Seyşeller Cumhuriyeti’nin başkenti Victoria’da bulunan Seyşeller Victoria Hastanesi Çocuk Bölümüne ait 3 ünitenin tadilatı ve donanımı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından gerçekleştirildi.

TİKA, faaliyet gösterdiği coğrafyalarda gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda faaliyet coğrafyasında özellikle sağlık alanında önemli projeleri hayata geçiren TİKA, Seyşeller Cumhuriyeti’nin başkenti Victoria’da bulunan Seyşeller Victoria Hastanesi’nin genel pediatri, yeni doğan yoğun bakım ve pediatrik yoğun bakım olmak üzere 3 ünitesine tadilat ve tıbbi cihaz desteğinde bulundu.

TİKA tarafından gerçekleştirilen proje Seyşeller Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı Jean-Paul Adam, İçişleri Bakanı Mitcy Larue, Türkiye Nairobi Büyükelçisi Deniz Eke ve TİKA Nairobi Koordinatör Yardımcısı Ahmet Emre Güç’ün katılımıyla hizmete açıldı. Türkiye Nairobi Büyükelçisi Deniz Eke, törende yaptığı açıklamada geleceğimiz olan çocuklara yardımın öneminden bahsederek, Türkiye’nin çocuklara daha yüksek kalitede sağlık hizmeti verilmesi için hastaneye katkı sağladığını belirtti.

Seyşeller Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı Jean-Paul Adam ise, Seyşelli çocukların daha iyi hizmet alabilmeleri için Türk halkının TİKA aracılığıyla gerçekleştirdiği yarımlardan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. TİKA Nairobi Koordinatör Yardımcısı Ahmet Emre Güç de TİKA’nın özel önem verdiği sağlık sektöründe yapılan yardımla başlayan işbirliğinin devamı hususunda iyi niyetlerini belirtti. Başhemşire Janine Norice yapılan yardımlar ile hastalara daha etkin ve etkili hizmet verildiğini ifade ederek katkılarından dolayı TİKA’ya teşekkürlerini iletti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı işbirliğinde Senegal Milli Jandarma Yüksek Komutanlığından 12 personele Türkiye’de Olay Yeri İnceleme Eğitimi Kursu düzenlendi.

TİKA ile Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı işbirliğinde,  Türkiye ile güvenlik işbirliği içerisinde olan ülkelerin emniyet ve jandarma teşkilatları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve işbirliğinin sağlanması amacıyla “Uluslararası Polis Eğitimi İşbirliği Projesi” ve “Güvenlik İşbirliği Projesi” yürütülüyor.

Proje kapsamında, Türkiye ile güvenlik işbirliği içerisinde olan ülkelerin kolluk kuvvetleri arasında karşılıklı işbirliğini güçlendirilmesi, ortak tarihsel ve kültürel yakınlığın pekiştirilmesi, özellikle jandarma eğitim kurumları arasında eşgüdüm ve işbirliğinin sağlanması amacıyla güvenlik işbirliği alanlarında çeşitli eğitim programları gerçekleştiriliyor.

Bahse konu program çerçevesinde, Senegal Jandarma Teşkilatına yönelik olarak Türkiye’de Jandarma Genel Komutanlığı tarafından "Olay Yeri İnceleme Eğitimi Kursu" düzenlendi. Söz konusu kursta Senegal Milli Jandarma Yüksek Komutanlığından gelen 12 personele; Jandarma Kriminal Daire Başkanlığında tarafından,  Olay Yeri İnceleme Timleri (OYİT) ve Patlayıcı Madde Timleri (PAMİT) tarafından kullanılan araç, malzeme, teçhizat, inceleme ve araştırma teknikleri, delil toplama yöntemleri uygulamalı olarak gösterildi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) katkılarıyla Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Etiyopya Su Teknolojisi Enstitüsü’nün kurum uzmanlarından oluşan heyet su kaynakları yönetimi alanında tecrübe paylaşımında bulunmak amacıyla Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Etiyopya Su Teknolojisi Enstitüsü Genel Müdürü başkanlığındaki heyet, Devlet Su İşleri (DSİ) uzmanlarının rehberliğinde Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu ve Artvin sınırları içerisindeki barajlar, tatlısu arıtma tesisleri, atıksu arıtma tesislerinde incelemelerde bulundu. Su kaynakları yönetimi konusunda geniş şekilde bilgilendirilen heyet, DSİ Bölge Müdürlüklerini ziyaret etti.

Saha incelemelerini tamamlayan heyet, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen 4.İstanbul Uluslararası Su Forumu’na katılım sağladı. Forumda “Su ve Barış” ana teması altında, mülteciler konusu ile kentsel su yönetimi, finansman mekanizmaları, su ile ilgili yardım eylemleri, hukuki konular ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin uygulanması tartışıldı.

Ziyaret programının akabinde düşüncelerini paylaşan Etiyopyalı Su Uzmanları, düzenlenen tecrübe paylaşımı programından duydukları memnuniyeti ifade ederken Türkiye’nin su kaynakları yönetimi alanında önemli bir birikime sahip olduğunu vurguladı.  

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Meksika’da Programa Soldaderas Güçlü Kadın Güçlü Meksika Programı” kapsamında desteğe muhtaç bekâr annelere yönelik meslek edindirme, istihdam oluşturma ve ev ekonomisine katkı sağlamak amacıyla dikiş-nakış atölyesi kurdu.

Meksika’nın başkenti ve en büyük şehri Meksiko City, düzenleyici yetkilere sahip olan fakat iç yönetimlerinde tamamen özerk olmayan 16 ilçeden oluşuyor. Iztapalapa, 2 milyon nüfusu ile ülke genelinde en kalabalık ilçe olma özelliği taşıyor. Meksiko City’de yaşayan toplam nüfusun %20.54’ü Iztapalapa sınırları içerisinde ikamet ediyor. İlçedeki çarpık yapılaşma ve altyapı sorunları birçok insanın temel hizmetlerden yararlanmasından mahkum bırakıyor. Iztapalapa hayatın bir nebze olsun ucuz olmasından dolayı özellikle 1980-1990 yılları arasında ülkenin kırsal kesimlerinden yeni iş imkânları ve diğer ekonomik sebeplerden dolayı başkent Meksiko City’e göç eden ailelerin akınına uğradı. İşsiz genç nüfus oranının yüksek olduğu ilçede sakinlerinin çoğu yoksulluk sınırının altında yaşıyor. İlçedeki nüfus yapısı dikkate alındığında genel olarak ailelerin geçim yükü kadınların omuzlarında. Genç yaşta çocuk sahibi olunması ve çeşitli sebeplerden dolayı kadınların çocukları ile birlikte tek başına kalması ciddi sıkıntılara yol açmakta.

2017 yılında hayata geçirilen Programa Soldaderas Güçlü Kadın Güçlü Meksika Programı kapsamında TİKA tarafından Iztapalapa ilçesinde ekonomik sosyal marjinalleşmenin yüksek olduğu Xalpa semtinde yaşayan ve desteğe muhtaç bekâr annelere yönelik meslek edindirme faaliyetleri kapsamında bir dikiş nakış atölyesi kuruldu. Iztapalapa ilçesinde ailelerinin geçimini sağlamaya çalışan (aile reisi) toplam 301.118 kadın yaşıyor. Kurulan dikiş-nakış atölyesi ile Xalpa semtinde yaşayan yaklaşık 9.000 aile reisi kadına yönelik kurs hizmeti verilmesi hedefleniyor.

TİKA’nın katkıları ile kurulan dikiş-nakış atölyesinin açılış törenine TİKA DOGAL Daire Başkanı Dr. Rahman Nurdun, Santa Catarina Bölge Direktörü Cutberto Panchi Sanchez, Iztapalapa Kalkınma Promosyon Bölüm Şefi Laura Patricia Flores Chavez, Meksika Program Koordinatörü Muhammed Ünal, eğitim alan kadınlar ve ilçede yaşayan vatandaşlar katıldı. Törende konuşan TİKA DOGAL Daire Başkanı Dr. Nurdun, TİKA olarak bu yıl başlatılmış olan programa Soldaderas Güçlü Kadın Güçlü Meksika Programı altında kadınlara yönelik meslek edindirme eğitimleri kapsamında yaptıkları ilk projeyi açmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

TİKA DOGAL Daire Başkanı Dr. Nurdun, “Tüm dünya ülkelerince 2000 yılında kabul edilen binyıl kalkınma hedefleri kapsamında Türkiye olarak faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesine yönelik üzerimize düşen görevleri yerine getiriyoruz” ifadelerinde bulunara, kadınların kendi ayakları üzerinde durmasına yönelik projelere TİKA olarak devam edeceklerini belirtti.

Bölge Direktörü Cutberto Panchi Sanchez, TİKA’nın kadınların çalışma hayatına katılımları konusunda vermiş olduğu desteğin önemli olduğunu ve ilçelerinde yaşayan kadınların toplum içindeki yerlerini sağlamlaştırması ve birey olarak söz sahibi olmalarına katkı sağlayacağından dolayı Türkiye’ye sonsuz teşekkürlerini iletti. 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Karadağ’ın Ulçin ve Bar şehirlerini kapsayan Karadağ’da Zeytinciliğin Geliştirilmesi Projesi” kapsamında, İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden uzman heyet Karadağ’a inceleme ziyareti gerçekleştirdi.

TİKA, Karadağ genelinde gelir getirici ve istihdamı artırıcı çeşitli tarım projelerine devam ediyor.

Karadağ’da Arnavut ve Boşnakların yoğun olarak yaşadığı Ulçin ve Bar şehirleri tarihi ve turistik özelliklerinin yanında, tarımsal alanda çok sayıda verimli zeytin ağaçlarının bulunduğu Karadağ’ın ender şehirlerinden olma özelliğiyle ön plana çıkıyor. Söz konusu şehirlerde, kırsal nüfusun tamamına yakını zeytin yetiştiriciliği yapmakta zeytin ve özellikle zeytinyağı şehirlerin en önemli gelir kaynaklarının başında geliyor.

Bölgede temel geçim kaynağı zeytincilik olmasına karşın kullanılan metod ve teknolojilerin günümüz standartlarının çok gerisinde olması insanların gelir seviyesini olumsuz şekilde etkilemekte ve hayat standartlarını düşürüyor. Ayrıca, Bölgede çok az sayıda zeytinyağı sıkma makinesi bulunmakta ve üreticiler kısıtlı üretimleri ile ancak küçük gelirler elde edebiliyorlar. Bu olumsuz sürecin sonucu olarak; zeytincilik sektöründe istihdam edilen kişi sayısı her geçen gün azalırken üreticilerin ellerinde zeytin ağaçları bulunmasına rağmen ürünlerini gelire dönüştüremiyorlar.

Çalışma heyetince Ulçin ve Bar şehirlerini kapsayan çalışma gezisinde zeytin çiftçileri ve zeytinyağı üreticileri ile bir araya gelinerek sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi. Zeytin ağaçlarının durumu gözlemlenerek Bölgenin zeytincilik kapasitesinin nicelik ve niteliksel olarak artırılması için neler yapılabileceği ile ilgili araştırmalar yapıldı.

Proje ile bölgede zeytincilik alanında yaşanan olumsuz sürecin önüne geçmek için, TİKA tarafından başlatılan Karadağ’da Zeytinciliğin Geliştirilmesi Projesi ile zeytin yetiştiricilerinin modern tekniklerle kaliteli zeytinyağı üreterek gelirlerini artırmalarını hem de bölgede yaşayan halka istihdam olanağı sağlanması planlanıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Gazi Üniversitesi Mimar Kemaleddin Salonu'nda, Gazi Üniversitesi Akdeniz Havzası ve Afrika Medeniyetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (GAKAF) "25 Mayıs Afrika Günü" dolayısıyla düzenlediği kutlama törenine katıldı. Törende GAKAF tarafından "Yılın Kurumu" arasına seçilen Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)’ya ödülü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan tarafından TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam’a takdim edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Buradaki konuşmasında, geçen yıl 25 Mayıs Afrika Günü'nde, Afrika dostluğunun nişanesi olarak sosyal sorumluluk projesi başlatıldığını, Hamamönü'nde Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Merkezi'nin açılışının yapıldığını belirtti. Afrika Evi'nin, Afrika'ya yapılan ziyaretlerin güzel bir meyvesi olduğunu dile getiren Erdoğan, Afrikalı kadınların güçlendirilmesi ve adil bir pazar kurulması amacıyla yapılan projenin bugün kuruluş yıl dönümünün kutlandığını söyledi. Projelerin sürdürülebilir olmasının son derece önemli olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, daha nice yıllar her mayıs ayında çeşitli vesilelerle "Afrika Günleri"nde buluşmaya devam edileceğine inandığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, ilk günden bu yana projeye katkı veren tüm kurum ve kuruluşlara, Gazi Üniversitesi Akdeniz Havzası ve Afrika Medeniyetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne teşekkür etti. Afrika kıtasını şemsiyesi altında bulunduran Afrika Birliği Örgütü'nün kuruluş tarihi olan 25 Mayıs dolayısıyla duyulan heyecanın yeniden tazeleneceğini ifade eden Emine Erdoğan, Gine Cumhurbaşkanı Conde'nin eşi Hadja Djene Kaba Conde'yi ağırlamaktan da memnuniyet duyduğunu belirtti.

 "Önümüzdeki dönemlerde de Afrika ziyaretlerimizi sürdüreceğiz"

Afrika kıtasının doğal zenginlikleri, kültürel birimi, yetenekli insan gücüyle yeryüzünün en özel coğrafyalarından olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, "Türkiye'nin Afrika'ya yaklaşımı hep dostluk üzerine olmuştur. Afrika'nın yekpare tek yürek bir kıta olmadığını, içinde binlerce renk barındırdığını hepimiz biliyoruz. Türkiye olarak, Afrika'nın küllerinden yeniden doğmasının da her zaman destekçisiyiz." diye konuştu. Emine Erdoğan eşi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Afrika kıtasına yaptıkları her ziyarete Afrikalıların güler yüzlü ve içten misafirperverliğiyle karşılaştıklarını vurgulayarak, Ocak'ta Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'ı kapsayan ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Erdoğan, şöyle devam etti: "Her ziyaretimizde Afrikalı dostlarımız, bizi uzaklardan gelen yakın bir dost kardeş gibi muhabbetle karşılıyorlar. Biz de kıtadaki dostlarımızın sorunlarıyla yakından ilgileniyor, ülkemize döndüğümüzde bu zorlukların aşılmasında yapabileceklerimiz için çalışmalara başlıyoruz. 'Kazan kazan' felsefesiyle projeler gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de Afrika ziyaretlerimizi sürdürecek, katkılarımızı yapmaya devam edeceğiz."

Türk milletinin Afrika'ya olan ilgisinin çıkara değil gönül bağlarına dayandığının altını çizen Emine Erdoğan, Afrika'nın 54 ülkesinden 5 bin civarında öğrencinin Türkiye'nin farklı üniversitelerinde eğitim aldığını aktardı. TİKA, AFAD, Türk Kızılay'ı gibi resmi kurumların yanı sına sivil toplum kuruluşlarının kalkınma yardımları için Afrika'da canla başla çalıştığını dile getiren Emine Erdoğan, bu seferberliğe destek olmak için kurulan Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi'ninin açıldığı günden bu yana uluslararası fuarlarda stantlar açtığını, Türkiye'ye gelen misafirlerin ağırladığını, Afrika'nın Türkiye'deki kalbi olduğunu söyledi.

 "Ülkelerinizden yeni ürünler bekliyoruz"

Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Merkezi tüm potansiyelini kullanamadığına işaret eden Emine Erdoğan, merkezin bundan sonra daha etkin kullanılması, artı değerler üretmesi, tam anlamıyla bir Afrika Evi olmasını istediklerini belirtti. Afrika ülkelerinin büyükelçilerine ve eşlerine seslenen Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hamamönü'ndeki merkezimiz, 365 gün işleyen aktif bir merkeze dönüşsün. Burada Afrika'nın bütün zenginliğini konuşalım, yaşayalım, yaşatalım. Gençlerimiz burayı dünyaya açılan bir merkez olarak kullansın. Kendilerini geliştirsinler, yeni dostluklar oluştursunlar. Kültürler arası köprüler kursunlar. Değişen dünyada Afrika'nın daha güçlü bir aktör olarak yer alacağına gönülden inanıyorum. Kıtanın istikbali parlaktır. Bu süreçte kadınların güçlenmesi bizim için temel hedeflerdendir. Biz kurduğumuz pazarda Afrikalı kadınlardan satın aldığımız el emeği ürünleri satıyoruz. Büyükelçilerimiz bu süreci koordine ediyorlar. Böylece Afrikalı kadın dostlarımız, yeni üretimler yapmak için güç buluyorlar."

Afrika el sanatları pazarının daha da zenginleştirilmesini isteyen Emine Erdoğan, "Ülkelerinizden yeni ürünler bekliyoruz. Temel hedefimiz Afrika sorunlarına çözümler üretmek. Afrika'nın barış ve istikrarına katkı sağlamak. Çok sevdiğim bir Afrika atasözü var; 'aslanlar kendi hikâyelerini yazmadıkça, avcıların hikâyelerini dinlemek zorundadır.' İnanıyorum ki Afrika kendi hikâyesini yazacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Emine Erdoğan, Afrika'nın kadınlarının güçlerini göstereceğini, müziği, el sanatları mutfak kültürü ve daha nice özelliği ile daha bu hafta Afrika'nın yeniden hissedileceğini, dostluğun tazeleneceğini söyledi. Afrika Büyükelçileri Eşleri Derneğinin Güney Sudan yararına gastronomi etkinliği düzenlemesinden de çok memnun olduğunu kaydeden Emine Erdoğan, "İnsanlık bizim çevresinde buluştuğumuz en temel değerdir. Bu buluşmanın başka güzellikleri faydaları tetikleyeceğine inanıyorum." dedi.

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan, konuşmasına üniversiteye ilişkin bilgi vererek başladı. Gazi Üniversitesinde Türkiye'nin her bölgesinden gelen toplam 45 bin 898 lisans öğrenciye eğitim verildiğini, enstitülerde lisansüstü eğitim gören öğrenci sayısının ise 23 bin 947 olduğunu aktaran Uslan, şöyle devam etti: "Öğrencilerimizin 2013'ünü, dünyanın 98 ülkesinden üniversitemizi tercih ederek ülkemize gelen yabancı uyruklu öğrencilerimiz oluşturuyor. Söz konusu öğrencilerimizin yaklaşık yüzde 15'i, 54 Afrika ülkesinin 18 farklı ülkesinden üniversitemizi tercih eden ve Türkiye ile Afrika arasında en kuvvetli ve kalıcı bağları kuracak olan bilim ve kültür elçilerimizdir. Bu özellikleri ile de bizler için çok kıymetlidirler."

Afrika çalışmaları üzerine Türkiye'de faaliyet gösteren beş araştırma merkezinden en önemlilerinden birinin Gazi Üniversitesi Akdeniz Havzası ve Afrika Uygulama ve Araştırma Merkezi olduğunu anlatan Uslan, başta Fas ve Tunus olmak üzere Cibuti, Cezayir, Nijer, Senegal, Ruanda ve Zambiya gibi Afrika Kıtası’nın beş farklı bölgesi ile turizmden edebiyata, sağlıktan mühendislik alanına kadar akademik ilişkilerin bulunduğunu bildirdi.

Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde'nin eşi Hadja Djene Kaba Conde ise Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Merkezinin açılışının yıl dönümü kutlamak üzere bir araya gelindiğini belirterek, Emine Erdoğan'a kendisini ağırladığı ve onur konuğu yaptığı için teşekkür etti. El sanatları ve kültür merkezinin Gine'nin gayrisafi yurtiçi hasılasına katkı sağladığına vurgu yapan Conde, "El sanatları sektörü kadınların ağırlıkta olduğu bir sektördür. Son derece önemli bir gelir kaynağıdır, Gineli kadınların bağımsızlaşmasında önemli rol oynamaktadır." diye konuştu. Afrika Evi ile Afrika kültürünün keşfedileceğini ve değer kazanacağını dile getiren Conde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden parti genel başkanı seçilmesinden dolayı tebriklerini iletti.

TİKA’ya Yılın Kurumu Ödülü

Konuşmaların ardından, Rektör Prof. Dr. Uslan, Emine Erdoğan'a lale motifi ve 8 köşeli yıldızın yer aldığı cam tablo hediye etti. Emine Erdoğan'a, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve GAKAF Müdürü Prof. Dr. Suna Ağıldere tarafından "Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Merkezi Projesi" himayeleri dolayısıyla GAKAF yılın kişisi ödülü takdim edildi. GAKAF yılın kurumu ödüllerinin sahiplerini bulduğu programda, GAKAF tarafından "Yılın Kurumu" arasına seçilen TİKA’ya ödülü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan tarafından TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam’a takdim edildi. Afrikalı sanatçı Mory Kante konser verdi. Programın ardından Emine Erdoğan, "Belgelerle Osmanlı Devleti ile Kuzey ve Batı Afrika İlişkileri" sergisini gezdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Polonya’nın Suchowola Bölgesi’nde inşaatı tamamlanan İslam Kültür Merkezi hizmete açıldı.

Faaliyet gösterdiği coğrafyalarda birçok alanda önemli projelere imza atan TİKA çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda TİKA tarafından Polonya’nın Suchowola Bölgesi’nde inşası tamamlanan İslam Kültür Merkezi hizmete açıldı.

Açılış törenine Türkiye Cumhuriyeti Polonya Büyükelçisi Tunç Üğdül, Polanya Müslümanları Müftüsü Tomasz Miskiewicz, TİKA Bükreş Koordinatörü Hacı Ahmet Daştan,  diplomatik misyon temsilcileri, yerel resmi makamlar, Tatar soydaşlar, Polonya vatandaşlar katıldı.

Büyükelçi Üğdül açılışta yaptığı konuşmada, projede emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek, Polonya Müslümanları Müftülüğüne TİKA ile işbirliği halinde Tatar soydaşlara yönelik üretilen proje için teşekkür etti. Polonya Müslümanları Müftüsü Miskiewicz ise özetle projenin gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, proje paydaşı TİKA’ya, Türkiye Cumhuriyetine ve Polonya Resmi makamlarına teşekkürlerini iletti.

Proje çerçevesinde bölgede yaşayan Tatar soydaşların ihtiyaçları dâhilinde inşa edilen İslam Kültür Merkezi’nde Tatar Soydaşların kendi kültürlerini yaşama ve yaşatmaları anlamında faaliyetler gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK), Bangladeş Sağlık Bakanlığı Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı Genel Müdürlüğü Bangladeş’te Tüberkülozla Mücadele Programı başlatıldı.

Tüberküloz(TB) hastalığı, günümüzde etkin bir şekilde tedavi edilebiliyor olmasına karşın halen dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak varlığını devam ettiriyor. Dünyada 9,6 milyon Tüberküloz hastasının olduğu bilinmekte olup bunların 480.000’nin çok ilaca dirençli TB olması ve HIV ile birliktelik göstermesi hastalığının ciddiyetini artırıyor.

Türkiye’de uygulanan TB kontrol faaliyetleri sonucunda yüz binde 18 indisans hızı ile hastalık eliminasyon aşamasına gelmiş ancak TB’nin bulaşıcılığı yüksek olan bir hastalık olması ve ülkemizin göç alan bir ülke olması nedeniyle hastalığın tam olarak kontrol altına alınması mümkün olamıyor. Bu nedenle TB ile küresel düzeyde mücadele edilmesi gerekiyor.

Dünyada tüberküloz en çok Güney-Doğu Asya ve Sahra Güneyi Afrika’da bulunuyor. Bangladeş’te her yıl 306 bin yeni hasta ortaya çıkıyor. Bangladeş'in yüksek göç alan bir ülke olması, nüfus yoğunluğunun fazlalığı, yoksulluk, hava kirliliği ve elverişsiz çalışma koşulları TB'ın yüksek hızla yayılmasına olanak sağlıyor.

Türkiye sahip olduğu personel, bilgi ve deneyimleri ile TB hastalığının küresel düzeyde kontrol altına alınması için ‘Tüberkülozla Mücadele Programı’nın ilk ayağını Bangladeş’te başlattı. Bangladeş Sağlık Bakanlığı Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı Genel Müdürlüğü ile işbirliği halinde yürütülecek program sağlık personelinin eğitilmesi, Tüberküloz tedavisi hizmeti veren hastane ve dispanserlere tıbbi donanım ve malzeme desteği verilmesi, yeni TB merkezleri oluşturulması gibi bileşenlerden oluşuyor.

TB ile Mücadele Programını başlatmak üzere Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK) Tüberküloz Daire Başkanı Dr. Erhan Kabasakal, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Daire Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kılıç ve Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Şeref Özkara ile TİKA personelinden oluşan teknik bir heyet Bangladeş’te bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Dakka ve Mymensingh’te TB merkezlerini ziyaret eden heyet ülkenin TB alanındaki uygulamalarını yerinde inceledi ve ihtiyaçlarını tespit etti. 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya’nın memleketi olan, Güney Vilayetindeki Sangmélima ve Zoétélé beldelerinde gençlere yönelik sağlık taraması ve eğitim programı gerçekleştirdi.

Gerek Kamerun Devleti gerek uluslararası kuruluşlar (başta Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Ulusal Kalkınma Ajansı olmak üzere) AİDS ile mücadele konusunda çaba gösteriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Kamerun’da 2015 yılı itibariyle AİDS’e yakalanan kişi sayısı 20 milyonluk nüfusta 620.000’e ulaştı. Birleşmiş Milletlerin 2030 yılı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında da AİDS ile mücadele konusuna yer verildi.

AİDS hastalığının, ülkenin özellikle Güney Vilayetinde kırsal alanda çok yaygın olduğu, kimi köylerde köy halkının tamamının HIV virüsü taşıdığı ifade edilmekte olup, tabu sayılan konuya dair gençler arasında bilgi eksikliği bulunması hastalığın daha da yayılmasına neden oluyor.

“Gençliğin Kamerun Kalkınmasına Katkıları” temasıyla bu sene altıncısı düzenlenen Eğiticilerin Eğitimi programı bünyesinde,  “Gençlere Yönelik Sağlık Taraması ve Bilinçlendirme Eğitimi Projesi”, Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya’nın Eşi Chantal Biya Vakfı Faaliyetlerine Destek Derneği (3AFCB) ile gerçekleştirildi. Bu çerçevede yaklaşık 200 kişi hastalıklar ve korunma yolları hakkında eğitim görmüş, 600 kişi de AİDS, Hepatit B/ C testi yaptırdı. Test yaptıranlar arasında 36 kişinin HIV ya da Hepatit virüsü taşıdığı tespit edildi.

Kamerun’un 2030 yılı hedefleri arasında yer alan AİDS’le mücadele kapsamında ele alınan projede, sağlık alanındaki koşulların ve gençlere yönelik çalışmaların yetersizliğinden dolayı gereken kontrolleri yaptıramayan kişilere sunulan bu hizmetle, bölge halkının bilinçlenmesi hedeflendi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Kosova’da kadınların meslek sahibi olmalarını ve ekonomide kadın istihdamının arttırılması çalışmalarını gerçekleştirmeye devam ediyor.

Kosova'nın tarihi şehirlerinden biri olan Gilan’da yaşayan soydaşlarımız tarafından Türk ve Arnavut kardeşliğini geliştirmek ve kadınların meslek sahibi olmalarını sağlamak amacıyla 2012 yılında kurulan Gilan Kültür Derneği bünyesinde düzenlenmesi planlanan dikiş kursları TİKA tarafından temin edilen dikiş makineleri, ekipman ve malzemeleri desteği ile başlatıldı.

Söz konusu proje ile kadınların meslek sahibi olmaları, aile ekonomilerine destek sunmaları ve bölgede kadın istihdamının arttırılması sağlanacak. TİKA‘nın katkılarıyla açılan dikiş atölyesinde düzenlenen kurslara çok sayıda kadın ilgi gösterdi. Dikiş atölyesinin açılış törenine Kosova Sağlık Bakanı Yardımcısı Kadir Hüseyin, Gilan Kültür Derneği Başkanı Filiz Sllamniku, TİKA Priştine Koordinatör Yardımcısı Fulya Aslan, çok sayıda davetli ve kursiyer katıldı.

Gilan Kültür Derneği Başkanı Filiz Sllamniku, kursun açılması konusunda sağladıkları desteklerden dolayı TİKA’ya teşekkürlerini sunarak, kursa katılan bir grup Kosovalı kadının da Türkiye’nin Karabük ilinde meslek eğitimi gördüklerini ifade etti. Dikiş kursunun başladığı, Eylül ayından itibaren 180 kadının eğitim aldığını ifade eden Sllamniku kurslara katılan kursiyerlerden bazılarının kendi atölyesini açtığını, bazılarının ise bölgedeki mevcut atölyelerde çalışmaya başlayarak iş ve meslek sahibi olduğunu kaydetti.

Açılışın ardından kursiyerler tarafından tasarlanan ve hazırlanan kıyafetler Gilan Belediye Kültür Merkezinde sergilendi. 

 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı tarafından Tiran Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi’ne ait kütüphane genişletilip fiziksel altyapısı iyileştirilerek oturum, söyleşi vb. etkinlikler için kullanılabilecek çok amaçlı bir amfinin de kurulumu gerçekleştirildi. 

Proje açılışından fakültede düzenlenen açılış törenine Arnavutluk Cumhuriyeti Eğitim ve Spor Bakanı Lindita Nikolla, T.C. Tiran Büyükelçisi Hidayet Bayraktar, TİKA Tiran Program Koordinatörü Eyüp Yavuz Ümütlü, Yabancı Diller Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artur Sula ile birlikte çok sayıda öğrenci, öğretim üyesi ve basın mensubu katıldı.

Fakültenin Slav ve Balkan Bölümü’ne bağlı Türk Dili Dalı’nın da bu projeden faydalanması öngörülüyor.

Kurdele kesimi ve iki ülkenin ulusal marşlarının okunmasının ardından Dekan Prof. Dr. Sula yaptığı konuşmasında, amfi eksikliğinin giderilmesinden ve kütüphane alanlarının genişletilmesinden dolayı TİKA’ya minnettar olduğunu belirterek, ileride de bu işbirliğinin devam etmesini arzuladığını söyledi.

Eğitim ve Spor Bakanı Nikolla ise, yapılan desteklerden sadece Türk Dili Dalında okuyan öğrencilerin faydalanmayacağını, söz konusu yardımların fakültede okuyan tüm öğrencilere hizmet sağlayacağından ötürü eğitim kalitesinin yükseleceğini öngördüklerini belirtti ve TİKA başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

TİKA Tiran Program Koordinatörü Ümütlü, TİKA’nın yaptığı projelerle Türkiye’nin dostluk elinin hissedilmesi gayesini içeren mesaj vermek istediğini söyledi. İnsan yetiştirmenin bir ülkenin geleceği için en önemli şey olduğunu, bunun ise eğitim alanında yapılacak işlerle, aklı ve kalbi hür nesiller yetiştirilerek sağlanabileceğini söyleyen Ümütlü, bu kapsamda eğitim alanında yatırım yapmaktan ayrıca memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Büyükelçi Hidayet Bayraktar ise, Türkiye ile Arnavutluk arasındaki ilişkilerin en önemli boyutlarından birisinin eğitim ve kültür alanlarındaki işbirliği olduğunu, bu alandaki projelerin gerçekleştirilmesinde Arnavutluk Eğitim ve Spor Bakanlığı’nın gösterdiği işbirliğinin bu yatırımların artmasına teşvik ettiğini söyledi. Bayraktar, eğitim alanındaki işbirliğinin devam edeceğini belirterek; son zamanlarda gerek Tiran Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi gerekse Tiran ile İşkodra Yunus Emre Kültür Merkezleri’nde Türkçe dilinin öğrenilmesi noktasındaki ilginin artması nedeniyle mutluluk duyduğunu ifade etti.  

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Afganistan’ın başkenti Kabil’de faaliyet gösteren ve bünyesinde 150’ye yakın öğrenci barındıran eğitim merkezlerine gıda, hijyenik malzeme ve tefrişat yardımında bulundu.

Afganistan’ın farklı şehirlerinden gelen ve Kabil’deki üniversitelerde dar imkanlarla eğitim gören ve Afganistan’ın geleceği olan öğrencilere 1 yıllık gıda, hijyenik malzeme ve kapasitelerinin geliştirilmesi için tefrişat yardımı yapıldı.

TİKA, Afganistan’ın farklı yerlerinde eğitim merkezlerine destek vermeye devam ediyor. Söz konusu eğitim merkezleri kısıtlı imkânlarla eğitim gören 150’e yakın öğrencileri barındırıyor. Eğitim alan bu öğrencilerin daha rahat ve eğitim kalitelerini geliştirebilmelerini sağlamak amacıyla eğitim merkezlerine gıda, temizlik malzemeleri ve donanım desteğinde bulunuldu.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı  (YTB) Başkan Yardımcısı Sayit Yusuf ve TİKA Kabil Koordinatör Yardımcısı Gökhan Keser tarafından yardım malzemeleri yetkililere teslim edildi. Törende Sayıt Yusuf, Afganistan’ı ve Afgan Halkını Türkiye ve Türk Milletiyle dost ve kardeş olduklarının altını çizerek, “Böyle bir törene katılmaktan çok mutluluk duyuyorum” dedi.

TİKA Kabil Koordinatör Yardımcısı Keser ise yaptığı açıklamada, “TİKA olarak, Afganistan ve Afgan Halkına, her alanda özellikle eğitim ve sağlık gibi hassas alanlardaki yardımlarımız durmaksızın devam edecektir. Biz Türkiye ve Türk Milleti olarak, Afganistan Halkı ile dostuz ve kardeşiz” ifadelerinde bulundu.