Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türk Hava Yollarının (THY) destekleriyle Anadolu Ajansı (AA) tarafından düzenlenen uluslararası haber fotoğrafı yarışması “İstanbul Photo Awards 2025” New York’ta sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Serginin ilk aşaması Ankara ve İstanbul’un ardından New York’ta yer alan Blue Gallery’de sergilendi. Blue Gallery’de ziyarete açık olan sergideki ödüllü fotoğraflar, daha sonra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’ne taşınarak resmi törenle 2’nci kez sergilendi.
BM’nin “1B Neck” alanındaki serginin açılış töreninde, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, AA Görsel Haberler Direktörü Aykut Ünlüpınar, AA Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Erman Yüksel ve AA Stratejik İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Hazal Duran ile çok sayıda büyükelçi, diplomat, uluslararası temsilci, akademisyen ve medya mensubu ile davetli hazır bulundu.
Ziyaretçiler sergide, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırılarından Doğu Afrika’daki yıkıcı sellere, İzlanda’daki yanardağ patlamasından Paris 2024 Olimpiyatları sporcularına, Afgan kadınların yaşam mücadelesinden Sednaya Hapishanesi’nden kurtulan mahkumlara, Brezilyalı sörfçülerin büyük dalgalarla mücadelesinden göçmenlerin tehlikeli yolculuklarına kadar dünya gündemindeki çarpıcı olayları belgeleyen fotoğrafları inceleme fırsatı buldu.
On bir yıldır düzenlenen Uluslararası İstanbul Photo Awards yarışmasına, bu yıl 114 uyruktan fotoğrafçı, yaklaşık 22 bin fotoğrafla başvuru yaptı. Uluslararası jürinin değerlendirmesi sonucu 10 kategoride 29 fotoğrafçı ödüllendirildi. “Filistin” konulu çalışmalarıyla dereceye giren sanatçıların fotoğraflarına da ayrıca yer verildi.
AA tarafından 2015’ten bu yana her yıl prestiji artan uluslararası haber fotoğraf yarışması “Istanbul Photo Awards” düzenlenmekte olup ülkemizin önemli kurumlarının da desteğiyle düzenlenen yarışma kapsamında, duayen fotoğrafçıların ödüllendirdiği ve binlerce fotoğraf arasından dereceye giren kareler daha sonra fotoğraf meraklılarıyla buluşturulmaya devam ediyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Somali’de savunmasız kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirmek amacıyla yürütülen projeye destek verdi.
TİKA ve Somali Kadın Gelişim Merkezi (Somali Women Development Center – SWDC) iş birliğiyle, ülkede savunmasız kadın ve kız çocuklarının ekonomik olarak güçlenmesine yönelik fırıncılık, atıştırmalık ürünler ve pasta üretimi alanlarında 30 kadına yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenlendi.
SWDC tarafından verilen teorik ve uygulamalı eğitimlerin ardından, kadınların kendi geçim kaynaklarını oluşturabilmelerine destek olmak amacıyla her katılımcıya küçük ölçekli bir fırıncılık işletmesi kurmaya uygun başlangıç setleri teslim edildi. TİКА tarafından temin edilen setler; elektrikli fırın, mikser, pişirme tepsileri, ölçü aletleri ve temel pastacılık malzemelerinden oluşuyor.
Proje ile kadınların kendi gelir getirici faaliyetlerini oluşturması, ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmesi ve aile bütçelerine katkı sağlaması hedefleniyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının destekleriyle donatılan Gana Türkiye Mezunları Derneği Ofisi hizmete açıldı.
Gana’nın en büyük Müslüman ibadet kompleksi olan Gana Ulusal Camisi bünyesinde, Hüdai Vakfı tarafından tahsis edilen lokal, TİKA’nın destekleriyle donatılarak Türkiye Mezunları Derneği Ofisine dönüştürüldü.
Türkiye burslarından faydalanarak ülkemizde öğrenim gören Afrikalı gençler, Türk kurumları başta olmak üzere muhtelif pozisyonlarda istihdam imkânı bulmakta ve özellikle kurdukları sivil toplum kuruluşlarıyla Türkiye’nin dış yatırımlarında ve yardımlarında önemli bir aracılık rolü üstlenmektedirler. 35 ülkede dernekleşen Türkiye Mezunları adeta birer kültür elçisi olarak faaliyetlerini yürütmekte olup Türkiye’nin tanıtımı, ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında büyük rol oynamaktadırlar.
Bu itibarla 250’den fazla üyesi bulunan Gana Türkiye Mezunları Derneğinin tek bir çatı altında faaliyetlerini sürdürebilmeleri, etkinlikler düzenleyebilmeleri ve aynı zamanda Gana makamları nezdindeki görünürlüklerinin arttırılması amacıyla planlanan projenin açılış töreni Türkiye’nin Akra Büyükelçisi Hüseyin Güngör, TİKA Niamey Koordinatörü Ali Kurt, Gana Hüdai Vakfı Yöneticileri ve Türkiye Mezunu birçok gencin katılımıyla gerçekleştirildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde ve Dışişleri Bakanlığının desteğiyle 2025 İstanbul Kalkınma Diyalogları (#IDD2025) gerçekleştirildi.
Etkinliğe, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Küresel ve İnsani Konular Genel Müdürü Korhan Karakoç, TİKA Başkan Yardımcısı Rahman Nurdun, UNDP yöneticisi Xu Haoliang ile çok sayıda davetli katıldı.
Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu buradaki konuşmasında, küresel büyümenin yavaşladığına, ticari ve jeopolitik gerilimlerin arttığına, eşitsizliklerin derinleştiğine, teknolojinin hızla dönüşerek tüm dengeleri değiştirdiğine ve iklim değişikliğinin etkilerinin sürmeye devam ettiğine dikkati çekti.
Tuzcu, “Çevremizde çok sayıda zorluk var ve maalesef, tam da en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde çok taraflı ve uluslararası kuruluşların etkinliği zayıflamaktadır. Küresel ölçekte yaşanan sarsıntılar ve sürekli değişim, içinde bulunduğumuz dönemi şekillendirmektedir. Bu küresel dinamikler, hükümetleri, özel sektörü ve uluslararası örgütleri, kalkınmanın nasıl tanımlandığını, nasıl yürütüldüğünü ve nasıl paylaşıldığını yeniden düşünmeye zorlamaktadır.” diye konuştu.
UNDP ve Türkiye arasındaki ilişkilere de değinen Tuzcu, UNDP’nin 2023 depremlerinin ardından KOBİ’lere, belediyelere ve etkilenen topluluklara yönelik hızlı ve koordineli desteği için teşekkürlerini iletti.
“Uluslararası kalkınma mimarisi ciddi baskılar altında”
TİKA Başkan Yardımcısı Nurdun ise uluslararası kalkınma topluluğunun kriz zamanlarında dahi ortaklık ruhu ile çalışmalarına devam ederek krizlerin çözümünde merkezde rol oynamaya devam ettiğine vurgu yaptı.
Nurdun, iklim değişikliğinden salgınlara ve uzayan çatışmalara kadar küresel meselelerin giderek daha fazla birbiriyle bağlantılı olduğu bir dönemde burada bulunmalarının önemli bir gerçeği gösterdiğine işaret ederek, “Uluslararası kalkınma topluluğu işbirliğinden geri adım atmamıştır. Aksine, Sevilla, Busan, Lizbon ve diğer şehirlerde düzenlenen benzer küresel diyalogların yalnızca birkaç ay sonrasında İstanbul’da bir araya gelmiş olmamız, çözümler arayışındaki kolektif çabamızın kesintisiz biçimde sürdüğünü kanıtlamaktadır.” diye konuştu.
Küresel anlamda artan borç yükü, daralan kalkınma yardımları ve büyüyen eşitsizlikler karşısında reform gerekliliklerine dikkati çeken Nurdun, şunları söyledi:
“Çabalarımızı şekillendiren gerçekleri de göz ardı edemeyiz. Bugün uluslararası kalkınma mimarisi ciddi baskılar altındadır. Küresel kalkınma sistemi birçok alanda durgunluk yaşamakta, hatta kimi yerlerde gerilemektedir, üstelik ihtiyaçların en yoğun olduğu bir dönemde, özellikle de en az gelişmiş ülkelerde. Bu durum, mevcut kaynakları daha verimli, daha stratejik ve her şeyden önemlisi daha kapsayıcı şekilde kullanmamızı zorunlu kılmaktadır.”
Nurdun, TİKA’nın kriz dönemlerinde elde ettiği tecrübeye ve oynadığı role işaret ederek, “TİKA olarak, işbirliği etkinliğinin bütçenin büyüklüğünden ziyade ortaklıkların niteliğine bağlı olduğunu sürekli olarak gördük. Çoğu zaman, iyi tasarlanmış tek bir üçgen iş birliği girişimi, çok daha büyük fakat dağınık bir müdahaleden daha güçlü etki yaratmaktadır.” şeklinde konuştu.
Daha yüksek etki için kalkınma, insani yardım ve iklim/çevre finansmanı arasındaki kalıcı ayrımların ortadan kaldırılması gerektiğini savunan Nurdun, “Yenilikçiliği teşvik eden, uzun vadeli dayanıklılık oluşturan ve sistemsel dönüşümü destekleyen finansman modelleri tasarlamalıyız, kısa vadeli görünürlük peşinde koşan modeller değil.” dedi.
İşbirliğinin sadece ekonomik büyümeyi değil, kurumsal kapasiteyi, sosyal kapsayıcılığı ve gerçek anlamda sürdürülebilirliği desteklemesi gerektiğini vurgulayan Nurdun, UNDP’nin rolüne ilişkin şunları kaydetti:
“Birleşmiş Milletler sisteminin rolü ise bu süreçte hayati önem taşımaktadır. UNDP gibi kuruluşlar, hükümetleri, özel sektörü ve sivil toplumu etkili ortaklık ilkeleri etrafında bir araya getiren kritik bir bağlayıcı güç sunmaktadır. Kapasite geliştirme, veri sistemleri ve politika diyaloğu alanlarındaki uzmanlıkları, finansmanın gerçekten sonuçlara dönüşmesinde belirleyici öneme sahiptir.”
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Senegal’in Diamaguene bölgesinde yarım kalan Marega Camisi’nin yıkım ve yeniden inşa sürecini üstlenerek projeye kapsamlı destek sağladı.
Senegal’in başkenti Dakar’a 30 kilometre uzaklıktaki Diamaguene’de TİKA tarafından inşa edilen Marega Camisi, düzenlenen törenle ibadete açıldı. Daha önce Marega Dayanışma Derneği tarafından başlatılan ancak temel ve malzeme yetersizliği nedeniyle tamamlanamayan yapı, bölge halkının talebi üzerine TİKA tarafından tamamen yenilendi.
Mevcut binanın tahliye edilmesinin ardından TİKA, zeminden itibaren dört katlı yeni bir cami inşa etti. Yaklaşık 742 metrekare alana sahip yapının giriş ve birinci katı ibadethane, ikinci katı Kur’an kursu, üçüncü katı ise derslik ve toplantı salonu olarak düzenlendi.
Diamaguene’in en donanımlı ibadethanelerinden biri hâline gelen cami; gasilhane, abdesthane, kadın mahfili, çalışma ofisi, minare ve mini kubbe gibi birimlerle desteklendi. Ayrıca cami, halı, masa-sıra takımları, eğitici masaları, ses ve ışık sistemleri, kitaplık, dolaplar, bilgisayar, projeksiyon cihazı ve güneş enerjisi sistemleriyle donatılarak kullanıma hazır hâle getirildi.
Bölge halkının yoğun ilgi gösterdiği açılış töreni, T.C. Dakar Büyükelçisi Nur Sağman, Diamaguene Belediye Başkanı Mussa Fall, TİKA Dakar Koordinatörü Tanju Polat ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Projeyle birlikte Diamaguene halkının daha güvenli ve geniş bir ortamda ibadet edebilmesi, çocukların ise modern ve uygun koşullarda dini eğitim alabilmesi hedefleniyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Afganistan’ın Faryab vilayetinde bulunan Devlet Kız Yetimhanesine ihtiyaç duyulan malzeme ve donanım desteğinde bulundu.
Proje kapsamında, 110 yetim ve kimsesiz çocuğun barındığı tesise teslim edilen malzemelerle hem yaşam alanlarının iyileştirilmesi hem de daha güvenli ve sağlıklı bir ortamda eğitim almaları hedeflendi.
Teslim törenine T.C. Mezar-ı Şerif Başkonsolosu Murat Dikmen, Faryab Çalışma ve Sosyal İşleri Müdürü Mevlevi Reyhanuddin Mütevekkil, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, TİKA Mezar-ı Şerif Masa Sorumlusu Dr. Ahmet Çanga, yetimhane çalışanları ve çocuklar katıldı.
Başkonsolos Dikmen konuşmasında Türkiye ile Afganistan arasındaki güçlü kardeşlik bağlarına dikkat çekerek, Türk halkının her zaman Afgan kardeşlerinin yanında olduğunu vurguladı. TİKA’nın yetim çocuklara yönelik desteğinin büyük anlam taşıdığını ifade eden Dikmen, sağlanan katkılar için TİKA’ya teşekkür etti.
Faryab Çalışma ve Sosyal İşleri Müdürü Mütevekkil, Türkiye’nin Afganistan’da yürüttüğü insani yardım ve kalkınma projelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, verilen desteğin gerçek kardeşlik ve insanlık örneği olduğunu söyledi.
TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Taşdemir, TİKA’nın 1997 yılından bu yana Afganistan halkına yönelik geniş kapsamlı projeler yürüttüğünü belirtti. Afganistan’da üç program koordinasyon ofisiyle faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Taşdemir, desteğin “yetim gülerse dünya güler” anlayışıyla gerçekleştirildiğini anlattı.
TİKA, Afganistan’da yürüttüğü kalkınma ve insani yardım projeleriyle toplumun en hassas kesimlerine destek sunmayı sürdürüyor.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Mestanlı Belediyesinin desteğiyle hayata geçirilen Naim Süleymanoğlu Anı Evi, efsane sporcunun hatıralarını gelecek nesillere taşıyacak.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA ve Mestanlı Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen proje kapsamında yenilenen Naim Süleymanoğlu Anı Evi, düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilerine açtı.
Hem Türkiye hem de Bulgaristan’daki soydaşlarımız için büyük bir anlam taşıyan proje, dünya halter tarihine damgasını vuran Naim Süleymanoğlu’nun yaşamını ve başarılarını gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
Açılış törenine T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve T.C. Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, T.C. Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, Bulgaristan Gençlik ve Spor Bakanı İvan Peşev, TİKA Başkanı Abdullah Eren, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün, Mestanlı Belediye Başkanı İlknur Kazım, Naim Süleymanoğlu’nun kardeşi Muharrem Süleymanoğlu, müzisyen Eypio ve çok sayıda davetli katıldı.
Tören, anı evinin tanıtım filminin gösterimiyle başladı. Ardından sahne alan Naim filminin müzisyeni Eypio, Naim Süleymanoğlu’nun yaşam öyküsünü anlatan eserini seslendirdi.
Programın açılış konuşmasını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Naim Süleymanoğlu’nun yalnızca Türk spor tarihinin değil, dünya sporunun da altın sayfalarına adını yazdırdığını belirterek onun kuvveti, azmi ve karakteriyle milletin gönlünde silinmez bir iz bıraktığını ifade etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Bak ise Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu’nu rahmetle yad ederek “Büyük şampiyonun hatırasını yaşatacak bu kıymetli eserde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.
Sofya Büyükelçisi Uyanık, “Efsane sporcumuzun vefatının 8. yıl dönümünde, böylesine anlamlı bir eserin geniş bir katılımla açılışının yapılması, iki ülke halkı tarafından ne denli sahiplenildiğinin en somut göstergesidir.
Naim Süleymanoğlu, bir sporcu olarak herkese nasip olmayan başarılara imza attı. Ancak onu efsaneleştiren yalnızca kırdığı rekorlar değildi; halterde kaldırdığı ağırlıklardan çok daha fazlasını omuzladı. Bulgaristan Türklerinin sesi, özgürlük mücadelesinin simgesi oldu. Aynı zamanda iki ülke arasında çok değerli bir dostluk köprüsü kurdu.
Bu anı evi, geçmişin bir yansıması olarak kalmayacak; gelecek nesillere de ilham vermeye devam edecektir.
Herkesi, büyük sporcumuzun hatırasını yaşatmak üzere Naim Süleymanoğlu Anı Evi’ni ziyaret etmeye davet ediyorum.” dedi.
TİKA Başkanı Eren, “Manevî değeri yüksek bir projenin içinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TİKA olarak yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.
Bulgaristan muhacirlerinin özgürlük mücadelesi Naim Süleymanoğlu ile tanındı. Birleşmiş Milletler’de ‘özgürlük’ diye o bağırdı.
2023 yılında bu evin eski hâlini görenler bilir; burası Naim’in çocukluğunu ve gençliğini geçirdiği, baskıcı rejime karşı direniş ruhunun yeşerdiği mekândır. Naim, üstün başarılarıyla yalnızca bir sporcu değil, Türkiye ve Bulgaristan arasında dostluğun da güçlü bir temsilcisi oldu.
Türk kimliğinin yaşatılması için mücadele eden tüm büyüklerimizi bir kez daha saygıyla anıyoruz.
Naim Süleymanoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Bu mücadelenin izinden yürümeye ve onu yaşatmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Naim Süleymanoğlu’nun takım arkadaşlarına plaket takdim edildi.
Protokolün kurdele kesimiyle Naim Süleymanoğlu Anı Evi resmî olarak ziyarete açıldı.
Anı Evi Hakkında
Naim Süleymanoğlu’nun 1980–1984 yılları arasında yaşadığı ve Mestanlı ilçe merkezinde bulunan iki katlı evde, 2023 yılının Eylül ayında başlatılan kapsamlı restorasyon ve düzenleme süreci TİKA’nın desteğiyle tamamlandı. Ardından yapılan teşhir ve tanzim çalışmalarıyla yapı; sporcunun çocukluk döneminden olimpiyat zaferlerine uzanan yolculuğunu anlatan bir müze kimliği kazandı.
Giriş katta dönemin yaşam kültürünü yansıtan köy evi ve kasaba evi canlandırma alanları oluşturuldu. Naim Süleymanoğlu ve ailesini betimleyen heykellerle ziyaretçilere güçlü ve duygusal bir atmosfer sunuldu.
Üst katta yer alan Zaman Çizelgesi Salonu, Bulgaristan’da Naim Salonu ve Türkiye’de Naim Salonu bölümlerinde; madalya replikaları, bilgi panoları, gazete ve dergi kupürleri, başarı belgeleri ve fotoğraflar sergileniyor.
Evin avlusunda ise, dünyada Naim Süleymanoğlu’nun adını taşıyan önemli mekânlara yönlendiren ve hafıza haritası niteliği taşıyan işaret tabelaları bulunuyor. Böylece ziyaretçiler, efsane sporcunun küresel etkisini bir bütün olarak görebiliyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Bulgaristan Başmüftülüğü iş birliğinde tamamlanan Kırcaali Yeni Camii bölge Müslümanlarına kapsamlı bir ibadet ve sosyal yaşam alanı sunuyor.
Bulgaristan’ın Kırcaali şehrinde TİKA ve Bulgaristan Başmüftülüğü iş birliğinde inşası tamamlanan Kırcaali Yeni Camii, düzenlenen törenle ibadete açıldı.
Açılışa T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, T.C. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, T.C. Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, TİKA Başkanı Abdullah Eren, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün, Kırcaali Müftüsü Basri Eminefendi, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Hacı ve çok sayıda davetli katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye’nin Batı Trakya’da kültürel mirasa verdiği önemin altını çizerek caminin bölge Müslümanları için taşıdığı değere dikkat çekti.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada Kırcaali Yeni Camii ve Külliyesi’nin Türkiye ile Bulgaristan arasındaki dostluğun somut bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bu eser yalnızca bir ibadethane değil, Kırcaali’deki Müslüman toplumun eğitim ve sosyal dayanışma ihtiyaçlarına cevap veren kapsamlı bir yaşam alanıdır.” ifadelerini kullandı.
Ersoy, Bulgaristan genelinde külliyesi bulunan tek cami olma özelliği taşıyan yapının bölgenin dini, kültürel ve sosyal hayatına uzun yıllar katkı sunacağını vurgulayarak, “Bu güzel eserin ortaya çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum; Kırcaali halkına ve bölgedeki Müslüman kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş ise eserin yalnızca bir ibadethane değil, aynı zamanda bir buluşma ve kaynaşma mekânı olduğunu belirtti. Arpaguş, “Ecdat yadigarı bu topraklarda bulunmaktan bu güzide eserin açılışında bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Kırcaali Yeni Camii, Müslümanların birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma ruhunu en güzel sembollerinden biridir. Gönül coğrafyamızda böylesine ulvi bir gaye için inşa edilen ve huzur veren atmosferinde bir aradayız. Eşsiz bir cazibe merkezi olacak nice ziyaretçileri İslam’ın evrensel değeri ve ahlaki ile buluşturacaktır.” dedi.
Kırcaali Yeni Camii hakkında
Kırcaali Yeni Camii, Bulgaristan Müslümanlarının yoğun olarak yaşadığı Kırcaali şehrinde 1.400 metrekarelik alan üzerinde inşa edildi. 1.200 kişilik cemaat kapasitesiyle bölgenin en büyük camileri arasında yer alan yapı, bünyesindeki Kur’an kursu, toplantı ve etkinlik salonları ile sosyal alanlarıyla kapsamlı bir külliye niteliği taşıyor. Bu yönüyle, Bulgaristan’da külliye yapısına sahip tek cami olma özelliğini koruyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Cezayir Sahrası’ndaki Canet’te kurduğu keçi peyniri atölyesiyle bölgedeki kadınların üretim ve kooperatifleşme kapasitesini güçlendirdi.
Başkent Cezayir’in yaklaşık 2.250 kilometre güneyinde yer alan ve Cezayir Sahrası’nın önemli merkezlerinden biri olan Canet’te, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından kurulan keçi peyniri atölyesinin açılışı gerçekleştirildi. Eğitim ve üretim amacıyla hizmet verecek olan atölye, bölgedeki kadınlara hem mesleki beceri kazandırmayı hem de kırsal kalkınmaya katkı sunmayı hedefliyor.
Açılış ve sertifika törenine Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz, Canet Meclisi Başkanı Avdin Suleymen, FOREM Başkanı Mustafa Hıyati ve il yöneticileri katıldı. Program kapsamında, atölyede düzenlenen eğitimlere katılan 18 kadına sertifikaları takdim edildi.
Büyükelçi Küçükyılmaz törende yaptığı konuşmada, keçi peyniri atölyesinin Türkiye ve Cezayir halkları arasındaki güçlü bağların bir yansıması olduğunu belirterek şunları vurguladı:
“Bu tesis, Cezayir Sahrası’ndaki en modern peynir atölyesidir. Bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Atölye sayesinde yöresel keçi peyniri marka değerine kavuşacak; kırsalda yaşayan kadınların üretime ve istihdama katılımı güçlenecek. Ayrıca, kadınların ürettikleri sütleri birlikte işleyip pazara sunmalarını sağlamak adına kooperatifçilik eğitimi verilmesi de planlanmaktadır.”
Canet Meclisi Başkanı Avdin Suleymen ise, gelişen turizm potansiyeliyle dikkat çeken kentte atölyenin önemli bir boşluğu dolduracağını ifade ederek TİKA’ya destek ve katkılarından dolayı teşekkür etti.
Konuşmaların ardından, eğitim programını başarıyla tamamlayan 18 kadın katılımcıya sertifikaları verildi. Atölyenin bölgedeki kadın üreticiler için yeni bir ekonomik fırsat kapısı oluşturması hedefleniyor.
Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna, Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine odaklanan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
TİKA’nın desteğiyle, İktisadi Araştırmalar Vakfı tarafından Bosna Hersek Federasyonu Ekonomi Odası ve Bosna Hersek Dış Ticaret Odası iş birliğinde düzenlenen “Türkiye – Bosna Hersek Ekonomik İlişkilerinin Geliştirilmesi ve Sürdürülebilir Yeni Ufuklar” başlıklı sempozyum gerçekleştirildi.
Açılış programına, İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet İncekara, Bosna Hersek Federasyonu Ticaret Odası Başkanı Mirsad Jašarspahić, Bosna Hersek Dış Ticaret Odası Başkanı Ahmet Egrlić, DEİK Türkiye–Bosna Hersek İş Konseyi Başkanı Hasan Topaloğlu, Bosna Hersek Federasyonu Zenica-Doboj Kantonu Ekonomi Bakanı Samir Şibonjiç ve iki ülkeden birçok yetkili katıldı.
Sempozyumda, Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki dış ticaret potansiyelinin artırılması, karşılıklı yatırım imkânları, Bosna Hersek’in AB üyelik sürecinin ekonomik ilişkilere etkileri, tarım ve ihracatta rekabet gücü, Türk bankacılık sektörünün bölge ekonomisine katkıları ile iş dünyası sivil toplum kuruluşlarının rolü ele alındı.
TİKA’nın desteğiyle düzenlenen sempozyum, Türkiye’nin ekonomik iş birliği vizyonunu dost ve kardeş ülkelerde güçlendirmeye, sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yeni bir ivme kazanmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), KKTC Milli Arşiv ve Araştırma Dairesinin tarihî arşivinin dijital ortama aktarılmasına destek vererek kurumsal hafızanın güvenli şekilde geleceğe taşınmasına katkıda bulundu.
TİKA’nın desteğiyle, KKTC Milli Arşiv ve Araştırma Dairesinde bulunan 50.000 adet belge yüksek çözünürlüklü tarayıcılarla taranarak gelişmiş belge yönetim sistemi üzerinden dijital ortama aktarıldı.
1971 yılında merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın öncülüğünde kurulan Milli Arşiv ve Araştırma Dairesi, Kıbrıs Türk halkının toplumsal, kültürel ve siyasi belleğini taşıyan en önemli kurumlardan biri olarak biliniyor. TİKA’nın desteklediği proje sayesinde, arşiv bünyesindeki belgeler yalnızca dijital olarak saklanmakla kalmadı; aynı zamanda sınıflandırma, indeksleme ve arama yapılabilirlik özellikleriyle modern bir erişim altyapısına kavuştu.
Projenin ikinci aşamasında sistemin internet erişimine açılması planlanıyor. Böylece araştırmacıların, akademisyenlerin ve kamuoyunun arşiv belgelerine çok daha şeffaf, erişilebilir ve sürdürülebilir bir altyapı üzerinden ulaşabilmesi hedefleniyor.
TİKA, dijital arşivcilik çalışmalarına sağladığı destekle, KKTC’de kurumsal hafızanın güçlendirilmesine ve ortak tarihimizin daha geniş kitlelerle buluşturulmasına katkı vermeye devam ediyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tatlısu Kadın Kooperatifi’nin ürün satış merkezine sağladığı ekipman desteğiyle kadın üreticilerin çalışmalarını güçlendirdi.
KKTC’de kadınların üretkenliğini artırmak, ekonomik hayata katılımlarını desteklemek ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla Tatlısu Kadın Kooperatifinin (TAT-KA-KOOP) ürün satış merkezine ekipman ve donanım desteği sağlandı.
Satış hizmetlerinin modern teknolojiyle şeffaf, kayıt altında ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi; ürünlerin ise daha sağlıklı ve estetik koşullarda sunulması amacıyla kooperatife vakumlama, etiketleme ve barkodlama cihazları ile ürün rafı desteği sağlandı.
Tatlısu Kadın Kooperatifi hakkında
2024 yılında Tatlısu’da kurulan kooperatif, “üreterek var olabiliriz” ilkesiyle faaliyet gösteriyor. Kadın üreticileri aynı çatı altında buluşturan kooperatif, üretilen ürünlerin sağlıklı, hijyenik ve güvenilir koşullarda tüketiciye ulaştırılmasını hedefliyor. Böylece kadınların hane ekonomisine katkı sunması ve bölgedeki sosyal kalkınmanın desteklenmesi amaçlanıyor.
Kooperatifin 20 kadın üyesi tarafından çay, baharat, turşu, reçel, pekmez, bal/polen, zeytinyağı, nar ekşisi, salça çeşitleri, domates sosu, harnup ve hurma ürünleri ile doğal sabun ve yağlardan oluşan 16 farklı ürün üretiliyor. Ayrıca lefkara ve koza işleri, üç boyutlu tablolar, el yapımı çantalar, palmiye yaprağından dekorasyon ürünleri, takılar, magnet ve anahtarlık gibi el emeği ürünler de satışa sunuluyor.
Üretilen geleneksel ürün ve el işleri, Tatlısu bölgesindeki Minia Kıbrıs Müzesi’nde yer alan satış merkezinde yerli ve yabancı ziyaretçilerle buluşturuluyor.