Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Etiyopya’da polis teşkilatına yönelik “Bilişim Suçlarıyla Mücadele Eğitimi” düzenlendi.
TİKA ve Emniyet Genel Müdürlüğü iş birliğinde Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı uzmanları tarafından verilen eğitim programına Etiyopya’dan 20 polis memuru katıldı. Katılımcılara düzenlenen eğitimde, siber suçlarla mücadeleye ilişkin mevzuat, cezai yaptırımlar, bilgi ve belge temin süreci, suç türleri, bu suçların işlenmesinde kullanılan yöntemler ve bu suçlara yönelik soruşturma teknikleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunuldu.
Buna ek olarak, eğitimde siber suçlara ilişkin vaka çalışmaları kullanılarak katılımcıların ele alınan konulardaki deneyimleri ve etkinliği artırıldı. Programı başarıyla tamamlayan kursiyerler sertifika almaya hak kazandı.
Eğitimlerin sonunda düzenlenen törende, sertifikalar Türkiye Cumhuriyeti’nin Etiyopya Büyükelçisi ve Afrika Birliği Daimi Temsilcisi Berk Baran ve Etiyopya Federal Polisi Genel Komiser Yardımcısı Nebiyou Dagne Workneh tarafından katılımcılara takdim edildi.
Büyükelçi Baran, verilen eğitimin tek taraflı olmadığını, her iki ülkenin polis memurlarının deneyim ve bilgi alışverişinde bulunduğunu belirtti. Genel Komiser Yardımcısı Nebiyou Dagne Workneh, Etiyopya ve Türkiye polislerinin polis ortaklığı, ikili ilişkiler ve barış işbirliği açısından harika bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Kazakistan’da Khalel Dosmukhamedov Atırau Üniversitesi bünyesinde kurulan Türk Dili Sınıfı, düzenlenen teslim töreniyle hizmete açıldı.
Proje kapsamında, Türkçe eğitiminin fiziki altyapısının güçlendirilmesine yönelik modern donanım ve eğitim araçları üniversitenin kullanımına sunuldu. Geleneksel Türk motifleriyle tasarlanan sınıf, derslerin yürütülmesi için gerekli teknolojik ve eğitim ekipmanlarıyla donatıldı. Böylece öğrencilerin Türkçe öğrenme süreçlerinin çağdaş eğitim imkanlarıyla desteklenmesi hedeflendi.
Üniversitede Türkçe öğrenimine yönelik artan ilgi ve öğrenci sayısı doğrultusunda hayata geçirilen proje ile Türkçe eğitiminin daha nitelikli ve çağdaş standartlara uygun bir ortamda sürdürülmesiyle birlikte öğrencilerin Türkiye ile ilgili akademik ve kültürel çalışmalar yürütmelerine ve iki ülke arasındaki hareketliliğinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Teslim törenine TİKA Kazakistan Koordinatörü Fuat Erdoğmuş, Khalel Dosmukhamedov Atırau Üniversitesi Rektörü Salamat İdrisov, üniversitenin akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı.
Teslim töreninde konuşan TİKA Kazakistan Koordinatörü Erdoğmuş, Türkçe öğretiminin desteklenmesinin TİKA’nın Kazakistan’daki çalışmalarında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
TİKA’nın desteğiyle Kazakistan genelinde bugüne kadar 15 Türk Dili Sınıfının kurulduğunu belirten Erdoğmuş, “Her kurulan sınıf yalnızca dil eğitiminin verildiği bir mekan değil, aynı zamanda Türkiye ile Kazakistan arasındaki kültürel ve beşeri ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlayan bir ortam olarak faaliyet göstermektedir.” dedi.
Üniversite Rektörü İdrisov ise konuşmasında, üniversitede Türkçe öğretimine yönelik çalışmaların uzun yıllardır sürdürüldüğünü belirterek, 2020 yılından bu yana Türkiye’den Türkçe öğretimi amacıyla öğretim üyelerinin görevlendirildiğini ve buna bağlı olarak Türkçe öğrenen öğrenci sayısının her yıl arttığını ifade etti.
TİKA desteğiyle kurulan Türk Dili Sınıfının üniversite ve öğrenciler açısından önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan İdrisov, sınıfın öğrencilerin Türkçe öğrenme süreçlerine katkı sağlayacağını ve Türkiye’de gerçekleştirilen değişim programlarına katılarak akademik gelişimlerini desteklemeleri için önemli imkanlar sunacağını belirtti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Filistin heyetine yönelik düzenlenen “Siber Suçlar ve Kara Parayla Mücadele Eğitimi” başarıyla tamamlandı.
Türkiye Adalet Akademisi iş birliğinde, Türkiye ve Filistin arasındaki yargısal iş birliğini güçlendirmek ve hukuki alandaki tecrübe paylaşımını artırmak amacıyla düzenlenen eğitim programı kapanış töreniyle sona erdi. Filistin Adalet Bakanlığı, başsavcılık ve yargı organlarında görev yapan hâkim, savcı ve hukuk uzmanlarından oluşan heyet, program kapsamında siber suçlar ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele konularında kapsamlı bir eğitim aldı.
Yargı alanında tecrübe paylaşımı
Türkiye Adalet Akademisinin deneyimli eğitmenleri ve alanında uzman uzmanlar tarafından verilen eğitimlerde, dijital delillerin toplanması, siber suç soruşturma yöntemleri, uluslararası kara parayla mücadele mevzuatları ve finansal suçların tespiti gibi kritik başlıklar ele alındı. Teorik bilgilerin yanı sıra pratik uygulamalar ve örnek vaka analizleriyle desteklenen programda, Filistinli hukukçuların bu alandaki kurumsal kapasitelerinin artırılması hedeflendi.
İki ülke arasındaki köklü bağlar vurgulandı
Kapanış programında konuşan yetkililer, TİKA ve Türkiye Adalet Akademisinin ortaklığıyla gerçekleştirilen bu programın, iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliği köprülerini daha da sağlamlaştırdığını belirtti. Filistin heyeti temsilcileri ise Türkiye’nin yargı alanındaki birikiminden faydalanmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, organizasyona destek veren tüm kurumlara teşekkür etti.
Tören, eğitime katılan Filistinli hakim ve savcılara sertifikalarının takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Günümüz dünyasının en büyük küresel tehditlerinden biri olan ve uluslararası güvenliği, ekonomik istikrarı ve toplum düzenini olumsuz etkileyen narkotik suçlarla mücadele konusunda tecrübe aktarımı ve ortak mücadele faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik TİKA ve T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü iş birliğinde 14-18 Eylül 2026 tarihleri arasında Birleşik Meksika Devletleri Suç Araştırma Ajansı İnterpol Narkotik bölümünde görev yapan toplam 23 emniyet mensubuna yönelik “Narkotik Suçlarda Havalimanlarında Risk Analizi ve Arama Teknikleri Eğitimi” düzenlendi.
Türkiye’den gelen emniyet uzmanları tarafından seçicilik, arama teknikleri, yolcu profili çıkarma, kurye tespiti, x-ray arama teknikleri, bagaj profili, kargo arama teknikleri, suç davranışı ve mülakat teknikleri, risk analizi, risk analizi sonrası hedefe ulaşabilme, yapılan analizler sonucunda raporlama, uyuşturucu ticaretinde izlenen güzergah ve yöntemlere dair teorik ve uygulamalı dersler verildi. Ayrıca havalimanına olası giriş noktaları ve uyuşturucu güzergâhları, aramanın hukuki yapısı ve etik ilkeleri, havalimanlarının önemi ve genel kaçakçılık rotaları, risk değerlendirmesi ve profilleme, uçuş, şahıs, bagaj profillemesi, beden zulası, yutmada kullanılan ilaçlar ve kargo araması, kontrollü teslimat konularında pratik uygulamalar gerçekleştirildi.
Kapanış ve sertifika törenine Federal Bakanlık Polisi Uluslararası Polis İşleri ve INTERPOL Birimi Başkanı Sn. Juan Miguel Gonzalez Ortiz, Türkiye’nin Meksika Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Sn. Aytunç Menevşe, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı 3. Sınıf Emniyet Müdürü Osman Giray Güney, Uluslararası Polis İşleri ve INTERPOL Birimi Operasyonları Emniyet Müdür Yardımcısı Sn. Omar Morales Polo, TİKA Meksika Program Koordinatörü Muhammed Ünal ile iki ülkenin emniyet çalışanları katıldı.
Törende konuşan Sn. Gonzalez, TİKA ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sergilenen cömertliği içtenlikle takdir ettiğini, eğitim programları aracılığıyla zamanlarını, bilgilerini ve deneyimlerini Meksika ile paylaşma konusundaki samimiyetleri için müteşekkir olduklarını aktardı. Düzenlenen programların ulusların ortak güvenliğini sağlama gayesiyle kendilerini bir araya getiren samimi bir dostluğun başlangıcını temsil ettiğini belirtti.
Maslahatgüzen Sn. Menevşe, Türkiye ve Meksika’nın farklı coğrafi bölgelerde olmasına rağmen güvenlik alanında ortak noktaları paylaştığını ifade etti. Her iki ülkenin hem tüketim bölgelerine komşu hem de üretimin gerçekleştiği bölgelerde yer aldığının altını çizdi. Aynı zamanda her türlü suçla mücadeleye kararlılıkla bağlı ve son derece etkin hükümetlere sahip iki güçlü ülke olunduğunu aktardı. Karşılıklı eğitim fırsatını yakalamış olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ve edinilen bilgi ve tecrübelerin karşılıklı aktarıldığını belirterek sözlerini tamamladı.
Emniyet Müdürü Sn. Güney, eğitimin gerçekleşmesine imkan tanıyan mevkidaşlarına ve TİKA’ya teşekkürlerini ileterek sözlerine başladı. Küresel düzeyde dünyayı tehdit eden narkotik suçlara karşı düzenlenen eğitimlerin ve mesleki tecrübe aktarımlarının önemine değindi. İlerleyen süreçte de karşılıklı iş birliklerinin güçlendirilmesini amaçladıklarını ifade etti.
TİKA Meksika Koordinatörü Ünal, eğitimin düzenlenmesine yönelik gösterilen irade ve katılımcıların sıkı takip etmelerinden ötürü şükranlarını ileterek sözlerine başladı. TİKA olarak 2015 yılında beri Meksika’da faaliyetlerini sürdürdüklerini ve en verimli projelerinin tecrübe aktarımına yönelik hayata geçirilenler olduğunun altını çizdi. Tarım, sağlık ve eğitim gibi temel sektörlerde birçok projenin hayata geçirildiğini fakat tüm bu emeklerin başarılı olabilmesi adına en önemli gereksinimin güvenlik olduğunu belirtti. Emniyet görevlilerine özverili çalışmaları için teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Uganda’da yetim çocukların eğitim ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik önemli bir projeyi hayata geçirdi.
Proje kapsamında 200’ün üzerinde yetim çocuğun eğitim gördüğü Al Wahda Toplumsal Hizmet Merkezi (Al Wahda Community Centre) bünyesindeki üç anaokulu sınıfı kapsamlı şekilde yenilenerek tefriş edildi. Çocukların daha güvenli, sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamında öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla sınıfların fiziki altyapısı iyileştirilirken, yaş gruplarına uygun eğitim mobilyaları ve temel eğitim ekipmanları da temin edildi.
Çocukların yalnızca akademik gelişimlerini değil, sosyal ve fiziksel gelişimlerini de desteklemeyi amaçlayan proje çerçevesinde ayrıca yeni bir çocuk oyun alanı oluşturuldu. Bunun yanı sıra, öğrencilerin günlük ihtiyaçlarının daha uygun koşullarda karşılanabilmesi amacıyla yemek ve beslenme alanı da yeniden düzenlenerek kullanıma hazır hale getirildi.
Gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte Al Wahda Toplumsal Hizmet Merkezi bünyesindeki çocukların eğitim, oyun ve beslenme faaliyetlerini daha elverişli şartlarda sürdürebilmelerine imkân sağlandı.
TİKA’nın Uganda’da yürüttüğü eğitim projeleri kapsamında özellikle dezavantajlı ve kırılgan grupların nitelikli eğitime erişiminin artırılması, çocukların güvenli ve kapsayıcı eğitim ortamlarına kavuşması ve yerel kurumların kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin Uganda ile kalkınma iş birliği çerçevesinde eğitim alanına verdiği önemin somut bir göstergesi olan proje, çocukların geleceğe daha güçlü hazırlanmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Somali’de Mutfak Eğitim Merkezi’ne ekipman desteğinde bulundu.
Somali Sendikalar Kongresi (SOCOTU) bünyesinde faaliyet gösteren Mesleki Eğitim Enstitüsü’ndeki Mutfak Eğitim Merkezi’ne proje kapsamında; un karıştırma makineleri, gazlı fritözler, soğutucular, barista makineleri, blenderlar, fırınlar, ocaklar, mutfak aksesuarları ve çeşitli eğitim malzemeleri merkeze kazandırıldı. Temin edilen ekipmanlarla da uygulamalı eğitim altyapısı güçlendirildi.
2017 yılında TİKA tarafından inşa edilen SOCOTU hizmet binası, farklı alanlarda Somalili gençlere mesleki eğitim imkânı sunmaya başladı. Enstitü bünyesinde yer alan Mutfak Eğitim Merkezi ise yoğun talep gören eğitim alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Proje ile özellikle genç kadınlar ve dezavantajlı gruplar başta olmak üzere daha fazla Somalili gencin mesleki eğitim fırsatlarından yararlanması amaçlanıyor. Eğitim programları aracılığıyla öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesine, mezunların iş bulma imkânlarının artırılmasına ve kendi işlerini kurabilmeleri için gerekli yetkinlikleri kazanmalarına katkı sağlanması bekleniyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Filipinler’de kırsal kalkınma odaklı tarım projelerini hayata geçirdi.
Dünya’nın en büyük ikinci hindistan cevizi üreticisi olan Filipinler’de, tarımsal hammaddelerin katma değerli nihai ürünlere dönüştürülmesi amacıyla önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda, TİKA ile Bangsamoro Ticaret ve Yatırım Bakanlığı iş birliğinde, bölgede model bir hindistan cevizi işleme ve üretim merkezi kuruldu.
Bangsamoro Özerk Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve 250 hindistan cevizi üreticisini bünyesinde barındıran Barangay Campo Tarım Kooperatifi için Bangsamoro Ticaret ve Yatırım Bakanlığı tarafından inşa edilen tesis, TİKA tarafından sağlanan yüksek kapasiteli endüstriyel ekipmanlarla donatıldı. Temin edilen modern makineler ve kooperatif üyelerine yönelik düzenlenen kapasite geliştirme eğitimleri sayesinde üreticiler; soğuk sıkım hindistan cevizi yağı, hindistan cevizi tozu ve hindistan cevizi sirkesi gibi yüksek ekonomik değere sahip katma değerli ürünleri işleme imkanına kavuştu.
Projenin, bölge ekonomisine kazandırdığı nitelikli yerel ürünlerin yanı sıra yerel istihdamın artırılmasına önemli katkı sağlaması hedefleniyor.
TİKA Filipinler Koordinatörü İbrahim Katırcı şunları kaydetti:
Kurulan bu merkezle yerel üreticilere destek oluyoruz; kooperatifin kendi üretimini daha yüksek standartlarda yapabilmesi için gerekli teknik altyapıyı oluşturduk. Tarımsal kalkınmayı ve istihdamı güçlendirmeyi amaçlayan bu projenin, bölge ekonomisine ve üreticilerin refah seviyesine uzun vadede kalıcı katkılar sağlamasını temenni ediyoruz.
Tesisin üreticiler açısından önemine değinen Barangay Campo Tarım Kooperatifi Başkanı Wahid Maneged ise şu ifadeleri kullandı:
Bölgemizde hindistan cevizi önemli bir geçim kaynağıdır. Ancak bugüne kadar tesis eksiğimiz nedeniyle hammaddemizi düşük fiyatlarla elden çıkarmak durumunda kalıyorduk. Türkiye Devleti’nin desteğiyle kurulan bu tesis sayesinde artık ürünümüzü kendi bünyemizde işleyebiliyoruz. Soğuk sıkım hindistan cevizi yağı, tozu ve sirkesi üretimiyle gelirimizin artmasını ve üyelerimize katkı sağlamasını bekliyoruz.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle gerçekleştirilen Laos Yenidoğan Anne ve Çocuk Sağlığı Programı kapsamında 7 doktor ve 7 hemşireden oluşan 14 kişilik Laos sağlık heyeti, Türkiye’de yenidoğan sağlığı alanında eğitim programına katıldı.
Türk Neanatoloji Derneği iş birliğinde yürütülen program ile Laolu sağlık heyetine, Türk Neonatoloji Derneği bünyesinde teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Eğitimin devamında heyet, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Etlik Şehir Hastanesi bünyesindeki yenidoğan birimlerini ziyaret ederek klinik uygulamaları yerinde inceleme fırsatı buldu.
Eğitim programının ilk bölümünde Türk Neonatoloji Derneği tarafından gerçekleştirilen oturumlarda; yenidoğanın ilk değerlendirilmesi ve muayenesi, yenidoğan sarılığı ve fototerapi, yenidoğanda solunum sıkıntısı, noninvaziv solunum desteği, prematüre bebeğin temel bakımı, beslenmesi ve kanguru bakımı gibi konular ele alındı.
Doktorlara yönelik oturumlarda özellikle yenidoğanda solunum sıkıntısı ve noninvaziv solunum desteği üzerinde durulurken, hemşirelere yönelik eğitimlerde yenidoğanın temel bakımı, ısı kontrolü, izlemi ile oksijen ve CPAP uygulanan yenidoğanın bakımına ilişkin uygulamalar gerçekleştirildi.
Türkiye’nin yenidoğan sağlığı tecrübesi paylaşıldı
Laolu sağlık çalışanları, Türkiye’nin farklı sağlık kurumlarında yenidoğan yoğun bakım hizmetlerini yerinde inceleyerek klinik işleyiş, hasta takibi, ekip çalışması, yenidoğan bakım uygulamaları ve tıbbi cihazların kullanımına ilişkin deneyim kazandı.
Program ile Laoslu sağlık personelinin mesleki bilgi ve uygulama kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra, Türkiye’nin yenidoğan sağlığı alanında edindiği bilgi ve tecrübelerin Laos sağlık sistemine aktarılması hedeflendi.
Çalışmalar yalnızca Türkiye’de gerçekleştirilen eğitimlerle sınırlı kalmadı. Programın saha ayağı kapsamında 2026 yılı Şubat ayında Viyentiyan’daki Mahosot Hastanesi’nde yenidoğan sağlığı eğitim programı gerçekleştirilmiş; Laos genelindeki 17 il hastanesinden 51 çocuk doktoru ve hemşire bu eğitimlere katılmıştı. Aynı zamanda 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında da Bolikhxamsai ve Khamouane Bölge Hastaneleri de ziyaret edilerek yenidoğan servislerinin mevcut durumu, insan kaynağı, tıbbi kapasite ve ihtiyaçları yerinde değerlendirildi.
Kapasite geliştirmeden sürdürülebilir iş birliğine
Laos Yenidoğan Anne ve Çocuk Sağlığı Programı ile sağlık personelinin eğitilmesinin yanı sıra, eğitimlerin ülkede yaygınlaştırılması ve uzun vadeli kapasite geliştirilmesi hedefleniyor.
Bu doğrultuda eğitim alan sağlık personelinin ilerleyen aşamalarda kendi ülkelerinde diğer sağlık çalışanlarına yönelik eğitimler vermesini öngören “eğiticilerin eğitimi” ve basamaklı eğitim modeli üzerinde çalışmalar yürütülüyor.
ASEAN bölgesinde yaygınlaştırılması hedefleniyor
Yürütülen çalışmalar, TİKA’nın Güneydoğu Asya ülkeleriyle sağlık alanındaki iş birliğinin yanı sıra ASEAN çerçevesindeki bölgesel iş birliği yaklaşımının da bir parçasını oluşturuyor.
Sertifikalar takdim edildi
Türkiye’deki eğitim programını başarıyla tamamlayan Laolu sağlık heyeti için TİKA’da sertifika töreni düzenlendi.
Törende TİKA Doğu ve Güney Asya, Pasifik ve Latin Amerika Daire Başkanı Dursun Ali Yaşacan, Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, Laos Yenidoğan Anne ve Çocuk Sağlığı Programı Yürtücüsü Prof. Dr. Ömer Erdeve, Program Danışmanı Prof. Emel Okulu, Laos Sağlık Bakanlığı Sağlık ve Rehabilitasyon Başkanlığı yetkilisi Dr. Douangphone Soulivong tarafından konuşmalar gerçekleştirildi.
Törende, Türkiye ile Laos arasındaki dostluk ve sağlık alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların önemi vurgulanırken, eğitim programına katılan Laoslu sağlık çalışanlarına sertifikaları takdim edildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Meksika’da kırılgan grupların mesleki beceriler kazanmasına ve iş gücüne katılımına katkı sağlamak amacıyla Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi bünyesindeki “Dayanışma Mutfak Atölyesi”ni yeniledi.
Meksika’da sosyal hizmetlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüren TİKA, başkent Meksiko’nun güneydoğusunda bulunan Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi bünyesindeki Dayanışma Mutfak Atölyesi’nin eğitim kapasitesinin artırılmasına destek verdi. TİKA tarafından sağlanan modern endüstriyel mutfak ekipmanlarıyla yenilenen atölye, bölgede yaşayan kırılgan grupların mesleki eğitimlere daha etkin şekilde katılmasına imkân sağlayacak.
Kırılgan gruplara yönelik ücretsiz hizmetler sunuluyor
Meksika Ulusal Aile Bütüncül Gelişim Sistemi (SNDIF), korunmaya muhtaç çocuklar, gençler, engelliler ve yaşlılara yönelik sosyal destek politikalarını ülke genelinde yürütüyor. SNDIF bünyesindeki toplum geliştirme merkezlerinde ise kırılgan grupların sosyal ve mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla ücretsiz eğitim ve çeşitli sosyal hizmetler gerçekleştiriliyor.
Meksiko’nun Tláhuac ve Xochimilco ilçelerinin sınırında bulunan Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi de bu hizmetlerin sunulduğu merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Temel hizmetlere erişimin sınırlı olduğu bölgede merkez aracılığıyla mesleki eğitimlerin yanı sıra sosyal aktiviteler, çocuk bakım hizmetleri ve çeşitli destek faaliyetleri yürütülüyor.
Merkezin bünyesinde faaliyet gösteren mutfak atölyesinde bulunan ekipmanların önemli bir bölümünün kullanım ömrünü tamamlaması, eğitimlerin etkin şekilde yürütülmesini ve daha fazla kişiye ulaşılmasını güçleştiriyordu. TİKA’nın desteğiyle gerçekleştirilen yenileme çalışmasıyla atölyenin eğitim kapasitesinin artırılması hedeflendi.
Yenilenen atölyenin açılışı gerçekleştirildi
Yenilenen Dayanışma Mutfak Atölyesi’nin açılışı, Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi’nin kuruluşunun 53. yılı kapsamında düzenlenen etkinlikte gerçekleştirildi.
Törene, Meksika Ulusal Aile Bütüncül Gelişim Sistemi Başkanı Rocío García Pérez, SNDIF Gıda ve Toplumsal Kalkınma Genel Müdürü Uritzimar Jazmín San Martín López, TİKA Meksika Koordinatörü Muhammed Ünal, Meksika Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı Asya-Pasifik Uluslararası İşbirliği Direktörü Benjamin Barriga Colsa, Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi Müdürü Pedro Ortega Mejía ile ilçe sakinleri ve merkez çalışanları katıldı.
SNDIF Başkanı Rocío García Pérez, törende yaptığı konuşmada merkezin ailelere, çocuklara, gençlere ve yaşlılara yönelik bakım, destek, eğitim ve topluma katılım imkânları sunduğunu belirtti. Merkezden 2026 yılının ilk altı ayında 29 binden fazla kişinin faydalandığını ifade eden García Pérez, Dayanışma Mutfak Atölyesi’nin TİKA ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde yenilendiğini söyledi. Projenin ortak çabanın somut bir örneği olduğunu belirten García Pérez, desteklerinden dolayı TİKA ve Türkiye’ye teşekkür etti.
SNDIF Gıda ve Toplumsal Kalkınma Genel Müdürü Uritzimar Jazmín San Martín López ise merkezin uzun yıllara dayanan hizmet geçmişine dikkat çekerek, kurumlar arası iş birlikleriyle merkezin imkânlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. TİKA tarafından sağlanan desteğin bölge sakinlerinin öğrenme, sosyalleşme ve paylaşım süreçlerine katkı sunacağını belirten San Martín López, desteklerinden dolayı TİKA’ya teşekkürlerini iletti.
“Üretim ve kalkınma projelerine ağırlık veriyoruz”
TİKA Meksika Program Koordinatörü Muhammed Ünal, temel hizmetlere erişimin kısıtlı ve kırılganlık düzeyinin yüksek olduğu Tláhuac ve Xochimilco bölgelerine hizmet sunan Tlazocihualpilli Toplum Geliştirme Merkezi’ndeki mesleki eğitim faaliyetlerine katkı sağlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ünal, güçlü bir Meksika’nın güçlü bir genç nüfustan geçtiğini belirterek, TİKA olarak gençlerin ve toplumun farklı kesimlerinin üretim süreçlerine katılımını destekleyen kalkınma projelerine önem verdiklerini ifade etti. Ünal, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan SNDIF yöneticilerine ve eğitim programlarına katılan topluluk üyelerine teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
Yenilenen Dayanışma Mutfak Atölyesi ile bölge sakinlerinin mesleki becerilerini geliştirmelerine, üretim süreçlerine katılmalarına ve ekonomik hayata daha etkin şekilde dahil olmalarına katkı sağlanması hedefleniyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Komorlar Birliği’nde tarım alanlarına ulaşımı kolaylaştırmak ve tarımsal üretimi desteklemek amacıyla tarım yolu açılması projesini hayata geçirdi.
Proje ile Büyük Komor Adası’nın kuzeyinde yer alan Dimani Bölgesi’nde yer alan altı köy ile tarım alanları arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak tarım yolu açılış töreni; bölge halkının yanı sıra projeye öncülük eden kadınlar başta olmak üzere kadınların, yaşlıların, kooperatif üyelerinin ve bölge sakinlerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi.
Tarımsal faaliyetlerin bölge halkının önemli geçim kaynaklarından biri olduğu Dimani Bölgesi’nde, yol altyapısının yetersizliği nedeniyle tarım alanlarına ulaşımda ve üretilen ürünlerin köylere ve pazarlara taşınmasında güçlükler yaşanıyordu. Gerçekleştirilen proje ile yaklaşık 300 çiftçinin tarım alanlarına erişiminin kolaylaştırılması, tarımsal üretimin artırılması ve üretilen ürünlerin köy ve pazarlara ulaştırılmasının kolaylaştırılması amaçlanıyor.
Tarım yolunun özellikle kadın ve yaşlıların tarımsal faaliyetlere katılımını kolaylaştırarak üretim süreçlerinde daha aktif rol almalarına katkı sağlaması ve bölge halkının birlikte üretme kapasitesini güçlendirmesi hedefleniyor.
Açılış töreninde konuşan TİKA Moroni Koordinatörü Gıyaseddin Karatepe, tarımsal kalkınma yoluyla üretimin artırılması ve bölge halkının kendi imkânlarıyla kalkınmasına katkı sunulması önemine dikkat çekti. Karatepe, özellikle kadınların öncülük ettiği girişim ve gösterdikleri çaba dolayı teşekkür ederek, açılan tarım yolunun bölge halkının birlikte üretmesine ve elde edilen ürünlerin daha kolay şekilde pazarlara ulaştırılmasına katkı sağlamasını temenni etti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Bosna Hersek’te onlarca arıcıya eğitim verilerek arı kolonisi ve temel arıcılık ekipmanları desteği sağlandı.
Arıcılığın geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında; Una-Sana Kantonu Arıcı Dernekleri Birliği iş birliğinde toplam 80 arıcıya temel arıcılık eğitimi verildi.
Cazin, Buzim, Velika Kladuşa, Bosanski Petrovac, Kljuç, Sanski Most ve Bosanska Krupa belediyelerinden gelen ve eğitim programını başarıyla tamamlayan arıcılara 5’er adet arı kolonisi ve temel arıcılık ekipmanları teslim edildi.
Bosna Hersek’in kuzeybatısında yer alan Una-Sana Kantonu, zengin biyolojik çeşitliliği, geniş ormanlık alanları, doğal çayırları ve temiz su kaynakları sayesinde ülkenin arıcılık açısından en elverişli bölgelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bölgeye özgü kestane ormanları ile zengin bitki örtüsü, kaliteli ve kendine özgü aromaya sahip bal üretimi için uygun doğal koşullar sunmakta olup, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır.
Bu kapsamda gerçekleştirilen proje ile birlikte Una-Sana Kantonu’nda kırsalda yaşayan kadınlar ve gençler ön planda olmak üzere yerel üreticilerin ekonomik olarak güçlendirilmesine, arıcılığın sürdürülebilir bir gelir kaynağı haline getirilmesine, bölgesel bal üretiminin artırılmasına ve arıcılık faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması hedeflendi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle Anadolu Ajansı (AA) ve Polis Akademisi iş birliğinde düzenlenen “30. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi” sona erdi.
Savaş, afet ve olağanüstü hallerde görev yapacak operasyonel muhabirlerin yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen eğitimi, 9’u AA personeli, 16’sı Laos, Malezya, Vietnam, Kamboçya, Filipinler, Endonezya ve Papua Yeni Gine’den olmak üzere 25 kursiyer tamamladı.
12 gün süren eğitim kapsamında, habercilikten kişisel güvenliğe, savaş terminolojisinden ilk yardıma, ileri sürüş tekniklerinden suda hayatta kalmaya, patlayıcılar ve tehlikeli maddelerden olağanüstü durumlarda medya yönetimine kadar 26 ayrı ders verildi.
Eğitimin sertifika töreni, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü yerleşkesindeki AAtölye’de yapıldı.
Polis Akademisi Başkan Yardımcısı Fatih İnal, törende yaptığı konuşmada, eğitimde emeği geçen herkese teşekkür etti.
Türk Polis Teşkilatının 182 yıldır Türk milletinin hizmetinde olduğunu, inanılmaz bir birikimi ve operasyonel kabiliyeti bulunduğunu söyleyen İnal, bu kadar çok yönlü bir polis teşkilatının dünyada bulunmadığını belirtti.
En zor şartlarda edindikleri birikimleri gazetecilerle paylaşmaya başladıklarını aktaran İnal, program aracılığıyla deneyimlerini bütün dünyaya yaymaya başladıklarını söyledi.
“Savaş Muhabirliği Eğitimi”nin düzenlenmesinden bu yana Balkanlardan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Uzak Asya’ya kadar birçok gazetecinin eğitime katıldığını hatırlatan İnal, böylelikle büyük bir aile olduklarını vurguladı.
Aile olmanın getirdiği birtakım özellikler olduğunun altını çizen İnal, “Sadece zor şartlarda neler yapacağımızdan daha ziyade dünyanın her bir köşesinde dostlarımız, arkadaşlarımız var. Her ne kadar aynı dili konuşmasak da aynı lisanı paylaşmasak da aynı ten rengine sahip olmasak da ortak değerlerimiz var, insani değerlerimiz var. Ortak bir paydada birleştik. Onlar bize bir şeyler öğretti. Biz onlara dilimiz döndüğünce tecrübelerimizi paylaşıp bir şeyler öğretmeye çalıştık. Umut ederim bunda başarılı olmuşuzdur.” dedi.
Savaşların en büyük mağdurlarının kadın ve çocuklar olduğunu vurgulayan İnal, şöyle devam etti:
“Biz maalesef bu eğitimleri her zaman bir savaşın gölgesinde veriyoruz. Daha önce Karabağ Savaşı yaşadık. Filistin’deki soykırımı yaşadık. Balkanlar’da problem yaşadık. Afrika’da çatışmalar yaşadık. Sudan’da, Libya’yı yaşadık. Her seferinde yeni bir savaşa şahit olduk. Savaşları çıkartmamayı ve engellemeyi başaramıyorsak savaşla yaşamayı, savaşta hayatta kalmayı ve savaşın önlenebilmesi için neler yapabiliriz, bunu konuşma zamanıdır. Bu program onun aslında bir nevi bir fotoğrafı.”
“Sizlerin görevi gerçekten çok kutsal”
TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Dairesi Başkanı Uğur Tanyeli de eğitimin başarıyla sonuçlandığını bildirdi.
Bu yıl programda daha önce hiç katılmayan ülkelerden gazetecilerin bulunduğuna dikkati çeken Tanyeli, eğitimle birlikte büyük bir aile haline geldiklerini dile getirdi.
Eğitimle birlikte gazeteciler arasındaki ilişkinin devam etmesini hedeflediklerini anlatan Tanyeli, Türkiye’nin Afrika ve Latin Amerika açılımının ardından “Yeni Asya Stratejisi” kapsamında açılımlar yaptığını ifade etti. Türkiye’nin söz konusu bölgede yeni büyükelçilikler açtığını aktaran Tanyeli, “Biz TİKA olarak bölgede yeni ofisler açıyoruz. Onun dışında açmasak bile açmadığımız ülkelerde merkezden ya da büyükelçilikler aracılığıyla daha fazla proje yapmayı hedefliyoruz ve oraları daha fazla görünür hale kılıyoruz.” dedi.
Yürüttükleri projelerle iki ülke arasındaki iş birliğin artırılmasını hedeflediklerini vurgulayan Tanyeli, “30. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi”nin bunun en güzel nişanesi olduğunu belirtti.
Tanyeli, şöyle devam etti:
“İnşallah bu eğitimde öğrendiklerinizi kullanmazsınız. Kullanma ihtiyacı olan durumlarda kalmayın ama malum çatışmalardan en fazla etkilenen meslek gruplarından biri de maalesef haberciler oluyor. Hedef gözetiliyor. Gazze örneği gözümüzün önünde. Çünkü savaşan taraflar genelde yaptıklarının dünyada duyulmasını istemiyorlar. Bu manada da o kanalları kapatmak istiyorlar. Aslında sizlerin görevi gerçekten çok kutsal. Orada yaşananları hatta savaşın bitmesine de neden olacak içerikler de bazen üreterek gerçekten oradaki sıkıntılı durumların sona ermesini de içeren ulvi görevleriniz var.”
“Savaş muhabirliği eğitimiyle gazetecilerin risklere hazırlıklı olmaları yönünde bir çaba harcıyoruz”
AA Akademi Müdür Yardımcısı Mehmet Alaca ise 2 hafta önce başlayan eğitimi tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
Farklı ülkelerden gelen gazetecilerin ortak amaç etrafında buluştuğunu belirten Alaca, bu amacın zorlu koşullarda doğru haberi kamuyouna ulaştırabilmek ve bunu yaparken de güvenliklerini önceleyebilmek olduğunu söyledi.
Katılımcıların 2 hafta boyunca savaş hukuku, kişisel güvenlik, ileri sürüş teknikleri ve suda hayatta kalma gibi pek çok alanda teorik ve uygulamalı eğitim aldıklarını aktaran Alaca, böylelikle zorlu ortamlarda hazırlıklı olma konusunda ciddi pratik yapıldığını kaydetti.
Bu süreçte edinilen bilgi ve deneyimlerin gazetecilere meslek hayatları boyunca yol göstereceğine inandıklarını, savaş muhabirliğinin büyük sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan Alaca, “Bu eğitimin ne kadar kıymetli olduğunu gayet iyi biliyorum. Hiçbir haber bir candan daha önemli değil. Haber yaparken canımızı tehlikeye atmadan bunu yapmamız lazım. Zaten tam olarak bu eğitimin de tek maksadı bu. AA olarak 2012’den bu yana sürdürdüğümüz bu savaş muhabirliği eğitimiyle gazetecilerin mesleki donanımlarını geliştirmeyi ve sahada karşılaşabilecekleri risklere karşı daha hazırlıklı olmaları yönünde bir çaba harcıyoruz.” dedi.
Eğitime katılan farklı ülkelerden gazetecilerle mesleki dayanışmayı ve tecrübe paylaşımını ciddi olarak desteklerini aktaran Alaca, eğitimde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti.
AA Türkiye Dış Haberler Müdürlüğünde muhabir olarak görev yapan Muhammed Tarhan ve Filipinler’den eğitime katılan Bangsomoro ile Multimedya Ağı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Tu Alid Alfonso’nun da konuşma yaptığı törende, kursiyerlere sertifikaları verildi.