Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Meksika Sosyal Kalkınma Bakanlığı’na bağlı Engelli Bireyler Dayanışma Kurumu (INDEPEDI) işbirliğinde hazırlanan İşaret Dili Sözlüğü, düzenlenen törenle işitme engelli vatandaşlara dağıtıldı.

TİKA, Meksika’da gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda TİKA tarafından Meksika Sosyal Kalkınma Bakanlığı’na bağlı Engelli Bireyler Dayanışma Kurumu (INDEPEDI) işbirliğinde hazırlanan İşaret Dili Sözlüğü, düzenlenen törenle işitme engelli vatandaşlara dağıtıldı.

INDEPEDI Başkanı Fidel Pérez de Léon törende yaptığı konuşmada; uzun zamandır işitme engellilerin rüyası olan ve hayata geçirilmeyi bekleyen bu proje için desteklerinden dolayı TİKA’ya şükranlarını sundu.  Bunun yanında, Meksiko Valisi Miguel Ángel Mancera gönderdiği mesajla, TİKA’ya teşekkür ederek 24 Kasım tarihinin ulusal işitme engelliler günü ilan edileceğini ve bu tarihte düzenlenecek törenle sözlüğün daha geniş kitlelere tanıtılacağını bildirdi.

Meksika’da sadece Meksiko Şehri’nde yaklaşık 70 bin işitme engelli bulunuyor. TİKA’nın desteğiyle ilk aşamada 1000 adet bastırılan sözlük, işitme engellilerin kendi perspektifinden, bölgesel ayrımları da içerecek şekilde hazırlandı. Tüm bu özellikleriyle Meksika’da bir ilk olarak kayda geçti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü işbirliğinde yürüttüğü “Balkanlar ve Doğu Avrupa Ülkeleri Osmanlı Dönemi Evrakı ve Yazma Eserler Programı” çerçevesinde Makedonya’dan sonra Arnavutluk’ta da ortak tarihi hafızanın ihyasına yönelik çalışma başlattı.

Arnavutluk arşivlerinde, aralarında II. Beyazid döneminden kalma bir beratın da bulunduğu tasnifi yapılmış çoğunluğu 1832-1912 yılları arasındaki Osmanlı dönemine ait fermanlar, beratlar, vakfiyeler, şeri’yye sicilleri, vergi ve tapu defterleri, makbuzlar, mektuplar ve çeşitli tarihi belgeler dijital ortama aktarılıyor. Bir milletin hafızası olarak tarif edilen arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılmasıyla hem ortak tarihi mirasımızın korunmasına destek olunuyor, hem de belgelerin birer örneğinin ülkemize kazandırılması ve araştırmacıların hizmetine sunulmasına destek olunarak tarihe ışık tutuluyor.

TİKA, 2016 yılında projenin ilk aşamasında Arnavutluk’taki Osmanlı arşiv belgelerinin tespiti için Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü uzmanlarından oluşan bir heyet görevlendirmiş, belgelerin büyük bir kısmının bulunduğu Tiran ve şehir dışındaki iki arşiv deposunda incelemeler yapan uzmanlar Arnavutluk’taki Osmanlı belgelerinin gün ışığına çıkarılması konusunda ilk adımı atmıştı. İkinci aşamada ise arşiv belgelenin dijital ortama aktarılması ve saklanması için Arnavutluk Arşivi’ne ileri teknik özelliklere sahip tarayıcı, sunucu, bilgisayarlar ve diğer cihazlardan oluşan donanım temin edilmiş uzmanların daha verimli bir şekilde çalışmasına imkân sağlandı.

Arnavutluk Arşivi’ne temin edilen dijitalleştirme donanımının teslim edilmesi vesilesiyle Başkent Tiran’da Arşiv Genel Müdürlüğünde düzenlenen törene Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Hidayet Bayraktar, Arnavutluk Arşiv Müdürü Ardit Bido ve TİKA Tiran Koordinatörü Necip Özay Özütok katıldı.

Büyükelçi Bayraktar, törende yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki işbirliğinin önemine değinerek gelecek nesillerin geçmişlerini bilmeleri açısından özellikle iki ülke arşiv genel müdürlükleri arasındaki işbirliğinin önem taşıdığını belirtti. Arnavutluk Arşivi Genel Müdürü Bido ise TİKA tarafından yapılan yardımın arşivin bir yıllık yatırım fonundan daha yüksek olduğuna işaret ederek bunun paha biçilmez olduğunu söyledi. Bido; İki ülke arşiv genel müdürlükleri arasındaki işbirliği protokolü kapsamında belgelerin birer dijital kopyalarının Türk arşivlerine teslim edileceğini ve Osmanlı Arşivi’nde bulunan Arnavutluk ile ilgili belgelerin birer kopyalarını da alacaklarını ifade etti.

TİKA tarafından görevlendirilen Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü uzmanlarınca Arnavutluk Arşivi’nde yürütülecek olan dijitalleştirme çalışmalarının 4 yılda tamamlanması ve yaklaşık 650 bin dijital görüntünün elde edilmesi öngörülmektedir.

Makedonya’da Program Tamamlandı

“Balkanlar ve Doğu Avrupa Ülkeleri Osmanlı Dönemi Evrakı ve Yazma Eserler Programı” çerçevesinde TİKA, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü işbirliğinde aynı çalışmayı Makedonya’da gerçekleştirmiş ve ülkedeki Osmanlı dönemi belgelerine ait 100 binden fazla dijital görüntüyü ülkemize kazandırmıştı.

Bosna Hersek ve Avrupa Ülkelerinde Hazırlıklar Başlatıldı

TİKA, Makedonya ve Arnavutluk’tan sonra Bosna Hersek’te bulunan Osmanlı dönemi belgelerini tespit etmek üzere Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü uzmanlarından oluşan bir heyeti Bosna Hersek’te görevlendirilerek, tespit çalışmalarına ilişkin kapsamlı bir rapor hazırlatıldı. Program kapsamında diğer Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik çalışmalar devam ediyor. 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Orta Afrika ülkesi olan Çad’da çiftçilere 5 çeşit sebze tohumu dağıtımında bulunuldu.

TİKA, Çad Sebzeciliğini Geliştirme Projesi kapsamında Linya Vilayeti Klasseum Sultanlığı bölgesinde Shari Nehri kıyısındaki 14 köy ve 280 Çiftçiye domates, biber, karpuz, havuç ve bamya tohumu dağıttı.

Tohum dağıtım törenine TİKA Encemine PKO Koordinatör Yardımcısı Erhan Vargün, Klasseum Sultanı Mhammed Ngara, Kaymakam Yardımcısı Abderreman Moussa, Köy Muhtarları ve diğer yerel yetkililer katıldı.

TİKA Encemine Koordinatör Yardımcısı Erhan Vargün yaptığı açıklamada; Çad’ın  2017-2021 yılları 5 yıllık Kalkınma Planı doğrultusunda projeler yaparak Çad halkına bir çok alanda olduğu gibi Tarım alanında destek verdiklerini belirtti.

Yerel basının ilgi gösterdiği törende konuşan Kaymakam Yardımcısı Abderraman Moussa ise Türkiye’nin kendi sorumluluk bölgesi olan Lina vilayetine ; eğitim, acil gıda yardımı  ve tarım alanındaki desteğinden dolayı Türk halkına ve TİKA’ya teşekkür etti.

Fildişi Sahili İmamlar Yüksek Konseyi (COSIM)’nin talebi doğrultusunda, TİKA tarafından Fildişi Sahili Afrika Müslüman Üniversitesi bünyesinde bir bilgisayar laboratuvarı kuruldu.

TİKA, Fildişi Sahili’nde gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda TİKA tarafından Fildişi Sahili Afrika Müslüman Üniversitesi bünyesinde bir bilgisayar laboratuvarı kuruldu. Gerçekleştirilen proje kapsamında, gelişmekte olan üniversitenin bilgiye ulaşımını kolaylaştırmak ve eğitim kalitesini artırmak üzere, modern bilgisayarlar ve elektronik cihazlar üniversite öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin hizmetine sunuldu.

T.C. Abidjan Büyükelçisi Esra Demir’in, Fildişi Sahili İmamlar Yüksek Konseyi Başkanı Cheick Aima Boikary Fofana ve TİKA temsilcilerinin hazır bulunduğu teslim töreni üniversitenin Abidjan’da bulunan Fildişi Sahili Afrika Müslüman Üniversitesi kampüsünde düzenlendi.  

Tören sırasında, TİKA temsilcisi Kutluhan Yücel, söz konusu yardım kapsamında üniversiteye bilgisayar laboratuvarının kurulduğunu söyledi.  T.C Abidjan Büyükelçisi Sayın Esra Demir tören sırasında yapmış olduğu konuşmasında, TİKA’nın yaptığı bu yardımın sadece öğrencilerin daha iyi donanım ve son teknoloji bilişim imkânlarından faydalanmalarını sağlamakla kalmayıp, Fildişi Sahili ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlenmesine de katkı sağladığını ifade etti.

Son olarak, COSIM Başkanı İmam Cheikh Aima Boikary Fofana, bu yardımdan dolayı memnuniyetini belirterek, öğrencileri bu cihazlardan en iyi şekilde yararlanmaya çağırdı. Fofana, söz konusu yardım ile üniversitenin yeni teknoloji imkânları ile daha iyi bir eğitim sunacağını ifade ederek, Türkiye ve TİKA temsilcilerine teşekkür etti. 

Milli İslam Konseyi tarafından 2009 yılında kurulan Fildişi Sahili Müslüman Üniversitesi, ülkenin tek İslam üniversitesi olma niteliğini taşıyor. Üniversite; Fransızca, İngilizce ve Arapça dillerinde eğitim veriyor ve lisans-mastır-doktora sistemini benimsemiş durumda. Üniversitede verilen yüksek dini eğitimin yanında, pozitif bilimler de öğretiliyor.      

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Orta ve Doğu Avrupa’da Osmanlı eserlerini ihya ederken, elde edilen tecrübeleri bölge ülkeleri ile paylaşıyor.

25 yıldır faaliyetlerini aralıksız sürdüren TİKA, 600 yıl Osmanlı İmparatorluğunun bir parçası olmuş Orta ve Doğu Avrupa’daki ecdat yadigârı eserleri ihya ediyor. Sayısız eseri ayağa kaldıran TİKA, tarihi eser restorasyonu ve özellikle Osmanlı arkeolojisi alanında birçok başarılı projeye imza attı.

Son dönemde yürütülen Sırbistan’daki bir Ram Kalesinin restorasyonu, Hırvatistan Osijek’te yer alan Sultan Süleyman Köprüsü’nün araştırılması ve Macaristan Zigetvar seferi sırasında vefat eden Kanuni Sultan Süleyman türbesinin kazı çalışmaları bu alanlarda yapılan çalışmalar arasında yer alıyor.

TİKA ayrıca düzenlediği konferanslar projelerle elde ettiği tecrübe ve birikimi bölge ülkelerine aktarıyor. Birçok kurum ve kuruluşla işbirlikleri kurarak bu kurumların kurumsal kapasiteleri artırıyor.  İhya edilen eserler ve buralarda kazanılan tecrübelerin anlatıldığı konferanslar ile ilgili ülkelerde Osmanlı tarihini yeniden anlatan TİKA, bu ülkelerde faaliyet gösteren araştırma merkezlerini ve enstitüleri desteklemeyi de ihmal etmiyor.

Bu amaçla TİKA tarafından, son olarak Romanya’nın başkenti Bükreş’te bulunan, Bükreş Üniversitesi Türk Araştırmaları Merkezi yenilenerek hizmete açıldı. 20 yıldır faaliyet gösteren ve Türk ve Osmanlı tarihi alanlarında öğrenci yetiştiren merkezin tadilatı gerçekleştirildi. Merkeze son teknoloji cihazlar ve ofis mobilyaları hibe edilerek modern bir çalışma ortamına kavuşması sağlandı. Ayrıca proje ile merkez bünyesinde bir de Türk köşesi açılarak Türk tarih ve kültürünün tanıtımına katkı sunuldu.

Bunun yanı sıra Romanya tarihinde bir ilk olarak Osmanlı Arkeolojisi ile ilgili iki günlük uluslararası konferans düzenlendi. Bükreş Üniversitesi Tarih Fakültesi Türk Araştırmaları Merkezi ve Romanya Arkeoloji Enstitüsü ile ortaklaşa gerçekleştirilen konferansa, Bükreş Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Romanya Kültür Bakanlığı Bakan Danışmanı Viviana Anghel, TİKA Bükreş Program Koordinatörü Hacı Ahmet Daştan, Bükreş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bogdan Murgescu, Türk Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Silvana Rachieru, Kanuni Sultan Süleyman Türbesinin kazı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Ali Uzay Peker ve diğer davetliler katıldı.

Programda açılış konuşmasını gerçekleştiren Osman Koray Ertaş da “Türkiye ile Romanya arasında her alanda ilerleyen yakın ilişkiler, akademik ve bilimsel iş birliği alanında da somut projelerle güçlenmektedir. Zengin tarihi ve kültürel geçmişiyle bölgedeki önemli iş birliği ortaklarımızdan biri olan Romanya'daki ortak taşınmaz kültür mirası eserlerinin ortaya çıkarılması ve mevcutların muhafazası için Romen makamları ve bilim dünyasıyla birlikte gayret gösteriyoruz” dedi. Büyükelçi Ertaş, Türk ve Romen tarihçileri ve arkeoloji uzmanlarının ilk kez düzenlenen bir konferansta bir araya gelmelerinden dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ve söz konusu toplantının özellikle Osmanlı dönemine ait eserler bakımından arkeoloji alanında somut projelerin hayata geçirilmesine vesile olmasını temenni ettiğini ifade ederek toplantının gerçekleşmesine imkân sağlayan kurumlara teşekkür etti.

TİKA Bükreş Koordinatörü Hacı Ahmet Daştan konuşmasında TİKA olarak Romanya’da Osmanlı arkeolojisi  alanında ilk önemli adımı bu konferansla ve Türk araştırmaları merkezinin açılışıyla atmış olduklarını; buraya Türkiye’den gelen Profesörlerin Romanyalı meslektaşları ile Kanuni Sultan Süleyman’ın mezarının bulunması noktasında Macaristan’da ortaya koydukları başarıyı paylaşacağını ve Romanya’da Osmanlı Arkeolojisini tartışacaklarını bunun daha güzel fikir ve projelerle yeni açılımlar ortaya çıkaracağını söyledi. Koordinatör Daştan, iki önemli projeye katkıda bulunan kurumlara teşekkür etti. Sempozyumun açılış konuşmalarının ardından; programın gerçekleşmesinde emeği olan misafirlere TİKA tarafından plaketleri takdim edildi ve TİKA tarafından yenilenen Bükreş Üniversitesi Tarih Fakültesi Türk Araştırmaları Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi

TİKA tarafından bu yıl 3. Etabı gerçekleştirilen Kanuni Sultan Süleyman Türbesi Kazılarında elde edilen bulgular Türk bilim adamlarınca Romanya kamuoyuna duyuruldu.  “Romanya’da Osmanlı Arkeolojisi: Zorluklar, Gerçekler, Perspektifler” başlıklı uluslararası konferans, Türk ve Romen akademisyenlerin özellikle Osmanlı Arkeolojisi konusunda tecrübelerini paylaşarak bu alanda gelecekte gerçekleştirilecek iş birliği imkanları bakımından önemli bir başlangıç teşkil ediyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Srebrenica, Bratunac, Milići, Vlasenica ve Zvornik Belediyelerinde yürütülen “Aile Çiftçiliği ile Bosna Hersek’te Koyun ve Keçi Genotipin Oluşturulması ve Popülasyonun Artırılması Yoluyla Kırsal Yoksulluğun Azaltılması Projesi” kapsamında 20 aileye toplam 420 adet küçükbaş hayvan desteğinde bulunuldu.

TİKA tarafından Bosna Hersek’de kırsal bölgelerde yaşayan halkın refah seviyesini yükseltecek gelir getirici faaliyetler için çeşitli tarım ve hayvancılık projelerinin hazırlanıp uygulanmasını içeren Balkanlar ve Doğu Avrupa Ülkeleri Gıda ve Yaşam Güvenliği Destekleme Programı altı alt proje ile Eylül ayı itibari ile başlatıldı.

Program dahilinde alt proje olan “Aile Çiftçiliği ile Bosna Hersek’te Koyun ve Keçi Genotipinin Oluşturulması ve Popülasyonun Artırılması ile Kırsal Yoksulluğun Azaltılması Projesi” ile Bosna–Hersek’in Srebrenica, Bratunac, Milići, Vlasenica ve Zvornik Belediyelerini içeren Hersek bölgesinde 20 aile işletmesi çiftliği kurulmuş ve 420 baş koyun dağıtılarak projenin birinci aşaması tamamlandı.

Bosna Hersek gen kaynağı olan yüksek verimli, ikizlik ve süt oranı yüksek Pramenka ırkı damızlık koyunların yetiştirilmesi yoluyla temel ihtiyaçların karşılanması bakımından kadınların sosyo ekonomik yaşama katkıda bulunması amaçlanan projede, seçilen türün agrega genotipinin oluşturulması da ayrıca projenin ara amaçlarından birisini oluşturuyor.

Saraybosna Üniversitesi Ziraat Fakültesi akademisyenlerinin danışmanlığında sahada yürütülen proje 5 yıl süre ile uygulanacak. Aile işletmelerinin her sene 5’er tane kuzusunu sisteme yeni dahil olan ailelere vermesi ile sürdürülebilirliği sağlanacak olan projede, her yılın sonunda yeni yetiştiriciler sisteme dahil edilerek her aile işletmesinin altında sorumlu olacağı yeni aile işletmeleri kurulacak. Aile başına 21 koyun dağıtılarak 20 aile işletmesi çiftliği ile başlanan projede 5 yılın sonunda 800 ailenin sisteme doğrudan katılması ve 4000 insanın projeden yararlanması hedefleniyor. Projede ayrıca çiftçilere, hayvanların bakımı ve beslenmesi, hayvan sağlığı noktasında danışmanlar tarafından eğitim de veriliyor.

Programın alt projelerinin sırayla hayata geçmesiyle bölgede büyük ilgi gören projelere bir çok ülke ve bölgeden talep geliyor. 2001 yılında ailesiyle Bratunac’a geri dönen ve hayvancılıkla geçinen Paša Suljić ‘Ailemin küçük bir koyun sürüsü vardı ve bugün aldığımız 21 koyunla bizim gelir seviyemiz gereken seviyeye yükseltilmiş olacaktır. Sadece kuzuları satarak bile iyi geçinebileceğiz. Seneye başka bir aileye 5 kuzu vereceğim’ diyerek projeden beklentilerini dile getirdi.

Ahududu üretimi ve hayvancılıkla uğraşan Mehmedalija Durmić ‘Bratunac’a 2000 yılında geri döndüm. Çalışıyorum, mücadele ediyorum. Eşim, iki çocuğumla, annem ve görme engelli olan babamla birlikte yaşıyorum. Koyunlarımızın yanında  ahududu arazimiz de var. Bu destek bizim için çok faydalı olacak. Aynı şekilde TİKA’ya olan yükümlüklerimizi de yerine getirmeye çalışacağız’ dedi.

Hayvancılığın Bosna Hersek için öncelik tanınan sektörlerden birisi olduğu göz önüne alındığında projenin hem sosyal hem de ekonomik tarafı net olarak ortaya çıkıyor. Her yıl çoğalan hayvanlardan erkek olanların kasaplık ya da damızlık olarak satılması ile doğrudan gelir elde edilmesi ayrıca dişilerden elde edilecek sütün de bölgede özel bir yere sahip yöresel süt ürünleri (peynir) üretimine önemli bir değer katması bekleniyor. Bosna Hersek süt ürünleri sektöründe, yarı sert peynir türlerinin yanı sıra yöresel koyun peynirlerinin de önemli bir yeri bulunmakta olup Türkiye peynir ihracatı açısından büyük bir potansiyele sahip olma özelliği taşıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Afganistan’nın Cevizcan Vilayeti Şibirgan İlinde Kadın İşleri Müdürlüğünce 6 ay önce kadınlara yönelik başlatılan meslek edindirme kurslarını başarıyla tamamlayan 130 kursiyer düzenlenen törenle sertifikalarını aldı.

Cevizcan Vilayeti Kadın İşleri Müdürlüğü binasında düzenlenen sertifika töreni Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Türkiye ve Afganistan Milli Marşları kurs öğrencileri tarafından okundu.  Törene, Cevizcan Valisi Mevlevi Lutfullah Azizi, TİKA Mezar-ı Şerif Program Koordinatörü Zeki Bulduk, Mezar-ı Şerif Başkonsolos Yardımcısı Necdet Karakurt, Cevizcan İl Şura Başkanı Abdulhay Hayat,  Cevizcan Kadın İşleri Müdürü Necibe Kurayşi, Cevizcan Eğitim Enstitüsü Müdürü Şefika Seha Yolçi, kursiyerler, veliler ve davetliler katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Cevizcan Vilayeti Kadın İşleri Müdürü Necibe Kurayşi, TİKA desteğiyle kadınlara yönelik yapmış oldukları meslek edindirme kursları hakkında bilgi vererek 130 kursiyerin 6 aylık eğitimle Kuran-ı Kerim, Türkçe, Mefruşat ve Nakış kurslarını bitirdiklerini belirtti.

Kurayşi, TİKA desteğiyle düzenlenen kursların ikinci dönemi olduğunu ve birinci dönemde eğitim alan ev hanımlarının edindikleri meslekleriyle aile ekonomisine katkıda bulunmakta olduğunu dile getirdi.  TİKA’dan kadınlara yönelik desteklerinin devamını isteyen Kurayşi, Türkiye’ye  yapmış olduğu yardımlar için teşekkürlerini iletti.

Mezar-ı Şerif Başkonsolos Yardımcısı Necdet Karakurt,  Türkiye ve Afganistan’ın dostluk ve kardeşliğinin uzun yıllara dayandığını belirterek iyi ve kötü günlerinde hep birbirinin yanında bulunduğunu bildirdi. Karakurt, mesleki eğitim alan öğrencileri ve ailelerini kutlayarak başarılarının devamı temennisinde bulundu.

Cevizcan Valisi Lutfullah Azizi ise programda yaptığı konuşmasında, TİKA, Afganistan toplumunun ihtiyaçlarına göre destekte bulunmakta olduğunu söyledi. Mesleki eğitim almanın önemi üzerine konuşan Azizi,  öncelikle Kuran-ı Kerim eğitimi konusuna değendi. Her bir müslüman Allah’ın kelamini öğrenmesi gerektiğini belirterek dünya ve ahiret başarısının Kuran-ı kerimde saklı olduğu vurguladı.

Meslek edindirme kurslarında Türkçe dil eğitimi verildiğinden de mutluluk duyduğunu belirten Azizi,  mesleki eğitim alan öğrencilere seslendi. “Türkiye en yakın ve büyük dostumuzdur. Dolayısıyla dostumuzun dilini öğrenmek gerekir” dedi. Azizi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin Afganistan’a her alanda özellikle eğitim alanında yapmış olduğu destekleri için şükranlarını dile getirdi.

TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Zeki Bulduk,  meslek edindirme kurslarını bitiren kursiyerleri kutlayarak hayatta eğitimden daha iyi bir miras olmadığını ifade etti. Bukduk, ayrıca bir ülkenin gelişmesi, kalkınması ve ilerlemesinin kadın ve erkek ayrımcılığı olmaksızın eğitime bağlı olduğunu ve bu nedenle Afganistan’da TİKA’nın faaliyetlerinin başında eğitim ardından sağlık  geldiğini söyledi. Koordinatör Bulduk, TİKA’nın eğitim ve kadınların mesleki eğitiminde desteklerinin devam edeceğinin altını çizdi.

Tören, öğrencilerin Türkçe ve Farsça şiirler okuması,  kursiyerlere Kuran-ı Kerim hediye edilmesi ve sertifika dağıtılmasıyla sona erdi.

Gürcistan’da Batum Başkonsolosluğu bünyesinde 1997 yılından bu yana faaliyet gösteren Türkçe Dil Kurslarında kullanılmak üzere Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından akıllı tahta temin edildi.  

Batum Başkonsolosluğu bünyesinde 1997 yılından bu yana faaliyet gösteren Türkçe Dil Kurslarında bugüne kadar 10 binin üzerinde Gürcü vatandaşlarına Türkçe öğretildi. Her yıl yaklaşık 400 kursiyerin mezun edildiği T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Başkonsolosluk nezdinde toplamda 7 öğretmen görev yapmakta olup 28 derslik Batum Başkonsolosluk binası içinde yer alıyor.

Kurs kapsamında Yunus Emre Enstitüsü tarafından basılan ve akıllı tahta ile uyumlu eğitim gören kitaplar kullanılıyor. Batum Başkonsolosluğu Türkçe kurslarının daha verimli ve çağa uygun eğitim almaları kapsamında TİKA’dan 2 adet son teknolojiye uygun akıllı tahta talebinde bulunuldu.

Batum Başkonsolosluğu’na Türkçe Kursu dersliğinde kullanılmak üzere TİKA tarafından temin edilen 2 adet akıllı tahta teslim edilmiş ve kursiyerlerin azami fayda görmelerinin sağlanmasına ve derslerde istenen verimin alınmasına katkıda bulunuldu. Teslim töreni eğitim gören kursiyerlerle birlikte Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan, TİKA Tiflis Koordinatörü Hüseyin Şanlı, Eğitim Koordinatörü Hasan Güneş ve öğretmenlerin katılımı ile gerçekleştirildi.

Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan, törende yaptığı açıklamada, söz konusu projenin önemine değinerek, memnuniyetlerini dile getirdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)’nın desteğiyle Tunus’un Monastir Vilayetinde kurulan Fabrikasyon Laboratuvarı (FabLab) hizmet vermeye başladı.

Bilimsel çalışma ve araştırmaları ülke genelinde yaygınlaştırmak ve Tunus toplumunun kültürel, entelektüel ve bilimsel birikimlerini arttırmak amacıyla faaliyet gösteren Monastir Bilim Merkezi bünyesinde Tunuslu genç araştırmacı, öğrenci, bilim meraklıları ve toplumun farklı kesimlerine hizmet vermek üzere Fabrikasyon Laboratuvarı (FabLab) kuruldu.

Ortaokul, lise ve üniversite düzeyindeki öğrenciler başta olmak üzere inovasyon, icat, tasarım, üretim gibi konularda çalışmalar gerçekleştirmek isteyen fikir sahibi kişilere yönelik, uluslararası bir konsept olarak dünya genelinde 1000’nin üzerinde atölyesi bulunan “FabLab” ağı ve altyapısının Tunus'a entegre edilmesi için gerekli teknolojik donanım ve ekipmanlar TİKA tarafından tedarik edilerek üretim ve fabrikasyon imkanlarını sağlayacak bir “Fabrikasyon Laboratuvarı” kuruldu.

Açılış törenine T.C.Tunus Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan, Tunus Yüksek Öğretim Bakanlığı Müsteşarı Halil Amiri, TİKA Tunus Koordinatörü Muhsin Balcı,  Monastir Bilim Merkezi yetkilileri, bilim meraklıları ve medya mensupları katıldı. Fabrikasyon laboratuvarında, üç boyutlu yazıcılar, CNC tezgah, lazer kesim makinaları ve dijital ölçüm aletleri gibi ileri laboratuvar malzemeleri bulunuyor.

Diğer taraftan, fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi temel bilimler alanında bilimin eğlenceli ve ilgi çekici yönünü öğrencilerle tanıştırmayı hedefleyen “Bilim Seyyahları” ekibi de gerçekleştirdiği bilim şenliğiyle Tunuslu öğrencilerle biraraya geldi.

Ürdün Gençlik Bakanlığı’na bağlı Amman Gençlik Merkezi’nin eğitim salonu ve ibadethanesinin tadilat ve donanımı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından gerçekleştirildi.

TİKA, Ürdün’de gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Ürdün’de farklı sektörlerde önemli projelere imza atan TİKA tarafından Ürdün Gençlik Bakanlığı’na bağlı Amman Gençlik Merkezi’nin eğitim salonu ve ibadethanesinin tadilat ve donanımı gerçekleştirildi.

Proje kapsamında yenilenen birimlerin açılışı için düzenlenen programa Ürdün Gençlik Bakanlığı Müsteşarı Saddam Awad, Amman Gençlik İl Müdürü Hüseyin Cubur, Türkiye Cumhuriyeti Amman Büyükelçiliği’ni temsilen Başkonsolos Mücahit Şenol ve TİKA yetkilileri katıldı. Türkiye’nin verdiği desteklerden dolayı teşekkürlerini sunan Gençlik Bakanlığı Müsteşarı Saddam Awad, gençliğe yapılan yatırımın en büyük yatırım olduğunu sözlerine ekledi.

Amman Gençlik Merkezi, Gençlik Bakanlığı’na bağlı en büyük konaklama birimi olarak, 22 dalda faaliyet gösteren spor köyünün merkezinde bulunuyor. Ulusal ve uluslararası faaliyetler münasebetiyle Amman’a gelen misafirler de Gençlik Merkezinin misafirhanesinde konaklıyor. Yılda yaklaşık 5000 kişinin eğitim gördüğü merkez, Ürdün’de gençlere yönelik faaliyetlerin merkezinde bulunması nedeniyle önem arz ediyor. Ayrıca Türkiye’den her sene çeşitli aralıklarla Arapça eğitimi için Ürdün’e gelen İmam Hatip Lisesi öğrencileri de bu merkezde konaklıyor.

2015 yılı içerisinde Ürdün Güreş Federasyonu sporcularına Türkiye’de kamp yaptıran TİKA, Ürdün gençliğine yönelik projeler geliştirerek Ürdün Türkiye ilişkilerinin katkı sağlıyor. 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) iç savaşın yoğun olarak yaşandığı Yemen’de 100 adet tekerlekli sandalye ile savaş gazilerine destek oldu.

Yemen’de yaklaşık üç yıldır devam eden iç savaş nedeni ile ülkedeki insani dram gittikçe derinleşiyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin 26 Mart 2015'te Yemen'e başlattığı askeri operasyondan bu yana geçen 900 günlük sürede, 10 bin kişi hayatını kaybederken 35 bin kişi yaralandı ve 3 milyon sivil göç etmek zorunda kaldı. Uluslararası yoğun diplomasi trafiğine rağmen kriz henüz çözüme kavuşturulamadı.

TİKA, iç savaşın yoğun olarak yaşandığı Yemen’de 100 adet tekerlekli sandalye ile savaş gazilerine destek oldu. Aynı zamanda Türkiye’den “Umudu Ol Projesi” kapsamında yardım gemisi ile Yemen’e gönderilen 2.000 gıda kolisi de aynı programda gazi ve şehit ailelerine dağıtıldı.

Yemen’in geçici başkenti ilan edilen Aden ilinin Mansura ilçesindeki Tahrir Meydanı'nda gerçekleşen dağıtım törenine Aden Valil Yardımcısı Alevi En-Nevbe, TİKA ve Kızılay yetkilileri katıldı. Aden Vali Yardımcısı Alevi En-Nevbe, TİKA ve Türk Kızılayı'na Yemen'de sarf ettikleri çabalardan dolayı gazi ve şehit aileleri adına teşekkür etti.

TİKA Sana Koordinatörü Abdullah Sarı ise yaptığı açıklamada, ülkedeki çatışmalar yüzünden Aden’deki savaş gazilerine 100 adet tekerlekli sandalye ve yine gazi ve şehit ailelerine 2.000 gıda kolisi dağıttıklarını söyledi. Sarı, bu çalışmaların, Türk halkı ve hükümetinin Yemenli kardeşlerinin sıkıntılarını azaltmak için verdiği destek kapsamında yapıldığını belirtti. 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Uluslararası Doktorlar Birliği işbirliğinde 2014 yılından itibaren yürütülen “Azerbaycan’da Anne ve Bebek Ölümlerinin Azaltılmasına Destek Programı” kapsamında, Azerbaycan Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Bilimsel Araştırma Ebelik ve Jinekoloji Enstitünde ve Cumhuriyet Perinatal Merkezi’nde sağlık personeli için Neonatal Resüsitasyon (NRP) eğitimi düzenlendi.

Azerbaycanlı gönüllü doktorlar ve Uluslararası Doktorlar Birliği (AİD) uzmanlarının eğitici olarak katılımı ile Azerbaycan’da 13.sü gerçekleştirilen NRP kurslarına, 71 sağlık personeli katıldı. Bir hafta süren eğitimlerde, teorik bilgilerin yanı sıra katılımcılarla pratik bilgiler de paylaşıldı.

Bilimsel Araştırma Ebelik ve Jinekoloji Enstitü ve Cumhuriyet Perinatal Merkezi’nde 2 ayrı grup için düzenlenen eğitim programları sonunda yapılan değerlendirme sınavı sonucunda yüksek başarı oranı gözlemlendi ve kursiyerlere sertifikaları takdim edildi.

Bugüne kadar Başkent Bakü ve Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Ağcabedi, Balaken, Şemkir, Gebele ve Astara Rayonlarında Azerbaycanlı ve Türk sağlık uzmanları tarafından yapılan eğitimlerde 700’den fazla sağlık personeline Neonatal Resüsitasyon (NRP) eğitimi verildi.