Arnavutluk'taki belediye ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) ülkenin gelişimine önemli bir katkı sunduğu noktasında hemfikir.
Tiran Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Abaz Hado, TİKA'nın Arnavutluk'a birçok alanda somut katkısı olduğunu vurguladı. Aynı zamanda Çameria Derneğinin başkanlığını da yürüten Hado, TİKA'nın çalışmaları hakkında bilgi sahibi olduğunu belirterek, TİKA'nın Arnavutluk'a katkısının "elle tutulur" olduğunu ifade etti.
Hado, TİKA'nın Arnavutluk'taki çalışmalarının başta kültürel mirasın korunması olmak üzere birçok alana yayıldığını kaydederek TİKA'nın Arnavutluk'ta çok verimli çalışmalar yaptığına dikkati çeken Hado, TİKA'nın Arnavutluk devletinin ve toplumunun yatırım ve bakım yapma imkânı olmadığı yerlerde devreye girdiğini, ülkedeki altyapıyı iyileştirmek için de çalışmalar yaptığını kaydetti.
Hado, TİKA'nın sadece İslam ve Osmanlı mimarisine yönelik çalışmaları olmadığına ve tüm diğer alanlarda da çalışmalar yaptığına işaret ederek, şunları kaydetti: "TİKA, çalışmalarını sadece Türk devletini temsilen bir ilişki olarak değil, bunun ötesinde tarih boyunca iki ülke arasındaki mükemmel ilişkilere katkıda bulunan ve Arnavutluk kurumlarıyla işbirliğini güçlendiren gerçek ve somut yardımlar olarak görmüştür. TİKA, bu yönde diğer kurumlar gibi çok önemli bir rol oynamıştır." Hado, TİKA'nın Arnavutluk'ta yıllardır faaliyet gösterdiğini anımsatarak, "TİKA, hastanelere ve okullara katkıda bulunmuştur. Orduya ve polise katkıda bulunmuştur. Arnavutluk'ta faaliyet gösteren bazı kurumların aksine, yaptıklarını kanıtlama veya reklamını yapmayı öncelikli olarak görmemiştir. Çünkü TİKA, katkıda ve yardımda bulunmayı ahlaki bir yükümlülük olarak nitelendirmektedir." ifadelerini kullandı.
"TİKA, Türkiye-Arnavutluk stratejik ortaklığının örneklerinden"
Arnavutluk'ta faaliyet gösteren Geleceğin Alternatifi Vakfı (ALSAR) Başkanı Mehdi Gurra da TİKA'nın Arnavut-Türk ilişkilerinde çok önemli yer tutan eğitim, kültür, ve savunma alanlarında ilerlemiş çok yönlü işbirliği ile prestijli bir kurum olduğunu söyledi. TİKA'nın, Türk halkının, devletinin ve siyasetinin Arnavutluk ile iyilik, dostluk ve stratejik ittifak ifade eden en somut örneklerinden biri olduğuna işaret ederek TİKA'nın son 20 yılda Arnavutluk'un gelişimi ve vatandaşlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi noktasında önemli çalışmalar yaptığını kaydetti. Gurra, TİKA sayesinde, Arnavutluk'ta hastaneler, su kaynakları ve okulların durumlarının iyileştirildiğini belirterek, ayrıca Arnavutluk'taki ihtiyaç sahipleri ve yetimlere yönelik çalışmaları da olan TİKA'nın, ülke genelinde yetimlere gıda, giysi ve okul çantası yardımı yaptığını söyledi.
Ülke kamuoyundaki bilgi kirliliğini de yorumlayan Gurra, ALSAR Vakfı olarak doğru gazeteciliğe aykırı bilgilerin yayınlanmasını ve Arnavutluk'taki FETÖ uzantılarının çıkarları doğrultusunda sosyal medyanın kullanılmasını şiddetle kınadıklarını ifade etti. Kamuoyuna bu tür saldırıların tuzağına düşmemeleri uyarısında bulunan Gurra, İşkodra'daki medresenin, Arnavutluk'taki tüm medreselerin gururu ve kuruluşundan bugüne ülkedeki Müslümanlara sunduğu öğretim faaliyetlerinden sapmayan tek kurum olduğunu vurguladı. TİKA'nın Arnavutluk'ta büyük yatırımlar gerçekleştirdiğinin altını çizen Gurra, Türkiye ile Arnavutluk'un bu kurumun ikili ilişkilere verdiği katkının bilincinde olduklarını sözlerine ekledi.
Kaynak AA
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Libya’ya yaklaşık 6 ton muhtelif ilaç ve tıbbi malzeme desteğinde bulundu.
Uzun süredir siyasi istikrarsızlıkların yaşandığı Libya’da halk, başta sağlık hizmetleri olmak üzere temel hizmetler noktasında ciddi sıkıntılar yaşıyor. Hastaneler ise acil müdahalerde kullanabilecekleri ilaç ve tıbbi malzemeleri dahi temin etmekte zorlanıyor.
Özellikle Misurata’ya yaklaşık 200 km mesafede bulunan Sirte’de, DAEŞ terör örgütüne yönelik 2016 Mayıs ayında başlatılan operasyonlarda hayatını kaybeden Libyalı asker sayısı 713 olarak, yaralananların sayısı ise 3210 olarak yetkililer tarafından belirtiliyor. Terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda yaralılara ilk müdahale ise Misurata Merkez Hastanesinde gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda TİKA tarafından Türkiye’de temin edilerek Misurata’ya ulaştırılan ilaçlar terör mağdurlarının tedavisinde kullanılmak üzere T.C. Misurata Başkonsolosluğu, TİKA Trablus Koordinatörlüğü, Libya Sağlık Bakanlığı ve Misurata Belediyesi yetkililerinin katılımı ile gerçekleştirilen törenle yetkililere teslim edildi.
Misurata Belediye Meclisi Sağlık Daimi Komitesi Başkanı Muhammed EL-Tumi, zor günlerinde Libya’nın yanında durarak Libyalı kardeşleri ile dayanışma içerisinde olan Türkiye’ye ve TİKA’ya şükranlarına ifade ederek, TİKA tarafından temin edilen ilaçlara çok ihtiyaç duyduklarını ve bu tıbbi malzemeler için son derece mutlu olduklarını belirtti. TİKA’nın Libya’ya olan desteklerinden memnun olduklarını dile getiren Libyalı yetkililer, özellikle TİKA tarafından inşa edilmekte olan hastanenin bir an önce faaliyete geçmesini temenni ettiklerini ifade ettiler.
T.C. Misurata Başkonsolosu Şenol Sevim ise başta Misurata Belediye Meclisi ve TİKA olmak üzere kıymetli işbirliğinde emeği olan herkese teşekkür ettiğini, bu vesile ile Libya şehitlerine rahmet, yaralılarına ise acil şifalar dilediğini söyledi. Sevim, Türkiye’nin Libya’nın yanında yer alacağını ve bu tür işbirliğinin devam edeceğini yineleyerek konuşmasını tamamladı.
Öte yandan 2011 yılında Libya’da gerçekleştirilen 17 Şubat Devrimi esnasında ve sonrasında yaralanan ve sakatlanan Libyalıların tedavi ve rehabilitasyonları için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılı Libya ziyareti neticesinde kararlaştırılan ve TİKA tarafından inşa edilen Fizyoterapi Hastanesi çalışmalarında da son aşamaya gelindi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) katkılarıyla Sudan Hartum Uluslararası Ebe Eğitimi Merkezi Öğrencilerine Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde eğitim programı düzenlenecek.
Sudan dünyada anne ve çocuk ölümlerinin en fazla görüldüğü ülkelerden birisi olma özelliği taşıyor. İklim, coğrafi koşullar, yetişmiş eleman sıkıntısı nedeniyle doğum öncesi ve sonrası gerekli tıbbi müdahalelerin yapılamadığı, geleneksel yöntemlerin hala devam ettiği ve etkin bir şekilde kullanıldığı Sudan’da anne ve bebek ölümlerinin azaltılması amacıyla TİKA’nın katkıları ile 2014 yılında Hartum Uluslararası Ebe Eğitim Merkezi eğitim faaliyetlerine başladı.
Hartum Uluslararası Ebe Eğitim Merkezinde 15 aylık ön lisans ve 4 yıllık lisans düzeyinde 2016-2017 akademik yılda toplam 1000 kız öğrenci ebe eğitimi alıyor. Sudan Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Bilimleri Akademisi’nin eğitim birimi olarak 2014 yılında faaliyetlerine başlayan merkezde bugüne kadar Sudan’ın toplam ebe açığının % 70’i karşılanmış olup mezunlar 18 eyalette köy, mezra ve diğer yerleşim yerlerinde hizmetlerine devam ediyor.
TİKA tarafından eğitim, tadilat ve donanım desteği yapılan söz konusu merkezde kapasitenin artırılması, modern ebelik tekniklerinin öğretilmesi, geleceğe yönelik uluslararası standartlarda eğitim alt yapısının tesis edilmesi amacıyla öğrencilerinin Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde eğitim alabilmelerini teminen bir programın başlatılması kapsamında TİKA tarafından sürdürülen çalışmalarda son aşamaya gelindi.
Bu kapsamda TİKA yetkilileri ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Ebelik Yüksekokulu Öğretim Üyeleri Prof Dr. İlknur Aydın Avcı ve Yrd. Doç. Dr. Birsen Altay’dan oluşan heyet Sudan Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bilimleri Akademisi ve Hartum Uluslararası Ebe Eğitim Merkezi’nde incelemelerde bulundu.
Heyet ilk olarak T.C Hartum Büyükelçisi Cemalettin Aydın tarafından kabul edildi. T.C Hartum Büyükelçisi Aydın, TİKA’nın Sudan’da yürüttüğü sağlık projelerinden bahsederek, Hartum Uluslararası Ebe Eğitim Merkezi eğitimleri ile ilgili başlayacak yeni projelerin büyük önem arz ettiğini ve Sudan Sağlık alt yapısına büyük katkılar sağlayacağını belirtti. Sudan Federal Sağlık Bakanı Bahar İdris tarafından kabul edilen heyet üyeleri tarafından, Türkiye’de uzun süreli ebe eğitimi ve bunun yanında karşılıklı eğitim programlarını içeren Ebelik Eğitim Projesi hakkında bilgi verildi.
Bakan Bahar İdris, Türkiye, Sudan’ın sağlık alanında hayati öneme sahip projelere imza attığını, Güney Darfurun başkenti Nyala’daki hastanesinin sadece Sudan’ın değil başta Orta ve Batı Afrika olmak üzere tüm kıtaya şifa dağıttığını söyledi. Bakan İdris, TİKA’nın başlattığı ve halen devam etmekte olan Sudanlı doktorların Türkiye’de Mesleki Eğitim Projesinin daha da genişletilmesini, yeni sağlık yatırımları yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
TİKA Hartum Koordinatörü Celalettin Güngenci de TİKA’nın diğer alanlarda olduğu gibi Sudan’daki Sağlık projelerine devam edeceğini, özellikle Türkiye’de başlatılması planlanan yeni Ebe Eğitim Projesine büyük önem verdiklerini söyledi. Güngenci, projeye katkı sağlayan Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim üyeleri olmak üzere Sudan Sağlık Bakanlığı, Sudan Sağlık Bilimleri Akademisine TİKA adına teşekkürlerini iletti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Emniyet Genel Müdürlüğü iş birliğinde, son 9 yılda Arnavutluk'tan Kırgızistan'a, Moğolistan'dan Filistin'e yaklaşık 30 ülkenin güvenlik güçlerine yönelik terörle mücadele, radikalleşme süreci ve önleme yöntemleri, polis liderliği, toplumsal olaylarda müzakere, zirve güvenliği ile uyuşturucu arama teknikleri konularında eğitim programları düzenlendi.
Dost ve kardeş ülkelerin emniyet teşkilatı mensuplarına yönelik yürütülen Uluslararası Polis Eğitim İşbirliği Projesi kapsamında iki ülke teşkilatlarının sahip oldukları tecrübelerin karşılıklı olarak paylaşılması, suçla mücadelede ortak bilinç geliştirme ve iki ülke polis teşkilatlarının terminolojilerinde birlik sağlanması amacıyla hizmet içi ve uygulamalı eğitimler yapılıyor.
Bu çerçevede, ilk eğitimlere 2007–2008 döneminde pilot ülke olarak seçilen Arnavutluk ve Kırgızistan'ın polis gücüne eğitim verilmesiyle başlandı.
Çalışma, 2008- 2009 döneminde Kazakistan, Türkmenistan, Moğolistan ve Filistin, 2010'da Bosna-Hersek, 2011'de Azerbaycan ve Özbekistan, 2012'de Makedonya ve Tunus, 2013'te Karadağ, Maldivler, Güney Sudan ve Libya, 2014'te Moldova ve 2016'da da Romanya dahil edilerek genişletildi. Söz konusu ülkelere belirli dönemlerde düzenli eğitimler verilerek devam ediyor.
Polislik uygulamalarındaki uluslararası standartların yaygınlaştırılması, bölgesel güvenlik sorunlarına koordineli ve eşgüdüm halinde mücadele anlayışının geliştirilmesi, Türkiye'nin güvenlik iş birliği içerisinde olduğu ülkelerdeki üst düzey polis yöneticilerinin ve uzmanlık gerektiren birimlerde Türk polislerince verilen eğitimlerle polislik alanında yaşanan gelişmeler paylaşılarak karşı ülkenin polis teşkilatında modernleşmenin hızlandırılması amaçlanıyor.
Türk polislerince, Türkiye veya karşı ülkede verilen eğitimlerde, insan kaynakları yönetimi, teknik ve elektronik istihbaratı, terörle mücadele temel eğitimi, terörizme yol açan radikalleşme süreci ve önleme yöntemleri, oto hırsızlığı ile mücadele araç ön inceleme, polis liderliği ve yönetimi, risk analizi ve uyuşturucu arama teknikleri, polis liderliği ve yönetim becerileri, polislikte toplumsal cinsiyet eşitliği, temel dalgıç eğitimi, polis eğiticilerinin eğitimi, stratejik yönetim ve stratejik planlama, toplumsal eylem ve etkinliklerde güvenlik yönetimi, asayiş polisi ileri seviye atış ve silahlı saldırılara karşı koyma teknikleri, eğitici yetiştirme, VIP/önemli kişileri koruma, zirve güvenliği eğitimi, toplumsal olaylarda müzakere, göz yaşartıcı gazlarda ve teçhizat ile kullanım taktikleri ile asayiş taktik uygulama eğitimleri konularında bilgiler paylaşıldı.
Bu kapsamda, 2016'da 425 olmak üzere son 9 yılda Türkiye'de ve ilgili ülkelerde düzenlenen eğitim programlarına yaklaşık 7 bin polis katıldı.
Türkiye, eğitimlerin yanı sıra Arnavutluk ve Karadağ'ın polis gücünün üniformaları dahil olmak üzere çeşitli ihtiyaçlarını da karşıladı.
Kaynak: AA
Muhabir: Sultan Çoğalan
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te 51 yataklı modern bir hastane inşa ediyor.
TİKA Bişkek Program Koordinatörü Evren Rutbil, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kırgızistan’a bir sözü olarak Bişkek’te "Kırgız-Türk Dostluğu Bişkek Hastanesi" ismini taşıyacak modern bir hastane inşa edildiğini söyledi.
Rutbil, hastanenin inşaatı Haziran 2016’da başlayıp Ağustos 2017’de tamamlanması hedefleniyor. İnşaatının yüzde 40’ının tamamlandığını ve bu yılın sonunda hizmete hazır hale gelmesi planlanıyor.
Projenin ülkede beğeni ve ilgi ile karşılandığını, hizmete girmesinin sabırsızlıkla beklendiğini dile getiren Rutbil, Türkiye ve Kırgızistan’ın ortak işleteceği hastanenin işletme koşullarını belirlemek için şubatta Türkiye’den bir heyetin geleceğini ifade etti.
Kırgızistan’da sağlık sektörünün gelişmesine ivme kazandıracağı düşünülen hastane üstün özelliklere sahip modern bir hastane olacak. Türkiye, inşaatı tamamlanmasının ardından hastaneye her türlü ekipman yardımı ile personele eğitim verilmesi gibi konuları da üstlenecek.
Rutbil, "Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığından Kırgızistan’a iki yıl önce bir ekip geldi. Bu ekip, ülkede sağlık alanındaki ihtiyaçları tespit ederek hangi alan ve branşlarda destek verilmesi gerektiğini tespit etti. Buna göre, hastane gastroenteroloji, kardiyoloji, kalp ve damar cerrahisi, girişimsel radyoloji gibi 6 bölümden oluşacak” ifadelerini sözlerine ekledi.
Bu ülkedeki sağlık sektörünün altyapısı, yüksek eğitimi, tecrübeli kadro ve geniş hizmet ağı ile sağlam ve güçlü olduğunu ifade eden Rutbil, “Ülkede sağlık altyapısı iyi durumda. Sağlam ve güçlü. Bütçe yetersizliği nedeniyle son teknolojik cihazların eksikliği görülüyor” diye konuştu.
Hastane tamamlandığında sağlık hizmetleri alanındaki sorunların çözümlenmesine katkı sağlayacak.
Bişkek'in batısında Çek gazeteci Julius Fuçik'in adını taşıyan parkın yanında, 13 bin 500 metrekarelik alanda inşa edilen Kırgız-Türk Dostluğu Bişkek Hastanesi dört kattan oluşacak. Projede bahçe ve otoparkı da bulunan hastane 51 yatak kapasiteye sahip olacak. Hastanede 2 ameliyathane, yoğun bakım ünitesi, ultrason ve röntgen birimleri, konferans salonu ve modern laboratuvarlar da yer alacak.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Çad’ın başkenti Encemine Gaoui bölgesinde çömlekçilik sanatının geliştirilmesine yönelik projeyi tamamladı.
TİKA, En Az Gelişmiş Ülkelere yönelik kalkınma ve teknik yardım faaliyetleri kapsamında Afrika’da Türkiye’nin görünürlüğünü arttırmak ve ikili ilişkilerin gelişimine katkı sağlamak amacıyla birçok alanda teknik işbirliği ve kalkınma projelerinden birini daha Çad’ın başkenti Encemine yakınlarındaki Gaoui köyünde hayata geçirdi.
Proje, 2015 yılında Çömlek uzmanının bölgedeki ön inceleme çalışmalarıyla başladı. 2016 Aralık ayında konteynerle Türkiye’den gerekli malzeme ve tezgâhlar getirilerek yerinde eğitim verildi.
Eğitimlere katılan 45 kişi arasında 3 erkek kursiyer de yer alıyordu. Gaoui köyündeki Çömlekçilik çalışmalarına ilk defa köyün erkeklerinden ilgi ve katılım olduğu bilgisi verildi.
Projeyle birlikte, Gaoui Kadınlar Birliği üyesi çömlekçi kadınların; hızlı ve standart üretim yapmaları, ürünlerinin daha kalite ve estetik olması, ürün yelpazesi çeşitlendirilerek gelirlerinin ve yaşam kalitelerinin artması sağlandı. Katılımcılar, hayatlarında ilk kez bu seviyede bir teknik çalışmayla karşılaştıklarını ifade ettiler.
Eğitim verilen kursiyerlerin çalışmalara katılımı ve ilgisi son derece yüksekti. Katılımcılar çalışmaları esnasında TİKA ve Türk halkına her fırsatta minnettar olduklarını belirtti. Eğitim alan kadınlar “Gaoui kadınları Türkiye ile güvenli geleceğe sahiptir” sözleriyle duygularını duvarlara yazarak ifade ettiler.
TİKA tarafından gerçekleştirilen projenin kapanış törenine, Gaoui Sultanı Hassana Abdoulaye Mohamat da katılarak TİKA ve Türkiye’ye teşekkür etti. Sultan Hassana Abdoulaye Mohamat M.Ö. 6. yüzyıldan beri sürdürülen Gaoui Köyündeki Sultanlık geleneğinin mevcut temsilcisidir.
Bölgede yüzyıllardır geleneksel yöntemlerle üretilen çömlekler ilk kez modern tekniklerle üretilmeye başlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Afrika turunun son durağı olan Madagaskar ziyaretine refakat eden eşi Emine Erdoğan’ın katılımları ile başkent Antananarivo’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yenilenen Tsimbazaza Kadın Mesleki Eğitim Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. TİKA tarafından temin edilen 10 akülü engelli aracı, 2 kuvöz ve tıbbi ekipmanların da teslim edildiği törende Emine Erdoğan'a, Madagaskar Cumhurbaşkanı eşi Voahangy Rajaonarimampianina eşlik etti.
Antananarivo’nun merkezindeki Tsimbazaza semtinde bulunan eğitim merkezinin mutfak bölümü ile bahçecilik, bilişim ve dikiş-nakış atölyelerinin ihtiyaç duyduğu ekipman ve malzemeler TİKA tarafından temin edildi. TİKA tarafından aşçılık eğitimi için gerekli olan mutfak tamamlanarak tüm ekipmanları temin edildi. Eğitim merkezinin açılışı Emine Erdoğan ve Madagaskar Cumhurbaşkanı eşi Rajaonarimampianina’nın katılımları ile gerçekleşti. Programda, TİKA tarafından Madagaskar Sağlık Bakanlığı yetkililerine 10 adet akülü engelli aracı, Ambohidroa Referans Hastanesi Doğum Evi’ne 2 adet kuvöz, 1 adet doğum yatağı ve tıbbi ekipmanlar teslim edildi.
Açılışta konuşma yapan Emine Erdoğan "Yürekten inanıyorum ki, insanlık ortak noktasında gerçekleşen bu karşılaşmalar dostluğumuzu artıracak, uzakları yakın edecektir. Ülkelerimiz ne kadar uzak olsa da kalplerimiz bir ve beraberdir." dedi. Türkiye için Afrika'nın kardeşliğin vatanı olduğunu, bu sebeple Afrika'nın kalkınma çabalarına destek vermeyi bir kardeşlik sorumluluğu olarak gördüklerini belirten Erdoğan, açılışını yaptıkları kadın eğitim merkezi ekipman ve eğitimlerinin Afrika'nın kadınlarına, Türk halkının ve devletinin armağanı olduğunu kaydetti. Emine Erdoğan, aşçılık, dikiş, nakış, bahçıvanlık gibi alanlarda eğitim alan kadınların, ülkelerinin geleceğini inşa edeceklerini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu vesileyle ifade etmek isterim ki, Türkiye'de, başkentimiz Ankara'da, Afrika'nın kadınlarına destek olmak amacıyla açtığımız 'Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi', sizlerin eserlerini beklemektedir. Kar amacı gütmeden yapılan satışlardan elde edilen gelir, sizlere geri dönecek, böylece Afrika'da kadının eli güçlenecektir. Ülkemizin dünyaya açılan penceresi TİKA, Afrika'nın kalkınmasına destek olmak amacıyla her zaman burada olacak, emektar çalışanları vasıtasıyla dostluğumuz inşallah daha da artacaktır. Türkiye-Madagaskar ilişkilerinin artan bir hızla gelişmesi dileğiyle, hepinizi en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum." diyerek sözlerine son verdi.
Madagaskar Cumhurbaşkanı Eşi Rajaonarimampianina ise kadın eğitim merkezinde Emine Erdoğan ile birlikte olmaktan duyduğu mutluluğu belirterek kadınların eğitim gördüğü merkezin hem eğitim kapasitesi olarak hem de yaşam merkezi olarak koşullarının geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Rajaonarimampianina, Emine Erdoğan’ın büyük bir kalbi olduğunu, kadınlar ve çocuklarla yakından ilgilendiğini ifade ederek desteklerinden dolayı Türkiye’de teşekkürlerini iletti.
TİKA ODAF Daira Başkanı Keman Özdemir ise ziyaret kapsamından tamamlanan projelerin kısa bir zamanda tamamlandığınının altını çizerek 2017 yılından Madagaskar’da gerçekleştirilecek projelerden bahsetti.
Ambohidroa Referans Hastanesi Doğum Evi’ne Tadilat, Donanım ve Tıbbi Ekipman Desteği
Diğer taraftan T.C. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi ziyareti kapsamında Madagaskar Sağlık Bakanlığı’nın talebi üzerine, Başkent Antananarivo’nun Ambohidroa bölgesinde yaşayan ve yaklaşık 135 bin kişiye hizmet veren hastane bünyesindeki doğumevinin kapasitesinin artırılması ve daha iyi hizmet verilebilmesi amacıyla doğumevine TİKA tarafından tadilat, donanım ve ekipman desteği sağlandı. Ayrıca Kadın Mesleki Eğitim Merkezi’ndeki törenle 2 adet kuvöz, 1 adet doğum yatağı, 1 adet fetal monitör ve 1 adet elektro kardiyografi cihazı doğumevi yetkililerine teslim edildi.
Erdoğan ve Rajaonarimampianina'dan Teröre Karşı İşbirliği Vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Madagaskar Cumhurbaşkanı Rajaonarimampianina, ortak basın açıklamasıyla küresel barış ve güvenliğin korunmasına aynı zamanda terörizmle ve devlet otoritesine karşı yapılan her türlü saldırıya mücadeleye verdikleri önemi teyit etti. Erdoğan, FETÖ ile mücadelede Madagaskar'a Maarif V.,TİKA ve Yunus Emre Vakfı aracılığıyla gereken her türlü desteği vereceğini belirtirken TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte heyetler arası görüşmelere katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Afrika turunun ikinci durağı olan Mozambik ziyaretine refakat eden eşi Emine Erdoğan’ın katılımları ile başkent Maputo’da TİKA tarafından destek sağlanan 1 Mayıs Yetimhanesinin ihtiyaçları ve 20 adet akülü engelli aracının teslim töreni gerçekleştirildi. Emine Erdoğan'a, Mozambik Dışişleri Bakanının eşi Judite Baloi eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'dan oluşan Afrika ziyaretine refakat eden eşi Emine Erdoğan, Mozambik’in başkenti Maputo'da, ihtiyaç duyulan malzemeleri Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından sağlanan 1 Mayıs Yetimhanesini ziyaret etti. Düzenlenen törende yetimhanedeki çocukların ihtiyaç duyduğu malzemeler ile yine TİKA tarafından temin edilen 20 adet akülü engelli araç, başta yetimhanedeki engelli çocuklar ve yaşlılar yurdundan gelen engelliler olmak üzere ihtiyaç sahiplerine teslim edildi.
0-18 yaş arası 56 çocuğun barındığı yetimhaneye TİKA tarafından buzdolabı, fırınlı ocak, bilgisayar, yazıcı, nevresim takımları gibi malzemelerle birlikte yetimler için bebek bezleri, kıyafet, ayakkabı ve okul çantaları gibi temel ihtiyaç ve eğitim malzemeleri temin edildi.
Afrika'nın, Türkiye için bir kardeşlik yurdu olduğunu belirten Emine Erdoğan, Türkiye'nin hiçbir çıkar amacı gütmeden, Afrika'ya dostluk elini sürekli uzatacağını ifade etti. Türkiye'nin güzide kurumlarından olan TİKA aracılığıyla, her türlü kalkınmaya destek vereceklerini bildiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Engelli kardeşlerimizin yaşam şartlarını biraz olsun iyileştirebilirsek ne mutlu bize. İnanıyorum ki, iki ülke halkları olarak insani hedeflerde buluşarak, Mozambik'in kalkınmasını birlikte gerçekleştireceğiz. Bu yetimhane çatısı altında yaşayan tüm yetimlerin, Afrika'nın geleceğinde rol oynayacak şekilde, daha iyi şartlarda yetişmelerinin duacısıyım. Umarım insanlık onlara sahip çıkar ve her biri bu güzel ülkeye hizmet edecek hayırlı evlatlar olur." Mozambik Dışişleri Bakanının eşi Judite Baloi ise Emine Erdoğan nezdinde Türkiye’ye, uzaklardan gelip çocuklarına ve büyüklerine sahip çıktıkları için içtenlikle teşekkür ettiğini ifade etti.
Bilgisayarlı Muhasebe Kursu Sınıfının Tadilat ve Donanımı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti kapsamında, Maputo'daki Instituto Comercial De Maputo ( Maputo Ticaret Enstitüsü ) bünyesinde muhasebe eğitimleri verilebilmesi amacıyla bir sınıf, TİKA’nın desteği ile bilgisayarlı muhasebe sınıfına dönüştürüldü. Mozambik Bilim Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın talebi üzerine, Maputo’nun merkezinde bulunan okuldaki sınıfın Bilgisayarlı Muhasebe Kursu olarak kullanılması için TİKA tarafından gerekli tadilat çalışmaları tamamlanarak ihtiyaç duyulan masa, sandalye, klima, bilgisayar, yazıcı, server, güç kaynağı (ups) gibi donanım malzemeleri ve teknik ekipmanlar ile eğitimlerde kullanılmak üzere muhasebe programı temin edildi.
Devlet Başkanlığı Sarayı'nda TİKA Vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Mozambik Cumhurbaşkanı Filipe Nyusi, Devlet Başkanlığı Sarayı'nda ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA’nın Maputo'da ofis açmak istediğini, Cumhurbaşkanı Nyusi'ye ilettiğini aktarırken TİKA'nın, dünyanın dört bir yanında yürüttüğü başarılı çalışmaları, Mozambik'in ihtiyaçları temelinde ve makamlarla işbirliği halinde sürdüreceğine inandığını söyledi.
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Devlet Başkanlığı Sarayı'nda heyetler arası görüşmelere katıldı.
Küreselleşmenin; tek tipleştirme gibi algılandığı, tarihi ve kültürel dokuları tehdit eden bir modern kölelik niteliğine büründüğü dünyamızda, Türkiye; Afrika ülkelerinin sahip olduğu bütün kültürel dokuların ve yaşam stillerinin korunması için çaba sarf ediyor.
Türkiye son yıllarda Afrika açılımı ile çok boyutlu ve çok taraflı ilişkileri geliştirme konusunda büyük adımlar attı. 1998 yılında 'Afrika'ya Açılım Eylem Planı' ile altyapısı hazırlanan ilişkiler, ancak 2002 yılında AK Parti'nin iktidara gelmesiyle beraber etkin bir şekilde hayata geçirildi. 2008 yılında Afrika Birliği'nin Türkiye'yi “stratejik ortak" ilan etmesiyle de artık açılım değil stratejik ortaklık dönemine geçildiği tescillendi. Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar, Afrika ile bağların çok kısa bir sürede bu noktaya gelmesi Türkiye için büyük başarıdır. Afrika ile bağlar esasen çok daha eskiye dayanıyor. Kadim dünyanın merkezinde bulunan Osmanlı, bir Afro-Avrasya devletiydi. Kuzey Afrika'dan Çad Gölü'ne, Mısır üzerinden Somali'ye kadar geniş bir coğrafyada etkileşim içindeydi. Avrupalı devletlerin işgal ve sömürü politikaları, 1912'den sonra Afrika ile bağları kopma noktasına getirdiyse de, bugün bu 100 yıllık parantez de kalkıyor. Afrika'da en fazla diplomatik temsilciliğe sahip ikinci ülke olan Türkiye, kalkınma işbirliğinde de Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile faaliyetlerini artırıyor. Aktif dış politikanın tamamlayıcısı olarak Afrika'da ilk ofisini 2005 yılında Etiyopya'da açan TİKA, 10 yıl gibi kısa bir sürede ofis sayısını 21'e yükselterek Afrika'nın 54 ülkesinde faaliyet gösterir hale geldi. TİKA ile hem Türkiye-Afrika ilişkileri gelişmekte hem de kıtanın kalkınması için gerekli altyapıların kurulmasına önemli katkı verilmektedir.
“Karanlık Kıta" İmajı Bir Aldatmacadır
Dünya nüfusunun %15'ine ev sahipliği yapan Afrika, 1 milyarı aşan nüfusu ile hiçbir kıtanın sahip olmadığı doğal ve beşeri kaynaklara sahip olarak kendi yolunu çizmeye çalışıyor ve tarihin üzerinde bıraktığı "karanlık kıta" imajından yavaş yavaş sıyrılıyor. Sahip olduğu zenginlik nedeniyle asırlardır emperyal sömürgeciliğin odağında olan Afrika'nın, batılı devletlerin kıtaya ayak bastığı 15. yüzyıldan bu yana siyasi, sosyal ve iktisadi kırılganlığı azalmadı, aksine arttı. Önce köle, sonra hammadde ve pazar olarak Batının iştahını kabartan Afrika ülkelerinin çoğu, 2. Dünya savaşı sonrasında "siyasi bağımsızlığa" kavuşsa da, kıtanın içinde olduğu durum ve imaj hiç değişmedi. 70'ler Afrika için batının medeniyet götürmesi gereken “bağımlı kıta", 80'ler ve 90'lar sadece bağımlı değil, “zavallı ve her türlü krize gömülmüş" bir tabloyla tasvir edildi. Ekonomist dergisi 2000 yılında “Karanlık Kıta" başlığı attığında Afrika'nın imajı, 21. yüzyılın eşiğinde de değişmeyecek gibi görünüyordu. Afrika'daki sorunların köklerini açıklamak için tarihi ve analitik bağlamdan uzak olan bu yaklaşımlar, “muhtaç" Afrika'nın resmedilmesini genellikle ilkellik, kabile anarşisi, iç savaş, terör, siyasi istikrarsızlık, yolsuzluk, diktatoryal yöneticilik, açlık ve salgın hastalıklar ile karakterize ediyor. Türkiye sadece sömürgecilik, kölelik ve geri kalmışlık üzerinden yazılan bu Afrika tarihini ve okumasını reddetmektedir. Kuzey Amerika ve Avrupa'nın inşasında çok daha fazla yere sahip olan Afrika, kendine özgü kültürel çeşitliliği ile içinde bulunduğu toplumları zenginleştirmiştir.
Bugün Afrika kıtasında yokluk içinde yaşayanlar kadar, 15. ve 19. yüzyıllar arasında kölelik ile zorla yerlerinden edilenler de, esaret ve sıkıntı içinde yaşamaya mecbur bırakıldı. 1808 yılında köleliğin kaldırılması dahi Afrikalıların en temel haklara kavuşmasına, 1970'lere kadar yeterli olmadı. Öyle ki; “Bir hayalim var. Bir gün eski kölelerin ve köle sahiplerinin çocukları kardeşlik sofrasında birlikte oturup, derilerinin rengiyle değil kişilik özellikleriyle değerlendirildikleri bir toplumda yaşayacaklar." diyerek sadece Afrika halkı için onurlu bir hayat, eşit vatandaşlık mücadelesi veren ve şiddetten uzak duran Martin Luther King, Malcolm X gibi düşünürler şiddet ile susturuldu.
Afrika'nın Yol Göstericiye Değil Yol Arkadaşına İhtiyacı Var
Bir Afrika atasözünde dediği gibi “Bir günlük yağmur, toprağın derinliğine nüfuz etmez". Bugün Afrika'nın ihtiyaç duyduğu şey onu bağımlı hale getiren, uluslararası finans kuruluşları ve şartlı yardımları değildir. Bir zamanlar ülkemizin de yaşamış olduğu bu kısır döngü yerine, Afrika halkının sahip olduğu zenginliği, refaha dönüştürecek kendi sosyal, ekonomik, beşeri ve kurumsal altyapılarını kurmasına destek olmaktır. Bu ise dayatmacı ve gizli bir ajandaya sahip olmadan, özveriyle hareket etmeyi gerektiriyor. Bu açıdan, Türkiye, kalkınma işbirliği faaliyetlerinde samimiyetle hareket ediyor. Yani kalkınma yardımı yapıyorum diyerek gidilen yerlerde yeni bir sömürü sistemi kurmaya çalışmıyor. Gelişmiş ülkeler, yıllardır sözde finansal kaynak akışı ile Afrika'ya kalkınma yardımı yapıyor. Hep tartışılan bu kaynaklar, esasen müesses sömürü düzenini devam ettirme, yerel halktan gelen isyanları bastırma, ülkelerin zenginliklerini kullanmak için bir takım imtiyazlar elde etme, ülkeleri ideolojik safına çekebilme gibi amaçlarla kullanıldı. Fonlar, belli çıkar odakları elinde birikirken, hiçbir zaman gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmadığı gibi dikkate değer bir kalkınma hedefi de başarılamadı. Örneğin; Green Peace'in 2010 yılında hazırladığı "Afrika Avrupa'yı Besliyor" adlı rapora göre Avrupalı ülkelerin büyük gemi filoları Batı Afrika'nın Senegal, Moritanya gibi en fakir ülkelerin sularında belli fon transferleri ile imtiyaz elde ederek balık avlıyor. Aşırı avlanma nedeniyle nadir balık türleri yok edilen bu en az gelişmiş ülkeler, ileri teknolojiye sahip olmadığı için rekabet edemiyor ve yerel balıkçılık sektörünün de yok olmasına neden oluyor. Daha acısı; kano ve küçük tekneler ile avlanan yerel halk, balık zenginliğinin azalması nedeniyle geçimini bile sağlayamayacak duruma geliyor. Benzer durumlar madencilik, tarım ve diğer sektörler için de düşünülebilir. Gerçek kalkınma yardımı; o ülkenin her türlü zenginliğini, beşeri ve doğal kaynaklarını o ülkenin etkin kullanmasına imkân veren, hiçbir şekilde yardım yapılan ülkenin kurumsal sistemini ve politikalarını kendi çıkarlarına göre düzenlemeye çalışmayan yardımlardır. Aksi durumda, yıllardır olduğu üzere birileri sürekli zenginleşirken, diğerleri yavaş yavaş fakirleşmektedir. Türkiye tam olarak buna karşı çıkıyor. Kaşıkla verip, kepçeyle alan, Afrika ülkelerinin potansiyel sektörel ve işgücü piyasalarını altüst eden uygulamaları reddediyor. Bu; kalkınma yardımı değil sömürü düzeninin devamıdır. Afrika'nın zenginliği Afrika halkına bırakılmadıkça, sahanda su döver gibi ne 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ne de sonu gelmez uluslararası toplantılar sonuç verecektir.
Uluslararası kurumlar aracılığıyla sağlanan yardımlar da çoğu zaman ihtiyaç sahiplerinden çok birtakım bürokratların servetlerini çoğaltmasına yaradı. Her kademesinde azgelişmişliğin gerçeklerinden bihaber, dolgun maaşlı uzmanlar ve yöneticiler ile yönetim giderleri şişen bu kuruluşlar, yoksulluktan beslenen yeni bir efendiler sınıfı doğurdu. Hiçbir katma değer üretmeyen, ülkelerin kaynaklarını o ülkelerden çeken böyle bir nizamı Türkiye reddederek, yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine, medeniyetinin insana verdiği değer ile din, dil, ırk farkı gözetmeksizin ulaştırmaktadır.“Afrika Sorunlarına, Afrika'dan Çözümler" prensibiyle hareket eden ülkemiz; kendini zengin olduğu için fakirden üstün görmeyen, gittiği ülkelerin kalkınma önceliklerine göre insanı merkeze koyan projeler hayata geçiriyor. Küreselleşmenin; tek tipleştirme gibi algılandığı, tarihi ve kültürel dokuları tehdit eden bir modern kölelik niteliğine büründüğü dünyamızda, Türkiye; Afrika ülkelerinin sahip olduğu bütün kültürel dokuların ve yaşam stillerinin korunması için çaba sarf ediyor.
TİKA ile Afrika'da Hayatlar Değişiyor
Günlük geliri 1 doların altında olan 48 En Az Gelişmiş Ülkenin (EAGÜ) 34'ü Afrika'da bulunuyor. Türkiye 2011 yılından bu yana EAGÜ'lere yıllık 200 milyon dolar taahhüt vererek, 2015 dâhil 5 yılda toplam 1,6 milyar dolarlık yardımda bulundu. Bu yardımlar ile Türkiye, dünyanın en büyük 18. ekonomisi olmasına rağmen birçok gelişmiş ülkeyi geride bırakarak, 2015 yılında insani yardımlarda miktar bakımından dünyada ikinci; milli gelire oran bakımından ise birinci oldu. Son dönemde kendi içinde yaşadığı zorluklara rağmen Türkiye'nin elde ettiği bu başarılar, takdirin ötesinde dünyaya insani diplomasi açısından önemli mesajlar vermektedir. Önceliği insana veren, ihtiyaç temelli ve çok yönlü kalkınma yaklaşımı ile Türkiye'nin kalkınma yardımı uygulayıcı kurumu TİKA da, Afrika'da beşeri kaynakların geliştirilmesi için eğitim, sağlık, anne çocuk gelişimi, su-sanitasyon başta olmak üzere sosyal altyapı projelerine ağırlık veriyor. Birçok ülkede açılan mesleki eğitim okulları, fakülteler, laboratuarlar ile ülkelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan yetiştiriliyor. Sürdürülebilirlik ve tamamlayıcılık kapsamında yetişmiş insanların istihdamını sağlayacak tarım, hayvancılık, balıkçılık gibi üretim sektörlerinde tesisler kuruluyor. Somali'de, Benin'de, Sudan'da, Nijer'de, Çad'da, Kenya'da ve diğer ülkelerde yapılan sağlık taramaları, inşa edilen klinikler, hastaneler, sağlık merkezleri ile Afrika ülkelerinin ebola, kolera gibi salgın hastalıklarla mücadele kapasitesi artırılıyor. Devlet mekanizmalarının işlemez hale getirildiği birçok Afrika ülkesinde kurumsal altyapıların geliştirilmesi için ilgili kurumlarımızın tecrübe paylaşımı sağlanıyor, binlerce Afrikalı kamu personeli Türkiye'de eğitim alıyor. Sivil – idari altyapılarda fiziksel şartların iyileştirilmesi için belediyelerin, kadın sığınma evlerinin, yetimhanelerin, anaokullarının onarım, tadilat-tefrişat işleri gibi birçok faaliyet gerçekleştiriliyor. Afrika'nın dünyaya daha fazla açılması için havaalanlarının modernizasyonu, karayolu inşası gibi ulaşım altyapıları güçlendiriliyor. Kıtanın dünyaya kendi sesini daha güçlü duyurması için medya altyapıları iyileştiriliyor ve teknik personel yetişmesi sağlanıyor. Komorlar, Tunus, Namibya, Mozambik, Uganda gibi birçok ülkede radyo istasyonları kuruluyor; böylece istihdam imkânı sağlanırken, aynı zamanda eğitim, sağlık, aile gibi pek çok konuda da yerel halk bilinçlendiriliyor.
Terörün en büyük kaynağı; adaletsiz dünya düzeni ve fakirliktir. Eşşebap, El Kaide, DAEŞ, Boko Haram gibi terör örgütleri; az gelişmiş, toplumun büyük kesimlerinin cehalete ve fakirliğe itildiği, adaletin tesis edilemediği ve zamanında zenginleşmiş devletlerin içindeki çıkar odaklarının haksız rekabeti devam ettirmeye çalıştığı çatışma bölgelerinde daha rahat yuvalanarak, halkın içinde oluşan isyan ve mağduriyet duygularından besleniyor ve bir takım irrasyonel süreçler neticesinde halk, terörizm batağına düşüyor. Türkiye bu açıdan kimsenin gidemediği riskli coğrafyalarda terörün de önünü kesecek, genç nesilleri, terör mağduru kadın, çocuk ve yaşlıları destekleyecek eğitim ve gelir getirici projeler hayata geçiriyor.
Tüm bu yardımlar özünde medeniyetimizin kadim değerlerinden beslenmekte ve “Türk Tipi Kalkınma Yardımı Modeli" denilebilecek yeni bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım; belli ülkelerin sömüren, belli ülkelerin sömürülen olduğu bir işleyişe karşı çıkarak, geçmişte ellere ve ayaklara vurulan prangaların bugün zihinlere vurulmaması için mücadele etmektedir. Dünyanın belki en zengin kıtası olan Afrika ve diğer mazlum coğrafyalar ancak bu şekilde refaha kavuşacaktır. Bu açıdan, Sayın Cumhurbaşkanımız'ın “Dünya 5'ten büyüktür" mesajı da, Afrika gibi mazlum coğrafyalara uzanarak, onların mağduriyetini ve sesini küresel zemine taşımaktadır.
TİKA Başkanı
Dr. Serdar Çam
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Afrika ziyaretine refakat eden eşi Emine Erdoğan, Tanzanya'nın başkenti Darüsselam'da, TİKA tarafından restore edilen Tanzanya Milli Müzesi'ni ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Darüsselam Program Koordinasyon Ofisi’nin açılışlarını yaptı. Emine Erdoğan'a, Tanzanya Devlet Başkanı John Pombe Joseph Magufuli'nin eşi Janeth Magufuli eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'dan oluşan Afrika ziyaretine refakat eden eşi Emine Erdoğan, Tanzanya'nın başkenti Darüsselam'da, yaklaşık 2 yıldır ziyarete kapalı olan ve tadilatı TİKA tarafından gerçekleştirilen Tanzanya Milli Müzesini ziyaret ederek müzenin açılışını yaptı. Müze müdürünün eşliğinde bağımsızlık sergisini gezen Emine Erdoğan, TİKA'ya yapılan teşekkürleri kabul etti.
TİKA Darüsselam Program Koordinasyon Ofisi Açılış Töreni
Emine Erdoğan Tanzanya Milli Müzesinin ziyareti sonrası Janeth Magufuli ile birlikte TİKA Darüsselam Program Koordinasyon Ofisi’nin yeni hizmet binasının resmi açılışını gerçekleştirdi. TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Tanzanya Engelli, Gençler ve İstihdamdan Sorumlu Devlet Bakanı Vekili Büyükelçi Dr. Abdallah Possi ve Emine Erdoğan açılışta konuşma yaptılar. Emine Erdoğan, Magufuli nezdinde ev sahiplikleri için Tanzanya halkına şükranlarını sunarak bu ziyaretle birlikte kurulan dostluk ilişkilerinin daha da sağlamlaşacağına inandığını belirtti. Afrika ziyaretleri kapsamında özellikle kadın, çocuk ve engellilere ilişkin sorunlarla yakından ilgilendiğini ve din, dil, ırk ayrımı yapmadan neler yapılabileceğini araştırdıklarını belirten Emine Erdoğan, bu çerçevede, nerede bir kalkınma yardımı ihtiyacı varsa orada faaliyet gösteren, Türkiye’nin müstesna kurumlarından, TİKA’nın, Tanzanya Milli Müzesi’nin restorasyonunu gerçekleştirerek Tanzanya ve Türkiye arasındaki dostluğa mührünü bastığını ifade etti. TİKA'nın, Türkiye'nin Afrika kıtasına uzanan dostluk eli olduğunu belirten Emine Erdoğan, resmi açılışını gerçekleştirdikleri TİKA Darüsselam Program Koordinasyon Ofisi’nin mevcut dostluğu daha da kalıcı hale getirerek sürdürülebilir bir ilişki tesis edeceğini söyledi.
20 Akülü Engelli Aracı ve 2 Kuvöz
TİKA aracılığıyla temin edilen 20 akülü engelli aracın Dr. Possi nezdinde ihtiyaç sahibi engellilere ve Muhimbili Devlet Hastanesine iki adet kuvözün teslim edileceğini bildiren Emine Erdoğan, Türk halkının kalbi muhabbetleri ile birlikte temin edilen bu araçların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının bugünün en büyük sevinci olduğunu ifade ederek iki ülke arasındaki dostluğun yeni katkılarla beraber daha da pekişeceğini belirtti.
Konuşmaların ardından akülü engelli araçları ve kuvözlerin teslimi gerçekleştirildi.
Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Tanzanya ziyareti kapsamında TİKA aracılığıyla Buguruni İşitme Engelliler Okulu’na 100 kişilik yatakhane temin edildi ve dikiş atölyesi kuruldu.
Kalkınma İşbirliği Anlaşması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Afrika turunun ilk durağı olan Tanzanya'da, Türkiye ile Tanzanya arasında 9 anlaşma, işbirliği protokolü ve mutabakat zaptı imzalandı.Erdoğan ile Tanzanya Devlet Başkanı John Pombe Joseph Magufuli huzurunda ülkenin Devlet Başkanlığı Sarayı'nda iki ülke arasındaki "Kalkınma İşbirliği Anlaşması"na TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ve Tanzanya Finans ve Kalkınma Bakanı Philip Mpando imza attı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile T.C. Ekonomi Bakanlığı işbirliğinde, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Eğitim Programı kapsamında Kamboçya’nın çeşitli bakanlıklarından Türkiye’ye gelen heyet TİKA’yı ziyaret etti.
Türkiye’nin DTÖ üyeliği kapsamında elde etmiş olduğu tecrübe ve bilgi birikiminin ‘En Az Gelişmiş Ülkeler (EAGÜ)’ kategorisinde bulunan Kamboçyalı heyete aktarılması amacıyla Türkiye’de eğitim programı düzenlendi. TİKA ve T.C. Eğitim Bakanlığı işbirliğinde Türkiye’ye gelen heyet eğitim programı kapsamında TİKA’yı ziyaret ederek faaliyetler hakkında bilgi aldı ve ortak işbirliği projeleri değerlendirildi.
Kamboçya Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Ticaret Biriminden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Rath Saravuth başkanlığında, Kamboçya Tarım Bakanlığı, Gümrük Bakanlığı, Sanayi ve El Sanatları Bakanlığı ile Kalkınma Konseyi Genel Sekterliği yetkililerinden oluşan heyet eğitim programı kapsamında başta TİKA ve T.C. Ekonomi Bakanlığı olmak üzere çeşitli bakanlık ve kurumları yerlerinde ziyaret etti. Heyete TİKA’nın faaliyetleri ile bölgede gerçekleştirilen ve devam etmekte olan projeler hakkında bilgi verildi.
Kamboçya heyet başkanı Saravuth ‘Ulusal Strateji Planları’ çerçevesinde öncelikli konulardan biri olarak belirlenen ‘Su, Sanitasyon ve Hijyen’ alanında TİKA desteğinin önemini vurguladı. Saravuth, Kamboçya Kırsal Kalkınma Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen projeler çerçevesinde 15 adet su kuyusu açılması, 200 adet sanitasyon tesisi malzeme temini ve insan kaynakları kapasite geliştirme faaliyetlerini takip ederek kuyuların açılış törenine Kamboçya Ticaret Bakanlığı adına katılım göstermek istediğini belirtti. Aynı zamanda Kamboçya Kalkınma Konseyinin koordinasyonu içerisinde çeşitli bakanlıkların TİKA’ya işbirliği ve proje teklifi getirmeleri hususunda gerekli girişimlerde bulunacağını kaydetti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan'ın Bayan-Ölgiy, Hovd ve Gobi-Altay vilayetlerine birer adet acil müdahale aracı temin etti.
Acil müdahale araçları, TİKA Ulan Bator Program Koordinatörü Veysel Çiftçi tarafından Ulan Bator Sukhbaatar Meydanı'nda Hovd Vali Yardımcısı Uranchimeg Choisuren, Hovd İl Sağlık Müdürü Amarjargal Baasankhuu, Bayan-Ölgiy İl Sağlık Müdürü Aygül Sıdıh ve Gobi-Altay Biger İlçe Hastanesi doktorlarına teslim edildi.
Hovd Vali Yardımcısı Choisuren, burada yaptığı konuşmada Moğol halkının sağlık ihtiyacının karşılanması için gerçekleştirilen proje için Türk halkı ve TİKA'ya teşekkür etti.
Bayan-Ölgiy İl Sağlık Müdürü Sıdıh da hem bölgesinde daha önce gerçekleşen projeler hem de yeni acil müdahale aracı için TİKA'ya şükranlarını sundu.
TİKA Ulan Bator Program Koordinatörü Veysel Çiftçi, gelen proje taleplerini değerlendirerek, halkın önceliklerine ve acil ihtiyaçlarına önem verdiklerini söyledi.
Araçların tıbbi cihazlarla da temin edildiğini bildiren Çiftçi, TİKA olarak Moğolistan sağlık sektörüne katkı sağlamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA