Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kırım’ın işgalinden sonra Kiev’de yeniden faaliyete açılan V.I. Vernadskiy Tavriya Milli Üniversitesinde Kırım Tatar asıllı ünlü Türkolog Bekir Çobanzade’nin adını taşıyan Şarkiyat Enstitüsü’nü kurdu ve kapsamlı donanımını yaptı.
Kırım’ın en köklü üniversitelerinden biri olan V.I. Vernadskiy Tavriya Milli Üniversitesi, 1918 yılında Kırım’da kuruldu, ancak Kırım’ın ilhakından sonra faaliyetlerine devam edememesi sebebiyle 2016 yılında Kiev’e taşındı. Hâlihazırda toplam 4 bin öğrencinin eğitim gördüğü üniversitede Şarkiyat Enstitüsü bünyesinde Türkçe, Kırım Tatarcası, Arapça ve Farsça okutuluyor.
TİKA’nın üniversiteye sağladığı destek kapsamında Bekir Çobanzade Şarkiyat Enstitüsünde tadilat yapıldı, eğitime elverişli koşulları oluşturmak adına yeni mobilya ile bilgisayar ekipmanları sağlandı. Ayrıca, geleceğin tercümanlarının becerilerini geliştirmesini sağlayacak 14 kişi kapasiteli dil laboratuvarı kuruldu.
Açılış töreninde konuşan TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Hacı Bayram Bolat, “Şarkiyat Enstitüsü’ne ismini verdiğimiz Bekir Çobanzade, 1893 yılında Karasubazar’da doğdu. 1909 yılında, İstanbul’da bugün Galatasaray Lisesi olan Mekteb-i Sultani’de okudu. İstanbul’da Kırım Tatar Gençlik Cemiyeti’ne katıldı. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlayınca Kırım’a döndü. 1915 yılında Odessa’ya giderek Rusça öğrendi. 1916’da Budapeşte Üniversitesi’nde Şarkiyat Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Sonra Kırım’a dönerek farklı üniversitelerde Kırım Tatar dili ve edebiyatı üzerine dersler verdi. 1922 yılında Tavriya Üniversitesi’nin Şarkiyat Bölümü’nde Türk ve Kırım Tatar dili edebiyatı öğretti. Bakü’de de dersler verdi. 20’inci yüzyılın en büyük Türkoloğu. Kırım Tatar dili ve edebiyatının gelişimine ve bilim adamı yetiştirilmesine çok ciddi katkılar sundu. Tavriya Üniversitesi’nde bölüm başkanlığı yapmış Bekir Çobanzade gibi önemli bir şahsiyetin anısına Şarkiyat Enstitüsü açmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Buradaki öğrencilerin de iyi birer şarkiyatçı olacaklarına inanıyorum. Bekir Çobanzade’nin adı burada yaşayacak.” dedi.
V.I. Vernadskiy Tavriya Milli Üniversitesi Rektörü Volodımır Kazarin, “Bekir Çobanzade, büyük bir Kırım Tatar şairi ve Türkologdu. Savaş zamanında Tavriya Üniversitesi’ne rektör olarak seçilmesi istendi. Bu önemli insanın ismini üniversitemizde yaşatmayı arzu ettik. Bize destek olan TİKA’ya teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı İlmi Umerov ise Kırım’dan TİKA’yı çok iyi tanıdığını kaydederek, “Tavriya Milli Üniversitesi, her şeye rağmen Kırım’ın üniversitesi. Kırım’ın yeniden Ukrayna’ya dahil olacağını umuyoruz. Kırım’da TİKA’yla bundan sonra da çalışmaya devam edeceğimizi ümit ediyorum” diye konuştu.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Afganistan'ın kuzeyindeki Mezar-ı Şerif kentinde Belh Üniversitesi Eğitim Fakültesi çevre düzenlemesi ve yeşillendirilmesi, İstiklal Lisesi'nin restorasyonu ve çevre düzenlemesi ile kadınlara özel medrese yaptı.
Belh Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen törene TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er, Türkiye'nin Mezar-ı Şerif Başkonsolosu Şevki Seçkin Alpay, Belh Vali Yardımcısı Şucauddin Şuca, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörlüğü yetkilileri ve öğrenciler katıldı.
Törende konuşan Belh Vali Yardımcısı Şuca, TİKA'nın 2004 yılından beri Afganistan'da çok önemli projelere imza attığını söyledi. TİKA'nın özellikle eğitim alanında gerçekleştirdiği faaliyetlerin önemli olduğunu ifade eden Şuca, bundan sonra da yardımlarının devamını istediklerini belirtti.
''Faaliyetlerimiz hasbidir hesabi değildir''
TİKA Başkan Yardımcısı Er, iki ülke arasındaki dostluk ilişkisinin çok eskilere dayandığını ve bu ilişkilerin Mustafa Kemal Atatürk ile Amanullah Han döneminde daha da güçlendiğini kaydetti. Türkiye'nin Afganistan'a ayrı bir önem verdiğini dile getiren Er, bu nedenle diğer ülkelerde tek ofisi olan TİKA'nın Afganistan'da 3 ofisiyle yardım faaliyetlerini sürdürdüğünü vurguladı. Er, TİKA'nın Afganistan'daki faaliyetlerinin kardeşlik hukukuna uygun olduğunun altını çizdi. Afganistan'daki ilk tıp fakültesi ve ilk modern hastaneyi Türkiye'nin kurduğunu hatırlatan Er, ''Faaliyetlerimiz hasbidir, hesabi değildir.'' dedi. Er, Afganistan'daki faaliyetlerinin artarak devam edeceğini söyledi.
''İki halk kardeş gibidir''
Türkiye'nin Mezar-ı Şerif Başkonsolosu Alpay, Türk ve Afgan halkları arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkisinin, gücünü köklü ortak tarih ve kültürden aldığını söyledi. Alpay, iki halkın zor anında diğerinin yardımına koşan iki kardeş gibi olduğunu ifade etti. Alpay, ''Sürekli gelişen bu dostluk ve kardeşlik ilişkisinin bir yansıması olarak, Türkiye, Afganistan'ın her anlamda gelişmesi ve Afgan halkının daha müreffeh bir geleceğe sahip olması yolunda katkıda bulunmayı sürdürmektedir.'' diye konuştu. Bu bağlamda başkonsolosluk, TİKA temsilciliği, Türkiye Diyanet Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, Türk Kızılayı ve Türkiye Maarif Vakfı işbirliğinde Afganistan'ın kuzey vilayetlerinde yeniden imar, sürdürülebilir kalkınma, insani yardım, eğitim, sağlık, tarım alanlarında çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Başkonsolos Alpay, sözlerine şöyle devam etti:
''Ülkemizin 2017 yılı resmi kalkınma yardımları 8,1 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bunun içinde en büyük payı 7,2 milyar dolarla insani yardımlar aldı.
Küresel İnsani Yardım Raporu'na göre, ülkemiz söz konusu yardımla dünyanın en cömert ülkesi konumunu korumuş, dünya sıralamasında diğer tüm ülkeleri geride bırakarak ilk sırayı almıştır.
Türkiye, insani ve kalkınma yardımları ile bugün insani diplomasi alanında önde gelen ülkelerden biridir. Türkiye, artan imkan ve kabiliyetleri çerçevesinde, gerek yakın çevresinde gerek uluslararası düzeyde güvenlik, istikrar ve refahın sağlanması amacıyla, dış politikasını 'Yurtta Barış, Dünyada Barış' ilkesi ve 'Girişimci ve İnsani' bir yaklaşımla yürütmektedir. Yakın coğrafyamıza yönelik bölgesel işbirliği anlayışımız, farklı kıtalardaki açılım ve ortaklık politikalarımız, uluslararası kuruluşlardaki aktif ve öncü rollerimiz, küresel ve bölgesel örgütlerin çağın gereksinimlerine göre reforma tabi tutulması yönündeki çağrılarımız, önleyici diplomasi ve arabuluculuk konularında uluslararası farkındalığın artırılmasına önemli katkı sağlayan 'Barış için Arabuluculuk' girişimimiz, kültürler arası saygı, hoşgörü ve farklılıklarla bir arada yaşamanın önemini vurgulayan 'Medeniyetler İttifakı' girişimimiz ve dünyanın her köşesine yönelik insani ve kalkınma yardımlarımız, halkımızın özelliklerini yansıtan ve dış politikamızın özünde yatan 'Girişimci' ve 'İnsani' yaklaşımın gereği ve sonucudur.''
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Makedonya’da Çayır “Mayka Tereza” Kadın Doğum Hastanesi’nin Hijyen ve Sterilizasyon Öncesi Bölümü’ne kapsamlı tadilat ve donanım desteği sağlandı.
Makedonya’nın özellikle son dönemlerde büyük ölçüde karşılaştığı bebek ölümleriyle mücadele etme stratejisi kapsamında, TİKA tarafından bugüne kadar Üniversite Kliniği çocuk hastalıkları bölümü, acil üniteleri ve yoğun bakım ünitesinin kapsamlı tadilatı ve donanımı gerçekleştirildi. Diğer taraftan tüm ülkedeki farklı devlet hastanelerinde görev yapmakta olan yeni doğan uzmanları, ebe ve hemşirelerine yönelik eğitim programları da düzenlendi.
Makedonya’daki bebek ölümleriyle mücadele kapsamında, Başkent Üsküp’te 1965 yılında hizmete giren ve Makedonya dışından da hasta kabulü ile yüksek kapasitede tüm bölgeye hizmet vererek, yılda 4000’den fazla doğumun gerçekleştirildiği Çayır “Mayka Tereza” Kadın Doğum Hastanesi’ne TİKA tarafından önemli bir destek sağlandı.
Yılda yaklaşık 13.000 muayene hizmeti verilen ve 37.000’den fazla biyokimya analizi yapılan hastanenin Hijyen ve Sterilizasyon Öncesi Bölümü’nün kapsamlı tadilatı ve donanımı projesi çerçevesinde bölümün tamamı yenilendi. Yangın alarm sistemi, sıcak- soğuk merkezi, havalandırma sistemi, gerekli donanım ekipmanları ve saatte 100 kg yıkama-kurutma kapasitesi ile hijyen ve sterilizasyon sistemi kurularak muhtemel riskler ortadan kaldırıldı.
Yenilenen Çayır “Mayka Tereza” Kadın Doğum Hastanesi’nin Hijyen ve Sterilizasyon Bölümü’nün açılış törenine katılan Çayır Belediye Başkanı Visar Ganiu, TİKA Makedonya Ofisi’nin kurulduğu günden itibaren Makedonya’ya vermiş olduğu desteklerden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, özellikle sağlık alanına yapılan yatırımların Makedonya toplumu için büyük önem arz ettiğini ifade etti.
Çayır Kadın Doğum Hastanesi Başhekimi Dr. Başkim İsmaili de, hastanenin en önemli bölümlerinden biri olan, hijyen ve sterilizasyon zincirindeki en önemli halkayı temsil eden alanın bu kadar kapsamlı bir şekilde yenilenmesi ve donanımının eksiksiz tamamlanması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’ne ve TİKA’ya teşekkürlerini sundu.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Kırım sınırına yakın olan ve Kırım Tatarlarının yaşadığı Novooleksiyivka ile Partizanı ilçelerindeki okullara destek verildi.
Kırım Tatarlarına destek kapsamında Ukrayna’nın güneyindeki Herson Vilayetinin Partizanı İlçesindeki okulun tadilatı ve Novooleksiyivka İlçesindeki 1 Numaralı Okulun tadilatı ile donanımı gerçekleştirildi. Partizanı Okulu’nun eski, çürümüş ahşap pencereleri yenilenerek, Novooleksiyivka 1 Numaralı Okulu’nun ise pencereleriyle çatısı yenilenerek, cephe ısı yalıtımı yapılarak ısı kaybına karşı korunaklı hale getirildi. Novooleksiyivka 1 Numaralı Okuluna ayrıca mobilya ve spor aletleri temin edildi.
Eski pencerelerin soğuk havayı geçirmesinden ve okul duvarlarının ince olmasından dolayı eğitim kurumlarında kış mevsiminde bina içi sıcaklığı çok düşüktü. TİKA tarafından verilen yardım ile, yaklaşık 520 Kırım Tatar çocuğu olmak üzere toplam 1.000 öğrencinin okuduğu okullarda eğitime elverişli şartlar oluşturuldu.
Herson Vilayeti Geniçesk İlçesi Kaymakam Yardımcısı Gülnara Bekirova, çocukların problemlerine duyarsız kalmadığı ve çocuklara eğitime uygun ortam oluşturduğu için TİKA’ya teşekkür etti. Son dönemde Ukrayna’da eğitim kurumlarının ısı yalıtımına yönelik çalışmalara önem verildiğini bildiren Bekirova, TİKA’nın bu projesinin zamanında hayata geçirildiğini vurguladı.
“Okulumuza ilk defa bu kadar kapsamlı destek sağlandı”
Novooleksiyivka 1 Numaralı Okulun Müdürü Lenur Lümanov, “Çocuklarımıza bu güzel hediyeyi veren TİKA’ya teşekkür ediyorum. Projeyi hızlı ve profesyonelce hayata geçirdiler.” diyerek TİKA ile işbirliğinin devam etmesini umduğunu söyledi.
Partizanı Okulu Müdürü Liliya Zinçenko, “Okulumuza ilk defa bu kadar kapsamlı destek sağlandı. Yenilenen pencerelerle okulda konforlu ortam oluşturuldu ve öğrencilerimizin soğuk havadan dolayı hastalanma riski azaldı.” diyerek TİKA’ya teşekkür etti.
Partizanı okulunda yüzde 44’ü Kırım Tatarı olmak üzere 400 öğrenci eğitim görüyor. Okulda ayrıca, ‘Kırım Tatar Dili’ ve ‘Kırım Tatar Halkı Örf ve Adetleri’ gibi seçmeli dersler veriliyor.
Novooleksiyivka 1 Numaralı Okulunun 582 öğrencisinden yüzde 60’ını Kırım Tatarları oluşturuyor.
Okulda 1989 yılından bu yana “Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı” dersi veriliyor. Kırım Tatar kültürünün canlandırılması ile geleneklerin gelecek nesile aktarılmasına yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Novooleksiyivka 1 Numaralı Okulu, seçmeli ders olarak değil de eğitim müfredatında kayıtlı olan Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı dersi olan Ukrayna’daki tek okuldur.
İlaveten okulda, Kırım ilhakından sonra Ukrayna anakarasına taşınamayan ancak, Ukrayna lise diplomalarını almak isteyen Kırım’da ikamet eden öğrencilere uzaktan eğitim imkanı veriliyor. Okulda, Kırım Tatarca eğitim veren sınıf bulunuyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) mobilya ve teknolojik ekipmanlarla donanımını sağladığı Yemen Ticaret ve Sanayi Bakanlığı binasının açılışı yapıldı.
Aden'de bulunan bakanlık binasının açılışına Yemen Ticaret ve Sanayi Bakanı Muhammed el-Meytemi, Bakan Yardımcısı Salim El-Vali, Bakan Vekili Ali Atıf, TİKA Yemen Koordinatörü Abdullah Sarı ve Aden Vali Vekili ile Yardımcısı da katıldı.
Açılış töreninde konuşan Bakan Meytemi, savaşta zarar gördükten sonra onarılan binanın donatılmasına verdiği destek nedeniyle öcelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a, Türkiye’ye, TİKA Başkan ve çalışanlarına teşekkür ederek, binanın açılmasının kendileri için önemli bir adım olduğunu belirtti. Meytemi,Türkiye'nin katkılarının, bakanlığın görevini yerine getirmesine yardımcı olacağını ifade etti. TİKA Yemen Koordinatörü Sarı da TİKA'nın desteği ile hizmet vermeye hazır hale getirilen bakanlık binasının, liman şehri olan Aden’de ekonomik bir canlılık ve dolayısı ile istihdama vesile olacaktır diyerek iyi temennilerini iletti.
TİKA, 2015'te Husiler ile Yemen'de meşru yönetime destek veren güçler arasında yaşanan çatışmalarda zarar gören ve onarılan binanın ofis mobilyaları, klimalar, bilgisayar, güvenlik kameraları ve ihtiyaç duyulan bazı araç gereçlerle bakanlık hizmet binasının donanımını sağlayarak hizmete açtı. Dört kattan müteşekkil olan Adendeki hizmet binasının ilk iki katı Aden bölge müdürlüğü, bağlı birimler ve son iki katı da Bakanlık hizmetleri için kullanılacak.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Saraybosna Üniversitesi Ziraaat Fakültesi Sebzecilik Bölümü'ne aşılı fide üretim ünitesi kuruldu.
Bosna tarımı Türk genç girişimcilerin yeni teknolojisi ile tanıştı
TİKA Saraybosna Program Koordinasyon Ofisi tarafından Bosna Hersek’te yürütülen Balkanlar ve Doğu Avrupa Ülkeleri Gıda ve Yaşam Güvenliği Destekleme Programı çerçevesinde ‘Balkanlarda Aşılı Fide Üretilmesi ve Yaygınlaştırılması Adına Fide Üretim Teknolojilerinin Desteklenmesi Projesi’ kapsamında Saraybosna Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sebzecilik Bölümü’ne aşılı fide üretim ünitesi kuruldu.
Sistem, bir bütün olarak tohum ekim robotu ile 6 saniyede 600 tohum atılarak zaman ve iş gücünden tasarruf elde ediyor. Fide aşılama robotu yardımıyla açılı kesim hatasını ortadan kaldırarak, fide kayıplarının %20 oranında azaltılması ve kalifiye elemana ihtiyaç duyulmaması gibi avantajlar sağlıyor.
Projenin en önemli özelliğini, ülkemizdeki genç girişimcilerin ürettikleri yeni teknolojilerin uluslararası platformda tanıtılması oluşturuyor.
Türk tipi teknoloji tarımsal kayıpları azaltıyor
Sayısal veriler bazında bakıldığında, projenin tarımsal üretimin geleneksel yöntemler yerine daha ekonomik, verimli ve modern tarım tekniklerine geçilmesi, aşılı fide kullanımı ile işçilik giderlerinin düşürülmesi, % 60-70 daha az fide kullanılması, tohumla üretimde, hazır fide ile üretime oranla; 15-20 gün daha fazla iş gücü kullanılması dezavantajını ortadan kaldırması, sezonda birden fazla ürün elde edilmesi, dekar başına ürün hasadının %20 oranda arttırılması, zahmetli bir iş gibi görünen çiftçiliğin, modern üretim teknikleri kullanılarak cazip bir iş kolu haline getirilmesi ve buna bağlı olarak köyden kente göçün engellenmesi ve kırsalda istihdam sağlanması gibi birbirini bütünleyen bir çok faydası bulunuyor.
Yeni teknoloji modern tarımsal üretime destek oluyor
Proje, üreticilerin pazarda rekabet gücü yüksek ürünler yetiştirebilmesi amacıyla aşılı fide üretimi sağlanması ve yaygınlaştırılması için gerekli olan makine ve teçhizatı içeren ünitenin kurulumunu içeriyor. Böylece yenilikçi üretim yöntemleri ile tarımsal üretimin arttırılması hedefleniyor. Ayrıca fideciliğin Balkanlarda yaygınlaştırılması ile kırsal kesimin kalkınması ve kaliteli, yüksek verimli ürün ile uluslararası pazarda rekabet gücü yüksek ürünler elde edilmesi sağlanabilecek.
Saraybosna Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından yapılan bir açıklamaya göre, proje ilk meyvesini çoktan verdi bile. TİKA desteği ile kurulan ünite sayesinde fakülteye yılbaşına kadar teslim edilmek üzere 70 bin fide siparişi verildiği bildirildi.
Fide ve aşılı fide nedir?
Fide, sebzecilikte tarla ve seraya dikim yapmak üzere viyol içerisinde torf vermikülit karışımı ile tohumdan ekim yapılıp 10-20 cm boyunda yetiştirilmiş bitkidir. Aşılı fide, aynı familyadan iki fidenin çeşitli metodlarla kesilerek birbirine aşılanmasıdır.
Aşılı fide için bir tane anaç bir tane kalem kullanılır. Anaç kök yapısı itibari ile güçlüdür ve nematod, fusarium gibi hastalıklara direnci yüksektir. Aynı zamanda güçlü kök ve gövde yapısı ile aşılanan çeşidin iyi beslenmesini sağlayarak verim artışı sağlamaktadır.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Tarım ve Orman Bakanlığının işbirliğinde Uluslararası Çölleşmeyle Mücadele Eğitimi gerçekleştirildi.
17 ülkeden 33 temsilcinin katılımıyla Konya ve Mersin’de gerçekleştirilen eğitimlerde %70’i çölleşme tehlikesi altında bulunan tarım alanları, yanlış arazi uygulamaları, bilinçsizlik gibi etkenlerin neden olduğu erozyon ve çölleşme tehlikesi anlatıldı.
Türkiye’nin çölleşme ile mücadele ve ormancılık alanında sahip olduğu bilgi birikimini paylaşmak üzere Afrika ülkelerine yönelik Konya’da Karapınar tecrübesi ve Mersin'deki örnek uygulamaların yerinde incelendiği toplantıya Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Dr. Ahmet İpek, Arap Ligi-Tarımsal Kalkınmaya Yönelik Arap Organizasyonundan Khaleel Abdel Hameed Abu Afifeh, akademisyenler ile kamu kurumlarının yöneticileri katıldı.
Türkiye’nin çölleşme ile mücadele ve ormancılık alanında sahip olduğu bilgi birikimini Afrika ülkeleriyle paylaşmak için Konya’da Karapınar tecrübesi ve Mersin'deki örnek uygulamalar yerinde incelendi.
Dünya tarım alanlarının %70’i çölleşme tehlikesi altında ve bu tehlike giderek artıyor. İklim değişimleri, yanlış arazi uygulamaları, bilinçsizlik gibi etkenlerin neden olduğu erozyon ve çölleşme tehlikesi tüm dünya ülkelerini tehdit etmekte. Çölleşmeden en çok etkilenen Afrika kıtası olmakla birlikte Latin Amerika ve Asya’da hızla artan çölleşmeyle savaşmak zorunda kalıyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Ukrayna’da Budişe Psikonörolojik Bakımevine altyapı desteğinde bulundu.
Ukrayna’nın milli kahramanı ve şairi Taras Şevçenko’nun memleketinde yer alan Budışe Psikonörolojik Bakımevinin altyapısı TİKA tarafından iyileştirildi. Nörolojik rahatsızlıkları olan kadınlara tedavi ve bakım hizmetleri sunan bakımevinin emek tedavisi atölyesi ve tıbbi bölümlerinde tadilat yapıldı. Bakımevi için zaruri ihtiyacı olan çamaşırhane ve yemekhane donanımı temin edildi.
Psikonörolojik bozukluğu olan kadınlara yönelik faaliyet gösteren kurumda 110 kişiye tedavi ve bakım hizmetleri sunuluyor. Hasta ve engellilerin fonksiyonel bağımsızlık kazanmasını amaçlayan tedavi programları özel ihtiyaç ve istidatlara göre belirleniyor. Emek terapisi kapsamında hastalarda dikişçilik, tohum dikme, çamaşır yıkama ve yemek yapma gibi günlük hayatta gerekli olan beceriler geliştiriliyor.
Açılış törenine katılan Çerkası Bölge Şurası 1. Başkan Yardımcısı Valentın Tarasenko, Çerkası Bölgesinde sosyal alanda TİKA tarafından yürütülen projeler için teşekkür etti.
“Sağladığınız donanım ile rüyamız gerçekleşti.”
Budişe Psikonörolojik Bakımevi Müdürü Anjela Pikovska, “Desteğiniz çok doğru bir zamanda bize ulaştı ve bizim için ümit kıvılcımı oldu. Size ne kadar müteşekkir olduğumuzu anlatmam için sözler yetmiyor. Yaptığınız iyilikler sayesinde projenin devamı için yerel bütçeden para tahsis edildi, bu para ile emek tedavisi atölyesinin bulunduğu binanın cephe ısı tadilatını yaptık. Sağladığınız donanım ile rüyamız gerçekleşti. Bakımevimizde yatılı hastalara hizmet veriliyor, özellikle kışın çamaşır yıkama ve kurutmada büyük sorun yaşıyorduk. Teknik altyapı eksiklikleri mutfakta da çok hissediliyordu. TİKA’nın temin ettiği donanım dertlerimize derman oldu.”
TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Hacı Bayram Bolat, Taras Şevçenko’nun gençlik yıllarını geçirdiği topraklarda olmaktan dolayı memnuniyet duyduğunu belirterek, “Biz TİKA olarak Uman’da Evsizlerin Topluma Yeniden Kazandırılması Merkezinin kurulmasına katkı sağladık. Çerkası başta olmak üzere Çornobay, Rotmıstrivka ve Malostarosillya köylerdeki sosyal tesislerin altyapısını iyileştirdik. Budişe Psikonörolojik Bakımevini proje kontrolü aşamasında birkaç sefer ziyaret ettim, her defasında Bakımevi müdürlüğü misafirperverliğini sergileyerek beni karşıladı. Tamamlanan bu güzel projenin açılış törenini yapmaktan mutluluk ve gurur duyuyorum. Umarım, çalışmalarımız sayesinde bakımevi sakinlerinizin hayat koşulları, bakımevi personelinin ise çalışma koşulları iyileştirilecek ve bu herkesi mutlu edecektir.” dedi.
Budişe köyünün gençlerinin sergilediği sahne performansları açılış törenine renk kattı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Türk Dil Kurumu (TDK) işbirliğiyle, “X. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu”nu Eskişehir’de gerçekleştirildi.
Sempozyum açılış programında konuşan Düzenleme Kurulu Başkanı ve ESOGÜ TÖMER Müdürü Prof. Dr. Ferruh Ağca, ‘Dünya Dili Türkçe’ tabirinin Türk dili konuşanlar ve Türk dili araştırmacıları için bir hayal, iddia ya da beklenti olmadığını çünkü Türk dilinin her bakımdan dünyanın en büyük dillerinden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ferruh Ağca 2018 yılının UNESCO tarafından ‘Atabetü’l Hakayık Yılı’ ilan edilmesinin ardından Düzenleme Kurulu olarak sempozyumu Atebetü’l Hakayık’ın basılışının 100. yıl dönümü adına düzenlemeyi planladıklarını ve bu çerçevede sempozyum bilimsel programına eserle ilgili oturumlar koyduklarını ifade etti. 3 gün boyunca 58 oturumda toplam 240 bildirinin sunulduğunu belirten Prof. Dr. Ferruh Ağca, sempozyumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür etti.
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, geçen yıl toplanan UNESCO’nun 39. Genel Konferansı’nda Atabetü’l Hakayık’ın anma ve kutlama yıl dönümleri arasına dahil edilmesinin kabul edildiğini ve bu nedenle kendilerinin de çalışmalar yaparak sempozyumda bulunduklarını kaydetti. Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin böyle bir duyarlılıkla bu sempozyumu düzenlemesinden dolayı memnun olduklarını dile getirerek teşekkür etti.
TDK Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin, Türkçe’nin dünya dili olma yolunda; çok eski dönemlerden beri geniş bir alan olan Avrasya’da konuşuluyor olması, 250 milyona yakın kişi tarafından konuşulması, Orhun Anıtları gibi çok eski edebi eserlere sahip olması gibi başlangıç ölçülerine sahip olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Gürer Gülsevin bugün yabancıların Türkçe öğrenmeye olan büyük talebi ve pek çok yabancı dile geçmiş 12.000 Türkçe kelimenin varlığının da Türkçe’nin bir dünya dili olduğunu gösterdiğini dile getirdi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yemen'de içine kırtasiye malzemeleri ile birlikte 2018 – 2019 eğitim öğretim döneminde 3 bin okul çantası dağıtımı gerçekleştirdi.
Ülkenin güneyindeki Aden kentinin Tuvahi ilçesinde bulunan İbni Sina Okulu'nda, çantaların dağıtımı için gerçekleştirilen törene, TİKA Yemen Koordinatörü Abdullah Sarı ve Tuvahi İlçe Belediye Başkanı Abdulhamid eş-Şuaybi katıldı.
Tuvahi İlçe Belediye Başkanı Şuaybi de öğrencilere ve Yemen'deki göçmenlere verdiği destek dolayısıyla TİKA'ya teşekkür etti. Belediye Başkanı Şuaybi, düzenlenen bu yardım kampanyasının TİKA tarafından desteklenecek "yeni eğitim projelerinin ilk adımı" olması temennisinde bulundu.
TİKA Yemen Koordinatörü Sarı, Tuvahi'deki yoksul öğrencilere içinde kırtasiye malzemelerinin bulunduğu bin okul çantası yardımı yaptıklarını söyledi. Koordinatör Sarı, “TİKA olarak ilkokul ve ortaokul çağındaki ihtiyaç sahibi çocuklarımıza eğitim-öğretim döneminin başında okul çantası ve kırtasiye malzemesi seti yardımında bulunuyoruz. Dağıtılan kırtasiye setlerimiz, çocuklarımızın okulda eğitim tüm ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde hazırlandı. Aden Lahiç arası Babül Mendep boğazına kadar sahil şeridinde bulunan 8 köy ve beldelerde çalışmalarımızı tamamlandı, eğitim setleri dağıtıldı. Aden’in kırsallarından olan Tuvahi bölgesinde İbni Sina Okulu'nda dağıtımlarımızı sürdürmekteyiz.” dedi.
İki gün içinde Aden ile Lahic sahil yolu üzerindeki okullarda bin 300, Taiz'de ise 700 okul çantası dağıtacaklarını ifade eden Sarı, Yemen'de maddi imkansızlıklar nedeniyle zorluk çeken öğrencilere destek olmak için böyle bir yardım kampanyası düzenlediklerini kaydetti.
Ülkedeki çatışmalar nedeniyle insani şartların ağırlaştığı ve altyapının büyük hasar gördüğü Yemen'de, Türkiye; TİKA, Türk Kızılayı gibi kurumlar aracılığıyla desteklerini sürdürüyor.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) desteğiyle Doğu Afrika ülkesi Madagaskar’dan gelen ziraat mühendislerine, GAP Tarımsal Eğitim Merkezi (GAPTEAM) uzmanları tarafından buğday ve mısır yetiştiriciliği konusunda eğitim verildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar’ı kapsayan ziyareti esnasında verdiği talimatlar doğrultusunda ülkenin tarım sektörüne destek olmak için Madagaskar’lı ziraat mühendislerine “Buğday ve Mısır yetiştiriciliği” konularında eğitim verildi.
TİKA ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Madagaskar Tarım Bakanlığı arasındaki tarımsal işbirliği kapsamında Şanlıurfaya gelen 7 ziraat mühendisine, “mısır bitkisinin tarihçesi, fizyolojisi ve ıslahı, buğdayın tarihçesi, buğdayın kullanım alanları, buğday ıslahı ve biyoteknolojideki yeni gelişmeler” konularında eğitim verildi.
Heyet başkanı Dr. Andriamanantena Razafıharıson, Madagaskar genelinde 22 bölgede 290.000 hektar alanda yemeklik ve silajlık mısır yetişmekte olup iç tüketimde mısırın ilk sıralarda yer almasından dolayı arz açığı olduğunu belirtti.
Üretimde sertifikalı tohum yetersizliği, hasat ve işleme alanlarının yetersizliği, geleneksel yöntemlerle üretim yapma ısrarcılığı ve hastalıklarla mücadelede kısıtlı imkanlardan dolayı mısır işlemede yetersiz altyapılarının olduğunu ifade eden Razafıharıson, Mühendislere verilen eğitimle modern tarım uygulamalarından yararlanacaklarını söyledi. Razafıharıson, Türkiye’ye, TİKA’ya ve enstitüye heyet adına teşekkürlerini iletti.
Madagaskarlı mühendislere aldıkları eğitim sonrasında sertifikaları verildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Bosna Hersek’te 50 aileye evlerinde sebze ve bitki yetiştirmelerini sağlayan dikey tarım sistemlerini kurarak şehir hayatını huzur ortamına çevirerek dezavantajlı grupları yerinde üretime başlattı.
Şehir Hayatından Huzur Ortamına
Bosna Hersek’te TİKA Saraybosna Program Koordinasyon Ofisi tarafından, iki aşamalı olması öngörülen “Topraksız Dikey Tarım Uygulamaları ile Kentsel Emekli ve Engelli Nüfusun Yaşam Kalitesinin Artırılması Projesi” kapsamında 50 aileye evlerinde sebze ve bitki yetiştirmelerini sağlayan dikey tarım sistemleri kuruldu.
TİKA’dan Balkan Coğrafyasına İlk ve Örnek Proje
Pilot uygulamadan ilk etapta 50 Bosnalı aile yararlandı. Elde edilecek geri dönüşlere göre, proje pilot uygulama sonrasında, yaygınlaştırılarak Saraybosna’da 5 ayrı belediyede 400 aileye daha uygulanacak.
Evlerin duvarına kurulan ve yüzer adet özel tasarım saksıdan oluşan sistemin yarı otomatik sulama kolaylığı sayesinde kullanıcı aileler tarafından; domates, biber, roka, marul gibi sebzeler şehir hayatında kolayca yetiştirilebilecek.
Kadın, Engelli ve Emekliler Kimseye Muhtaç Olmadan Üretiyor
Proje kapsamında hedef kitle daha çok şehir merkezlerinde yaşayan ailelere yönelik olarak planlandı. Resmi rakamlara göre, kırsal yoksulluk oranının kentsel yoksulluk oranına göre %9 daha fazla olmasına rağmen kırsal alanlarda yaşayan ailelerin kendi ihtiyaçları için üretim yapma imkanları olması dolayısıyla durumları kentsel kesime göre daha iyi oluyor, bu noktadan yola çıkılarak planlanan projede, şehir merkezlerinde yaşayan ve emeklilik sisteminden mağdur olan emekliler, engelliler, kadınlar ve işsizler olarak belirlendi.
Sosyal bakımdan mağdur olan gruplara uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliği sağlayabilecek proje yalnızca ekonomik açıdan değil, üretilen ürünlerin taze olmasının yanı sıra tarım ilaçları ve bitki koruyucu kullanımının bertaraf edilmesi dolayısıyla sağlık açısından, tarımsal faaliyetlerin ev işleri ile birleştirilerek yapılabilmesine imkan tanıyor. Ayrıca, dikey tarım sistemlerinin engelli veya az hareketli olan kişiler için uygun olması dolayısıyla sosyal açıdan, şehir ortamlarında ve apartmanlarda kurulacak bir nevi şehir bahçelerinin çevre kirliliğini azaltma, çeşitli biyolojik habitatlar oluşturma, doğal izolasyon görevi görme ve bu sayede de kış ve yaz döneminde ısıtma ve soğutma masraflarını azaltmaya yardımcı olması gibi imkanlar sağlaması açısından çevresel avantajları bulunuyor.
Stari Grad belediyesinde yaşayan ve proje kapsamında evinin duvarına dikey tarım sistemi kurulan proje faydalanıcılarından Amra Hanımın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Yüz adet saksı ile kendi evinde şehir bahçeciliği yapacak olan Amra Hanım, bundan sonra domates, biber, maydanoz, roka vb sebzeleri kendi evinde yetiştirebileceğini ve bunun ev ekonomisine büyük katkı sağlayacağını; üstelik daha taze sebze tüketeceğini belirtti.
Proje Öncesi Ailelere Yeni Üretim Modelleri Eğitimi Verildi
Saraybosna Üniversitesi Ziraat Fakültesi işbirliğinde yürütülen proje kapsamında, öğretim üyesi Prof. Dr. Lutfiya Kariç tarafından, iki ayrı yerel belediyede; kullanıcı aileleri belirlemek ve sistemi tanıtmak, eğitim vermek amacıyla programlar yapıldı.