Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Filipinler’de başkent Manila’da ve Müslüman Mindanao Özerk Bölgesinin yönetim şehri Cotabato’da gerçekleştirilen Ramazan Programları kapsamında toplam 900 kişiye iftar verilirken, ihtiyaç sahibi 600 aileye de gıda paketi dağıtıldı.

Manila’da düzenlenen iki iftar programında çoğunluğunu Marawi ve Zamboanga’da yaşanan iç savaştan kaçarak başkente gelenlerin oluşturduğu Moro Müslümanlarıyla bir araya gelindi. Çıkan çatışmalar neticesinde yetim kalan çocukların da katıldığı iftar programlarıyla,  Ramazan sevinci birlikte yaşanmış oldu. Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Manila-Taugig’de düzenlenen iftarlara, TC Manila Büyükelçisi Esra Cankorur, TİKA Başkanı Danışmanı Kamil Kolabaş, TC Manila Büyükelçilik Müsteşarı Melek Dilşen Seymenoğlu ve TİKA Filipinler Koordinatörü Yeşim Baktır katıldı. Akabinde bölgede yaşayan ihtiyaç sahibi 300 aileye gıda paketi dağıtımı gerçekleştirildi.

Öte yandan, Mindanao Adası’nda yer alan Cotabato’da düzenlenen iftar programında ise 300 Morolu Müslümanla bir araya gelindi. Şehrin yoksul kasabalarından birinde, yoğun yağmura rağmen gerçekleştirilen gıda kolisi dağıtımında 300 aileye yardım eli uzatıldı.

Gerçekleştirilen Ramazan etkinlikleriyle Moroluların geçtiği tarihi süreçte Türkiye’nin yanlarında olduğu bir kez daha gösterildi. Türkiye sevdalısı Morolular da içten teşekkürlerini ve dualarını ileterek Türkiye’nin desteklerinin kendileri için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ifade ettiler.

TİKA, bölgenin içinden geçtiği tarihi barış sürecinde gerçekleştirdiği projelerle Morolu Müslümanların yanında olmaya devam ediyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından kuzeyinde kuraklık, güneyinde yoğun mevsimsel yağışlarla mücadele eden Etiyopya’ya gıda yardımında bulunuldu.

Doğu Afrika ülkelerinden Etiyopya, kuzeyinde kuraklık sorunu bulunurken, güneyinde yoğun mevsimsel yağışlarla mücadele etmeye devam ediyor. Ülkede yaşanan iç göçün de etkisiyle kamplarda ciddi nüfus artışı yaşanıyor. TİKA, Etiyopya’da Acil İnsani Yardım Programı kapsamında yaptığı gıda dağıtımı organizasyonlarına devam ediyor.

Etiyopya’nın en kalabalık eyaleti olan Oromia bölgesinde kuraklıktan, aşırı yağışlardan ve etnik çatışmalardan kaçan ailelerin oluşturduğu kamplardan en çok ihtiyaç sahibi olarak tespit edilen Gefersa Nono, Burayu Keta, Anfo, Sansuzi ve Memihran Sefer kamplarındaki 675 aileye yaklaşık 40 ton gıda maddesi ( un, pirinç, hurma ve sıvı yağ) dağıtımı yapıldı.

Etiyopya makamlarının ve Etiyopya Türkiye Mezunları Derneğinin saha desteği ile düzenlenen Acil İnsani Yardım Programı ile ilk aşamada yaklaşık 700 haneye 40 ton yardım ulaştırıldı. İkinci aşama ile birlikte tespit edilen diğer kamplara yapılacak yardımlarla yaklaşık 1600 haneye 90 tondan fazla yardım ulaştırılması planlanıyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Hırvatistan’ın çeşitli şehirlerinde iftar programları düzenliyor.

Ramazan ayının ilk yarısında Hırvatistan’ın Maljevac, Gunja ve Rijeka şehirlerinde düzenlenen iftarlarda 600 kişi bir araya geldi. Hırvatistan İslam Birliği ile ortaklaşa düzenlenen iftar programlarında İslam Birliğinin sözkonusu şehirlerdeki yerel Meclisleri organizasyonları üstlendi. Her bir iftara bölgede yaşayan vali, valilik temsilcileri, belediye başkanı ve belediye başkanları, yerel idareciler, komşu şehir ve vilayetlerin yöneticileri ile şehirlerde önemli işlevleri olan okul, müze, kütüphane gibi kurum ve kuruluşların müdürleri katıldı. Ramazanın barış ve huzur ortamını farklı din ve millet mensupları hep birlikte hissettiler.

Maljevac iftarında söz alan Karlovac Valiliği Teftiş Müdürü Marija Brazdičić, bölgede farklı dinlerin barış içinde yaşadığını ve bu akşam harika atmosferde bulunmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Gunja İslam Meclisi Başimamı İdriz Beşic, TİKA’nın sel felaketinin ardından şehirlerine yaptığı yardımı asla unutmadıklarını ifade ederek bu Ramazan’da da iftar organizasyonundan dolayı TİKA’ya teşekkür etti.

Rijeka İslam Merkezindeki iftara katılan Primorsko-Goranska Valisi Zlatko Komadina, Rijeka’ya kendisinin de davet edilmesinden dolayı teşekkür ederek Rijeka’daki İslam Birliği ile olan üst düzey ilişkilerine önem verdiklerini ifade etti.

Hırvatistan Müftüsü Aziz Hasanovic, bir önceki hafta Ankara’da TİKA’nın organize ettiği 2. Balkan Buluşmasına katıldığını, TİKA’nın Hırvatistan’ın her bölgesindeki faaliyetleriyle önemli projelere imza attığına dikkat çekerek bu yıl Ramazan ayında ortaklaşa düzenledikleri iftar serisinin de gelecek yıllarda devam etmesini umduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Zagreb Büyükelçisi Mustafa Babür Hızlan da gün boyu Rijeka’daki temasları esnasında çok sıcak bir ilgiyle karşılaştığını, akşam da iftarı Vali, Müftü ve Rijeka’daki Müslüman cemaatiyle birlikte karşılamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Ramazan akşamlarında dostluk atmosferini oluşturmayı hedefleyen iftar organizasyonları, Slovenya’da Ljubljana, Hırvatistan’da Pula ve Zagreb’deki iftarlarla devam edecek.

Eğer amaç Türkiye’yi dostlarıyla ilişki geliştiremeyen, hiçbir şekilde şahsiyetli duruş gösteremeyen, kendi kaynaklarını kullanamayan, inisiyatif almadan başını kuma gömen, küresel güçlerin piyonu ve uydusu olan bir devlet haline dönüştürmek ise evet sadece TİKA’yı değil, onun gibi vazife yapan tüm milli kuruluşları kapatın!

TİKA’yı itibarsızlaştırma çabaları aslında yeni olmayıp, çeşitli zaman kesitlerinde araçlar ile veya FETÖ gibi taşeronların iftiraları ve karalamaları ile devam etmiştir. Bu saldırılarda esas hedefin, Türkiye olduğu ise artık tüm yurt içi ve yurt dışı kesimlerce malumdur. 

Uluslararası alanda etkin bir devlet olmanın yolu, hareket kabiliyetinizi çeşitli alanlarda söz sahibi kılma ile mümkündür. Diplomasi yanında, mesajınızı somut ve net bir şekilde ortaya koyabileceğiniz alanlardan biri de insani ve kalkınma yardımlarıdır. Türkiye özellikle 2002 sonrasında bu alanda önemli bir atılım yapmıştır. Ülkemiz son iki yıldır insani yardımlarda dünyanın en cömert ülkesi olarak dikkat çekmiş, pek çok rakibi dahi bunu şaşkınlıkla, kıskançlıkla ama hakkını teslim ederek karşılamıştır. TİKA bu yardımların uygulanması, OECD’ye raporlanması ve koordinasyonundan sorumludur.

2002 sonrası yeniden yapılandırılarak, güçlü siyasi destek ile TİKA çok kısa sürede 60 ülke ofisine ulaşmış, faaliyet coğrafyası 150 ülkenin üzerine çıkmıştır. Bugüne kadar yurt dışında gerçekleştirilen 25 bine yakın kalkınma projesi ile hastaneler, okullar, yollar inşa edilmiş, yüzbinlerce mazlumun ihtiyacı giderilmiştir. Ülkemizin bu ülkelerle olan dostluk bağının güçlenmesine ve ilişkilerin hak ettiği noktaya gelmesine de katkı verilmektedir. 

Vakıf medeniyeti

Vakıf medeniyetinin bir halkası olan TİKA, dünyanın en ücra köşelerine ulaştırdığı yardımlar ile devletimizin ve milletimizin insani ve vicdani duruşunu somut bir şekilde göstermektedir. Kültürel işbirliği ve restorasyon projeleri ile ortak miras korunurken, çok kültürlü yaşama da katkı verilmekte, tarihi ve kültürel bağlar yeniden dokunmaktadır. Faaliyetleri nedeniyle bugün Belgrat’ta da, Saraybosna’da da, Üsküp’te de, Tiran’da da, Tiflis’te de, Kabil’de de sevilen bir TİKA olması demek, sevilen bir Türkiye’ye de işaret etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, TİKA gibi kuruluşları ile mazlum coğrafyanın beklentilerine cevap verirken, dünyanın omzundan önemli bir yükü de almaktadır. Bugüne kadar TİKA eliyle ülkemiz hızlı bir şekilde sadece kalkınmada değil, insani yardımlarda da fark atmıştır. Meksika depreminde ilk yardım ulaştıran, Arakanlılara ilk sıcak yemeği dağıtan, Filistinlilere saldırılar olduğunda ilk el açan TİKA olmuştur. Başta Birleşmiş Milletler kuruluşlarının ve gelişmiş ülkelerin daha aktif bir şekilde yapması gerekeni, TİKA geniş bir coğrafyada gerçekleştirerek; dünyada sürdürülebilir ve yaşanabilir alanların var olması için görev yapmaktadır. Günlük 1-2 dolar ile yaşam mücadelesi veren kitlelerin çoğaldığı, gelir eşitsizliğinin giderek arttığı bir dünyada TİKA, adaletin tesisi, barış ve huzurun temini ile sefaletlerin giderilmesi için ülkemiz adına çaba sarf etmektedir.

Ülkelerin kalkınma ile ilgili süreçlerinin tıkalı olması ile işsizlik, açlık veya sefalet yaygınlaşınca, şiddete eğilimi de artmaktadır. TİKA, gelişmekte olan coğrafyalara sağlık ve eğitim imkânları götürerek cehaletle mücadele ettiği gibi iktisadi sektörlerdeki projeleriyle de üretken fertlerin ve ailelerin ortaya çıkmasına destek vermektedir. Tüm bu faaliyetler aslında dolaylı olarak radikalizm, ekstremizm ve terör ile mücadeleye de katkı vermektedir. Tabii esas fark edilmesi gereken nokta; masumları hedef alan FETÖ, DEAŞ, PKK veya BOKO HARAM gibi terör örgütlerine karşı Türkiye’nin sadece askeri gücü ile mücadele etmeyip, insani ve kalkınma yardımları ile de sivilleri güçlendirmesidir. 

Kalkınma yardımlarında artık birçok gelişmiş ülke hem miktar hem de milli gelire oran bakımından Türkiye’nin gerisinde yer almaya başlamıştır. TİKA koordinasyonunda Türkiye’nin farklı coğrafyalardaki yardımları, sahadaki diğer aktörlerin de anlayışını etkilemeye başlamıştır. Yardımların muhatabına ulaşırken, üstenci yaklaşmayan ve doğrudan ihtiyacı gideren özellikte olması nedeniyle Türkiye, birçok ülkeye kıyasla daha samimi görülmektedir. Somali’de, Afganistan’da ve Afrika ülkelerinde ülkemizin takip ettiği bu yardım metotlarından etkilenerek yeni bir açılıma doğru giden ve Türkiye ile işbirliği geliştirmek isteyen ülkelerin sayısı da artmaktadır.

Dost sayısı artıyor

BM çatısı altında ve diğer uluslararası kuruluşlarda yapılan sonu gelmez toplantılarda fakir ülkelere milyarlarca dolar yardım vaatleri yapılır. Fakat çoğu zaman bu toplantılar vaatlerin yerine gelmediği, sadece görüntü verildiği yerler olmaktan öteye geçmez. Yardım yapılsa bile, bazı ülkelerin kolonyal hâkimiyetlerini artıracak ilişkilerin devamı niteliğinde olur. Birçok gelişmiş ülkenin kurumu teknik yardım yapar‘mış’ gibi görünerek ülkelerin iç yapısını tasarlayan faaliyetlere girişir. Sözde insan hakları, demokrasinin gelişmesi veya sivil toplumun güçlendirilmesi adı altında fonlar oluşturulur. Sonra bu fonlar, medya, siyaset, bürokraside baskı unsurları haline gelebilir veya sokak hareketlerine dönüşebilir, dışarıdan kendi sistemlerini, şirketlerini veya yandaş siyaset adamlarını ve bürokratlarını bir çeşit fonlama şekillerine evrilir. Bu kısır döngüde ‘Milenyum Hedefleri (Millenium Goals)’, ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDGs)’ gibi sürekli üretilen yeni ifadeler birbirinin yerini alsa da sonuç yine mazlumlar için hüsran ile bitmektedir.

Dolayısıyla bir takım eleştiriler yapılacaksa öncelikle, dünyada sürdürülen bu çarpık ve adaletsiz düzene yöneltilmelidir. Cumhurbaşkanımızın dünyada başlattığı “Dünya 5’ten Büyüktür” çağrısının teknik yardım alanındaki somut uygulamaları da TİKA vasıtası ile diğer ülkelere gösterilmektedir. Uluslararası sömürü sisteminin oluşturulduğu bir dünyada, TİKA bunların hiçbirini yapmadığı için güven oluşturmuş ve pek çok ülke nezdinde Türkiye sevgisinin artmasına katkı sağlamıştır. Çalıştığı ülkelerde hakim olan düşünce şudur; TİKA bir faaliyet yapıyorsa “kesinlikle başka bir ajandası yoktur, dost ve dürüst bir Türkiye vardır ve dünyadaki müesses düzenin parçası değil, aksine karşısında durmaktadır.” Bundan dolayı, bugün siyasi ilişkilerimizin çok etkin olmadığı uzak coğrafyalarda dahi TİKA, milletimizin sıcak selamı ile birlikte yardımlarını götürerek, adeta o ülkeler ile siyasi, iktisadi, ticari ve kültürel köprüler kurmakta, bayrağımızı taşımaktadır.

Kısacası, Türkiye’ye bakış açısını olumlu şekilde etkileyen ve kalkınma işbirliğinde ülkemizi başat bir ülke haline getiren kurumlardan biri olan TİKA’nın katkılarını görmezden gelip, ipleri dışarıda olan bir takım taşeronları hedef almayıp, onların iftiralarına ortak olmak, akıl tutulmasıdır. Türkiye’nin de ne yapmaya çalıştığını hiç anlamamak ya da tam tersi iyi anlamış olarak bilinçli bir şekilde karşı durmaktır.

TİKA insani ve kalkınma amaçlı faaliyetlerde bulunuyor olsa da, sonuçları itibariyle ülkemizin diplomasisine ve küresel iktisadi ilişkilerine de enstrüman üretmektedir. Cumhurbaşkanımız dünyada Afrika’yı en fazla ziyaret eden lider unvanı ile pek çok kurumumuzu ve iş adamlarımızı kıtada aktif olmaya teşvik ederken, TİKA da bu süreçte etkin bir şekilde vazife yapmaktadır. Artık Afrika’da stratejik ortak ilan edilmiş bir Türkiye gerçeği vardır. Dolayısıyla asırlardır Afrika’da etkili olan birçok devleti dahi kıskandırabilecek bir noktaya ülkemizin ulaşmasını sağlayan kurumlardan bir tanesi de TİKA’dır. Balkanlar’da da keza bu böyledir. Türkiye’nin dost düşman herkesin beş kıtada dikkatini çekmesini ve ülkemizin gücüne güç katmasını sağlayan, katkı verenlerden biri de TİKA’dır.

Minimum bütçe, çok iş!

Bugün TİKA’yı TİKA yapan ve dış yardımlarda farklı kılan konulardan biri de kullandığı bütçe ile yaptığı devasa katma değerin ve oluşturduğu algının büyüklüğündeki başarıdır. Son günlerde mesnetsiz iddialarda, TİKA’nın bütçesi 4 milyar dolar olarak ifade edilmektedir. Bu yaklaşık 18,5 milyar liraya tekabül eder. TBMM’de onaylanmış bütçeye bakılırsa, TİKA’ya 2017’de tahsis edilen bütçe 304 milyon liradır (65 milyon dolar). Yani diğer kurumların şartlı olarak dönemsel bütçeleri de ortalama eklenirse, TİKA iddia edilen rakamın yüzde 3 civarını ancak kullanmaktadır. Bu 4 milyar dolar iftirasının arka planı 2014’e gidiyor. O tarihlerde Sayın Cumhurbaşkanımız ülkemizin toplam kalkınma yardımları olan 4,5 milyar doları kamuoyu ile paylaşmıştı. O tarihten sonra 17/25 Aralık sürecinin bir devamı kapsamında FETÖ’cü hesaplar bu paranın tümünün TİKA tarafından kullanıldığına dair mesnetsiz iftiralar yayarak kurumu zan altında bırakmak istemiştir. Kamuoyu ile paylaşılan bütçelere bakıldığında bu rakamın gerçekten ne kadar uzak olduğu görülecek iken 2014’te sistematik bir karalamanın parçası olan bu iftiraların bugün tekrar ısıtılıp servis edilmesi düşündürücüdür. Yine aynı dönemde, 17/25 Aralık sonrasında yurt dışında sahte sosyal medya hesapları üzerinden yoğun bir şekilde “TİKA DEAŞ’ı finanse ediyor” iftiraları da atılmıştır.

Kullanılan bütçeler milyar dolar olmasa da, TİKA OECD rakamlarına göre, milyar dolarlar mesabesinde karşılığı olan ve etki bırakan bir kapasitededir. Kıyaslandığında, büyük devletlerin yardım kuruluşlarının 100 harcayıp 1’ini bile ihtiyaç sahiplerine ulaştır(a)madığı durumlar söz konusudur. TİKA ise kullandığı bütçenin tamamını sahaya ve ihtiyaç sahiplerine yansıtarak minimum ve makul düzeydeki maliyetler ile dünyada ses getirmektedir. Dolayısıyla gerekli analizleri yapmadan, hazır verilere bakmadan, sadece müfteri bir şekilde hareket etmek ve TİKA’yı kaynak israfıyla suçlamak; TİKA’ya kıskançlığı olanlar ve kendine tehdit görenler ile aynı safta yer almaktır. En basit analizle, sahalarda yapılan proje maliyetlerine bakılırsa bu çok kolay anlaşılır. TİKA projeleri en az 3-5 misli daha düşük bütçeler ile tamamlanır. Batılı yardım kuruluşları da her vesile ile bu becerimizi takdir etmekten çekinmez. Kaldı ki; her kamu kurumu için geçerli olan ‘kullanılan kamu kaynaklarının tamamının denetim ve kayıt altına alınması’ kuralı TİKA için de geçerlidir. TİKA’nın tüm projelerinde kullanılan kaynaklar kayıt altına alınmakta ve her zaman denetlenebilir durumdadır. Dolayısıyla, uluslararası prestiji olan milli bir kurumun bu tarz iftiralarla yıpratılmaya çalışılması, siyasi kampanyalara malzeme edilmesi kabul edilemez. 

Dünyanın da takdir ettiği Türkiye’nin kamu maliyesinin başarılı ve verimli olmasının temel noktası; denetim kapasitesinin artırılmış olmasıdır. Bugün TİKA ülkemizin bu kapasitesini de dünya ile paylaşmakta, aynı şekilde sağlık, ulaşım, medya ve bilişim gibi pek çok alanda da on binlerce yabancı uzmanı eğitmektedir.

150 ülkeye ulaşıldı

TİKA’nın 150 ülkeye ulaşması, ülkemizi en uzak coğrafyalarda dahi temsil etmesi vatandaşımızı gururlandırır, mutlu eder. Bu çaba ve heyecana ortak olmamak da ne kadar gayri milli unsurlarla iç içe olunduğuna dair bir işaret olarak algı oluşturur.  TİKA’nın varlığını tartışma konusu yapanların, dünyayı ve halkları tanıması, coğrafya bilmesi ve jeopolitikten anlaması gerekmektedir. Uluslararası örgütleri, dış yardımları bilmeyen, etrafı tamamen terör örgütleriyle çevrilmiş kör bir propaganda ile yürütülen bir yapıda TİKA’yı anlamak mümkün değildir. Onların sözüyle, ağzıyla hareket edildiğinde de esas mesele TİKA değil, Türkiye’dir.

Zor bir coğrafyada bulunan ülkemiz, son 16 senedir kendisine biçilen dar elbiseyi giymediği ve reddettiği için pek çok noktada mücadele vermektedir. TİKA ve benzer kuruluşlarımız da sonuna kadar etkin bir şekilde bu mücadelenin içinde yer almaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile de bu mücadele çok daha dinamik, hızlı ve verimli hale gelecektir. Eğer amaç; dostlarıyla ilişki geliştiremeyen, hiçbir şekilde şahsiyetli duruş gösteremeyen, kendi kaynaklarını kullanamayan, inisiyatif almadan başını kuma gömen, küresel güçlerin piyonu ve uydusu olan bir devlet haline dönüştürmek ise ve dünyada yaşanan krizlere, facialara sırt dönmek ise evet sadece TİKA’yı değil, onun gibi vazife yapan tüm milli kuruluşları kapatın!

http://www.star.com.tr/acik-gorus/evet-tikayi-kapatin-haber-1352156/

Ülkemizin mesleki ve teknik eğitim alanındaki tecrübelerinin Ürdün ile paylaşılması amacıyla Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik eğitim Genel Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen program çerçevesinde, Ürdün’ün mesleki eğitim alanında söz sahibi kurumlarının temsilcilerinden oluşan heyet Türkiye’de ağırlandı.

Türkiye’nin başarılı mesleki ve teknik eğitim veren liselerini yerinde inceleyen Ürdünlü yetkililer, Türkiye’de faaliyet gösteren Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin yanı sıra Türkiye’de yeni bir uygulama olan ve tek bir meslek alanında eğitim veren Tematik Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerini de ziyaret etti. Okulların çalışma yöntemleri hakkında bilgi alan heyet, mesleki eğitimde devlet ve özel sektör işbirliği mekanizmalarının nasıl işlediği konusunda bilgilendirildi.

Ankara, Bursa, Kocaeli ve İstanbul’da gerçekleştirilen çalışma ziyareti kapsamında; Ankara Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ankara Balgat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, TOBB MEYBEM, ASO Teknik Koleji, Bursa İnegöl Hacı Sevim Yıldız Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bursa Yıldırım Yeşilyayla Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bursa Nilüfer Hüseyin Özdilek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, GEMPORT Limanı, İstanbul Zeytinburnu Mehmet İhsan Mermerci Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde inceleme ziyaretlerinde bulunuldu.

Heyet ayrıca; Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger, İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Fatih Bilican, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Osman Nuri Gülay, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ASO 1. Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Akdaş’ı makamlarında ziyaret etti.

Sierra Leone’nin Başkenti Freetown’da zor şartlarda faaliyetlerine devam eden yetimhanelere Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından gıda yardımında bulunuldu.

Başkent Freetown’da, 7 farklı yetimhaneye en az 1 ay yetecek kadar temel gıda temini sağlandı.  Yardım yapılan “Hope for Ebola Orphans”  yetimhanesinde kalan bütün çocukların ebola salgınında ebeveynlerini kaybeden 3-16 yaş aralığında çocuklardan oluştuğunu söyleyen yetimhane yönetimi, yapılan yardımlardan dolayı Türkiye’ye şükranlarını ifade etti. 3 yaşındaki küçük kız çocuğunu TİKA ekibine tanıtan yetkililer, üçüz doğan kız çocuğunun diğer 2 kardeşi ve ailesini ebola salgınında kaybettiğini ve henüz 1 haftalıkken yetimhaneye bırakıldığını ifade ettiler.

Ayrıca bir dönem iç savaşın yaşandığı Sierra Leone’de savaşta uzuvlarını kaybeden çocuk ve kimsesizlerin barındığı “Handicap Youth Development Association”  barınma evine de TİKA tarafından temel gıda yardımı yapıldı.

“Wellington Muslim Association” tarafından desteklenen 100 ihtiyaç sahibi yetim ailesine gerçekleştirilen gıda dağıtımı programına, Freetown Büyükelçisi Deha Erpek ve bölge yöneticileri de katıldı. Büyükelçi Erpek yaptığı konuşmada yapılan yardımların iki ülke arasındaki kardeşliği daha da arttırmasını temenni ettiğini ve Türk halkının dost ve kardeş Sierra Leone halkının her daim yanında olduklarını dile getirdi. Wellington Muslim Association yetkilileri, Türkiye tarafından yapılan bu yardımların ihtiyaç sahibi yetim ailelerin, Ramazan ayını daha mutlu geçirmelerine vesile olacağını ifade etti.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Kırgızistan’da halka yönelik üç ayrı iftar programı düzenledi.

Bişkek Merkez Camisinde düzenlenen iftar programına, TİKA Başkan Yardımcısı Süreyya Er, TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu ve Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Şemsettin Ünal katıldı. Merkez Camisi'nin aşhanesinde kurulan yer sofralarında verilen iftar yemeğine bin kişi katıldı.

TİKA Bişkek Program Koordinatörü Muslu, yaptığı açıklamada, TİKA olarak tüm dünyada olduğu gibi Kırgızistan'da da iftar programları düzenlediklerini belirtti. Kırgızistan'da Ramazan etkinlikleri çerçevesinde her kesime iftar vermeye çalıştıklarını kaydeden Muslu, "Bugün de Kırgız halkıyla bir araya gelerek Ramazan-ı Şerif'i idrak etmek ve ramazan sevincini birlikte yaşamayı hedefledik." dedi.

TİKA Bişkek Program Koordinasyon Ofisi, Kırgızistan'daki ramazan ayı etkinlikleri kapsamında, ülkenin kuzeyinde bulunan Karakol şehrindeki 100 yıllık tarihi camide de iftar programı düzenledi. Ülkenin kuzeyinde tatil merkezi olarak bilinen Issık Göl bölgesinin idari merkez şehri Karakol'daki İbrağim Hacı Merkez Camisi'nde hazırlanan iftar sofrasına akşam namazına katılan cemaat iştirak etti. İftar programına İbrağim Hacı Merkez Camisi yönetimi, TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er, Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu, Issık Göl Bölge Müftüsü Almazbek Sagınbayev ve ilgililer katıldı. Cemaat, akşam namazının kılınmasının ardından, cami içinde geleneksel yemeklerle donatılan yer sofrasında orucunu açtı.

TİKA Başkan Yardımcısı Er, burada yaptığı konuşmada, Müslümanların ramazan ayını tebrik ederek, Türk halkının selamını getirdiğini belirtti. Ramazan ayının bereketini paylaşmak üzere Kırgızistan'da bulunduğunu anlatan Er, TİKA tarafından dünyanın 60 ülkesinde iftar sofraları kurulduğunu aktardı.

TİKA Bişkek Program Koordinasyon Ofisi Bişkek yakınlarında bir yetimhanede de iftar programı düzenledi. 4-18 yaş arası çocuk ve gençlerin yaşadığı yetimhanede düzenlenen iftar programı öncesi TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er çocuklara oyuncaklar dağıttı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yemen’de Aden’in çeşitli bölgelerinde kendi aile ve akrabalarının yanında kalan 300 yetim ve anneleri ile birlikte yaklaşık 700 kişiye iftar programı düzenledi. 

Ramazan ayının başlaması ile birlikte her gün en az 500 adet olmak üzere Yemen’in çeşitli şehirlerinde ve geçici başkent Aden’in çeşitli yerlerinde hazır iftariyeliklerin dağıtımı sürüyor. Aden’in çeşitli bölgelerinde kendi aile ve akrabalarının yanında kalan 300 yetim ve anneleri ile birlikte yaklaşık 700 kişiye TİKA tarafından iftar programı düzenlendi.

Aden Kreyter Müdürlüğü Sira Kalesi Bölgesinde yer alan salonda gerçekleşen iftar programında, yetimlerin savaşın kasvetli havasından uzaklaştırılmaları amacıyla yarışmalar, palyaço gösterileri düzenlenerek, çeşitli hediyeler verildi. 

İftar programına, yetim ve ailelerini organize edip iftar yapılan mekâna gelmelerine yardımcı olan Islah Hayır Kurumu Aden Genel Müdürü Muhammed Şuceyne ve Yemen Mahalli İdareler Bakanlığı, Yemen Yüksek Yardım Komitesi Genel Koordinatörü Dr. Cemal Ba-Fakih Kreyter, Mülki Amirleri ve Islah Cemiyetinden üst düzey yöneticileri katıldı.

Islah Hayır Kurumu Aden Genel Müdürü Muhammed Şuceyne, programda yaptığı açıklamada, öncelikle kendilerine bu fırsatı sunan Türkiye’nin yardım yüzü TİKA’ya çok müteşekkir olduklarını söyleyen Şuceyne, “TİKA’ya sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz. Biz inanıyoruz ki sadece Yemenli yetimler değil tüm dünyadaki mazlumların duasındasınız” dedi.

Yemen Yüksek Yardım Komitesi Genel Koordinatörü Dr. Cemal Ba-Fakih, TİKA’ya teşekkür ederek, “TİKA ne iş yaparsa küçük veya büyük en güzel şekilde yapmaya hep gayret etmiştir. Daha nice faydalı projelerde beraber olmak dileği ile her şey yetimler için diyoruz“ ifadelerinde bulundu.

TİKA Yemen Koordinatörü Abdullah Sarı, TİKA’nın Yemen’deki faaliyetlerinin artarak devam edeceğini ifade ederek, yetimlerle iftar programında bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Peru’nun başkenti Lima’da bulunan Peru İslam Birliği Derneği'nde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından iftar etkinliği düzenlenerek gıda yardımında bulunuldu.

TİKA'nın desteği ile Türkiye'nin Lima Büyükelçiliği organizasyonunda yapılan iftara, Türkiye Cumhuriyeti Lima Büyükelçisi Ferda Akkerman, Peru İslam Birliği Derneği Başkanı Zuheir Mustafa İsmail ve TİKA temsilcileri katıldı.

Peru’daki en büyük Müslüman organizasyonu olan Peru İslam Birliği Derneği’nin Başkanı Zuheir Mustafa İsmail programda yaptığı konuşmada, TİKA vasıtası ile tüm Türk halkına teşekkürlerini ileterek, bu mübarek ayda Türkiye’nin bu sıcak desteğini yanlarında görmekten dolayı müteşekkir olduğunu iletti.  Büyükelçi Ferda Akkerman ise TİKA’nın desteğiyle gerçekleştirilen program ile Türk halkının samimi hissiyatının mesafeleri aşarak buralara kadar ulaşmasından dolayı gurur duyduğunu kaydetti.

Gerçekleştirilen iftar programına çeşitli etnik gruplardan oluşan Peru Müslüman cemaati büyük ilgi gösterdi. Büyükelçi Ferda Akkerman ve TİKA heyeti iftar sonrası Lima’daki Müslüman topluluk ile bir araya geldi ve ihtiyaç sahiplerine 150 adet Ramazan erzak paketi dağıtıldı. 

Komorlar’ın tarihini, kültürünü ve bölgedeki geleneklerini simgeleyen çeşitli eşyaların yer aldığı Komorlar Ulusal Müzesi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yenilendi.

Mevcut bünyesinde ulusal arşivler ile ulusal müzeyi barındıran  Komorlar Ulusal Müzesi, kültürel değerlere sahip obje ve nesneler ile belge ve arşivlerin daha uygun ve sağlıklı ortamlarda uzun süreli muhafaza edilmesi amacıyla TİKA tarafından yenilenerek ziyaretçilere açıldı.

Fransız sömürgesi döneminden kalma müze, Komor'un tarihiyle ilgili fotoğraflar, elyazması Kuran ve gündelik yaşama ait bir dolu eşyanın yanı sıra adaya özgü müzik aletleri, eski silahlar ve el sanatı eserleri gibi ülkesinin tarihini değerli kılan birtakım eserleri içeriyor.

Komorların sıcak iklimi ve nemli havası, müze içerisindeki eserlerin, belge, bilgi, ve arşivlerin bozulmasına neden oluyordu. Belgelerin muhafaza edildiği ortam ve çevrede makul bir iyileştirme gerçekleştirilmediği takdirde ülkenin hafızası kaybolma tehlikesi yaşayacaktı.

Müzede bulunan objelerin sunumunun yenilenmesi, müzedeki nesnelerin güvenli alana taşınması ve güçlendirilmiş bir güvenlik alanının oluşturulması, ulusal arşivlerin daha düzgün, temiz bir ortamda muhafaza edilerek halkın ve kullanmak isteyen araştırmacıların erişimlerine açılmış oldu. Yapılan yenileme neticesinde ulusal müze ve arşivler daha fazla ziyaretçi çekecek 

Yenilenen müzenin açılış konuşmasını yapan Müze Müdürü Abdallah Noouroudine, ulusal müze ve ulusal arşivlerin restorasyonu projesi ile kuruluşa ciddi bir dinamizm ve enerji sağladığı için TİKA'ya teşekkür etti. TİKA Moroni Koordinatörü Bora Avcı ise projenin kendi tarihleri konusunda Komorlar Birliği ülke vatandaşlarına millet olma konusunda bir hassasiyet sağlayacağı gibi ulusal müzenin bugünün halkına olduğu gibi sonraki kuşaklara da ulusal kültürün taşıyıcısı olarak önemli bir rol oynayacağını söyledi.

Kamboçya’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Ramazan Programı düzenlendi.

TİKA tarafından düzenlenen programda Phnpm Penh’e yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunan ve nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Kampong Cham’da gerçekleştirilen program kapsamında 300 haneye gıda kolileri dağıtılırken 300 kişilik de bir iftar programı gerçekleştirildi.

T.C. Phnom Penh Büyükelçiliği işbirliğinde gerçekleştirilen Ramazan programına katılan Türkiye’nin Punom Pen Büyükelçisi Ayda Ünlü, tüm katılımcıların Ramazan ayını tebrik ederek ailelere ulaştırılan yardımların Türkiye’deki kardeşlerinden birer hediye olduğunu ve Ramazan ayının ruhuna çok uygun düştüğünü belirtti. Herkesin Ramazan bayramını şimdiden tebrik ettiğini belirten Büyükelçi Ünlü, programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nos Sles, Türkiye Cumhuriyeti’nin yardımlarının son derece önemli olduğunu ve yardımların ulaştırılmasında emeği geçen herkese müteşekkir olduğunu ifade etti. Türkiye ile gelişen ilişkilerin kendilerine güç ve moral verdiğini kaydeden Müsteşar Yrd. Sles,  Büyükelçi Ünlü ve TİKA heyetinin katılımının onur verici olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından gıda paketleri ihtiyaç sahibi 300 haneye dağıtıldı. Gıda paketlerinin dağıtıldığı evlerden bazılarını ziyaret eden Punom Pen Büyükelçisi Ünlü ve DOGAL Daire Başkanı Dr. Rahman Nurdun yoğun ilgi gösteren köy halkı ile fotoğraf çektirip sohbet etti. Minnettarlıklarını dile getiren köylüler verilen yardımların son derece önemli olduğunu söyledi.

Gıda dağıtımı sonrasında, köyde düzenlenen iftar programına  tüm köy eşrafının yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Punom Pen Büyükelçisi Ayda Ünlü, DOGAL Daire Başkanı Dr. Rahman Nurdun, Büyükelçilik görevlileri katıldı. Samimi görüntülere sahne olan program güzel temenni ve duygularla tamamlandı.

Afganistan’ın Herat vilayetinde bulunan Şeyh Zeyneddin Hâfi Yetimhanesi’nin oyun parkı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından hizmete açıldı.

Herat’ta Şeyh Zeyneddin Hâfi Yetimhanesi’ne TİKA Tarafından yaptırılan oyun parkı hizmete açıldı. 100 çocuğun bir arada rahatlıkla oyun oynayabileceği kapasiteye sahip oyun parkının açılışına TİKA Strateji Daire Geliştirme Başkanı Tolga Keskin, Herat İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri ve TİKA yetkilileri katıldı.

TİKA Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Keskin, TİKA’nın bu yıl Herat’ta ikinci çocuk parkını açtığını kaydederek, “TİKA daha önce bildiğiniz gibi Afganistan genelinde yetimlerimizle ilgili ciddi ve kalıcı çalışmalar yaptı. 2017 yılında kurulan ve Herat ile Batı Afganistan Bölgesi’ne hizmet vermekte olan  TİKA Herat Program Ofisi de diğer çalışmaların yanında yetimlerimizle ilgili kalıcı çalışmalar da yapacaktır” dedi.

TİKA Herat Koordinatörü Ali Ergun Çınar ise Herat’ta yetimhaneler ve yetimlere yönelik çeşitli proje ve programların hayata geçirilmesinin önemli olduğunu ve TİKA’nın bu hususta üzerine düşeni yapacağını kaydetti.

Herat’ta Alimlere İftar

TİKA tarafından Herat şehrinde bulunan din adamlarına iftar yemeği verildi. Yemeğe Herat Hac ve Evkaf Başkanı Mevlevi Seyyid Muhammed Şirzâdi’de dahil olmak üzere Herat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Herat medreselerinden tanınmış ve seçkin İslâm âlimleri iştirak ettiler. Kur’ân-ı Kerim tilâveti ile başlayan iftar programında konuşma yapan TİKA Herat Program Koordinatörü Ali Ergun Çınar, “Türkiye ve Afganistan aynı kültür ve medeniyet havzasına mensup iki dost ve kardeş ülkedir. Afganistan’ın dînî müesseselerinin Türkiye’nin 1000 yıllık Selçuklu – Osmanlı geleneğinden gelen tecrübesinden istifade etmesini arzu ediyor. Afganistan’ın sulh ve sükûna kavuşması yolunda muhterem Afgan ulemasının gayretlerini takdirle karşılıyoruz” dedi.

Herat Hac ve Evkaf Başkanı Şirzâdi, yemek dolayısı ile TİKA’ya teşekkür ederek, “Türkiye gerçek anlamı ile Afganistan’ın dostu olup, Türk Milleti şerefli tarihi boyunca İslâm’a hizmet etmiştir” dedi. Şirzâdi, Afgan Türk Okullarının Türkiye Maarif Vakfı’na devrinden dolayı duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.