Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Uganda’da yetim çocukların eğitim ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik önemli bir projeyi hayata geçirdi.

Proje kapsamında 200’ün üzerinde yetim çocuğun eğitim gördüğü Al Wahda Toplumsal Hizmet Merkezi (Al Wahda Community Centre) bünyesindeki üç anaokulu sınıfı kapsamlı şekilde yenilenerek tefriş edildi. Çocukların daha güvenli, sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamında öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla sınıfların fiziki altyapısı iyileştirilirken, yaş gruplarına uygun eğitim mobilyaları ve temel eğitim ekipmanları da temin edildi.

Çocukların yalnızca akademik gelişimlerini değil, sosyal ve fiziksel gelişimlerini de desteklemeyi amaçlayan proje çerçevesinde ayrıca yeni bir çocuk oyun alanı oluşturuldu. Bunun yanı sıra, öğrencilerin günlük ihtiyaçlarının daha uygun koşullarda karşılanabilmesi amacıyla yemek ve beslenme alanı da yeniden düzenlenerek kullanıma hazır hale getirildi.

Gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte Al Wahda Toplumsal Hizmet Merkezi bünyesindeki çocukların eğitim, oyun ve beslenme faaliyetlerini daha elverişli şartlarda sürdürebilmelerine imkân sağlandı.

TİKA’nın Uganda’da yürüttüğü eğitim projeleri kapsamında özellikle dezavantajlı ve kırılgan grupların nitelikli eğitime erişiminin artırılması, çocukların güvenli ve kapsayıcı eğitim ortamlarına kavuşması ve yerel kurumların kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

 Türkiye’nin Uganda ile kalkınma iş birliği çerçevesinde eğitim alanına verdiği önemin somut bir göstergesi olan proje, çocukların geleceğe daha güçlü hazırlanmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Somali’de Mutfak Eğitim Merkezi’ne ekipman desteğinde bulundu.

Somali Sendikalar Kongresi (SOCOTU) bünyesinde faaliyet gösteren Mesleki Eğitim Enstitüsü’ndeki Mutfak Eğitim Merkezi’ne proje kapsamında; un karıştırma makineleri, gazlı fritözler, soğutucular, barista makineleri, blenderlar, fırınlar, ocaklar, mutfak aksesuarları ve çeşitli eğitim malzemeleri merkeze kazandırıldı. Temin edilen ekipmanlarla da uygulamalı eğitim altyapısı güçlendirildi.

2017 yılında TİKA tarafından inşa edilen SOCOTU hizmet binası, farklı alanlarda Somalili gençlere mesleki eğitim imkânı sunmaya başladı. Enstitü bünyesinde yer alan Mutfak Eğitim Merkezi ise yoğun talep gören eğitim alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Proje ile özellikle genç kadınlar ve dezavantajlı gruplar başta olmak üzere daha fazla Somalili gencin mesleki eğitim fırsatlarından yararlanması amaçlanıyor. Eğitim programları aracılığıyla öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesine, mezunların iş bulma imkânlarının artırılmasına ve kendi işlerini kurabilmeleri için gerekli yetkinlikleri kazanmalarına katkı sağlanması bekleniyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Filipinler’de kırsal kalkınma odaklı tarım projelerini hayata geçirdi.

Dünya’nın en büyük ikinci hindistan cevizi üreticisi olan Filipinler’de, tarımsal hammaddelerin katma değerli nihai ürünlere dönüştürülmesi amacıyla önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda, TİKA ile Bangsamoro Ticaret ve Yatırım Bakanlığı iş birliğinde, bölgede model bir hindistan cevizi işleme ve üretim merkezi kuruldu.

Bangsamoro Özerk Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve 250 hindistan cevizi üreticisini bünyesinde barındıran Barangay Campo Tarım Kooperatifi için Bangsamoro Ticaret ve Yatırım Bakanlığı tarafından inşa edilen tesis, TİKA tarafından sağlanan yüksek kapasiteli endüstriyel ekipmanlarla donatıldı. Temin edilen modern makineler ve kooperatif üyelerine yönelik düzenlenen kapasite geliştirme eğitimleri sayesinde üreticiler; soğuk sıkım hindistan cevizi yağı, hindistan cevizi tozu ve hindistan cevizi sirkesi gibi yüksek ekonomik değere sahip katma değerli ürünleri işleme imkanına kavuştu.

Projenin, bölge ekonomisine kazandırdığı nitelikli yerel ürünlerin yanı sıra yerel istihdamın artırılmasına önemli katkı sağlaması hedefleniyor.

TİKA Filipinler Koordinatörü İbrahim Katırcı şunları kaydetti:

Kurulan bu merkezle yerel üreticilere destek oluyoruz; kooperatifin kendi üretimini daha yüksek standartlarda yapabilmesi için gerekli teknik altyapıyı oluşturduk. Tarımsal kalkınmayı ve istihdamı güçlendirmeyi amaçlayan bu projenin, bölge ekonomisine ve üreticilerin refah seviyesine uzun vadede kalıcı katkılar sağlamasını temenni ediyoruz.

Tesisin üreticiler açısından önemine değinen Barangay Campo Tarım Kooperatifi Başkanı Wahid Maneged ise şu ifadeleri kullandı:

Bölgemizde hindistan cevizi önemli bir geçim kaynağıdır. Ancak bugüne kadar tesis eksiğimiz nedeniyle hammaddemizi düşük fiyatlarla elden çıkarmak durumunda kalıyorduk. Türkiye Devleti’nin desteğiyle kurulan bu tesis sayesinde artık ürünümüzü kendi bünyemizde işleyebiliyoruz. Soğuk sıkım hindistan cevizi yağı, tozu ve sirkesi üretimiyle gelirimizin artmasını ve üyelerimize katkı sağlamasını bekliyoruz.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle gerçekleştirilen Laos Yenidoğan Anne ve Çocuk Sağlığı Programı kapsamında 7 doktor ve 7 hemşireden oluşan 14 kişilik Laos sağlık heyeti, Türkiye’de yenidoğan sağlığı alanında eğitim programına katıldı.

Türk Neanatoloji Derneği iş birliğinde yürütülen program ile Laolu sağlık heyetine, Türk Neonatoloji Derneği bünyesinde teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Eğitimin devamında heyet, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Etlik Şehir Hastanesi bünyesindeki yenidoğan birimlerini ziyaret ederek klinik uygulamaları yerinde inceleme fırsatı buldu.

Eğitim programının ilk bölümünde Türk Neonatoloji Derneği tarafından gerçekleştirilen oturumlarda; yenidoğanın ilk değerlendirilmesi ve muayenesi, yenidoğan sarılığı ve fototerapi, yenidoğanda solunum sıkıntısı, noninvaziv solunum desteği, prematüre bebeğin temel bakımı, beslenmesi ve kanguru bakımı gibi konular ele alındı.

Doktorlara yönelik oturumlarda özellikle yenidoğanda solunum sıkıntısı ve noninvaziv solunum desteği üzerinde durulurken, hemşirelere yönelik eğitimlerde yenidoğanın temel bakımı, ısı kontrolü, izlemi ile oksijen ve CPAP uygulanan yenidoğanın bakımına ilişkin uygulamalar gerçekleştirildi.

Türkiye’nin yenidoğan sağlığı tecrübesi paylaşıldı

Laolu sağlık çalışanları, Türkiye’nin farklı sağlık kurumlarında yenidoğan yoğun bakım hizmetlerini yerinde inceleyerek klinik işleyiş, hasta takibi, ekip çalışması, yenidoğan bakım uygulamaları ve tıbbi cihazların kullanımına ilişkin deneyim kazandı.

Program ile Laoslu sağlık personelinin mesleki bilgi ve uygulama kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra, Türkiye’nin yenidoğan sağlığı alanında edindiği bilgi ve tecrübelerin Laos sağlık sistemine aktarılması hedeflendi.

Çalışmalar yalnızca Türkiye’de gerçekleştirilen eğitimlerle sınırlı kalmadı. Programın saha ayağı kapsamında 2026 yılı Şubat ayında Viyentiyan’daki Mahosot Hastanesi’nde yenidoğan sağlığı eğitim programı gerçekleştirilmiş; Laos genelindeki 17 il hastanesinden 51 çocuk doktoru ve hemşire bu eğitimlere katılmıştı. Aynı zamanda 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında da Bolikhxamsai ve Khamouane Bölge Hastaneleri de ziyaret edilerek yenidoğan servislerinin mevcut durumu, insan kaynağı, tıbbi kapasite ve ihtiyaçları yerinde değerlendirildi.

Kapasite geliştirmeden sürdürülebilir iş birliğine

Laos Yenidoğan Anne ve Çocuk Sağlığı Programı ile sağlık personelinin eğitilmesinin yanı sıra, eğitimlerin ülkede yaygınlaştırılması ve uzun vadeli kapasite geliştirilmesi hedefleniyor.

Bu doğrultuda eğitim alan sağlık personelinin ilerleyen aşamalarda kendi ülkelerinde diğer sağlık çalışanlarına yönelik eğitimler vermesini öngören “eğiticilerin eğitimi” ve basamaklı eğitim modeli üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

ASEAN bölgesinde yaygınlaştırılması hedefleniyor

Yürütülen çalışmalar, TİKA’nın Güneydoğu Asya ülkeleriyle sağlık alanındaki iş birliğinin yanı sıra ASEAN çerçevesindeki bölgesel iş birliği yaklaşımının da bir parçasını oluşturuyor.

Sertifikalar takdim edildi

Türkiye’deki eğitim programını başarıyla tamamlayan Laolu sağlık heyeti için TİKA’da sertifika töreni düzenlendi.

Törende TİKA Doğu ve Güney Asya, Pasifik ve Latin Amerika Daire Başkanı Dursun Ali Yaşacan, Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, Laos Yenidoğan Anne ve Çocuk Sağlığı Programı Yürtücüsü Prof. Dr. Ömer Erdeve, Program Danışmanı Prof. Emel Okulu, Laos Sağlık Bakanlığı Sağlık ve Rehabilitasyon Başkanlığı yetkilisi Dr. Douangphone Soulivong tarafından konuşmalar gerçekleştirildi.

Törende, Türkiye ile Laos arasındaki dostluk ve sağlık alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların önemi vurgulanırken, eğitim programına katılan Laoslu sağlık çalışanlarına sertifikaları takdim edildi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Meksika’da kırılgan grupların mesleki beceriler kazanmasına ve iş gücüne katılımına katkı sağlamak amacıyla Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi bünyesindeki “Dayanışma Mutfak Atölyesi”ni yeniledi.

Meksika’da sosyal hizmetlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüren TİKA, başkent Meksiko’nun güneydoğusunda bulunan Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi bünyesindeki Dayanışma Mutfak Atölyesi’nin eğitim kapasitesinin artırılmasına destek verdi. TİKA tarafından sağlanan modern endüstriyel mutfak ekipmanlarıyla yenilenen atölye, bölgede yaşayan kırılgan grupların mesleki eğitimlere daha etkin şekilde katılmasına imkân sağlayacak.

Kırılgan gruplara yönelik ücretsiz hizmetler sunuluyor

Meksika Ulusal Aile Bütüncül Gelişim Sistemi (SNDIF), korunmaya muhtaç çocuklar, gençler, engelliler ve yaşlılara yönelik sosyal destek politikalarını ülke genelinde yürütüyor. SNDIF bünyesindeki toplum geliştirme merkezlerinde ise kırılgan grupların sosyal ve mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla ücretsiz eğitim ve çeşitli sosyal hizmetler gerçekleştiriliyor.

Meksiko’nun Tláhuac ve Xochimilco ilçelerinin sınırında bulunan Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi de bu hizmetlerin sunulduğu merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Temel hizmetlere erişimin sınırlı olduğu bölgede merkez aracılığıyla mesleki eğitimlerin yanı sıra sosyal aktiviteler, çocuk bakım hizmetleri ve çeşitli destek faaliyetleri yürütülüyor.

Merkezin bünyesinde faaliyet gösteren mutfak atölyesinde bulunan ekipmanların önemli bir bölümünün kullanım ömrünü tamamlaması, eğitimlerin etkin şekilde yürütülmesini ve daha fazla kişiye ulaşılmasını güçleştiriyordu. TİKA’nın desteğiyle gerçekleştirilen yenileme çalışmasıyla atölyenin eğitim kapasitesinin artırılması hedeflendi.

Yenilenen atölyenin açılışı gerçekleştirildi

Yenilenen Dayanışma Mutfak Atölyesi’nin açılışı, Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi’nin kuruluşunun 53. yılı kapsamında düzenlenen etkinlikte gerçekleştirildi.

Törene, Meksika Ulusal Aile Bütüncül Gelişim Sistemi Başkanı Rocío García Pérez, SNDIF Gıda ve Toplumsal Kalkınma Genel Müdürü Uritzimar Jazmín San Martín López, TİKA Meksika Koordinatörü Muhammed Ünal, Meksika Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı Asya-Pasifik Uluslararası İşbirliği Direktörü Benjamin Barriga Colsa, Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi Müdürü Pedro Ortega Mejía ile ilçe sakinleri ve merkez çalışanları katıldı.

SNDIF Başkanı Rocío García Pérez, törende yaptığı konuşmada merkezin ailelere, çocuklara, gençlere ve yaşlılara yönelik bakım, destek, eğitim ve topluma katılım imkânları sunduğunu belirtti. Merkezden 2026 yılının ilk altı ayında 29 binden fazla kişinin faydalandığını ifade eden García Pérez, Dayanışma Mutfak Atölyesi’nin TİKA ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde yenilendiğini söyledi. Projenin ortak çabanın somut bir örneği olduğunu belirten García Pérez, desteklerinden dolayı TİKA ve Türkiye’ye teşekkür etti.

SNDIF Gıda ve Toplumsal Kalkınma Genel Müdürü Uritzimar Jazmín San Martín López ise merkezin uzun yıllara dayanan hizmet geçmişine dikkat çekerek, kurumlar arası iş birlikleriyle merkezin imkânlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. TİKA tarafından sağlanan desteğin bölge sakinlerinin öğrenme, sosyalleşme ve paylaşım süreçlerine katkı sunacağını belirten San Martín López, desteklerinden dolayı TİKA’ya teşekkürlerini iletti.

“Üretim ve kalkınma projelerine ağırlık veriyoruz”

TİKA Meksika Program Koordinatörü Muhammed Ünal, temel hizmetlere erişimin kısıtlı ve kırılganlık düzeyinin yüksek olduğu Tláhuac ve Xochimilco bölgelerine hizmet sunan Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi’ndeki mesleki eğitim faaliyetlerine katkı sağlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ünal, güçlü bir Meksika’nın güçlü bir genç nüfustan geçtiğini belirterek, TİKA olarak gençlerin ve toplumun farklı kesimlerinin üretim süreçlerine katılımını destekleyen kalkınma projelerine önem verdiklerini ifade etti. Ünal, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan SNDIF yöneticilerine ve eğitim programlarına katılan topluluk üyelerine teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Yenilenen Dayanışma Mutfak Atölyesi ile bölge sakinlerinin mesleki becerilerini geliştirmelerine, üretim süreçlerine katılmalarına ve ekonomik hayata daha etkin şekilde dahil olmalarına katkı sağlanması hedefleniyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Komorlar Birliği’nde tarım alanlarına ulaşımı kolaylaştırmak ve tarımsal üretimi desteklemek amacıyla tarım yolu açılması projesini hayata geçirdi.

Proje ile Büyük Komor Adası’nın kuzeyinde yer alan Dimani Bölgesi’nde yer alan altı köy ile tarım alanları arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak tarım yolu açılış töreni; bölge halkının yanı sıra projeye öncülük eden kadınlar başta olmak üzere kadınların, yaşlıların, kooperatif üyelerinin ve bölge sakinlerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi.

Tarımsal faaliyetlerin bölge halkının önemli geçim kaynaklarından biri olduğu Dimani Bölgesi’nde, yol altyapısının yetersizliği nedeniyle tarım alanlarına ulaşımda ve üretilen ürünlerin köylere ve pazarlara taşınmasında güçlükler yaşanıyordu. Gerçekleştirilen proje ile yaklaşık 300 çiftçinin tarım alanlarına erişiminin kolaylaştırılması, tarımsal üretimin artırılması ve üretilen ürünlerin köy ve pazarlara ulaştırılmasının kolaylaştırılması amaçlanıyor.

Tarım yolunun özellikle kadın ve yaşlıların tarımsal faaliyetlere katılımını kolaylaştırarak üretim süreçlerinde daha aktif rol almalarına katkı sağlaması ve bölge halkının birlikte üretme kapasitesini güçlendirmesi hedefleniyor.

Açılış töreninde konuşan TİKA Moroni Koordinatörü Gıyaseddin Karatepe, tarımsal kalkınma yoluyla üretimin artırılması ve bölge halkının kendi imkânlarıyla kalkınmasına katkı sunulması önemine dikkat çekti. Karatepe, özellikle kadınların öncülük ettiği girişim ve gösterdikleri çaba dolayı teşekkür ederek, açılan tarım yolunun bölge halkının birlikte üretmesine ve elde edilen ürünlerin daha kolay şekilde pazarlara ulaştırılmasına katkı sağlamasını temenni etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Bosna Hersek’te onlarca arıcıya eğitim verilerek arı kolonisi ve temel arıcılık ekipmanları desteği sağlandı.

Arıcılığın geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında; Una-Sana Kantonu Arıcı Dernekleri Birliği iş birliğinde toplam 80 arıcıya temel arıcılık eğitimi verildi.

Cazin, Buzim, Velika Kladuşa, Bosanski Petrovac, Kljuç, Sanski Most ve Bosanska Krupa belediyelerinden gelen ve eğitim programını başarıyla tamamlayan arıcılara 5’er adet arı kolonisi ve temel arıcılık ekipmanları teslim edildi.

Bosna Hersek’in kuzeybatısında yer alan Una-Sana Kantonu, zengin biyolojik çeşitliliği, geniş ormanlık alanları, doğal çayırları ve temiz su kaynakları sayesinde ülkenin arıcılık açısından en elverişli bölgelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bölgeye özgü kestane ormanları ile zengin bitki örtüsü, kaliteli ve kendine özgü aromaya sahip bal üretimi için uygun doğal koşullar sunmakta olup, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır.

Bu kapsamda gerçekleştirilen proje ile birlikte Una-Sana Kantonu’nda kırsalda yaşayan kadınlar ve gençler ön planda olmak üzere yerel üreticilerin ekonomik olarak güçlendirilmesine, arıcılığın sürdürülebilir bir gelir kaynağı haline getirilmesine, bölgesel bal üretiminin artırılmasına ve arıcılık faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması hedeflendi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle Anadolu Ajansı (AA) ve Polis Akademisi iş birliğinde düzenlenen “30. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi” sona erdi.

Savaş, afet ve olağanüstü hallerde görev yapacak operasyonel muhabirlerin yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen eğitimi, 9’u AA personeli, 16’sı Laos, Malezya, Vietnam, Kamboçya, Filipinler, Endonezya ve Papua Yeni Gine’den olmak üzere 25 kursiyer tamamladı.

12 gün süren eğitim kapsamında, habercilikten kişisel güvenliğe, savaş terminolojisinden ilk yardıma, ileri sürüş tekniklerinden suda hayatta kalmaya, patlayıcılar ve tehlikeli maddelerden olağanüstü durumlarda medya yönetimine kadar 26 ayrı ders verildi.

Eğitimin sertifika töreni, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü yerleşkesindeki AAtölye’de yapıldı.

Polis Akademisi Başkan Yardımcısı Fatih İnal, törende yaptığı konuşmada, eğitimde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Türk Polis Teşkilatının 182 yıldır Türk milletinin hizmetinde olduğunu, inanılmaz bir birikimi ve operasyonel kabiliyeti bulunduğunu söyleyen İnal, bu kadar çok yönlü bir polis teşkilatının dünyada bulunmadığını belirtti.

En zor şartlarda edindikleri birikimleri gazetecilerle paylaşmaya başladıklarını aktaran İnal, program aracılığıyla deneyimlerini bütün dünyaya yaymaya başladıklarını söyledi.

“Savaş Muhabirliği Eğitimi”nin düzenlenmesinden bu yana Balkanlardan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Uzak Asya’ya kadar birçok gazetecinin eğitime katıldığını hatırlatan İnal, böylelikle büyük bir aile olduklarını vurguladı.

Aile olmanın getirdiği birtakım özellikler olduğunun altını çizen İnal, “Sadece zor şartlarda neler yapacağımızdan daha ziyade dünyanın her bir köşesinde dostlarımız, arkadaşlarımız var. Her ne kadar aynı dili konuşmasak da aynı lisanı paylaşmasak da aynı ten rengine sahip olmasak da ortak değerlerimiz var, insani değerlerimiz var. Ortak bir paydada birleştik. Onlar bize bir şeyler öğretti. Biz onlara dilimiz döndüğünce tecrübelerimizi paylaşıp bir şeyler öğretmeye çalıştık. Umut ederim bunda başarılı olmuşuzdur.” dedi.

Savaşların en büyük mağdurlarının kadın ve çocuklar olduğunu vurgulayan İnal, şöyle devam etti:

“Biz maalesef bu eğitimleri her zaman bir savaşın gölgesinde veriyoruz. Daha önce Karabağ Savaşı yaşadık. Filistin’deki soykırımı yaşadık. Balkanlar’da problem yaşadık. Afrika’da çatışmalar yaşadık. Sudan’da, Libya’yı yaşadık. Her seferinde yeni bir savaşa şahit olduk. Savaşları çıkartmamayı ve engellemeyi başaramıyorsak savaşla yaşamayı, savaşta hayatta kalmayı ve savaşın önlenebilmesi için neler yapabiliriz, bunu konuşma zamanıdır. Bu program onun aslında bir nevi bir fotoğrafı.”

“Sizlerin görevi gerçekten çok kutsal”

TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Dairesi Başkanı Uğur Tanyeli de eğitimin başarıyla sonuçlandığını bildirdi.

Bu yıl programda daha önce hiç katılmayan ülkelerden gazetecilerin bulunduğuna dikkati çeken Tanyeli, eğitimle birlikte büyük bir aile haline geldiklerini dile getirdi.

Eğitimle birlikte gazeteciler arasındaki ilişkinin devam etmesini hedeflediklerini anlatan Tanyeli, Türkiye’nin Afrika ve Latin Amerika açılımının ardından “Yeni Asya Stratejisi” kapsamında açılımlar yaptığını ifade etti. Türkiye’nin söz konusu bölgede yeni büyükelçilikler açtığını aktaran Tanyeli, “Biz TİKA olarak bölgede yeni ofisler açıyoruz. Onun dışında açmasak bile açmadığımız ülkelerde merkezden ya da büyükelçilikler aracılığıyla daha fazla proje yapmayı hedefliyoruz ve oraları daha fazla görünür hale kılıyoruz.” dedi.

Yürüttükleri projelerle iki ülke arasındaki iş birliğin artırılmasını hedeflediklerini vurgulayan Tanyeli, “30. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi”nin bunun en güzel nişanesi olduğunu belirtti.

Tanyeli, şöyle devam etti:

“İnşallah bu eğitimde öğrendiklerinizi kullanmazsınız. Kullanma ihtiyacı olan durumlarda kalmayın ama malum çatışmalardan en fazla etkilenen meslek gruplarından biri de maalesef haberciler oluyor. Hedef gözetiliyor. Gazze örneği gözümüzün önünde. Çünkü savaşan taraflar genelde yaptıklarının dünyada duyulmasını istemiyorlar. Bu manada da o kanalları kapatmak istiyorlar. Aslında sizlerin görevi gerçekten çok kutsal. Orada yaşananları hatta savaşın bitmesine de neden olacak içerikler de bazen üreterek gerçekten oradaki sıkıntılı durumların sona ermesini de içeren ulvi görevleriniz var.”

“Savaş muhabirliği eğitimiyle gazetecilerin risklere hazırlıklı olmaları yönünde bir çaba harcıyoruz”

AA Akademi Müdür Yardımcısı Mehmet Alaca ise 2 hafta önce başlayan eğitimi tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.

Farklı ülkelerden gelen gazetecilerin ortak amaç etrafında buluştuğunu belirten Alaca, bu amacın zorlu koşullarda doğru haberi kamuyouna ulaştırabilmek ve bunu yaparken de güvenliklerini önceleyebilmek olduğunu söyledi.

Katılımcıların 2 hafta boyunca savaş hukuku, kişisel güvenlik, ileri sürüş teknikleri ve suda hayatta kalma gibi pek çok alanda teorik ve uygulamalı eğitim aldıklarını aktaran Alaca, böylelikle zorlu ortamlarda hazırlıklı olma konusunda ciddi pratik yapıldığını kaydetti.

Bu süreçte edinilen bilgi ve deneyimlerin gazetecilere meslek hayatları boyunca yol göstereceğine inandıklarını, savaş muhabirliğinin büyük sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan Alaca, “Bu eğitimin ne kadar kıymetli olduğunu gayet iyi biliyorum. Hiçbir haber bir candan daha önemli değil. Haber yaparken canımızı tehlikeye atmadan bunu yapmamız lazım. Zaten tam olarak bu eğitimin de tek maksadı bu. AA olarak 2012’den bu yana sürdürdüğümüz bu savaş muhabirliği eğitimiyle gazetecilerin mesleki donanımlarını geliştirmeyi ve sahada karşılaşabilecekleri risklere karşı daha hazırlıklı olmaları yönünde bir çaba harcıyoruz.” dedi.

Eğitime katılan farklı ülkelerden gazetecilerle mesleki dayanışmayı ve tecrübe paylaşımını ciddi olarak desteklerini aktaran Alaca, eğitimde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti.

AA Türkiye Dış Haberler Müdürlüğünde muhabir olarak görev yapan Muhammed Tarhan ve Filipinler’den eğitime katılan Bangsomoro ile Multimedya Ağı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Tu Alid Alfonso’nun da konuşma yaptığı törende, kursiyerlere sertifikaları verildi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Türk Devletleri Kızılay ve Kızılhaçları Ağı’nın (Turkic Red Network) II. Gönüllü Kampı İstanbul’da düzenlendi.

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Türkiye, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Kızılay ve Kızılhaç kuruluşlarının temsilcilerinin yer aldığı programda afetlere hazırlık, kriz yönetimi, arama-kurtarma, ilk yardım ve gönüllülük alanlarında eğitim ve saha uygulamaları gerçekleştirildi.

Böylece sekiz ulusal dernek, genç gönüllülerini ve personelini İstanbul’da aynı eğitim programında buluşturdu.

Afet senaryosu üzerinden uygulamalı eğitim

Farklı ülkelerden gönüllülerin Türkiye’deki uygulamaları doğrudan gözlemlemesi ve kendi ülkelerindeki saha tecrübelerini Türk Kızılay ve diğer ulusal derneklerle paylaşması, programı karşılıklı öğrenmeye dayalı bir kapasite geliştirme faaliyetine dönüştürdü.

TİKA desteği ile Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Macaristan, Özbekistan, Türkiye ve Türkmenistan’dan toplam 40 gönüllü ve personelin katıldığı 2025 yılındaki ilk Gönüllülük Kampı ve Saha Deneyimi Paylaşımı programının ardından 2026’daki ikinci kamp, tek seferlik bir etkinlikten ziyade Türk dünyasında insani yardım ve gönüllülük alanındaki kurumsal iş birliğinin sürekliliğine katkı sağlayan bir çerçevede değerlendirilmesine imkân veriyor.

II. Gönüllü Kampı bu çalışmaların insan kaynağı boyutunu öne çıkarırken farklı ülkelerden gönüllü ve uzmanların İstanbul’da bir araya gelmesi, Türk dünyasında afetlere hazırlık ve insani yardım alanındaki bilgi ve tecrübe paylaşımının güçlendirilmesine katkı sağladı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Pakistan’da sel ve taşkınlardan etkilenen çiftçi ailelere buğday tohumu ve gübre desteği sağlandı.

Türk Kızılay ve Pakistan Kızılay Derneği (PRCS) iş birliğinde yürütülen proje kapsamında; Gilgit-Baltistan’ın Ghizer ilçesi ile Azad Cammu ve Keşmir’in Neelum Vadisi’nde yaşayan 500 çiftçi ailesine toplam 25 ton sertifikalı buğday tohumu ile 12,5 ton DAP gübresi ulaştırıldı. Hane başına 50 kilogram buğday tohumu ve 25 kilogram DAP gübresi teslim edildi.

Projeden, seller nedeniyle tarım arazileri, ürünleri ve geçim kaynakları zarar gören bölge halkı yararlandı. Sağlanan girdi desteğiyle çiftçilerin yeni buğday ekim dönemine zamanında hazırlanması ve tarımsal üretimin yeniden başlatılması hedefleniyor.

Dağıtımın yanı sıra çiftçilere iklime dayanıklı tarım uygulamaları, afet risklerinin azaltılması ve sürdürülebilir üretim yöntemleri konularında teknik bilgilendirme de sağlandı. Böylece kısa vadeli üretim ihtiyacının karşılanmasının ötesinde, çiftçi ailelerinin iklim kaynaklı afetlere karşı uzun vadeli dayanıklılıklarının artırılmasına katkı sunuldu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Kırşehir’de Ahilik Temelli Girişimcilik eğitimi düzenlendi.

İş Dünyası Eğitim Programı (İŞDEP) kapsamında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi işbirliği ile geliştirilen ve ilki geçen sene uygulanan eğitime 10 ülkeden 21 iş insanı katıldı. Eğitimde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatlanması değil, aynı zamanda iş ahlakı, mesleki dayanışma ve toplumsal sorumluluk bilinciyle modern girişimcilik anlayışına ışık tutan bir model olduğunun altı çizildi.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi olarak girişimcileri sadece teorik bilgilerle değil, medeniyetimizin köklü değerleriyle donatmayı amaçladıklarını ifade etti. Tüm kursiyerleri temsilen Nijerli Osman Sadou Beye, Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Karahocagil ve Vali Yardımcısı Altuğ Çağlar tarafından şed kuşatıldı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen Kalkınma Elçileri Programı kapsamında Cezayir’e gelen üniversite öğrencileri, TİKA’nın ülkede hayata geçirdiği proje ve faaliyetleri yerinde inceledi.

7 gün süren programın ilk gününde genç Kalkınma Elçileri, T.C. Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz ve TİKA Cezayir Koordinasyon Ofisini ziyaret ederek yürütülen saha çalışmaları hakkında detaylı bilgi aldı.

Saha faaliyetleri kapsamında ise Cezayir El Sanatları ve Umut Derneğini ziyaret eden gönüllü gençler, özel gereksinimli çocuklarla bir araya geldi. Öğrenciler; mozaik, ahşap boyama, deri işleme ve hasır örgü atölyelerine katılarak çocuklarla birlikte el sanatı ürünleri üretti.

Çevre bilincini artırmak amacıyla Cezayir Müslüman İzciler Birliği iş birliğiyle bir fidan dikim etkinliği düzenlendi. T.C. Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz’ın da katıldığı etkinlikte Kalkınma Elçileri, Cezayirli genç izcilerle birlikte fidanları toprakla buluşturdu.

Programın son bölümünde ise öğrenciler, TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan ve Cezayir’in bağımsızlık mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olan tarihi Keçiova Camii’ni ziyaret etti. Caminin tarihi, mimari dokusu ve restorasyon süreci hakkında detaylı bilgi alan Kalkınma Elçileri, TİKA’nın ülkede gerçekleştirdiği kültürel ve kalkınma projelerini yakından tanıma fırsatı buldu.