Tümü

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’ın kuzeyindeki devlet kız yetimhanelerinde barınan çocuklar için kışlık giysi desteğinde bulundu.

TİKA, Afganistan’ın kuzeyinde yer alan Badahşan, Tahar, Kunduz, Bağlan, Semengan, Belh, Cevizcan, Sarıpul ve Faryab vilayetlerindeki devlet kız yetimhanelerinde barınan çocuklara yönelik kapsamlı bir kışlık giysi desteği gerçekleştirdi.

Kış mevsiminin ağır koşullarına karşı çocukların soğuktan korunmaları için 920 yetim kız çocuğuna mont, ayakkabı, bere, yün çorap, eldiven, kışlık yerel kıyafetler ve şekerden oluşan paketler, 9 vilayette bulunan yetimhanelere teslim edildi.

Belh, Tahar ve Kunduz’daki teslim törenlerine TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir ile Afganistan Kuzey Vilayetleri Çalışma ve Sosyal İşleri Müdürlükleri kurum temsilcileri katıldı.

TİKA Başkan Yardımcısı Yorulmaz, TİKA’nın faaliyetleriyle yetim çocukların soğuk hava koşullarında daha sağlıklı ve güvenli şartlarda yaşamalarını önemsediklerini belirterek, özellikle kış aylarında artan ihtiyaçlara dikkat çekti. Yorulmaz, TİKA’nın insani yardım çalışmalarının sürdürülebilir şekilde devam edeceğini vurguladı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Bangladeş’in kuzeyinde, Brahmaputra Nehri’nin sürekli yer değiştiren yatağı nedeniyle sel ve erozyon riskiyle karşı karşıya kalan nehir adaları (char bölgeleri) için yeni bir yerleşim alanı inşa etti. Proje, Gaibandha ilinin Fulchori alt bölgesinde hayata geçirildi.

Brahmaputra Nehri’nin sürekli yer değiştiren yatağı, Bangladeş’in kuzey bölgelerinde yaşayan binlerce aile için her yıl yeni bir belirsizlik anlamına geliyor. Güçlü akıntıların neden olduğu erozyon, tarım arazilerini kısa sürede yok ederken, yerleşim alanlarını da kullanılamaz hale getiriyor. Bu süreçte birçok aile, geçim kaynaklarını ve evlerini kaybederek zorunlu göçe maruz kalıyor.

Ganj-Brahmaputra-Meghna gibi büyük nehir sistemlerinin taşıdığı yoğun çamur ve sediment birikimiyle oluşan char bölgeleri ise bu kırılganlığın en yoğun yaşandığı alanlar arasında yer alıyor. Sürekli şekil değiştiren, kimi zaman tamamen ortadan kaybolan bu geçici ada ve kara parçaları, Bengalce’de “yüzen ada” olarak adlandırılıyor.

Çamur ve sediment birikimiyle oluşan bu geçici ada yapılarında yaşayan topluluklar, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle artık daha sık ve yıkıcı afetlerle karşı karşıya kalıyor; her yıl tekrar eden, günlük yaşamı ve geleceğe dair planları doğrudan etkileyen yapısal bir sorun olarak öne çıkıyor.

Güvenli yerleşim alanı inşa edildi

Bu zorlu koşullara karşı TİKA tarafından desteklenen proje kapsamında Gaibandha’da yükseltilmiş bir platform üzerine güvenli bir yerleşim alanı inşa edildi. Ada zemininden 5 metre yüksekliğe sıkıştırılmış toprakla oluşturulan oval platform, sel sularının yerleşime ulaşmasını engellemek ve erozyonu azaltmak amacıyla planlandı. Yerleşim sahasında balık yetiştiriciliği için bir havuz da bulunuyor.

Yeni yerleşim alanı, yılda 2–3 kez yaşanan sel dönemlerinde ada sakinlerine, geçimlik hayvanlarıyla birlikte güvenli barınma imkânı sağlayacak. Yaklaşık 150–180 kişinin en az 15 yıl boyunca kalıcı olarak yaşayabileceği köy, acil durumlarda çevre yerleşimlerden gelen afetzedelere de sığınma alanı oluşturacak. Aynı zamanda balıkçılık ve sebze yetiştiriciliği gibi temel geçim kaynaklarının devamına da imkân verecek.

Eğitim ve sosyal etkinlikler kesintisiz sürdürülebilecek

Proje çerçevesinde bölgede bir okul binası ve toplum merkezi de inşa edildi. Engelli erişimine uygun yapılar, bölgedeki yetersiz elektrik altyapısı dikkate alınarak güneş enerjisi sistemiyle donatıldı. Böylece okulda eğitim, toplum merkezinde ise sosyal etkinlikler ve toplantılar kesintisiz sürdürülebilecek.

Bangladeş’te iklim değişikliğinin etkisiyle sel ve nehir erozyonu her yıl artarken, Gaibandha’daki bu yerleşim alanı, char bölgelerinde yaşayan toplulukların afetlere karşı direncini artıran bir model proje olarak öne çıkıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle Gambiya Çevre, İklim Değişikliği ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı yetkililerine yönelik düzenlenen eğitim programı tamamlandı.

Gambiya Çevre, İklim Değişikliği ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan 47 yetkili, arazi bozunumu, doğal kaynak planlaması ve iklim direnci konularını kapsayan beş günlük eğitim programını başarıyla tamamladı.

TİKA tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü iş birliğinde organize edilen program kapsamında; çölleşmeyle mücadele, arazi bozunumu kaynaklı sorunlar ile erozyon ve sel kontrol mekanizmalarına yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler verildi.

Programın kapanış töreninde konuşan Gambiya Çevre Bakanlığı Kıdemli Yardımcı Sekreteri Momodou Kanyi, katılımcıların gösterdiği özveriden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye ile yürütülen iş birliğinin artarak devam etmesini ve yeni eğitim programlarının hayata geçirilmesini temenni ettiklerini ifade etti.

Türkiye’nin Gambiya Büyükelçisi Türker Oba da kurumsal kapasite geliştirmenin sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Törende konuşan TİKA Banjul Program Koordinatörü Ali Kerim ise programın, TİKA’nın bilgi paylaşımı ve kapasite geliştirmeye dayalı kalkınma anlayışının somut bir yansıması olduğunu vurguladı. Kerim, arazi bozunumu, doğal kaynak planlaması ve iklim direnci alanlarında Gambiya’nın kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, eğitimin yerel ihtiyaçlara uygun şekilde tasarlandığını ve teorik bilgilerin pratik uygulamalarla desteklendiğini kaydetti.

Eğitim programının, Gambiya’nın Paris Anlaşması ve Ulusal Katkı Beyanları kapsamındaki taahhütlerine de katkı sunduğunu ifade eden Kerim, özellikle yağmur sezonunda yaşanan çevresel risklerin daha etkin yönetilmesine yönelik önemli kazanımlar sağlandığını söyledi.

Kerim, Türkiye ile Gambiya arasındaki çevre ve iklim politikaları alanındaki güçlü iş birliğinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirterek, program süresince sergilenen yüksek katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Nijer Çevre ve Su İşleri Bakanlığının “Guiche Unique 3A” inisiyatifini üstlenen, Tahaoua şehri ve çevresinde faaliyet gösteren balık üreticilerine yavru balık, yem ve teknik destek ile eğitim tedariki sağlayan Tahaoua Üniversitesi Çevre Bilimleri ve Ziraat Fakültesine kuluçkahane ve balık yemi üretim ünitesi kurdu.

Kurulan birimler üretim ve eğitim ekipmanlarıyla donatılırken, yavru balık üretim altyapısı güçlendirildi ve tedarik süreçlerini kolaylaştıracak çeşitli malzemeler temin edildi. Bu kapsamda anaç balıklar, balık yemi, yumurtlama hormonu, sağlık kitleri, su arıtma cihazı, oksijen ünitesi, pH metre, oksimetre, su analiz kitleri, hassas teraziler, balık ağları ile balık yemi üretiminde kullanılan ekipmanlar üniversiteye teslim edildi.

Modern altyapıyla kurulan üretim tesisinin açılış ve teslim töreni, TİKA Niamey Koordinatörü Ali Kurt, üniversitede görevli akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Proje ile aynı zamanda balıkçılık alanında yapılacak araştırma ve geliştirme çalışmalarının desteklenmesi, akademisyenler ile lisansüstü öğrencilerin yerli ve yeni türler üzerine çalışmalar yürütmesine imkân sağlanması amaçlanıyor.

Nijer’de alternatif üretim modelleri yaygınlaşıyor

Nüfusunun büyük bir bölümünün tarım ve hayvancılıkla geçimini sağladığı Nijer’de, alternatif üretim modelleri giderek yaygınlaşıyor. Tatlı su ve havuz balıkçılığı başta olmak üzere modern ve entegre üretim tesislerinin geliştirilmesi, Nijer Hükümeti tarafından da öncelikli politika alanları arasında yer alıyor.

Bu çerçevede Nijer Çevre ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve balık çiftliklerinin yavru balık, yem ve teknik destek ihtiyaçlarını yerli imkânlarla karşılamayı amaçlayan “Guiché Unique 3A” modeli, dışa bağımlılığı azaltarak entegre balıkçılık faaliyetlerinin geliştirilmesine katkı sunuyor. TİKA’nın Tahaoua’da hayata geçirdiği proje, söz konusu modelle uyumlu şekilde ülkede balıkçılık sektörünün sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlamayı hedefliyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle Afganistan’ın Tahar vilayetinde üretime başlayan un fabrikasının açılış töreni, TİKA Başkan Yardımcısı Ümit Naci Yorulmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

TİKA, Afganistan’ın Tahar vilayetinde yetişkin yetimlerin istihdam edilmesi, yetimhanelerde kalan çocukların ise eğitim ve barınma giderlerinin karşılanması amacıyla Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle kurulan un fabrikasını hizmete açtı.

Donanımı TİKA tarafından sağlanan fabrikanın açılış törenine T.C. Mezar-ı Şerif Başkonsolosu Murat Dikmen, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ümit Naci Yorulmaz, Tahar Çalışma ve Sosyal İşleri Müdürü Molla Seyfullah Mubariz, Tahar İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Veli Ahmetzai, Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Frahşat Akkoyunlu, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, Mezar-ı Şerif Masa Sorumlusu Dr. Ahmet Çanga ile yetimhane çocukları ve yerel yetkililer katıldı.

Törende konuşan Başkonsolos Dikmen, TİKA’nın dost ve kardeş ülkelerde insan odaklı projeler yürüttüğünü belirterek, Afganistan’da eğitim ve sağlık başta olmak üzere birçok alanda önemli kalkınma projelerinin hayata geçirildiğini ifade etti. Dikmen, TİKA ve Ali Aba Derneği iş birliğiyle kurulan un fabrikasının hayırlı olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti.

TİKA Başkan Yardımcısı Yorulmaz ise Mezar-ı Şerif Program Koordinasyon Ofisi aracılığıyla donatılan un fabrikasının günlük 10 ton buğday işleme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Tesisin bölgedeki tarımsal üretime katkı sunarken, yetimlere doğrudan geçim desteği sağlayacak kalıcı bir gelir modeli oluşturmayı hedeflediğini vurgulayan Yorulmaz, “Bu fabrika sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal sorumluluk projesidir. Amacımız, yetimlerimizin geleceğini üretimle iç içe, onurlu bir yaşam anlayışıyla inşa etmektir.” dedi.

“Yetim gülerse dünya güler” anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yorulmaz, TİKA’nın yetimlere yönelik desteğini kararlılıkla devam ettireceğini ifade ederek, fabrikanın başta yetimler olmak üzere Tahar halkına ve Afganistan’a hayırlı olmasını temenni etti.

Sürdürülebilir istihdam ve üretim imkanı sağlanıyor

Ali Aba Horasan Yolu Eğitim, Kültür, Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akkoyunlu da TİKA iş birliğiyle yetimlere yönelik sürdürülebilir bir istihdam ve üretim modelini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek un fabrikasının özellikle dezavantajlı kesimler için önemli bir ekonomik katkı sağlayacağını söyledi.

TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Taşdemir ise fabrikanın, Talokan’da faaliyet yürüten derneğin eğitim ve barınma hizmeti sunduğu yaklaşık 350 yetim ve ihtiyaç sahibi öğrenci için gelir kaynağı oluşturacağını belirtti. Taşdemir, proje kapsamında resmi izinlerin alınması, arazi tahsisi, bina inşası ve elektrik altyapısının dernek tarafından; öğütme makineleri, fabrika içi elektrik kontrol sistemleri ve tüm teknik donanımın ise TİKA tarafından sağlandığını kaydetti.

Taşdemir ayrıca, fabrikanın işletmesinin dernek temsilcileri tarafından yürütüleceğini, denetimin ise Tahar Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenli olarak yapılmasının önemine dikkat çekerek, desteklerinden dolayı yerel yetkililere teşekkür etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen “Filistin Teknik Üniversitesi Web TV Stüdyosu Kurulumu” projesi tamamlandı. Proje kapsamında, Filistin’in önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olan Kadoorie Filistin Teknik Üniversitesinin El Halil kentinde yer alan Al Arroub Yerleşkesinde, tam donanımlı ve modern bir Web TV stüdyosu kuruldu.

1930’lu yıllarda kurulan ve Filistin’in ilk devlet üniversitesi olma unvanına sahip olan Kadoorie Filistin Teknik Üniversitesi, teknoloji, mühendislik, tarım ve uygulamalı bilimler başta olmak üzere birçok alanda ülkenin dört bir yanından gelen öğrencilere eğitim veriyor. Üniversitenin Medya ve Uygulamalı Sanatlar Fakültesi de özellikle dijital medya ve iletişim teknolojileri alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye yönelik uygulamalı eğitim programlarıyla öne çıkıyor.

Hayata geçirilen proje kapsamında kurulan Web TV Stüdyosu, yüksek çözünürlüklü profesyonel yayın kameraları, stüdyo tipi ışıklandırma sistemleri, ses kayıt ve mikrofon ekipmanları, canlı yayın ve reji altyapısı, video kurgu ve yayın bilgisayarları ile dijital prodüksiyona yönelik yazılım ve donanımlardan oluşan modern bir teknik kapasiteye sahip. Ayrıca stüdyo, çok kameralı çekim, canlı yayın, video prodüksiyonu ve post-prodüksiyon çalışmalarının yapılmasına imkân sağlayacak şekilde tasarlandı.

Her yıl 200 öğrencinin faydalanması hedefleniyor

Proje ile üniversite öğrencilerinin multimedya prodüksiyonu, dijital yayıncılık ve yeni medya alanlarında uluslararası standartlarda uygulamalı eğitim almaları amaçlandı. Kurulan stüdyodan her yıl yaklaşık 200 üniversite öğrencisinin yanı sıra öğretim görevlilerinin de doğrudan faydalanması öngörülüyor.

Bununla birlikte proje, üniversitenin teknik altyapısını güçlendirerek Filistin’in dijital prodüksiyon ve yayıncılık sektörlerine nitelikli insan kaynağı kazandırılmasına da katkı sunmayı sürdürecek.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Bosna Hersek’te sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik sağladığı destekler kapsamında ülke güneyindeki Mostar Dr. Safet Mujic Kanton Hastanesi’ne kemik dansitometri cihazı temin etti.

Önceki yıllarda Hersek-Neretva Kantonu’ndaki kamu hastanelerinde kemik dansitometri cihazı bulunmadığından, hastalar bu hizmet için özel kliniklere yönelmek zorunda kalıyordu. Ücretli olmasının yanı sıra yaklaşık bir yıllık bekleme süresi, sağlık hizmetlerine erişimi güçleştiriyordu.

Yaklaşık 230 bin nüfusa sahip Hersek-Neretva Kantonu’nun en büyük sağlık kuruluşları arasında yer alan Mostar Dr. Safet Mujic Kanton Hastanesi, hayata geçirilen proje sayesinde özellikle osteoporoz hastalarının teşhis ve tedavi süreçlerinde önemli bir boşluğu doldurmaya başladı. 226 yatak kapasitesi ve 515 kişilik kadrosuyla ikincil ve üçüncül basamak sağlık hizmeti veren hastane, TİKA’nın desteğiyle bölgede kemik dansitometri hizmetini ücretsiz sunan ilk ve tek kamu hastanesi oldu. Proje sonucunda hastanenin yılda yaklaşık 3 bin hastaya kemik dansitometri hizmeti sunması mümkün hale geldi.

Projenin açılışı T.C. Mostar Başkonsolosu Fatih Ekinci, TİKA Saraybosna Koordinatörü Gökhan Umut, Mostar Dr. Safet Mujic Kanton Hastanesi Başhekimi Lamija Duranovic ve hastane personelinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Osteoporoz, özellikle 50 yaş üstü kadınlarda menopoz sonrası dönemde yaygın olarak görülen, erkeklerde ise yaşla birlikte artan kemik yoğunluğu kaybına bağlı olarak ciddi kırık risklerine yol açabilen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak biliniyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tahar vilayeti Yengi Kale ilçesi Moğlan Köyü Lisesi için inşa edilen yeni okul hizmet binası, düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Açılış törenine TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Naci Yorulmaz, Tahar Valisi Mevlevi Semiullah Hizbullah, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, yerel yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve yerel medya temsilcileri katıldı.

Konuşmasında TİKA’nın dünya genelindeki faaliyetlerine değinen TİKA Başkan Yardımcısı Yorulmaz, 61 ülkede 63 program koordinasyon ofisiyle 170 ülkede 30 binden fazla proje yürütüldüğünü hatırlattı. Afganistan’ın Türkiye için özel bir yere sahip olduğunu belirten Yorulmaz, ülkede 1997 yılından bu yana kalkınma projeleri yürütüldüğünü, Kabil, Mezar-ı Şerif ve Herat’ta faaliyet gösteren üç ofisle sahada güçlü bir varlık sürdürüldüğünü ifade etti.

TİKA’nın Afganistan genelinde bugüne kadar yaklaşık 1.900 proje gerçekleştirdiğini, bunların 700’e yakınının Afganistan’ın kuzeyinde tamamlandığını söyleyen Yorulmaz, eğitim, sağlık, tarım, insani yardım ve altyapı alanlarında çok yönlü projeler yürüttüklerini vurguladı. Ayrıca Şibirgan’daki Ali Şir Nevai Camisi, Cevizcan Teknik Eğitim Enstitüsü ve çelik konstrüksiyon Kökçe Köprüsü gibi büyük ölçekli çalışmaları hatırlattı. Mevlâna Celaleddin Rumi’nin babası Sultan Bahaeddin Veled’in medresesindeki restorasyon çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.

Eğitimin TİKA’nın öncelikli sektörleri arasında olduğunu söyleyen Yorulmaz, Afganistan’ın kuzeyinde bugüne kadar 51 okulun inşa edildiğini, Moğlan Lisesinin ise bu alandaki 52. okul olduğunu ifade etti. Bölgede toplam 620 derslik kazandırıldığını, 30 bin öğrencinin modern eğitim ortamlarına kavuşturulduğunu aktardı. Ayrıca 93 okula eğitim ekipmanı desteği sağlandığını, 27 okulun tadilatının tamamlandığını belirtti.

Tahar Valisi Hizbullah, Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür ederek TİKA’nın en uzak yerleşimlerde dahi eğitim yatırımı yapmasının Afgan halkı tarafından büyük memnuniyetle karşılandığını söyledi. TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Taşdemir de projenin kapsamına ilişkin bilgiler vererek okulun tüm ortak kullanım alanlarının da baştan sona yenilendiğini kaydetti.

8 derslik, 3 idari oda ve 2 kütüphaneden oluşan Moğlan Lisesinde günde vardiyalı olarak 1.500 öğrenciye hizmet vereceği açıklandı. Donanımı TİKA tarafından yapılan okulda bilgisayar, projektör, sınıf ve idari mobilyaları ile iki mini kütüphane kuruldu. Açılış kapsamında tüm öğrencilere okul çantası ve kırtasiye seti de dağıtıldı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da Deborah Vakfı iş birliğinde “Özel Gereksinimli Çocukların Eğitiminin Desteklenmesi Projesi” kapsamında, Down sendromlu ve diğer zihinsel engelli çocukların eğitimine katkı sunmak amacıyla vakfa bağlı Deborah Akademisi’nde açık hava oyun sahası kurdu.

Addis Ababa’da özellikle kış aylarında yoğun yağışların, diğer mevsimlerde ise yüksek ultraviyole değerine sahip güneş ışığının açık hava faaliyetlerini sınırlandırması, eğitim süreçlerini zorlaştırıyor. Bu ihtiyaçtan hareketle oluşturulan oyun alanı, çocukların güvenli ve süreklilik arz eden bir ortamda eğitim ve gelişimlerini desteklemeyi amaçlıyor.

TİKA tarafından hayata geçirilen projeyle, hâlihazırda akademide eğitim gören 100 Down sendromlu ve zihinsel engelli çocuğun eğitim kalitesinin artırılması sağlanırken, kurumun ilerleyen dönemlerde 350 öğrenciye hizmet verme hedefine de katkı sunuldu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Afganistan’da bulunan Badğis Üniversitesinde yürütülen çevre düzenlemesi projesi tamamlandı.

TİKA’nın Badğis vilayetinde hayata geçirdiği proje kapsamında, öğrencilerin daha güvenli ve rahat bir ortamda eğitim alabilmeleri amacıyla üniversite kampüsüne 570 metre uzunluğunda çevre duvarı inşa edildi. Ayrıca öğrencilerin ders çalışabileceği ve vakit geçirebileceği iki adet çardak yapılarak 2 bin metrekareyi aşan yeşil alan oluşturuldu.

Projenin teslimi dolayısıyla düzenlenen törene, T.C. Herat Başkonsolosu Tezcan Kadıoğlu, TİKA Herat Koordinatörü Arafat Deniz, Herat Dış İlişkiler Temsilcisi Muhammad İsmail Selim ile Badğis Üniversitesi Rektörü Mevlevi Gulam Muhammad Muhammadi katıldı.

Açılışta konuşan Badğis Üniversitesi Rektörü Mevlevi Muhammadi, Badğis gibi uzun yıllar ihmal edilmiş bölgelerde özellikle eğitim alanına gösterilen ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirerek, gelecek nesiller için daha iyi eğitim-öğretim koşullarının sağlanmasına katkı sunan projeler dolayısıyla teşekkür etti.

T.C. Herat Başkonsolosu Kadıoğlu ise Türkiye’nin tarih boyunca Afganistan halkının yanında yer aldığını vurgulayarak, kalkınma ve sürdürülebilir projeler aracılığıyla bu desteğin süreceğini kaydetti. TİKA Herat Koordinatörü Deniz ise Afganistan’ın batısında kalkınma, eğitim ve kültür alanlarındaki projelere yeni yılda da aynı kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.

TİKA’nın desteğiyle hayata geçirilen çevre düzenlemesi projesiyle üniversite kampüsünün güvenliği artırılırken, öğrencilerin ders çalışabileceği ve dinlenebileceği sosyal alanlar oluşturuldu. İnşa edilen çevre duvarı ve düzenlenen yeşil alanlar sayesinde kampüs, daha düzenli ve verimli bir eğitim ortamına kavuştu.

Öte yandan, iklim değişikliğine bağlı olarak sık yaşanan sel sularına karşı üniversite çevresi koruma altına alındı. Şehirde yeraltı sularının yüksek tuz oranı nedeniyle kullanılamaması üzerine TİKA, geçtiğimiz yıl Badğis Üniversitesine su arıtma sistemi kurmuştu. Bu yıl tamamlanan çevre duvarı ve yeşillendirme çalışmalarıyla da öğrencilere kampüs içinde sosyalleşme ve uygulamalı tarım eğitimi imkanı sağlanmış oldu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Bosna Hersek’te sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları kapsamında, ülkenin güneyinde yer alan Stolac–Uzinovici Sağlık Evi’nde Jinekoloji Ünitesinin kurulumuna destek sağladı.

Hersek-Neretva Kantonu’nun yaklaşık 15 bin nüfuslu Stolac bölgesinde hizmet veren Stolac–Uzinovici Sağlık Evi, kısıtlı imkânlarla genel tıp, aile hekimliği, acil tıp, radyoloji, pediatri, iç hastalıkları, kardiyoloji, üroloji, nöropsikiyatri ve diş hekimliği alanlarında sağlık hizmeti sunuyor. Bunun yanı sıra diyaliz hastalarının hastaneye nakli ile evde bakım gibi zorlu hizmetleri de sınırlı kapasiteyle yerine getiriyor.

Bu ihtiyaçlardan hareketle TİKA tarafından hayata geçirilen proje sayesinde sağlık evi, başta kadın hastalıkları olmak üzere iç hastalıkları ve kardiyoloji alanlarında modern, güvenilir teşhis ve tedavi imkânlarına kavuştu. Proje kapsamında abdomen ve lineer ultrasonografi hizmetleri başlatılırken, Jinekoloji Bölümü de faaliyete geçirilerek sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletildi.

Projenin açılışı, T.C. Mostar Başkonsolosu Fatih Ekinci, TİKA Saraybosna Koordinatörü Gökhan Umut, Stolac–Uzinovici Sağlık Evi Müdüresi Azra Hasic ve sağlık personelinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Uygulamayla birlikte tüm hastalar için sağlık hizmetlerine güvenli ve eşit erişimin sağlanması, aynı zamanda Stolac–Uzinovici Sağlık Evi’nin teknik altyapısının güçlendirilmesi hedeflendi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Nijer’in Tahaoua bölgesinde kuraklıktan etkilenen çiftçiler için su kuyuları, güneş enerji sistemleri ve modern sulama altyapısıyla donatılmış, gerekli ekipmanlara sahip 4 hektarlık Sebze ve Moringa üretim bahçesi kurdu.

Ülke ekonomisinde tarım ve hayvancılığın önemli bir yer tuttuğu Nijer, kuraklık ve iklim değişikliğinden olumsuz etkilenen ülkeler arasında bulunuyor. Yağmura dayalı tarıma bağımlılık ve kaynaklara erişimdeki eşitsizlikler, kırsal bölgelerde tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor. Bu tablo, artan nüfusun besin ihtiyacının karşılanması ve gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla entegre tarımsal üretim tesislerine öncelik verilmesini gerekli kılıyor.

Bu çerçevede Başkanlığımız tarafından Nijer’in tarımsal potansiyele sahip kırsal bölgelerinde geliştirilen ve Tillaberi, Zinder ile Diffa’da hayata geçirilen “Sebze ve Moringa Üretim Bahçesi” uygulamaları, ortaya koyduğu üretim verimliliği ve sağladığı somut çıktılar dolayısıyla Nijer Tarım Bakanlığı nezdinde ülke tarımına katkı sunan bir model olarak değerlendirildi. Söz konusu uygulamanın yaygınlaştırılmasının, tarımsal üretimin artırılması ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Bu kapsamda TİKA tarafından Nijer’in tarımsal potansiyele sahip kırsal bölgelerinde geliştirilen ve Tillaberi, Zinder ile Diffa’da hayata geçirilen “Sebze ve Moringa Üretim Bahçesi” uygulamaları, sağladığı üretim verimliliği ve ortaya koyduğu somut sonuçlar ile ülkede tarımda sürdürülebilirliğe katkı sunuyor.