Dünyada milli gelirine oranla en fazla insani yardım yapan ülke konumundaki Türkiye, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Sağlık Bakanlığı işbirliğinde Afrika'nın farklı bölgelerinde ve Filistin'de yapılan hastaneler her yıl binlerce kişiye şifa dağıtıyor.
Balkanlar'dan Ortadoğu'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya dünyanın pek çok bölgesinde eğitim, sağlık, sosyal, altyapı hizmetleri, kapasite geliştirilmesi, kültürel mirasın korunması gibi çeşitli alanlarda uyguladığı projelerin sayısını her geçen gün arttıran TİKA, Türkiye’nin "Afrika açılımı" politikası çerçevesinde bölge ülkelerinin çehresini değiştirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 2015'te Somali'nin başkenti Mogadişu'da hizmete açılan Somali-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Somalilerin umudu oldu. TİKA tarafından donanımı sağlanan 230 yataklı hastanenin inşaatını Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) yaptı. Başkent Mogadişu ve çevresindeki 2 milyon kişiye hizmet verecek kapasiteye sahip hastanede her ay ortalama 6 bin kişi tedavi görüyor ve 100 ameliyat yapılıyor. Doğu Afrika'nın en modern ve donanımlı sağlık merkezi kabul edilen hastanede, 11 yataklı doğum sonrası bakım ünitesi, 10 yataklı yoğun bakım ünitesi, 4 ameliyathane, 4 doğum odası, radyoloji ünitesi, laboratuvar bölümleri bulunuyor. Hastanede 47'si Türk olmak üzere 390 kişi çalışıyor. İki ülke arasında imzalanan protokol uyarınca Sağlık Bakanlığı, hastaneye 5 yıl uzman personel ve finansal destek verecek.
Hastane, 5 yıl süreyle iki ülke tarafından ortak işletilecek ve süre sonunda Somali'ye bedelsiz devredilecek. Ayrıca protokol kapsamında Somali'de üçüncü basamak modern hastane işletme modeli oluşturulacak, ülke halkına sürdürülebilir, güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulacak ve sağlık sistemine yetişmiş insan gücü kazandırılacak.
Nyala'daki Hastane Bölgeye Hizmet Veriyor
Afrika'da Türkiye'nin desteğiyle hizmete giren diğer bir sağlık kurumu, Sudan'da bulunuyor. Güney Darfur eyaletinin başkenti Nyala’daki, Nyala Sudan-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3 yıl önce TİKA tarafından yapıldı. Hastane, Sağlık Bakanlığınca işletiliyor. Konumu itibarıyla bölgenin merkezinde bulunan hastane, sadece Sudan'dan değil, Kamerun, Çad, Gambiya ve diğer civar ülkelerden gelen hastalara da şifa dağıtıyor. Kadın doğum, çocuk, patoloji, radyoloji, dâhiliye, üroloji olmak üzere hemen her alanda tedavi hizmetleri sunulan 150 yataklı hastanede, 2014 yılından bu yana Türk uzman hekimlerce Sudanlı sağlık personeli ve hekimlere de eğitimler veriliyor. Hastanede 3 ameliyathane, 14 yataklı çocuk ve yeni doğan bölümü, 8 yataklı erişkin yoğun bakımı bölümleri bulunuyor. Hastaneden yılda 120 bin hasta yararlanıyor. Organ nakli dışında her tür operasyonun yapıldığı hastanede, yaklaşık 50 Türk ve 280 Sudanlı sağlık personeli hizmet veriyor.
Libya'daki İç Savaşın Acıları Sarılacak
Libya'daki iç savaş nedeniyle büyük bir yıkımın yaşandığı Misrata'daki hastane inşaatına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 2012'de başlandı. Geçen yıl inşaatı tamamlanan ve yaklaşık 2 bin 400 metrekare kapalı alana sahip hastane, kadın, erkek ve acil ortopedik müdahale olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Hastanede 19'u erkek ve 19’u kadınlar için olmak üzere toplam 38 terapi bölmesi ve 2 adet terapi havuzu bulunuyor. Günlük hasta kapasitesinin 200 olacağı tahmin ediliyor. Hastanenin yıl içinde Libyalıların hizmetine sunulması bekleniyor.
Filistin'deki Tubas Türk Hastanesi Her Yıl 40 Bin Hastaya Hizmet Veriyor
Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki 40 bin nüfuslu Tubas bölgesinin ilk hastanesi olma özelliği taşıyan Tubas Türk Hastanesi, 2012'de TİKA tarafından yapıldı. Tıbbi donanımın sağlanmasıyla 2014'te hizmete giren 30 yataklı hastane, çevre şehirlerden de gelen hastalarla birlikte her yıl yaklaşık 40 bin hastaya hizmet veriyor. Bugüne kadar 100 binden fazla kişiye şifa sunan hastanede, yılda ortalama 6 bin 500 ameliyat yapılıyor. Ülkenin en büyük ve en modern eğitim ve araştırma hastanesi unvanına sahip 150 yataklı Türkiye Filistin Dostluk Hastanesinin yapımına da 2011'de başlandı. Hastane inşaatı 2015'te tamamlandı. Tıbbi donanımının tamamlanmasının ardından hizmete girecek hastane, 1 milyon 850 bin nüfuslu Gazze Şeridi’nin tamamına hizmet verecek.
Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da bulunan Karadağ Kadın Lobisi Meslek Edindirme Merkezi’nin tadilatı ve donanımı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından tamamlanarak hizmete açıldı.
Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da 17 yıldır faaliyet gösteren “Karadağ Kadın Lobisi” şiddete maruz kalmış kadın ve çocuklara yönelik bir sığınma evi olarak faaliyet gösteriyor. Kadın Sığınma Evinde barınan mağdur kadınların topluma kazandırılması ve meslek sahibi olarak yaşam standartlarının iyileştirilmesi için Karadağ Kadın Lobisi bünyesinde kurulan, kuaför, dikiş ve bilgisayar kurslarının verildiği “Meslek Edindirme Merkezi’nin” tadilat ve donanımı TİKA tarafından tamamlanarak hizmete açıldı. Açılış törenine Türkiye Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, Karadağ İçişleri Bakanlığı yetkilileri, Karadağ Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, Sivil toplum kuruluşları, TİKA yetkilileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Töreninde konuşan Türkiye Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, Türkiye’nin, TİKA eliyle Karadağ halkının ihtiyaç duyduğu her alanda işbirliğine hazır olduğunu vurgulayarak, projede emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. TİKA Karadağ Koordinatörü Ahmet Altun ise, TİKA’nın Karadağ’da hayatın her alanına dokunan projeler gerçekleştirdiğini belirtti. Proje’nin şiddet mağduru kadınların topluma kazandırılması ve meslek sahibi olarak kendi ayaklarının üzerinde durabilmeleri açısından önemine değinen Altun, Karadağ’da sosyal alanlara yönelik projelerin devam edeceğini sözlerine ekledi.
Karadağ Kadın Lobisi Müdürü Aida Petroviç‘de, Kadın Lobisi’nin, TİKA ile tanışana kadar sadece şiddete uğrayan kadın ve çocuklara barınak olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti. Petroviç, projenin Karadağ’da şiddete uğrayan kadınlar için bir umut ışığı olacağını kaydederek, Türkiye ve TİKA’ya teşekkürlerini iletti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Talesemi hastası çocuklara ücretsiz tedavi hizmeti sunan Frontier Foundation’a ilaç ve tıbbi malzeme desteğinde bulundu.
Pakistan’da başta eğitim, sağlık olmak üzere, temiz içme suyu temini, hayvancılık ve benzeri birçok farklı alanda proje gerçekleştiren TİKA, sağlık sektöründe gerçekleştirdiği projelere bir yenisi daha ekledi. Bu kapsamda geçmişte yaşanan terör faaliyetlerinden en çok etkilenen ve dolayısıyla sağlık hizmetlerine erişimin oldukça zor olduğu Swat ve FATA bölgesinde çocukların tedavisini üstelenen Frontier Foundation’a TİKA tarafından 3000 Talasemi hastasının yararlanması için ilaç ve tıbbi malzeme desteğinde bulunuldu.
TİKA tarafından temin edilen ilaç ve tıbbi malzemeler, düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi. Törene Peşaver Valisi Saqib Riza Aslam, TİKA İslamabad Koordinatörü Mehmet Emre Aktuna, Koordinatör Yardımcısı İbrahim Katırcı, hastane yetkilileri ve hasta çocukların aileleri katıldı.
Törende konuşan Aktuna, Pakistan’da özellikle sağlık alanında TİKA tarafından gerçekleştirilen projelerle ülkenin sağlık hizmetlerine yapılan katkıya vurgu yaparak, TİKA tarafından inşası ve donanımı gerçekleştirilen, her gün yaklaşık 1000 hastanın tedavi gördüğü, 2014 yılından beri hizmet veren Recep Tayyip Erdoğan Hastanesinin bu alanda en güzel örnek olduğunu belirtti.
Peşaver Valisi Saqib Riza Aslam ise Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı yardımlar ile Pakistan halkının daima yanında olduğunu belirterek; Talasemi hastalığının tedavisinin pahalı olduğunu ve uzun yıllara yayıldığını, bu açıdan TİKA tarafından verilen desteğin Talasemi hastası çocuklar ve aileleri için çok anlamlı olduğunu ifade etti.
Akdeniz Kansızlığı olarak da bilinen, tedavisi için düzenli kan transferinin zorunlu olduğu Talasemi hastalığından Pakistan’da 50.000 çocuk mustariptir ve bu sayı her yıl 5000 kadar artıyor.
Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, ülkesindeki barış sürecinde ilk uygulama bölgesi olan Orejon’da, TİKA’nın inşa ettirdiği okulu törenle hizmete açtı.
Törene Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos ve Dışişleri Bakanı Maria Angela Holguin’in yanı sıra Çatışma Sonrası Dönem Bakanı Rafael Pardo, Eğitim Bakanı Yaneth Giha Tovar, TİKA Doğu ve Güney Asya, Pasifik ve Latin Amerika Daire Başkanı Dr. Rahman Nurdun ile FARC yöneticilerinden “Pastor Alape” ismiyle bilinen Felix Antonio Munoz katıldı.
Juan Manuel Santos, törende yaptığı konuşmada, bu eserin sadece bir okul değil, aynı zamanda bölge halkının iş kapasitesini de artıracak bir merkez haline geleceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kolombiya ziyaretini hatırlatan Santos, “Bize bu okulla yardımlarını gönderen dostumuz Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.” dedi. TİKA’nın yaptırdığı bu okulla, Türkiye’nin Kolombiya barışının inşasına katkıda bulunduğunu dile getiren Nobel ödüllü Devlet Başkanı Santos, Kolombiya’ya olan desteklerinden ötürü Türk halkına ve hükümetine teşekkürlerini iletti.
Açılışın ardından okul binasını gezen Santos, burada kendisine ikram edilen lokumların tadına baktıktan sonra okuldaki öğrencilere de tek tek ikram etti. Santos daha sonra Dışişleri Bakanı Maria Angela Holguin, Türkiye’nin Bogota Büyükelçisi Engin Yürür, TİKA Bogota Program Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Özkan’la okul bahçesine fidan dikti.
“Bu dağlarda artık Türkiye’nin izi sürekli kalacaktır”
Dışişleri Bakanı Holguin de törenin ardından yaptığı açıklamada, bölgenin kara mayınlarından arındırılmış bir yer olmasının önemine değindi ve Türkiye’nin böyle bir bölgeye okul sunduğunu dile getirdi. “Bu dağlarda artık Türkiye’nin izi sürekli yer alacaktır.” ifadesini kullanan Holguin, “Tüm Kolombiyalıların kalplerinin derinliklerinden büyük bir şükran sunuyoruz.” dedi.
Orejon dışındaki diğer mezraların da yararlanacağı okulda 60 öğrencinin eğitim alması öngörülüyor. İki sınıfın yanı sıra geniş bir mutfak ve toplantı salonuna sahip okulun üst katı da öğretmenlerin kalması için lojman olarak düzenlendi.
Kolombiya’da FARC’la yapılan barış görüşmeleri başladığında, anlaşmanın uygulanması için pilot bölge olarak seçilen Orejon, bu ülkede en fazla kara mayını döşenmiş yer olarak biliniyor. Tarafların birlikte çalışmasıyla mayınların tamamen temizlendiği mezrada hükümet kırsal kalkınma alanında çalışmalar yürütüyor.
Hükümet ile FARC arasında 2 Ekim 2016’da imzalanan ilk barış anlaşması halk oylamasına götürülmüş, yaklaşık 13 milyon Kolombiyalının sandık başına gittiği referandumda yüzde 50,24 “hayır” sonucu çıkmıştı.
Küba’nın başkenti Havana’da yeniden masaya oturan tarafların uzun görüşmelerin ardından 12 Kasım 2016’da vardığı yeni barış anlaşması, 24 Kasım 2016’da Devlet Başkanı Juan Manuel Santos ile FARC lideri Rodrigo Londono tarafından imzalanmıştı.
Nüfusu 48 milyonu aşan Latin Amerika ülkesi Kolombiya’da yarım yüzyıldan fazla süren çatışmalar, 260 bine yakın kişinin hayatını kaybetmesine ve 6 milyondan fazla kişinin göç etmesine neden olmuştu.
Mumbai Üniversitesi’ne bağlı All India Khilafat Committe Collee of Education isimli yüksekokulun öğretim görevlilerine TİKA tarafından Türkiye’de işbirliği programı düzenlendi.
Türkiye’nin Hindistan'la olan tarihi ve kültürel bağlarının tekrar canlandırılması ve ülkeler arasında işbirliğinin arttırılması kapsamında Mumbai Başkonsolosu Erdal Sabri Ergen’in girişimleri ve TİKA’nın daveti üzerine Mumbai Üniversitesi’ne bağlı All India Khilafat Committee College of Education adlı yüksekokulun öğretim görevlilerinden oluşan heyet için Mayıs ayının ilk haftası Ankara ve İstanbul’da ziyaret ve işbirliği olanaklarının araştırıldığı bir program düzenlendi.
Program kapsamında Gazi Üniversitesi Rektörlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü işbirliğinde yoğun ve verimli bir tanışma ziyareti gerçekleştirildi. Programlar sonucunda ileriye yönelik her iki tarafın eğitimcilerine ve ilgililere tecrübe paylaşımı konusunda kapasite geliştirme programlarının oluşturulması yönünde şifahi olarak mutabakatlar sağlandı.
Kurtuluş Savaşı sırasında Hindistanlı Müslümanların Ankara Hükümetine gönderdiği iaşelerin önemli bir kanalını teşkil eden ve Bumbaili Müslümanlar için halen önem taşımaya devam eden All İndia Khilafat Committee'nin, Mumbai Üniversitesi bünyesinde işlettiği Yüksek Okul yöneticilerinden ve öğretim görevlilerinden oluşan heyetin ülkemizi ziyareti işbirliğimiz ve tarihi bağlarımız açısından da önemli bir adım olarak görülmektedir. Yine bu kapsamda ülkemizin tanıtımı ve muhtemel işbirliğinin başlangıcı olarak ilgili kurum ve kuruluşlarla ileride oluşacak bağlantıların kurulması bakımından çoğunluğu öğretim görevlilerinden oluşan heyetin ağırlanması ile Hindistanlı akademisyenler, günümüz Türkiye’sinde modern müzecilik, eğitim ve dini konularda ülkemizin edindiği tecrübelerini yerinde görerek tanıma fırsatlarını elde ettiler.
Ankara’nın ardından sosyal ve kültürel programa İstanbul’da devam edilmiş ve başta tarihi yarımada olmak üzere İstanbul’un tarihi mekanları ziyaret edildi.
Programın sonunda heyet, organizasyonda emeği olan herkese şükranlarını sunduktan sonra, işbirliğinin ve bağlantılarının sıkı bir şekilde devam etmesi temennileri ile Mumbai’ye gitti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) en önemli gelir kaynağı tarım olan Sudan’da tarım ve arıcılık projelerine desteğini sürdürüyor.
Nil Nehri’nin suladığı bereketli toprakları ile Afrika’nın en önemli tarım ülkelerinden biri olan Sudan’da tarım ve hayvancılık faaliyetleri ülkenin en önemli gelir kaynaklarının başında geliyor. Çoğunlukla geleneksel yöntemlerin kullanıldığı ülkede TİKA, 2010 yılından bu yana sürdürdüğü tohum projesi ile Darfur bölgesindeki 5 ayrı eyalette dağıttığı tohum ve zirai aletler ile bölge halkı başta olmak üzere tüm Sudan’a mal olan tarım projelerini her yıl gerçekleştirmeye devam ediyor.
Darfur bölgesinin dışında da çeşitli tarım projeleri gerçekleştiren TİKA, tohum projesinin yanı sıra Sudan’ın diğer eyaletlerinde de meyve, sebze, sera, fidan, tohum, arıcılık ve balcılık projeleri ile Sudan’a destek olmayı planlıyor.
TİKA organizasyonu ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan zirai/tohum projeleri ile arıcılık ve bal üretimi projeleri uzmanlarından oluşan iki Ziraat Mühendisi Sudan’a geldi.
TİKA tarım ve arıcılık uzmanları heyetini kabul eden Sudan Tarım Bakanı Prof. Dr. İbrahim Eddikhayr, heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek bir tarım ülkesi olan Sudan’da Türkiye’nin tecrübelerinden uzun yıllar faydalandıklarını ve Türkiye’ye yardımlarından dolayı müteşekkir olduklarını belirtti. Yeni tarım projelerinin gerçekleştirilebilmesi için TİKA’nın desteğine ihtiyaçları olduğunu, heyetin temaslarına ve saha çalışmalarına her türlü desteği vereceklerini, Türkiye’nin her alanda desteğinin kendileri için çok önemli olduğunu ifade eden Eddikhayr katkılarından dolayı TİKA’ya teşekkürlerini iletti.
Sudan Federal Meclisi’nde heyet ile görüşen Sudan Federal Kabine Bakanı Ahmed Saad, Federal Meclis Tarım Komisyonu Başkanı Muhammed Abdürrahim Ahmed, Tarım Bakanlığı Müsteşarı Ali Muallim Ali, Sudan tarım potansiyelinin ve yeni projelerin uygulanmasının öneminden bahsederek vermiş olduğu destekten dolayı TİKA’ya teşekkür ettiklerini söyledi.
TİKA tarım heyeti, Darfur eyaletlerinin yanı sıra Elcezire ve Sinnar eyaletlerinde de tohum, sulama, fide, sera, arıcılık ve bal üretimi konularında resmi temas ve saha incelemelerini gerçekleştirdi. Heyete eşlik eden Sudanlı yetkililer sürdürülmekte olan tarım projelerinin genişletilmesini beklediklerini ve yerel ihtiyaçların dikkate alınarak arıcılık, bal üretimi, tohum, fidancılık, sulama, sera başta olmak üzere Türkiyenin desteğine ihtiyaçları olduğunu ifade etti.
Heyetin yaptığı saha çalışmalarının ardından yapılacak değerlendirmeler neticesinde başta tohum ve arıcılık olmak üzere TİKA’nın Sudan’da tarım faaliyetlerine devam etmesi bekleniyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde 2012 yılında başlatılan “Kazakistan Cumhuriyeti Mesleki ve Teknik Eğitimde Eğiticilerin Eğitimi” programı 24 Nisan-5 Mayıs 2017 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Kazakistan’da Mesleki ve Teknik Eğitimde Eğiticilerin Eğitimi Programı, TİKA’nın özellikle Orta Asya ülkelerine yönelik sürdürdüğü ve teknik kapasiteyi geliştirmeyi amaçlayan çalışmalar arasında önemli bir yer tutuyor. Bu çerçevede düzenlenen programın açılışı Zeytinburnu Polis Kongre ve Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Açılış programına katılan Orta Asya Kafkaslar Daire Başkanı Dr. Ali Özgün Öztürk, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin temelinde iki kardeş halkın paylaştığı ortak değerlerin bulunduğunu, ortak tarih, kültür, köken ve dil gibi değerlerin iki ülkeyi birbirine bağladığını belirtti. Programa iştirak edecek eğitimciler ve onların öğrencilerinin iki ülke arasındaki dostane ve yakın ilişkilerin daha ileri götürülmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.
Bu yıl altıncısı düzenlenen programa, 2012-2016 yılları arasında farklı branşlardan 350’ye yakın öğretmen ve okul yöneticisi iştirak etti. İstanbul'da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı 5 ayrı meslek lisesinde uygulanan programa kardeş ülke Kazakistan'dan; turizm ve aşçılık, bilgi işlem ve programlama, tarım, mesleki eğitimde yönetim, ilkokul eğitimi branşlarında 50 öğretmen ve 2 yönetici olmak üzere toplam 52 kişi katıldı. Eğitim Programının Bilgi-İşlem ve Programlama bölümü, Bağcılar Abdurrahman ve Nermin Bilimli Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde, Turizm ve Aşçılık Bölümü Zeytinburnu M. İhsan Mermerci Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde, Tarım Bölümü Üsküdar Selimiye Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde, Mesleki Eğitimde Yönetim Bölümü Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, İlkokul Eğitimi Bölümü Fatih Beyazıt Ford Otosan İlkokulunda gerçekleştirildi.
İki haftalık programın ardından düzenlenen törenle katılımcılara sertifikaları verildi. Kazak eğitimciler, TİKA’nın kendilerine sağladığı bu imkandan büyük memnuniyet duyduklarını ve teşekkür ettiklerini, verilen eğitimin mesleki kariyerlerinde önemli bir yeri olduğunu ifade ettiler.
Karadağ’da bulunan 17 ve 18’inci yüzyıllara ait dönemin Osmanlı ve Karadağ ilişkilerini yansıtan Osmanlıca Berat ve Fermanların tanıtım sergisi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) desteğiyle başkent Podgoritsa’da gerçekleştirildi.
Karadağ’ın önemli tarihi ve turistik bölgelerinden biri olan Kotor şehrinde yer alan Perast Müzesi’nde ülkenin önemli tarihi eserlerinin yanı sıra, Osmanlı Dönemine ait Fermanlar ve Beratlar da yer alıyor.
Müze arşivinde bulunan 17 ve 18’inci yüzyıllara ait Osmanlıca belgelerin Türkçe ve Karadağcaya tercümelerinin yapılması konusunda Perast Müzesi ile işbirliği içerisinde TİKA tarafından çalışmalar başlatıldı. Proje ile tarihe tanıklık eden yazışmalar kayıt altına alınarak, ortak kültürel mirasın korunması konusunda büyük katkı sağlandı.
Söz konusu çalışmalar sonucu ortaya çıkan belgelerin, Osmanlı ve Karadağ ilişkilerini gösteren fermanların da bulunduğu tanıtım sergisi TİKA’nın desteğiyle başkent Podgoritsa’da düzenlendi.
Söz konusu tanıtım sergisine, Türkiye Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, Fransa, Azerbaycan, Hırvatistan Büyükelçileri ve Macaristan Karadağ Büyükelçiliği temsilcileri, Karadağ Cumhurbaşkanı Danışmanı Amer Haliloviç, Karadağ Anayasa Mahkemesi üyeleri, Nikşiç Belediye Başkanı Veselin Grboviç, Berane Belediye Başkanı Dragoslav Şçekiç, Kotor Belediye Başkan Yardımcısı Branko Nedoviç, Moykovats Belediyesi Meclis Başkanı Slavenko Blazeviç, Karadağ Dışişleri Bakanlığı, Karadağ İçişleri Bakanlığı, Karadağ Kültür Bakanlığı, Karadağ Avrupa İşleri Bakanlığı temsilcileri, Karadağ Emniyet Teşkilatı temsilcileri, yerel yönetimlerinin temsilcileri, Podgoritsa Kültür Merkezi müdürü Snezana Burzan, Karadağ İslam Birliği temsilcileri (Podgoritsa, Rojaye, Petnitsa, Bar, Ulçin), STK temsilcileri, medya mensupları, TİKA yetkilileri ve birçok davetli katıldı.
Sergide ayrıca Osmanlı Musikisi, Türk Sanat Müziği ezgileri katılımcıların beğenisine sunuldu.
Sergide konuşan Türkiye Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, düzenlenen serginin Karadağ'da bulunan diğer müzelere örnek olacağını belirtti. Osmanlı dokümanlarının tespit edilmesi konusunda Türkiye olarak TİKA vasıtasıyla her zaman işbirliğine hazır olduklarını sözlerine ekleyen Büyükelçisi Galip, TİKA ve Perast Müzesi yetkililerine bu güzel bir işbirliğinden dolayı teşekkürlerini ederek, sergide emeği geçen herkese şükranlarını iletti.
Perast Müzesi Müdürü Andro Raduloviç, Perast müzesinin bugüne kadar Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Karadağ Büyükelçiliği, TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü ile birçok kültür ve tarih konularında işbirliğine vurgu yaparak, söz konusu serginin Perast Müzesinin 80’inci yıl dönümüne denk gelmesinden dolayı ayrıca mutlu olduğunu iletti. Raduloviç, önemli tarih dokümanların Osmanlıcadan, Türkçe ve Karadağcaya çevrilmesinde ve serginin düzenlenmesindeki desteklerinde ötürü TİKA ve Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü yetkililerine teşekkürlerini iletti.
TİKA Karadağ Koordinatörü Ahmet Altun, ortak tarihimizden kaynaklanan bağlardan güç alan Türkiye-Karadağ ilişkilerinin hızla gelişmekte olduğunu belirtti. Koordinatör Altun, Karadağ’ın kalkınmasına Türkiye güçlü desteğini TİKA aracılığıyla vermeye devam ettiğini belirterek, TİKA’nın Karadağ da hayatın her alanında projeler gerçekleştirdiğini kaydetti. Perast müzesinde bulunan Osmanlıca belgelerin ve fermanların tarihin canlı tanıkları olduğunu vurgulayan Altun, projede emeği geçen herkese teşekkür etti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Meksika Birleşik Devletlerinin başkenti Meksiko’da bulunan Türkiye İlkokuluna okul malzemesi ve eğitici ekipman desteğinde bulunuldu.
TİKA Meksika’da eğitim alanındaki projelerine bir yenisini daha ekledi. Meksika Birleşik Devletleri’nin başkenti Meksiko’da bulunan Türkiye İlkokuluna yönelik TİKA tarafından okul malzemesi ve eğitici ekipman desteğinde bulunuldu. 1970 yılında kurulan 14 sınıflı ilkokul Meksika’da “Türkiye” adı altında hizmet veren tek devlet okulu. Bulunduğu bölge itibari ile düşük gelir seviyesine sahip ailelerin çocuklarına eğitim sunan okul, fiziksel olarak ve eğitim malzemeleri yönünden desteğe ihtiyaç duymaktaydı. 6 ile 12 yaş aralığında toplam 404 öğrencinin eğitim aldığı okulun her sınıfta ortalama 30 öğrenci eğitim görüyor.
Proje kapsamında TİKA tarafından temin edilen okul malzemeleri ve eğitici ekipmanlar T.C. Meksiko Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Fikret Türkeş, Okul Müdiresi Maria Valencia Alamilla, TİKA Meksika Program Koordinatörü Muhammed Ünal ile okulda görevli öğretmenler, öğrenciler ve ailelerinin katıldığı bir törenle okul idaresine teslim edildi. Törende konuşan T.C. Meksiko Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Türkeş, TİKA tarafından gerçekleştirilen proje sayesinde her iki ülkenin daha da yakınlaştığını ve ilişkilerinin ilerletilmesine katkı sunduğunu ifade etti. Türkeş, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği olarak Türkiye İlkokulu ile gurur duyduklarını ve okulda eğitim alan çocukların yetişmesinde katkısı olan öğretmelere ve ailelerine teşekkürlerini iletti.
TİKA Meksika Program Koordinatörü Muhammed Ünal, TİKA olarak önem verdikleri sektörlerin başında eğitimin yer aldığını ifade etti ve bu kapsamda faaliyet bölgelerinde yer alan ülkelerde, özellikle çocuklara yönelik sunulan eğitim-öğretim faaliyetlerinin kalitesinin artırılmasına yönelik projeler gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Ünal “Ayrıca bugün burada yapmış olduğumuz proje ile geleceğin büyükleri olacak çocukların bilgiye daha kolay ulaşmaları ve daha sağlıklı sınıf ortamında eğitim görmelerine destek olunmuştur. Bugün Türkiye İlkokulunda eğitim alan küçük kardeşlerimizi ileride yükseköğretim konusunda da ülkemizde öğrenci olarak misafir etmeyi ve kültürlerimizi daha geniş alanda paylaşmayı umarız.” diyerek sözlerini tamamladı.
Tören sonrasında okul öğrencileri bir gösteri programı düzenledi ve vermiş olduğu samimi destekten dolayı Türkiye'ye teşekkürlerini iletti.
Hırvatistan’daki tek Türkoloji bölümü Zagreb Üniversitesi Felsefe Fakültesi çatısı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Üç yıllık lisans ve iki yıllık yüksek lisans programlarında yüzü aşkın öğrencisi bulunan bölümün lisans son sınıf ve yüksek lisans öğrencileri, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) Türkoloji Bölümü hocalarıyla birlikte geliştirdiği Osmanlı Kültürü Tanıtma Programı çerçevesinde Bosna’daki Osmanlı Hareketlilik Projesine katılarak Bosna-Hersek’te Osmanlı kültürü izlerinin yoğun olarak görüldüğü Saraybosna, Konjic, Mostar, Blagaj ve Poçitelj şehirlerini ziyaret ettiler. Program Saraybosna ve Mostar Yunus Emre Enstitülerinin katkılarıyla gerçekleşti.
Öğrenciler Saraybosna’da, TİKA Bosna-Hersek Program Koordinatörü Ömer Faruk Alımcı’dan TİKA’nın Bosna’daki faaliyetleri hakkında bilgi aldılar. Saraybosna Yunus Emre Enstitüsü’nde gerçekleşen programda Enstitü faaliyetleri hakkında da bilgi edinme imkanı bulan grup, kısa süren programın ardından Başçarşı’yı ziyaret ederek Saraybosna’daki Osmanlı kültür mirası eserlerini yerinde gördüler. Tarihi mirasın günümüzdeki işlevini ve toplum hayatındaki yerini müşahede eden öğrenciler Başçarşı’nın sembolü olan Sebilden başlayarak Bakırcılar Çarşısı, Gazi Hüsrev Bey Camii ve Medresesi başta olmak üzere Osmanlı eserlerinin her birini Bosnalı rehberler eşliğinde tanıma imkanı buldular.
Konjic, Mostar, Blagaj ve Poçitelj’i ziyaret eden genç Türkologlar, bu şehirlerdeki mevcut Türk tarihi eserleri hakkında bilgi edindiler. Mostar’daki Yunus Emre Enstitüsü’nü de ziyaret eden grup burada Mostar Üniversitesi Türkoloji bölümü hoca ve öğrencileriyle tanışma imkanı buldular. Karagöz Bey Medresesinden tarihi Mostar şehrine geçen öğrenciler, Mostar Köprüsünü, Koski Mehmet Paşa Camiini, tarihi han ve hamamları ziyaret ederek şehrin Osmanlı dokusunu öğrendiler. Ardından Buna nehrinin kaynağında bulunan Blagaj Tekkesini ziyaret edip Osmanlı döneminde sınır karakolu olarak işlevi olan Poçitelj köyüne geçen grup, burada Ali Paşa Camii ve Poçitelj saat kulesini ziyaret ederek köydeki Osmanlı kültürü izlerini öğrendiler.
Savaş sırasında Saraybosna’nın tüm dünyayla bağlantısını sağlayan Hayat Tüneli ziyaret eden grup, tüneli gezdikten sonra Saraybosna’nın Osmanlı dönemi hane yaşamı ve kültürünü sergileyen Svrzina Evi Müzesini ziyaret edip dönemin gündelik kültürü ve aile hayatına dair bilgi aldı. Müze ziyaretinin ardından Başçarşıda serbest zaman geçiren grup günün sonunda Zagreb’e dönmek üzere Saraybosna’dan ayrıldı.
Bosna Hersek’te çeşitli temaslarda ve açılışlar gerçekleştirmek üzere bulunan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak ve beraberindeki heyet Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)’nın Bosna Hersek’te yeni hizmet binası ve TİKA tarafından yeniden inşa edilen Foça Hünkar Camisi’nin açılışlarını gerçekleştirdi.
Başbakan Yardımcısı Veysi, resmi ziyaret için özel uçakla geldiği Saraybosna'da ilk olarak hükümet binasına geçti. Burada Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdic ile görüştü. Daha sonra TİKA'nın yeni hizmet binasının açılışını yapan Kaynak, hizmet binasını gezdi ve TİKA Saraybosna Koordinatörü Ömer Faruk Alımcı'dan Bosna Hersek'te yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Açılışa TİKA Başkan Yardımcısı Birol Çetin, TİKA Balkanlar ve Doğu Avrupa Daire Başkanı Dr. Mahmut Çevik, Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu ve Saraybosna Büyükşehir Belediye Başkanı Abdullah Skaka ve diğer davetliler katıldı. Başbakan Yardımcısı Kaynak ve beraberindeki heyet Bosna Hersek temasları kapsamında TİKA tarafından yeninden inşa edilen Foça Hünkar Camisi’nin açılışını gerçekleştirmek üzere Foça’ya hareket etti.
Bosna Hersek'in Foça kentinde bununan ve 1992'de Sırplar tarafından yıkılan Foça Hünkar Camisi, TİKA tarafından inşa edilerek yeniden ibadete sunuldu. Başbakan Yardımıcısı Veysi Kaynak, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Osmanlı Devleti’nin bu bölgeye 500 yıl adaletle ve başka hiçbir milletin dinine, inancına, kültürüne müdahale etmeden hükmettiğini söyledi. Osmanlı Devleti’nin Balkanlar'da hüküm sürdüğü 500 yıl boyunca Foça’ya da büyük önem verdiğini kaydeden Kaynak, "Osmanlı, Balkanlar'da okullar, camiler, medreseler, farklı dinlere ait ibadet yerleri ve çarşılar inşa etti. Bu açılışı yapılacak Foça Hünkar Camisi de 2. Beyazıt tarafından yaptırılan ve sonra Bosna’ya gaddar ve zalimce saldıranlar tarafından tahrif edilmiş bir camidir." diye konuştu.
Kaynak, bugün dünyanın içinde bulunduğu sıkıntılı dönemde en çok Aliya İzzetbegoviç gibi liderlere ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek, İzzetbegoviç’in sadece Boşnakların değil Türk halkının da kahramanı olduğunu anlattı. İzzetbegoviç’in siyasetle ahlakı, devletle adaleti, savaşla hukuku ve hatta savaşla merhameti birleştiren nadir insanlardan biri olduğuna işaret eden Kaynak, Aliya’nın hem devlet hem düşünce hem de bir ilim ve fikir adamı olduğunu ifade etti. Dünyanın pek çok yerinde masum insanların kanı akarken İzzetbegoviç’in savaş dönemindeki tutumunun herkese, her millete örnek olması gerektiğini kaydeden Kaynak, Bosna halkının savaş döneminde hiçbir çocuğa, kadına ve kiliseye saldırmadığını, kötü bir muamele yapmadığını dile getirdi.
Kaynak, savaş döneminin geride kaldığını belirterek, şöyle konuştu: "Bosna’da barış hakim oldu, huzur hakim oldu. Biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak Bosna’daki barışın, huzurun sürmesi için her türlü desteği vermeye gayret ediyoruz. Gerek TİKA ile gerekse Vakıflar Genel Müdürlüğü vasıtasıyla bölgedeki bütün eserleri yeniden imar ediyoruz. Şu anda Bosna’da TİKA tarafından 44 yeni proje yürütüyoruz. Eğitim projeleri, sağlık projeleri, kültürel iş birliği ve bunun gibi restorasyonlar olmak üzere gerçekten önemli işler yapmaya gayret ediyoruz."
Türkiye tarafından yapılan çalışmalarda desteğini esirgemeyen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Kaynak, "Bu çalışmaları yaparken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Balkanlar'ı, Bosna’yı Anadolu’dan asla ayrı görmeyerek bu çalışmaları yapıyoruz. Türkiye olarak bu bölgede olmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.
Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Bakir İzzetbegoviç savaş yıllarında temellerine kadar yıkılan caminin yeniden inşa edilmesinden, dinin ışığına, kültüre ve etrafında yaşayan insanların kaderine şahitlik etmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. "Caminin inşasında fedakar Türk kardeşlerimizin büyük katkısı var." diyen İzetbegoviç, "Ufak ama gururlu bir milletin köklerini kurutmaya çalışan caniler tarafından yıkılan Hünkar Camisi, Boşnaklar sayesinde küllerinden doğdu." şeklinde konuştu. Bir anda yıkılan yapıların yeniden inşa edilmesinin onlarca yıl sürmesinin acı verici olduğunu belirten İzetbegovic, "Yapanlar, yıkanlardan güçlüdür. Foça camilerinin yalnızca dört bir yana savrulmuş Foçalıların manevi yuvaları değil, Bosna Hersek birliğinin onarılması adına yapılmış birer yatırım olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Bosna Hersek İslam Birliği Başkanı Husein Kavazovic ise Foça’nın en güzel camilerinden biri olan Hünkar Camisi’nin onarılıp yeniden açılmasının, tüm bölge Müslümanlarını mutlu ettiğini, yüzlerine gülümsemeyi geri getirdiğini söyledi. Atalarının, geçen milenyumun ortalarından İslam ile tanıştığını ve o günden sonra hayatlarına Müslüman olarak devam ettiklerini anımsatan Kavazovic, "Arkalarında çok önemli eserler bıraktılar. Köprüler, camiler, okullar inşa edip kiliseleri ve manastırları onardılar." ifadelerini kullandı. Son beş asırda, bu coğrafyada farklı devletlerin, hükümdarların ve politikaların gelip geçtiğini belirten Kavazovic, "Her zaman diğer tarafa baskın olmak isteyenler vardı ama halklar, birbirine saygı göstererek kendi dinine bağlı kaldı." dedi. Kavazovic, Hünkar Camisi’nin yeniden inşa edilmesine yardım eden başta Türkiye olmak üzere herkese teşekkür etti. Kaynak, konuşmaların ardından Foça Hünkar Camisi’nde cuma namazı kıldı. Foça Belediyesini de ziyaret eden Kaynak, daha sonra kentten ayrıldı. Foça'daki tarihi caminin açılışına, Başbakan Yardımcısı Kaynak'ın yanı sıra TİKA Başkan Yardımcısı Birol Çetin, TİKA Balkanlar ve Doğu Avrupa Daire Başkanı Dr. Mahmut Çevik, Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, TİKA Saraybosna Koordinatörü Ömer Faruk Alımcı ve diğer ilgililer katıldı.
Foça'daki temaslarının ardından başkent Saraybosna'ya geçen Kaynak, burada Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzetbegovic'in kabrini ziyaret etti. Başbakan Yardımcısı Kaynak ve beraberindeki heyet daha sonra tarihi Başçarşı'yı gezdi. Burada şehri ziyaret eden Türk turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Veysi Kaynak, fotoğraf çektirdiği vatandaşlarla bir süre sohbet etti. Başçarşı'da bulunan tarihi Gazi Hüsrev Bey Camisi'ni de ziyaret eden Kaynak, Bosna Hersek'te uzun süre Osmanlı'nın sancak beyliğini yapan Gazi Hüsrev Bey'in türbesinde dua etti. Veysi Kaynak, sabah saatlerinde başladığı Bosna Hersek ziyareti kapsamında, Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdic ile görüştü, ardından TİKA’nın Saraybosna'daki yeni ofisinin ve yapımı TİKA tarafından tamamlanan Foça'daki Hünkar Camisi'nin de açılışını yaptı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), İstanbul Sancaktepe Belediyesi, Gornji Vakuf Belediyesi işbirliğinde Gornji Vakuf Belediyesi'nde inşa edilen ve yaklaşık 1500 gencin faydalanacağı spor salonu düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Bosna Hersek genelinde önemli projelere imza atan TİKA, projelerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Bosna Hersek'te gençlere yönelik önemli projelere imza atan TİKA, İstanbul Sancaktepe Belediyesi ve Gornji Vakuf Belediyesi işbirliğinde inşa edilen yaklaşık 1500 gencin faydalanacağı spor salonu düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Törene, Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Denis Zvizdiç, T.C. Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, TİKA Balkanlar ve Doğu Avrupa Dairesi Başkanı Dr. Mahmut Çevik, TİKA Bosna Hersek Koordinatörü Ömer Faruk Alımcı, Gornji Vakuf Belediye Başkanı Sead Çauşeviç, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem, Orta Bosna Kanton Hükümetinden yetkili bakanlar, belediye başkanları, TİKA yetkilileri, çok sayıda öğrenci ve vatandaş katıldı. Tören Sancaktepe Belediyesi'nin mehter takımının gösterisi ile başladı. Mehter marşlarının ardınan Gornji Vakuf halk korosu tarafından izleyicilere şarkılar söylendi. Sunum ve gösterilerin ardından törende konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Denis Zvizdiç, Türkiye Cumhuriyeti ile her alanda Bosna Hersek'in işbirliğinin gün geçtikçe yükseldiğini ifade ederek, ''Bu işbiliklerinin ileryen süreçte daha da güçlü bir şekilde devam edeceğine inanıyorum. Bugün gerçekleştirilen bu proje bu işbirliğinin göstergesidir. TİKA ile üst seviyelerde işbirliklerimiz oldu. Bu projeden dolayı TİKA'ya, belediye başkanlarına bir kez daha teşekkür ediyorum. Spor salonun inaşı ile Gornji Vakuf bölgesinde başarılı sporcuların yetişeceğine inanıyorum'' dedi.
T.C. Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç ise Bosna Hersek ile Türkiye arasındaki tarihi bağlara değinerek, ''Spor salonu açılışı vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan dolayı çok mutluyum. Böyle bir projeyi seçtikleri için geleceği yatırımı tercih ettikleri için, belediye başkanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sancaktepe Belediyesi'nin katkılarıyla ve TİKA'nın Balkanlardaki tecrübesi ile tamamlanan bu projeden dolayı hepinize çok teşekkür ediyorum'' diye konuştu. Büyükelçi Haldun, Bosna Hersek'in birliği ve beraberliğinin, kalkınmasının Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, ''Sizin üzüntünüz bizim üzüntümüz, sizin sevinciniz bizim sevincimizdir. Ben bu kapsamda burada böylesi güzel bir programda sizlerle bir arada bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Hepinize gönülden teşekkür ediyorum'' dedi.
Böyle bir projenin Gornji Vakuf'ta uygulanmasına destek veren her iki belediye başkanına teşekkür ederek konuşmasına başlayan TİKA Balkanlar ve Doğu Avrupa Dairesi (BADA) Başkanı Dr. Mahmut Çevik, ''Gerek Gornji Vakuf gerekse Sancaktepe kelime anlamıyla şanlı mazinin, bir haysiyetin, bir edebin adıdır. Her iki belediye başkanları da kendi bölgelerinde çalışan başarılı belediye başkanlarıdır. Dolayısıyla Gornji Vakuf 'a yapılan bu yatırım kardeşliğe dostluğa barışa yapılan en önemli yatırımdır'' ifadelerinde bulundu.
Bosna Hersek'te 1995 yılında faaliyetlerine başlayan TİKA'nın Bosna Hersek genelinde birçok alanda önemli projelere imza attığını belirten Dr. Çevik, ''Yapılan bu yatırımlarda TİKA, Türkiye Cumhutriyeti'nin kalkınma ajansı olarak gençliğe geleceğe yönelik faaliyetlerde bulunmuştur. Spor Dünya'da farklı dil din ve ırka mensup toplumların bir araya gelmesinde yegane vasıtadır. Dolayısıyla böyle bir projenin uygulanmasında bizim de destek vermemiz bizim için farklı bir önem taşımaktadır'' dedi.
TİKA'nın Bosna Herse'kte gerçekleştirdiği projelerde hiçbir zaman ırk, dil, din ayrımı gözetmediğini vurgulayan Dr. Çevik, ''Hırvatistan'ın Zumberak Bögesinde yaşı ailelerin sağlık sorunlarının giderilmesi için ambulansların alınması bu yaşlı ailelere sağlık setlerinin verilmesini TİKA olarak gerçekleştirdik. Yine aynı şekilde Hırvatistan'ın Vrbas bölgesindeki çocuklara yaptığımız yatırımlarla anaokuluna yönelik bir proje daha gerçekleştirdik. Yine geçtiğimiz günlerde gençler için bu bölgede engelli çocuklar için ''Engellleri Türkiye ile Aşıyorum'' sloganı ile bir projeyi daha hayata geçirdik. Gençlere ve çocuklara yapılan yatırım bu ülkenin geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu kapsamda söz konusu proje ile bu ülkenin geleceğine yatıırm yapan her iki belediye başkanımıza teşekkür ediyorum. Bu spor salonunun Dünya üzerinde başarılı sporculara yetiştirmesini temenni ederek hepinize teşekkürlerimi sunuyorum'' dedi.
Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem de, bugün böylesi bir açılışta burada bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, ''Bugün açılılşını yaptığımız projenin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Projede emeği geçen başta TİKA olmak üzere ve Gornji Vakuf Belediyesine çok çok teşekkür ediyorum'' dedi.
Gornji Vakuf Belediye Başkanı Sead Çauşeviç, Sancaktepe Belediyesi ile başarılı bir işbirliği projesi gerçekleştirdiklerini ifade ederek,''Gornji Vakuf Belediyesi'nde birçok dalda spor kulüb olduğunu ve bu spor salonu inşası ile bu spor kulüplerinde faaliyet gösteren özellikle gençlerin başarılar elde edeceğine inaıyorum. Söz konusu projede yer alan özellikle TİKA olmak üzere Sancaktepe Belediyesi ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum'' diye konuştu. Tören konuşmaların ardından hediye takdimi ve kurdela kesimi ile sona erdi.