Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Macar Bilimler Akademisi Müzik Bilimleri Enstitüsü ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) arasındaki işbirliği kapsamında hazırlanan web sayfasında Macar müzikolog Janos Sipos’un 30 senede derlediği binlerce Türkçe halk türküsünden oluşan Türk Dünyası Halk Müziği arşivi tanıtıldı.
Macar müzikolog Janos Sipos’un 30 yıl boyunca Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, ve Kafkasyadaki halklar arasında yaptığı araştırmalardan topladığı 6 bin adet Türkçe ya da Türkçe lehçelerle söylenen, yerel halk tarafından bilinen türkülerin yer aldığı arşivin gösterimi yapıldı. Programa Macar etnomüzisyenler büyük ilgi gösterdi.
Macar Bilimler Akademisi Müzik Bilimleri Enstitüsü ile TİKA arasındaki işbirliği kapsamında hazırlanan web sayfasında Janos Sipos’un Türk Halk Müzik Araştırmaları web sitesi davetlilere gösterildi. Macar müzikolog Janos Sipos’un 30 senede toplam 10 yılı Türklerin yaşadığı bölgelerde geçirdiği, bu sürede on binlerce türkü dinlediği, bu türküleri kaydettiği, bu konuda çok sayıda kitap ve makale yazdığı programa gelen seyircilerle paylaşıldı. Janos Sipos yaptığı konuşmada, özellikle Anadolu türkülerinin ve Macar türkülerinin birbirlerine çok benzediğini ifade ederek bu benzerliğin iki milletin de büyük bir ihtimalle ortak kökten geldiğini gösterdiğini belirtti ve http://zti.hu/sipos_gyujtesek/index_TR.asp adresinde bulunan web sitesinin nasıl kullanılacağını anlattı.
TİKA Budapeşte Program Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Havva Pınar Özcan Küçükçavuş ise, kültürel değerlere ve halk kültürüne sahip çıkma amacı ile bugün bir kısmı hala yaşayan bir kısmı ise kaybolmaya yüz tutmuş eserlerin (ağıt, türkü, ninni, şarkı) herkesin rahatlıkla erişebileceği internet ortamına aktarıldığını söyledi. Küçükçavuş, söz konusu projenin hayata geçirilmesi ile Macarların ve Türklerin iç Asya'da başlayan tarihi köklü kültürel ilişkilerinin ortak müzik geçmişi ile bir kez daha ortaya çıkarılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Küçükçavuş, TİKA’nın bu projeye verdiği destek ile halkların belleğinde yüzyıllardır yaşayan müziğe ve kendi öz kültürüne de sahip çıktığını sonra da bu zenginliği ve birikimi paylaşma yoluna gittiğini ifade etti.
T.C. Macaristan Büyükelçiliği Müsteşarı Alaattin Temür de, iki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda gelişimine işaret ederek TİKA'nın, Türkiye ve Macaristan arasındaki ilişkilerin güçlenmesi adına önemli birçok projeye imza attığını belirtti.
Program ortak Macar ve Türk halk müziği türkülerinin bağlama eşliğinde çalınması ile sona erdi
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Afganistan’ın kuzeyinde yer alan Faryab Vilayeti Andhoy İlçesinde 125 kursiyerin 6 ay eğitim aldığı Bayan Kuaförlüğü, Halı Dokumacılık, Dikiş – Nakış ve Türkçe kurslarını başarıyla bitiren öğrencilere törenle sertifika verdi.
TİKA, Afganistan’da gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Afganistan genelinden farklı sektörlerde önemli projeleri hayata geçiren TİKA tarafından Afganistan’da nietelikli iş gücüne destek devam ediyor. Afganistan’da TİKA tarafından gerçekleştirilen mesleki eğitim projeleri kapsamında Afganistan’ın kuzeyinde yer alan Faryab Vilayeti Andhoy İlçesinde 125 kursiyerin 6 ay eğitim aldığı Bayan Kuaförlüğü, Halı Dokumacılık, Dikiş – Nakış ve Türkçe kurslarını başarıyla bitiren öğrencilere törenle sertifikaları takdim edildi.
Andhoy Belediye Başkanlığı Konferans Salonunda düzenlenen törene TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Zeki Bulduk, Andhoy Kaymakamı Sultan Muhammed Sencer, Andhoy Belediye Başkanı Gulam Faruk, öğretmenler, veliler ve kursiyerler katıldı. Sertifika töreni açılış konuşmasında Andhoy Kaymakamı Sultan Muhammed Sancar, Afganistan’a pek çok ülkenin yardımda bulunduğunu ve bu ülkeler arasında özellikle Türkiye’nin TİKA aracılığıyla Afganistan halkına karşılıksız yardımda bulunduğunu söyledi. Andhoy Kaymakamı Sultan Muhammed Sancar kadınlara yönelik açılan meslek edindirme kurslarından eğitim alan kursiyerlerin ailelerinin geçiminde katkıda bulunacağını da ifade etti.
TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Zeki Bulduk ise, Türkiye her zaman Afgan halkının yanında olacağını belirterek TİKA’nın Afganistanda gerçekleştirdiği faaliyetleri anlattı. TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Bulduk, bundan sonra da diğer alanlarda olduğu gibi meslek edindirme ve kapasite geliştirme alanındaki faaliyetlerin devam edeceğini vurguladı. Program Türkçe şarkılar ve sertifika dağıtımıyla sona erdi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Etiyopya’nın, Tigray Eyaleti’nin başkenti Mekele’de bulunan Mekele Devlet Hastanesine tıbbi ekipman desteğinde bulundu.
TİKA, Etiyopya’da gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Etiyopya genelinde birçok alanda önemli projelere imza atan TİKA tarafından Etiyopya’nın, Tigray Eyaleti’nin başkenti Mekele’de bulunan Mekele Devlet Hastanesine tıbbi ekipman desteğinde bulunuldu. TİKA tarafından temin edilen ekipmanlar düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi.
Törene, TİKA Addis Ababa Koordinatör Yardımcısı Fatih Çelik, Mekele Devlet Hastanesi Tıp Müdürü Dr. Biyani Gebremedhin ve hastane çalışanları katıldı.
TİKA Addis Ababa Koordinatör Yardımcısı Çelik, Türkiye'nin Etiyopya ile ortak bir tarihi ve kültürel mirası paylaştığını vurgulayarak, hem insani alanda hem de kalkınma alanındaki çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Çelik, ülkenin sağlık alanında yetersizlik olduğundan hastaların tedavi olmasında büyük bir sıkıntı yaşadığını söyleyerek, sağlık alanındaki çalışmalara ağırlık vererek sağlık hizmet standartlarının yükseltilmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını kaydetti.
Etiyopya'daki gerçekleştirdikleri projelere her geçen gün bir yenisini eklediklerini dile getiren Çelik, "Bugün 1 ultrason cihazı, 3 mikroskop cihazı, 3 adet vakum makinesi ve 1 adet elektrolikit makinesi olmak üzere toplamda 8 adet tıbbi malzemeyi Mekele Devlet Hastanesi’ne hediye ederek tüm hastaların hizmetine sunulmasından dolayı büyük mutluluk yaşıyoruz." dedi.
Mekele Devlet Hastanesi Tıp Müdürü Dr. Biyani Gebremedhin, TİKA'nın yardımları sebebiyle çok mutlu olduklarını söyleyerek, "Bu güzel çalışma için Türkiye'ye en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum." ifadelerini kullandı.
Mekele Devlet Hastanesi Tigray Eyaletinde 1960 yılından itibaren hizmetlerini sürdüren tek devlet hastanesi olma özelliğini taşıyor. Söz konusu hastane yaklaşık olarak yıllık 210.000 hastaya hizmet veriyor.
Türk işbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Yemen’de Ulusal Kanserle Mücadele Kuruluşu Taiz El-Emel Tümör Tedavi Merkezi’nde tedavi gören 84 hastaya ilaç desteğinde bulundu.
TİKA tarafından Yemen’de faaliyet gösteren Ulusal Kanserle Mücadele Kuruluşu Taiz El-Emel Tümör Tedavi Merkezi’ne kayıtlı 84 kanser hastasının tedavisi için gerekli olan kanser ilacı yardımında bulunuldu.
2015 yılı Mart ayından itibaren Yemen’de yaşanan iç savaş ülke genelinde binlerce kişinin ölmesine ve 24,000 den fazla kişininde yaralanmasına sebebiyet verdi. Savaşan her iki taraf da tüm dikkatlerini yaralıların tedavisine harcarken TİKA, kendi kaderlerine terk edilmiş Yemen Ulusal Kanserle Mücadele Kuruluşu Taiz El-Emel Tümör Tedavi Merkezi bünyesinde kayıtlı kanser hastalarına ilaç desteğinde bulundu.
İç savaşın en yoğun olarak devam ettiği Yemen’in Taiz şehrinde çeşitli kanser hastalıklarına yakalanmış ve tedavilerine ilaç yetersizliğinden dolayı devam edilemeyen 84 hasta için ihtiyaç duyulan kanser ilaçları temin edilerek ilgili merkeze teslim edildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet Namibya temasları kapsamında Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ndaitwah ile görüştü.
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet Namibya temasları kapsamında Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Netumbo Nandi-Ndaitwah ile görüştü.
Nandi-Ndaitwah, çalışmalarını takip ettiklerini TİKA’nın ülkelerinde önemli çalışmaları olduğunu kaydetti. TİKA Başkanı Çam ise TİKA’nın yaptığı çalışmaların iki ülke arasında sembolik bir anlam taşıdığını belirtti.
Türk Hava Yolları (THY) ile Air Namibia arasında imzalanan anlaşmaya dikkat çeken Çam, "Namibya ile THY arasında 1 Mart’ta başlayacak olan uçak seferleri bizi birbirimize daha da yakınlaştıracak." ifadesini kullandı.
Namibya Dışişleri Bakanlığında gerçekleşen görüşmeye Türkiye'nin Windhoek Büyükelçisi Deniz Çakar da katıldı.
Türkçenin bir dünya dili olarak yurt dışında öğretilmesi konusunda önemli katkılar sunan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) desteğiyle Karadağ’ın Bar ve Ulçin şehirlerinde organize edilen Türkçe kurslarından 2016 yılında mezun olan öğrencilere sertifika töreni düzenlendi.
Türkiye ve Karadağ arasındaki dostluğu geliştirmek ve kültürel alışverişi arttırmak amacıyla TİKA tarafından Bar ve Ulçin şehirlerinde organize edilen Türkçe kurslarından 2016 yılında mezun olan 23 öğrenciye sertifikaları düzenlenen törenle teslim edildi. Söz konusu sertifika törenine Türkiye Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, Gayret STK Başkanı ve eski Karadağ Meclis Başkan Yardımcısı Suljo Mustafiç, Karadağ Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Cihan Özdemir, Bar İslam Birliği Başkanı Muhiddin Miliami, Ulçin İslam Birliği Temsilcisi Ali Bardhi ve TİKA yetkilileri katıldı.
Sertifika töreninde konuşan T.C. Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, Türkçeyi dünyada 250 milyon kişinin konuştuğunu vurgulayarak, Türkçe öğrenen kişilerin geniş bir coğrafyada çalışma imkanı bulduğunu dile getirdi. Karadağ’da yaşayan halkın Türkiye ile ilişkilerinin bulunduğunu ve ülkede Türk firma sayısının giderek artması ile halkın Türkçe öğrenmeye olan ilgisinin arttığını belirten Galip, Türkçe Kurslarının düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.
Karadağ Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Cihan Özdemir de, Karadağ’da Türkçe diline talebin yoğun olduğunu bu alanda TİKA’yla işbirliği içinde olduklarını belirtti. Düzenlenen Türkçe kursları ile ilgili memnuniyetini dile getiren Özdemir, TİKA ile Yunus Emre Enstitüsü’nün işbirliğinin devam edeceğini ifade etti.
TİKA Karadağ Program Koordinatörü Ahmet Altun ise, TİKA’nın Karadağ’da hayatın her alanına yönelik projeler gerçekleştirdiğini, TİKA ile Yunus Emre Enstitüsünün çok iyi bir işbirliği içerisinde olduğunu ve bu işbirliğinin Karadağ’da Türk Dili ve Kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkılar sağladığına dikkat çekti. Karadağ’da halk arasında özellikle Türk dizileri ile artmakta olan Türkçe öğrenme talebini Yunus Emre ve TİKA eliyle yürütülen kurslar sayesinde karşılandığını vurgulayan Altun, Karadağ’da TİKA projelerinin devam edeceğini sözlerine ekledi.
TİKA desteğiyle 2009 yılından bu yana Başkent Podgoritsa’da Mehmed Fatih Medresesi, Rojaye şehrinde VAKAT isimli STK ve Rojaye Kız Medresesi, Bar şehrinde Gayret isimli STK ve Ulçin şehrinde Ulçin İslam Birliği bünyelerinde sürdürülen ve yoğun ilgi gören kurslarına 2017 yılında da devam ediliyor.
Namibya'da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yavru kangallar için yaptırılan barınak ve tel örgüler yetkililere teslim edildi.
TİKA tarafından kalkınma yardımları kapsamında yaptırılan barınak ve tel örgüler Çita Koruma Merkezi yetkilisi Dr. Laurie Marker’a teslim edildi. TİKA Başkanı Serdar Çam, Namibya'nın Otjiwarongo kentinde Çita Koruma Merkezi'nde gerçekleştirilen teslim töreninde yaptığı konuşmada, TİKA'nın daha önceden bu merkeze, çiftlikler arasındaki ulaşımın sağlanması için arazi aracı bağışladığını belirterek, bu yılda yavru kangallar için yapılan barınağı ve tel örgüleri merkez yetkililerine teslim ettiklerini söyledi.
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet Çita Koruma Merkezi'ni gezdi ve çalışmalar hakkında bilgi aldı. Merkezdeki kangalları inceleyen Çam, yaptığı açıklamada "TİKA olarak Afrika’daki çalışmalarımıza devam edeceğiz. TİKA tarafından bu projenin devamı olacak. Mandıracılık, süt ve süt ürünleri atölyesi için de çalışmalarımız olacak." dedi.
Yetkililer, sürülere saldıran çitaların köylüler tarafından öldürüldüğünü ve bunun da nesli tükenmekte olan çitaların daha da azalmasına neden olduğunu ifade etti. Anadolu’dan getirilen kangalların bu merkezde eğitilerek, hayvancılıkla uğraşan çiftçilere verildiğini aktaran yetkililer, bu sayede çitaların sürüye saldırmasının engellendiğini ve nesli tükenmekte olan çitaların da kangallar sayesinde korunduğunu belirtti. Çita Koruma Merkezi'nde 15 kangal ve 30’dan fazla kangal yavrusu bulunuyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid döneminin en önemli projelerinden Hicaz Demiryolu'nun Amman istasyonunda tarihi demiryolunun geçmişinin anlatılacağı müzenin yapımına ve istasyondaki 3 tarihi binanın restorasyonuna bu yıl başlanacak.
TİKA ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Osmanlı devletinin son dönemlerinde hayata geçirilen ancak zaman içinde atıl hale gelen hattın yeniden canlandırılması amacıyla Türkiye öncülüğünde yürütülen çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda hattın Türkiye sınırlarında kalan bölümü hızlı tren hattına dönüştürülüyor. Türkiye, hattın yeniden hayat bularak hizmete girmesinin yanı sıra projenin kültürel ayağına da önem veriyor. Bu çerçevede kutsal topraklara gidenlerin yolunu kısaltmak amacıyla Şam ile Medine arasında inşa edilen hattın Amman istasyonu TİKA tarafından restore edilerek tarihi belge ve canlandırmalarla istasyona ait bir müze inşa edilecek.
Geçen yıl Türkiye ile Ürdün arasında istasyonda çalışanlar için yaptırılan tarihi lojmanların restorasyonu ve yeni bir müzenin yapımı amacıyla mutabakat zaptı imzalanmıştı. Başkent Amman'da bakımsız olduğu için kullanılamayan üç tarihi bina, TİKA tarafından dokusuna uygun şekilde restore edilecek. Tarihi binaların yanındaki bin 500 metrekare alana da Hicaz Demiryolu'nun hikayesinin anlatıldığı yeni bir müze binası inşa edilecek. Projesi tamamlanan restorasyon çalışmaları ve müze binasının inşaatına bu yıl başlanacak. Restore edilen yapılar da müzenin bir parçası olarak hizmet verecek. Müzede, 2. Abdülhamid'in mührünün bulunduğu raylar, lokomotifler, istasyonda haberleşme amaçlı kullanılan malzemeler, biletler, fotoğraflar sergilenecek. Ayrıca hat üzerindeki istasyonların tarihi ses kayıtları eşliğinde aslına uygun kıyafetleriyle kondüktörler, yolcular ve eşyalardan oluşan çok boyutlu bir sunumla istasyonun ilk yılları canlandırılacak. Müzenin diğer katlarında ise diorama tekniğiyle diğer istasyonların maketlerinin sergilendiği bir bölüm bulunacak. Müzenin yanındaki 3 tarihi bina, sosyal faaliyetlerde kullanılması amacıyla tarihi dokuları korunarak restore edilecek. Restorasyon ve müze inşaatının 2018'de bitirilmesi planlanıyor.
Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması
TCDD, Uluslararası Demiryolu Birliği bünyesinde 2007'de oluşturulan ve Türkiye, Suriye, İran, Irak , Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Afganistan, İran ile Umman demiryolları idarelerinin üyesi olduğu Ortadoğu Bölgesel Kurulunda, bölge ülkeleri arasında kesintisiz demir yolu bağlantısı sağlanması ve bu sayede İstanbul’dan Medine’ye kadar Hicaz Demiryolu hattının yeniden canlandırılmasını gündeme getirmişti. Bu kapsamda, Hicaz Demiryolu'nun geçtiği ülkeler Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan kendi topraklarındaki demiryolu hatlarının canlandırılması konusunda görüş birliğine varmıştı. İstanbul'dan Medine'ye kadar uzanan Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılmasını amaçlayan çalışmaya Türkiye bölümü eklendi.
Aradan geçen zamanda özellikle Türkiye, hattın kendi toprakları içerisindeki kısmında İstanbul-Konya Yüksek Hızlı Tren hattını tamamladı. Konya-Karaman hızlı tren hattının yapımı ile Karaman-Ulukışla, Adana-Osmaniye-Gaziantep arasındaki hızlı tren hattı projesi çalışmaları da sürüyor. Suudi Arabistan’da da Kuzey-Güney demiryolu projesi tamamlanarak işletime açıldı. Riyad-Cidde arasında 950 kilometrelik ve Dammam-Jubail arasında 115 kilometrelik yeni hattı kapsayan Suudi Kara Köprüsü ve Mekke-Cidde-Medine arası Harameyn yüksek hızlı demiryolu projeleri yapım çalışmaları devam ediyor. Ürdün’deki Hicaz Demiryolu da "Ürdün Hicaz Demiryolları Genel Müdürlüğü" adı altında işletiliyor. Suriye'deki çalışmalar ise mevcut siyasi durum nedeniyle 2011 yılından itibaren kesintiye uğradı.
Hicaz Demiryolu'nun tarihi
Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid döneminin en önemli projelerinden biri olan Hicaz Demiryolu, 1900-1908 yılları arasında Şam ile Medine güzergahında inşa edildi. Demiryolunun yapımına 1 Eylül 1900'de Şam ile Der'a arasında başlandı. Şam'dan Medine’ye doğru inşasına başlanan hat, 1903 yılında Amman’a, 1904’te Maan’a, 1 Eylül 1906'da Medayin-i Salih’e ve 31 Ağustos 1908'de Medine’ye ulaştı.
Ana istasyonları Amman’ın yanı sıra Şam, Der’a, Katrana ve Maan olan hat, kısa ömrüne rağmen önemli askeri, ekonomik ve toplumsal etkiler doğurdu. Hatta, 1910'da 198 bin 448, 1913’te 232 bin 563 yolcu ile 1910’da yaklaşık 66 bin ton ve 1913’te 112 bin ton ticari eşya taşındı. 1900-1908 yılları arasında yapılan Hicaz Demiryolu yan yollarla birlikte 2 bin 241 kilometre olarak inşa edildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Dr. Serdar Çam Namibya Büyükelçiliğinde düzenlendiği basın toplantısında TİKA'nın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Türkiye'nin Namibya Büyükelçiliğinde düzenlendiği basın toplantısında TİKA'nın faaliyetleri hakkında bilgi verdi ve “TİKA olarak dünyanın 150 ülkesinde faaliyette bulunduğumuzu belirtmek istiyorum. Afrika, Balkanlar ve Asya’da birçok projelerimiz var.” ifadelerini kullandı.
TİKA'nın Afrika ile bağlarını 2005'te Etiyopya’daki koordinasyon ofisiyle başlattıklarını ve iki yıl önce de Namibya koordinasyon ofisini açtıklarını anımsatan TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, “Bu ofis açmalar, Afrika ile bağlarımızı daha artıracak ve devam ettirecek.” dedi. TİKA'nın Afrika kıtasında birçok alanda projeler yaptığına işaret eden Çam, "Biz Afrika’da başta tarım ve sağlık olmak üzere birçok alanda kalkınma projeleri yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin insani yardım alanında birçok ülkenin muadil kurumundan daha ileri seviyede olduğunu belirten Çam, “3 milyondan fazla Suriye vatandaşı Türkiye’de mülteci olarak yaşıyor. İç savaş başladığından bu yana 800 bin insanın öldüğü tahmin ediliyor.” dedi. Suriye krizinde Avrupa’nın tam manası ile bir şey yapamadığına dikkati çeken Çam, “Avrupalılar Suriyelilerin Avrupa’ya gelmemesi için bizi uyarıyorlar.” diye konuştu.
Türkiye'nin birçok terör örgütüyle mücadele ettiğini vurgulayan Çam, "Bu terör örgütlerinin çabalarına rağmen Türkiye son 15 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ekonomik siyasi ve sosyal alanda birçok gelişme kaydetti.” dedi. 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulunan FETÖ’nün 60 yıldır ülkede yapılandığını kaydeden Çam, “FETÖ, kurdukları okulları ve insanların manevi duygularını yargı, emniyet ve devlet kurumlarının içine sızmak için kullanıyor. ” dedi.
FETÖ’nün DEAŞ’tan daha tehlikeli olduğunu belirten Çam “DEAŞ mensuplarını görebiliyorsunuz ama FETÖ insanların içine giriyor ve takiyye yapıyor. En önemlisi de İslam dinini kendi emelleri için kullanıyor.” diye konuştu. FETÖ mensuplarının terör örgütü elebaşı Fetullah Güleni "mesih" olarak gördüklerine işaret eden Çam, “Bu insanlar Gülen’in dünyayı yöneteceğine inanıyorlar. Bu terör örgütünün faaliyetlerine izni vermediği için Namibya hükümetini tebrik ediyorum. Türkiye ve Namibya arasındaki ilişkileri daha da artıracağız.” ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Windhoek Büyükelçisi Deniz Çakar da “Çam'ın ziyareti, Türkiye ve Namibya arasındaki ilişkileri artırmak adına çok anlamlı." dedi. Namibya'nın Türkiye Büyükelçisi Andreas Benjamen Dawid Guibeb TİKA'nın Namibya’daki varlığının iki ülke ilişkilerinde büyük önem taşıdığını vurguladı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Serdar Çam, Güney Afrika Müslüman Ulema Konseyi'ne Fetullahçı Terör Örgütü'nü (FETÖ) anlattı.
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Güney Afrika Ulema Konseyi Merkezi'nde yaptığı konuşmada, ülkedeki FETÖ okullarına dikkati çekerek, "Güney Afrika'da, Türkiye devletinin bir parçası olarak gösterilen okulların Türkiye ile hiçbir ilgisi yoktur." dedi. Dünyadaki FETÖ okullarının Maarif Vakfına devredileceğini belirten Çam, örgütün okullar sayesinde bulunduğu ülkelerde emniyet, yargı ve siyasete sızdıklarını söyledi.
Konsey'e çağrıda bulunan TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, "Biz birlikte çalışabiliriz ve birbirimizin tecrübelerinden faydalanabiliriz." diye konuştu. Çam, Türkiye ile Güney Afrika arasındaki ilişkilerin daha da artacağına işaret ederek, yakında Cape Town'da TİKA ofisinin açılacağı bilgisini paylaştı. Bu arada Çam, Güney Afrika Ulema Konseyi temsilcilerini, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile görüşmeye davet ederek, şunları söyledi: "Onlar 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulundular ve hedefleri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı öldürmekti. Darbe girişiminde, Türkiye Büyük Millet Meclisini bombaladılar. Yıllarca Türkiye'de yargı ve emniyet sistemini ele geçirmek için çalıştılar. Bu yapı, tarihteki haşhaşilerin günümüzdeki halidir. 15 Temmuz gecesi Türkiye'nin Genelkurmay Başkanı'nı ve birçok devlet görevlisini yakaladılar ve el koydular ama darbe girişiminde başarısız oldular."
"Recep Tayyip Erdoğan'a dua ediyoruz"
Güney Afrika Müslüman Ulema Konseyi Başkanı İrfan Abrahams da Türkiye'yi yakından takip ettiklerini belirterek, "Recep Tayyip Erdoğan'a dua ediyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin çok zor bir süreçten geçtiğinin farkında olduklarını bildiren Abrahams, "Türkiye, Suriye'deki iç savaştan kaçan 3 milyondan fazla sığınmacıya yardım ediyor ve bunu buradaki Müslümanlar olarak yakından takip ediyoruz." dedi. Abrahams, "Biz Müslüman Ulema Konseyi olarak TİKA ile daha yakından çalışabiliriz." görüşünü paylaştı. Görüşmeye Müslüman Ulema Konseyi'nden İkinci Başkan Şeyh Riad Fataar, eski Başkan Şeyh Ebrahim Gabriels, Şeyh Moosa Titus ve Mevlana Abdul Khali de katıldı. Görüşme sonrası heyettekilerle fotoğraf çektiren Çam, Abrahams'a İstanbul manzaralı porselen tabak hediye etti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkan Danışmanı Kamil Kolabaş ve TİKA İslamabad Program Koordinatörlüğü yetkililerini makamında kabul eden Pakistan Pencap Eyalet Başbakanı Şahbaz Şerif Pencap bölgesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin dolayı TİKA heyeti nezdinde TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam’a teşekkürlerini iletti
TİKA Başkan Danışmanı Kamil Kolabaş, TİKA İslamabad Koordinatörü Mehmet Emre Aktuna, TİKA İslamabad Koordinatör Yardımcısı İbrahim Katırcı ve beraberindekilerden oluşan heyet, TİKA’nın Pakistan’da gerçekleştirdiği projeler hakkında bilgi vermek amacıyla Pakistan Pencap Eyalet Başbakanı Şahbaz Şerif’e nezaket ziyaretinde bulundu.
TİKA Başkan Danışmanı Kamil Kolabaş, TİKA Başkanı Dr. .Serdar Çam’ın selamını ileterek başladığı konuşmasında, TİKA’nın Pakistan’da sağlıktan eğitime birçok alanda altyapının güçlendirilmesi ve ihtiyaçların giderilmesine yönelik projeler gerçekleştirdiğini ve bu projelerin artarak devam edeceğini belirtti.
Pakistan Pencap Eyalet Başbakanı Şerif ise ziyarette yaptığı konuşmada, TİKA İslamabad Koordinatörlüğünün kurulmasından bu yana Pencap Eyaletinde gerçekleştirilen faaliyetleri yakından takip ettiklerini ve projelerin bütün ülke geneline yayılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ederek TİKA nezdinde tüm Türk halkına teşekkürlerini iletti.
Ziyarette, 2017 yılında Pencap Eyaletinde gerçekleştirilmesi düşünülen projelere dair bilgi verilen Pakistan Pencap Eyalet Başbakanı Şerif ile muhtemel işbirliği alanları üzerinde de istişarelerde bulunuldu.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Dr. Serdar Çam, Güney Afrika’da TİKA'nın kalkınma yardımı yaptığı Osmanlı Kriket Takımı’nın 135. yıl etkinliğinde yaptığı açıklamada Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) DEAŞ’tan daha tehlikeli bir terör örgütü olduğunu söyledi.
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Güney Afrika’da TİKA'nın kalkınma yardımı yaptığı Osmanlı Kriket Takımı’nın 135. yıl etkinliğinde yaptığı konuşmasına "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın selamlarını getirdim." diyerek başladı.
FETÖ'nün Güney Afrika’da eğitim faaliyetlerinde bulunduğuna ve son derece tehlikeli bir yapı olduğuna dikkati çeken Çam, “FETÖ, DEAŞ’tan daha tehlikeli bir terör örgütüdür.” dedi. Çam, FETÖ ile DEAŞ örgütlerini karşılaştırarak, DEAŞ’ın mensuplarının tanındığını, FETÖ mensuplarını ise insanların içlerine sızdığı için tanımanın zor olduğunu kaydetti.
FETÖ’nün çeşitli ülkelerdeki yapılanmasıyla ilgili bilgi veren Çam, “FETÖ, bürokrasiye, orduya, yargı sitemine, emniyet ve güvenlik güçlerine girerek paralel sistem kurmaya çalışıyor.” ifadelerini kullandı. Çam, “FETÖ, yurt dışındaki Müslümanlara Türkiye hükümetine karşı yalanlar aktarıyor. Güney Afrika'da iletişimimizi artırarak bu yalanları bertaraf edeceğiz." diye konuştu. Güney Afrika’da Osmanlı geleneğinin devam ettiğini belirten Çam, “Güney Afrika’da Osmanlı mirasını, geleneğini ve tarihini koruduğunuz için sizlere teşekkür ederim.” dedi.
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye’nin büyük bir tehlike atlattığına işaret eden Çam, Türk toplumunun bu tehlike karşısında hiçbir şeyden çekinmeden kendisini tankların önüne attığını vurguladı. TİKA’nın Güney Afrika ile ilişkilerini daha da artıracağını dile getiren Çam, “Yakın zamanda Cape Town’da TİKA ofisi açacağız.” ifadesini kullandı.
Muir Camisi İmamı Sheikh Mogamat Moerat de etkinlikte söz alarak TİKA’nın Osmanlı Kriket Kulübüne yaptığı katkılardan dolayı Türkiye’ye ve hükümetine teşekkür etti. Güney Afrika Müslüman Ulema Konseyi Başkanı İrfan Abrahams da Güney Afrika’da yaşanan Apartheid dönemine dikkati çekerek, “Biz Güney Afrikalı Müslümanlar, Apartheid döneminde asla dışarıdan yardım alamıyorduk, TİKA gibi yardım ve kalkınma kuruluşları bize yardım edemiyordu. Apartheid dönemi bizi yalnız bırakmıştı. TİKA’ya yardım ve desteklerinden dolayı teşekkür ederim.” diye konuştu.