Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Gine Dışişleri Bakanlığı Protokol Müdürlüğü’ne tadilat ve donanım desteğinde bulunuldu.
Gine Dışişleri Bakanlığı Protokol Müdürlüğü tarafından TİKA’ya yapılan talep doğrultusunda, söz konusu müdürlüğün çalışma şartlarının iyileştirilmesi için ihtiyaç duyduğu tadilat ve donanım malzemeleri TİKA tarafından gerçekleştirildi.
Soğutma sisteminin ve bilgisayarların dahi olmadığı Müdürlük binasında oluşan olumsuz çalışma şartları çalışanların performansının da etkilenmesine sebep olmaktaydı. Proje kapsamında Müdürlüğün tadilat-tamirat işleri tamamlanmış, ilk etapta acil ihtiyaç duyulan 7 ofisin soğutma sistemi kurulmuş, söz konusu Ofislerde kullanmak üzere donanım malzemeleri TİKA tarafından temin edildi.
TİKA tarafından temin edilen malzemeler düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi. Törende açıklamada bulunan T.C. Konakri Büyükelçisi Nur Sağman, söz konusu projenin sadece bir başlangıç olduğunu, Gine-Türkiye ilişkilerindeki olumlu havanın artarak devam edeceğini belirtti.
TİKA Konakri Program Koordinasyon Ofisi Koordinatör Yardımcısı Mehmet Özdemir ise geçtiğimiz günlerde TİKA Konakri Program Koordinasyon Ofisinin açıldığını, geçmiş dönemde yapılan projelerin yanı sıra ofisin açılmasıyla birlikte özellikle sağlık alanında verilen desteklerin artacağını söyledi. TİKA Konakri Program Koordinasyon Ofisi Koordinatör Yardımcısı Özdemir, TİKA’nın Gine’ye yönelik projelerinin aratarak devam edeceğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Balkanlar'da Osmanlı döneminden cami, mevlevihane, tekke, türbe, çeşme ve hamam olmak üzere toplam 47 tarihi eseri restore etti. Bosna Hersek'ten Kosova'ya, Arnavutluk'tan Makedonya'ya 14 tarihi eserin restorasyonuna da devam eden TİKA, aynı zamanda Sırbistan’dan Romanya’ya Macaristan’dan Karadağ’a, Bosna Hersek'ten Makedonya'ya, Arnavutluk'tan Kosova'ya 34 tarihi eserin restorasyonu için de proje ve hazırlık çalışmalarını yürütüyor.
Türkiye, 2008-2016 yıllarında Balkanlar'da Osmanlı döneminden kalma cami, Mevlevihane, tekke, türbe, çeşme ve hamam olmak üzere toplam 47 tarihi eseri restore etti. Balkanlar, Doğu Avrupa, Afrika, Asya, Latin Amerika ve Ortadoğu'daki 54 ülkede 56 ofisle faaliyet gösteren TİKA, hizmet götürdüğü ülkelerde sağlık, eğitim, tarım ve sosyal alanların yanı sıra kültürel alanlarda da önemli çalışmalara ve projelere imza atıyor. Bu kapsamda Türkiye, TİKA aracılığıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun 550 yıl hüküm sürdüğü Balkanlar’daki ecdat yadigarı tarihi eserlerin restorasyonuna yönelik projeler yapıyor. Projeler sayesinde korunan bu eserler, gelecek kuşaklara aktarılmış olacak.
Restore edilen eserler arasında Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin evi de bulunuyor. Ali Rıza Efendi'nin Makedonya'daki evi, aslına uygun olarak yapıldı. Birbirinden bağımsız iki evden oluşan müze kompleksinin alt kısmında kalan yapı, Akraba Evi, üst kısımda olan ev ise Anı Evi olarak düzenlendi. Müze, turistlerin uğrak yerleri arasında bulunuyor. TİKA'nın restore ettiği eserlerden bir diğeri, Osmanlı döneminde önemli bir merkez olan Saraybosna’daki Mevlevihane.
Mevlevihane, Şam, Konya, Hanya (Girit), Filibe, Selanik, Üsküp, Budapeşte gibi Anadolu ve Balkan coğrafyasını birleştiren ortak kültürel iletişim ağının ortasında bulunuyor. Saraybosna'nın son Mevlevihane’si olarak bilinen ve 1462'de inşa edilen yapı, Yugoslavya döneminde benimsenen kültür politikaları nedeniyle yıkıldı. TİKA tarafından aslına uygun olarak inşa edilen yapı, bugün "Balkanlar Mevlana Araştırmaları Merkezi” olarak hizmet veriyor.
UNESCO tarafından dünya mirası listesine dâhil edilen Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü (Drina Köprüsü) de restore edilen bir diğer eser. Sokullu Mehmet Paşa tarafından 1571-1577 yıllarında Mimar Sinan’a yaptırılan köprünün restorasyonu geçen yıl tamamlandı. Köprü, Bosna eyaleti ile Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul arasındaki ana yol üzerinde inşa edildi. Köprü, çevresindeki köy ve şehirlerin gelişmesinde önemli rol oynadı. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ünlü yazar İvo Andriç'in 1961'de yazdığı "Drina Köprüsü" adlı romanı, köprüye günümüzdeki ününü kazandırdı.
TİKA'nın restore ettiği eserler arasında Arnavutluk'taki Preze Kale, Kruja Murat Bey, Elbasan Şehri Nazire, Korça Şehri İmrahorlu İlyas Bey ve Berat Şehri Kurşunlu camileri, Bosna Hersek'teki Ferhadiye, Fatih Sultan Mehmet Careva Hünkar, Foça Hünkar Sultan II. Bayezid camileri, Mostar Karagöz Bey Medresesi ile Konjic Köprüsü, Bulgaristan'daki Aytos Sultan Beyazıt, Sofya Banyabaşı, Rusçuk Mirza Said Paşa camileri, Karadağ'da Podgoritsa Nizam Camisi, Kosova'da Gazi Mestan Türbesi, Yanova Murat Paşa, Fatih, Yaşar Paşa, Emin Paşa camileri, Lokaç Çeşmesi, Macaristan'daki Pecs İdris Baba-Türk Çeşmesi, Makedonya'daki Manastır Askeri İdadi Binası, Radanya Mahmut Ağa Camisi, Ohri Voska Hamamı, Ohri Zeynel Abidin Paşa Halveti Tekkesi Şadırvanı, Üsküp Mustafa Paşa Camisi, Kırçova Çullu Baba Tekkesi, Manastır İshak Çelebi Camisi ile Struga Mustafa Kebir Çelebi Camisi yer alıyor.
Restorasyonu devam eden 14 proje arasında ise Arnavutluk'taki Bekarlar, Berat Hünkar, İşkodra Kurşunlu ve Ethem Bey camileri, Bosna Hersek'teki Mostar Koski Mehmet Paşa, Mostar Keyvan Kethüda Bugojno Sultan II. Ahmet camileri, Bulgaristan’daki Şumnu Şerif Halil Paşa Camisi ve Külliyesi, Macaristan'daki Gülbaba Türbesi, Makedonya'daki Üsküp Sultan Murat, Üsküp İshak Bey Alaca, Saray Hüseyin Şah camileri ile Sırbistan'daki Damat Ali Paşa Türbesi ve Sokullu Mehmet Paşa çeşmesi bulunuyor.
Öte yandan TİKA, 2017 için Balkanlar'daki 34 eserin restorasyon ve bakımı için proje ve hazırlık çalışmaları yürütüyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’te faaliyet gösteren Hırvat-Türk Dostluk Derneği’nin Kültür ve Bilgi Merkezi ofisine donanım desteğinde bulunuldu.
Hırvatistan Cumhuriyetinin başkenti Zagreb’de, resmi ilişkilerin başlamasının 25. Yıldönümü anlamlı bir törenle kutlandı. İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirme ülküsüyle gönüllüler tarafından kurulan ve gönüllü çalışmalarıyla faaliyet gösteren Hırvat-Türk Dostluk Derneğinin (HTTD) “Kültür ve Bilgi Merkezi” adıyla açılan yeni ofisinin kurumsal kapasitesi TİKA tarafından verilen destekle artırıldı.
Açılış iki ülke milli marşlarının okunmasının ardından yapılan konuşmalarla başladı. HTTD Başkanı ve Milletvekili Goran Beus Richembergh, 22 yıldır faaliyetlerini sürdüren HTTD’nin bugün Zagreb’in kalbinde yeni bir “Kültür ve Bilgi Merkezine” sahip olduğunu, bu merkezde yine ilişkileri geliştirmek amacıyla sergi, kitap tanıtımı, film gösterimleri, çalıştaylar gibi entelektüel ve kültürel faaliyetler yapacaklarını ifade etti. Richembergh, verdiği destekten dolayı TİKA’ya teşekkürlerini iletti.
Hırvatistan Dışişleri Bakanlığı Devlet Müsteşarı ve Hırvatistan Cumhuriyeti eski Ankara Büyükelçisi Gordan Bakota, kendisinin derneğin doğal bir üyesi olduğunu, kariyerindeki en güzel vakitlerini Ankara’daki Büyükelçilik yılları esnasında geçirdiğini ifade ederek yeni yerinde derneğin yine güzel faaliyetler yapacağına emin olduğunu” dile getirdi.
TİKA Zagreb Koordinatörü Haşim Koç ise resmi ilişkilerin başladığı güne denk gelen açılışın iki ülke arasındaki dostane ilişkiler açısından önemli olduğunu ifade ederek, TİKA’nın 2016 yılında Hırvatistan’da gerçekleştirdiği projelere değindi. Ülkelerarası ilişkilerin sadece kamu kurumları arasındaki münasebetle sürmediğini, STK’ların ilişkileri canlı ve dostane tutmada hayati rol oynadığını ifade eden Koç, HTDD’nin bu rolü yerine getiren STK’lar arasında en iyi örneklerden biri olduğunu dile getirdi. Koç, örnek olabilecek bir STK’nın kurumsal kapasitesini artırırken ortaya konan işbirliğinden memnun olduklarını ifade etti.
Hırvatistan Dışişleri Bakanlığı Devlet Müsteşarı ve Hırvatistan Cumhuriyeti eski Ankara Büyükelçisi Amir Muharremi de Türkiye Cumhuriyeti’nin başından beri Hırvatistan Cumhuriyeti ile çok olumlu ilişkiler içerisinde olduğunu ve bugünkü toplantının da aslında bu olumlu ilişkilerin hem sonucu hem de ilişkileri sürdürme niyetinin bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Son olarak söz alan Zagreb Belediye Başkanı Milan Bandić, HTDD ve Türkiye’yi sevdiğini ifade ederek Merkezin hayırlı olmasını diledi.
Açılış törenine Hırvatistan Parlamentosu Türk Azınlığı Temsilcisi Milletvekili Veljko Kajtazi, Güvenlik İşbirliği Merkezi (RACVIAC) Müdürü Büyükelçi Haydar Berk, Zagreb Belediyesi Eğitim, Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Ivica Lovrić ve Başkan Yardımcısı Mila Jelavić, Yunus Emre Enstitüsü Zagreb Müdürü Nurullah Yavaş, T.C. Zagreb Büyükelçiliği mensupları ve HTDD yönetici ve mensupları katıldı. Konuşmaların ardından Türk müzisyen Hakan Ali Toker katılımcılara Türk ve Hırvat ortak tınılarından oluşan bir dinleti icra etti. Türk fotoğraf sanatçısı Sultan Selim Kır’ın “Yansımalar” konulu fotoğraf sergisi de açılışta davetlilerin beğenisine sunuldu.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Kolombiya'nın Antioquia bölgesi Medellin şehrinde Villa Suramericana yerleşim bölgesine çocuk oyun alanı kurdu.
TİKA, faaliyet gösterdiği coğrafyalarda gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Kolombiya’da gerçekleştirdiği projelere yenilerini ekleyen TİKA, Kolombiya'nın Antioquia bölgesi Medellin şehrinde Villa Suramericana yerleşim bölgesine çocuk oyun alanı inşa etti.
Ülke içerisindeki gelir dağılımı eşitsizliğinin Kolombiya kalkınmasındaki önemli problemlerden biri olduğunu tespit ederek özellikle bu alanda faaliyetlerini sürdüren TİKA, çatışma sonrasında sivil toplumun gelişmesine katkılar sunmaya devam ediyor. Dar gelirli ailelerin kötü çevreler dolayısı ile küçük yaşta suç işleme, madde bağımlısı olma potansiyeline sahip olan çocuklarının bu çevrelerden uzak kalarak yaşlarına uygun ortamlarda büyüyebilmeleri için temin edilen park ekipmanları, yaklaşık 500 ailenin yaşadığı Villa Suramericana toplu konutlarında yaşayan ailelere hizmet verecek.
TİKA'nın bölgedeki yardım faaliyetleri öncelikli olarak iç savaştan etkilenmiş kesimlerin rehabilitasyonu ve sosyal hayata tekrar entegrasyonlarını hedefleyen bir şekilde devam ediyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Koordinatörler Buluşması kapsamında Konya’da saha ziyaretleri gerçekleştirilerek TİKA, Mevlana Kalkınma Ajansı ve MÜSİAD Konya işbirliğinde yerli üretim ve sanayinin yurt dışı yatırım fırsatlarının değerlendirildiği İş ve Yatırım Forumu düzenlendi.
Kurum içi istişareler ve bölgesel çalışma grupları ile başlayan TİKA Koordinatörler buluşması iki gün süren saha ziyaretlerinin ardından sona erdi. TİKA Koordinatörler Buluşmasının saha ziyaretleri ayağında Torku’nun kooperatifçilik deneyimi yerel ve tarımsal kalkınma bağlamında bölge ve ülke ekonomisine ve Konya’nın kalkınmasına katkısı fabrika ve tesis ziyaretleri ile yerinde incelendi. Cihanbeyli Panplast Üretim Kampüsü, Altınekin Beta Tohum İşleme ve Ham Yağ Kampüsü, Panagro Et ve Süt Entegre Tesisi ile Çumra Şeker Entegre Tesisleri’nde, AR-GE birimleri, seralar ve balıkçılık üretim tesislerinde inceleme ziyaretlerinde bulunuldu.
Dünyanın dört bir yanında kalkınma projeleriyle faaliyette bulundukları ülkelerin ekonomisine ve istihdamına destek olmayı hedefleyen TİKA Koordinatörleri, yöneticileri ve uzmanlarından oluşan heyet, saha ziyaretlerinin ilki olan Cihanbeyli Panplast Plastik Üretim Kapmüsü’nde tarımsal sulama ekipmanlarının üretim aşamasını yerinde inceledi. Altınekin Beta Tohum İşleme ve Ham Yağ Kampüsü’nde ise başta yerli tohum üreticiliği ve ham yağ işleme konularında yetkililerden bilgi alındı. Daha sonra Panagro Et ve Süt Entegre Tesisleri’ne geçen TİKA heyeti burada süt, yoğurt, ayran ve et ürünlerinin üretiminden ambalajına ve yüklenmesine kadar uzanan sistemleri inceledi. Çumra Şeker Entegre Tesisleri’nde ise çikolata, bisküvi, şeker, yem, balık üretim tesisleri ve domates seraları ziyaret edildi.
Konya Şeker ve bağlı iştiraklerine ait tesislerin ziyaretinin ardından bir değerlendirmede bulunan TİKA Başkan Yardımcısı Ali Maskan, “Bizim öncelikli amacımız ülke ekonomilerine katkı sağlamak. Burada duyduğumuz başarı hikayesini yerinde gördük, inceledik. Duyduklarımızdan çok daha fazlasına gözlerimizle şahitlik ettik. Şimdi bu gördüğümüz başarı hikâyesini, Anadolu’nun birikim ve tecrübesini görev yaptığımız ülkelerle, çiftçileriyle ve sanayicisiyle paylaşacağız. TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er ise değerlendirmesinde Güçlü Türkiye’nin bir uzantısı, bir yansıması olan Torku ile ilgili bilgilerinin sınırlı olduğunu ama gezi sonrasında büyük gurur duyduklarını ifade ederek “Torku, yurt dışında Türkiye’nin model olma hususiyetini göstermeye çalışan bizlerin elini güçlendirdi. Bu tecrübeleri yurt dışına aktaracağız “ diye konuştu.
Saha ziyaretlerinin son gününde ise TÜMOSAN Traktör Fabrikası’nı ziyaret eden TİKA heyetine, TÜMOSAN yetkilileri, TÜMOSAN’ın yerli üretimde almış olduğu mesafeyi anlatarak üretim sistemleri hakkında bilgi verdi. TİKA’nın yurt dışında yaptığı gurur verici çalışmalarla TÜMOSAN için önemli bir partner hüviyeti taşıdığını ifade edildi ve ardından traktör fabrikası, üretim aşamasındayken ziyaret edildi.
Konya’nın Önde Gelen Üreticileri ve Sanayicileri ile birlikte İş ve Yatırım Forumu Düzenlendi
TİKA Koordinatörler Buluşması’nın son gününe ise TİKA, Mevlana Kalkınma Ajansı ve MÜSİAD Konya işbirliğinde yerli üretim ve sanayinin yurt dışı yatırım fırsatlarının değerlendirildiği İş ve Yatırım Forumu düzenlendi. TİKA Koordinatörleri görev yaptıkları ülkelerdeki üretim ve yatırım faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulunurken, TİKA yöneticileri Konya’daki saha ziyaretlerinin ardından yerli üretimin geldiği noktayı görmekten duydukları gururu dile getirirken bu tecrübeyi yurt dışına taşımak istediklerini söyledi.
Forum sonrasında TİKA heyetine yemekte katılan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, “Bazı ülkelerde ve şehirlerde yaptığımız çalışmalarda TİKA’nın önemli desteklerini gördük. Yeniden büyük Türkiye’nin oluşumunda TİKA çok önemli görevler üstlenmiş durumda. Gönül coğrafyamızın ne kadar geniş olduğunun TİKA ile daha fazla farkına vardık” dedi.
41 Ülkeden TİKA Yerel Personeli Gazi Meclisimizi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni Ziyaret Etti
TİKA Koordinatörleri Konya’da saha ziyaretlerinde ve temaslarda bulunurken görev yaptıkları ülkelerde onlarla birlikte çalışan TİKA Yerel Personeli ise 5 gün süren yoğun hizmet içi programının ardından TBMM’yi ziyaret ederek 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen hain darbe girişimi hakkında bilgi aldı ve darbenin izlerini yerinde gördü. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçen TİKA Yerel Personeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve diğer yöneticilerin resmi temaslarda bulundukları, misafirlerini ağırladıkları ve basın toplantılarını düzenledikleri yerleri gezerek yerleşke hakkında bilgi aldı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Pakistan’ın en kalabalık şehri Karaçi’de yetim öğrencilere kırtasiye malzemesi desteğinde bulunuldu.
TİKA, Pakistan’da eğitim alanında gerçekleştirdiği faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, TİKA ve Al-Mustafa Sosyal Yardımlaşma Derneği işbirliğinde 650 yetim öğrenciye eğitim-öğretim döneminde kullanacakları bir yıllık kırtasiye malzemesi düzenlenen törenle teslim edildi.
Dağıtım töreni, AMAN-17 Tatbikatına iştirak etmek üzere Pakistan’a gelen Türk Deniz Kuvvetlerine ait TCG GELİBOLU Fırkateyni’nde yapıldı. Törene TCG GELİBOLU Komutanı Dz. Yb. Ali Tuna Baysal ve beraberindeki gemi personeli, İslamabad Program Koordinatörü Mehmet Emre Aktuna, Koordinatör Yardımcısı İbrahim Katırcı ile Al-Mustafa Sosyal Yardımlaşma Derneği yöneticileri ve yetim öğrenciler katıldı.
İslamabad Koordinatörü Aktuna, TİKA olarak Pakistan’daki yetimler için düzenli aralıklarla yapılan kırtasiye ve malzeme dağıtımı dahil bir çok faaliyet gerçekleştirdiklerini ve yetimlerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA) 41 ülkede görevli yerel personelinden oluşan heyet, Anadolu Ajansını ziyaret etti.
TİKA'nın Moğolistan'dan Kolombiya'ya, Bosna Hersek'ten Namibya'ya kadar 41 farklı ülkede görevli yerel personelinden oluşan heyet, Anadolu Ajansını (AA) ziyaret etti. TİKA Koordinatörler Buluşması kapsamında farklı ülkelerden Ankara'ya gelen 41 yerel personel, AA'nın faaliyetleri, yayın dilleri ve hedefleri hakkında bilgi aldı.
AA Dünya Dilleri Yayın Yönetmeni Mehmet Öztürk, 11 dilde yayın yapan AA'nın yaklaşık 100 yıla yakın bir geçmişi olduğunu anımsatarak, kurumun faaliyetleri hakkında heyete bilgi verdi. Anadolu Ajansının sadece yerel veya ulusal düzeyde değil, küresel çapta bir ajans olduğunu ifade eden Öztürk, AA'nın 42 ülkede ofisi, 86 ülkede temsilcisi bulunduğunu ve 74 milletten çalışanı da bünyesinde barındırdığını aktardı.
Mehmet Öztürk'ün ardından söz alan AA Uluslararası Haberler Yayın Yönetmeni Ömer Faruk Tokat ise Washington DC'den Brüksel'e, Güney Afrika'dan Tahran'a, İslamabad'dan Melbourne'e uzanan bir coğrafyada siyaset, ekonomi, finans, enerji, bilim, kültür sanat, teknoloji, spor ve yaşam hikayeleri gibi kategorilerde yılda 40 binden fazla haberin üretildiği bilgisini verdi.
Heyete, AA'nın hazırladığı savaş muhabirliği tanıtım videosu izletildi ve AA'nın yayın dilleri hakkında bilgi verildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından temin edilen ve Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı Gelibolu isimli gemi tarafından Cibuti’ye nakliyesi yapılan 400 adet öğrenci kırtasiye, çanta seti ile görme ve işitme engelli okullarına kurulacak bilgisayar laboratuvar ekipmanları Cibuti Milli Eğitim Bakanlığı’nda düzenlenen resmi bir törenle teslim edildi.
Törene Cibuti Milli Eğitim Bakanı Mustafa Muhammed, Cibuti Büyükelçisi Sadi Altınok, Gelibolu Savaş Gemisi Komutanı Yarbay Ali Tuna Baysal, Cibuti Askeri Ataşesi İstihkam Yarbay Bahri Ayhan, TİKA Cibuti Program Koordinatörü Mikail Taşdemir, İşitme ve Göreme Engelli Okul Müdürleri ile diğer bakanlıkların üst düzey görevlileriyle bir çok öğrenci katıldı.
Törende konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı iki ülke arasında tarihten gelen güçlü siyasi ve ekonomik bağlarımızın bulunduğunu belirtti. Bakan, yapılan yardımın çok değerli olduğunu, Hürriyet İlkokulu’nda okuyan çocukların kırtasiye çanta setine çok sevindiklerini, engelli öğrencilere yönelik kurulan bilgisayar laboratuvarlarının özel ilgi ve desteğe muhtaç öğrencilerin modern koşullarda eğitim almalarına çok büyük katkı sağlayacağını ifade ederek başta TİKA'ya, Türk Askerine, Türkiye'ye ve Türk halkına şükranlarını sunduklarını iletti.
Büyükelçi Altınok yaptığı konuşmada, programın Türk kurum ve kuruluşların nasıl bir işbirliği içerisinde çalıştığının bir kanıtı olduğunu belirterek malzemelerin satın alımı ve tedarikinin TİKA tarafından gerçekleştirildiğini, nakliyelerinin ise Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı savaş gemisi ile yapıldığını ve Türk Büyükelçiliği tarafından teslim edildiğini söyledi. Altınok, kısa zamanda gerçekleştirilen birçok faydalı ve önemli proje için TİKA’yı takdir ettiğini ve teşekkürlerini sunduğunu ifade etti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Koordinatörler Buluşması kapsamında "Güçlü Türkiye, Etkin Diplomasi-İşbirliği ve Fırsatlar-" başlıklı panel düzenlendi.
TİKA Binası konferans salonunda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Başbakanlık Başmüşaviri Gürsel Dönmez yaptı. Dönmez, Berlin Duvarının 1989'da yıkılması ve 2001'de meydana gelen 11 Eylül saldırılarının, uluslararası ilişkilerde kırılma noktası olduğunu kaydetti. Türkiye'nin de 2000'li yılların başından itibaren siyasi istikrarı yakalamasıyla yeni yüzyıla hızlı bir giriş yaptığını belirten Dönmez, "Hem yurt içinde hem yurt dışında epey bir mesafe aldık. Akraba topluluklarla gönül coğrafyamızdaki insanlarla dünyanın dört bucağıyla güzel ilişkilerin ortaya çıktığı, derinleştiği bir dönem yaşadık." dedi.
Dönmez, bugün itibarıyla dünyaya bakıldığında bulanık bir tablonun görüldüğünü, 2017 yılının zorlu geçeceğini düşündüklerini kaydetti. Türkiye'nin önünü kesmek için birçok girişimin olduğunu vurgulayan Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "En son 15 Temmuz gibi küresel mahiyetli olduğunu düşündüğüm saldırıyla baş başa kaldık. Milletimin derin ferasetiyle bunu püskürttük. Yükselen Türkiye'nin her türlü yol ve yöntemle önünü kesmek isteyecekler. Doğrudan veya dolaylı yöntemle üstümüze gelecekler. Fakat Türkiye artık eski Türkiye değil."
Sabırlı Olmamız Lazım
TİKA Başkanı Serdar Çam, panelde yaptığı konuşmada kurumun çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türkiye'nin önüne çıkarılan engellere rağmen her geçen gün güçlendiğine dikkati çeken Çam, "Biz dayak yiye yiye büyümeye başlamışız, güçlenmişiz. Önümüz çok açık. Umutlu olmamız lazım. Hedeflerimize varabileceğimiz şekilde de bir kapasite oluşuyor. Bir telaş içindeyiz. Her şeyi yakalamaya, kaybettiğimiz zamanı yakalamaya çalışıyoruz. Sabırlı olmamamız lazım." ifadesini kullandı.
TİKA Başkanı Çam, TİKA'nın artık projelerde seçici davranmaya başlar noktaya geldiğini, dünyanın çeşitli noktalarında yaptıkları hizmetleri anlattı. Çalışmalarından örnekler sunan Çam, TİKA'nın bugün Sivas Kangal köpeklerinin, Namibya'da çiftlik hayvanlarını dünyanın en hızlı canlılarından olan çitalara karşı korumak için verdiği mücadeleye lojistik destek sunar hale geldiğini aktardı.
Amacımız Güçlü Türkiye İmajının Yerleşmesine Katkı Sunmak
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, TİKA gibi kurumların da artık yurt dışında görevler üstlenmeye başladığını dile getirdi. İlk kez 2012 yılında Osmanlı hinterlandına yönelik çalışma başlattıkları bilgisini veren Ertem, bugüne kadar Bosna Hersek, Kosova, Makedonya ve Kıbrıs'ta envanter çalışmaları yaptıklarını kaydetti. Ertem, bunun yanında yurt dışında restorasyon, yoksullara gıda yardımı ve maddi imkanları yetersiz olanlara sağlık yardımında da bulunduklarını ifade etti. Ertem, "Bizim temel amacımız güçlü Türkiye imajının yerleşmesine katkı sunmak." dedi.
Türkiye Dünyanın En Cömert Ülkesi
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen de Türkiye'nin son yıllarda geçirdiği dönüşümden örnekler verdi. Yardım alan bir ülke konumundan yardım eden ülke haline gelen Türkiye'nin bugün 5 kıtada birçok ülkeye destek olduğunu anlatan Taşdelen, AFAD olarak da bugüne kadar Libya, Filipinler, Japonya, Somali, Gazze ve Myanmar'daki Arakanlı Müslümanlara çeşitli yardımlarda bulundukları bilgisini verdi. Taşdelen, Türkiye'nin sadece geçen yıl 3,2 milyar dolarlık yardım yaptığına dikkati çekerek, bunun dünyadaki yardım miktarının yüzde 11'ine tekabül ettiğini ifade etti. Taşdelen, miktar olarak ABD'nin gerisinde olsalar da bu rakamın gayrisafi milli hasılaya vurulduğunda Türkiye'nin dünyanın en cömert ülkesi olduğunun görüleceğini vurguladı. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Direktörü Doç. Dr. Mesut Özcan ise panelde 2017 yılında yaşanabilecek zorlukların Türkiye için bir dizi fırsat olabileceğine işaret etti.
İkinci oturumda ise YTB Başkan Yardımcısı Hüseyin Gündoğar, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Şeref Ateş, SETA Genel Koordinatör Yardımcısı Muhittin Ataman, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Birol Akgün konuşma yaptı.
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak çeşitli kamu kurum ve kuruluşların temsilcilerin katılımıyla Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nda (TİKA) düzenlenen Danışma Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yurt dışı kalkınma ve acil insani yardımlarının her geçen gün daha da artırdığını belirtti.
Toplantında Türkiye'nin 2015 yılında resmi kalkınma yardımının 3,9 milyar dolar olduğunu anımsatan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, bu oranın STK yardımları, özel sektörün yatırımları ve çok uluslu kuruluşların katkılarının da ilave edilmesiyle 5 milyar doları aştığını kaydetti. Kaynak, Türkiye'nin yurt dışı kalkınma ve acil insani yardımları koordinasyonunun TİKA’ya ait olduğunu söyleyerek, bu konuda tüm kurumları daha dikkatli olmaya ve mutlaka TİKA ile koordineli hareket etmeye davet etti.
Dünyanın en büyük 18. ekonomisi olmasına rağmen Türkiye'nin birçok ülkeyi geride bırakarak adeta cömertlik dersi verdiğini vurgulayan Kaynak, bu başarının sağlanmasında katkısı olan tüm kurumlara hükümet adına teşekkür etti. Kaynak, bu yıl 25. yaşını idrak eden TİKA'nın 2002'de 12 yurt dışı ofisinden bugün itibariyle 54 ülkede 56 ofise ulaştığını anlattı. TİKA'nın şu an 150 ülkede yılda yaklaşık 2 bin projeyi hayata geçirdiğine değinen Kaynak, "TİKA için önemli bir lokasyon Afrika'dır. Türkiye'nin burada etkinliği 2000'li yılların başında çok az iken bugün ise hem diplomatik temsilciliklerimiz hem TİKA vasıtasıyla Afrika'da en görünür ülkelerden biri olduk. Türkiye, Afrika'da en fazla diplomatik temsilciliği olan ülkeler sıralamasında 2. ülke konumunda." ifadesini kullandı.
“ TİKA’nın Faaliyetleri Dar Bir Alanla Sınırlı Değil”
Başbakan Yardımcısı Kaynak, TİKA’nın faaliyetlerinin dar bir alanla sınırlı olmadığını, eğitim, sağlık, barınma, mesleki eğitim, tarım, hayvancılık, turizm, ormancılık, ulaşım gibi sosyal, ekonomik ve ticari birçok alanda yürütüldüğünü belirtti. TİKA faaliyetlerinin önemli bir bileşenin de kültürel iş birliği olduğuna dikkati çeken Kaynak, başta Balkanlar, Orta Asya ve Ortadoğu olmak üzere birçok coğrafyada Osmanlı ve kardeş ülkelerle olan ortak mirasın, restorasyon ve renovasyon çalışmaları ile yeniden hayata döndürüldüğünü dile getirdi.
Türkiye'nin "Az Kaynak İle Etkin Çalışma" Prensibi
Başbakan Yardımcısı Kaynak, TİKA'nın Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda, özel sektörün yurt dışına açılmasına ve ihtiyaç duyulan ürünlerin tanıtılmasına da katkı sağladığına işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TİKA çalışanlarını "Çağdaş Alperenler" olarak tanımlaması ifadesini hatırlattı. Türkiye'nin, sahip olduğu özgün yaklaşımla insanı ve ihtiyaçlarını merkeze koyarak kalkınma iş birliği literatürüne yeni bir bakış açısı getirdiğine dikkat çeken Kaynak, bu alanda da dünyaya örnek olacak yeni bir model ortaya koyduğunu anlattı.
TİKA'nın faaliyetlerde bulunurken, asla bir emperyal zihniyet ve sömürgeci yaklaşımla davranmadığını söyleyen Kaynak, Türkiye'nin yaklaşımının insanı ve ihtiyaçlarını merkeze koyan tavır olduğunu vurguladı. Kaynak, "Türk Tipi Kalkınma Yardımı Modeli" denilebilecek bu yaklaşımla, iş birliği yaptıkları ülkelere belli bir ajanda dayatmadan kendi belirledikleri kalkınma öncelikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda, insanların ayakları üzerinde durabileceği, esnek hızlı ve sürdürülebilir kalkınma temelli iş birliğinin hedeflendiğini söyledi.
Kaynak, "Gelişmiş ülkeler yaptıkları yardımlarda genelde kendi refahına katkı sağlayacak, tek taraflı bağımlılık ilişkisi kuran, alıcı ülkeye şartlar dayatan yardım anlayışıyla hareket etmektedir. Türkiye ise gittiği ülkelerin her türlü zenginliğini, beşeri ve doğal kaynaklarını o ülkenin etkin kullanmasına imkan veren, hiçbir şekilde yardım yapılan ülkenin kurumsal sistemini ve politikalarını kendi çıkarlarına göre düzenlemeye çalışmayan yardımlar yapıyor." diye konuştu. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin yardımlarını dünyanın en fakir 48 ülkesine yapmak yerine kendi ticari ve ekonomik çıkarlarının bulunduğu ülkelere yaptığına dikkat çeken Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir Balkan ülkesinde, tanınmış bir yardım kuruluşu gıda yardımı yapacağını belirterek sadece 5 koli yardım göndermiş ve üstelik bunun için tören düzenlenmiştir. Gerçekten bu tören düzenlenecek değil, utanılacak bir vakadır. Türkiye olarak, bir yandan 3 milyona yakın Suriyeliye, Irak'tan, Libya'dan, Afganistan ve Filistin'den gelen muhacir kardeşlerimize bir 'ensar' anlayışıyla yaklaşırken, diğer yandan da 48 en az gelişmiş ülkeye de o insanların ihtiyaçlarına da sessiz kalmadık.
Türkiye 2011 yılında bu ülkelere yönelik yıllık 200 milyon dolar yardım taahhüdünde bulunmuştu. Son 5 yılda bu ülkelere yapılan yardımların miktarı planlanandan çok daha fazla olmuş, 1,6 milyar dolara ulaşmıştır." Kaynak, Türkiye'nin "az kaynak ile etkin çalışma" prensibi üzerinden hareket ettiğinin altını çizerek, TİKA’nın personel sayısı sadece bin civarında olmasına rağmen 150 ülkede faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.
Yurt dışında FETÖ İle Mücadele
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Türkiye'nin 15 Temmuz'da dünyada eşine rastlanmayan büyük bir ihanet girişimiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Bunun acısının birlikte yaşandığını dile getiren Kaynak, kurumlar olarak da yaşanmaya devam edildiğini anlattı. Kaynak, "Yurt dışındaki tüm kurum ve kuruluşlarımız ile tüm kamu görevlilerimiz, gündemlerinin birinci maddesine muhakkak suretle FETÖ ile mücadeleyi almalılar. Bu konuda da kurumlar arasında etkin işbirliği gerekmektedir. FETÖ tehdidine karşı yurt içi ve yurt dışındaki kurumlar arasında etkin bir iş birliği gerekmektedir. " diye konuştu. Türkiye'de 110 ülkeden öğrenci bulunduğunu ifade eden Kaynak, ancak gelen kişilerin terör örgütleriyle bağlantı olup olmadığının da iyice araştırılması gerektiğini, bu durumun araştıracak kurumlarla çalışılması gerektiğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nda (TİKA) bir araya geldi.
Toplantıda TİKA'nın çalışmaları hakkında bilgi veren Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Türkiye'nin son yıllarda dış yardımlar bakımından dünyada en etkin ülkelerden biri olduğunu söyledi. Kaynak, Türkiye'nin 2015 itibarıyla 3,9 milyar dolar dış yardım yaptığını belirterek, "Bu rakamlara sivil toplum kuruluşlarımızın, TİKA'nın ya da Dışişleri Bakanlığının koordinasyonu dışında doğrudan yaptığı yardımlar, özel sektörümüzün yardım ve yatırımlarıyla çok uluslu kuruluşların yardımları ve katkıları ilave edilince bizim tahminimiz 5 milyar doları bulan bir dış yardım ya da dış kalkınma yardımları koordine ediyoruz." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Kaynak, 2015 verilerine göre milli gelirinin binde 37'sini acil insani yardımlara harcayan Türkiye'nin, yapılan çalışmalar neticesinde dünyanın en cömert ülkesi olduğunu kaydetti. Kaynak, TİKA faaliyetlerinin belirli alanlarla sınırlı olmadığına işaret ederek, başta gıda, eğitim, sağlık, barınma, mesleki eğitim, restorasyon, hayvancılık ve tarım desteği gibi ihtiyaç görülen her alanda çalışma yapıldığını anlattı. TİKA'nın, yılda ortalama 2 bin proje hayata geçirdiğine dikkat çeken Kaynak, insani ihtiyaçların dışındaki kalıcı yatırım desteklerinin, yardım yapılan ülkenin ekonomisine, kalkınmasına ve sosyal problemlerine fayda sağladığını dile getirdi.
Başbakan Yardımcısı Kaynak, TİKA'nın Afrika dışında, Balkanlar, Orta Asya ve Orta Doğu'da da çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, "Biz yaptığımız yardımları söylemeye, anlatmaya gayet mahcup bir ifadeyle yaklaşırken 5 koli gıda yardımı gönderen ve bunun için tören yapan ülkeler olduğunu hatırlıyoruz. Bunlar utanılacak hadiselerdir." dedi. Güney Amerika'ya da yardım ve destek faaliyetleri yürüttüklerini anlatan Kaynak, Kolombiya'da yaşanan iç savaş sonucu eğitim alanında geri kalan Orejon'da bir Türk okulu inşa ettiklerini anlattı.
2 Binden Fazla Çocuğa "Tavşan Dudak" Tedavisi
Başbakan Yardımcısı Kaynak, Orta Asya'da bulunan pek çok Türk mirasını ihya ettiklerini ve bu coğrafyadaki ülkelerle sağlık alanında da işbirliği çalışmaları yaptıklarını dile getirerek, "Moğolistan'da Türklerin ilk yazılı kaynağı olarak bilinen eserlerin sergilenmesi için Bilge Kağan Müzesi'ni kurduk. Özbekistan'da da önemli çalışmalar yapılıyor. Özbekistan Sağlık Bakanlığı ile birlikte 2009 yılından beri 'Tavşan Dudak' diye tabir edilen rahatsızlık nedeniyle 2 binden fazla çocuk muayene ve tedavi edildi. TİKA belli bir program çerçevesinde ilk önce muayene sonra Türkiye'ye getirip ameliyatlarını yapıyor." ifadesini kullandı.
Dış yardımlar konusunda TİKA'nın yanı sıra Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) da destekleri olduğunu anlatan Kaynak, "Çok büyük, adeta soykırıma varan uygulamalar gösterilen Arakan'da Rohingya Müslümanlarına TİKA ile AFAD'ın 500 bin dolarlık pirinç ve zeytin yağı dağıtımı oldu, yaklaşık bir ay önce. Büyük bir açlık çekiyorlar. Myanmar'daki Budist yönetim sadece TİKA'nın faaliyetlerine imkan veriyor. Geçen, su ve sanitasyon için yine 1 milyon dolarlık bir yardımı ben imzaladım, AFAD bütçesinden. TİKA ile beraber orada öncelikle eğitim gören çocukların okullarında ve sonrasında köy evlerinde temiz içme suyuna kavuşmaları için." şeklinde konuştu.
Kaynak, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Gazze'de inşası devam eden Filistin Dostluk Hastanesi'nin ne zaman açılacağının sorulması üzerine Kaynak, İsrail ile ilişkilerin sadece Gazze temelli olmadığını aktararak, Kudüs'te de Türkiye'yi ilgilendiren çok fazla tarihi ve kültürel eserin bulunduğuna işaret etti. Kaynak, Filistin Dostluk Hastanesi'nin inşaatında herhangi bir sıkıntı bulunmadığını, bina içerisindeki teçhizatlarının alımı ve kurulumu gerçekleştikten sonra hastanenin açılacağını dile getirdi. Kudüs'e ziyaret gerçekleştireceğini belirten Kaynak, "Bu sene İstanbul'da Cumhurbaşkanımızın himayesinde 'Vakıflar Haftası'nı 'Kudüs'teki Osmanlı Vakıfları' temasıyla toplayacağız." dedi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Etiyopya'daki Dubti Hastanesine tıbbi ekipman desteğinde bulundu.
TİKA, Etiyopya’da gerçekleştirdiği sağlık projelerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda TİKA tarafından Afar Eyaleti'nin Dubti şehrinde bulunan Dubti Hastanesine tıbbi ekipman desteğinde bulundu.
TİKA tarafından temin edilen Tıbbi ekipmanlar düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi. Törene TİKA Addis Ababa Koordinatör Yardımcısı Fatih Çelik, Afar Eyaleti Sağlık Bakan Yardımcısı Yasin Habib, Dubti Belediye Başkanı Ömer Kotina ve Hastane Başhekimi Mahi Ali katıldı.
TİKA Addis Ababa Koordinatör Yardımcısı Çelik konuşmasında, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 'dünyanın her yerine uzanıp, nerede dertli varsa Türkiye olarak oraya gidip az veya çok yardımda bulunacağız” sözünden yola çıkarak Etiyopya'nın her köşesindeki yardıma ihtiyaç duyan insanları bulmaya ve bu yolda yeni projeleri hayata geçirmeye çalıştıklarını ifade etti.
Hastalar Kilometrelerce Yol Yürüyordu
Afar Eyaleti Sağlık Bakan Yardımcısı Yasin Habib de Türkiye ile Etiyopya arasındaki dostane ilişkilerin Osmanlı zamanından bu yana sürdüğünü belirterek, Dubti Hastanesine desteğinden dolayı TİKA'ya teşekkür etti.
Artık hematoloji (kan bilimi) servisi hastalarının Dubti Hastanesinde tedavi edileceğini söyleyen Habib, “Hastalarımızın 400 kilometre uzaktaki hastaneye gitmelerine gerek kalmadı” dedi. Yaklaşık 100 doktorun görev yaptığı hastanede, günde ortalama 150 hastaya hizmet verilebiliyor. Hastanede çocuk hastalıkları, acil yardım, dahiliye, ortopedi ve hematoloji gibi bölümler bulunuyor.