Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da bulunan Mehmed Fatih Medresesi bünyesinde faaliyet gösteren Kız Medresesi’nin teknik donanımı ve çevre düzenlemesi Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından tamamlanarak hizmete açıldı.
Karadağ Milli Eğitim Bakanlığınca resmi medrese olarak tanınan, ülkenin ilk ve tek medresesi olan Karadağ Mehmed Fatih Medresesi bünyesinde faaliyet gösteren aynı zamanda çeşitli seminer ve dini etkinliklere ev sahipliği yapan Kız Medresesi’nin toplantı salonunun ses ve görüntüleme sistemleri, bilgisayar donanımı, güvenlik kameraları ve görüntü sisteminden oluşan teknik donanımı ve medresenin çevre düzenlemesi TİKA tarafından tamamlanarak hizmete açıldı.
Açılış törenine TİKA Başkan Yardımcısı Ali Maskan, Türkiye Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, Karadağ İslam Birliği Başkanı Rifat Feyziç, Karadağ Meclis eski Başkan Yardımcısı Suljo Mustafiç, Karadağ Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Cihan Özdemir, Türkiye Karadağ Din Hizmetleri Müşaviri Tevfik Yücesoy ve TİKA yetkilileri katıldı.
Açılış töreninde konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Ali Maskan, Karadağ İslam Birliği Başkanı Rifat Feyzic ile ilk tanışmalarında bahsettikleri hayallerin şimdi gerçek olduğunu söyledi. Karadağ'a ilk kez 2006'da geldiğini bildiren Maskan, o tarihten bugüne birçok şeyin değiştiğini ve çok önemli projelere imza atıldığını vurguladı. Batı'nın bugün "medeniyet" diye bahsettiği şeyin, Osmanlı döneminde bu bölgelerde geliştiğine işaret eden Maskan, tüm bunların, bu bölgede yaşayan Müslümanlar sayesinde olduğunu dile getirdi. Maskan, Müslümanlar olmadığı takdirde bölgenin değeri ve zenginliğinin de kalmayacağını belirtti.
Karadağ İslam Birliği Başkanı Rifat Feyziç ise Türkiye'ye tüm yardımları için teşekkür ederek, "Bu yardımlar sayesinde varlığımızı sürdürüyor, yayılıyor, çalışıyor ve inşa ediyoruz. Ülkemizde gerçekleştirilen en önemli projelerin destekçisi her zaman Türk kurumları oldu." dedi. Türkiye Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip de, TİKA'nın dünya genelinde önemli projelere imza attığını vurgulayarak, "Sizler bizim kardeşimiz ve dostumuzsunuz. Dostunuz varsa sahip olduğunuz her şeyi onunla paylaşmanız gerekir." diye konuştu.
2008 yılında yapımı TİKA tarafından tamamlanarak eğitim ve öğretime başlayan Mehmed Fatih Medresesi, 2012 yılından bu yana yaklaşık 130 mezun vermiştir. Medrese aynı zamanda Karadağ’da yaşayan Müslüman öğrencilerin komşu ülkelerde benzer eğitim veren okullara gitme zorunluluğunu ortadan kaldırmıştı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Etiyopya'nın Somali Eyaleti'nde bulunan Kadın ve Çocuk Sağlığı Merkezi'ne tıbbi ekipman desteğinde bulunuldu.
TİKA, Etiyopya’da sağlık alanında gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda TİKA, Etiyopya'nın Somali Eyaleti'nde bulunan Kadın ve Çocuk Sağlığı Merkezi'ne tıbbi ekipman desteği verildi.
Somali Eyaleti'nin Başkenti olan Jijiga'ya 50 kilometre mesafede yer alan Kabribayah şehrinde bulunan Kadın ve Çocuk Sağlığı Merkezi'ne ultrason cihazı, doğum yatağı, hasta yatağı, muayene sedirinden oluşan toplamda 15 farklı kalem tıbbi ekipman yardımı gerçekleştirildi.
TİKA tarafından temin edilen malzemeler, düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi. Törende konuşan Kabribayah Sağlık Grup Başkanı Abdullah Sultani, şehirlerindeki tek ultrason cihazının TİKA katkılarıyla hastanelerinde olduğunu belirterek, “Daha önce Jijiga'ya gidiliyordu, TİKA'nın yapmış olduğu ekipman temini ile kısa sürede günlük hizmet verdiğimiz hasta sayısında artış görüldü. Bu büyük bir destek oldu, Türk halkına teşekkürlerimizi iletiyoruz” ifadelerinde bulundu.
Kabribayah şehri Belediye Başkan Vekili Fartum Hasan Ali ise yaptığı konuşmasında; "Bunlar bizim için hayat farkı yaratacak malzemeler" ifadesinde bulunarak, TİKA’ya teşekkürlerini dile getirdi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Kosova’nın yedi büyük merkezinden biri olan Mitroviça’da 27 çiftçiye tarım makineleri desteğinde bulundu.
TİKA Kosova’da tarım sektörüne yönelik projelerine devam ediyor. Kosova’da 1999 yılından önce sanayi bölgesi olarak bilinen bölge, yaşanan savaş nedeniyle ağır darbe almıştı. Sanayi sektörünün çökmesiyle verimli tarım topraklarına ve uygun iklim şartlarına sahip olan Mitroviça’da halk tarım ve hayvancılığa yönelmeye başladı. Tarım ve hayvancılığın gelişmekte olduğu söz konusu bölgede geçen yıl geçimlerini sütçülük sektöründen sağlayan 50 süt üreticisi aileye 50 süt sağma makinesi, toplamda 150 adet olmak üzere her aileye 30’ar litrelik üçer bidon TİKA tarafından hibe edilmişti.
Bu kapsamda, Kosova’da üretim alanlarının artırılması, üretim teknolojisinin geliştirilmesi ve istihdam oluşturma amacıyla geçimlerini tarım sektöründen sağlayan toplamda 27 çiftçiye yönelik olmak üzere 4 adet mısır ekme makinesi, 4 adet patates ekme makinesi, 6 adet toprak mikseri-freze, 4 adet diskli çayır biçme makinesi, 5 adet ilaçlama makinesi ve 4 adet ot toplama makinesi TİKA tarafından temin edildi.
Törene Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, TİKA Priştine Program Koordinatörü Necip Özay Özütok, Koordinatör Yardımcısı Fulya Aslan, Mitroviça Belediyesi Başkan Yardımcısı Faruk Mujka ve Mitroviça Belediyesi Tarım Müdürü Erol Zekerya katıldı. Tören sırasında konuşma gerçekleştiren T.C. Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Türkiye’nin Kosova’da her kesimine dostluk ve dayanışma elini uzatmaya devam edeceğini belirtti. TİKA’nın eğitim, sağlık, tarım ve farklı sektörlerde birçok projesinin olduğunu hatırlatarak tarım makinelerinin çiftçilere hayırlı olmasını diledi.
Mitroviça’ya gerçekleştirilen tarım makineleri desteği ile üretim teknolojisinin geliştirilmesiyle yapılan işin maliyeti düşürülerek, toprağın ekim vaktine yetişmesi, yabancı otlarla mücadele edilmesi ve ekimin zamanında yapılması sağlanacak.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Myanmar’da Mary Chapman İşitme Engelliler Okulu’nun spor salonuna tadilat ve donanım desteğinde bulunuldu.
TİKA, Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar’da faaliyetlerine devam ediyor. TİKA, kadın istihdamı, tarım, sağlık gibi alanlarda Myanmar’da gerçekleştirdiği projelerine, eğitim alanında bir yenisini daha ekledi. Myanmar’ın en büyük kenti olan Yangon’da 1918 yılından bu yana faaliyet gösteren Mary Chapman İşitme Engelliler Okulu ırk, dil, din ayrımı gözetmeksizin engelli öğrencileri hayata hazırlayan tek okul olarak biliniyor. Ülke genelinde ekonomik desteğe muhtaç öğrencilere eğitim veren okulun 372 öğrencisinin 220 si yatılı olarak eğitimine devam ediyor.
Myanmar’da devlet okullarının gelişmemesi nedeniyle birçok aile tarafından tercih edilen bir vakıf okulu olan Mary Chapman İşitme Engelliler Okulu kısıtlı imkânlarına rağmen her dinden ve ırktan öğrenciye kucak açması ile biliniyor. İşaret dili müfredatının yanı sıra okul, tamirhane atölyesi, güzellik okulu, fırıncılık gibi mesleki eğitim kursları ile de işitme engelli öğrencilerin hayata kazandırılması ve yeteneklerine göre başarılı olabilecekleri mesleklerde yükselmelerine imkân sağlayan bir merkez durumunda yer alıyor.
Spor salonu kullanılamaz durumda olan ve asgari şartlara bile sahip olmayan Mary Chapman İşitme engelliler okulu öğrencileri buna rağmen futbol alanında çeşitli başarılara imza atıyor. Okul İdaresi ile işbirliği halinde öğrencilerin başarılarına yakışır bir spor salonu oluşturmak amacıyla mevcut salonun şartları TİKA tarafından iyileştirilerek, antrenman yapılması için uygun koşullar sağlanmış, masa tenisi ve badminton gibi spor dallarında da ekipman temin edildi.
Öğrencilerin kişisel gelişimlerini artırmak amacıyla işitme engelli öğrencilere özel okul malzemesi ve donanım desteğinde bulunuldu. TİKA tarafından temin edilen malzemeler düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi. Törene, T.C. Nepido Büyükelçisi H. Kerem Divanlıoğlu, Tika DOGAL Daire Başkanı Dr. Rahman Nurdun, TİKA Myanmar Koordinatörü Nilüfer Kamer ve TİKA heyeti katıldı.
Programda konuşan Okul Müdiresi Daw Nyunt Thein; TİKA’nın işitme engelli gençlerin hayata adapte olmalarına sağladığı katkıdan dolayı Türkiye’ye müteşekkir olduğunu bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti Nepido Büyükelçisi H. Kerem Divanlıoğlu ise konuşmasında Myanmar’ın çok kültürlü çok uluslu devlet yapısının inşa edilmesini Türkiye olarak desteklediklerini ifade etti.
TİKA’nın Myanmar’daki eğitim projeleri 2017 yılında da gezici kütüphane, kreş inşası, ilkokul inşası gibi faaliyetlerle devam edecek.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, (TİKA) dünyanın dört bir yanında tarihe tanıklık eden eserleri büyük bir titizlikle restore etmeye devam ediyor.
Osmanlı dönemine ait eserlerin onarım ve yenilenmesi çalışmaları kapsamında, TİKA'nın yürüttüğü prestijli çalışmalar arasında, Türkiye ile Cezayir arasındaki 500 yıllık dostluğun simgesi olarak görülen Keçiova Camii de yer alıyor.
Uzun yıllar Osmanlı egemenliğinde kalan Cezayir'de, bu dönemde inşa edilmiş çok sayıda eserin bulunduğu, 1830'da ülkenin Fransa hâkimiyetine girmesiyle başlayan ve Cezayir Bağımsızlık Savaşı ile son bulan 132 yıllık Fransız işgali döneminde ise bu eserlerin çoğunun yıkıldığı veya amaçları dışında kullanıldığı biliniyor.
Söz konusu eserlerden biri olan Keçiova Camii, yıkıldığı tarih olan 1844’e kadar önce askeri depo ve sonrasında Cezayir Başpiskoposlarının konutu olarak kullanılmıştı. Bu tarihten sonra yıkılan caminin yerine iki katı büyüklüğünde bir kilise inşa edilmiş ve Cezayir’in bağımsızlığını kazandığı 1962 yılına kadar hizmet vermişti. Bağımsızlıktan sonra Cezayir halkı ilk iş olarak bu yapıyı camiye dönüştürmüş ve ilk cuma namazını bu camide kılmıştı. Cezayir’in bağımsızlık sembollerinden birisi haline de gelen Keçiova Camii, 2003 yılında yaşanan depremde önemli ölçüde zarar görmüş ve 2007 yılında can güvenliği nedeniyle ibadete kapatılmıştı.
Dünyanın dört bir yanında ecdad yadigârı eserlerin onarım çalışmalarını titizlikle yürüten TİKA, 2013'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette Keçiova Camii’nin restorasyonuna Türkiye'nin talip olduğunu dile getirmesi ve iki ülke cumhurbaşkanının mutabakatı üzerine, çalışmalara başlamıştı.
Türkiye ve Cezayir'den alanında uzman kişilerin denetiminde büyük bir itinayla yürütülen restorasyon çalışmaları iki yılı aşkın süredir devam ediyor. Cezayir halkının ibadete açılmasını dört gözle beklediği Keçiova Camii'ndeki restorasyon çalışmalarını Türkiye'nin önde gelen akademisyenlerinden oluşan bir bilim heyeti ile ünlü hattat ve nakkaşlar yürütüyor.
– Türkiye’nin restorasyon tecrübesi Cezayir’e aktarılıyor
Caminin hat çalışmalarını gerçekleştiren ve geleneksel sanatlar alanında 2016'da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen dünyaca ünlü Hattat Hüseyin Kutlu, ecdad yadigârı olarak nitelediği Keçiova Camii için oluşturulan bilim heyetinin, Cezayir Din İşleri Bakanlığı yetkilileriyle, geçmişe ait belgeler ışığında tespit edilen alanlara yazılacak hüsn-i hatların metinlerini tespit ettiklerini kaydetti.
Hattat Kutlu, belirlenen alanlara cel'i sülüs ve kûfi tarzında yeni tertiplerin yanı sıra, başta ayet el-kürsi ve esma-ül hüsna olmak üzere birçok sûre ve ayet hazırladıklarını belirterek, "Yazdığımız hüsn-i hatlar ile yapının cami hüviyetine kavuşması ve Cezayirli Müslüman kardeşlerimizin huşu içinde ibadet etmeleri için gayret ettik." diye konuştu.
Türkiye'den alanında uzman kişilerden oluşan bilim heyeti içerisinde yer alan Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Can Şakir Binan da Cezayir’in 1962'de Fransa karşısında kazandığı bağımsızlığın önemli simgesi olan Keçiova Camii'nin restorasyon çalışmalarının, yapının simgesel özelliklerini muhafaza etmeyi amaçladığını vurguladı. Öte yandan, eserin ibadet mekânı olarak da kullanılabilmesi için gerekli dokunuşların tasarlanması ve uygulama işlemlerinin, Türkiye ve Cezayir'den meslek insanlarının yoğun ve kapsamlı gayretleriyle yürütüldüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Binan, "TİKA öncülüğünde yapılmakta olan bu uygulama, Cezayir’de gelecekte daha da gelişmesi hedeflenen Türk sermayesinin yanı sıra mühendis, mimar ve müteahhitler için de önemli ve prestijli bir kapı olacaktır." dedi.
Heyet içerisinde yer alan Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Kara Pilehvarian ise Cezayir için oldukça önemli bir yapı olan Keçiova Camii'nin 2013'te başlatılan restorasyon sürecinin başarılı bir şekilde devam ettiğini belirterek, restorasyon ilkesi olarak yapılan her müdahalenin yapının önceki dönemlerine ait izlerini yok etmeden gerçekleştirilmesine özen gösterildiğini kaydetti.
Cezayirli ve Türk uzmanlardan oluşan danışman heyetin ortak kararlarıyla ilerleyen restorasyon çalışmalarıyla caminin geldiği nokta ve sürecin her iki ülkenin uzmanları için öğretici ve tatmin edici olduğunu anlatan Pilehvarian, "Her iki ülke uzmanlarının restorasyon uygulamaları konusunda birbirlerine deneyimlerini aktararak oluşturdukları güçbirliğiyle günümüze ulaşan restorasyon uygulaması tamamlanmak üzere. İnşallah hayırlısı ile yakında ibadete açılacak olan caminin restorasyon süreci iki kardeş ülkenin teknik anlamdaki dayanışmasının başarılı bir örneğidir." diye konuştu.
Caminin iç dekorasyon projelerinin hazırlanması ve uygulanmasında alanında bir diğer uzman kişi olan ve bu sene Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kalem işi alanında "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Nakkaş Semih İrteş de yapının kendi mimari üslubu ve çizgilerine uygun ve fonksiyonel yerlerinde yapılan hüsn-i hatlarda Allah'ın isimleri ve Kur’an ayetlerine yer verildiğine dikkati çekti.
500 yıllık Türkiye-Cezayir dostluğunun nişanesi olarak görülen Keçiova Camii’ndeki restorasyon çalışmalarının kısa bir süre içinde tamamlanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ibadete açılması bekleniyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Kamerun’un başkenti Yaounde’de bulunan Mfou İlköğretim Okulu’na donanım desteğinde bulundu.
Kamerun’un başkenti Yaounde’deki Mfou ve Ankara’da Pursaklar Belediyeleri’nin kardeş belediye ilan edilmesinin ardından, TİKA, Mfou İlköğretim Okulu’na iki derslik ve ortak kullanım alanı inşaatı tamamlanarak sınıfların donanımını gerçekleştirdi.
Kamerun İlköğretim Bakanlığı’na bağlı olan ve 1951 yılında kurulan okulda halihazırda yetersiz kalan üç sınıfa ek TİKA tarafından inşa ettirilen iki sınıfla toplamda beş sınıf bulunup, altı öğretmenin eğitim verdiği okulda, 150 öğrenci öğrenim görüyor.
Yapılan inşaat ve donanım kapsamında, Pursaklar ile kardeş belediye statüsünde olan Mfou’daki çocukların eğitim şartlarının iyileştirilmesine katkı sağlanmış olup, kardeş belediye olgusu ve iki ülke arasındaki dostluk pekiştirildi.
Afganistan’ının ekonomik kalkınmasında önemli bir dönüm noktası olacak olan Tapu Kadastro sisteminin ‘’Türk modeli Arazi Reformu’’ projesiyle uygulanması için Afganistan Arazi İdaresi, Türkiye Tapu ve Kadastro Gene Müdürlüğü ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) işbirliği ile önemli adımlar atılıyor
Afganistan’da beş yıllık bir işbirliğini hedefleyen bu çalışma kapsamında Türkiye Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Daire Başkanları, uzmanlar ve mühendislerin katıldığı bir haftalık saha ve kurumsal altyapı incelemesi yapıldı. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Arazi İdaresi Başkanlığı merkezinde ve bu Başkanlığa bağlı Kabil ve Herat idarelerinde; mevcut çalışmalar, personel durumu, mevzuat çalışmaları, donanım ve benzeri ihtiyaçlar ayrıntılı bir analize tabi tutuldu. Yoğun bir program olarak tatbik edilen çalışmalara valilik heyetleri de iştirak etti. Arazi İdaresi Başkanı Jawat Peikar ve üst düzey görevlilerin katıldığı programın Herat ayağı iki gün sürdü.
Afganistan Arazi İdaresi Başkanı Jawat Peikar, Türkiye’den Afganistan’a heyet geldiği için duyduğu minnettarlığı belirterek, projenin ülke ekonomisinin kalkınmasında çok önemli bir rol oynayacağını vurguladı. Peikar Afganistan – İran sınır anlaşmazlığının da bir Türk Komutan tarafından çözüldüğünü hatırlatarak ‘’şimdi yine Türkler sınırlarımızı çiziyor. Türkiye ve Türk milleti daima Afgan Halkının yanında olmuştur” dedi.
Türkiye Tapu Kadastro Harita – Jeodezi ve Fotogrametri Dairesi Başkanı Sedat Bakıcı ise, Afganistan Arazi Sisteminde yeni ve önemli değişiklikler geleceğine ve böylece Afganistan tapu ve kadastro sisteminin Türkiye tapu ve kadastro sistemiyle aynı olabileceğine vurgu yaparak tapu işlemlerinin çok hızlı ve sağlam sonuçlanması konusunda her türlü desteği sağlayabileceklerini dile getirdi.
5 yıllık stratejik planının hazırlanması için Türkiye Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Afganistan Bağımsız Arazi İdaresi Başkanlığı, FAO, Dünya Bankası ve TİKA’nın işbirliği ile karşılıklı görüşme ve ziyaretler tüm hızıyla devam edecek. Bu kapsamda, Nisan ayı sonunda Türkiye’den gelecek 9 kişilik uzman ve mühendislerden oluşan teknik bir heyet Beş Yıllık Strateji Planı hazırlanması için çalışmalara başlayacak.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) En Az Gelişmiş Ülkelere yönelik teknik destek, eğitim ve tecrübe paylaşımı kapsamında Çad’da çalışmalarına devam ediyor.
TİKA, İBB ile birlikte Afrika’da Türkiye’nin görünürlüğünü arttırmak, sahip olduğu teknik kapasiteyi paylaşmak ve ikili ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla İstanbul ile kardeş şehir olan Çad’ın başkenti Encemine’de Çad Su Kurumunda teknik inceleme yaptı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Su Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) uzmanları, Çad Su Kurumunda yetkililerle görüşerek karşılıklı tecrübe paylaşımında bulundu. Uzmanlar, Çad Su Kurumunda görevli teknik personel eşliğinde, Başkent Encemine’nin su temin kaynakları olan su kuyularında, kule tipi su depolarında, tahlillerinin yapıldığı laboratuvarda, malzeme depolarında ve kurulumu devam eden su sayacı kalibrasyon merkezinde incelemeler yaparak yetkililerden bilgi aldılar.
Teknik inceleme sonunda Çad Su Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Koubra Hısseine Itno, TİKA ve İSKİ yetkililerine teşekkür ederek Türkiye’nin Çad’a yaptığı yardımlardan dolayı memnuniyetini ifade etti. Şehir şebekesinin önemli ölçüde asbest borulardan oluştuğu yeni yapılan şebekelerin ise HDPE boru olarak yapıldığı, % 28 olan şehir şebekesine verilen suların az bir kısmının ölçülebildiği kalan kısmının sayaç yetersizliğinden dolayı ölçülemediği ve tahmini olarak faturalandırıldığını belirten Itno, Başkent Encemine ve diğer şehirlerde su şebekesinin yaygınlaştırılması ve ölçülmesi konusunda Türkiye’den destek beklediklerini kaydetti.
Uzmanlar, T.C Encemine Büyükelçisi Sn. Serdar CENGİZ’i ziyaret ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdiler.
T.C. Cezayir Büyükelçiliği, Cezayir Kültür Bakanlığı ve Afrika Araştırmacıları Derneği (AFAM) işbirliği ile T.C. Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TIKA) tarafından “Uluslararası Osmanlı’dan Günümüze Cezayir-Türkiye ilişkileri Sempozyumu” düzenlendi.
Geçmişi 500 yıl öncesine dayanan, 300 yıldan fazla ortak tarihi bulunan Türkiye ve Cezayir ilişkileri ivme kazanarak gelişmeye devam ediyor. İki ülke arasında gerçekleştirilen sosyal ve kültürel faaliyetler ile geçmişten gelen bağların perçinlenmesine, unutulmuş veya unutulmaya yüz tutmuş ortak gelenek ve göreneklerin yaşatılmasına ve ortak geleceğin inşasına katkıda bulunuluyor. Bu kapsamda, T.C. Cezayir Büyükelçiliği, Cezayir Kültür Bakanlığı ve AFAM işbirliği ile TİKA tarafından 11-12 Mart 2017 tarihlerinde “Uluslararası Osmanlı’dan Günümüze Cezayir-Türkiye ilişkileri Sempozyumu” düzenlendi.
Cezayir Kültür Bakanı Azzeddin Mıhoubi’nin açılış konuşmasını yaptığı ve T.C. Cezayir Büyükelçisi Mehmet Poroy, Cezayir Milli Arşivleri Genel Müdürü Abdelmadjid Chıkhı ile ve vatandaşların katıldığı sempozyumda Türk ve Cezayirli 24 akademisyen ve araştırmacı bildirilerini sundu. Cezayir Kültür Bakanı Mıhoubi açılış konuşmasında Türkiye-Cezayir ilişkilerinin önemine değinerek, “Ortak tarihimize ilişkin yapılan bu tür etkinliklerin sayısını artırarak, tarihimizin Osmanlı dönemine ait kısmı üzerindeki tozu almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. 2 gün süren ve 5 oturumdan oluşan sempozyumda, Osmanlı döneminde Cezayir’deki dini yaşantıdan mimariye, sanattan tarihe, yönetimden kültürel değerlere varıncaya kadar birçok konuda bildiriler sunuldu.
Ayrıca sempozyum açılış töreninin ardından “Arşivler Sergisi” açılışı gerçekleştirildi. Sergide, T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri ve Cezayir Milli Kütüphanesinde bulunan Osmanlıca-Arapça arşiv belgesi ve yazma eser örneklerinden oluşan yaklaşık 100 Osmanlı Dönemi arşivi sergilendi. Sempozyumun en ilgi çekici konuklarında biri de Adana’da yaşayan Cezayir asıllı Türk vatandaşlarını temsilen katılan emekli öğretmen Ahmet Taş oldu. İki ülke kültürünün ortak noktalarına ve Adana’da hâlâ yaşatılmakta olan Cezayir’e ait gelenek ve göreneklere dair örneklere yer veren Taş, halasının sesinden dinlettiği, Cezayir lehçesiyle söylenmiş ve Fransız işgaline karşı yakılmış ağıt ile salonda duygusal anlar yaşattı.
Sempozyum programında ayrıca, Osmanlı Dönemine ait birçok yazılı eseri bulunan, aynı zamanda T.C Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Türk Tarih Yüksek Kurumu üyesi olan Cezayirli tarihçi merhum Prof. Dr. Moulay Belhamıssı için bir anma töreni düzenlendi. Yakın arkadaşı ve bir diğer Osmanlı dönemi tarihçisi Prof. Dr. Nasreddin Saıdouni’nin yaptığı anma konuşmasının ardından T.C. Cezayir Büyükelçisi Mehmet Poroy tarafından merhum profesörün ailesine bir şükran plaketi sunuldu. Sempozyum Türk ve Cezayirli akademisyen ve araştırmacıların ortak hazırladığı sonuç bildirisinin sunulması ve katılım sertifikalarının dağıtılması ile son buldu.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Karayip ülkesi Grenada’nın turizm alt yapısına malzeme ve ekipman desteğinde bulunuldu.
Grenada Turizm ve Sivil Havacılık Bakanlığı tarafından önerilen turizm ve miras alanlarının bakımı projesi TİKA katkısıyla hayata geçirildi. Turizm sektörü, Grenada ekonomisinin başlıca gelir kaynağını oluşturuyor. Ülke, bünyesindeki tarihi yapıları ve milli parklarının yanı sıra doğal ve kültürel güzellikleri ile dünyanın pek çok bölgesinden turistleri ağırlıyor. Ancak son dönemde ekonomide baş gösteren mali sorunlar sebebiyle turizm alanlarının bakımı gerekli şekilde yapılamamaktaydı.
Grenada Turizm ve Sivil Havacılık Bakanlığının gönderdiği talep doğrultusunda harekete geçen TİKA, ülkedeki milli parkların bakımı ve temizliği için gerekli ekipman ve malzeme desteğini sağladı. Verilen destek dışında Grenada Grand Etang Milli Parkı’nı ziyarete gelen turistlere bölgenin volkanik geçmişi, coğrafi özellikleri, fauna ve florası hakkında bilgi veren görsel-işitsel bir salonun kurulumu da yine TİKA’nın desteğiyle yapıldı. Kurulan görsel-işitsel salon sayesinde ülkeyi ziyarete gelen turistlerin ülke ile ilgili kendi dillerinde bilgi almaları sağlandı.
Grenada makamları TİKA’nın vermiş olduğu destekten dolayı Türkiye’ye ve TİKA’ya teşekkürlerini ilettiler.
Ekvador Eğitim Bakanı Yardımcısı Miguel Herrera, ülkesinde geçen yıl meydana gelen depremin ardından Türkiye'nin yaptığı yardımlara ilişkin, "Bize zor anlarımızda iyi niyetle yardım ve iş birliği elini uzatan Türk halkına teşekkür mesajı yolluyorum." dedi.
Ekvador Eğitim Bakanı Yardımcısı Miguel Herrera, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Ekvador Eğitim Bakanlığı arasında yapılan işbirliği protokolünün imza töreninin ardından açıklamalarda bulundu. Ekvador'da geçen yıl 650'den fazla kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından Türkiye'nin yaptığı yardımlardan ülke olarak razı olduklarını ifade eden Herrera, "Bize zor anlarımızda iyi niyetle yardım ve işbirliği elini uzatan Türk halkına teşekkür mesajı yolluyorum." diye konuştu. Herrera, TİKA ile eğitim alanında imzaladıkları işbirliği protokolüne ilişkin olarak da Türkiye'nin bu alandaki yardım niyetinin ve teklifinin çok önemli olduğunu söyledi.
"Türkiye'nin eğitimde öne çıktığını ve Ekvador'un da ilgilendiği çalışmalar yaptığını biliyoruz." diyen Herrera, iki ülke arasındaki tecrübe paylaşımıyla eğitim politikalarını güçlendirmeyi umduklarını belirtti. Herrera, protokolün ülkeler arasındaki işbirliğinin artırılmasını ve birbirlerini tanımalarını sağlayacağını dile getirdi.
Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve iyi tanıdığını vurgulayan Herrera, Türk halkını da Ekvador'u ziyaret etmeye davet etti. Herrera, etrafındaki herkese Türkiye'ye gitmelerini tavsiye ettiğini söyledi. Türkiye'nin turizmde daha çok öne çıkmış şehirlerini veya Akdeniz kıyılarını değil de Anadolu şehirlerini görmeyi tercih ettiğini dile getiren Herrera, İstanbul'dan Ankara'ya oradan da Trabzon'a geçerek Karadeniz kıyılarını gezdiğini belirtti. Diyarbakır ve Şanlıurfa'ya da gittiğini söyleyen Herrera, "Peygamberler şehri" olarak bilinen bu şehrin tarihini bildiğini ve çok etkileyici bulduğunu ifade etti.
Türkiye'de çok iyi vakit geçirdiğini söyleyen Herrera, "Türkiye’yi yalnızca bir ülke olarak beğenmiyorum, Türk halkını da harika buluyorum. İyilikle dolu bir karakteri var." dedi.
İşbirliği protokolü
Eğitim ve araştırma alanında karşılıklı proje geliştirmeyi, teknik ve idari konularda iş birliğini amaçlayan protokol, TİKA Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Birol Çetin ile Herrera tarafından imzalandı. Ekvador Eğitim Bakanlığında düzenlenen imza töreninde, Türkiye'nin Quito Büyükelçisi Korkut Güngen, TİKA Bogota Program Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Özkan ve TİKA heyetinin yanı sıra Ekvador Milli Eğitim Bakanlığından üst düzey bürokratlar hazır bulundu.
Ekvador'daki deprem
Ülkede 16 Nisan'da meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki depremde 663 kişi hayatını kaybetmiş, 6 binden fazla kişi yaralanmış, yaklaşık 29 bin kişi evsiz kalmıştı. Ekvador'un son 70 yılda yaşadığı en büyük doğal afet sonrasında 2 binden fazla artçı şok kaydedilmiş ve 6'dan büyük en az 5 deprem daha olmuştu. Depremin ardından harekete geçen Türkiye'nin, Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) aracılığıyla gönderdiği yardımlar Calceta, Portoviejo ve Manta kentlerindeki kamplarda dağıtılmıştı. Ayrıca depremden etkilenen sahil kesiminde, okullarda kullanılmak üzere birçok mobil tuvalet ve temizlik ünitesi gönderilmişti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Sırbistan’da Sancak Bölgesi belediyelerinden olan Sjenica’da bulunan sağlık merkezine tıbbi cihaz desteğinde bulundu.
TİKA, Sırbistan’da sağlık alanında gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Sırbistan genelindeki sağlık hizmetlerinin kalitesinin arttırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiren TİKA, Sancak Bölgesi belediyelerinden olan Sjenica’daki sağlık merkezinin mutfağını yenileyerek, merkeze tıbbi cihaz desteğinde bulundu.
Sağlık merkezinde 40 yıldır kullanılan ve yeterli hijyen koşullarını sağlayamadığı için hasta sağlığı açısıdan risk oluşturan mutfak bölümü, TİKA tarafından verilen destek ile yeni bir alana taşınarak, yeni malzemeler ile donatıldı. Ayrıca KBB, kardiyoloji ve cilt hastalıkları bölümlerinin kullanımına sunulmak üzere timpanometre, EKG cihazı, acil yardım ve cerrahi müdahale setleri ile cilt hastalıkları için teşhis cihazları temin edilerek, hastaların tanı ve tedavi hizmetleri için yakın civardaki merkezi hastanelere gitme gerekliliği ortadan kaldırıldı.
Verilen destek vesilesiyle düzenlenen törene T.C. Belgrad Büyükelçisi Tanju Bilgic, Sjenica Belediye Başkanı Hazbo Mujovic, Sağlık Merkezi Müdürü Altan Hamidovic, TİKA Belgrad Program Koordinasyon Ofisi temsilcileri ile merkez çalışanları katıldı.
Törende konuşan Büyükelçi Tanju Bilgiç, sağlık hizmetlerinin herşeyden daha önemli olduğunu belirterek bölgeye yönelik yardımların devam edeceğini vurguladı. Sağlık Merkezi Müdürü Altan Hamidovic, merkezin ihtiyaçlarını görerek destekleri ile kendilerinin yanında yer alan TİKA’ya şükranlarını iletirken, Belediye Başkanı Hazbo Mujovic ise bugüne kadar Sjenica’nın gelişimi için yapılan yardımlardan ötürü Türkiye ve Türk halkına teşekkürlerini sundu.
Verilen destek ile sağlık merkezinde kalan hastaların ve çalışan sağlık personelinin uygun koşullarda hazırlanmış yemek hizmeti alabilmesi ve hastaların yerinde ve hızlı bir tedavi imkanına kavuşması sağlandı.