Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Bosna Hersek’te düzenlenen “Tarihten Günümüze Ortak Kültür, Ortak Miras Etkinliği: Türkiye & Bosna-Hersek Sanat Buluşması” iki ülke arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesine katkı sağladı.

TİKA desteğiyle Bosna Hersek’te “Tarihten Günümüze Ortak Kültür, Ortak Miras Etkinliği: Türkiye & Bosna-Hersek Sanat Buluşması” gerçekleştirildi. Brçko Preporod Boşnak Kültür Topluluğunun ev sahipliğinde, TİKA ile Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen program kapsamında Brçko, Tuzla, Saraybosna, Srebrenitsa ve Bijeljina’da bulunan müzik liselerinde çeşitli kültürel etkinlikler düzenlendi.

Kültür ve sanat çevrelerini bir araya geldi

Etkinlikler çerçevesinde piyano, ney ve kanun dinletileri sunulurken, geleneksel Türk sanatlarından ebru sanatı atölyeleri de gerçekleştirildi. Farklı şehirlerden sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği programlar, Bosna Hersek’te kültür ve sanat çevrelerini bir araya getirdi.

Program kapsamında, Türkiye’nin sanat alanındaki ilk tematik devlet üniversitesi olan Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesinden akademisyen ve sanatçılar ile Yükseköğretim Kurulu temsilcilerinden oluşan heyet, Bosna Hersek’te başta yerel müzik liseleri olmak üzere müzik ve güzel sanatlar eğitimi alanında faaliyet gösteren kurumlarla temaslarda bulundu.

Preporod Boşnak Kültür Topluluğu, 55 şubesiyle kültürel mirası koruyor

Preporod Boşnak Kültür Topluluğunun Brçko şubesi koordinasyonunda hayata geçirilen program, 1903 yılında kurulan ve Bosna Hersek’in en köklü kültürel sivil toplum kuruluşları arasında yer alan Preporod’un katkılarıyla gerçekleştirildi. Preporod Boşnak Kültür Topluluğu, Bosna Hersek genelinde ve diasporada faaliyet gösteren 55 şubesi aracılığıyla kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Osmanlılar ile Timurlular Tarih, Mimari ve Sanat Sempozyumu’nu Afganistan’ın Herat kentinde bulunan Herat Üniversitesinde gerçekleştirdi.

Bilimsel oturuma T.C. Herat Başkonsolosu Tezcan Kadıoğlu, TİKA Herat Koordinatörü Arafat Deniz, Herat Üniversitesi Rektörü Abdul Ghani Haqqani, rektör yardımcıları, fakülte dekanları, akademisyenler ve yazarlar katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Herat Üniversitesi Rektörü Haqqani, ecdat tarihinin yeterince bilinmemesinin İslam aleminin karşı karşıya olduğu sorunlarda önemli bir etken olduğunu belirtti. Hulefâ-yi Râşidîn’den Osmanlı İmparatorluğu’na kadar kurulan devletlerin yönetim anlayışları ve yaşam biçimleriyle bugün de yol gösterici olduğunu vurgulayan Haqqani, bu tür akademik ve kültürel çalışmaların önemine dikkat çekerek iş birliğinin sürmesini temenni etti.

T.C. Herat Başkonsolosu Kadıoğlu ise sempozyum kapsamında hazırlanan eserlerin geleceğe ışık tutan önemli kaynaklar olduğunu ifade etti. Daha önce de Herat Üniversitesinde çeşitli kitap tanıtım programları vesilesiyle bir araya geldiklerini hatırlatan Kadıoğlu, Osmanlılar ve Timurlular gibi her iki millet için büyük önem taşıyan medeniyetlere dair çalışmaların memnuniyet verici olduğunu söyledi.

TİKA Herat Koordinatörü Deniz, kurumun temel hedefinin kalıcı ve nitelikli projeler hayata geçirmek olduğunu belirterek, sempozyum kapsamında hazırlanan eserlerin ortak tarihî mirasın önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Çalışmaların yabancı kaynaklara dayanmadan, kendi tarihî ve ilmî birikimle hazırlanmasının ayrı bir değer taşıdığını vurguladı.

Yazar Jawid Zargam, Osmanlılar Tarihi kitabının önemli bir eser olduğunu belirterek içeriğine ilişkin bilgiler paylaştı. Kültür alanında yürütülen nitelikli projelere verdiği desteklerden dolayı TİKA’ya ve Türk halkına teşekkür etti.

Herat Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Mohammad Nasir Mohammadi, Osmanlılar Tarihi’nin yalnızca bir tarih kitabı değil, aynı zamanda ibret ve dersler içeren bir kaynak olduğunu söyledi. Osmanlıların küçük bir yerleşimden büyük bir imparatorluğa dönüşmesinde ilim, hukuk ve disiplin anlayışının belirleyici olduğuna dikkat çekti.

Herat Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Mohammad Towfiq Rahmani ise sanat alanında hazırlanan makalelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gevher Şad Begüm Mektebi örneğinde sanat yoluyla yetişen sanatçıların önemli bir bölümünün istihdam imkânı bulduğunu belirterek, çalışmanın bu yönüyle de dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Sempozyum kapsamında Osmanlı İstanbul ve Timurlu Herat sanat okullarını ele alan 10 makale, Timurlu medeniyetinin kurucuları Gevher Şad Begüm ve Şahruh Mirza’ya ilişkin mimari, sanat, edebiyat, yönetim ve bilim alanlarını kapsayan 19 makale ile Osmanlı tarihine dair Türkçeden yapılan çeviriler ve sunumlar katılımcılarla paylaşıldı.

Myanmar’ın Arakan (Rakhine) eyaletinde yaşanan zulümden kaçarak Bangladeş’e sığınan Rohingya Müslümanlarının yaşadığı Cox’s Bazar kamplarında, 3. Rohingya Futbol Turnuvası başladı. Kamplardaki 8. yılını geride bırakan Rohingya sığınmacılara yönelik insani ve sosyal destek çalışmalarını sürdüren TİKA, bu yıl da turnuvaya destek verdi.

14 Ocak 2026 tarihinde başlayan turnuvaya, yaklaşık 1,3 milyon Rohingya sığınmacının yaşadığı 33 farklı kamptan seçilen 16 takım katılıyor. Bir ay sürecek organizasyonda toplam 31 maç oynanacak. Açılış maçı, yaklaşık 15 bin kişinin katılımıyla yoğun ilgi gördü. Kamplarda bulunan iki ayrı sahada devam eden karşılaşmalar, her maçta en az 10 bin kişi tarafından takip ediliyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ne ve TİKA’ya teşekkür

Açılış maçında konuşan Rohingya Mülteci Yardım ve Geri Dönüş Komiseri (RRRC) Muhammed Mizanur Rahman, turnuvanın ana sponsoru olan TİKA’ya ve Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ederek, organizasyonun sığınmacı toplumu için önemli bir moral ve birlik kaynağı olduğunu ifade etti.

TİKA, 2024 ve 2025 yıllarında düzenlenen turnuvalara da destek vererek organizasyonun geleneksel hale gelmesine katkı sağladı. Bu yılki turnuvada da spor malzemelerinin temini, saha düzenlemeleri ve organizasyonel destek TİKA tarafından karşılandı.

Gençlere sporla birlikte disiplin öğretiliyor

Yetkililer, turnuvanın yalnızca sportif başarı hedeflemediğini, zor kamp koşullarında yaşayan gençlere disiplin, dayanışma ve takım ruhu kazandırmayı, olumsuz alışkanlıklar ve suç eğilimlerinden uzak tutmayı amaçladığını belirtti. Final karşılaşmasının ardından dereceye giren takımlara ödülleri törenle verilecek.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), kurumsal kapasite geliştirme ve sağlık projelerinde iş birliği yaptığı kamu kurumları ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile eşgüdümü güçlendirmek amacıyla Ankara’da “Türkiye Yüzyılı’nda Sağlıkta Ulusal Tecrübenin Küresel Etkiye Dönüşümü” programı düzenledi. Toplantıya, TİKA’nın dünyanın farklı coğrafyalarında yürüttüğü sağlık projelerinde birlikte çalıştığı kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

TİKA, kurumsal kapasite geliştirme ve sağlık projelerinde iş birliği yaptığı kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki eşgüdümü güçlendirmek amacıyla Ankara’da “Türkiye Yüzyılı’nda Sağlıkta Ulusal Tecrübenin Küresel Etkiye Dönüşümü” programını düzenledi.

1992 yılından bu yana dünyanın farklı coğrafyalarında hayata geçirdiği 33 bini aşkın kalkınma projesiyle TİKA, Türkiye’nin kurumsal bilgi birikimi ve tecrübesini sahaya yansıtmaya devam ediyor. Bu çerçevede sağlık ve kurumsal kapasite inşası alanlarında yürütülen projeler, TİKA’nın koordinasyonunda kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerçekleştiriliyor.

Düzenlenen toplantıda TİKA’nın koordinasyonunda kamu kurumları ve STK’larla iş birliği içerisinde yürütülen sağlık projelerinden 2025 yılı içerisinde yaklaşık 800 bin kişinin faydalandığı bilgisi paylaşıldı.

TİKA Başkanı Eren: İnsana dair bir medeniyet iddiasını konuşmak için bir aradayız

TİKA Başkanı Abdullah Eren, sağlığın TİKA için yalnızca bir hizmet alanı ya da istatistikten ibaret olmadığını dile getirdi. TİKA Başkanı Eren, “Bugün burada sadece bir ‘sağlık’ başlığını değil, insana dair bir medeniyet iddiasını konuşmak için bir aradayız. Sağlık, en yalın haliyle insana verilen değerin adıdır.” dedi.

Kadim bir medeniyetin temsilcileri olarak sağlık hizmetlerini yalnızca kendi vatandaşlarına değil, gönül coğrafyasındaki tüm insanlara sunmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Eren, Türkiye’nin sağlık alanındaki yaklaşımının bu anlayış üzerine inşa edildiğini söyledi.

Geçmişin mirasını bugüne taşıyan ve geleceğe aktaran bir anlayışla çalıştıklarını dile getiren Eren, “Bir ülkenin gerçek gücü, en zor zamanda kimin yanında durduğuyla ölçülür.” ifadesini kullandı. Bu süreçte en büyük güçlerinin yalnızca hastaneler, teknoloji ve sistemler olmadığını vurgulayan Eren, sağlık emekçilerinin özverisi, bilim insanlarının bilgi birikimi, sahadaki ekiplerin fedakârlığı ve gönüllülerin katkılarının bu gücün temel unsurlarını oluşturduğunu kaydetti.

Türkiye’nin sağlık alanındaki iddiasının yalnızca kapasiteyle sınırlı olmadığını belirten Eren, “Sağlıkta güç; güven, erişim ve merhametle anlam kazanır. Bu nedenle geleceğin sağlık sistemlerini daha adil, daha erişilebilir ve daha dayanıklı kılmak zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin son yıllarda hem gönül coğrafyasında hem de hedef ülkelerde bir cazibe merkezi haline geldiğine dikkati çeken Eren, bu doğrultuda Türkiye’nin güçlü olduğu alanlara odaklanarak kapasite inşası çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Eren, 2025 yılında TİKA koordinasyonunda 48 kamu kurumuyla yurt dışında yaklaşık 80 eğitim programının hayata geçirildiğini, Türkiye’deki iyi uygulamaların muhatap ülkelere aktarıldığını ifade etti.

Anadolu’nun kadim hekimlik geleneğine de değinen Eren, darüşşifalar ve şifahanelerin yalnızca tedavi merkezleri değil, merhamet ve insan onurunu esas alan bir anlayışın temsilcileri olduğunu dile getirdi. Eren, sivil toplum kuruluşlarının birikimi, TİKA’nın koordinasyonu ve Sağlık Bakanlığının desteğiyle yürütülen çalışmaların dünyanın farklı coğrafyalarında binlerce insana şifa sunduğunu sözlerine ekledi.

Dünyanın dört bir yanındaki sağlık projeleri, Türkiye’nin uzman kurumlarıyla iş birliği içinde yürütülüyor

Toplantıda, afet ve kriz dönemlerinde sahada hızlı reaksiyon alma süreçleri, sağlıkta kurumsal tecrübenin uygulamaya aktarılması ve kurumlar arası eşgüdümün güçlendirilmesi ele alındı. Türkiye’nin planlama, inşa, donanım, insan kaynağı eğitimi ve sürdürülebilirlik alanlarındaki birikiminin, TİKA marifetiyle yürütülen projelere yansımaları değerlendirildi.

Afetlerden salgınlara, temel sağlık hizmetlerinden ileri düzey ihtisas hastanelerine kadar geniş bir alanda yürütülen sağlık projelerinin, Türkiye’nin uzman kurumlarıyla iş birliği içinde hayata geçirildiği vurgulandı. Bu projelerin yalnızca fiziki sağlık altyapılarını güçlendirmekle kalmadığı, aynı zamanda yerel kapasitenin geliştirilmesine, bilgi ve deneyim transferine ve sürdürülebilir sağlık sistemlerinin inşasına katkı sunduğu ifade edildi.

Program, katılımcı kurumların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından, sağlık alanında yürütülecek yeni iş birliği ve koordinasyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerle sona erdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’ın Nimruz vilayetinde bulunan Nimruz Üniversitesinde güneş enerji sistemi kurulum projesini tamamladı.

Proje kapsamında, bölgede yaşanan elektrik kesintilerinin eğitim-öğretim faaliyetlerini olumsuz etkilememesi amacıyla üniversiteye 50 kilovat kapasiteli güneş enerji sistemi kuruldu. Derslerin ve idari faaliyetlerin kesintisiz şekilde yürütülmesinin hedeflendiği projenin açılış etkinliğine, T.C. Herat Başkonsolosu Tezcan Kadıoğlu, TİKA Herat Koordinatörü Arafat Deniz, Nimruz Dış İlişkiler Temsilcisi Yar Mohammad Haqyar ile Nimruz Üniversitesi Rektörü Bessmellah Bassam katıldı.

Açılışta konuşan Nimruz Üniversitesi Rektörü Bassam, konuşmasına, üniversiteleri için hayata geçirilen anlamlı ve sürdürülebilir proje dolayısıyla TİKA’ya ve Türkiye’ye teşekkür eden Bassam, Nimruz Üniversitesinin ülkede en son kurulan üniversiteler arasında yer aldığını belirtti. Bassam, genç bir üniversite olarak gelişim süreçlerinde Türkiye’den gelen bu ilk ve öncü desteğin büyük önem taşıdığını vurguladı.

T.C. Herat Başkonsolosu Kadıoğlu da Nimruz vilayetine yeni görevi vesilesiyle geldiğini ifade ederek, son üç yılda vilayette hayata geçirilen projelere değindi. Kadıoğlu, özellikle yetimler ve bağımlı bireyler başta olmak üzere birçok kesimin bu projelerden faydalandığını, yükseköğretim alanında temel bir ihtiyacın karşılanmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

TİKA Herat Koordinatörü Deniz ise Afganistan’ın farklı bölgelerinde eğitim, sağlık, tarım, insani yardım ve mesleki gelişim alanlarında projeler yürüttüklerini belirtti. Deniz, devlet kurumlarının altyapısının güçlendirilmesinin, halka sunulan hizmetlerin kalitesini artırdığını kaydetti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tunus’un Monastir kentindeki Fatouma Bourguiba Üniversite Hastanesinde çocuk cerrahisi alanında hasta güvenliğini artırmaya yönelik pediatrik uyanma odası kurdu.

Tunus’un Monastir şehrinde bulunan ve yılda yaklaşık 4 bin çocuğa cerrahi müdahale gerçekleştirilen Fatouma Bourguiba Üniversite Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümünde, ameliyat sonrası izlem için kritik öneme sahip pediatrik uyanma odası TİKA’nın desteğiyle kuruldu.

Sadece Monastir’den değil, Tunus’un farklı bölgelerinden gelen çocuk hastalara da hizmet veren hastanede, ameliyat sonrası dönemde çocukların güvenli şekilde takip edilebileceği bir birimin bulunmaması önemli bir risk oluşturuyordu. Hastane yönetimi tarafından iletilen talep doğrultusunda harekete geçen TİKA, uluslararası standartlara uygun modern bir pediatrik uyanma odasının kurulumunu gerçekleştirdi.

Yeni kurulan birim, pediatrik solunum cihazları, çoklu parametre monitörleri, perfüzyon pompaları, çocuklara özel canlandırma yatakları ile gerekli anestezi ve acil müdahale ekipmanlarıyla donatıldı. Proje sayesinde yılda en az 1.000 çocuğun doğrudan faydalanması, ameliyat sonrası komplikasyon ve ölüm risklerinin en aza indirilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında ayrıca sağlık personeline yönelik ameliyat sonrası pediatrik izlem ve acil müdahale protokollerine ilişkin eğitimler verilmesi planlanarak, insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

TİKA, hayata geçirdiği bu proje ile Tunus’ta çocuk sağlığı alanında hasta güvenliğini artırırken, ülkenin sağlık altyapısının güçlendirilmesine katkı sunmaya devam ediyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Cibuti’de balıkçılık sektörünün geliştirilmesi amacıyla yürüttüğü proje kapsamında balıkçı teknesi üretimine yönelik altyapı ve ekipman desteği sağladı.

TİKA, Cibuti’de balıkçılık sektörünü güçlendirmek amacıyla Cibuti Geleneksel Balıkçılığı Geliştirme Derneğine (ADPA) tekne üretiminde kullanılacak ekipman ve malzemeler temin edildi.

Cibuti’de 175’ten fazla balıkçıyı bünyesinde barındıran ADPA, balıkçılık sektöründe önemli bir meslek örgütü olarak faaliyet gösteriyor. Daha önce TİKA’nın desteğiyle balıkçı teknelerinin bakım ve onarımının yapıldığı bir atölyeyi faaliyete geçiren dernek, bu sayede yerel balıkçıların maliyetlerini düşürmüştü. Yeni projeyle birlikte bu kapasite genişletilerek, ülkede ilk kez yerel imkânlarla cam elyaf takviyeli balıkçı teknelerinin üretimi mümkün hâle geldi.

Proje kapsamında ADPA’nın balıkçı limanında yer alan 70 metrekarelik üretim alanı modernize edilerek tekne üretimine uygun hâle getirildi. Atölyede görev yapacak dört teknisyen ve bir yönetici, sipariş üzerine 4,5 metre uzunluğunda dayanıklı balıkçı tekneleri üretecek.

TİKA tarafından sağlanan destek kapsamında polyester reçine ve jelkot setleri, farklı gramajlarda cam elyaf ruloları, polyester macun, katalizörler, tiner, tekne boyaları, kalıp ayırıcı balmumu, kalıplama seti ile 60 litrelik hava kompresörü ADPA’ya teslim edildi. Böylece, normal şartlarda yurt dışından temin edilen teknelerin yerel balıkçılara daha uygun fiyat ve kaliteyle sunulması hedefleniyor.

Ekipmanların teslimi dolayısıyla düzenlenen törene, Türkiye’nin Cibuti Büyükelçisi E. Sabri Ergen, TİKA Cibuti Koordinatörü Dr. Onur Yaşar, ADPA Derneği Başkanı Ayanleh Liban Samirie, Cibuti Tarım, Su, Balıkçılık, Hayvancılık ve Deniz Kaynakları Bakanlığı yetkilileri, Cibuti Sahil Güvenlik yetkilileri ile ADPA temsilcileri katıldı.

Törende konuşan Büyükelçi Ergen, projenin Türkiye ile Cibuti arasındaki güçlü dostluk ve iş birliğinin somut bir göstergesi olduğunu belirterek, balıkçılık sektörüne sağlayacağı katkılara dikkati çekti. TİKA Cibuti Koordinatörü Yaşar ise ülke için bir ilk olma özelliği taşıyan balıkçı teknesi üretim atölyesinin, üretim ve istihdama doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti. ADPA Derneği Başkanı Samirie de projenin hayata geçirilmesinde TİKA’nın teknik desteği ve güçlü iş birliğinin belirleyici rol oynadığını kaydetti.

TİKA’nın desteğiyle hayata geçirilen proje ile ADPA’nın yerel üretim kapasitesinin artması, balıkçı teknelerinin daha ekonomik koşullarda temin edilmesi ve sektörde istihdamın güçlendirilmesiyle Cibuti’de balıkçılık faaliyetlerinin modernleşmesine ve ekonomik kalkınmaya önemli katkı sağlanması hedefleniyor.

TİKA Üsküp ofisinin 20. Kuruluş yılı ve 21 Aralık Türkçe Dil Bayramı dolayısıyla Kuzey Makedonya’da bulunan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Silyanovska-Davkova ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Silyanovska-Davkova, TİKA Başkanı Abdullah Eren’i başkent Üsküp’teki Cumhurbaşkanlığı ofisinde kabul etti. Görüşmede, Kuzey Makedonya ile Türkiye arasındaki iş birliğinin başta kalkınma olmak üzere çeşitli alanlarda daha da derinleştirilmesi ele alındı.

Cumhurbaşkanı Silyanovska-Davkova, TİKA’nın uzun yıllardır Kuzey Makedonya’nın kalkınmasına sunduğu katkılardan dolayı teşekkür ederek, hayata geçirdiği projelerin eğitim, sağlık ve kültürel altyapının güçlendirilmesine önemli destek sağladığını vurguladı.

Türkiye stratejik ortak

İki ülke halkı arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, dostluk ve ortak değerlere dayandığını belirten Silyanovska-Davkova, özellikle toplumsal faydayı önceleyen sosyal projelerin ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların önemine dikkati çekti.

Türkiye’yi Kuzey Makedonya’nın dostu ve stratejik ortağı olarak nitelendiren Silyanovska-Davkova, Türkiye’nin geçmişten bugüne Kuzey Makedonya’nın yanında yer aldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Silyanovska-Davkova, TİKA Başkanı Abdullah Eren’i görevinden dolayı tebrik ederek, yeni dönem çalışmalarında başarılar diledi ve iki ülke arasındaki verimli iş birliğinin karşılıklı fayda sağlayan tüm alanlarda sürmesini temenni etti.

Ortak gelecek ve karşılıklı anlayış vurgusu

TİKA Başkanı Abdullah Eren de görüşmede yaptığı değerlendirmede, tarihi, kültürel ve insani bağların asırlardır yaşatıldığı Rumeli coğrafyasının önemli merkezlerinden Üsküp’te bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek iki ülke arasında kalkınma odaklı iş birliklerinin karşılıklı anlayış ve ortak gelecek vizyonu çerçevesinde ele alındığını ifade etti.

Eren, TİKA’nın Kuzey Makedonya’daki çalışmalarına yönelik memnuniyetin dile getirilmesinin, Türkiye’ye ve Türk halkına duyulan güvenin ve yakınlığın somut bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Silyanovska-Davkova’ya nazik kabulleri ve misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’ın kuzeyindeki devlet kız yetimhanelerinde barınan çocuklar için kışlık giysi desteğinde bulundu.

TİKA, Afganistan’ın kuzeyinde yer alan Badahşan, Tahar, Kunduz, Bağlan, Semengan, Belh, Cevizcan, Sarıpul ve Faryab vilayetlerindeki devlet kız yetimhanelerinde barınan çocuklara yönelik kapsamlı bir kışlık giysi desteği gerçekleştirdi.

Kış mevsiminin ağır koşullarına karşı çocukların soğuktan korunmaları için 920 yetim kız çocuğuna mont, ayakkabı, bere, yün çorap, eldiven, kışlık yerel kıyafetler ve şekerden oluşan paketler, 9 vilayette bulunan yetimhanelere teslim edildi.

Belh, Tahar ve Kunduz’daki teslim törenlerine TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir ile Afganistan Kuzey Vilayetleri Çalışma ve Sosyal İşleri Müdürlükleri kurum temsilcileri katıldı.

TİKA Başkan Yardımcısı Yorulmaz, TİKA’nın faaliyetleriyle yetim çocukların soğuk hava koşullarında daha sağlıklı ve güvenli şartlarda yaşamalarını önemsediklerini belirterek, özellikle kış aylarında artan ihtiyaçlara dikkat çekti. Yorulmaz, TİKA’nın insani yardım çalışmalarının sürdürülebilir şekilde devam edeceğini vurguladı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Bangladeş’in kuzeyinde, Brahmaputra Nehri’nin sürekli yer değiştiren yatağı nedeniyle sel ve erozyon riskiyle karşı karşıya kalan nehir adaları (char bölgeleri) için yeni bir yerleşim alanı inşa etti. Proje, Gaibandha ilinin Fulchori alt bölgesinde hayata geçirildi.

Brahmaputra Nehri’nin sürekli yer değiştiren yatağı, Bangladeş’in kuzey bölgelerinde yaşayan binlerce aile için her yıl yeni bir belirsizlik anlamına geliyor. Güçlü akıntıların neden olduğu erozyon, tarım arazilerini kısa sürede yok ederken, yerleşim alanlarını da kullanılamaz hale getiriyor. Bu süreçte birçok aile, geçim kaynaklarını ve evlerini kaybederek zorunlu göçe maruz kalıyor.

Ganj-Brahmaputra-Meghna gibi büyük nehir sistemlerinin taşıdığı yoğun çamur ve sediment birikimiyle oluşan char bölgeleri ise bu kırılganlığın en yoğun yaşandığı alanlar arasında yer alıyor. Sürekli şekil değiştiren, kimi zaman tamamen ortadan kaybolan bu geçici ada ve kara parçaları, Bengalce’de “yüzen ada” olarak adlandırılıyor.

Çamur ve sediment birikimiyle oluşan bu geçici ada yapılarında yaşayan topluluklar, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle artık daha sık ve yıkıcı afetlerle karşı karşıya kalıyor; her yıl tekrar eden, günlük yaşamı ve geleceğe dair planları doğrudan etkileyen yapısal bir sorun olarak öne çıkıyor.

Güvenli yerleşim alanı inşa edildi

Bu zorlu koşullara karşı TİKA tarafından desteklenen proje kapsamında Gaibandha’da yükseltilmiş bir platform üzerine güvenli bir yerleşim alanı inşa edildi. Ada zemininden 5 metre yüksekliğe sıkıştırılmış toprakla oluşturulan oval platform, sel sularının yerleşime ulaşmasını engellemek ve erozyonu azaltmak amacıyla planlandı. Yerleşim sahasında balık yetiştiriciliği için bir havuz da bulunuyor.

Yeni yerleşim alanı, yılda 2–3 kez yaşanan sel dönemlerinde ada sakinlerine, geçimlik hayvanlarıyla birlikte güvenli barınma imkânı sağlayacak. Yaklaşık 150–180 kişinin en az 15 yıl boyunca kalıcı olarak yaşayabileceği köy, acil durumlarda çevre yerleşimlerden gelen afetzedelere de sığınma alanı oluşturacak. Aynı zamanda balıkçılık ve sebze yetiştiriciliği gibi temel geçim kaynaklarının devamına da imkân verecek.

Eğitim ve sosyal etkinlikler kesintisiz sürdürülebilecek

Proje çerçevesinde bölgede bir okul binası ve toplum merkezi de inşa edildi. Engelli erişimine uygun yapılar, bölgedeki yetersiz elektrik altyapısı dikkate alınarak güneş enerjisi sistemiyle donatıldı. Böylece okulda eğitim, toplum merkezinde ise sosyal etkinlikler ve toplantılar kesintisiz sürdürülebilecek.

Bangladeş’te iklim değişikliğinin etkisiyle sel ve nehir erozyonu her yıl artarken, Gaibandha’daki bu yerleşim alanı, char bölgelerinde yaşayan toplulukların afetlere karşı direncini artıran bir model proje olarak öne çıkıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle Afganistan’ın Tahar vilayetinde üretime başlayan un fabrikasının açılış töreni, TİKA Başkan Yardımcısı Ümit Naci Yorulmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

TİKA, Afganistan’ın Tahar vilayetinde yetişkin yetimlerin istihdam edilmesi, yetimhanelerde kalan çocukların ise eğitim ve barınma giderlerinin karşılanması amacıyla Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle kurulan un fabrikasını hizmete açtı.

Donanımı TİKA tarafından sağlanan fabrikanın açılış törenine T.C. Mezar-ı Şerif Başkonsolosu Murat Dikmen, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, Tahar Çalışma ve Sosyal İşleri Müdürü Molla Seyfullah Mubariz, Tahar İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Veli Ahmetzai, Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Frahşat Akkoyunlu, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, Mezar-ı Şerif Masa Sorumlusu Dr. Ahmet Çanga ile yetimhane çocukları ve yerel yetkililer katıldı.

Törende konuşan Başkonsolos Dikmen, TİKA’nın dost ve kardeş ülkelerde insan odaklı projeler yürüttüğünü belirterek, Afganistan’da eğitim ve sağlık başta olmak üzere birçok alanda önemli kalkınma projelerinin hayata geçirildiğini ifade etti. Dikmen, TİKA ve Ali Aba Derneği iş birliğiyle kurulan un fabrikasının hayırlı olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti.

TİKA Başkan Yardımcısı Yorulmaz ise Mezar-ı Şerif Program Koordinasyon Ofisi aracılığıyla donatılan un fabrikasının günlük 10 ton buğday işleme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Tesisin bölgedeki tarımsal üretime katkı sunarken, yetimlere doğrudan geçim desteği sağlayacak kalıcı bir gelir modeli oluşturmayı hedeflediğini vurgulayan Yorulmaz, “Bu fabrika sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal sorumluluk projesidir. Amacımız, yetimlerimizin geleceğini üretimle iç içe, onurlu bir yaşam anlayışıyla inşa etmektir.” dedi.

“Yetim gülerse dünya güler” anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yorulmaz, TİKA’nın yetimlere yönelik desteğini kararlılıkla devam ettireceğini ifade ederek, fabrikanın başta yetimler olmak üzere Tahar halkına ve Afganistan’a hayırlı olmasını temenni etti.

Sürdürülebilir istihdam ve üretim imkanı sağlanıyor

Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akkoyunlu da TİKA iş birliğiyle yetimlere yönelik sürdürülebilir bir istihdam ve üretim modelini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek un fabrikasının özellikle dezavantajlı kesimler için önemli bir ekonomik katkı sağlayacağını söyledi.

TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Taşdemir ise fabrikanın, Talokan’da faaliyet yürüten derneğin eğitim ve barınma hizmeti sunduğu yaklaşık 350 yetim ve ihtiyaç sahibi öğrenci için gelir kaynağı oluşturacağını belirtti. Taşdemir, proje kapsamında resmi izinlerin alınması, arazi tahsisi, bina inşası ve elektrik altyapısının dernek tarafından; öğütme makineleri, fabrika içi elektrik kontrol sistemleri ve tüm teknik donanımın ise TİKA tarafından sağlandığını kaydetti.

Taşdemir ayrıca, fabrikanın işletmesinin dernek temsilcileri tarafından yürütüleceğini, denetimin ise Tahar Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenli olarak yapılmasının önemine dikkat çekerek, desteklerinden dolayı yerel yetkililere teşekkür etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen “Filistin Teknik Üniversitesi Web TV Stüdyosu Kurulumu” projesi tamamlandı. Proje kapsamında, Filistin’in önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olan Kadoorie Filistin Teknik Üniversitesinin El Halil kentinde yer alan Al Arroub Yerleşkesinde, tam donanımlı ve modern bir Web TV stüdyosu kuruldu.

1930’lu yıllarda kurulan ve Filistin’in ilk devlet üniversitesi olma unvanına sahip olan Kadoorie Filistin Teknik Üniversitesi, teknoloji, mühendislik, tarım ve uygulamalı bilimler başta olmak üzere birçok alanda ülkenin dört bir yanından gelen öğrencilere eğitim veriyor. Üniversitenin Medya ve Uygulamalı Sanatlar Fakültesi de özellikle dijital medya ve iletişim teknolojileri alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye yönelik uygulamalı eğitim programlarıyla öne çıkıyor.

Hayata geçirilen proje kapsamında kurulan Web TV Stüdyosu, yüksek çözünürlüklü profesyonel yayın kameraları, stüdyo tipi ışıklandırma sistemleri, ses kayıt ve mikrofon ekipmanları, canlı yayın ve reji altyapısı, video kurgu ve yayın bilgisayarları ile dijital prodüksiyona yönelik yazılım ve donanımlardan oluşan modern bir teknik kapasiteye sahip. Ayrıca stüdyo, çok kameralı çekim, canlı yayın, video prodüksiyonu ve post-prodüksiyon çalışmalarının yapılmasına imkân sağlayacak şekilde tasarlandı.

Her yıl 200 öğrencinin faydalanması hedefleniyor

Proje ile üniversite öğrencilerinin multimedya prodüksiyonu, dijital yayıncılık ve yeni medya alanlarında uluslararası standartlarda uygulamalı eğitim almaları amaçlandı. Kurulan stüdyodan her yıl yaklaşık 200 üniversite öğrencisinin yanı sıra öğretim görevlilerinin de doğrudan faydalanması öngörülüyor.

Bununla birlikte proje, üniversitenin teknik altyapısını güçlendirerek Filistin’in dijital prodüksiyon ve yayıncılık sektörlerine nitelikli insan kaynağı kazandırılmasına da katkı sunmayı sürdürecek.