

Eğitimde yer alanların, Türkiye'de arama kurtarma alanında her yıl düzenlenen uluslararası tatbikata da katılması planlanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) depremden etkilenen bölgelere gıda ve giysi yardımı ulaştırdı.

Dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahiplerine Türkiye’nin yardım elini uzatan TİKA, merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve 10 ili etkileyen deprem sonrası çalışmalarını depremzedeler için yoğunlaştırdı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un koordinasyonuyla depremin yaşandığı ilk günden itibaren çalışmalara başlayan TİKA, deprem bölgelerine ulaştırmak üzere 11 tırdan oluşan gıda paketi ve giysi kolisi hazırladı.

Kahramanmaraş, Hatay, Malatya ve Adıyaman başta olmak üzere bölgedeki depremzedeler için gıda malzemeleri, yetişkin ve çocuk kıyafetleri, battaniye, ısıtıcı gibi temel ihtiyaç malzemelerini taşıyan tırların bir kısmı bölgeye ulaştı. Elbistan’a ulaşan yardım tırındaki malzemeler Elbistan Devlet Hastanesindeki yaralılara ve bahçesindeki depremzedelere teslim edildi. Malatya ve Kahramanmaraş’a ulaşan yardımların bir kısmı dağıtım için depolara teslim edildi. Hatay ve Adıyaman için hazırlanan yardım paketlerini taşıyan tırlar ise yola çıktı.

TİKA’nın bölgeye ulaştırdığı gıda malzemeleri ile Malatya ve Kahramanmaraş’ta kurulan aşevlerinde sıcak yemek dağıtımı da yapılacak.

TİKA, devletin resmi kurumları ile koordinasyon halinde gerçekleştirdiği yardımlarını ihtiyaç ve talepler doğrultusunda sürdürecek.