Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Ukrayna’nın batısındaki Lviv kentinde, engellilere, gazilere ve malulen emeklilere bakım hizmeti veren Lviv Geriatri pansiyonunun tadilat ve donanımına ilişkin anlaşma imzaladı.  

Ukrayna’nın batısında bulunan ve ülkenin kültür başkenti olarak kabul edilen Lviv şehrinde 1950’li yıllarından bu yana 400 yatak kapasitesiyle faaliyet gösteren Lviv Geriatri pansiyonunda 160’ı engelli olmak üzere toplam 300’den fazla kişi barınıyor.  

Tadilat ve donanım çalışmaları sonucunda kurumun yatak kapasitesinin artırılması, Doğu Ukrayna ile Kırım’dan tahliye edilen ailelere geçici olarak ikamet imkânı sağlanması planlanıyor. 

İmza töreninde konuşan Ukrayna Program Koordinatörü Hacı Bayram Bolat, TİKA’nın özellikle sağlık ve sosyal kurumlarının altyapısının iyileştirilmesi konusuna önem verdiğini vurguladı. Şimdiye kadar bu alanda TİKA tarafından 40’dan fazla projenin hayata geçirildiğini belirten Bolat, Lviv Geriatri pansiyonuna destek projesinin gerek iş hacmi gerek maliyeti açısından bugüne kadarki en büyük proje olacağını söyledi.

Lviv Bölge Şurası Başkanlığı İdari İşler Müdürü Valentin Harlov, proje kapsamında kapı, pencere ve tüm tesisatların yenilenmesinden, ince işlere, cephe ısı yalıtımı ve çevre düzenlenmesine kadar kapsamlı tadilatın, tıbbi ekipman ile mobilya alımının bilgisini vererek TİKA’ya teşekkürlerini iletti.  

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Çad'ın başkenti Encemine'deki Teknik Endüstri Meslek Lisesi'ne ekipman desteği sağladı.

TİKA ve Çad Milli Eğitim Bakanlığı  iş birliğiyle yürütülen Mesleki Teknik Eğitimi Geliştirme Projesi kapsamında Türkiye'den getirilen eğitim setleri, teknik malzeme ve ekipman, Encemine Teknik Endüstri Meslek Lisesi'ne törenle teslim edildi.

Daha önce yine TİKA'nın desteğiyle Türkiye'de elektrik, motor ve metal işleri alanlarında Tokat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde uygulamalı eğitim alan aynı lisedeki 6 öğretmenin, temin edilen eğitim setleri ve malzemeleriyle, edindikleri bilgi ve tecrübeleri öğrencilerine aktarmaları konusunda yardımcı olması hedefleniyor.

Çad Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Aboubakar Assidick Tchoroma, öğretmenlerin Türkiye'de aldıkları eğitim ve temin edilen eğitim setlerini kullanarak öğrencilerine çok daha faydalı olacaklarını belirterek, Türkiye ile TİKA'ya destek ve iş birliği için teşekkür etti.

Türkiye Cumhuriyeti Çad Büyükelçisi Erdal Sabri Ergen de Çad'ın gelişmesi için eğitimin önemli olduğunu, Türkiye ve kardeş ülke Çad arasında dayanışma ve iş birliğinin artarak devam etmesini hedeflediklerini vurguladı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da Stara Varoş bölgesinde “Djina Vrbica” Anaokulu’na donanım desteği sağladı.

2018 yılı eğitim yılı kapsamında TİKA ve Karadağ Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde tamamlanan Stara Varoş “Djina Vrbica” Anaokulunun açılış töreni gerçekleştirildi. Törene, Karadağ Milli Eğitim Bakanı Damir Şehoviç, T.C Karadağ Büyükeçisi Serhat Galip, Podgoritsa Belediye Başkanı İvan Vukoviç, TİKA yetkilileri ve öğrenci aileleri katıldı.

Açılış töreninde konuşan Karadağ Milli Eğitim Bakanı Damir Şehoviç, TİKA tarafından yapılan donanım desteğinin Stara Varoş Anaokulunun öğrencilerinin eğitim şartlarının yükselmesinde büyük bir rol oynayacağını kaydetti. Şehoviç, Djina Vrbica anaokulu donanımının 2018 yılında TİKA ile işbirliği içerisinde eğitim alanında sürdürülen 4 projeden biri olduğuna dikkat çekerek desteklerinden dolayı Karadağ hükümeti adına, TİKA’ya ve Türkiye’ye teşekkürlerini iletti.

T.C. Karadağ Büyükelçisi Serhat Galip, TİKA’nın 2007’den bugüne kadar 320’den fazla proje ve faaliyetle Karadağ vatandaşlarının yanında olduğunu belirtti. Açılışını gerçekleştirdikleri anaokulu ile burada eğitim alacak öğrencilere daha iyi ve daha modern şartlarda eğitim imkânı sağlanacağını kaydeden Büyükelçi Galip, projenin gerçekleştirilmesinde katkı sunan herkese teşekkür etti.

Podgoritsa Belediye Başkanı İvan Vukoviç, Podgoritsa’da en fazla önemsediği konular arasında geleceği inşa edecek eğitimli bir nüfus yetiştirilmesi olduğunu belirtti. Podgoritsa Belediyesi sınırları içinde okul inşası, tadilatı ve donanımları gibi önemli eğitim projelerinin hayata geçirildiğini vurgulayan Vukoviç, 2018 yılında da Karadağ Milli Eğitim Bakanlığı ve TİKA ile işbirliği içerisinde eğitim projelerinin devam edeceğini sözlerine ekledi.

Stara Varoş “Djina Vrbica” anaokulunda 13 kişilik eğitim ve yönetim personeli ile 120 öğrenciye eğitim veriliyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Trablus Büyükelçiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde farklı meslek branşlarından 12 kişilik Libyalı öğretmen heyetine İstanbul’da mesleki eğitim verilmeye başlandı.

Libyalı öğretmenler heyeti, Trablus'ta 1898'de Sultan 2. Abdülhamit döneminde inşa edilen "Medresetu'l Fünun ve's-Sanayii' el-İslamii" – Trablus İslami El Sanatları ve Zanaatları Meslek Okulu'nda görev yapan öğretmenlerden oluşuyor. İSMEK tarafından mesleki kapasitelerini arttırmak ve kendilerini geliştirmek üzere cuma gününe kadar farklı kurs merkezlerinde çeşitli branşlarda İSMEK hocaları tarafından eğitimler verilecek.

Eğitim kapsamında şehre gelen öğretmenlere Fatih'teki İSMEK Tasarım ve Üretim Merkezinde Metal İşlemeciliği (Altın ve Gümüş Süsleme)  branşında "Kuyumculuk", Üsküdar Aziz Mahmut Hüdayi Mahallesindeki İSMEK kursunda da Dericilik branşında "Deri Süslemeciliği-Aksesuarları" eğitimleri verildi. Heyetin cuma gününe kadar çeşitli eğitim merkezlerinde farklı branşlarda eğitimi sürecek.

İki günde yapabildiklerimize biz bile şaşırdık

Fatih'teki İSMEK Tasarım ve Üretim Merkezinde "Metal İşlemeciliği (Altın ve Gümüş Süsleme)" branşında "Kuyumculuk" alanında eğitim gören Libyalı öğretmen Salah Farac Ebu Galiye, Libya'daki eğitimlerin Türkiye'deki gibi olmadığını belirterek, "Eğitim süresinin daha uzun olmasını isterdik. İki günde yapabildiklerimize biz bile şaşırdık. Eğitimin süresi daha uzun olsaydı daha çok faydalanabilirdik. Kısa olması nedeniyle sadece bizim için bir deneyim oldu, daha uzun süreli eğitimlere gelmek isteriz." diye konuştu.  TİKA, Trablus Belediyesi, İBB, ve İSMEK'e kendilerine bu imkanı verdikleri için teşekkür eden Ebu Galiye, eğitim süresinin uzatılmasını ve yeni eğitimler olursa katılmak istediklerini dile getirdi. Ebu Galiye, iki günde kolye ve yüzük yaptıklarını kaydederek, "Benim için güzel bir fırsattı ama eğitim daha uzun olursa öğrencilere daha fazla bilgi aktarabilirim." dedi. Celal Şuşen de eğitim süresinin uzatılmasını isteyerek, "Tekrardan daha deneyimli, daha uzun süreli bir eğitim görüp öğrencilerimize o eğitimi vermek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Fatih'teki İSMEK Türk İslam Sanatları Merkezinde eğitim gören Muhammed El-Acemi İbrahim ise güzel bir organizasyon olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: "Daha çok istifade etmek amacıyla eğitimin daha uzun süreli olmasını isteriz ama bu kısa zamanda da elimizden ne gelirse, olabildiğince faydalanmaya çalışıyoruz. Burada her şey bulunabiliyor ama bizde kısıtlı malzeme var, ortam sıkıntılı. Dolayısıyla eğitim burada daha rahat ve daha tecrübeli kişilerden alınıyor. Bu eğitim 3-4 ay sürse çok iyi bir deneyim kazanırız, bunu da Libya'ya taşırız."

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Etiyopya'nın Mekele kentine 60 kilometre mesafedeki Necaşi köyünde bulunan Etiyopya Kralı Necaşi Eshame'nin türbesi ve camisi ile aynı bölgede bulunan 15 sahabenin mezarlarının restorasyonunu tamamladı.

İslamiyet tarihinde önemli bir yere sahip olan Necaş Köyü Doğu Afrika ülkesi Habeşistan, bugünkü adıyla Etiyopya’nın Tigray eyaletinde yer alıyor. Hicretten önceki dönemde Mekke’de gördükleri maddi, manevi işkenceler ve zulümler sebebiyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan ilk Müslümanlara Hz. Peygamber, Habeşistan’a hicret izni verdi. Farklı tarihlerde iki ayrı kafile halinde yola çıkan sahabeler, Kızıldeniz’i aşarak Afrika topraklarına geçmiş ve Afrika’nın ilk Müslüman topluluğunu oluşturdular. Birinci kafilede 15, ikinci kafilede 111 sahabenin olduğu aktarılıyor.

Müslümanları topraklarına kabul eden Necaşi Esheme Müslümanlarla çok kısa süre görüşmesine rağmen onların anlattıklarından ve yaşantılarından etkilenip kısa süre sonra İslam’ı kabul etmiş. Hicretin 9. yılında vefat eden Necaşi Esheme’nin cenazesi, Müslümanların yerleştiği bu köye defnedilmiş ve bu bölge Necaş köyü olarak anılmaya başlanmış.

25 yılın ardından binlerce Müslüman bir araya geldi

Aşure gününde 25 yılın ardından Eritre’den gelen 300 kişilik ziyaretçi grubu ile birlikte binlerce Müslüman Türbe ziyaretinde bir araya geldi. Kalabalık olduğu için sırayla türbe ziyaretinde bulunan ziyaretçiler ardından camide ibadet ederek çok amaçlı salonda dua ettiler. Türbe ve çevresinin restore edilmesiyle, bölgede azınlık durumundaki Müslümanlar unutulmadıklarını, Türkiye’den bir sesin her zaman yanlarında olduklarını ifade ettiler. Daha önce kısıtlı imkanlarla Etiyopya’dan buraya sadece muharrem ayında gelenler şimdi yılın her ayı, özellikle Aşure günü ve Ramazan’da gelmeye başladı. Necaşi Türbesi, yıllardır Etiyopya-Eritre arasında yaşanan savaşın ardından bu yıl sağlanan barış ile Eritreli ve Etiyopyalı Müslümanların buluşma noktası oldu.

TİKA, yurtdışındaki kültür varlıklarımızın ülkemiz ile ortak kültürel değerler niteliğinde olduğu ve toplumlararası işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağladığı anlayışıyla projelerine devam ediyor.

TİKA restorasyon çalışmalarıyla kültür turizmine katkı sağlıyor

TİKA, Hz. Muhammed döneminde Mekke’deki baskılar üzerine Habeşistan’a (Etiyopya) hicret eden Müslümanlara sahip çıkan dönemin Kralı Necaşi'nin türbesi ve 15 sahabenin mezarlarını aslına uygun olarak restore etti.

Proje türbe haziresi ve camiden türbeye ulaşan yolu kapsıyor. Cami avlusundan türbeye ulaşan yola “sahabeler yolu” adı verildi. Bu yolda Afrika topraklarına ilk gelen Müslüman sahabeleri ve Kral Necaşi Esame'yi temsilen 16 adet anıt taşı yerleştirildi. Yolun sol tarafındaki alana ise dinlenme ve türbeyi seyir için sayebanlar ve türbeye girmeden önce dileyen misafirler için çeşmeler yerleştirildi. Proje, türbe yapısının rehabilitasyonunu içermekle birlikte ziyaretçilerin ihtiyaçlarına da cevap verecek şekilde çevre düzenlemesini de içeriyor.  Kültür ve inanç turizmi noktasında bu eserin kazandırılması ile inşa edilecek otel, alış-veriş dükkânları, restoran, müze gibi mekânlarla bölgeye katkı sağlanması planlanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) koordinasyonunda gerçekleştirilen Tecrübe Paylaşım Programı ile Türk ve Mozambikli öğrencilerin çektiği fotoğraflar Ankara ve Mozambik’te sergilendi.

Tecrübe Paylaşım programı kapsamında Türkiye’nin çeşitli üniversitelerden Mozambik’e giden gençler Mozambik Eduardo Mondlane Üniversitesi İletişim Fakültesinden öğrencilerle birlikte fotoğrafçılık eğitimi aldı. Eğitim kapsamında teorik eğitimin yanı sıra doğal yaşam ve şehir fotoğrafçılığı alanında da uygulamalı eğitimler verildi.

Eğitim sonunda iki ülke gençlerinin çektiği fotoğraflardan oluşan sergi “Türk ve Mozambikli Gençlerin Objektifinden Hayat” ismi ile iki ülke halkının beğenisine açıldı. Aynı anda Mozambik’in başkenti Maputonun en önemli tarihi mekânlarından olan Forteleza Hisarında ve Ankara’da TİKA merkez binasında yayınlanmaya başlayan sergi açıldığı günden beri yoğun ilgi görüyor.

Fotoğraflar arasında Mozambik’in eşsiz doğasının yanında günlük yaşamı ve şehir hayatından kareler de bulunuyor. Maputo’daki sergiyi gezenler arasında Crimildo Nhampossa, “Pazarlama okuyan bir öğrenci olarak pazarlamacı bir bakış ile baktığımda, bu sergi ile diğer ülkelere kültürümüzü göstermek ve teşvik etmek için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum” dedi. Sergiyi ziyaret eden bir başka Mozambikli Linda Manuel Macassene ise “Fotoğraflara baktığımda ülkemde daha önce fark etmediğim çok güzel ve muhteşem yerleri gördüm” şeklinde konuştu.

 

TBMM Başkanı Binali Yıldırım Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) 50 ambulans ve 20 mobil ofis araçlarının teslimi için düzenlenen törene katıldı. 

Yıldırım törende yaptığı konuşmada, uzun bir aradan sonra Özbekistan’ı ziyaret eden ilk TBMM Başkanı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Bizler aynı milletin evlatlarıyız. Bizim için Ankara ne ise Taşkent de odur. Semerkant Bursa gibidir. Buhara Konya’ya benzer. Sizler Asya’nın incisi olan Özbekistan’da, bizler Anadolu’da olsak da muhabbetimiz eksilmemiş, ilişkilerimiz hiçbir zaman kopmamıştır. Bu yüzden Taşkent’e geldiğimiz andan itibaren kendimizi evimizde hissettik. Bin yıllık medeniyetimizin zarafetini, estetiğini, nezaketini görmek isteyen herkesi Özbekistan’a davet ediyorum. Hive’de kahve molası versinler, Buhara’da tefekküre dalsınlar, Semerkant’ta da oturup yatsınlar” dedi.

1991’de bağımsızlığını ilan eden Özbekistan'da ilk büyükelçilik açan ülkenin Türkiye olduğunu, son zamanda iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını anımsatan Yıldırım, hedeflerinin bu yıl ikili ticaret hacmini 2 milyar dolara çıkarmak olduğunu ancak bu yeterli olmadığını ve 81 milyon nüfusa sahip Türkiye ile 33 milyonluk Özbekistan arasındaki ticaret hacminin en az 5 milyar dolar olması gerektiğini vurguladı.  Özbekistan’ın Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in liderliğinde büyük bir gelişme ve kalkınma hamlesinden geçtiğini ve Türkiye'nin de Özbek halkının barış, huzur ve refahını arttıracak her türlü çalışmada yer almaya hazır olduğunu belirten Yıldırım, "Bizler, Özbekistan’ın iktisadi ve sosyal alanda başlattığı kalkınma seferberliğini her yönüyle, her zeminde destekliyoruz çünkü Özbekistan’ın zenginliği bizim zenginliğimizdir, Özbekistan’ın huzuru bizim huzurumuzdur" dedi.  

“Bizler kader ortağıyız, aynı atadan olma evlatlarız”

Özbekistan’ın gelişmesine katkıda bulunan kuruluşlardan biri olan TİKA'nın kuruluşunun hemen ardından Türkiye dışındaki teşkilatlarından birini Özbekistan’da açtığını hatırlatan Yıldırım, TİKA'nın 2002-2017 yılları arasında Özbekistan’da yüzlerce proje gerçekleştirdiğini dile getirdi. Yaklaşık 450 bin kilometrekare büyüklüğe sahip Özbekistan'ın köylerinde yaşayanlara noter, miras ve tapu gibi hizmetler verecek mobil ofisler uygulamasının önemli bir eksikliği gidereceğini kaydeden Yıldırım, sağlık alanında da Özbekistan'a destek vermeye, tecrübelerini paylaşmaya devam edeceklerini anlattı.
Yıldırım, Türkiye'nin Özbekistan'da "Sağlık Haftaları" düzenleyerek Özbek hastaların tedavisine katkıda bulunduğuna dikkati çekerek bu projelerin hayata geçilmesinden dolayı TİKA Başkanı'na ve ekibine teşekkür etti. Yıldırım, "Bizler kader ortağıyız. Aynı atadan olma evlatlarız. Dil, tarih, inanç, kültür birliğimiz var. Ayrı bayraklar altında bir bileğe bağlı parmaklar gibiyiz. Münasebetlerimizi ne kadar geliştirip parmaklarımızı sıkarsak, yumruk gibi sapasağlam oluruz." dedi.

“Yılda 10 Milyon Kişiye Muayene”

TİKA Taşkent Program Koordinatörü Ali İhsan Çağlar da söz konusu ambulansların yılda 10 milyon insanın muayeneden geçmesini, mobil ofislerin de 250 bin vatandaşa hizmet verilmesini sağlayacağını aktardı. Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen, iki ülke arasındaki ilişkilerin son dönemde hızla geliştiğine değinerek dış ticaret hacminin 2017'de yüzde 20, 2018'in ilk yarısında da yüzde 30 arttığını kaydetti. Özbekistan Sağlık Bakanı Alişir Şadmanov da Özbek ve Türk halklarının dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin çok eskiye dayandığını anımsatarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin son dönemde hızla gelişmeye başladığını belirtti.

Şadmanov, söz konusu destekten dolayı Türkiye halkı ve yönetimine teşekkür etti.  Yıldırım, daha sonra ambulans ve mobil ofislerin anahtarlarını Özbek yetkililere teslim etti. TBMM Başkanı Yıldırım, törenin ardından Özbekistan’da faaliyet gösteren Türk iş adamlarıyla çalışma yemeğinde bir araya gelerek sorunlarıyla ilgilendi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC), T.C. Sağlık Bakanlığı ve Sudan Federal Sağlık Bakanlığı işbirliğinde Hartum’da Afet ve Acil Durum Müdahalelerine Giriş (ADG) modülü eğitimler düzenlendi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bünyesinde acil sağlık hizmetleri alanında liderlik rolü üstlenen Sudan’ın, bu görevi yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu uzman eğitici havuzu TİKA tarafından oluşturulmaya başlandı. İlki Kasım 2017 tarihinde Hartum’da düzenlenen ADG eğitimleri, 2018 yılı içinde Mart, Mayıs, Temmuz ve Ağustos aylarında İzmir ve Hartum’daki eğitimlerle devam etti ve Sudanlı sağlık personeli, çeşitli aşamalardan geçerek “eğitici” niteliğine sahip uzmanların belirlendiği bir eleme sürecine tabi tutuldu. Eğitici olarak yetiştirilen ilk grup, üstlendikleri görevi Türk uzmanlar gözetiminde başarıyla yerine getirdiler.

Eğitimler, TİKA Eğitim Projeleri Koordinatörlüğü tarafından çeşitli proje ortaklarıyla farklı ülkelerde uygulanan Acil Tıp Kapasite Artırma Programı (ATKAP) kapsamında gerçekleştiriliyor. Sudan sağlık personeline yönelik eğitimlere devam edilerek hem yerli kapasitenin hızla geliştirilmesi, hem de diğer İslam ülkelerinde eğitici olarak görev yapabilecek Sudanlı eğitmen havuzunun güçlendirilmesi öngörülüyor. Ayrıca 2019 yılı başından itibaren, üçüncü ülkelere yönelik olarak yapılacak acil tıp eğitimlerinin Türk ve Sudanlı uzmanlar işbirliğinde hayata geçirilmesi planlanıyor.

Acil durum ve afet müdahaleleri açısından İİT ülkelerinin örgüt dışından gelecek yardımlara daha az ihtiyaç duyacağı bir gelecek için 2019 yılında en az 12 İİT ülkesindeki sağlık personeline benzer eğitimlerin verilmesi ve İİT’nin 60 kuruluş yıldönümü olan Eylül 2019’da bu ülkelerden katılacak sağlık personelinin ortak bir Acil Durum ve Afet Müdahale Tatbikatı gerçekleştirmesi planlanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Nijer’in Agadez eyaletinde Agadez Sultanlığının karşılama odasının restorasyonu yapıldı.

Karşılama odasının açılış töreni başta Agadez Sultanı Oumarou Ibrahim Oumarou, Agadez Valisi Sadou Soloke ve Agadez Bölgesi Belediyeler Konseyi Başkanı Mohamed Anacko olmak üzere sivil ve asker bir çok devlet görevlisi ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Agadez Sultanlığı Osmanlı İmparatorluğu döneminden bu yana varlığını sürdürüyor. 1400’lü yılların başlarında Agadez’den kabilelerin Padişahın huzuruna çıkarak kendilerini yönetecek bir lider istemeleri üzerine Padişah, siyahi bir cariyesinden doğma Yunus isimli şehzadesini bölgeye yollar. Yunus Sultan’ın maiyeti ile birlikte bölgeye ulaşması üzerine Agadez Sultanlığı da kurulmuş olur. Çoğunluğu Tuareg kültüründen olan Agadez Sultanlığı o günden bugüne “İstanbuleva” (İstanbul’dan gelen) halkı olarak anılıyor.

Programın açılışında konuşan Agadez Sultanı Oumarou Ibrahim Oumarou İstanbuleva halkının tarihini şöyle anlatıyor;

“İç anarşi ve dış tehditler neticesinde Tuareg halkı, birlik ve kimlik sorununa kalıcı bir çözüm aramaya yöneldi. Oluşturulan konfederasyonların içinde çok etkili olan din adamları meseleye el attılar ve kalıcı bir çözüm önerdiler.İçlerinden birinin üstünlüğünü kabul etmeyen konfederasyonların davranışları neticesinde, çözümü yurtdışında bir lider aramakta buldular. Bu lider dünyadaki birçok halk tarafından saygı gören bir imparatorluktan gelmeli idi. Bu yüzden uzak bir ülkede bir sultana gitmeye karar verildi.

Bu tehlikeli ve asil misyonu gerçekleştirmek için yola çıkan ve 400 savaşçıdan oluşan kuvvetli bir kervan yolda birçok zorlukla karşılaşıyor. Zorlu yolculuk koşullarından dolayı kervandan yalnızca 7 temsilci Bab-ı Ali’ye ulaşmayı başardı ve Sahara sınırlarında halklarını mahvedebilecek olan sorunları Padişah’a anlattı. Bu konularda çok hassas olan Padişah, cariyelerinden birinden olma bir şehzadeyi bu iş için tayin etti. Şehzade, fedaileri ve saray maiyetinden oluşan heyet yola çıktı. Yabancı Sultan, Tuareg halkının kendisini rütbesiyle onurlandırdığı bir atmosferde bölgeye ulaştı. Düzenlenen güvenoyu töreni için çeşitli konfederasyonların delegeleri bu tarihsel etkinliğe davet edildi”

Sultan Yunus’un soyundan geldiğini belirten Agadez Sultanı Oumarou İbrahim Oumarou, kadı görevi görerek kabileler arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde aktif rol üstleniyor. Nijer devleti nezdinde itibarı olan Sultan’ın aynı zamanda bölgenin gelişimi ve açlığın azaltılması, işsizlerin iş bulmalarına yardımcı olma, evlenecek imkanı olmayanlara destek olma gibi sosyal işlevleri de bulunuyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından Karadağ’ın ilk özel radyosu olan Elita Radyosuna donanım desteği sağlandı.

2002 yılında kurulan Elita radyosu yayınlarını Karadağca ve Arnavutça dillerinde gerçekleştiriyor. Bölgede yaşayanlar tarafından ilgiyle takip edilen radyo kanalı ayrıca yayınlarında TRT’nin Arnavutça yayınına bir saat süre ayırıyor.

TİKA, radyonun mevcut durumda sürdürülen yayınların daha iyi şekilde hazırlanması, sunulması ve daha geniş kitlelere daha sağlıklı şekilde ulaştırılması amacıyla radyo yayıncılığında kullanılan teknik ekipman desteğinde bulunuldu.

Elita Radyosu Müdürü Vera Katana, proje kapsamında sağlanan desteğin kendileri için çok değerli olduğunu, yayınların oluşturulması ve iletilmesi bakımından proje ile daha iyi bir konuma geldiklerini ve yapılan yardımdan dolayı Türkiye’ye teşekkürlerini iletti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Mozambik’in savcı, hakim ve hukuki danışmanlarını yetiştiren Mozambik Adalet Akademisinin fiziki altyapısını geliştirdi.

Mozambik’in önde gelen kurumlarından olan Adalet Akademisi aynı zamanda uluslararası birçok sempozyum ve kongreye ev sahipliği yapıyor. Bunun yanı sıra Mozambik üst düzey yargı organlarında görev yapmakta olan akademisyenleri ile Mozambik’te Adalet sistemi için kilit rol oynuyor.

TİKA, akademinin konaklama imkânlarını geliştirerek akademide kalan öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim almalarına destek oldu. Bu kapsamda 32 odanın eksiklikleri giderilirken 8 tam otomatik makine ile donatılan bir çamaşırhane kuruldu. Bunun yanı sıra akademinin su ve elektrik tesisatı da yenilendi.

Açılış töreninde konuşan Maputo Program Koordinatörü Ömer Faruk Mergen,  “Söz konusu proje ile geleceğin yargıç ve savcılarının yaşam koşullarını iyileştirerek eğitim kalitesini artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuşarak gelecek projeler için hazırlıklarının devam ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin Mozambik’in kalkınma çabalarının her zaman yanında olduğunu belirten T.C. Maputo Büyükelçisi Zeynep Kızıltan da 2016’da açılan TİKA Maputo Koordinasyon Ofisi ile bu çabaların hız kazandığını söyledi. Adalet Akademisi Müdiresi Dr. Elisa Samuel ise TİKA’nın desteklerinden duydukları memnuiyeti dile getirerek Türk makamları ile ilerleyen dönemde işbirliğini artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) Bangladeş’in Cox’s Bazaar bölgesinde dünyanın en büyük kampına sığınan Arakanlı Müslümanlara gıdadan temizliğe, sağlıktan eğitime kadar sağladığı destekler devam ediyor.

Krizin başlangıcından bu yana saha faaliyetlerine devam eden TİKA, diğer yardım kuruluşları ile koordineli olarak sığınmacıların yaşamını kolaylaştırmaya çalışıyor. Sayın Emine Erdoğan’ın mülteci kamplarına gerçekleştirdiği ziyaretten sonra başlayan sıcak yemek dağıtımı da bir yıldan fazladır devam ediyor.

Yaklaşık 10 milyon kişiye sıcak yemek ulaştıran TİKA, 250 bin kişiye kuru gıda paketi, 100 bin kişiye hijyen paketi, 50 bin kişiye de Ramazan kolisi, 50 bin kişiye battaniye, 1500 haneye solar panel ve aydınlatma üniteleri, 1.000 aileye yakacak, 25 bin aileye de mutfak gereçleri dağıttı. Ayrıca bölgede yaşanan sel felaketinden etkilenen 50 bin kişiye gıda paketi verildi. Arakanlı Müslümanların yerleştiği alanda yaşayan 30 bin yerel halka da gıda yardımında bulunuldu.

TİKA ile UNICEF işbirliğinde 30 okul tamamlandı. Okulların sayısının ilerleyen günlerde 100’e tamamlanması planlanıyor. Bunun yanı sıra kurulan oyun parkında her gün yaklaşık 5.000 çocuk, kamp alanının stresinden uzaklaşmaya çalışıyor.

Başta Türkiye tarafından kurulan saha hastanesi olmak üzere kamp bölgesinde bulunan sağlık tesislerine 6 ambulans temin edildi ve Arakanlı Müslümanların büyük çoğunluğunun yerleştirildiği Kutupalong genişleme sahasında bulunan Modhu Chara Kanalına çelik köprü yapımı çalışmaları ise devam ediyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Bangladeş Mülteci Yardım ve Geri Dönüş Komiserliği (RRRC) tarafından yapılan sayıma göre 31 Ağustos 2018 tarihi itibariyle Bangladeş’te 33.956’sı kayıtlı, 857.922’si sayılmış olmak üzere toplam 891.878 Arakanlı Müslüman bulunuyor. Bu nüfusun yüzde 55’ini çocuklar oluşturuyor.